Blog

  • OKÇULUK SPORUNA İLGİ DUYANLARIN BİLMESİ GEREKEN TERİMLER

    İlk defa 1904 yılında Yaz Olimpiyatları’na alınan, 1972 yılından bu yana da aralıksız olarak Olimpiyat Oyunları’nda yer alan okçuluk sporunu öğrenmek, uzun bir eğitimden geçmeyi gerektiriyor. Bu eğitimlerden geçip sporcu kimliği kazandıysanız, güç, koordinasyon, çalışkanlık, sabır gibi niteliklerle de donandınız demektir. Sanıyoruz, profesyonel bir okçu aşağıdaki terimlerin her birinin kitabını yazabilir. Bu terimler daha çok seyirci pozisyonunda ilgi gösterenlerin spordan daha fazla keyif almalarını sağlamak için…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Endam, Germe, Çapa, Çapa Pozisyonu, Dayanak Noktası, Menzil Atışı Nedir?” title_font_size=”13″]

    Endam, okun şekline verilen isimdir. Germe, adı üstünde yay kirişinin gerilmesi veya çekilmesine denir. Kirişin yüzde sabit bir noktaya çekilmesine çapa adı verilir. Çapa pozisyonu ise, elin çene altında, kirişin çene ucunda ve elin üst kenarının çene ile temas halinde olmasıdır. Dayanak noktası, elin çene üzerinde olduğu ve kirişin de okçunun yüzüne değdiği yeri ifade eder. Okçulukta uzun mesafe atışına menzil atışı adı verilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kabza, Tutamaç, Kasan, Arkalık, Meydanlık, Endikatör, Zihgir Nedir?” title_font_size=”13″]

    Yay türü fark etmeksizin yayı oluşturan ana kısma kabza denir. Kabzada elin kavradığı kısım tutamaç olarak isimlendirilir. Yayın kıvrık uç kısmına kasan denir. Okun kirişe oturmasını sağlayan plastikten üretilen parçanın adı arkalıktır. Kirişin ortasına sarılan ipe ise meydanlık denir. Endikatör, yay ideal gerginliğe geldiğinde klik sesi ile uyarı veren aletin adıdır. Zihgir ise başparmağa takılan okçu yüzüğüdür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kolluk, Göğüslük, Parmak İpi, Parmaklık Nedir?” title_font_size=”13″]

    Kolluk, kirişin sıyırması ihtimaline karşılık yay tutulan kolun ön tarafına koruyucudur. Göğüslük, okçunun göğüs kısmındaki kıyafetinin kirişe çarpmaması için takılan koruyucu aksesuardır. Parmak ipi, okçunun yay tutan eline geçirilen, atış sonrasında yayın elde kalmasını sağlayan iptir. Parmaklık ise kirişi çekerken okçunun parmaklarının zarar görmesini engellemek için kullanılan aksesuardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sadak, Hedef Tahtası, Eliminasyon Raundu Nedir?” title_font_size=”13″]

    Sadak, bel hizasına takılan ve oklarla diğer aksesuarların taşınmasını kolaylaştıran çantaya denir. Okçunun hedef aldığı, çok yumuşak ya da çok sert olmaması gereken, okun sağlıklı biçimde yavaşlamasını sağlarken tekrar kullanılmasına izin veren araca hedef tahtası denir. Eliminasyon raundu, bireysel yarışmalarda 32 ve 16 okçunun yarıştığı bölüme, takım yarışlarında ise 16 ve 8 takımın yarıştığı bölümlere denir.

  • RENKLERİN BÜYÜLÜ DÜNYASI: CAMALTI RESİM SANATI

    Camaltı resim sanatı, binlerce yıllık geçmişe sahip zengin desenleri, incelikli işçiliği ve estetik güzelliğiyle günümüzde hâlâ yaşayan kültürel mirasımızın önemli parçalarından biridir. Halk ressamları tarafından toplumumuzun kültürü ve gelenekleri doğrultusunda inanç ve duygularını dile getiren camaltı resim sanatının detaylarını yazımızda okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1# ” title_font_size=”13″]

    Camaltı sanatı, Anadolu’nun eski medeniyetlerinden beri var olan bir sanattır. Özellikle Selçuklu minyatürleri ve mimarisinde sıklıkla kullanılan camaltı süslemeler, o dönemin sanat anlayışına dair izler taşır. Camaltı resim tekniği, cam yüzeye su bazlı boyalar olan toz boya, sulu boya, guaj boya, cam boyası ya da akrilik boyalarla çalışılan bir çeşit resimleme tekniğidir. Bu tekniğin zorluğu, camın üzerine çizilen motifin gerçekte ters görünmesidir. Soldaki figürün sağda bulunacağını ve rötuş yapılmayacağı hesaba katılarak çalışılmalıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Camaltı resim tekniğinde diğer resim tekniklerinden farklı olarak, önce resmin deseni, detayları ve imzasından başlanır. Daha sonra çizgiler arasındaki yüzeyler, son olarak da arka fonda görünen renk boyanır. Işık camın içinden geçerken resim veya desenin detayları net bir şekilde ortaya çıkar, bu da camaltı resminin derinlikli ve etkileyici bir görünüm kazanmasını sağlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Osmanlı döneminde altın çağını yaşayan camaltı resim sanatı, çeşitli teknikler kullanılarak gerçekleştirilir. Bunlar arasında kabartma, oyuk işleme, sır altı tekniği, akide yapımı gibi yöntemler bulunur. Süslemelerde genellikle geometrik desenler, bitki motifleri, hayvan figürleri ve hat sanatı kullanılır. Türk camaltı sanatının en bilinen örneklerinden biri, İznik çinileridir. İznik çinileri, Osmanlı döneminde özellikle cami, medrese ve saray gibi yapıların süslemesinde kullanılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Osmanlı tarihinin en önemli yapılarından biri olan Topkapı Sarayı, camaltı sanatının birçok örneğine ev sahipliği yapmaktadır. Sarayın içindeki çeşitli odalarda ve avlularda zengin camaltı süslemeleri bulunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    14. yüzyılda inşa edilen Ulu Camii, çeşitli dönemlerde restore edilmiştir ve bu restorasyon çalışmalarında camaltı süslemeler eklenmiştir. Caminin içindeki mihrap ve minber gibi alanlarda camaltı resimleri bulunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Diğer adıyla Mavi Camii olarak bilinen Sultan Ahmet Camii, 17. yüzyılda inşa edilmiştir. Caminin kubbe ve duvarlarında görkemli camaltı resimleri görülmektedir. Bu eserler camaltı resminin zengin ve çeşitli mirasını yansıtan örneklerdir ve sanat tarihinde büyük bir öneme sahiptir.

  • Kaliteli Bir Uyku İçin Ne Yapmalı ve Ne Yapmamalı

    Kaliteli Bir Uyku İçin Ne Yapmalı ve Ne Yapmamalı

    Akşam deliksiz bir uyku çekmek, güne güzel başlamanın en iyi yolu. Hayatımızda belki de yüzlerce kez duyduğumuz bu klişe büyük bir gerçeklik payı da taşıyor. Biz de bu gerçeğin üzerine eğildik ve kaliteli bir uyku için ne yapabilirsiniz ve ne yapmamalısınız başlıklarını içeriğimizde derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Gündüz saatlerinde dışarıda vakit geçirerek güneş ışığından faydalanmak uykunuzun kalitesini de süresini de artırır. Siz en iyisi güneş tepedeyken yürüyüş yapın, bisiklete binin, her ne seviyorsanız onu yapın ama her gün güneş ışığı gördüğünüzden emin olun.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Keyifli bir uyku için yatağa girerken midenizin dolu olmaması önemli. Akşam saatlerinde sadece yemekten değil içeceklerden de uzak durmanız öneriliyor, özellikle de vücuttan atılması uzun süren kafeinli içeceklerden…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kaliteli uyku için her gün belli saatlerde yatıp kalkmanız öneriliyor. Hatta gün içinde uzun kestirmelerden kaçınmanız ve uygulaması zor olsa da hafta sonları dâhil geç yatmamanız bu önerilere eşlik ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Uyuduğunuz odanın koşulları da elbette elzem bir faktör… Deliksiz uyku için ideal oda, sesten ve ışıktan arınmış, yaklaşık 20 derece sıcaklıkta olmalı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Yatmadan hemen önce sizi sakinleştirecek bir rutin bulursanız uyku evresine daha kolay geçersiniz. En gözde seçenekler ise ılık bir banyo ya da meditasyon yapmak…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    sabah sporu

    İyi bir uyku için akşam saatlerinde meditasyon ve sakinleştirici bir yoga rutini tavsiye edilse de kardiyo ve koşu gibi zorlu egzersizler yapmamalı, bu tarz sporları gün ışığına bırakmalısınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Uyku düzensizliğinin olası sebeplerinden biri de magnezyum eksikliği… Neyse ki ıspanak, kabak çekirdeği, avokado, muz gibi besinleri tüketerek magnezyum alabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Uyumaya çalışırken yapacağınız en büyük hata ise televizyon izlemek ya da sosyal medyaya takılı kalmak çünkü ekran ışığı beyninizi fazla uyararak uykuya dalmanızı engelliyor.

  • Öğretmenlik Yaparak Işık Yaymış 8 Yazar ve Şair

    Öğretmenlik Yaparak Işık Yaymış 8 Yazar ve Şair

    Hayatının bir bölümünde öğretmenlik yapan insanlar arasında dilimizdeki en güzel cümleleri kuran yazar ve şairlerimiz de bulunuyor. Naif ruhlu insanları buluşturan bu meslek için Atatürk, “Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.” demiş ve biz de bu listemizde sadece yazarak değil öğretmenlik yaparak topluma ışık yaymış 8 yazar ve şairimizi konuk ediyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Cide doğumlu şiir, roman ve öykü yazarımız Rıfat Ilgaz, Gerede ve Akçakoca’da ilkokul öğretmenliği yapmış, Gümüşova’da başöğretmen olmuştu. İstanbul’da bir ortaokulda Türkçe öğretmenliği yaptığı sırada kendisi de fakültede felsefe öğrencisiydi. Rıfat Ilgaz 1911-1993 yılları arasında yaşadı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Manisa doğumlu yazarımız 1921-1989 yılları arasında yaşadı. Yalnızlık konusunu etkileyici biçimde işlediği Aylak Adam ve Anayurt Oteli kitaplarıyla tanıdığımız Yusuf Atılgan, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesini bitirmişti ve Akşehir’deki bir askeri lisede edebiyat öğretmenliği yaptı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Yahya Kemal Beyatlı tarih, edebiyat ve uygarlık tarihi dersleri okutmuş, İstanbul Üniversitesine dönüştürülen Darülfünunda medeniyet tarihi, Batı ve Türk edebiyatı tarihi dersleri vermişti. 1884-1958 yılları arasında yaşayan Yahya Kemal’in öğrencilerinden biri de Ahmet Hamdi Tanpınar’dı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yazar, edebiyat tarihçisi ve şair olan Ahmet Hamdi Tanpınar, Cumhuriyet’in ilk öğretmenlerindendi. Erzurum, Konya, Ankara ve İstanbul’da lise edebiyat öğretmenliği yaptı. 1901-1962 yılları arasında yaşayan Tanpınar, Güzel Sanatlar Akademisinde “estetik mitoloji” dersleri de vermişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    1898-1973 yılları arasında yaşayan Faruk Nafiz Çamlıbel Kayseri, Ankara, İstanbul’daki liselerde uzun süre edebiyat öğretmenliği ve kısa süre de coğrafya öğretmenliği yaptı. Behçet Kemal Çağlar ile Onuncu Yıl Marşı’nın sözlerini yazan şairimizin görev yaptığı okullar için yazdığı başka marşlar da bulunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Anadolu insanını anlattığı roman ve hikâyeleriyle öne çıkan yazarımız Refik Halit Karay bir süre İstanbul’da Türkçe öğretmenliği yapmıştı. 1888-1965 yılları arasında yaşayan Karay aslında Hukuk Fakültesinde öğrenim görmüştü.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    1934-1977 yılları arasında yaşayan Kastamonu doğumlu yazarımız Oğuz Atay, İstanbul Üniversitesi İnşaat Fakültesinden mezun olmuş ve İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisinin İnşaat Bölümünde öğretim üyeliği yapmıştı, yani bugünkü adıyla Yıldız Teknik Üniversitesinde…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    1867-1915 yılları arasında yaşayan ve son nefesine kadar öğretmenlik mesleğini sürdüren Tevfik Fikret, Türkçe ve edebiyat dersleri vermişti. Aynı zamanda şair ve yayıncı olan Fikret, Mekteb-i Sultani yani bugünkü Galatasaray Lisesi’nde de müdür olarak da görev yapmıştı.

  • GÜNEŞ SİSTEMİNİN EN BÜYÜK UYDUSU

    Güneş sisteminin en büyük gezegeni olan Jüpiter’in bilinen 79 uydusu bulunuyor. En büyük uydusu Ganymede sadece Jüpiter’in değil, aynı zamanda Güneş sisteminin de bilinen en büyük uydusu. Bu uydu eğer Jüpiter’in değil de Güneş’in etrafında dönseydi, boyutlarından dolayı rahatlıkla bir gezegen olarak kabul edilebilirdi. 1610’da İtalyan gök bilimci Galileo Galilei tarafından Jüpiter’in diğer üç büyük uydusuyla birlikte keşfedilen bu dev uydu hakkında ilginç bilgileri yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ganymede dâhil olmak üzere Io, Europa ve Callisto, Jüpiter’in en büyük dört uydusudur ve bu uydular “Galileo Uyduları” olarak adlandırılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    5.262 km’lik çapa sahip Ganymede’nin yüzey alanı 4.879 km çapa sahip Merkür gezegeninden daha büyüktür ve bu doğal uydu küçük bir teleskop ya da dürbünle bile çok rahat gözlemlenebilir. Ganymede yüzey ölçüsü bakımından Merkür’den büyük olsa da iki gök cismi kütlesel olarak kıyaslandığında Ganymede daha hafiftir. Bunun sebebi ise Ganymede’nin büyük oranda buzdan oluşmasıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Ganymede’nin yüzeyi kalın bir buz tabakasından oluşur ve jeolojik olarak pek de aktif bir yapıya sahip değildir. Gök bilimciler bu bilgiye yaşı yaklaşık 4 milyarı aşan kraterler sayesinde ulaşmıştır. Ganymede’nin yüzeyinde çarpma izleri, kraterler ve oluklar bulunur. Kraterler yüzeyin yaşını belirlemek ve Güneş sistemindeki çeşitli dönemleri anlamak için kullanılan önemli göstergelerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ganymede, kendine ait manyetosfere sahip olan tek uydudur. Manyetosfer, Güneş rüzgârlarıyla oluşan plazma akımının engellenmesini sağlar ve yüklü parçacıkların gezegenin veya gök cisminin atmosferine çarpmasını engelleyen bariyer görevi görür. Ganymede’nin manyetosferi hem Güneş’ten hem de Jüpiter’den gelen yüksek enerjili parçacık akışından kendini korur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Jüpiter’e yakınlık açısından ele alındığında Ganymede; Io ve Europa’dan sonra üçüncü sırada yer alır. Yakın zamanda yer altında tuzlu su okyanuslarının bulunduğunu öğrendiğimiz Ganymede’de yüzey sıcaklığı oldukça düşüktür ve genellikle -150 °C civarındadır. Ganymede, Dünya dışında yaşam ihtimalinin araştırıldığı önemli bir uydudur. 2024’te “Europa Clipper” uzay aracı, “Galileo Uyduları”nda yaşamın izlerini aramak için uzaya fırlatılacak ve bir aksilik çıkmazsa bu uyduların en net fotoğrafları çekilecektir.

  • Masallarıyla Ünlü Romanya’dan 8 Masalsı Şehir

    Masallarıyla Ünlü Romanya’dan 8 Masalsı Şehir

    Romanya’yı anlatan fotoğraflara bakınca gerçeküstü bir yer olduğunu düşünürsünüz… UNESCO’nun Dünya Tarihi Mirası listesine de girmiş çok sayıda yapısı ile gerçekten de masalsı bir ülkedir Romanya… Tuna nehrinin kollarıyla kucakladığı ülkeye eskiden vizesiz girmek mümkünken, Avrupa Birliği’ne üye olduğundan beri Schengen ya da Romanya vizesi gerektiriyor. Ortak bir tarihimiz olan ülkenin dili ile de ortak yönlerimiz var: Çorba, tavan, asfalt, aynı kelimeleri gibi… Ya da şaşırdıklarında verdikleri şu tepki: Vay vay vay… Gelin, Romanya’yı farklı bölgelerinden 8 popüler şehri ile biraz daha yakından tanıyalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Romanya’nın güney doğusunda bulunan başkent Bükreş, ülkenin en kalabalık ve Doğu Avrupa’nın en gelişmiş şehirlerindendir. Gezmek için bir günün yetmeyeceği kentin sokakları açık hava müzesini andırır… Parlamento Binası, Ulusal Tarih Müzesi, Dimitrie Gusti Ulusal Köy Müzesi, Zafer Takı gibi tarihi ve mimari özelliği olan yapılar ise mutlaka ziyaret etmeniz gereken yerlerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Dokuz bölgeden oluşan Romanya’nın en ünlü bölgesi, hepimizin en azından Drakula hikâyesinden bildiği Transilvanya’dır. Ortaçağ’dan kalma kalelere ev sahipliği yapan bölgede elbette en çok ziyaret edilen yer, Braşov şehrinde bulunan ve Kont Drakula’nın şatosu olarak bilinen Bran Kalesi’dir. Braşov şehri, tıpkı Bükreş gibi Romanya’nın kalbinin attığı yerlerdendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Romanya’nın doğusunda Tuna Nehri üzerinde bir liman şehri olan Galati çok sayıda müzeye ev sahipliği yapar. Mimari açıdan sanatsal özellikler gösteren çok sayıda sinagog, manastır ve katedrali de bu şehirde görmek mümkün. Özellikle Archdiocesan Cathedral’i, daha bilinen adıyla Galati Katedrali en çok turist ağırlayan yerlerin başında geliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    romanya

    Romanya’yı anlatan fotoğraflarda, geleneksel kıyafetler içindeki kadınlar, işlemeli gömleklerin daha da sevimli hale getirdiği küçük çocuklar, köy yaşamı içinden yansıyan canlı ve gülen yüzler dikkat çeker. İşte bu fotoğrafların izdüşümünü Maramureş bölgesindeki Baia Mare şehrinde görebilirsiniz. Şehrin köyleri, Romanya’nın masallar ülkesi gibi görünmesinde büyük bir role sahip.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Köstence, Karadeniz’e kıyısı olan ve kilometrelerce uzunluktaki plajlarıyla büyük ilgi gören gelişmiş bir liman şehri… Şehrin meydanında Türkçe konuşan insanlara ve Türk lokantalarına sıkça denk gelmeniz mümkün, zaten Romanya mutfağı ile benzerliklerimiz de ülkenin hiçbir yerinde yabancılık çekmeyeceğiniz kadar yoğun… Osmanlı’dan izler de taşıyan Köstence şehrinde, Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılan Mecidiye Camisi, Hünkâr Camisi, hikâyesi Osmanlı ile ilişkilere dayanan Kral Camisi, II. Selim’in kızı adına yapılan Esmahan Sultan Camisi ise ziyaret edebileceğiniz yerler arasında bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Osmanlı döneminden kalan adıyla Kaloşvar, orijinal adıyla Cluj-Napoca tarihi ve doğal güzellikleriyle ülkenin en popüler şehirlerinden biridir. Yerin 200 m. altındaki tuz madeni Salina Turda’dan Romanya Ulusal Operası’na, Mikail Kilisesi’nden Tarih Müzesi’ne kadar görülmesi gereken çok sayıda mekâna ev sahipliği yapar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Ünlü bir dergi tarafından dünyanın en huzurlu 8. şehri seçilen Sibiu, Romanya’da kültür turu yapabileceğiniz yerlerden biridir. Avrupa’nın en eski müzelerinden Brukenthal Sanat Galerisi başta olmak üzere farklı temalardaki müzeleriyle dikkat çeken Sibiu’da günümüze kadar ulaşmayı başarmış onlarca kule görebilirsiniz. Orta Çağ Avrupa’sına yolculuk etmek isterseniz de Old Town sokaklarında yürümeniz yeterli olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Romanya’nın kültür merkezlerinden bir diğeri de Yaş şehridir. Görkemli mimarisiyle dikkat çeken Kültür Sarayı kentin görülmesi gereken yapılarındandır. Ama bu şehir en çok, geçmişi yüzyıllara dayanan parkları ve botanik bahçeleriyle adından söz ettir.

  • BİLİM KURGUYA ISINDIRACAK KİTAP ÖNERİLERİ

    BİLİM KURGUYA ISINDIRACAK KİTAP ÖNERİLERİ

    Muhtemelen çoğumuzun bilim kurguyla tanışması küçük yaşlarda ve Jules Verne’nin Denizler Altında Yirmi Bin Fersah isimli kitabıyla başlamıştır. Kaptan Nemo’nun denizaltı ile yaptığı dünya seyahatleri zihinlerimizi canlandırmış, bizi hayalden hayale sürüklemişti. Yaşlar ilerledikçe bir kısmımız bilim kurgunun izini sürmeyi devam ettirirken bir kısmımız bambaşka türlere yöneldi. Biliyoruz ki bilim kurguya devam edenler adeta birer tutkuna dönüştü. Fakat şunu baştan belirtelim, bu liste yeniden bilim kurgu okumak isteyenler veya ilk defa başlayacak olanlar için…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Hayatı boyunca 500’den fazla kitap yazan biyokimya profesörü Isaac Asimov’un yedi kitaptan oluşan Vakıf Serisi’nde çökmekte olan bir Galaktik İmparatorluk, girilmekte olan ve binlerce yıl sürecek karanlık çağlar söz konusudur. Bu karanlık devrin süresini kısaltmak için çabalayan matematikçi Hari Seldon ise hikâyenin ana kahramanıdır. Seriyi okumak isteyenler şu sıralamayı takip etmelidir: Vakıf Kurulurken, Vakıf İleri, Vakıf, Vakıf ve İmparatorluk, İkinci Vakıf, Vakıf’ın Sınırı, Vakıf ve Dünya.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    1895 yılında yayınlanan ve iki kez de sinemaya uyarlanan Zaman Makinesi 1946’da hayatını kaybeden H. G. Wells, tam adıyla Herbert George Wells tarafından yazılmıştır. Wells’in gelecek zamana ait distopik bir toplum hikâyesini anlattığı Zaman Makinesi bilim kurgunun önemli eserlerinden biridir, çünkü zaman yolculuğu kavramı bilim kurgu edebiyatına ilk kez bu eserle girmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    İngiliz yazar Aldous Huxley’nin Cesur Yeni Dünya romanının ismi Sheakespeare’in Fırtına isimli eserinden alınmıştır ve o esere göre aslında kitabın adının Güzel Yeni Dünya şeklinde anlaşılmasının daha doğru olduğu ileri sürülür. Huxley’nin romanı gelecek zamanda geçen bir distopyadır. Savaşların, yoksulluğun, hastalığın olmadığı, teknoloji açısından son derece gelişmiş bir dünya gözler önüne serilmektedir. Hemen “iyi ama bu tam bir ütopya” demeyin, çünkü aynı dünyada artık edebiyata, sanata, aileye, farklı kültürlere yer kalmamıştır!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Suzanne Collins’in kaleme aldığı Açlık Oyunları, kitaptan daha çok filmiyle bilinen bir eser desek abartmış olmayız. Şüphesiz bunda kitabın ana karakteri Katniss Everdeen’ın aktris Jennifer Lawrence tarafından canlandırılmasının payı büyük. Bu hikâyede de karşımıza kıyamet sonrası zaman ve yine distopik bir dünya çıkmaktadır. Aralarında sosyoekonomik açıdan uçurum bulunan iki toplum, Capitol şehri ve onu çevreleyen mıntıkalarda yaşamaktadır. Olaylar, Capitol halkını eğlendirmek üzere hazırlanmış, mıntıkalardan seçilen genç bir kız ve erkeğin ayakta kalmak için öldürmesi gereken bir televizyon programı etrafında şekillenir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Adından da anlaşılacağı gibi hikâye Mars’a uzanır ve üç kişilik NASA mürettebatından Mark Watney’nin bir toz fırtınası sırasında öldü sanılarak uzayda bırakılışına odaklanır. Düşünülenin aksine hâlâ hayatta olan Mark’ın Mars’ta mahsur kaldığı süreçte yaşamak için verdiği mücadele kitabın asıl konusudur. Uzun yıllar bilgisayar programcısı olarak çalışmış Amerikalı yazar Andy Weir’ın kitabı Marslı da beyaz perdeye uyarlanan bilim kurgu romanları arasında yer almaktadır. Filmde Mark’ı canlandıran kişi ünlü aktör Matt Damon olmuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Hindistan doğumlu Amerikalı yazar Kurt Vonnegut farklı türde eserler vermiştir ve bilim kurgu sınıfına giren kitaplarından biri Kedi Beşiği’dir. Hikâyede zaman günümüz, ana karakter ise Jonah isimli yazardır. Jonah, Hiroşima’ya atılan ilk atom bombasını anlatmak istediği Dünyanın Sona Erdiği Gün isminde bir kitap yazmak istemekte ve bunun için araştırma yapmaktadır. Araştırma sırasında karşısına çıkan Bokonon isimli inanç sistemi ve buz dokuz adlı bilimsel buluşla bambaşka bir safhaya geçilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Sayfanın finalini Türk yazarlardan bir isimle yapalım istedik ve Müfit Özdeş’in Son Tiryaki isimli kitabını listemize dâhil ettik. Yazarın 1996’da yayımlanan kitabı aslında roman değil, 23 adet bilim kurgu hikâyesinden oluşan bir öykü kitabıdır. Özdeş’in yer verdiği her öykü ayrı karakterler, ayrı kurgular içermekte ve kitabın tamamı mizahi bilim kurgudan fantastik bilim kurguya birçok farklı türü içinde barındırmaktadır. Bilim kurgu üzerine kısa hikâyeler okumak isteyenlerin tercih edebileceği bir kitap olarak tavsiye edebiliriz.

  • KIRMIZI PANCARI NASIL TÜKETEBİLİRSİNİZ?

    KIRMIZI PANCARI NASIL TÜKETEBİLİRSİNİZ?

    Ege Bölgesi, Marmara Bölgesi, daha az olmakla birlikte Akdeniz Bölgesi’nde yetiştirilen, mevsimi gelince manav tezgâhlarına yerleşen kırmızı pancarın tadını ve sağlığa faydalarını çoktan keşfetmişseniz ne mutlu size… Eğer bu kış sebzesini pek de bilmeyenlerdenseniz, turşusundan tozuna kadar farklı hallerini içeren hazırladığımız bu renkli liste sizin için… 🙂

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7# ” title_font_size=”13″]
  • BEMBEYAZ TÜYLERİYLE MÜKEMMEL GÖRÜNEN HAYVANLAR

    BEMBEYAZ TÜYLERİYLE MÜKEMMEL GÖRÜNEN HAYVANLAR

    Bu hayvanların kimi varoluşsal, kimi melanin pigmentinin eksikliği, kimi de mutasyon sonucu olarak bembeyaz… Beyaz rengin üstlendiği zariflik, kırılganlık, masumiyet gibi olguları en iri olanında bile görebilirsiniz. Hatta her birine bakınca yine beyaz renkle eşleştirilen “mükemmel” sözcüğünün aklınızdan geçmemesi imkânsız…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    beyaz hayvanlar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    beyaz hayvanlar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    beyaz hayvanlar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    beyaz hayvanlar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    beyaz hayvanlar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    beyaz hayvanlar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    beyaz hayvanlar
  • OYUNLAŞTIRMA: İŞ DÜNYASINDAN EĞİTİM HAYATINA FAYDALI BİR UYGULAMA

    OYUNLAŞTIRMA: İŞ DÜNYASINDAN EĞİTİM HAYATINA FAYDALI BİR UYGULAMA

    Oyunlaştırma tanımı kulağa oldukça yeni gelse de -bilerek veya bilmeyerek- çok eskiden de kullanılan bir iş ya da kişi geliştirme yöntemidir. Bazen bir ürün geliştirmek için, bazen daha çok müşteri çekmek, bazen çalışan motivasyonunu artırmak, bazen de sadece bilgilendirmek için kullanılan bir yöntem… Günlük hayatımızın pek çok alanına giren, çocuk ya da yetişkin hepimizi ilgilendiren bu konuyu biraz daha açalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Oyunlaştırma nedir?” title_font_size=”13″]

    Oyun kavramı üzerine düşünen, kitaplar yazıp yöntemler üreten Waterloo Üniversitesi felsefe profesörlerinden Bernard Suits’e göre oyunlaştırma “gereksiz engellerin üstesinden gelmek için bulunduğumuz gönüllü bir girişim”dir. Orijinal adı “gamification” olan oyunlaştırma, adından da anlaşılacağı gibi oyun felsefesine ait bazı özelliklerin farklı alanlara adapte edilmesine denir. Adapte edilenler arasında seviye atlama, öne geçme, ödül kazanma gibi bir oyuna ait olabilecek aşamalar yer alır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Oyunlaştırma ile amaçlanan nedir? ” title_font_size=”13″]

    Oyunlaştırma yöntemleri ile amaçlanan, motivasyonun ve çözüm odaklı yaklaşımın artırılmasıdır. Bazı alanlarda kişilerin rekabet, kendini ifade etme, başarma gibi isteklerinin de tatmin edilmesi hedeflenir. Bazen de hedef sadece sürekliliğin, istikrarın sağlanması olabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Oyunlaştırma hangi alanlarda kullanılabilir? ” title_font_size=”13″]

    Fiziksel egzersiz programlarından tutun da müşteri sadakatini ölçmeye, iş dünyasından eğitim hayatına kadar çok farklı alanlarda oyunlaştırma yöntemi kullanılabilir. Tam burada hepinizin illaki karşılaşmış olduğu bir örnek verirsek konu daha iyi anlaşılacaktır…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Oyunlaştırmaya örnek…” title_font_size=”13″]

    Mesela akıllı telefonlarınıza yüklediğiniz dil eğitimi uygulamaları… Uygulamalardaki tasarımları bir düşünün… Önce seviye atlama isteği ile dolarsınız (yani istenen motivasyon sağlanmıştır), her seviyede daha da heyecanlanırsınız (yani katılım devamlılığınız yerindedir), ödül aldığınızda mutlu olursunuz (bilgilenme süreci asla sıkıcı gelmemiştir). Başka bir ifadeyle kendinizi oyun oynar gibi hissederken ciddi bir konu hakkında gelişme sağlamışsınızdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Oyunlaştırmada ne tür stratejiler izlenir?” title_font_size=”13″]

    Ödüllendirme, farklı alanlarda uygulanan oyunlaştırma yöntemlerinin en çok tercih edilen stratejilerinden biridir. Bu ödül, ilerleme sağlayabileceğini işaret eden bir puan, başardığını gösteren bir rozet veya çekilişle verilecek bir hediye olabileceği gibi sanal para bile olabilir. Ayrıca rekabet oluşturmak da oyunlaştırma stratejilerinden biridir. Yapılan araştırmalarda ortaya konan şudur ki, kazanılan ödüllerin başkaları tarafından görülmesini sağlamak kişiyi rekabete isteklendirmektedir.