KAPLUMBAĞALAR HAKKINDA İLGİNÇ BİLGİLER

Sürüngenler sınıfının en sevimli üyelerinden olan kaplumbağalar, diğer sürüngen türler ile birlikte günümüzden 251 milyon yıl önce başlayıp 66 milyon yıl önce sona erdiği kabul edilen Mezozoik dönemin Triyas Çağı’nda ortaya çıktılar. Açlığa dayanıklı ve uzun ömürlü bu canlıların karada yaşayan türlerine ülkemizde tosbağa da denmektedir. Bir kuş gagasına benzer ağız yapısı olan ve diğer tüm canlılardan diğer özellikleriyle de farklılaşan kaplumbağalar hakkında ilginç bilgileri listeledik.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

Oldukça uzun bir yaşam süresi olan kaplumbağaların sadece bazı türleri 40 sene yaşamaktadır. Ortalama olarak 100-150 yıl aralığında yaşayabilen türleri de bulunmaktadır. Ayrıca yeşil deniz kaplumbağalarının bir beslenme dalışının uzunluğu beş dakika veya daha kısa olmasına rağmen beş saat süreyle su altında kalabilirler. Kalp atış hızı oksijen tasarrufu için yavaşlar; iki kalp atışı arasında dokuz dakika süre olabilir.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

Kaplumbağaların cinsiyetini belirleyen sıcaklıktır. Yumurtanın erkek mi dişi mi olacağı ısıya bağlıdır ve daha düşük sıcaklıklarda erkek, yüksek sıcaklıklarda ise dişi yavru dünyaya gelir.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

Kaplumbağalar, yeryüzünde yaşayan en eski canlı türlerinden biridir. Gezegenimizdeki soyu tükenmemiş en eski hayvanlardandır.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

Kaplumbağalar türlerine ve yaşadıkları iklim kuşağına göre kış uykusuna yatarlar. Deniz kaplumbağaları ise göç ettikleri için kış uykusuna yatmaz. Güneş alan kurak topraklarda kendine bir delik kazan kimi kaplumbağa türleri kış mevsimini bu şekilde geçirirken kimi evcil türler kış uykusuna yatmaktadır.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

Kaplumbağalar dişleri olmamasına rağmen çok sert cisimleri parçalayabilir. Bunun sebebi ise damaklarında çok sert yapıda bir kıkırdak bulunmasıdır. Bu kıkırdak sayesinde denizdeki sert kabukları rahatlıkla parçalayıp beslenebilirler.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

Günümüze kadar dünyada yaklaşık olarak 250 çeşit kaplumbağa türüne rastlanmıştır. Bu tür çeşitliliğine rağmen ülkemizde yalnızca sekiz çeşidi görülmektedir. Bunların başında ünlü caretta caretta gelmektedir; yeşil deniz kaplumbağası, deri sırtlı deniz kaplumbağası, benekli kaplumbağa, çizgili kaplumbağa, kızıl yanaklı su kaplumbağası, Nil kaplumbağası ve Fırat kaplumbağası diğer türlerdir.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

Kaplumbağalar ses telleri olmamasına rağmen ses çıkarabilirler. Bunu yapabilmelerinin sebebi ise; kafalarını aniden öne doğru iterek ciğerlerinde bir hava birikimi sağlayıp bu hava birikim aracılığıyla ses çıkarmayı öğrenmiş olmalarıdır.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

Yavaşlıklarıyla ün salan kaplumbağaların bu denli yavaş olmalarının nedeni, sırtlarında taşıdıkları kabuk yüzünden değildir. Otçul olan kaplumbağalar avlanmadıkları için bir besin mücadelesine girmek zorunda kalmazlar. Bu sebeple de günlük hayatlarında çok hızlı hareket etmeleri gerekmez. Bu durum onların her an yavaş olduklarını göstermez. Kaplumbağalar gerçek bir tehlike karşısında oldukça hızlı hareket eden hayvanlardır.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir