Blog

  • Bu İsimler Size de Tanıdık Gelecek!

    Bu İsimler Size de Tanıdık Gelecek!

    Kaçımızın Duman, Boncuk, Fındık, Paşa isminde sevimli bir dostu olmadı ki şu hayatta… Bu listemizde sarı bir kedi, mavi bir kanarya, beyaz bir tavşan söz konusu olunca akla gelen ilk isimlere yer verdik. Yine de şu unutulmamalı: Hayatımıza giren hayvanların isimleri hatta yüzleri bile aynı olsa da her birinin hatıralarımızda bıraktığı izler apayrı!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • DÜNYANIN EN İHTİŞAMLI ŞELALELERİ

    Nehir veya akarsu gibi su kütlelerinin yüksekten belirli bir yönde akmasıyla oluşan şelaleler, yeryüzü şekillerinin biçimlenmesinde büyük rol oynuyor. Çağlayan olarak da bildiğimiz şelaleler muhteşem manzarasıyla doğanın tüm ihtişamını gözler önüne seriyor. Dünyanın farklı noktalarında bulunan etkileyici şelaleleri yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Venezuela’da bulunan Angel Şelalesi’nin, yerel dildeki ismi “Kerepakupai Merú”dur ve “En Derin Yerden Düşen Su” anlamına gelir. Dünyanın en yüksek şelalesi, National Geographic ekibi tarafından 1949’da yapılan resmî ölçüme göre 979 metre yüksekliğindedir. Şelale, 1933 yılında Amerikalı havacı Jimmie Angel tarafından altın arayışı sırasında keşfedilmiştir. Angel, şelalenin tepesine iniş yapmış ve uçağını orada bırakmak zorunda kalmıştır. Şelalenin suları, en uç noktadan tabana doğru düşerken 807 metre boyunca hiçbir engele çarpmadan ilerler. Şelaleye ulaşmak oldukça zordur, küçük uçaklarla bir köye uçtuktan sonra kano veya uzun bir yürüyüşten sonra ulaşılabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Güney Afrika Cumhuriyeti’ndeki Royal Natal Ulusal Parkı’ndaki yer alan Tugela Şelalesi, 948 metre yüksekliği ile dünyanın en yüksek ikinci şelalesidir ve beş ayrı şelale katmanından oluşur. Bazı bölümleri kışın donar ve etkileyici manzaralar oluşturur. 15 metre genişliğindeki şelaleye özel donanımlara sahip uzun yürüyüş rotaları ile ulaşılabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Peru’daki Otishi Ulusal Parkı’nda bulunan Tres Hermanas Şelalesi, yaklaşık 914 metre yüksekliğindedir. Bu yüksekliğiyle dünyanın en yüksek üçüncü şelalesidir. Bulunduğu bölge, Amazon yağmur ormanlarının bir parçası olan And Dağları’nın eteklerinde yer alır. Şelale, çevresindeki yoğun orman örtüsüyle sarılmış dik bir kayalıktan aşağı dökülür. Bu alan, erişim açısından zorlu, el değmemiş bir doğaya sahiptir. Üç ana kademeli düşüşten oluştuğundan İspanyolcada “Üç Kardeş” anlamına gelen “Tres Hermanas” ismini almıştır. Bu kademeli yapı, şelaleye çarpıcı bir manzara katar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    ABD’nin Hawaii eyaletindeki Molokai Adası’nda yer alan Olo’upena Şelalesi 900 metre yüksekliği ile dünyanın en yüksek dördüncü şelalesidir. Yağmur sularının beslediği şelalenin suları dört farklı koldan denize ulaşır. Olo’upena Şelalesi volkanik adadaki sıradağların arasında kaldığı için uzun süre gizli kalmıştır. Konumundan dolayı sadece havadan veya denizden görülebilir çünkü şelale çevresinde ulaşımı sağlayacak karayolu yoktur. Zirvesine sadece helikopter ile ulaşılabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Doğal güzellikleriyle bilinen Peru’da bulunan Yumbilla Şelalesi, 896 metre yüksekliğiyle dünyanın en yüksek beşinci şelalesidir. 2007 yılında bir araştırma sırasında keşfedilen şelale, birkaç ayrı basamaktan oluşur. Yani su, aşağıya doğru akarken birden fazla kademeden geçer. Şelalenin zirvesine 6 kilometrelik orman yolundan sonra ulaşılabilir ve bu esnada Yağmur Ormanları’nda yaşayan bitki ve hayvanlar da yakından görülebilir. Şelalenin suyu, çevresindeki yoğun ormanlar sayesinde oldukça saf ve temizdir. Bölgedeki köylüler tarafından içme suyu olarak da kullanılmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    860 metre yüksekliğindeki Vinnufossen Şelalesi, Norveç’in batısında bulunan Møre og Romsdal eyaletinde yer alıyor. Bu şelale dünyanın altıncı, Avrupa’nın ise en yüksek şelalesi olma özelliğine sahip. Vinnufossen Şelalesi, Vinnubreen adlı bir buzuldan beslenir. Buzuldan eriyen su, dik kayalıklar boyunca aşağı doğru akar ve büyük bir su düşüşü oluşturur. Birkaç katmandan oluşan şelalenin suları, kayalıklardan aşağı inerken farklı seviyelerde duraklayarak ve genişleyerek akışını sürdürür. İlkbahar ve yaz aylarında, buzul erimesi nedeniyle maksimum su akışına ulaşır. Kış aylarında ise su miktarı azalabilir ancak çevresindeki kar ve buz, şelaleye farklı bir güzellik katar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    1821’e kadar sadece yerel halkın bildiği Voringfossen Şelalesi, Norveç’in en ünlü şelalesidir. 163 metre yüksekliğindeki şelale elektrik üretimi için de kullanılıyor ve sularının bir kısmı, hidroelektrik santrallerinin olduğu bir sisteme yönlendiriliyor. Norveç mitolojisinde ve halk hikâyelerinde de kendine yer bulan bu şelalenin konumlandığı dağın tepesinde art nouveau (yeni sanat) tarzında bir otel, 1500 basamaklı ahşap merdivenler ve vadinin karşısına geçmek için bir yaya köprüsü bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Artvin’in Murgul ilçesinde yer alan Delikli Kaya Şelalesi, bir kayanın içinde, 4 metre çapındaki bir oyuktan akıyor. Aktığı oyuğun şekli yüzüğe benzediği için halk arasında “ormanın yüzüğü” de denilen şelalenin etkileyici görüntüsü ise tortul kayaç üzerindeki halkadan kaynaklanıyor. Kayaçtaki bu delik; akan sudaki kireç ve killerin kayacı aşındırması sonucu uzun bir sürede oluşmuş. Bu doğa harikası oluşum, şelaleye özgün bir görünüm kazandırıyor ve adeta doğal bir tünel oluşturuyor.

  • İş Hayatında Başarıya Ulaşmanızı Kolaylaştıracak 9 Alışkanlık

    İş Hayatında Başarıya Ulaşmanızı Kolaylaştıracak 9 Alışkanlık

    Günümüzde, iyi bir okuldan mezun olmak, yabancı dil bilmek gibi özellikler başarılı bir iş hayatını garantilemek için yeterli olmuyor. Kişiliğiniz, iş yerindeki davranışlarınız, olaylara yaklaşımınız başarınızı büyük oranda etkiliyor. Sizi iş hayatında başarıya taşıyacak alışkanlıklar ve prensipler edinerek geleceğe sağlam adımlarla ilerleyebilirsiniz. Kariyer basamaklarını adım adım tırmanmanız, iş hayatında başarıyı yakalamanız için edinmeniz gereken alışkanlıkları araştırdık…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sizden Ne Beklendiğini Bilin” title_font_size=”13″]

    Başarılı olmanın anahtarlarından biri sizden ne istendiğini tam olarak anlamanızdır. İşvereniniz bir görevi yerine getirmenizi istediğinde, görevi tam olarak kavradığınızdan emin olun, görevi doğru bir şekilde yerine getirmeniz ancak bu şekilde mümkün olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hiçbir Görevi Yapmış Olmak İçin Yapmayın” title_font_size=”13″]

    Yapmanız gereken görevleri geçiştirmeyin veya hemen bitirmek için baştan savma bir şekilde yapmayın. Size verilen her görevi özverili bir şekilde ve eksiksiz tamamlamanız iş yerinde yükselmenizi sağlar çünkü üstleriniz size verecekleri her görevin layıkıyla yerine getirileceğinden emin olurlar ve sizi önemli pozisyonlara getirecekleri zaman şüpheye düşmezler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Pozitif Olun” title_font_size=”13″]

    Güler yüzlü ve her zaman pozitif bir yaklaşım içinde olmak iş yerinde başarılı olmanızı sağlayacak bir tutumdur. İş arkadaşlarınızı destekleyici tavırlar sergilemeniz, onlarla ilişkilerinizi saygılı bir samimiyet seviyesinde tutmanız, ekip çalışmasına uygun davranışlar içinde olmanız sizi kariyerinizde bir adım öteye taşıyacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Eleştiri Kabul Etmeyi Bilin” title_font_size=”13″]

    Eleştiri kabul etmek de övgü kabul etmek kadar önemli bir meziyettir. Size ve işinize getirilen eleştirileri olumlu bir şekilde karşılamak ve onlardan faydalı olabilecek sonuçlar çıkarmak iş yaşamında başarının altın anahtarlarından biridir. Bir eleştiri ile karşılaştığınızda sinirlenmeyin ve karşınızdakinin söylediklerini iyice anlamadan asla cevap vermeyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kendinizi Geliştirin” title_font_size=”13″]

    İş hayatında başarıyı yakalayanlar kendilerini yetiştirmeyi, güncel hayata uyum sağlamayı, alanlarındaki yenilikleri takip etmeyi başaran insanlardır. Senelerce aynı noktada saymanız sizin ilerlemeye ve yükselmeye uygun bir aday olmadığınızı düşündürecektir. Bu sebeple alanınızla ilgili kendinizi geliştirmeyi prensip edinin ve bunu sertifikalarla, eğitim belgeleriyle somut hale getirmeyi unutmayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Şikâyet Etmek Yerine Çözüm Üretin” title_font_size=”13″]

    Hayatın her alanında olduğu gibi iş yerinde de sorunlar karşısında söylenenler değil, o sorunlara çözüm getirenler önemli yerlere gelir. Çözüm üretmek yerine devamlı şikâyet etmeniz sizi güçsüz ve uyumsuz bir karakter olarak gösterecektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dış Görünüşünüze Dikkat Edin” title_font_size=”13″]

    Katılacağınız ilk iş görüşmesinden emekliliğinize dek asla aklınızdan çıkarmamanız gereken bir ayrıntı her zaman temiz ve bakımlı görünmeniz gerektiğidir. Bu, pahalı kıyafetler giymeniz gerektiği anlamına gelmez. Kıyafetlerinizin temiz, ütülü, deliksiz – söküksüz olması ayrıca her zaman kişisel temizliğinize özen göstermeniz aranan bir eleman olmanızı sağlayacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Zamanı İyi Yönetin ” title_font_size=”13″]

    En başarılı çalışanlar zamanını iyi kullananlardır. Hem üzerinize düşen görevleri vaktinde tamamlamanız, iş akışında gecikmelere sebep olmamanız büyük önem taşır. Ayrıca iş yerine vaktinde gitmeniz, toplantılara geç kalmamanız sizin güvenilir bir çalışan olduğunuz izlenimini güçlendirecektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kişisel Hayatınızla İş Hayatınızı Ayrı Tutun” title_font_size=”13″]

    Başarılı bir iş hayatı için edinmeniz gereken alışkanlıklardan biri özel hayatınız ile profesyonel hayatınızı birbirine karıştırmamaktır. Kişisel hayatınızdaki sorunları iş yerine yansıtmamanız gerektiği gibi iş hayatınızdaki gerginlikleri de dinlenip enerji toplayacağınız zamanlara taşımamalısınız.

  • GEZEGENLERİN İSİMLERİ

    Güneş sisteminin sekiz gezegeni, bilinen evrendeki en yakın dostlarımız ve göğümüzü süsleyen mücevherler… Dünya hariç bütün gezegenler ismini mitolojiden alıyor. Peki hangi gezegenin hangi mitolojik karakterden esinlendiğini biliyor musunuz? İşte gezegenler ve isimlerinin hikâyesi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Güneş sistemimizin ilk ve en küçük gezegeni Güneş’e en yakın olan Merkür’dür. Merkür’ün adı kurnazlığı ve hızlılığı ile ün salan Roma tanrısı Merkür’den gelir çünkü Merkür, Güneş etrafındaki bir turunu 88 günde tamamlayarak en hızlı gezegen unvanını alır. Yani Merkür’de bir yıl 88 gündür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Gökyüzüne baktığımızda gördüğümüz en parlak gök cismi Venüs’tür. Güneş’e en yakın ikinci gezegen olan Venüs, gökte bir mücevher gibi parlamasından dolayı ismini Roma mitolojisinde aşkın ve güzelliğin tanrıçası olan Venüs’ten alır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Güneş’e en yakın üçüncü gezegen olan biricik yuvamız Dünya, ismini Roma veya Yunan mitolojisinden almayan tek gezegendir. Tıpkı yaşamın bu dünyaya özgü olması gibi ismi de kendine özgüdür ve Arapça kökenli “daha yakın” anlamına gelen “dena” fiilinden gelir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Güneş’e en yakın dördüncü gezegen ve aydan sonraki en yakın komşumuz Mars ismini Roma mitolojisindeki savaş tanrısından alır. Yüzeyindeki demir oksitten dolayı rengi kızıl olan Mars, kanla özdeşleştirilmiş… Türkçedeki diğer bir ismi ise Merih’tir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Güneş’e en yakın beşinci gezegen Jüpiter, Güneş sistemindeki en büyük gezegendir. Bu sebeple ismini Yunan mitolojisindeki en güçlü Tanrı olan Zeus’tan alır. Roma mitolojisinde Zeus’un adı Jüpiter olarak geçer.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Satürn ismini Roma mitolojisindeki Tarım Tanrısı’ndan alır. Güneş sisteminin en büyük ikinci gezegeni olan Satürn, Yunan mitolojisinde Kronos olarak geçer ve aynı zamanda Zeus’un da babasıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Güneş’e uzaklığı yedinci sırada olan Uranüs, ismini Yunan mitolojisindeki Uronas’tan alır. Uranos, Yunan tanrılarının atası ilk tanrılardandır ve kozmik güçleri olduğuna inanılır. Uranos Latinceleşerek Uranus şeklini almıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Güneş sisteminin sekizinci ve en uzak gezegeni Neptün, ismini gezegenin renkleri suyu anımsattığı için Roma mitolojisindeki Neptunus’ten alır. Neptunus’un Yunan mitolojisindeki ismi ise Poseidon’dur.

  • 9 Maddeyle Doğanın Alfabesi Kuş Dili

    9 Maddeyle Doğanın Alfabesi Kuş Dili

    Toplumların geleneksel değerlerinin UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne dâhil edilmesiyle korunması, yaşatılması, görünür kılınması amaçlanıyor. Bu temsili listenin içinde Meddahlık, Türk Kahvesi Kültürü, Çini Ustalığı, Ebru, Kırkpınar Yağlı Güreşleri, Mevlevi Sema Töreni gibi bizim “yaşayan miraslar”ımız da bulunuyor. 2016 yılında Türkiye’den “Kuş Dili” adıyla yeni bir başlık daha eklendi listeye… Acaba doğayla bu kadar uyumlu başka bir iletişim yöntemi daha var mıdır diye sorduran kuş dilini 9 madde ile huzurlarınıza getiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    kuş dili konuşması

    Kuş dilini yazıyla anlatmanın en iyi yolu diğer adını söylemekten geçiyor: “Islıkla konuşma biçimi” dediğimizde bahsettiğimiz konu gözünüzün önünde canlanacaktır hemen.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    kuş dili konuşması

    Dağlık arazilerin yaygın olduğu, köprüsü olmayan derelerin geçtiği yerlerde yaşayan insanların ürettiği bir iletişim yöntemidir kuş dili…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Keşfi yüzyıllar öncesine dayanan kuş dili bugün Giresun’dan Artvin’e kadar Karadeniz’in farklı bölgelerinde kullanılıyor. Mecburiyetten üretilip geliştirilen bu pratik ve yaratıcı iletişim şekli gelenekselleşerek kültürün bir parçası olmuş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yerli halk bir yakadan diğer yakaya kuş diliyle hızlıca acil durum çağrısı yapabildiği gibi, davetlerini, kutlamalarını, taziyelerini de bu yöntemle birbirlerine ulaştırıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Islıkla çıkarılan ses kuş şakımasına benzediği için kuş dili denmiş ve Karadeniz bölgesinde artık hayvanların bile aşina olduğu bir dile dönüşmüş, öyle ki çobanlar koyunlarını kuş diliyle güdüp çoban köpeklerini kuş diliyle eğitebiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Dili kullanabilmek için önce ıslık çalmasını bilmek gerekiyor. Yörenin yerlileri, yabancı birinin dili öğrenmesi için bir yıl gerektiğini söylüyor, kendileri ise çocukluklarında öğreniyor, çocuklar arkadaşlarını oyun oynamaya bile bu dille çağırıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Tıpkı konuşma tarzı gibi kuş dili de kişiye göre farklılık gösteriyor. Ses tonu farklı olan insanın ıslık tonu da farklı oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8# ” title_font_size=”13″]

    Cep telefonu yaygınlaşınca eskisi gibi kullanılmamaya başlanmış. Yine de Karadenizliler, aileden kalan miras gibi gördükleri dili yaşatmak için gayret gösteriyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Giresun’daki Kuşköy’de 1997’den beri yapılan Kuş Dili Festivali ve Şenliği bunun en güzel örneği…

  • CADI MAKİ HAKKINDA İLGİNÇ BİLGİLER

    Cadı maki, bir diğer adıyla tarsiyer, Güneydoğu Asya’daki sayılı adalarda yaşayan en küçük boyutlara sahip primat türüdür. Gür bitki örtüsüne sahip ormanlarda yaşayan bu minik primatların fosillerine Kuzey Amerika, Avrupa ve Afrika’da rastlansa da tarsiyerler günümüzde sadece Malezya, Endonezya ve Güney Filipinler’deki birkaç adada yaşamını sürdürmektedir. Oldukça utangaç olan ve nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalan bu sevimli canlıların en ilginç özelliklerini sizler için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Tarsiyerler oldukça küçüktür ancak gözleri ve beyinleri sebebiyle ağır bir kafaları vardır. Güçlü bacakları ağaçlarda tırmanırken dengede durmalarını sağlar. 25 santime varabilen silindir kuyrukları bulunur. Parmakları uzundur ve çoğunda tırnak bulunur, tırnak olmayan ayak parmaklarında temizlenmeye yarayan pençeler vardır. Kürkleri yumuşak ve kadife benzeridir ve bej, krem, gri veya kahverengi olabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Tarsiyerler, primatlar arasında sadece etle beslenen tek türdür. Ana yiyecek kaynakları böceklerdir ancak küçük kertenkeleler, yılanlar hatta yarasalar ve kuşlarla da beslenebilirler. Avlanma yöntemleri avın üstüne sıçrayıp elleriyle kavramaktır, bu sayede uçan avları yakalamak da mümkün olmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bu primatların gözleri, memeliler arasında karşılaştırma yapıldığında vücut boyuna oranla en büyük organlarıdır. Bu canlılar, insan boyutlarına yükseltildiğinde gözleri bir greyfurt boyutuna denk gelmektedir. İri gözler, bu gece avlanan canlıların az ışıkta dahi keskin bir görüşü olmasını sağlar. Ancak göz yuvaları çok büyük olduğundan kafatasındaki göz, çukurlarına sabitlenmiş durumdadır: Bu sebeple çevrilemezler. Bunun yerine boyunlarını 180 derece çevirerek çevrelerini inceleyebilirler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Boyları 10 ila 15 cm arasında değişen tarsiyerlerin günümüzde kabul edilen 13 türü vardır. Tarsiyer kelimesi “tarsus” kelimesinden türetilmiştir. Tarsus, bir maymunda özellikle uzamış ayak kemiklerine verilen yedi eklem kemiğinin ismidir. Bu kemikler sayesinde büyük ellere ve ayaklara sahip olan tarsiyerler, özellikle bacaklarının da neredeyse vücut boyu kadar olması sayesinde dik tırmanma ve 5 metreyi bulan uzun sıçramaları başarıyla gerçekleştirirler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Tarsiyerlerin yarasa benzeri büyük kulakları olağanüstü duymalarını sağlar. Bazı türler 90 kHz’e çıkan frekansları işitebilir. Çoğunlukla 70 kHz civarında iletişim kurarlar. Bu değer insan duyma kapasitesinin çok üzerindedir. Türleri ayırt etmek için çağrı ritimleri ve frekansları kullanabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Gece faal hayvanlardır. Gündüzleri bitkilerin sık olduğu yerlere girip saklanırlar. Gece yiyecek arayışında fazla yükseklere çıkmaz, daima yerden 2 metre yüksekliğin altında hareket ederler. Dik duran ince dallara tutunarak durmayı tercih ederler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Yakın döneme kadar cadı makilerin yalnız yaşadığı düşünülüyordu. Ancak Sunda ve Filipin cadı makisi türleri yalnız yaşarken, Sulawesi cadı makisi dört ile sekiz bireyden oluşan aile grupları içinde yaşar. Dişilerin hamilelik dönemi yaklaşık 6 ay sürer ve çoğunlukla tek bir bebek doğar, bu bebek tamamen kürklüdür ve gözleri açıktır, aynı gün içerisinde de ağaçlara tırmanabilir hâle gelir.

  • Kemal Sunal’dan Başkasının Canlandıramayacağı Kült Karakterler

    Kemal Sunal’dan Başkasının Canlandıramayacağı Kült Karakterler

    Beyaz camda yüzümüzü en çok güldüren aktör hiç şüphe yok ki 1944 ile 2000 yılları arasında yaşamış sanatçımız Kemal Sunal’dı. Rol aldığı filmlerde hayat verdiği karakterleri öyle içten canlandırdı ki hepsi sadece onun adıyla anıldı ve efsaneleşti. Sinema tarihimize kazandırdığı onlarca filmden 6 karakterle Kemal Sunal karşınızda…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”“-Hı hıh… Evet ben.”” title_font_size=”13″]
    yeşilçam
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”“-Altınları alınca gayrı Emine’nin yanına varırım de mi?”” title_font_size=”13″]
    yeşilçam
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”“-Güzel adamım güzel… Allah övmüş de yaratmış, maşallah…”” title_font_size=”13″]
    yeşilçam
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”“-Bırakın, tutmayın küçük enişteyi, salıverin gitsin!”” title_font_size=”13″]
    yeşilçam
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”“-Yemek vakti görücü mü olurmuş! Aç mı doyuracağız, erken gelsinler!”” title_font_size=”13″]
    yeşilçam
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”“-Bir makine… Japon arkadaşım yolladı. Sana sevdalı olduğumu gördü, halime acıdı. Başak beni sevmesin ama yanımda olsun, tatlı tatlı baksın, gülsün yeter dedim.”” title_font_size=”13″]
    yeşilçam
  • İstanbul İyi Ki Fethedilmiş Dedirten 13 Güzellik

    İstanbul İyi Ki Fethedilmiş Dedirten 13 Güzellik

    Güzeller güzeli kültür başkentimiz İstanbul bundan tam 567 yıl önce Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedildi ve Osmanlı topraklarına dâhil edildi. İstanbul’un fethi sadece çevresindeki ülkeleri değil tüm dünyayı etkileyen bir gelişme olarak tarihin akışını değiştirdi ama bizim için daha da önemlisi bu fetih Türkiye’ye dünyanın en güzel şehirlerinden birini kazandırdı. İstanbul’un güzelliğini, değerini, zenginliklerini, ülkemiz ve tüm dünya açısından önemini anlatmak için binlerce sayfa gerekse de biz özet geçmek adına İstanbul’un iyi ki fethedilmiş de bizim olmuş dedirten 13 klasiğini listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tarihi Yarımadanın İncisi Sultanahmet Camii” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İstanbul’un Her Döneminin Şahidi Galata Köprüsü” title_font_size=”13″]
    istanbul
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Boğaz’ı Vapur İle Geçerken Martılara Simit Atmak” title_font_size=”13″]
    nostalji, 90'lar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yeditepe’yi Bir Bardak Çayı Yudumlayarak İzlemek” title_font_size=”13″]
    istanbul
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kız Kulesi’nin Arkasından Batan Güneşi İzlerken Geçmiş Çağların Hayallerine Dalmak” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İstanbul’un Güzelliğine Tarihi Surların Üzerinden Bakmak” title_font_size=”13″]
    nostalji, 90'lar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Piyer Loti’den Haliç Manzarasının Tadını Çıkarmak ” title_font_size=”13″]
    haliç
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tünel ile Taksim’i Bağlayan Nostaljik Tramvay” title_font_size=”13″]
    istanbul
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Şehre Renk Katan Laleler” title_font_size=”13″]
    istanbul
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Boğaz’ın Sembolü Ortaköy Camisi” title_font_size=”13″]
    ortaköy, boğaziçi, istanbul
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Büyülü Atmosferiyle Kapalıçarşı” title_font_size=”13″]
    beyazıt, istanbul
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İstanbul’a Açılan Kapı Haydarpaşa Garı” title_font_size=”13″]
    istanbul
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İki Kıtayı Birleştiren Doğa Harikası İstanbul Boğazı ” title_font_size=”13″]
    istanbul
  • TÜRK KAHVESİNİN HAYATIMIZDAKİ YERİ

    TÜRK KAHVESİNİN HAYATIMIZDAKİ YERİ

    Anavatanı Habeşistan olan kahve büyük unvana Osmanlı döneminde Yemen’den İstanbul’a getirildiğinde kavuşmuştu. Osmanlı topraklarında pişirme tekniğine incelik sunumuna zarafet eklenmiş ve “Türk kahvesi” olarak namı önce Avrupa’ya sonra dünyaya yayılmıştı. O tarihlerden beri de en güzel geleneklerimizin tanığı ve taşıyıcısı oldu Türk kahvesi… Bugün de vazgeçemediğimiz ritüellerden biri olarak hayatımızdaki yerini koruyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • SANAT VE BİLİM DÜNYASININ EN PRESTİJLİ ÖDÜLLERİ

    20. yüzyıl, kitle iletişim araçlarının yükseldiği, birçok sinema ve basın kuruluşunun köklü birer kuruma dönüştüğü yüzyıl oldu. Bilimsel keşiflerin sonucunda hayatımız hızlı bir şekilde değişirken, sanat dünyası sadece eğlence aracı olmaktan çıktı; yaşam tarzımızı da şekillendirdi. Çok fazla içeriğin ve yapımın üretildiği çağımızda ortak zevk ve fayda sağlayan birçok proje de kendi payına düşeni ödüller sayesinde almış oldu. Bu ödüllerin amacı, izleyicilerin dikkatlerini projelere çekmek kadar, ödül kazanan kişilerin hayatlarını adadıkları işlerini öne çıkarmak ve desteklemek amacını taşımaktadır. Ödül törenleri sayesinde adını tarihe kazıyan birçok isim bugün dahi bu ödüllerle anılmakta… Yazımızda bilim ve sanat dünyasının en prestij sahibi ödüllerini listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Dünyanın en prestijli ödülü olan Nobel Ödülleri, 1901’den beri insanlığa önemli hizmetlerde bulunan bilim insanları, sanatçılar, siyasetçiler ve fikir insanlarına veriliyor. Dinamiti icat eden Alfred Nobel’in vasiyeti ile hayata geçen Nobel Ödülleri, Alfred Nobel’in ölüm yıl dönümü olan 10 Aralık’ta sahiplerini buluyor. Fizik, tıp, edebiyat, ekonomi, kimya ve barış dallarında verilen ödülleri hak eden isimler arasında röntgenin kâşifi Wilhelm Conrad Röntgen, yazar Hermann Karl Hesse, politikacı Winston Churchill, yazar ve düşünür Jean Paul Sartre, Martin Luther King, teorik fizikçi Albert Einstein gibi isimler yer alıyor. Ülkemizin yetiştirdiği önemli bilim insanlarından olan biyokimyager ve moleküler biyolog Aziz Sancar da yaptığı çalışmaları ile 2015 Nobel Kimya Ödülü’nü kazanarak ülkemizi gururlandırmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    21 kategoride verilen Pulitzer Ödülleri, 1917’den beri gazetecilik, müzik, fotoğraf ve edebiyat gibi alanlarda toplumsal fayda sağlamış isimlere veriliyor. Amerika’nın en önemli ödüllerinden olan Pulitzer Ödülleri, gazeteci Joseph Pulitzer tarafından kuruldu. Nisan ayında kazananların açıklandığı ödüller, bağımsız bir heyet tarafından seçilmekte ve Columbia Üniversitesi tarafından takdim edilmektedir. Bu saygın ödülün yanı sıra kazananlara 10 bin dolar ücret ödeniyor ancak bu tutar tamamen sembolik bir rakam…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Amerikan film endüstrisinin bir numaralı ödülü olan Akademi Ödülleri, ilk olarak 1929’da sahiplerini buldu. Her sene düzenli olarak dağıtılan Akademi Ödülleri’nin en iyi sinema filmi, en iyi senaryo, en iyi erkek ve kadın oyuncu, en iyi film müziği, en iyi yabancı film, en iyi animasyon, en iyi kostüm vs. kapsayan; sanatsal ve teknik konuları içeren geniş bir yelpazesi var. Her yıl mayıs ayında gerçekleşen ödül töreni dünyaca ünlü yıldızların bir araya geldiği şaşaalı bir törene dönüşüyor. Art deco tarzındaki ünlü heykelin adı “Akademi Liyakat Ödülü” olmasına rağmen çoğunlukla “Oscar” ismi ile anılıyor. Bir filmin Oscar’a aday olabilmesi için en az 40 dakika olması, Amerika’daki Los Angeles şehrinde en az bir sinema salonunda paralı gösterim gerçekleştirmesi ve en az bir hafta gişelerde durmuş olması gerekiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yine Amerika’dan ancak müzik sektöründen bir ödül! Grammy Ödülleri, 1953’ten bu yana müzik sektöründe başarı yakalamış müzisyenlere veriliyor. İlk olarak “Gramofon Ödülü” ismiyle dağıtılan bu ödülün kazananları, NARAS isimli bir akademi tarafından belirleniyor ve altın kaplama gramofon ile takdim ediliyor. 1957’den beri dağıtılan Grammy Ödülleri, 30 farklı müzik türünü kapsıyor. Bugüne kadar en çok Grammy kazanan müzisyen Macar asıllı orkestra ve opera şefi Sir Georg Solti olurken, Beyonce da en çok ödül kazanan kadın müzisyen olarak tarihe geçti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Brit Ödülleri tıpkı Grammy’deki gibi müzik sektöründe başarı yakalayan müzisyenlere veriliyor ancak bu ödül Birleşik Krallık tarafından dağıtılıyor. 1977’den bu yana her sene gerçekleştirilen ödül töreninin en fazla kazananı 16 ödülle Robbie Williams olurken, ünlü müzik grubu Coldplay 9 kez ödül alarak Brit Ödülleri’ne ismini altın harflerle yazdırmayı başaran müzisyenler oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Film sektöründe dağıtılan bir diğer önemli ödül töreni olan Emmy Ödülleri, Amerika’daki en iyi televizyon yapımlarına ve oyuncularına veriliyor. 1949’dan bu yana düzenlenen Emmy Ödülleri’nin kazananları; birbiriyle bağlantısı olan ancak birbirinden tamamen bağımsız üç farklı kuruluş tarafından seçilmekte ve takdim edilmektedir. Birleşik Devletler dışında üretilen programların da ödüllendirildiği bu organizasyonun ödülü ise elinde atom tutan kanatlı kadın heykelciği olurken, heykelcikteki kanatlar sanatın ilham perisini, atom ise bilimi temsil ediyor. Emmy Ödül heykelleri Kansas’ta bulunan El Dorado Correctional Facility isimli özel bir şirket tarafından maksimum güvenlik önlemleri alınarak hazırlanıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Açılımı “British Academy of Film and Television Arts” olan BAFTA Ödülleri, 1947’den bu yana Birleşik Krallık’ta takdim ediliyor. Sinema ve televizyon yapımlarında öne çıkan ve büyük başarı elde eden projelere verilen ödül, dokuz farklı kategoride dağıtılıyor. En iyi film, en iyi yönetmen, en iyi erkek oyuncu, en iyi kadın oyuncu, en iyi yardımcı erkek oyuncu, en iyi yardımcı kadın oyuncu, en iyi özgün senaryo, en iyi uyarlama senaryo ve en iyi video oyunu ödülleriyle öne çıkan BAFTA’nın ana ofisi Londra’da ancak İskoçya, Galler, New York, Kaliforniya’da da ofisleri bulunuyor. Ödülün heykelciği Amerikalı heykeltraş Mitzi Cunliffe tarafından tasarlanmış bir tiyatro maskesidir ve 1955’te tasarlanmıştır.