Blog

  • Türk ve Dünya Klasiklerinden Okunması Gereken 9 Roman

    Türk ve Dünya Klasiklerinden Okunması Gereken 9 Roman

    Okunması gereken kitap önerileri sıklıkla karşılaştığımız listelerin başında gelir ve karşılaştığımız her liste okumuş olduğumuz kitapları dahi eski bir tanıdıkla karşılaşmışız gibi yeniden elimize alma, okuma isteği uyandırır. Kültür ve Yaşam’ın önerilerinin de böyle bir etki yaratacağını umarak 9 maddelik roman listemizi huzurlarınıza getiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yüzyıllık Yalnızlık – Gabriel Garcia Marquez” title_font_size=”13″]
    klasik romanlar, başyapıtlar

    Çocukluğunda yaşadıklarını edebiyat aracılığıyla anlatmak isteyen Kolombiyalı yazarın 1967 yılında kaleme aldığı Yüzyıllık Yalnızlık bir başyapıt olarak okumadan geçmemeniz gereken kitaplar arasında.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Don Kişot – Cervantes” title_font_size=”13″]
    klasik romanlar, başyapıtlar

    İspanyol yazar Cervantes’in hapishanedeyken kaleme aldığı Don Kişot, Batı edebiyatının klasikleri arasında yer alır. Bugüne dek 38 dile çevrilmiş listemizin birbirinden değerli eserleri arasında…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hamlet – Shakespeare” title_font_size=”13″]
    klasik romanlar, başyapıtlar

    Büyük İngiliz yazar William Shakespeare’in en etkileyici trajedilerinden olan Hamlet’i hem okumanızı hem de denk gelirseniz bir tiyatro sahnesinde izlemenizi tavsiye ederiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Saatleri Ayarlama Enstitüsü – Ahmet Hamdi Tanpınar” title_font_size=”13″]
    klasik romanlar, başyapıtlar, türk romanları

    Ahmet Hamdi Tanpınar’ın öldüğü yıl, yani 1962’de yayımlanan Saatleri Ayarlama Enstitüsü, içinde Osmanlıca kelimelerin de bulunduğu ama oldukça akıcı bir dile ve kurguya sahip olan, Türk edebiyatının önemli ve okunması lazım gelen eserleri arasındadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çalıkuşu – Reşat Nuri Güntekin” title_font_size=”13″]
    klasik romanlar, başyapıtlar

    1923 yılında basılan ve edebiyatımızın en çok okunan kitapları arasında yer alan Çalıkuşu’nu hala okumadıysanız listenize eklemelisiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Matmazel Noraliya’nın Koltuğu – Peyami Safa” title_font_size=”13″]
    klasik romanlar, başyapıtlar, türk romanları

    İkinci Dünya Savaşı sonrasında yayımlanan eseri Peyami Safa’nın en önemli eserlerindendir ve psikolojik – sosyal analizleriyle Türk edebiyatında mutlaka okunması gereken eserler arasındadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Araba Sevdası – Recaizade Mahmut Ekrem” title_font_size=”13″]
    klasik romanlar, başyapıtlar, türk romanları

    Listemizde yer verdiğimiz Araba Sevdası bir aşk hikâyesi temelinde Osmanlı üzerindeki Batı etkisini anlatır. Kitap ilk olarak 1898 yılında yayımlanmıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yakup Kadri Karaosmanoğlu – Yaban” title_font_size=”13″]
    klasik romanlar, başyapıtlar, türk romanları

    Yaban romanında, bir Anadolu köyünde köylülerin 1918-1921 yılları arasındaki yaşamı ve Milli Mücadele’ye yaklaşımları anlatılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sabahattin Ali – Kürk Mantolu Madonna” title_font_size=”13″]
    klasik romanlar, başyapıtlar, türk romanları

    1943 yılında yayımlanan roman şiddetle önerdiğimiz kitaplar arasında… Sabahattin Ali kitap üzerine şu sözleri kullanmıştır: ”Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir! Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahlûku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?”

  • Gönlü Yüce Ruhu Seyyah: Şems-i Tebrizi’nin 40 Kuralı I

    Gönlü Yüce Ruhu Seyyah: Şems-i Tebrizi’nin 40 Kuralı I

    Mevlana ve Şems-i Tebrizi’nin derin dostluğu ve tasavvuf üzerine düşünceleri, yazdıkları aradan geçen yıllarla eskimemiş, kültür dünyamızı etkilemeye devam etmiştir. Günümüz Türk Edebiyatı’nın güçlü yazarlarından Elif Şafak, “Aşk” isimli romanında tasavvufun derin dünyasına dokunur ve Mevlana ile Şems-i Tebrizi’yi okurlarıyla buluşturur. Şafak, romanında Sufi’lerin 40 Kuralı’na da yer verir. Bu kuralların ne kadarının Şems-i Tebrizi’nin kaleminden çıktığıyla ilgili farklı rivayetler bulunsa da kuralların her okuyanın gönlünü okşadığı tartışılmaz bir gerçektir. İşte bu listemizde, Sufi’lerin ilk 10 kuralını huzurlarınıza taşıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Yaradan’ı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet Tanrı dendi mi, öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de çoğunlukla korku ve utanç içindesin. Eğer, Tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Hak yolunda ilerlemek yürek işidir, akıl işi değil. Kılavuzun daima yüreğin olsun, omzun üstündeki kafan değil. Nefsini bilenlerden ol, silenlerden değil.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kuran dört seviyede okunabilir. İlk seviye zahiri manadır. Sonraki batınî mana. Üçüncü batıninin batınisidir. Dördüncü seviye o kadar derindir ki, tarif etmeye kelimeler kifayetsiz kalır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kâinattaki her zerrede, Allah’ın sıfatlarını bulabilirsin, çünkü O camide, mescitte, kilisede, havrada değil, her an her yerdedir. Allah’ı görüp yaşayan olmadığı gibi, O’nu görüp ölen de yoktur. Kim O’nu bulursa, sonsuza dek O’nda kalır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Aklın kimyası ile, aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir, adımlarını korka korka atar, “Aman sakın kendini” diye tembihler. Hâlbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği: “Bırak kendini, koy gitsin.” Akıl kolay kolay yıkılmaz, aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Hâlbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte vardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Şu dünyadaki çatışma, önyargı ve husumetlerin çoğu dilden kaynaklanır. Sen, sen ol, kelimelere fazla takılma. Aşk diyarında dil zaten hükmünü yitirir. Âşık dilsiz olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Şu hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece kendi sesinin yankısını duyarak, hakikati keşfedemezsin. Kendini ancak bir başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, sonunda o sana kimsenin bilmediği gizli bir patika açar. Sen şu anda göremesen de, dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var. Şükret! İstediğini elde edince şükretmek kolaydır. Sufi, dileği gerçekleşmediğinde de şükredendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=” 9#” title_font_size=”13″]

    Sabretmek öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmak demektir. Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir. Allah âşıkları sabrı gülbeşeker gibi tatlı tatlı emer, hazmeder. Ve bilirler ki, gökteki ayın hilalden dolunaya varması için zaman gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]

    Ne yöne gidersen git; doğu, batı, kuzey ya da güney. Çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün. Kendi içine yolculuk eden kişi, sonunda arzı dolaşır.

  • 9 Madde İle Çocuklara Doğayı Tanıtmanın En Eğlenceli Yolu Kampçılık

    9 Madde İle Çocuklara Doğayı Tanıtmanın En Eğlenceli Yolu Kampçılık

    Mis gibi doğanın ortasında bir çadırda uyumak, çadırınızın üzerine vuran ağaçların gölgesini seyretmek kadar huzur veren, dinlendiren çok az şey vardır. Bu güzel deneyimi çocuklarınızla beraber yaşayabilir, siz doğada huzur bulurken onların da yeni beceriler kazanmasını, doğayı tanımasını sağlayabilirsiniz. Eğlenceli bir çadır kampı serüveninin tüm yönlerini listemizde bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kamp Yeri Seçimi” title_font_size=”13″]
    çadır kampı

    Türkiye’deki kamp severler bu konuda özellikle şanslıdır çünkü güzel ülkemizde kamp yapıp doğanın tadını çıkarmak için birçok şahane mekân bulunur. Dört bir yanımızdaki denizlerin ve sahillerin tadını çıkarabileceğiniz, bir göl kenarında huzuru bulabileceğiniz ya da yemyeşil ormanlarda tertemiz havayı soluyabileceğiniz bir kamp yeri seçebilirsiniz. Kamp süresince deniz havası solumak istiyorsanız Muğla’daki Akyaka Orman Kampı, Fethiye Kabak Koyu, Bozcaada Kamp Alanları’nı; eğer dağ ve orman havası arıyorsanız Karabük’teki Yenice Ormanları, Bursa Uludağ Çobankaya Kamp Alanı’nı tercih edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hummalı Bir Hazırlık” title_font_size=”13″]
    çadır kampı, doğal hayat

    Kamp yapacağınız yeri belirledikten sonra hazırlık süreci başlar. Kamp boyunca ihtiyacınız olacak her türlü malzemeyi özenle hazır etmeniz, kampta keyfinizin kaçmaması için hayati önem taşır. Kaliteli çadır, mat ve uyku tulumları tercih edin ya da var olan malzemelerinizi kullanacaksanız, yola çıkmadan önce tüm malzemelerinizi kontrol etmeyi unutmayın. Ayrıca ilkyardım çantası ve yemek pişirmek için gerekli eşyaları da özenle planlamalı ve gözden geçirmelisiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yolculuk” title_font_size=”13″]
    bavul, bagaj, araba

    Çocuklarınızla beraber kampa gitmenin en eğlenceli kısımlarından biri ailecek yolculuk yapmaktır. Arabanızdaki yükleri ve eşyaları gerekli malzemeleri kullanarak güvenli bir şekilde yükleyip sabitledikten sonra yola çıkabilirsiniz. Eğer çok kalabalık bir aileyseniz ve çok eşyanız varsa bir karavan kiralamayı da tercih edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”El Birliği İle Kamp Alanı Kurulumu” title_font_size=”13″]
    doğa, çadır kampı, orman

    Kamp yerine vardıktan sonra, sıra çadırınızı kuracağınız yeri belirlemeye ve birkaç gün boyunca yuvanız olacak alanı hazırlamaya gelir. Tüm bu kurulumu ailecek yaparak hem çocuklarınıza yaşayacağınız yeri düzenleme zevkini tattırırsınız hem de yeni bir beceri kazanmalarını sağlarsınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Temiz Hava Bol Gıda” title_font_size=”13″]
    orman, doğa

    Kamp alanının kurulumunu tamamladıktan sonra sıra doğanın ve kampçılığın tadını çıkarmaya gelir, bol oksijenli havayı solumak sağlığınız ve çocuklarınızın bedensel gelişimi için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir. Karadeniz’in güzeller güzeli Rize Ayder Yaylası ve Artvin Kamp Alanları’nda Türkiye’nin belki de en temiz havasını solumanız mümkündür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kamp Yemekleri Ve Sohbetleri” title_font_size=”13″]
    tatil, yemek yapan çocuk

    Kampçılığın en keyifli yanlarından biri ailecek kamp yemekleri pişirmek, el birliği ile pişirdiğiniz yemeklerin tadını çıkarmaktır. Minik patatesleri etraftan topladığınız taze kekik ve biberiyelerle tatlandırabilir, ateşin üzerinde sosis ve mısır pişirerek çocuklarınızın da çok seveceği bir öğün hazırlayabilirsiniz. Hele bir de dalından dağ çileği toplarsanız dört dörtlük bir yemek yiyebilirsiniz. Yemeğinizi yerken ailecek sohbet edebilir, çocuklarınıza masallar ve hikâyeler anlatarak onların hayal gücünün gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Doğaya Saygı Duymak” title_font_size=”13″]
    kamp

    Kampta geçirdiğiniz süreyi sadece doğanın içinde olup onun nimetlerinden faydalandığınız bir zaman dilimi olarak görmek yerine doğayı keşfedeceğiniz, onun güzelliklerini yakından tanıyacağınız ve çocuklarınıza doğaya saygı duymayı, ona zarar vermeden yaşamayı öğreteceğiniz bir fırsat olarak değerlendirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hareketli Bir Yaşama Doğru İlk Adımlar” title_font_size=”13″]
    aile tatili, kamp, kampçılık

    Kampçılık, hareketli bir yaşam tarzı için oldukça güzel bir ilk adımdır. Çocuklarınız küçük yaşta kampçılıkla beraber uzun yürüyüşlere, doğada zaman geçirmeye, kısacası hareketli bir hayata alışarak yaşamları boyunca sağlıklı olmalarına yardımcı olacak bir hobi edinebilirler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Özgüvenli Çocuklar” title_font_size=”13″]
    kamp, doğa, köpek

    Kamp süresince çocuklarınıza ufak sorunlarla baş etmeyi, alet-edevat kullanmayı, çadır kurmayı öğretebilirsiniz. Arada ailecek kamp yaparak çocuklarınızın hayatta çözüm üretmeyi öğrenmek, kendi kendine yetmek ve özgüveni yüksek bir birey olmak adına güzel bir adım atmasını sağlarsınız.

  • LİMONATA HAKKINDA HER ŞEY

    LİMONATA HAKKINDA HER ŞEY

    Yaz sıcaklarından bunaldığımızda serinlik veren ve hangi mevsim olursa olsun tüketildiğinde bağışıklık sistemini güçlendiren bu efsane içeceği gündemimize almasak olmazdı! Bugünkü formuna ulaşana kadar uzun bir yolculuğu olmuş limonatanın… Tarihi, Mısır’da 12. yüzyıl başlarında yapılan limon suyu ticaretine kadar uzanıyor. Sonraki yüzyıllarda aynı bölgede limon suyunun bal ve hurma ile karıştırılarak içildiği de günümüze ulaşan bilgiler arasında… Peki, gittiği restoranda “Ev limonatası mı?” diye soran biri aslında ne ister, hemen sorunun cevabıyla başlayalım…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • ALI AL, MORU MOR ORMAN MEYVELERİ

    ALI AL, MORU MOR ORMAN MEYVELERİ

    Konuklarımız, tek tek de muhteşem görünen ama bir pastanın üstüne yan yana dizildiklerinde insanı kendinden geçirebilecek kadar etkileyen orman meyveleri. Kendiliğinden yetişen, yetiştikleri yerler sayesinde de katkısız ve alabildiğine organik olan bu ürünler hem faydaları hem de tatları nedeniyle çok kıymetliler. İçlerinden bazılarını tanıyalım…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • Çocuklarla Hayvanların Gününüze Renk Katacak Dostluğu

    Çocuklarla Hayvanların Gününüze Renk Katacak Dostluğu

    Tüylü dostlarımızı 7’den 70’e hepimizin çok sevdiği, onlarsız bir yaşam düşünemediği inkâr edilemez bir gerçek. Çocuklarla hayvanların ilişkileriyse gerçekten apayrı… Bazen oyun arkadaşı bazen birlikte yaramazlık yapan birer sırdaş onlar… Peki aralarındaki iletişim dile gelse nasıl olurdu? Tahminlerimizi sizin için sıraladık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    sevimli dostlar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    sevimli dostlar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    sevimli dostlar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    sevimli dostlar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    sevimli dostlar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    sevimli dostlar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    sevimli dostlar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    sevimli dostlar
  • Bize Çocukluğumuzu Hatırlatan 11 Bayram Alışkanlığı

    Bize Çocukluğumuzu Hatırlatan 11 Bayram Alışkanlığı

    Bayram demek güzel günler demektir, bayram demek yediden yetmişe herkes için mutluluk demektir. Eski bayramların hayallerine daldık ve o zamanlarda bizi en mutlu eden, kalbimiz atarak bayramı beklememize sebep olan nostaljik bayram alışkanlıklarını, bayrama özel güzellikleri anmak istedik. Çocukluğumuzu hatırlatan 11 madde ile Ramazan Bayramı’na hoş geldin diyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    family

    Bayramın belki de en güzel yönü hayatın koşuşturması içinde sık sık göremediğimiz, uzakta oturan aile üyeleriyle bir araya gelmekti. Özlenen akrabalarla hasret giderilir, bayramın neşesi sevdiklerimizle paylaşılırdı. Üstelik sadece akrabalarımız ve ailemizin büyüklerini değil, konu komşuyu, eşi dostu da ziyarete gider, onlarla da bayramlaşırdık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bayramda büyüklerimizi ziyaret etmek en önemli adetlerimizden biriydi. Onların elini öper, halini hatırını sorardık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bayramda ziyaret ettiğimiz büyüklerimizin bize hediye ettiği kenarı işlemeli, oyalı mis gibi kokan mendilleri özenle saklardık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Bayram yaklaşırken yeni elbiseler alınır ya da dikilirdi. Bayramı heyecanla beklememizin bir sebebi de yepyeni kıyafetlere kavuşacak olmaktı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bayramlık elbiselerimize eşlik etmesi için en güzel ayakkabılarımızı geceden temizler, parlatır hazırlardık. Hele bir de yeni ayakkabılar alındıysa heyecanımız ikiye katlanırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Şık şekerlikler içinde sunulan şekerler, lokumlar, çikolatalar bayramın sembolüydü. Bayram dedik mi aklımıza çocukluğumuz boyunca yutkunarak beklediğimiz bu ikramların tadı gelir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Şekerler, çikolatalar tutulduktan sonra mis gibi kokan Türk kahvesi pişirilirdi. Misafirlere çıkarılan en güzel fincanlarda sunulan kahvenin kokusu bayramların vazgeçilmezleri arasında yer alırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Bayramlaşma ritüelinin bir diğer değişmezi de her gelene tutulan kolonyaydı. İster limon ister lavanta kolonyası olsun mis gibi kokusuyla içimizi ferahlatırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Tüm ailenin beraber tadını çıkardığı bayram sofralarının tadına doyum olmazdı. Anneler, günlerce tüm maharetlerini döktürür ailecek Ramazan Bayramı’nı kutladığımız sofraları lezzetli yemeklerle donatırlardı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]

    Bayram ziyafetlerinin bir başka vazgeçilmezi de bayramlık tatlılardı. Şerbetlisinden sütlüsüne en güzel tatlılar sofraları süslerdi özellikle evde açılmış baklava sofraya geldi mi gözler başka bir şey görmezdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”11#” title_font_size=”13″]
    love

    Ramazan Bayramı demek yakınlaşmak, yardımlaşmak demekti. Var olanın paylaşıldığı, sofraya kalabalık oturulan, elimizdekinin fazlasını çevremize dağıttığımız günlerdi bu bayram günleri…

  • Türkiye’nin 7 Bölgesinden 9 Baraj

    Türkiye’nin 7 Bölgesinden 9 Baraj

    Doğal zenginlikleri bol olan Türkiye’de elektrik ya da su sağlamak için kullanılan birçok barajımız bulunur. Ülke tarihinin farklı dilimlerinde inşa edilmiş ve 7 coğrafi bölgemize dağılmış 9 barajı listemizde bir araya getiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İstanbul’daki Riva deresi üzerine içme suyu temini amacıyla kurulan barajın yapımı 1973 senesinde tamamlanmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Ege Bölgesi’nin güzel ilçesi Bergama yakınındaki baraj, adını üzerinde bulunduğu Kestel Çayı’ndan alır ve bölgenin sulanması için kaynak sağlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Adını Elazığ’ın Keban ilçesinden alan baraj, ülkenin en büyük havzaya sahip nehri Fırat’ın üzerinde bulunur ve elektrik temini sağlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Fırat Nehri üzerinde bulunan bir diğer baraj ise son bölümü 2001 yılında tamamlanan Birecik’tir. Birecik Barajı hem elektrik hem de su sağlıyor ve Gaziantep ile Şanlıurfa arasında bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    GAP kapsamında Fırat Nehri üzerine yapılan Atatürk Barajı’nın Türkiye için önemi bazı banknotların arka tarafında resminin bulunmasından bile anlaşılabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ankara’ya bağlı Sarıyar Barajı, Sakarya Nehri üzerinde yer alır. Yapımı 1956 gibi erken bir tarihte tamamlanan baraj hidroelektrik temin eder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Toros Dağları’ndan doğan Manavgat Nehri üzerinde yer alan Oymapınar Barajı, elektrik üretimi sağlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Türkiye’nin en yüksek, dünyanın ise 6. en yüksek barajı olan Deriner Barajı, Artvin’de Çoruh Nehri’nin üzerindedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Adana’nın 15 km yukarısındaki Seyhan Barajı adını aldığı Seyhan Nehri üzerinde bulunur ve hem sulama hem de elektrik üretimi için kullanılır.

  • 10 Madde İle Çeyiz Sandıklarının Vazgeçilmezi Kanaviçe

    10 Madde İle Çeyiz Sandıklarının Vazgeçilmezi Kanaviçe

    Ekranlarımızı şenlendiren Türk dizileri bizi farklı hikâyelerle tanıştırdığı gibi farklı mekânlara, farklı şehirlere de taşıyor. Türkiye’nin dört bir köşesinde çekilen diziler Anadolu’nun şehirlerini, kasabalarını, güzel doğasını yakından tanımamızı sağlıyor. Televizyon tarihinin farklı dönemlerinde bizi Anadolu’da gezintiye çıkaran 10 diziyi listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    el işi

    Kanaviçe yapmak için gerekli malzemeler öncelikle örnek bir model, modele uygun renklerde iplikler, kumaş ve iğneden oluşuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    el işi

    Kanaviçede genellikle çok canlı renkler kullanılır ve kanaviçe iplikleri diğerlerinden farklı özel bir üretimdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    el işi

    Kanaviçe için genellikle delikli bir kumaş olan etamin kullanılır ama üstüne kasnak gereceğiniz düz bir kumaşa da kanaviçe yapabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    el işi

    Daha kolay işlemek için isterseniz etamini de kasnağa gerebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    el işi

    Desen, kumaş üzerine çarpı atarak nakşedilir ve bu nedenle kanaviçenin diğer adı “çarpı işi”dir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    el işi

    Sonradan hayal kırıklığı yaşamamak için renklerin uyumuna dikkat etmelisiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    el işi

    Ne kadar büyük ve karışık bir desen seçerseniz kanaviçeyi bitirme süreniz de o kadar uzar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    el işi

    El emeği eserinizi daha sonra çerçeveletip bir tabloya dönüştürebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    el işi

    Eskiden daha çok yastıklara, örtülere, minderlere işlenen kanaviçe bugün el emeği göz nuru bir hediye alternatifi olabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
    el işi

    Özellikle yöresel kıyafetlerde tercih edilen kanaviçeyi oryantal bir hava katmak istediğiniz bütün giysilerinize uygulayabilirsiniz.

  • DOĞA DOSTU EKOLOJİK EVLER

    Modern dünyada hızla artan çevresel sorunlar, bireyleri ve toplulukları daha sürdürülebilir yaşam çözümleri aramaya yönlendiriyor. Ekolojik evler, bu arayışın somut bir yansıması olarak, doğayla uyumlu bir yaşamın kapılarını aralıyor. Doğal kaynakları en verimli şekilde kullanmak, karbon ayak izini azaltmak ve çevreye minimum zarar vermek amacıyla tasarlanan bu sürdürülebilir yapılar giderek daha sık karşımıza çıkıyor. Enerji tasarrufu, doğal malzeme kullanımı ve düşük karbon salınımı gibi özellikleriyle ekolojik evler hem çevreye duyarlı yaşam alanları hem de ekonomik ve sağlıklı bir yaşam biçimi sunuyor. Yazımızda, başlıca ekolojik ev tiplerini ve özelliklerini okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karbon Negatif Ev” title_font_size=”13″]

    Karbon negatif ev, çevreye zarar vermeyen hatta çevreye olumlu katkı sağlayan sürdürülebilir bir yaşam alanıdır. Bu tür yapılar, atmosfere yaydıkları sera gazlarından daha fazlasını ortadan kaldıracak şekilde tasarlanır. Enerji üretimi, yapı malzemesi ve günlük enerji tüketimi gibi alanlarda çevresel etkileri minimuma indirmek için tasarlanmıştır. Bu evler enerji ihtiyacını karşılamak için güneş panelleri, rüzgâr türbinleri veya jeotermal enerji gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanır. Üretilen enerji ihtiyacın üzerine çıktığında fazlası şebekeye aktarılır, bu da karbon negatif statüsüne katkı sağlar. Yüksek yalıtım, ısı kaybını ve enerji tüketimini azaltırken; pasif tasarım unsurları (güneş ışığından maksimum fayda sağlama, doğal havalandırma gibi yöntemler) enerji ihtiyacını minimumda tutar. Bazı karbon negatif evler, havadaki karbonu yakalayan teknolojiler ya da bitkisel sistemlerle donatılır. Örneğin; yeşil çatı sistemleri ve karbon emici yapılar bu amaçla kullanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Pasif Ev” title_font_size=”13″]

    Pasif ev, yüksek verimli enerji tasarrufu sağlayan bir yapı tasarımıdır. Son derece iyi yalıtım, hava sızdırmazlığı, enerji geri kazanım sistemleri ve doğal ısıtma-soğutma yöntemleri kullanarak minimum düzeyde enerji tüketir. Temel amaç, dış ortamdan gelen ısıtma ve soğutma ihtiyacını en aza indirerek enerji kullanımını önemli ölçüde azaltmaktır. İlk olarak 1990 yılında Almanya’da geliştirilen bu konsept, sürdürülebilir ve çevre dostu yapıların öncüsü olmuştur. Ancak pasif evler hâlâ dışarıdan enerji (elektrik, gaz, vb.) alabilir; bu nedenle genellikle karbon negatif değil, düşük karbon ayak izine sahip yapılar olarak değerlendirilir. Geleneksel binalara kıyasla %75-90 oranında daha az enerji tüketen pasif evlerde ısıtma ve soğutma için gereken enerji, çoğu zaman yalnızca bir saç kurutma makinesinin harcadığı kadar düşüktür. İç mekân sıcaklığı yıl boyunca sabit kalır; kışın soğuk hava, yazın ise sıcak hava içeriye nüfuz etmez.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Earthship Evleri ” title_font_size=”13″]

    Earthship evleri, atık malzemeler ve doğal kaynaklar kullanılarak inşa edilen sürdürülebilir yapılardır. Lastik, cam şişe, teneke kutu gibi geri dönüştürülmüş malzemelerle yapılır; yağmur suyu toplama, güneş enerjisi ve doğal ısı yalıtımı gibi çevre dostu sistemler içerir. Bu konsept, ilk olarak 1970’lerde mimar Michael Reynolds tarafından Taos’ta (ABD) geliştirilmiştir. Earthship evlerinin amacı, doğal çevreyi korurken konforlu bir yaşam alanı sunmaktır. Örneğin; toprakla doldurulmuş lastikler duvarların temelini oluşturur, bu da doğal yalıtım ve ısı depolama sağlar. Tasarımı, güneş ışığından maksimum düzeyde faydalanacak şekilde yapılır. Enerji ihtiyacı, güneş panelleri ve rüzgâr türbinleri gibi yenilenebilir kaynaklarla karşılanır. Aküler, bu enerjiyi depolayarak gece ve bulutlu günlerde kullanım imkânı sunar. Ayrıca, toprağın termal kütlesi kullanılarak evin içindeki sıcaklık yıl boyunca sabit tutulur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Saman Balya Evleri ” title_font_size=”13″]

    Saman balya evlerin ana yapı malzemesi, sıkıştırılmış saman balyalarıdır. Kolay erişilebilir, yenilenebilir ve doğa dostu bir malzeme olan saman, çevreye zarar vermeden konforlu yaşam alanları oluşturma imkânı sunar. Doğru şekilde inşa edildiğinde oldukça dayanıklıdır. Yüksek yoğunluğu sayesinde hava geçirmez bir yapıya sahiptir; bu da yangın riskini azaltır. Saman balyalarının üzeri kireç ya da toprak gibi koruyucu sıvalarla kaplandığında dış etkilere karşı dayanıklılığı artar. İnşaat sırasında düşük enerji tüketildiği için karbon ayak izi önemli ölçüde azalır. Ayrıca saman, doğadaki karbonu emdiğinden karbon nötr bir malzeme olarak kabul edilir. Bu evlerin inşaat maliyetleri genellikle diğer ev türlerine göre daha düşüktür. Kimyasal madde içermediğinden alerji riskini azaltır. Duvarların “nefes alabilir” yapısı, nem dengesini korur ve küf oluşumunu engeller. Mimari açıdan esnektir hem modern hem de geleneksel tarzlarda tasarlanabilir. Ancak saman balyaları nemli ortamlarda zarar görebileceğinden yapının iyi yalıtılması ve suya karşı korunması gerekir. Ekolojik evlerde saman balyası ilk kez 19. yüzyılın sonlarında, ABD’nin Nebraska eyaletinde kullanılmaya başlanmıştır. Bölgedeki ağaç kıtlığı nedeniyle saman balyaları yapı malzemesi olarak tercih edilmiştir. Günümüzde çevre dostu inşaat tekniklerine artan ilgiyle birlikte bu evler yeniden popüler hâle gelmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kubbe Evler ” title_font_size=”13″]

    Kubbe evler, yuvarlak ve kubbe şeklindeki tasarımlarıyla estetik, işlevsel ve çevre dostu bir mimari konsept sunar. Geleneksel yapı anlayışından farklı olarak hem modern hem de sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmayı hedefler. Kubbe formu sayesinde bu yapılar; enerji verimliliği, dayanıklılık ve düşük çevresel etki gibi birçok avantaj sağlar. Rüzgâr ve diğer doğal kuvvetlere karşı dirençli oldukları için fırtına, kasırga ve deprem gibi afetlere karşı dayanıklıdır. Hava akımını etkili şekilde yönlendirerek iç mekânın ısıtılması ve soğutulmasını kolaylaştırır. Aynı zamanda kubbe yapısı basınca karşı oldukça dayanıklıdır. İnşaatta genellikle beton, toprak, kerpiç, fiber kompozitler veya ahşap gibi malzemeler kullanılır. Kerpiç, çamur veya geri dönüştürülmüş malzemelerle de inşa edilebilir. Kubbe tasarımı, ışığın iç mekânda eşit dağılmasını sağlar. Genellikle tepeye yerleştirilen pencereler sayesinde doğal ışık kullanımı artar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kerpiç Evler” title_font_size=”13″]

    Kerpiç evler; binlerce yıldır kullanılan, doğayla uyumlu, ekonomik ve çevre dostu yapılardır. Sürdürülebilir mimarinin en eski örneklerinden biri olan bu yapılar, günümüzde hem kırsal alanlarda hem de modern yaşam projelerinde popülerdir. Kerpiç; kil, su, saman ve lif gibi doğal malzemelerin karışımından elde edilir. Hazırlanan karışım kalıplara dökülür ve güneşte kurutularak sağlam yapı bloklarına dönüştürülür. Doğal bir yalıtkan olan kerpiç, sıcak bölgelerde serinlik, soğuk bölgelerde ise sıcak tutar. Duvarlar gündüz ısıyı emip gece yayarak doğal bir termal denge oluşturur. İnşaatta genellikle yerel toprak kullanıldığı için ulaşım kaynaklı karbon emisyonları da azalır. Kerpiç evler doğal hava geçirgenliğine sahiptir; bu da iç mekânda nemin dengelenmesine ve küf oluşumunun önlenmesine yardımcı olur. Doğru tekniklerle inşa edildiğinde kerpiç yapılar yüzyıllar boyunca dayanabilir. Özellikle düzenli bakım yapıldığında uzun ömürlü olur. Ancak suya karşı hassas olduklarından iyi bir çatı sistemine ve su yalıtımına ihtiyaç duyarlar. Yağışın yoğun olduğu bölgelerde sıva ve kaplama gibi koruyucu önlemler düzenli olarak yenilenmelidir. Mezopotamya, Mısır ve Anadolu gibi uygarlıklarda görülen kerpiç evler, MÖ 7000’lere kadar uzanan, köklü bir yapı geleneğinin ilk örnekleridir.