Blog

  • HALİT AKÇATEPE’YLE SEVDİĞİMİZ FİLM KARAKTERLERİ

    2017 yılında 79 yaşında iken hayata veda eden Halit Akçatepe, Türk Sineması’nın özellikle de komedi türündeki filmlerin aranan oyuncularından biriydi. Kariyeri boyunca 100’den fazla filmde rol alan sanatçımızın canlandırdığı unutulmaz film karakterlerini sizin için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Köyden İndim Şehire filminde her şey dört kardeşin tarlalarında buldukları gömüyle başlar. Altınları bozdurmak için şehre gidip de şehir hayatıyla şaşkına dönen kardeşlerin en küçüğü Gayret’tir. Gayret, saflıkta bir büyüğü olan Saffet (Kemal Sunal) ile yarışır haldedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bizim Aile filminde, Yaşar Usta (Münir Özkul) ile Melek Hanım (Adile Naşit) evlenerek ailelerini birleştirme kararı alırlar. Yaşar Usta’nın üç oğlundan biri olan Halit, diğerlerine kıyasla aklı biraz daha başında ve sürekli bozulan minibüsüyle para kazanmaya çalışan bir delikanlıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Oh Olsun filminde Ferdi, fabrikatör Fehmi Haznedar’ın (Hulusi Kentmen) üç haylaz oğlunun en küçüğüdür. Çocuklarının türlü yaramazlıklarına tanık olan baba üçünü de işçi olarak fabrikasına alır ve ortanca çocuk Ferit’in (Tarık Akan) fabrikadaki bir kıza âşık olmasıyla olaylar gelişir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Mavi Boncuk filminde Mıstık, gazinoya eğlenmeye giden ve gazino sahibi tarafından hor görülen altı arkadaştan biridir. Gururlu bir yapıya sahip olan bu arkadaşlar, assolist Emel Sayın’ı kaçırarak gazino sahibinden intikam alabileceklerine inanırlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Süt Kardeşler filminde Ramazan, Şaban’ın (Kemal Sunal) en yakın ve açıkgözlü arkadaşıdır. İkili, Şaban’ın yıllardır görmediği sütannesi Melek Hanım’ın konağına gidip de isimleri ve rolleri değiştiklerinde bütün işler karışır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Dram türündeki Canım Kardeşim filminde Halit, arkadaşı Murat (Tarık Akan) ve onun küçük kardeşi Kahraman (Kahraman Kıral) ile yoksulluk içinde yaşamaktadır. İki arkadaş, küçük Kahraman’ın kanser olduğunu öğrendikten sonra onu mutlu etmek için büyük uğraş verirler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Kısa boyu nedeniyle “güdük” lakabının takıldığı Necmi, Hababam Sınıfı’nın haylaz olduğu kadar cingöz de olan öğrencilerinden biridir. Güdük Necmi, Şaban’ı (Kemal Sunal) kızdırmak için yaptığı şakalarla öne çıkar ve sınıftaki en iyi arkadaşları Damat Ferit (Tarık Akan) ile sürekli kızdırdığı Şaban’dır.

  • Evinizdeki Basit Malzemeleri Kullanarak Baharı Karşılamak İçin Yapabilecekleriniz

    Evinizdeki Basit Malzemeleri Kullanarak Baharı Karşılamak İçin Yapabilecekleriniz

    Hayatımıza yenilik, tazelik ve enerji getiren bahar günleri, evimizi düzenlemek, fazlalıklardan kurtulmak ve yeniden değerlendirebileceğimiz malzemeleri dönüştürmek için harika bir fırsattır. Biz de baharın gelişini kutlamak için evinizdeki basit malzemeler ve yaratıcılığınızı kullanarak neler yapabilirsiniz 8 maddelik listemizde bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Bahar demek yeni hayat demektir, evinizdeki eski fincanları atmak yerine baharda dikeceğiniz bitkileriniz için yaratıcı saksılara dönüştürebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Baharın sembolü olan taze çiçekleri evinize mis gibi bir esinti katacak oda kokuları yapmak için kullanabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Baharı ve tazelik hissini içeceklerinize de taşımak için gül şerbeti yapabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Bahar temizliğinden sonra evinizin dekorasyonunda değişiklik yapmak isterseniz ahşap kasaları raf ya da sehpa olarak kullanabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bahar geldiğinde bahçenizi, balkonunuzu çiçeklendirmeden önce filizlendirme işlemini yumurta kutularında kolayca gerçekleştirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Evinizdeki malzemeleri kullanarak masrafsız ve pratik saksılar yapmak için ise tek ihtiyacınız olan konserve kutuları ve renkli boyalar…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İlkbahar ile beraber açan rengârenk ve hoş kokulu çiçekleri sofranız ve yiyecekleriniz için narin dekorlar olarak da değerlendirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Bahar dendi mi akla gelen ilk aksesuar olan çiçeklerden yapılmış taçlarla kıyafetlerinize de ilkbaharın tazeliğini taşıyabilirsiniz.

  • Baharı Anlatan Haikular

    Baharı Anlatan Haikular

    Bütün dünyada bilinip kullanılan ve ülkemizde de ilgi gören haiku, Japonların geleneksel şiir türüne verilen isimdir. Genellikle üç dize ve 17 hece ile yazılan haiku için sıklıkla “dünyanın en kısa şiir türü” de denir. Haikunun yaratıcısı ve ustası olarak görülen Japon şair Matsuo Bashō iken onu modernleştirip yenileyen Masaoka Shiki olmuştur. Bizde ise çevirisi yapılan ya da Türkçe yazılan haikulara özellikle 1990’lı yıllarda rastlanır. Türkçe ilk haikuyu Orhan Veli yazmış, Oruç Aruoba Bashō’nun haikularını çevirerek 1993’te yayınlamış, bu kısa şiirler dilimizde günden güne çoğalmıştır. Sizin için seçtiğimiz haikular ise baharla ilgili…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
  • Yeniden Gelen Bahar

    Yeniden Gelen Bahar

    Bedri Rahmi Eyüboğlu, baharı ve bizi ne güzel anlatmış: “Yılda bir kere çıldırır ağaçlar sevincinden, / Rabbim ne güzel çıldırır. / Yılda bir kere uzatır avuçlarını yaprak; / Sevincinden titreyerek.” Hiç düşündünüz mü; sizin hayatınıza baharla birlikte yeniden neler girecek?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Havada, suda ve toprakta sıcaklığı yükselttiği düşünülen cemre, en son mart ayında toprağa düşer. Her ne kadar atalarımız “Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.” demişlerse de baharla birlikte güneş daha fazla göz kırpmaya, içimize dolmaya, yavaş yavaş ısıtmaya başlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Parlayıp duran güneşe yağmurlar da eşlik edince coşar toprak… Papatyalar, çiğdemler, laleler, anemonlar, lavantalar yeniden renklendirir yeryüzünü ve ortalığı çiçek kokuları kaplar. Zaten bahar demek en çok da buram buram çiçek kokusu demektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Canlanan doğa vitamin deposu ürünler yetiştirir; erik, çağla, çilek, dut ağaçlardan yeniden soframıza düşer. Hemen her mevsim görüyor olsak da enginar, bakla, patlıcan, semizotu, domates, salatalık aslında bahar aylarının sebzeleridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Şehir yaşamını bizler için daha eğlenceli kılan canlılar kış gelirken daha sıcak yerlere göçüp gitmiştir. Baharla birlikte leylekler, kırlangıçlar yeniden aramıza döner. Gökyüzü gittikçe şenlenirken sokak hayvanları için de daha çok oyun zamanı gelmiş demektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Baharla birlikte rutinlerimiz değişir. Spora başlamak, açık havada yürüyüşler yapmak için kararlar verdirir insana bu mevsim… Masa-sandalye balkona taşınırken giysilerimiz gittikçe hafifleşir. Bahar muhabbetleri artırmanın, daha derin nefesler almanın, görmenin değil bakmanın mevsimidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ümitlerin yeniden tazelendiği bu aylar yeni şarkılar, yeni yerler, yeni eğlenceler keşfetme zamanıdır. Aslında tam olarak şairin dediği gibidir bahar: “Ben her bahar âşık olmam ama / Her bahar gitmek isterim. / Gittiğim olmadı hiç. / Ama olsun… istemek de güzel.”

  • SOĞUK GÜNLERDE İÇİNİZİ ISITACAK DUMANI ÜSTÜNDE ÇORBALAR

    Sert geçen kış günlerinde insana kendini güvende hissettiren hatta keyiflendiren kimi araçlar vardır. Örneğin yağmur altında rahatça yürümenizi sağlayan bir şemsiye… Veya üstünüze çekerek ısındığınız yumuşacık bir battaniye… Avucunuzda tuttuğunuzda elinizi, yudumladığınızda dilinizi, damağınızı ısıtan bir fincan kahve… Ya da kaşık kaşık içtiğinizde tüm bedeninizin ısınıp enerji dolduğunu hissettiren dumanı üstünde bir kâse çorba… Peki soğuk bir günde size en cazip gelen çorba hangisi olurdu? Alternatifleri görebileceğiniz listemiz yine bu sayfada…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Sanıyoruz ki sıcak hatta hafiften kaynar bir tabak acılı tarhana çorbasına kimse hayır demez. Hem hazırlaması da oldukça kolay bir çorba. Kaynar suya yavaş yavaş dökmeniz, miktarınca tuz ilave etmeniz ve topaklanmaması için sürekli karıştırmanız yeterli. Tarhanada meşakkatli olan üretim sürecidir. Yoğurt ve yöreye göre değişen çeşitli baharatların harmanlanması, serilmesi, kurutulması gibi emek isteyen aşamaları vardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kış aylarının en özel ve renkli besinlerinden biri balkabağıdır. Bu turuncu sebzenin çorbasını yaparak menünüzü çeşitlendirmekle kalmaz, içerdiği alfa ve beta karoten sayesinde bağışıklık sisteminizin direncini yükseltebilirsiniz. Ana malzemenin balkabağı olması gereken çorbaya farklı malzemeler ekleyerek her seferinde bambaşka lezzetler de elde edilebilirsiniz. Sebzeli, tavuklu, kremalı veya bol baharatlı, nasıl arzu ederseniz…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Soğuk kış günlerinin besin değerleri açısından gözde sebzelerinden bir diğeri karnabahardır. Turpgillerden olan karnabaharın çorbasını yaparken havuç, patates, kereviz sapı gibi sebzeler kullanabilir, malzemeleri et suyunda kaynatabilir, süt, tereyağı ve unla terbiye hazırlayabilirsiniz. Böylece sevdiklerinize çok daha zengin ve lezzetli bir kış çorbası ikram edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kış aylarında manav tezgâhlarını farklı görüntüsüyle şenlendiren bu yeşil sebzenin çorbası diyet yapanlar için nefis bir alternatif olabilir. Brokolinin tüm tariflerinde dikkat edilmesi gereken ise fazla pişirmemeye dikkat etmektir çünkü yüksek ısıda besin değerlerini kaybedebilir. Brokoli çorbasının en lezzetlisinin kremalı tarifi olduğu da aklınızda bulunsun.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kremanın çok yakıştığı çorbalardan biri de başrolünde havucun olduğu tariflerdir. Kış mevsiminin en yaygın sebzelerinden olan havucun faydaları herkesin malumu… Bu turuncu mucize A vitamini zengini olarak karaciğeri kuvvetlendirir, göz sağlığını korur. İçerdiği beta karoten sayesinde yaşlılığa karşı hücrelerin direncini artırır. Ve bunlar sağlayacağı faydaların sadece birkaçıdır…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Biz sonlara doğru yer vermiş olsak da çorba denince akıllara mercimek gelir. Soğuk günlerde mercimek tüketmenin keyfi, hem annemizin yemeklerini hatırlatmasından hem de yanında bir iki dilim ekmekle bir öğünü karşılayabilmesinden olsa gerek bambaşkadır. Eğer mercimek çorbasının farklı bir tarifini isterseniz, zerdeçal kullanabilir, böylece hem rengini hem de lezzetini daha baskın bir hale getirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Her ne kadar en yaygın olduğu dönemler toprağın nemli, havanın ılık olduğu ilkbahar ve sonbahar mevsimleriyse de mantar tüm yıl yetişebilen bir sebzedir. Sebzeli mantar veya kremalı mantar çorbaları ise soğuk günlerde sığınılacak en sıcak lezzetler arasında yer alır. Ek olarak, çorbada kullanacağınız mantarları soymayı ve siyah suyunu yemeğinize salmaması için önceden haşlamayı ihmal etmeyin.

  • MART AYINI NASIL BİLİRSİNİZ?

    Kimine göre kalkanların düşürülmemesi gereken soğuk bir aydır, kimine göre bahara kapı aralayan müjdeci bir ay… Peki size göre mart nasıl bir aydır? Siz cevabı düşüne durun, ocak ve şubattan sonra gelen yılın üçüncü ayı hakkında derlediğimiz bilgilere geçelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İngilizcede march, Fransızcada mars, İtalyanca ve İspanyolcada marzo, Almancada märz, Türkçede mart… Farklı dillerde oldukça benzer biçimde ifade edilen bu ay, adını Roma savaş tanrısı Martius’tan alır. Antik Roma’da savaş için şanslı bir ay olduğu düşünüldüğünden yılın ilk ayı olarak kabul edilmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Güneş ışınlarının Ekvator’a dik düşmesi yılda iki kez gerçekleşir. Gece-gündüz eşitliğinin oluştuğu bu iki tarihten biri 21 Mart’a denk gelir. İlkbahar ekinoksu olarak tanımlanan gün, bütün Türk toplumlarında baharın başlangıcı sayılır ve Nevruz adıyla kutlanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Yeşilay Haftası, Dünya Kadınlar Günü, İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü, Tıp Bayramı, Down Sendromlular Günü, Yaşlılar Haftası, Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü, Orman Haftası, Dünya Tiyatrolar Günü… Birbirinden önemli özel günler mart ayında adeta resmigeçit yapar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Mart ayı baharın müjdecisidir ama hakkında üretilen atasözleri pek de müjdeli değildir. Mart ayı dert ayı… Mart çıkmadıkça dert çıkmaz… Mart kuruluk, nisan yağmurluk… Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır… Elbette bunların nedeni, kış günleri geride bırakılırken kararsızlaşan, tam bahar geldi derken zaman zaman kışı hatırlatan havalardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Mart ayının çiçekleri her şeyden önce dirençleriyle insanı kendisine hayran bırakır. Yeryüzü henüz karla kaplıyken narin başını gün yüzüne çıkarmayı başaran kardelen onlardan biridir. Beyaz, mor, sarı renklerle ortalığı coşturan çiğdem çiçekleri de öyle… Tıpkı insanlar gibi uzun bir kıştan sonra bahara kavuşmayı bekleyen arıların müjdecisi de mart ayında açan söğüt çiçekleridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Gelelim bu ay tüketildiğinde kendi sağlığımız ve çevre sağlığı için faydalı olacak sebzelere… Brokoli, havuç, ıspanak, karnabahar, kereviz, kırmızılahana, pırasa, pancar, turp gibi, kış aylarında yemeye başladığımız sebzelerin büyük bir kısmı mart ayında da tüketilebilir. Güzel haberse İzmir civarında yetiştirilen enginarın da mart sonu itibariyle sofralarımızda yerini almaya başlayacak olmasıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Gelelim bu ay tüketildiğinde kendi sağlığımız ve çevre sağlığı için faydalı olacak sebzelere… Brokoli, havuç, ıspanak, karnabahar, kereviz, kırmızılahana, pırasa, pancar, turp gibi, kış aylarında yemeye başladığımız sebzelerin büyük bir kısmı mart ayında da tüketilebilir. Güzel haberse İzmir civarında yetiştirilen enginarın da mart sonu itibariyle sofralarımızda yerini almaya başlayacak olmasıdır.

  • 8 Şiir İle Akşam Şairi Ahmet Haşim

    8 Şiir İle Akşam Şairi Ahmet Haşim

    Babasının memuriyeti nedeniyle Bağdat’ta doğan Ahmet Haşim’in aruz vezniyle yazdığı, Arapça, Farsça kelimeleri çokça kullandığı şiir dili kimimize ağır gelir. Modern Türk Şiiri’nin kurucularından kabul edilen Haşim’in şiir ile ilgili görüşleri ise şöyledir: “Şiir bir hikâye değil, sessiz bir şarkıdır. Şiirde anlam aramak, eti için bülbülü öldürmek gibidir. En güzel şiirler anlamlarını okuyucunun ruhundan alan şiirlerdir.” Şairin 49 yıllık yaşamında ürettiği bazı şiirlerden alıntılarla karşınızdayız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
  • SEVGİLİLER GÜNÜNE ÖZEL AŞK ŞİİRLERİ

    SEVGİLİLER GÜNÜNE ÖZEL AŞK ŞİİRLERİ

    Dünya üstünde yazılan şiirlerin çoğunun aşk üzerine olduğu söylenir. Bu durumu erkek şairlerin daha fazla olmasına bağlayanlar da yok değil. Fakat şu da iyi bilinen bir gerçek ki şiir yazıldıktan sonra artık şaire değil okuyucuya aittir. Aşk şiirlerinden yaptığımız alıntıları okurken de önemli olan şairlerin yazarken neler hissettiği değil sizin hissettikleriniz olacaktır. Ya da konuyu bu kadar derinleştirmeden okuyun ve geçin. Zaten şiir biraz da ünlü Fransız şair Paul Valery’nin dediği gibi “sesle anlam arasında o uzayıp giden kararsızlık” değil midir?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Orhan Veli Kanık” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Necati Cumalı” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Özdemir Asaf” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Cahit Sıtkı Tarancı” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İlhan Berk” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Edip Cansever” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ümit Yaşar Oğuzcan” title_font_size=”13″]
  • Nefesi Notalara Dönüştüren 9 Üflemeli Çalgı

    Nefesi Notalara Dönüştüren 9 Üflemeli Çalgı

    Üflemeli bir çalgı olan flüt ile ilkokulda tanışmış nesillerden olduğumuz için bu konuya çok da uzak sayılmayız. Yetenek kadar nefes de gerektiren bu enstrümanlardan topraklarımızda ve dünyada ortaya çıkmış 9 tanesini listemize alıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Çam düdüğü, yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz, icatçısı Hayri Dev’e UNESCO tarafından “Yaşayan İnsan Hazinesi” ödülünü kazandırmış yerel bir enstrümandır. Adından da anlayacağınız gibi çam ağacından, bilhassa ilkbaharda yeni sürgün veren dallarından yapılır. Kolaylıkla cebe sığan boyutuyla özellikle Akdeniz’deki Teke yöresinde çobanların gözde çalgısıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Özellikle tasavvuf müziği denince akla ilk gelen çalgıdır ney… Pek çok saz “çalınırken”, bildiğiniz gibi ney “üflenir”. Tabii bu tabirin altında yatan derin bir felsefe vardır ve ney öğrenmek isteyenler sadece enstrümanın değil bu felsefenin de öğrencisi olurlar. Dokuz boğum yedi delikten meydana gelen ney çeşitli boyutlarda olabilir. Günümüzde bilinen en eski ney Amerika’da Philadelphia Üniversitesi Müzesi’nde sergilenmektedir ve 5000 yıl öncesine aittir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Klarnet, metal ile özellikle abanoz gibi sert ağaçlardan yapılan bir üflemeli çalgıdır. Keşfi 1700’lü yıllara uzanır. Beş bölümden oluşur ve farklı boyutlarda/şekillerde olabilir. “Klarnet taksimi” ifadesini illa ki duymuşsunuzdur; kulaklardan gitmeyecek bir müzik şöleni için virtüözünden olmak kaydıyla mutlaka bir taksim dinlenmelidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Memleketimizde davul deyince akla zurna, zurna deyince davul gelir. Bu muhteşem ikili pek çok bölgemizin düğününde derneğinde olmazsa olmazdır. Dahası, 3000 yıllık bu keskin sesli enstrümanın kullanım alanı Balkanlar’dan Çin’e kadar uzanır. Erik, kayısı gibi ağaçlar zurnanın ana malzemesidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Tulumun gövdesi çebiç adı verilen oğlak derisinden yapılır. Bu gövdenin hava ile doldurulması için ön ayaklardan birine ahşaptan müteşekkil ağızlık, diğerine, üzerinde delikler bulunan nav takılır. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde tulumun Trabzon civarında yaşayan insanlar tarafından icat edildiği geçer, fakat Orta Asya’dan çıktığı bilgileri de mevcuttur. Ülkemizde tulum ezgilerine özellikle Artvin müziğinde rastlamak mümkündür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Nefesli çalgılardan obua ise Fransız müzisyenler tarafından 1600’lü yıllarda icat edilmiştir. Abanoz, gül ağacı ilk tercihler olmak üzere şimşir, sedir ağaçlarından da yapılır. Bu klasik çalgı için Haydn, Mozart, Beethoven gibi sanatçılar solo besteler üretmiştir. Ülkemizde de bu besteleri çok iyi icra eden, yurt dışındaki festivallerden ödüllerle dönen obua sanatçılarımız vardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Firavun Tutankamon’un mezarında bulunan trompet, bize bu enstrümanın icadının oldukça eskilere dayandığını söylemektedir. Bakırdan yapılan bu nefesli çalgı ağızlık, boru, kalak denen bölümlerden oluşur ve düzenli olarak temizlenmesi, sık sık bakımının yapılması gereklidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Trombon da trompet gibi bakır nefesli çalgılar grubundandır. Üzerinde, boru uzunluğunu değiştirerek farklı notalarda sesler çıkarmasını sağlayan bir sürgü vardır ve buna kulis adı verilir. Çalgının ilk kez 15. yüzyılda kullanıldığı bilinmektedir. Caz müziği denince saksafonla birlikte ilk akla gelenlerdendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Saksafon “Sax’ın sesi” anlamına geliyor. Pirinçten mamul, genellikle koni ve S şeklinde olan enstrüman bu adını Belçikalı tasarımcısı Adolphe Sax’dan almıştır. Önceleri maliyeti nedeniyle verniklenmeyen ve nikelle kaplanan saksafon, günümüzde saydam vernik, altın ya da gümüşle kaplanıyor.

  • RENGİYLE KOKUSUYLA KIŞ AYLARINA BAHARI TAŞIYAN MEYVE

    RENGİYLE KOKUSUYLA KIŞ AYLARINA BAHARI TAŞIYAN MEYVE

    Portakal bir kış meyvesidir ama büyümek için tropikal iklime ihtiyaç duyar, soğuk ve buzu sevmez. Ağacı çiçekler açar, bahçeleri rengârenk yapar, mis gibi kokar ve lezzetiyle bir tatlıyı aratmaz. Tam da bu haliyle soğuk günlerde sofralarımıza bahar gibi doğar. Yani “kış güneşi” diye isimlendirilmesi boşuna değildir. C vitamini deposu olarak ün yapmış meyve bizim sayfamızı da renklendirdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde, genelde turunçgiller özelde portakal deyince akıllara hemen Akdeniz Bölgesi gelir. Toplam portakal üretiminin yüzde 60’ının karşılandığı yer özellikle Çukurova civarıdır. Adana ve Hatay illeri portakal yetiştiriciliğinde başı çeker, onları Antalya, Mersin izler. Bunun dışında İzmir’de, Aydın’da, Muğla’da ve hatta Rize’de de portakal yetiştiriciliği yapılmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İlginç olan asıl bilgi, portakalın İpek Yolu aracılığıyla Hindistan tarafından geldiği, fakat Avrupalıların Asya’daki sömürgeleştirmeleri sonrasında portakal üretiminin Portekiz’e taşındığı yönünde. Dilimize geçmiş olan portakal adı da “portugal” sözcüğünden geliyor ve bu da “Portekiz meyvesi” demek. Günümüzde ise dünyada portakal üretiminde ilk sırada Brezilya yer alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Önce çiçeklerin açıp sonra dallarından turuncu meyvelerin sarktığı portakal ağacı ortalama 50-60 yıl bazen 100 yıl kadar meyve veren bir ağaç. İlkbaharda açan yüzlerce beyaz çiçekten bazıları turuncu portakallara dönüşebiliyor. Ağacın çiçeklenmesinden sonra 6 ile 14 ay aralığındaki zaman diliminde meyve hasadı yapılabilmekte, hasat zamanı portakal ağacının çeşidine göre değişiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde yetişen portakal çeşitlerinden bazıları şöyle: Finike portakalı Antalya-Finike’ye özgü bir çeşittir. Çekirdeksiz, tatlı ve suludur. Valensiya portakalı adını İspanya’nın Valencia şehrinden alır, tatlıdır ve daha çok portakal suyu üretimi için yetiştirilir. Kalın kabuklu Washington portakalı ise kolay soyulabilen, susuz, çekirdeksiz haliyle sofralarda en çok tercih edilen portakal çeşididir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Portakalın içerdiği lif sayesinde bağırsakları çalıştırdığı, böbrek taşı oluşumunu engellediği de bilinmekte. Bu faydaları için özellikle posasıyla tüketilmesi gerekiyor. Portakal suyu içmek istediğinizde de posasından ayrıştırılmamış olan şeklini tercih etmeniz önerilmekte. Smoothie tariflerinde de en uyumlu, tatlandırıcı meyvelerden birinin portakal olduğu aklınızda olsun.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Bu kadar tatlı bir meyvenin tencere yemeklerinin eşlikçisi olması sizi şaşırtmasın. Özellikle portakal suyu ile yapılan kereviz yemeğini illaki denemelisiniz. Portakal suyunda yapılan zeytinyağlı pırasa, portakal suyuyla sotelenmiş tavuk yemeği de diğer önerilerimiz. Portakalın hamur işleriyle uyumuysa hepimizin malumu. Portakallı bir dilim keke veya bir kurabiyeye kim hayır diyebilir?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Portakalın en yakıştığı tariflerin başında elbette reçeller geliyor. Hem bu sayede bir kış meyvesini tüm yıl boyunca saklayabiliyorsunuz. Portakalın kendisinden veya sadece kabuğundan reçel yapılabiliyor. Eğer kabuğunu kullanacaksanız, daha uzun dayanması için kabuğu mumlama yapılarak parlatılmış ürünlerden değil organik olanlardan almayı tercih etmeli, kabukları iyice yıkamayı ihmal etmemelisiniz.