Blog

  • 8 Maddede Sultanahmet’teki Soğukçeşme Sokağı

    8 Maddede Sultanahmet’teki Soğukçeşme Sokağı

    Trafiğe kapalı tarihi bir sokak… Hâlâ pencerelerinde kadife perdelerin, salonlarında büyük konsol takımların bulunduğu her biri adıyla müsemma konaklar… Tarihi bir çeşme ve sarnıçlar… Yüzyıllar öncesinden haber taşıyan surlar… Bu listemizde Fatih semtindeki Soğukçeşme Sokağı’ndayız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Sokağın adını bir çeşmeden aldığını anlamak çok da zor değil… 1800’lü yıllarda III. Selim zamanında yapılmış çeşme bütünüyle yenilenmiş olarak 200 yıl önceki yerinde duruyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bu sokağın evleri karşılıklı dizilmemiş, sokağın tek tarafına sıralanmış ve sırtlarını bütünüyle Topkapı Sarayı’nın duvarlarına yaslamışlardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Evlerin kapı ve pencereleri ise Ayasofya’ya bakar. Tarihî yapının bahçesini çevreleyen duvar, sokağın karşı kıyısına düşen tek yapıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Soğukçeşme Sokağı’ndaki iki ya da üç katlı cumbalı ahşap evler sarı, yeşil, açık mavi tonlarındadır. Biri eğlence mekânı diğeri atıl vaziyette olan iki sarnıç da bu sokağın tarihsel değerini artıran diğer unsurlardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    20. yüzyılın ilk yıllarına kadar sadece bu sokakta değil Ayasofya’nın önündeki meydanda da evler bulunurmuş ama içlerinden sadece bu tarihî sokak günümüze kadar ulaşabilmiş. Bunun en büyük nedeni olarak sokağın trafiğe kapalı olması gösteriliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Sokağın ilk sakinleri Topkapı Sarayı ya da Ayasofya ile ilişkisi olan kişilermiş. Kaynaklarda, babası Şûrâ-yı Devlet üyesi olan eski Cumhurbaşkanlarımızdan Fahri Korutürk’ün de buradaki konaklardan birinde doğduğu geçiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Soğukçeşme Sokağı’nda 1990’da kapılarını açan “İstanbul Kitaplığı” var ki şehri her yönüyle okuyabileceğiniz binlerce kitabı içinde saklıyor. İstanbul tutkunu olarak bilinen Çelik Gülersoy’un kurduğu kitaplık araştırmayı, okumayı sevenler için bir hazine değerinde.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    1985-86 yıllarında baştan aşağı restore edilen ve 1986’da açılan sokak, şehrin göbeğinde estirdiği zarif ve sakin havasıyla 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında kimi Avrupalı sanatçıların resimlerine de ilham vermiş…

  • Antalya’nın Birbirinden Özel 8 Sahil İlçesi

    Antalya’nın Birbirinden Özel 8 Sahil İlçesi

    Türkiye’de turizmin kalbi bir değil birçok şehirde atıyor, şüphesiz bu şehirler içinde tarihî/doğal güzellikleri ve tabii ki turunçgilleriyle Antalya ön sıralarda geliyor. Bu güney şehrimizin dünyada ilgi gören sahil ilçelerini sizler için sıralıyoruz biz de…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Güneyi Akdeniz olan Alanya’nın elbette önce plajlarını görmelisiniz. Ama ilçenin sırtını dayadığı Toroslar’ı dere tepe dolaşmadan da dönmemelisiniz. Alanya’da UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde de olan Kale’yi, yüzyıllar önce inşa edilen Kızılkule’yi mutlaka görmeli, Selçuklu Dönemi’nden kalma yapıların izlerini sürmelisiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Köprülü Kanyon Millî Parkı Antalya’da rafting yapabileceğiniz en iyi yerlerden biridir ve Manavgat’tadır. Manavgat Nehri ve Manavgat Şelalesi, Aslanlı Mağarası, Side Antik Kenti, Oluk Köprü de bu tatil yerine yolunuz düştüğünde görmeniz gereken yerlerin başında geliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Yapacak sayısız aktivite bulabileceğiniz bir sahil ilçesidir Kemer… Tekne turlarıyla keşfedebileceğiniz koylar, profesyonel dalgıçlar için Paris 2 Batığı, doğa yürüyüşü severler için Likya Yolu’nun da önemli parkurlarından olan Göynük Kanyonu, yamaç paraşütü ya da dağ bisikleti ile yol alabileceğiniz Tahtalı Dağı Kemer’de görüp görebileceklerinizden sadece birkaçı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kumluca deyince akla ilk önce geçmişi Helenistik Dönem’e uzanan Olimpos gelir. Yine verdiği eşsiz fotoğrafla Taşlık Burnu’ndaki Gelidonya Feneri, bungalov otelleriyle ünlü Adrasan Koyu Kumluca’nın en çok turist çeken yerleri durumunda…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde içinde en çok antik kent bulunan şehrin Antalya olduğunu biliyor muydunuz? Demre de doğal güzelliklerin yanı sıra içindeki antik kentlerle adından söz ettiriyor. “Noel Baba Kilisesi” ile dünyada ün yapan ilçede, Likya Dönemi’nden kalma kaya mezarların bulunduğu Myra Antik Kenti’ni, Andreake ve Simena antik kentlerini görmenizi tavsiye ederiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Turunçgiller ve narenciyenin üretim merkezi Finike’nin kokusunu buradan alabiliyoruz. Tarihî ve kültürel açıdan da çok zengin olan bu yerleşime gittiğinizde mutlaka limanında gezinmenizi, bir gezi teknesiyle Andrea Doria Koyu’na gitmenizi de öneriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Antalya’da görebileceğiniz antik kentler sadece karayla sınırlı değil, ülkemizin tek batık kenti de Kekova’da yani Kaş’ta bulunuyor, buraya Kaş’tan kalkan teknelerle gidebilirsiniz. Muhteşem kıyılarıyla güneyin en popüler bölgelerinden biri Kaş… Bir kanyonun ağzında dünyanın en güzel plajlarından olan Kaputaş Plajı ise ilçenin doğal güzelliklerindeki zirve noktası olabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Konyaaltı bir ilçe değilse de Antalya’nın aynı isimli ve en ünlü plajına sahiplik yapan bir semtidir. Listemizde sıraladığımız bütün yerleşimler denizin, güneşin, kumun tadını doyasıya çıkarabileceğiniz yerlerdi, Konyaaltı da uzayıp giden sahiliyle bu listede olmayı fazlasıyla hak eden bir semt…

  • HAYATI KOLAYLAŞTIRIN: GÜNLÜK SORUNLARA PRATİK ÇÖZÜMLER

    Hayat bazen küçük ama uğraştırıcı detaylarla dolu. Terleyen koltuk altları, sararan tırnaklar, inatçı yağ lekeleri… Ama merak etmeyin! Günlük hayatın önemsiz gibi görünen sorunlarını kolayca çözmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı. Yazımızda, pratik ipuçlarıyla dolu çözümleri sizin için derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Gün Boyu Daha Az Terlemek İçin” title_font_size=”13″]

    Deodorantı sabah mı kullanıyorsunuz? Durun! Araştırmalar gösteriyor ki deodorantı gece kullanmak çok daha etkili. Çünkü antiperspirant etkili deodorantlarda bulunan alüminyum tuzları, gece ter bezleri daha az aktifken daha iyi emiliyor ve terlemeyi geçici olarak tıkıyor. Böylece sabah tazelemeye gerek kalmadan gün boyu hem güzel kokar hem de daha az terlersiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Cildinize Bulaşan Saç Boyasından Kurtulmak İçin” title_font_size=”13″]

    Cildinize yanlışlıkla boya mı bulaştı? Süt imdadınıza yetişir! Hafif yağ ve protein içeriği sayesinde süt, boya lekelerini yumuşatır. Pamukla nazikçe silip hassas cildinizi nemlendirmeniz yeterli olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ruh Sağlığınız İçin” title_font_size=”13″]

    Moraliniz mi bozuk? Açık havada yürüyün! Hareket etmek ve temiz hava almak hem mutluluk hormonlarını artırır hem de olumsuz düşüncelerden uzaklaşmanızı sağlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Uyku Kalitesini Desteklemek İçin” title_font_size=”13″]

    Uykunuz mu kaçıyor? Vişne tüketin. Melatonin açısından zengin olan vişne, uyku düzeninizi destekler ve geceleri daha rahat dinlenmenize yardımcı olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sararan Tırnaklarınızı Beyazlatmak İçin” title_font_size=”13″]

    Ojeden kalan sararmalar can sıkıcı olabilir ama çözümü basit: Ojeyi çıkardıktan sonra 1-2 gün tırnağınıza oje sürmeyin. Bu sırada tırnaklarınızı limon suyu ve karbonat karışımıyla ovabilir, elma sirkesinde 10 dakika bekletebilir ya da beyazlatıcı diş macunu ile nazikçe temizleyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kötü Kokuyu Önlemek İçin” title_font_size=”13″]

    Çöp kutusunun kötü kokusu evin havasını bozuyor mu? İşte karbonat veya kabartma tozlu mucizevi çözüm! Küçük bir tül keseye karbonat veya kabartma tozunu koyun ve kutunun dibine yerleştirin. Hem toz dağılmaz hem de uzun süre etkili olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bitkilerinizin Sağlığı İçin” title_font_size=”13″]

    Yumurtayı haşladıktan sonra suyunu döküyor musunuz? Durun! Kabuklardan geçen kalsiyum, bitkileriniz için süper bir besin takviyesidir. Yumurta suyunu atmak yerine soğuttuktan sonra saksınıza dökün ve bitkilerinizin daha sağlıklı büyümesini izleyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yağ Lekesini Çıkarmak İçin” title_font_size=”13″]

    Kıyafetinize yağ mı sıçradı? Panik yok! Lekeli bölgeye un veya nişasta serpin, 15-20 dakika bekletin, ardından bulaşık deterjanıyla nazikçe silin. Yağ kumaştan kolayca çıkacaktır.

  • 9 Madde İle Kolonya ve İlginç Tarihi

    9 Madde İle Kolonya ve İlginç Tarihi

    Güzel kokusu ve ferahlatıcı etkisiyle gündelik hayatımızın değişmeyen bir parçası olan kolonyanın uzun bir tarihi ve şaşırtacak kadar çok çeşidi bulunuyor. Yüzyıllardır kişisel bakımdan tıbba birçok amaçla kullanılan kolonyayı 9 maddede listemize taşıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İlk olarak Avrupa’da daha sonra ise tüm dünyada en çok kullanılan bakım malzemelerinden biri haline gelen kolonyanın uzun geçmişi 1600’lü yılların Almanya’sına dek uzanıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kolonya, ismini ilk kez üretildiği Köln şehrinden alır ve İngilizce’de “Eau de Cologne”, Almanca’da “Kölnisch Wasser” yani “Köln Suyu” olarak anılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kolonyanın içeriği esanslar, alkol ve sudan ibaret. Fenalaşana, başı ağrıyana kolonya verilmesinin nedeni ise içindeki uçucu alkol sayesinde ferahlatıcı bir etkisi bulunması.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Zaten kolonya ilk başta tıbbi amaçla kullanılmış. Genellikle antiseptik olarak ve sindirim sorunlarını gidermek için kullanılan kolonyanın vebaya iyi geleceğine bile inananlar varmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Avrupa burjuvazisinin kullandığı ağır ve pahalı parfümlerin aksine kolonya doğallığı ve saflığı temsil ediyormuş. Böylece kolonya zamanla halk içinde daha da yaygınlaşmış ve Avrupa’da her evde kolonya kullanılır olmuş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Üretilen ilk kolonyanın içinde biberiye, limon, portakal çiçeği ve bergamot gibi esanslar varken günümüzde birçok kolonya çeşidine rastlamak mümkün.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Yasemin, yeşil çay, mandalina, incir, tütün, ceviz yaprağı, menekşe, zambak çiçeği, zeytin çiçeği, çam, leylak çiçeği gibi kolonyalar bu çeşitlerin sadece bir kısmı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde kolonya üretimini ise 1882 yılında Ahmet Faruki başlatmış. Zamanla kolonya kişisel bakımın yanı sıra konuk ağırlama ritüelinin de değişmez bir parçası olmuş ve eve gelen misafirlere kolonya ikram etmek adetlerimiz arasına girmiş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizin meşhur kolonya çeşitleri arasında Düzce’nin tütün, Rize’nin çay, Antalya’nın turunç çiçeği kolonyası, Trabzon’un fındık kolonyası, Edremit ve Ayvalık’ın zeytin çiçeği ve Gaziantep’in biber ve fıstık kolonyaları sayılabilir.

  • WWW HAYATIMIZA NELER KATTI?

    WWW HAYATIMIZA NELER KATTI?

    WWW, yani World Wide Web. Türkçesi, Dünya Çapında Ağ. Kısacası, web… Biraz daha açarsak, artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası hâline gelmiş bilgi paylaşım sistemi. Her yıl 1 Ağustos günü, “WWW Günü” olarak kutlanıyor. İnsanlığın neredeyse bağımlısı olduğu bu sistem 2025’le birlikte tam 36 yaşına girdi. Evet bundan 36 yıl önce, 1989 yılında İngiliz mühendis Tim Berners-Lee, CERN laboratuvarlarında HTML işaretleme dilini geliştirerek “www” şeklinde tanımlanan sistemi tasarlamıştı. Ardından 1991 yılında “www” ile başlayan ilk web sitesi hayatımıza girdi. 1993’de web tarayıcısı “Mosaic” piyasaya sürüldü. Ve ondan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı… İşin aşırı ciddi boyutu bir tarafa biz, “WWW” hayatımıza ne gibi sevimlilikler kattı kısaca sıralayalım istedik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
  • HUZUR ARAYAN GEZGİNLERİN ADRESİ SRİ LANKA

    Hint Okyanusu’nun incisi Sri Lanka, doğal güzellikleri, köklü tarihi ve huzur veren atmosferiyle görülmeye değer bir ada ülkesi. Altın kumlu plajları, yemyeşil çay tarlaları ve antik tapınakları ile her köşesinde başka bir güzellik saklı. Yazımızda UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki tarihî şehirlerinden tropikal adanın dört bir yanına yayılmış etkileyici mekânlarına kadar Sri Lanka’nın sunduğu tüm güzellikleri keşfedebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sigiriya Kalesi” title_font_size=”13″]

    UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve Sri Lanka’nın en ikonik yerlerinden biri olan Sigiriya Kalesi, “Aslan Kayası” anlamına geliyor. Buraya çıkan yolun girişinde bulunan dev bir aslan heykelinden günümüze sadece devasa pençeleri kalmış olsa da ve bir zamanlar burayı ziyaret edenlerin aslan heykelinin içinden geçerek zirveye ulaştığı biliniyor. Yaklaşık 200 metre yüksekliğindeki bir kaya üzerine kurulu olan kale, bölgeyi tamamen kontrol eden stratejik bir noktada yer alıyor. Sigiriya’da 5. yüzyılda inşa edilen gelişmiş su mühendisliği sistemleri bulunuyor ve buradaki havuzlar, fıskiyeler ve sulama kanalları hâlâ çalışır durumda olarak günümüzde de işlevini yerine getiriyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Polonnaruwa Antik Kenti ” title_font_size=”13″]

    UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Sri Lanka’nın eski başkentlerinden olan Polonnaruwa, bugün hâlâ ayakta kalan etkileyici tapınaklar, Budist heykeller ve özgün mimarisi ile ünlü antik bir kenttir. Granit kayaya oyulmuş dev Buddha heykelleri, Polonnaruwa’nın en ünlü yapıları arasında yer alıyor. Bir zamanlar yedi katlı olduğu düşünülen etkileyici bir yapı olan Kral Parakramabahu Sarayı’ndan günümüze sadece sağlam temelleri ve bazı duvar kalıntıları ulaşmış olsa da dönemin mimari ihtişamını gözler önüne sermeye yetiyor. 13. yüzyıldan sonra terk edilen ve ormanlarla kaplanan bu antik kent, 19. yüzyılda İngiliz kaşifler tarafından bulunarak gün yüzüne çıkarılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yala Ulusal Parkı” title_font_size=”13″]

    Sri Lanka’nın güneydoğusunda yer alan ve ülkenin en ünlü vahşi yaşam parklarından biri olan Yala Ulusal Parkı, dünyanın en yüksek leopar nüfusuna sahip bölgelerinden biri. Aynı zamanda fil sürüleri, timsahlar, çeşitli maymun türleri, egzotik kuş türleri ve zengin bitki örtüsüyle tam bir vahşi yaşam cenneti olan ulusal park; tropikal ormanları, uçsuz bucaksız çayırları, berrak suları ile ünlü gölleri ve Hint Okyanusu kıyısına kadar uzanan geniş düzlükleri ile doğa tutkunlarının safari turları düzenlediği yerlerin başında geliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Peradeniya Kraliyet Botanik Bahçeleri” title_font_size=”13″]

    Peradeniya Kraliyet Botanik Bahçeleri, ülkenin en büyük ve en ünlü botanik bahçelerinden biridir. Bu muazzam bahçe, Sri Lanka’nın botanik zenginliklerini keşfetmek isteyen yerli ve yabancı turistler için önemli bir yer hâline gelmiştir. Çok geniş bir bitki çeşitliliğine sahiptir ve bu nedenle hem bilimsel araştırmalar hem de doğaseverler için özel bir alan olarak kabul edilir. Peradeniya, özellikle tropikal bitkiler, orman bitkileri, çiçekli bitkiler ve egzotik ağaçlar gibi pek çok farklı bitki türünü barındırır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Nuwara Eliya ve Çay Plantasyonları ” title_font_size=”13″]

    Nuwara Eliya, Sri Lanka’nın ortasında yer alan ve “Sri Lanka’nın İngiliz Bahçesi” olarak bilinen, ülkenin en yüksek ve en serin yerleşim yerlerinden biridir. Bu dağ kasabası, doğal güzellikleri, soğuk iklimi ve tarihî İngiliz yapıları ile dikkat çekiyor. Ülkenin çay üretiminin merkezlerinden biri olan bu bölgede, ziyaretçilere çay yapımının her aşamasını anlatan rehberli turlar düzenleniyor. Kasabanın merkezine yakın bir konumdaki Victoria Parkı, yürüyüş ve kuş gözlemi yapmak ve doğanın tadını çıkarmak isteyenlerin uğrak adreslerinden oluyor. Sandallarla turların düzenlendiği Gregory Gölü’ndeki İngiliz koloni döneminden kalma nostaljik birçok estetik yapı bu yolculuğa eşlik ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Arugam Bay” title_font_size=”13″]

    Arugam Bay, Sri Lanka’nın doğu kıyısında yer alan, sörf tutkunlarının gözdesi olan bir tatil beldesidir. Altın renkli kumsalları, turkuaz denizi ve çevresindeki yemyeşil palmiyeleri ile dikkat çeken Arugam Bay’in bir diğer özelliği ise etkileyici gün batımı oluyor. Sörf dersleri veren yerel okullar sayesinde her sene binlerce ziyaretçi ağırlayan Arugam Bay’e yakın olan Pottuvil Lagünü’nde timsahlar, kuşlar ve diğer vahşi yaşamı gözlemlemek mümkün.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Anuradhapura Antik Kenti ” title_font_size=”13″]

    Anuradhapura, Sri Lanka’nın kuzey merkezine yakın bir antik şehir olup, ülkenin en önemli tarihî ve kültürel bölgelerinden biridir. Budizm’in Sri Lanka’daki ilk önemli merkezi olarak kabul edilir ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alır. Sri Maha Bodhi Ağacı, Anuradhapura’da bulunan ve Budizm’in önemli sembollerinden biri olan, dünyanın en eski ağaçlarından biridir. Bu ağaç, Siddhartha Gautama’nın (Buddha) aydınlanmayı bulduğu ağaçtan alınan bir dal ile dikilmiştir ve Sri Lanka’daki Budistlerin hac yerlerindendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Jetavaranamaya Stupa” title_font_size=”13″]

    Jetavaranamaya Stupa, Anuradhapura’da yer alan ve Budizm açısından büyük öneme sahip olan devasa bir yapıdır. Jetavaranamaya Stupa, Buddha’nın kalıntıları ve bazı kutsal emanetlerin saklandığı bir yer olarak kabul edilir. Dünyanın en büyük tuğla yapılarından biri olan bu yapı, antik Sri Lanka’nın mühendislik ve mimari başarısını simgeler. 70 metreye kadar yükselen bu devasa yapı sadece Sri Lanka’nın değil, dünyanın da en büyük antik tuğla yapılarından birdir. Zaman içinde pek çok doğal felaketten ve savaşlardan etkilenmiş olsa da bölgedeki arkeologlar ve restorasyon ekipleri tarafından yapının orijinal hâli mümkün olduğunca korunmuş ve günümüze ulaşmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kolombo” title_font_size=”13″]

    Kolombo, Sri Lanka’nın en büyük şehri ve başkentidir. Ülkenin batı kıyısında, Hint Okyanusu’na kıyısı olan bu hareketli şehir, modern yaşam ile sömürge döneminden kalma mimariyi ve kültürel çeşitliliği harmanlayan bir yapıya sahiptir. Yüzyıllar boyunca Portekiz, Hollanda ve İngilizler tarafından yönetildiği için, mimarisinde ve kültürel dokusunda bu etkileri görmek mümkündür. Şehirde lüks alışveriş merkezlerinden sokak pazarlarına, gökdelenlerden tarihî tapınaklara kadar geniş bir çeşitlilik vardır.

  • Kelebekler Hakkında Bilmediklerimiz

    Kelebekler Hakkında Bilmediklerimiz

    Rengi, deseni, insana verdiği özgürlük ve heyecan hissiyle mucizevi bir canlı kelebek… Yumurta evresinden larvaya geçişi; uykuya daldığı pupa evresinden sonra kelebeğe dönüşmesi başlı başına hayret uyandıran bir döngü… Onlar hakkında bilmediğimiz çok şey var ama şimdilik 8 tanesi listemizde!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tırtılların sadece dut ağacı yaprağı yiyerek beslendiğini; üç çift göze, iki ile beş çift arasında değişen karın bacaklarına sahip olduğunu biliyor muydunuz?” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tırtılın kendini hapsettiği pupanın rengi yeşil ve kahverengi tonlarıyla çevresine uyum sağlar. İki haftalık pupa süresinin son günlerinde ise kabuk şeffaflaşır.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”‘Kelebeklerin bir günlük ömrü var’ savı doğru değildir. Birkaç günden birkaç ay hatta birkaç yıla kadar yaşayabilen kelebek türleri bulunur.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Morötesi ışığı görebilen kelebekler, kanatlarında var olan ve bizim göremediğimiz UV desenleri de görebilir, böylece türlerini ayırt edebilirler.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dişi ve erkek kelebekler birbirinden farklı kokulara sahiptir. Dişi olanlar ya kokusuzdur ya da kötü kokarlar ki bu halleriyle kuşlara av olmaktan kurtulurlar.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kelebeklerin bilinen tam 150.000’den fazla türü bulunmaktadır. Türkiye’de ise 380 kelebek türünün yaşadığı, bunların bir kısmının endemik olduğu biliniyor.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bir kelebeğin ağzı yoktur. Hortuma benzeyen iki uzvu vardır ve onlarla beslenirler. Tat alma duyusu ayaklarında olan kelebeklerin besin maddesi ise nektardır.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kelebekler arasında kral kelebekleri gibi 5.000 kilometrelik göç yolculuğu yapanlar olduğu gibi hiç uzaklara gitmeyen türler de bulunuyor.” title_font_size=”13″]
  • BEREKETLİ TOPRAKLARIN BEREKETLİ MEYVESİ ÜZÜM

    BEREKETLİ TOPRAKLARIN BEREKETLİ MEYVESİ ÜZÜM

    Anadolu ve Kafkasya’yı içine alan bölge üzümün anavatanı kabul edilir. Ve Anadolu’da medeniyetin başladığı tarihler bağcılığın da başlangıcı sayılır. Anadolu uygarlıklarının üzüme verdiği değeri günümüze kadar ulaşan yapıların mimarisinde görmek bile mümkündür. MÖ 5000’lere kadar uzanan geçmişiyle uzun süredir insana eşlik eden bu meyve şimdi de Kültür ve Yaşam’ın konuğu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    “Asma” ismiyle bilinen ağacından salkım salkım sarkan üzümler hem göze hem damağa hitap eder. En çok aşina olunan ve sofralarda en çok tüketilen çeşidi ise yeşil üzümdür. Çeşidi diyoruz çünkü üzümün dünyada 15.000’in üzerinde, Anadolu’da ise 1.200 kadar çeşidi olduğu biliniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kırmızı üzümden siyah üzüme, pembeden mora farklı renkleri bulunan üzüm ülkemizde Trakya, Ege, İç Anadolu ve Güneydoğu bölgelerimizde bolca yetişir. Zaten Türkiye, tüm dünyada İtalya, Çin, ABD, Fransa ve İspanya’dan sonra 6. sırada gelen büyük üzüm üreticisidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Üzümün anti-aging, kan yapıcı ve kanserden koruyucu etkileri üzerine çok sayıda araştırma sonucu ortaya konmuştur. Bu konuda öne çıkan üzüm çeşitleri, kabuklarında gelişen “reveratol” isimli antioksidan madde nedeniyle siyah üzüm ve kırmızı üzümdür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Bu bereketli meyvenin tazesi kadar kurusu da yarayışlıdır. Kuru üzüm çiğ olarak yenebildiği gibi geleneksel mutfağımızın üyelerinden hoşaf yapımı için de harika bir alternatiftir. Ve çekirdeksiz kuru üzüm üretiminde de ülkemiz ABD ile birlikte başı çekmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Yaz meyvesi olan üzümün kışa saklanması için uygulanan en iyi yöntemlerinden biri pestil hâline getirmektir. Kayısıdan, duttan, incirden yapılabildiği gibi üzümden de yapılabilen yaprak yaprak pestillerin içine kurutulmadan önce isteğe göre fındık, ceviz ya da badem de eklenebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Üzümün dönüştüğü en tatlı ve faydalı biçimlerden biri de tabii ki pekmez… Bu ürün de yazlık meyveyi dört mevsim kullanabilmenin yollarından biridir. Özellikle soğuk kış günlerinde öğünlerde yer vereceğiniz pekmez sayesinde enerji ihtiyacınızı kolayca sağlayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Üzümü kurutabilir, kaynatabilir, özünü çıkararak şifa bulabilirsiniz. Ama en lezzetli ve keyifli hallerinden biri tam mevsiminde suyunu sıkarak içmektir. Bir de genellikle kuru üzümlerden yapılan üzüm şırası vardır ki et yemeklerinin yanında afiyetle içebileceğiniz bir lezzettir.

  • HIZLI AMA SAĞLIKLI BESLENMENİN GÖZDE YİYECEĞİ: YULAF EZMESİ

    HIZLI AMA SAĞLIKLI BESLENMENİN GÖZDE YİYECEĞİ: YULAF EZMESİ

    Marketlerden aldığımız beyaz yulafın bir diğer adı da yulaf ezmesidir. En basit anlatımla, bir tarım bitkisi olan yulafın öğütülmüş hâli olduğunu söyleyebiliriz. Yulaf ezmesi, hızlı hareket eden modern dünya ile uyumlu ama insan sağlığını aşağı çekmeyen, aksine yapılandıran bir ürün. Yüksek lifli yapısı, zengin protein ve mineral içeriği onu son dönemlerin gözde yiyeceklerden biri hâline getirdi. Hayatınıza nasıl katabileceğiniz konusunda ipuçları ise aşağıda.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • Sonbaharda Yapraklarını Dökecek 9 Ağaç

    Sonbaharda Yapraklarını Dökecek 9 Ağaç

    Sonbahara girdiğimiz bugünlere doğada gerçekleşen birçok değişiklik eşlik ediyor. İzlemesi en güzel değişimlerden biriyse ağaçların yapraklarının sararıp dökmesidir. Listemizde kısa süre sonra bu değişime uğrayacak ağaçları derliyor ve günlük yaşamınızda da geçişlerini keyifle izlemenizi diliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]