Blog

  • ZİRVESİ BAŞKA ETEKLERİ BAŞKA GÜZEL DAĞ MANZARALARI

    ZİRVESİ BAŞKA ETEKLERİ BAŞKA GÜZEL DAĞ MANZARALARI

    Doğa fotoğraflarına bakarak güne başlamak ya da bir günü bitirmek en iyi terapi yöntemlerinden biridir. Takipçilerimiz bilir ki Kültür ve Yaşam’ın da en sevdikleri arasında doğa konuları yer alıyor. Daha önce gölleri, nehirleri, denizleri, okyanusları ekranınıza taşımıştık şimdi sıra dağ manzaralarında… Fotoğraflara bakınca aklımızdan geçenleri birer satırla not etmeyi de ihmal etmedik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sıradağlar, dağın dağa kavuştuğu yerlermiş…” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Uzakta görünen bir dağ… Ulaşılması gereken bir bilge gibi.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”“Zirvedeki yalnızlık” söylemi… Ve işte akıllara yalnızlığı getiren o zirveler.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hayat ve tırmanılması gereken dağ metaforunu biliyordunuz değil mi?” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dağ gibi arkamda… Dağ gibi karşımda… Dağ gibi adam… Dağ gibi dağ.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bir atasözü… Dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşarmış.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”En güzel manzaralarda, yüksek dağlar alçaktaki göllerle birbirini tamamlar.” title_font_size=”13″]
  • Onlar Uzaya Dağılmış Dev Adalar

    Onlar Uzaya Dağılmış Dev Adalar

    Güneş’in ışığı ne zaman sönecek? Dünya’ya komşu gezegenlerde yaşam var mı? Kara delik bir gün Dünya’mızı da yutar mı? Hangi işle uğraşıyor olursak olalım uzayın derinlikleriyle ilgili sorular hepimiz için merak konusu ve hayret sebebidir. Galaksileri konu ettiğimiz bu sayfayı okuduğunuzda da evrenin büyüklüğünü zihninize sığdırmakta güçlük çekeceksiniz!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Galaksiler boyutlarına göre içinde 10 milyon ile 1 trilyon arasında yıldız barındırır ve bu yıldızlar birbirine kütle çekim kuvvetiyle bağlıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Galaksilerin diğer adının “gök ada” olduğunu biliyor muydunuz? Daha önceleri ise “devasa yıldız yığınları” ve “ada evren” isimleriyle tanımlanmışlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Hayret verici bir bilgi daha: Evrenin gözlemlenebilen kısmında 100 milyardan fazla galaksi, yani gök ada bulunduğu tahmin ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Bazı galaksilerin büyük kısmının karanlık maddeden oluştuğu ve bu galaksilerin dev kara delikler ihtiva edebileceği yönünde verilere sahibiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Önceleri galaksilerin uzayda düzensiz biçimde dağıldıkları varsayılırken yapılan gözlemler sonucunda bütün gök cisimlerinin evrende belli bir düzen içinde yer aldığı ortaya konmuş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Bilim kurgu filmlerinden aşina olduğumuz galaksi çarpışması gerçekte de var olan bir durum. Bu çarpışma galaksilerin birbirlerinin içinden geçmelerine olanak verirken, birleşip kaynaşmalarına ve yeni bir galaksi ortaya çıkmasına da neden olabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İçinde yaşadığımız Samanyolu galaksisinde en yaşlı yıldızın yaşı 13.6 milyar ki bu da 13.8 milyar yıl önce yaşanan Büyük Patlama’dan kısa bir süre sonra oluştuğunun göstergesi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Samanyolu’na en yakın büyük galaksi Andormeda’dır ve bu galaksi aynı zamanda Dünya’dan çıplak gözle görülebilen en uzak gök cismidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Tespit edilen en uzak galaksi ise 2013 yılında keşfedilen ve “z8_GND_5296” adı verilen galaksidir. Evrenin genişlemesi de hesaba katıldığında Dünya’ya uzaklığı 30 milyar ışık yılı olarak belirlenmiş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]

    Galaksiler Spiral, Eliptik ve Düzensiz isimleriyle biçimsel olarak 3 türde sınıflandırılıyor. Olağan dışı görünüme sahip olanlara ise “Tuhaf galaksiler” deniyor. Sayfamızdaki fotoğraflar da sırasıyla bu galaksi türlerine birer örnek teşkil ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”11#” title_font_size=”13″]

    Önceleri eliptik galaksilerin sarmala doğru evrimleştiği düşünülürken yapılan araştırmalar sarmal galaksilerin başka bir galaksi ile çarpışarak eliptik türe dönüşebileceğini ortaya koydu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”12#” title_font_size=”13″]

    Samanyolu’nun sarmal kol yapısına sahip olduğu bilinmekle birlikte tam şeklini görebilmemiz için galaksimizin dışına çıkıp karşıdan bakabilmemiz gerekiyor. Ya da ışık yılı hızına sahip uzay araçları icat etmemiz!

  • BU KELİMELERİ YOKSA SİZ DE Mİ YANLIŞ KULLANIYORSUNUZ?

    BU KELİMELERİ YOKSA SİZ DE Mİ YANLIŞ KULLANIYORSUNUZ?

    Nedendir bilinmez bazen bir kelimeyi yanlış biçimde telaffuz ediyor hatta yazıyor ama bunun farkında bile olmuyoruz. Karşımızdaki kişi yanlış kullandığında ise onu düzeltmekten çekindiğimiz de olmuyor değil. İşte şimdiki hizmetimiz, sıraladığımız kelimelere göz atıp doğru biçimde kullanıp kullanmadığınızı görmenizi sağlayacak.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • KEDİSİZ OLMAZ DEDİĞİMİZ ANLAR

    KEDİSİZ OLMAZ DEDİĞİMİZ ANLAR

    “Bir gün, bir evde, bir kedi vardı.

    O gün, bir evde, o kedi

    Benden sıcaklığını esirgemedi.

    O gün, o evdeki o kedi

    Beni bana götürdü getirdi.

    Ona şarkılarımı söyledim;

    Uyudu, bakıyordum, benimleydi.”

     

    Diye başlayıp devam eden Özdemir Asaf dizelerinden ne güzel de yansır bir kedinin hayatımızdaki yeri… Gerçi şiire göre aslında ortada bir kedi de yoktur ama şimdi konumuz o değil… Biz şu an, “kediler iyi ki hayatımızdalar” dedirten anlarla ilgiliyiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kediniz varsa istediğiniz zaman sarılabileceğiniz bir dostunuz da var demektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bildiğiniz masaj tekniklerini üzerinde uygulayabileceğiniz yegâne canlılardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Haylazlıktan sonra “ben ne yaptım ki” bakışı edinmeyi onlardan öğrenebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Dünya yansa ben uykuma bakarım diyen kedi, stres içindeki insana hep iyi gelir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Sokaklar bizden sorulur diyen kediler yüz kaslarınızı gevşetmek için birebirdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Yırtıcı olduklarını hatırlayıp yaptıkları gösteriler vardır ki yine de gülümsetir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Tercümesi “beni sev” olan miyavlamalarla yaşamak, sevgiyle bağımızı hatırlatır.

  • Yeşilçam Filmlerinde Yaşanan Aşk Hikâyeleri

    Yeşilçam Filmlerinde Yaşanan Aşk Hikâyeleri

    Romantik, dram ya da komedi türündeki filmler ve yaşadıkları aşklarla hayatımıza giren karakterler listemizde… Kim bilir atladığımız ama sizin ilk anda aklınıza gelen hangi filmler ve aşk hikâyeleri var! Onları da atlamadığımızı sadece yerimizin sınırlı olduğunu bilin yeter. 🙂 Karşınızda beyaz perdeden yansıyan farklı isimler ve aşkları…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    yeşilçam, aşk filmleri, sinema

    “Sen kalbimin mehtabısın, güneşisin/Sen ruhumun vazgeçilmez bir eşisin/Bir şarkısın sen, ömür boyu sürecek/Dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek.” Berkant’ın sesiyle bütünleşen Samanyolu şarkısı ve Kerime Nadir’in Samanyolu isimli romanı aynı adlı filmde buluşmuştu. Zülâl ve Nejat’ın engellerle dolu aşkına oyunculuklarını katan isimler ise Belgin Doruk ve Göksel Arsoy’du.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    yeşilçam, aşk filmleri, sinema, atıf yılmaz

    Cengiz Aytmatov’un romanından sinemaya uyarlanan Selvi Boylum Al Yazmalım filminde Asya’nın İlyas’la yaşadığı aşkı, İlyas’ın gidişinin ardından Cemşit’le tanışan Asya’nın sevginin anlamını sorgulaması konu ediliyordu. Türkan Şoray ve Kadir İnanır’ın canlandırdığı Asya ve İlyas karakterleri üzerinden tutku mu yoksa o ilişkiye verilen emek mi sorusu uzun süre irdelenmişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    yeşilçam, aşk filmleri, sinema, adile naşit

    Mizahi bir dilin hâkim olduğu Ah Nerede filminde çapkınlığıyla can yakan Ferit (Tarık Akan) Zehra’yı (Gülşen Bubikoğlu) görür görmez âşık olur ve bütün kötü huylarını geride bırakmaya hazırdır. Zehra, Ferit’in önceki hayatını kabul etmekte zorluk çekse de genç adamın pes etmeyen tavrı karşısında ikna olur. Fotoğrafta gördüğünüz Huriye (Adile Naşit) ise bu filmdeki en eğlenceli yan karakterlerden biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    yeşilçam, aşk filmleri, sinema

    Kerime Nadir’in aynı adlı eserinden uyarlanan bir film daha; Seven Ne Yapmaz. Hülya Koçyiğit ve Kartal Tibet’in Sevda ile Fikret karakterleriyle karşımıza çıktığı filmde, ayrıldıktan sonra tekrar karşılaşan ve yeniden yakınlaşan çiftin engellere rağmen pes etmeyişi konu edilir. 1970 tarihli filmde, Sadık Şendil’in yazıp Teoman Alpay’ın bestelediği Seven Ne Yapmaz şarkısı da sık sık seslendirilmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    yeşilçam, aşk filmleri, sinema

    Ünlü beyin cerrahı Murat (Cüneyt Arkın), tıp fakültesi öğrencisi Lale’nin (Filiz Akın) gönlünü kazanmak için çok uğraşır ve başarılı olur. Çift birbirini çok sevmekte ve evlilik planı yapmaktadır, fakat Lale’nin ablası Nevin’in hastalığı işleri tamamen ters yüz eder. İlginç senaryosuyla adından söz ettiren 1971 yapımlı Küçük Sevgilim filmi dram türündedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    yeşilçam, aşk filmleri, sinema

    Gülen Gözler filminde birden çok aşk hikâyesi bulunur ama sevdiği kızın babasının tüm “hayır”larına rağmen onu Allah’ın emriyle istemekten vazgeçmeyen Vecihi’nin aşkı bizim favorimiz… Ayşen Gruda ve Şener Şen’in canlandırdığı karakterler, birbirini uzaktan da olsa çok seven ve baba Yaşar’ın “olur” vermesiyle kavuşmayı hayal eden eğlenceli bir çifttir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    yeşilçam, aşk filmleri, sinema

    “Postacı Adem bir kutu badem” sloganıyla zihinlerde yer eden Postacı Adem filmi komedi türündedir ve Sevtap (Fatma Girik) ile Adem’in (Kemal Sunal) birbirlerine kavuşma gayretleri komik hikayeler etrafında şekillenir. Sevtap’ın abisi Latif, Adem’i vurma pahasına evliliklerine karşı çıksa da bunda başarılı olamaz ve postacının gayreti sayesinde aşık çift arasındaki bütün engeller kalkar.

  • İstanbul Vapurları Üzerine Nostaljik Bilgiler

    İstanbul Vapurları Üzerine Nostaljik Bilgiler

    Ver elini Haydarpaşa demişiz

    Vapur rıhtımdadır pırıl pırıl,

    Hava hafiften soğuk,

    Deniz katran ve balık kokulu

    Köprüden kayıkla geçmişim karşıya,

    Bir nefeste çıkmışım bizim yokuşu…

     

    …diye devam ediyor Turgut Uyar şiirine… Zihinlerimizde İstanbul vapurunun da rol aldığı ne çok hatıra var öyle değil mi; kimini hatırlamak isteyip kimini istemediğimiz… Şimdilik o hatıralar bir tarafta dursun, hikâyelerimizin ana mekânlarından olan vapurları konuşalım biraz…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İstanbul halkının, Boğaz’ın mavi sularında kürekli ve yelkenli gemilerden sonra ilk kez buharlı gemi gördüğü tarih 21 Mayıs 1828’di. Tersane-i Amire tarafından satın alınıp Osmanlı donanmasına katılan ve hızlı olduğu için “Swift” adı verilen vapura halk arasında buharlı olduğu için “Buğ” deniyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Dünyanın ilk araba vapurunun 1871’den itibaren İstanbul sularında yüzdüğünü biliyor muydunuz? Üsküdar-Kabataş arasında çalışan Suhulet tam 87 yıl görevde kaldı. Çanakkale Savaşı sonrası Gazi unvanını alan gemi 2007 yılında tekrar göreve başladı. Suhulet, “kolaylık” anlamına geliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Üstünde ay yıldız olan çift çapalı armayı biliyorsunuz. Bu fors 1900’lü yılların başında Osmanlı Seyr-i Sefain İdaresi’nin Genel Müdürlüğü’ne getirilen Karl Leke döneminde gemilerin sarıya boyanan bacalarına yerleştirilmiş. Ve bu arada iki çapa iki kıtayı temsil ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Günümüzde iskeleler Boğaz kıyılarının ve deniz taşımacılığının olmazsa olmaz durakları. Oysa İstanbul’da vapur seferleri ilk kez düzenlenmeye başlandığında o iskelelerin hiçbiri yoktu. Peki yolcular nereye mi bırakılıyordu? Tabii ki sağlamlığına güvenilen bir yalının rıhtımına…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Eski vapurlarla günümüz vapurlarının ortak yönlerinden biri içindeki büfeler… Eski ve yeni arasındaki bir fark ise pek çoğumuz için oldukça şaşırtıcı. O da eskiden daha ekonomik olan ya da ekstra ücret gerektiren 1. ve 2. mevkiler bulunması… Bu dönemler vapur biletçilerinin bilet ve mevki kontrolü yaptığı dönemlerdi aynı zamanda.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Martılar da vapurlar, iskeleler, yalılar gibi Boğaz’la birlikte anılan İstanbul sakinleridir. Rivayetlere göre vapurların beyaz rengi ile onu tamamlayan siyah ve sarı rengi martılardan alınmış! İstanbul Boğazı’nın denizindeki vapurlarla havasındaki martılar belki de bu uyum nedeniyle birbirinden ayrı düşünülemiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Vapurların ve diğer deniz taşıtlarının da ortak bir dili bulunuyor. O da anlatmak istediklerine göre belli uzunluklarda ve belli sayılarda öttürdükleri düdük sesi. Örneğin 2 kısa düdük sesi “İskeleye geliyorum (Sol taraftan yanaşacağım).” demek iken 3 kısa “Tam yol geri geliyorum (Arkamdakiler dikkat!).” anlamına geliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Yine bir rivayete göre denizciler taşıdığı ismin mizacının gemilerine, teknelerine yansıyacağını düşünürlermiş. Geçmişte bir kısmına semt isimleri verilen İstanbul vapurlarında da şehitlerimizin ya da sanat, edebiyat, bilim dünyamızdan kaybettiğimiz kişilerin isimleri ve hatıraları yaşatılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    İstanbul Boğazı’nın halk oylamasıyla seçilen ilk vapuru Fatih ismiyle 2009 yılında seferlerine başladı. ”Haydi İstanbul Vapurunu Seç” kampanyasıyla 8 model sunulmuş İstanbullular eski vapurların modernize edilmiş versiyonu olan “4 Numaralı Vapur”u seçerek kullandıkları taşıt konusunda karar verici olmuşlardı.

  • 9 Madde İle Kadim Zamanların Şehri Semerkant

    9 Madde İle Kadim Zamanların Şehri Semerkant

    Semerkant, Orta Asya’nın en değerli, en verimli topraklarında kurulmuştur. Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin arasında yer alan Maveraünnehir’de çağlar önce kurulan masallar şehri, tarihi boyunca büyük devletler tarafından paylaşılamamıştır. Semerkant’ın bu kadar eskiye uzanan tarihi, birçok değerli miras bırakmıştır ve şehir UNESCO Kültürel Miras Listesi’ne dâhil edilmiştir. Bin yılların tarihine ev sahipliği yapan Semerkant, 9 maddeyle listemizde…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    marakanda

    Semerkant ismi, Farsça’da taş, kaya anlamına gelen “Soğdça” ve kent ve kale anlamına gelen “Kand” kelimelerinin birleşmesinden oluşur. Günümüzde Özbekistan sınırları içinde bulunan Semerkant’a büyük ve ihtişamlı olması sebebiyle bu ismin uygun görüldüğü düşünülmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    marakanda

    Günümüzde Özbekistan sınırları içinde bulunan Semerkant, dünya üzerindeki en eski şehirlerden biri olarak kabul edilir. Şehrin, Persler tarafından MÖ 14. yüzyılda kurulduğu düşünülür. Antik Yunan zamanında Marakanda olarak adlandırılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    maveraünnehir, marakanda

    Ahameniş İmparatorluğu’nun önemli bir şehri olan Semerkant, MÖ 329 yılında Büyük İskender’in hükümdarlığına girmiştir. 712 yılında Müslümanlar şehri alır. Çin’den sonra ilk kâğıt değirmeninin bu dönemde Semerkant’ta kurulduğu rivayet edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    maveraünnehir, marakanda

    1220’de Cengiz Han’ın aldığı Semerkant, Timur’un şehri başkent ilan etmesiyle daha da gelişir. İpek Yolu’nun üzerinde yer alan Semerkant, önemli bir ticaret ve kültür merkezi olur. 14. ve 15. yüzyıllar şehrin altın çağı olarak bilinir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    maveraünnehir, marakanda

    Semerkant’ın güzelliği ve etkileyici tarihi edebiyatta da yer bulur. Ünlü yazar Amin Maalouf’un “Semerkant” romanı Ömer Hayyam’ın Rubaiyat’ı çevresinde gelişen ve Semerkant’ta geçen öykülerden oluşur. Ünlü yazar bu güzel şehir için “Semerkant, dünyanın güneşe dönük en güzel yüzü.” demiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Semerkant’ta güneşin doğuşunun ayrı bir güzel olduğu söylenir ve bu güzellik sadece yakın coğrafyanın edebiyatçılarını değil, Batılı sanatçıları da etkilemiştir. Ünlü şair ve yazar Edgar Allan Poe da Semerkant’ın büyüsüne kayıtsız kalamamış ve şöyle yazmıştır: “… Ve şimdi bakışlarını Semerkant üzerinde gezdir! O yeryüzünün kraliçesi değil mi? Tüm kentlerin kaderini ellerinde tutmuyor mu?”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    maveraünnehir, marakanda

    Dünyanın en eski şehirlerinden biri olan ve bereketli toprakları, kültürel ve ekonomik açıdan önemli coğrafi konumu nedeniyle kurulduğu günden itibaren önemli bir şehir olan Semerkant, geçmişin tüm zenginliğini sokaklarında, mimarisinde yaşatır. Bu sebeple Semerkant’ı gezmek herhangi bir şehri gezmekten çok farklı bir deneyimdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    maveraünnehir, marakanda

    Registan Meydanı, şehrin kalbi olarak kabul edilir; bu meydanda üzeri çinilerle kaplı, heybetiyle her göreni etkileyen devasa yapılar bulunur. Bunların biri 15. yüzyılda yapılan Uluğ Bey Medresesi’dir. Uluğ Bey astronomi alanında önemli çalışmaları bulunan bir bilim insanıdır. Burada matematik, kimya, astronomi gibi alanlarda ders verilmiştir. Alanda yer alan diğer medreseler ise Yaldızlı Medrese ve Kaplanlı Medrese’dir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    marakanda, maveraünnehir

    Sokaklarında gezerken kendinizi tarihi bir yolculuğa çıkmış gibi hissedeceğiniz Semerkant’ta farklı zaman dilimlerinden kalan birçok mimari eser bulunur. Semerkant’a gitme şansı bulursanız; Bibi Hanım Camii, Gur Emir Medresesi, Şah-ı Zinde Camii ve Türbeleri, Eski Ticaret Çarşısı, Kok Sarayı’nın kalıntılarını görmek isteyebilirsiniz.

  • Yiyeceklerle İlgili Muhtemelen Bilmedikleriniz

    Yiyeceklerle İlgili Muhtemelen Bilmedikleriniz

    Lezzetli yiyeceklere düşkünlüğümüz malum… Peki tüm dünyada sevilen yiyecekler hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz? Bakalım sıraladığımız bilgilerden ne kadarı size tanıdık gelecek!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    japon yemeği, yemek çubuğu

    Çin’de her şey çubuklarla yiyebileceğiniz boyutta doğranarak pişirilir çünkü sofralarda asla çatal ve bıçak bulundurulmaz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Tahminen ismi yüzünden çoğunluk Sezar salatasının İtalyan asıllı olduğunu düşünüyor oysa bu meşhur salata 1924 yılında Tijuana’da Ceasar Cardini tarafından keşfedilmiş; yani Meksikalı bir lezzet.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    sandwich

    Günümüzün pratik ve ekonomik menüsü sandviçi hayatımıza katan kişi 18.yüzyılda yaşamış bir İngiliz aristokratı! Üstelik ismi Sandwich olan mucidin, keşfettiği lezzetli yiyecek ile beraber adı da bugüne dek gelmiş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Domates 1800’lü yıllarda iyileştirici özelliklerinden ötürü ilaç olarak kullanılıyormuş. 1830 yılında Amerika’da bir doktor ketçap hapları bile yapmış! Ne var ki günümüzde ketçap yüksek şeker oranı yüzünden pek de tavsiye edilen bir besin değil.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Günümüz fast foodlarından sosis aslında çok eski bir yiyecek. Hatta en eski Batı edebiyatı örneklerinden biri olan Homeros’un Odysseia’sında bile adı geçiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kahvaltıların sevilen lezzeti, hastaların ilacı bal aslında çok dayanıklı bir yiyecek. Raf ömrü olmayan bal yıllarca bozulmadan kalabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Bizim mutfağımızdaki tatlar acı, tatlı, ekşi ve tuzlu olarak 4 taneyken Hint mutfağında bunlara baharatlı ve buruk da ekleniyor ve tüm lezzetler bu 6 tat ile ifade ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Kruvasan sandığınız gibi Fransız değil Avusturyalı! Avusturya’da 13. yüzyılda dahi kruvasan yendiğine dair kanıtlar bulunurken, lezzetiyle tüm dünyada meşhur bu hamur işinin Fransız mutfağına Paris’te açılan bir pastane sayesinde 19. yüzyılda girdiği düşünülüyor.

  • KARPUZLA YAPILABİLECEK FARKLI TARİFLER

    Bol sulu yapısı ve serinletici tadıyla karpuz, yaz aylarının en sevilen meyvelerinden biri olarak öne çıkıyor. Hem ferahlamak hem de dengeli beslenmek isteyenler için tatlılardan içeceklere, salatalardan reçellere kadar pek çok farklı tarifte kullanılabiliyor. Yazımızda, karpuzla kolayca hazırlayabileceğiniz pratik ve lezzetli tarifleri derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karpuzlu Limonata” title_font_size=”13″]

    Güneşle aranızı serin tutacak, karpuzun tatlılığıyla limonun ferahlığını buluşturan buz gibi bir içecek sizi bekliyor: Karpuzlu limonata!

    Malzemeler:

    • 1 adet orta boy karpuz
    • 3 adet orta boy limon
    • 1,5 su bardağı soğuk su
    • 3 yemek kaşığı toz şeker (isteğe göre esmer şeker)

    Karpuzu kabuğundan kesin, çekirdeklerini temizleyin ve küçük parçalar hâlinde doğrayın. Limon kabuklarını rendeleyip limonların suyunu sıkın. Karpuz parçalarını blendera alın; üzerine limon suyu, rendelenmiş limon kabuğu, soğuk su ve şekeri ekleyip karıştırın. Hazırladığınız karışımı süzgeçten geçirerek posasını ayırın. İyice soğuttuktan sonra servis edin, afiyetle için!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karpuz Salatası” title_font_size=”13″]

    Yaz sıcağında hem serinleten hem tok tutan müthiş bir tarif!

    Malzemeler:

    • 2 kalın dilim karpuz
    • 3-4 adet iri doğranmış ceviz
    • Tam yağlı beyaz peynir
    • 2-3 dal nane
    • Yarım limon suyu

    Karpuzu küp küp doğrayıp servis tabağına alın. Üzerine, küpler hâlinde doğranmış beyaz peyniri, iri doğranmış cevizi ve kıyılmış nane yapraklarını ekleyin. Son olarak, damak zevkinize göre yarım limon suyunu üzerinde gezdirin. Hepsi bu kadar! Serin serin, afiyetle yiyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karpuzlu Meybuz” title_font_size=”13″]

    Karpuzun en ferah hâli buz gibi geliyor!

    Malzemeler:

    • 4 büyük dilim karpuz
    • 2 yemek kaşığı esmer şeker
    • 1 adet rendelenmiş limon kabuğu
    • 1 tatlı kaşığı taze sıkılmış limon suyu
    • 1/5 çay kaşığı tarçın (isteğe bağlı)

    Karpuz dilimlerinin kabuk ve çekirdeklerini temizleyip küçük parçalara ayırın. Blendera alıp üzerine esmer şeker, rendelenmiş limon kabuğu, taze limon suyu ve isteğe bağlı olarak tarçın ekleyin. Karpuzlar püre hâline gelene kadar karıştırın. Karışımı dondurma kalıplarına ya da kâğıt bardaklara dökün, ortasına çubuk batırın ve derin dondurucuda en az 3-4 saat bekletin. Donduktan sonra kalıptan çıkarın, afiyetle serinleyin!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karpuz Kabuğu Reçeli” title_font_size=”13″]

    Karpuzun bu kez lezzeti kabuğunda! Değerlendir, dönüştür, tatlandır…

    Malzemeler:

    • 1 adet küçük boy karpuz kabuğu
    • 1 tatlı kaşığı karbonat
    • Su
    • 4,5 su bardağı toz şeker
    • 3 tane limon tuzu
    • 1 limon kabuğu rendesi
    • Yarım limon suyu
    • 6 adet karanfil

    Karpuz kabuğunun yeşil dış kısımlarını soyup beyaz kısmını küçük küçük doğrayın. Geniş bir kâsede karbonatı suyla eritip karpuz kabuklarını içine atın, üzerini geçecek kadar su ekleyin ve buzdolabında 6-7 saat bekletin. Ardından kabukları 3 kez yıkayıp durulayın. Daha sonra tencerede üzerini geçecek kadar suyla 2 dakika kaynatıp süzün. Başka bir tencerede su, şeker, rendelenmiş limon kabuğu ve karanfil ile şerbeti hazırlayın. Şeker eridikten sonra kabukları ekleyin ve renkleri şeffaflaşana kadar kaynatın. Son olarak limon tuzu ve limon suyunu ilave edip 20 dakika daha kaynatın. Soğuduktan sonra kavanozlara doldurun. Reçeliniz hazır. Afiyet olsun!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Pizza Karpuz” title_font_size=”13″]

    Karpuz dilimleriyle hem gözünüzü hem damak zevkinizi şenlendirecek yaz sofralarının en neşeli tabaklarını hazırlayın!

    Malzemeler:

    • 1 adet karpuz
    • 6-7 adet kiraz
    • 250 gram çilek
    • 1 adet armut
    • 1 adet elma
    • 1 adet şeftali
    • Üzeri için: Beyaz çikolata

    Karpuzu kalın ve yatay şekilde, tam ortasından halka biçiminde kesin. Her bir karpuz halkasını pizza dilimi gibi üçgen parçalara ayırın. Üzerine ince dilimlenmiş mevsim meyvelerini (çilek, kiraz, elma, armut, şeftali, vb.) yerleştirin. Son dokunuş olarak rendelenmiş beyaz çikolatayla süsleyin. Soğuk olarak servis edin, afiyetle yiyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Köz Biberli Karpuz Kabuğu Salatası” title_font_size=”13″]

    Közlenmiş biberin enfes aroması, karpuz kabuğunun ferahlığıyla buluşuyor.

    Malzemeler:

    • 1 küçük kâse karpuz kabuğunun beyaz kısmı
    • 1 adet domates
    • 1 adet salatalık
    • 1 adet kuru soğan
    • 1 adet yabani semizotu (isteğe bağlı olarak semizotu, ıspanak ya da roka da kullanılabilir)
    • 1 adet közlenmiş yeşil biber
    • 1 adet közlenmiş kırmızıbiber
    • Kaya tuzu
    • Zeytinyağı
    • Limon suyu

    Karpuz kabuğunun beyaz kısmını küçük küpler hâlinde doğrayın. Domates, salatalık, kuru soğan ve yabani semizotunu ince ince kesin. Közlenmiş kırmızı ve yeşil biberleri küçük parçalar hâlinde getirin. Tüm malzemeleri geniş bir kapta birleştirin. Üzerine kaya tuzu, limon suyu ve zeytinyağı karışımını gezdirip nazikçe karıştırın. Dilerseniz taze nane yapraklarıyla da süsleyebilirsiniz. Afiyet olsun!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karpuz Pasta” title_font_size=”13″]

    Yaz davetlerinizde ya da ferahlatıcı bir tatlı arayışınızda gönül rahatlığıyla tercih edebileceğiniz bir lezzet: Karpuz pasta!

    Malzemeler:

    • 1 adet orta boy karpuz
    • 1 su bardağı ahududu
    • 1 su bardağı yaban mersini
    • 1 su bardağı file badem

    Kreması için:

    • 2 paket toz krem şanti
    • 3 çay bardağı soğuk süt

    Karpuzun alt ve üst kısmını kesin, kabuğunu keskin bir bıçakla soyun ve beyaz kalan kısımları temizleyin. Pastanın tabanını oluşturacak karpuz dilimini servis tabağına yerleştirin, fazla suyunu kâğıt havluyla alın. Toz krem şantiyi soğuk sütle yoğunlaşana kadar çırpın, ardından derin dondurucuda bekletin. Soğuyan krem şantiyi karpuzun üzerine sürüp spatula ile pürüzsüz hâle getirin. Üzerini yaban mersini ve ahududu taneleriyle süsleyin, yanlarını file bademle kaplayın. Buzdolabında 6-8 saat soğuttuktan sonra dilimleyerek servis edin. Afiyet olsun!

  • MAVİ BAYRAK SAYISIYLA DÜNYANIN TEMİZ DENİZ GÖZDESİ: TÜRKİYE

    Tertemiz denizler, düzenli plajlar ve yüksek standartlarda hizmet… İşte mavi bayraklı plajları özel kılan tam da bu. Yüzme suyu kalitesi, çevreye duyarlı yönetim anlayışı, can güvenliği önlemleri ve sürdürülebilirlik bilinciyle öne çıkan bu plajlar, tatilciler tarafından gönül rahatlığıyla tercih ediliyor. Üstelik Türkiye, mavi bayraklı plaj sayısı bakımından uzun yıllardır dünyada ilk üçte yer alıyor. Gelin, Türkiye’nin en güzel mavi bayraklı plajlarından bazılarına birlikte göz atalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kumburnu Plajı – Ölüdeniz, Fethiye, Muğla” title_font_size=”13″]

    Fethiye’nin en ünlü plajlarından biri olan Kumburnu Plajı, Türkiye’nin ilk mavi bayraklı plajları arasında yer alıyor. Berrak denizi ve doğal güzelliğiyle ziyaretçilerini etkileyen plaj, yamaç paraşütü tutkunlarının da vazgeçilmez duraklarından biri olarak öne çıkıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Konyaaltı Halk Plajı – Konyaaltı, Antalya” title_font_size=”13″]

    Antalya’nın en geniş ve en bilinen plajlarından biri olan Konyaaltı Halk Plajı, şehir merkezine oldukça yakın konumuyla kolay ulaşım imkânı sunuyor. Mavi bayrak sahibi bu plaj, yaklaşık 7 kilometre uzunluğundaki sahiliyle hem yürüyüş yapmak hem de denizin tadını çıkarmak isteyenler için ideal bir tercih.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ardıç Plajı – Mordoğan, Karaburun, İzmir” title_font_size=”13″]

    Mordoğan’ın en büyük mavi bayraklı kum plajı olan Ardıç Plajı, şehir merkezine ve toplu ulaşım noktalarına yakın konumuyla ziyaretçilerine kolay erişim imkânı sunuyor. Plajda, engelli bireylerin denize rahatça ulaşabilmesi için denize giriş aracı, rampalar, yürüyüş yolları ve özel tuvaletler gibi erişilebilirlik olanakları da bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Boğsak Koyu – Silifke, Mersin” title_font_size=”13″]

    Mavi ve yeşilin iç içe geçtiği, doğallığını büyük ölçüde koruyan Boğsak Koyu, uzun kıyı şeridiyle dikkat çekiyor. İnce taneli kumsalı ve sığ, berrak denizi sayesinde özellikle çocuklu aileler ve yüzme bilmeyenler için güvenli bir ortam sunuyor. Her yaştan ve her kesimden ziyaretçiye hitap eden bu koy, mavi bayraklı plajlar arasında sakinliği ve huzurlu atmosferiyle öne çıkan ideal bir tatil rotası oluşturuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bodrum Belediyesi Özgür Plajı – Bodrum, Muğla” title_font_size=”13″]

    Yaz aylarında denizi ve eğlence hayatıyla en çok tercih edilen tatil beldelerinden biri olan Bodrum, mavi bayraklı plajlarıyla da öne çıkıyor. Bu plajlar arasında Bitez’de yer alan Özgür Plajı, temiz denizi ve doğal güzelliğiyle dikkat çekiyor. Şehir merkezine yaklaşık 8 kilometre uzaklıkta bulunan plaj, sakin denizi ve huzurlu atmosferiyle, yüzme ve dinlenme için ideal bir ortam sunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Miço Koyu Kadınlar Plajı – Kandıra, Kocaeli” title_font_size=”13″]

    Kandıra’nın en güzel sahillerinden biri olan Miço Koyu Kadınlar Plajı, 200 metre uzunluğu ve 30 metre genişliğiyle yaz keyfini yaşamak isteyen kadınlara deniz keyfi sunuyor. Plajda WC, otopark, bisiklet park alanı, gölgelik, soyunma kabini, duş, güneşlenme alanı, cankurtaran ve sağlık hizmetleri yer alıyor. Mavi bayrağıyla güvenli yüzme sahası bulunan plaj, engelli kadın bireyler için erişilebilir alanlar da sağlıyor. Plajda görevli tüm personel, güvenlik dâhil, kadınlardan oluşuyor ve yalnızca 8 yaş ve altındaki erkek çocuklar anneleriyle birlikte plaja kabul ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mollakasım Halk Plajı – Tuşba, Van” title_font_size=”13″]

    Van Gölü kıyısında yer alan Mollakasım Halk Plajı, Türkiye’de denize kıyısı olmadan mavi bayrak almaya hak kazanan ilk ve tek plaj olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık 200 metre uzunluğundaki çakıllı sahiliyle, özellikle yüzmeye yeni başlayanlar ve çocuklu aileler için güvenli ve uygun bir ortam sunuyor. Tesis bulunmayan plajda, engelli bireylerin alanı rahatça kullanabilmesi için rampalar ve özel tuvaletler gibi olanaklar mevcut. Yaz aylarında trekking ve fotoğrafçılık aktiviteleriyle de ilgi gören Mollakasım Halk Plajı, Vanlıların Van Gölü’ne “deniz” demesini haklı çıkaran ender yerlerden biri olarak öne çıkıyor.