Blog

  • SAFA ÖNAL: GUINNESS REKORLAR KİTABI’NDAKİ SENARİST

    Sanıyoruz tek cümle konuyu özetlemek için kâfi gelecektir: Türk Sineması’nda tam 395 adet filmin senaryosu Safa Önal tarafından yazılmıştır! Bu olağanüstü duruma Guinness Rekorlar Kitabı bile kayıtsız kalmamış, bahsedilen rekoru onaylamıştır. Üstelik Safa Önal sadece senarist değil, sinemamızda 40 kadar ünlü yapıma imza atmış bir yönetmendir de… 1931 doğumlu sinema adamının imza attığı filmlerden bazıları ise şöyle…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    1970 yılında çekilen, iki aşığın romantik başlayıp dramatik seyreden hikâyesinin anlatıldığı Buğulu Gözler filminde başroller Türkan Şoray ve Murat Soydan’dadır. Safa Önal ise filmin hem senaristi hem yönetmenidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Türk Sineması’nda kara komedi türünün en güzel örneklerinden olan Ah Güzel İstanbul filminin yönetmenliğini Atıf Yılmaz yapmış, başrollerini Sadri Alışık ve Ayla Algan paylaşmıştır. 1966 çıkışlı filmin senaryosunu Safa Önal, senarist Ayşe Şasa ile birlikte kaleme almıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Orhan Gencebay’ın Dertler Benim Olsun şarkısından adını alan filmde, başroldeki ünlü ses sanatçısına Perihan Savaş eşlik etmektedir. Safa Önal, 1974 yılında çekilen filmin senaristi ve aynı zamanda yönetmenidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Türkan Şoray’ın Kadir İnanır’la birlikte başrolde yer aldığı, Kapadokya’da çekilen Dila Hanım filmi 1977 yılı yapımlıdır. Safa Önal bu kez filmin sadece senaryosunu yazmıştır, yönetmen koltuğunda ise Orhan Aksoy yer alır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Başrollerinde Türkan Şoray ile İzzet Günay’ın yer aldığı Vesikalı Yârim filmi, Sait Faik Abasıyanık’ın Menekşeli Vadi öyküsünden beyaz perdeye uyarlanmıştır. Uyarlamayı yapan senarist Safa Önal olmuştur, filmin yönetmeni ise Lütfi Ömer Akad’dır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Yönetmenliğini Kartal Tibet’in yaptığı Doktor Civanım bir komedi filmidir ve başrolünde Kemal Sunal yer alır. 1982’de çekilen filmin yapımcısı ise Memduh Ün’dür, Safa Önal senaryoyu Memduh Ün ile birlikte yazmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Safa Önal’ın yönetmenliği bıraktığı film ise oldukça yakın tarihli, 2007 yapımlı Hicran Sokağı olmuştur. Bir aşk çemberi etrafında gelişen olayların anlatıldığı filmde Sezer Sezin, Hülya Koçyiğit, Türkan Şoray, Cüneyt Arkın gibi duayen isimler yer alır ve adeta sinema ustası Safa Önal’a bu film aracılığıyla teşekkür ederler.

  • ŞARKILARDA ESEN BAHAR RÜZGÂRLARI

    Bahar geldiğinde sadece yeryüzünde değil tüm benliğimizde çiçekler açar, kelebekler uçar, sevgiliye duyulan hisler çağladıkça çağlar… Tüm bu anlar, “Mevsim bahar olunca aşk gönüle dolunca / Sevenler kavuşunca yaşamak ne güzel” dedirtir. Bazen de gelmesiyle gitmesi bir olur baharın… İşte o zaman sitem etme vaktidir ve bu durumu da yine en iyi şarkılar dillendirir…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Adın Bahardı” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Baharda Kuşlar Gibi” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Nasıl Geçti Habersiz” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İkinci Bahar” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bahar” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yalancı Bahar” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bir Bahar Akşamı Rastladım Size” title_font_size=”13″]
  • 8 Madde İle Gönlümüzle Konuşan Sanatçı Fikret Kızılok

    8 Madde İle Gönlümüzle Konuşan Sanatçı Fikret Kızılok

    “Bunca yıl herkesten kaçtın / En sonunda buldum sandın / Ansızın içini açtın / Yapma dedim yaptın gönül…” Yazdığı bu sözlerle bizim gönlümüze bizden daha yakın duran bir sanatçıydı Fikret Kızılok… Kendisini listemize konuk ederken sizleri de hikâyesini okumaya davet ediyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Müzik hayatına çocukluk yıllarında başlamış eline gitardan önce akordeon almıştı. Kurduğu gruplar içinde şarkılarını söylerken besteler de yapmaya başladı ve ilk bestesini plak olarak Dişçilik Yüksekokuluna giderken yayınladı. Barış Manço’yla Mazhar Alanson’la akran olan Kızılok, dönem dönem onlarla birlikte de çalıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Fikret Kızılok’un hayat yolculuğu Sivrialan’da Âşık Veysel ile tanışmasıyla büyük bir değişim geçirdi. 1969 yılıydı ve İstanbul Diş Hekimliği Yüksekokulu son sınıfındaydı. Büyük ozanın etki alanına giren genç müzisyen Uzun İnce Bir Yoldayım türküsünü o yıl kendi tarzıyla kayda aldı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Sanatçı aynı yıl ikinci kez gitti Sivas’ın Sivrialan köyüne ve kış bastırınca üç ay Âşık Veysel’in yanında kaldı. Karlar çekilip de geri döndüğünde, sözlerini ustanın yazdığı, bestelerini kendisinin yaptığı plak da hazırdı: “Yumma Gözün Kör Gibi / Yağmur Olsam”… İlk altın plağını böylece aldı. Âşık Veysel hayata veda ettiğinde ise üzüntüyle sazını kırdı, müziğe bir süre ara verdi ve okulunu okuduğu mesleği yapmaya başladı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Müziğe tekrar döndüğünde yayınladığı 45’likle liste başı oldu, hatta Hey dergisi tarafından “yılın sanatçısı” seçildi. Aynı yıl ikinci plak geldi: Bir yüzünde kendi şarkısı “Söyle Sazım”, diğer yüzünde Karacaoğlan’dan bestelediği “Güzel Ne Güzel Olmuşsun” vardı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Fikret Kızılok şairlerin, edebiyatçıların eserlerini hatta sevdiği yazarların yazılarını besteleyerek müzik eseri haline getirdi. Ahmet Arif’in Nazım Hikmet’in şiirleri de vardı çalışmalarının içinde, senfonik eser haline getirdiği bir Uğur Mumcu yazısı da, hatta Bülent Ecevit’e ait bir şiir de… Bir taraftan denemelerini sürdürürken tam 13 Altın Plak sahibi olmuştu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Fikret Kızılok’un gelen eleştirilere sitem ettiği, müziğe ara verdiği zamanlar da oldu. Örneğin, 1977’de verdiği arayı 1983 yılında çıkardığı Zaman Zaman albümüyle sonlandırmıştı. Bu çalışmasında tabla, ney, bendir ve ud da kullanmış, şarkının TRT’de yayınlanan klibinde hem gitar hem ud çalarak seyirci karşısına çıkmıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Fikret Kızılok yıllar içinde tükenmeyecek bestelere imza attı. “Gönül” şarkısının sözlerini yazarak kendinden sonra gelecek kuşakların da gönlünü fethetmeyi başardı. “Yeter ki”, “Bu Kalp Seni Unutur Mu?”, “Bir Harmanım Bu Akşam” gibi şarkıları dillere pelesenk oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Fikret Kızılok’un 1946 yılında başlayan yaşamı 2001 yılında son buldu. Vefatının ardından yakın arkadaşı Sezen Cumhur Önal sanatçıyla ilgili şu cümleleri kurmuştu: “Müzik çınarından bir yaprak daha düştü (…) Müziğin mısralarında Âşık Veysel okulunun nefesi vardı. Çok değerli bir saz şairiydi. Anadolu popunun yaratıcılarındandı.”

  • Midyat’ın Mimari Dokusunu Gözler Önüne Seren 10 Fotoğraf

    Midyat’ın Mimari Dokusunu Gözler Önüne Seren 10 Fotoğraf

    Mardin’in birçok medeniyete ev sahipliği yapmış toprakları, dil, din ve ırk çeşitliliği ile inanılmaz bir kültürel zenginlik sunar. Şehrin meşhur ilçesi Midyat’ın mimarisi tüm bu zenginliği mükemmel bir şekilde yansıtır. Manastır, kilise, cami gibi ibadet yerleri, hanlar ve geleneksel tarzda inşa edilmiş evler her göreni büyüler.

     

    Midyat evlerini eşsiz kılan özelliklerden biri evlerin yapımında kalker taşı kullanılmasıdır. Bu taşa kolayca biçim verilebildiği için evlerde zengin süslemelere rastlanır. Midyat evlerinin gölgeleri dar sokakları tamamen kaplar ve böylece yazın en sıcak günlerinde dahi sokakların serin kalması sağlanır. Midyat’ın mimari dokusunun saymakla bitmeyecek güzelliklerinin tadını listemizdeki 10 fotoğraf ile çıkarabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    midyat evleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    midyat
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    midyat
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    midyat
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    mdiyat
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    midyat
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    midyat
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    midyat
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    midyat
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
    midyat
  • Doğa Uyanırken Gerçekleşen 9 Harika

    Doğa Uyanırken Gerçekleşen 9 Harika

    Bir aile büyüğünüze sorduğunuz “Ne zaman doğdun?” sorusuna, “Annem zemheri bitmek üzereyken derdi.” benzeri bir cevap aldınız mı hiç? O an bilinçsizce söylenmiş bir söz olduğunu düşünmüşseniz yanılıyorsunuz. Yakınınız size muhtemelen, yaşadıkları coğrafyanın, iklimin, koşulların durumunu gözlemleyerek yıllar içinde tecrübelerle oluşturulmuş bir halk takvimine göre cevap vermiştir. Bu takvim bilimsel olmasa da doğa olaylarına dair ufak tefek sapmalarla birlikte genellikle doğru bilgi verdiği ifade edilir. Halk takvimine göre doğa uyanırken bakın ne harikalar olup bitiyor, 9 maddelik listemizde…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”21 Mart: Gün ile gecenin eşitlenmesi, Nevruz, baharın başlangıcı” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”27 Mart: Ağaçların tomurcuklanmaya ve yeşermeye başlaması” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5 Nisan: Bülbüllerin ötmesi ve yörüklerin yaylalara çıkması” title_font_size=”13″]
    sürü, bülbül
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7 Nisan: Kırlangıç fırtınası” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”11 Nisan: Leylek fırtınası” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”16 Nisan: Lale mevsiminin başlangıcı, Camuskıran fırtınası” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”21 Nisan: Sitte-i Sevir (6 gün boyunca süren soğuk ve fırtına), Boğa fırtınası” title_font_size=”13″]
    kar, yağmur
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”26 Nisan: Arıların yumurtadan çıkışı, güllerin budanma zamanı” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”29 Nisan: Serçelerin yavrulama dönemi” title_font_size=”13″]
    serçe
  • YAZA AZ KALDI! KİŞİSEL BAKIMA YOĞUNLAŞMANIN TAM ZAMANI

    Biliyoruz ki fit görünmek ya da sağlıklı bir ciltle ışıldamak için yaz aylarını beklemek gerekmez… Yine de kabul edelim ki yaz geldiğinde, güneş ışınlarının da etkisiyle insan daha fazla yaşam enerjisiyle dolar ve kendisiyle her zamankinden daha fazla ilgilenir. Yaz aylarında iyi hissetmek için hazırlıkları bahar aylarında başlatmaksa adettendir. Biz de bu hazırlık süreci neleri kapsayabilir diye düşündük, sizin için uygulanabilir bir liste hazırladık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İstediğiniz zaman diliminde rahatça yapabileceğiniz egzersiz türlerinden biri merdiven çıkmaktır. Bacak kaslarını güçlendiren, kalça ve bel bölgesini çalıştıran bu yöntem metabolizmanızı hızlandırır, kan dolaşımınızı düzenler ve vücudun yağ yakımına destek verir. Başlangıç olarak, metroda yürüyen merdivenleri veya apartmanda asansörü kullanmayıp merdivenleri tercih ettiğinizde, zamanla dayanıklılığınızın arttığını ve kolay yorulmadığınızı fark edecek, spor yapmaya daha yatkın hale geleceksiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Hem eğlenmek hem de spor yapmak istiyorum diyenlerin hayatına almaları gereken egzersiz aracı ise bisiklet olmalıdır. Her pedal çevirişte ayak kaslarından baldır kaslarına, kalça kaslarından karın kaslarına, kol kaslarından boyun kaslarına vücudun büyük bir bölümü çalışır. Düzenli olarak günde bir saat bisiklet sürüldüğü takdirde kalori yakımı hız kazanarak fit bir görünüme kavuşulur. Bisiklet sürerken salgılanan endorfin ve dopamin sayesinde kişinin stresten uzaklaşması ve ruh halinin iyileşmesi de kaçınılmazdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    İlkbahar meyvelerinin sadece görüntüleri ve lezzetleri bile tazelenmeye yetecek türden, tabii faydaları da bir o kadar yoğun… Güçlü bir antioksidan olan çilek cilt sağlığına iyi gelirken, lif oranı yüksek olan çağla sindirim sistemini düzenliyor. Yeşil erik bağışıklık sistemini korurken, malta eriği içerdiği A vitamini ile gözleri güçlendiriyor. Bahar sonu çıkan kiraz ise baştan aşağı şifa kaynağı… Kalorisi düşük olan bu besinleri tüketmek yaza fit girmenin en kestirme yollarından olsa gerek.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kış yorgunluğundan uzaklaşmak, vücudunuzu toksik etkilerden arındırmak ve daha canlı hissetmek için size uygun yeni detoks tarifleri araştırmayı ihmal etmeyin. Bu, içinde sebze ve meyvelerin bulunduğu bir smoothie tarifi de olabilir, zencefil, keten tohumu, zerdeçal gibi fonksiyonel gıdalara ait kürler de… Tabii yapılan detoksu etkili kılmak için bir de yapılmaması gerekenler bulunmakta, kafeini azaltmak, katkı maddesi içeren işlenmiş gıdalardan uzak durmak bunlardan birkaçı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Aslında güneş kremleri dört mevsim kullanılması tavsiye edilen ürünlerdir hele de lekelenmeye yatkın bir cildiniz varsa… Eğer bu devamlılık gözünüzü korkutuyorsa en azından bahar aylarında güneş kremi kullanmaya başlamanız gerektiğini bilmelisiniz. Uzmanlar, bahar aylarında sık sık görmeye başladığımız güneş ışınlarının cilt için yaz aylarına kıyasla daha da tehlikeli olabileceğini söylüyorlar. Nedeni ise baharda havadaki yoğunluğun daha ince olması. Bahar boyunca güneş kremi kullanmak cilt lekelerinin ve kırışıklıkların önüne geçip yaza parlak bir ciltle girmenize destek olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Soğuktan, hava kirliliğinden etkilenmiş, gözenekleri kapanmış bir cildi canlandırıp pürüzsüz hale getirmenin en iyi yolu peeling yapmaktır. Düzenli yapılan peeling ile ölü deri atılır ve böylece yüzeydeki cilt sorunları azaltılabilir. Fakat içinde bulunan mikro taneciklerle cildi temizleyen bu ürünler kişinin cilt tipine uygun olarak seçilmelidir. Veya evde kendiniz zeytinyağı, tuz, toz şeker, yoğurt, gibi malzemelerle doğal peeling hazırlayabilir, güvenli bir biçimde haftada birkaç kez yüzünüze uygulayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Kış aylarının saç üzerindeki etkileri genellikle olumsuzdur, soğuk hava saçları yıpratır, kurutur ve kırar. Bahar ayları ise onları yeniden forma sokmanın tam zamanıdır. İşe gerekiyorsa kırıkları kesmekle başlanmalı, ardından nemlendirme gelmelidir. Dökülmesinin önüne geçmek veya daha da güçlendirmek için düzenli aralıklarla bakım maskelerinden de yararlanılabilir. Bu arada lastik tokalarla toplamaya bir süre ara verilmeli ve hatta mümkünse kurutmak için fön makinesi de kullanılmamalıdır.

  • 50 YILLIK MİMARLIK YAŞAMINDA YÜZLERCE ESERE İMZA ATAN MİMAR SİNAN

    1588 yılında İstanbul’da hayata gözlerini yumduğunda 100 yaşına iki kalmıştı. Mimarbaşı olduğunda, çok da genç sayılmayacak bir döneminde, 48 yaşındaydı ve yarım asırlık mimarlık kariyerine yüzlerce eser sığdırdı. İmza attığı 477 adet eserin içinde camiler, köprüler, imaretler, medreseler, darüşşifalar, hamamlar, kervansaraylar diye devam eden 16 farklı yapı tipi bulunuyordu. Eserlerinden 120 tanesi günümüzde hâlâ kullanılmakta. Gelin, sadece mimar kimliğiyle değil mühendislik zekâsıyla da bir deha olan Mimar Sinan’ı, mesleğine ve eserlerine ilişkin kimi detayları hatırlayarak analım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Katıldığı Boğdan Seferi sırasında, ordunun karşı kıyıya geçmesi için Prut Nehri üstüne köprü yapılması gerekmiş, birkaç deneme başarısız olunca Sultan Süleyman’dan gelen emir üzerine o dönem yeniçeri olan Sinan devreye girmişti. İleriki zamanlarda Kanuni’nin başmimarı olacak Sinan, Prut Nehri üstüne sadece 10 günde bir köprü inşa etti. Tabii geçici bir köprü olduğu için günümüze kadar ulaşamadı. Fotoğraftaki yapı ise yine usta mimarın imza attığı Bosna-Hersek’teki Drina Köprüsü’dür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Süleymaniye Camii’nin asırlara meydan okumasının sırlarından biri, yapının temeli kazıldığında Mimar Sinan’ın inşayı hemen başlatmaması, birkaç sene kazık çakarak zeminin iyice sıkılaşmasını beklemesiydi. Hatta bu inceliğin farkında olmayanlar, usta mimarın işi ağırdan aldığı söylentilerini bile yaymıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Alibey Deresi üzerine Mağlova Su Kemeri’ni inşa ederken sel baskını ve şiddetli hava akımına karşı yaptığı küçük hafifletme kemerleri, ayrıca ağırlığı taşıması için yaptığı piramit şeklindeki ayaklar, Mimar Sinan’ın geliştirdiği ve dünyada örneği bulunmayan sigorta sistemleriydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    İçbükey olduğu için sesi odaklayan cami kubbelerinin akustik sorununu, bazen kubbeden yansıyan sesin duvarlarda yutulmasını, bazen de sesi direkt kubbenin yutmasını sağlayarak giderdi. Bunu farklı malzemelerden oluşan özel sıvalar kullanarak yapmıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Mimar Sinan, eserlerinde ana kubbe, yarım kubbeler, kemerler ve pandantiflerden oluşan taşıyıcı bir sistem geliştirmiş, bunun kare, altıgen ya da sekizgen olmak üzere üç çeşidini kullanmıştı. Ana kubbe ve onu çevreleyen dört yarım kubbesiyle Şehzade Camii, sonradan gelenekselleşecek bu tarzın ilk örneğiydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Mimar Sinan’ın, Selimiye Camii’ni inşa etmekteyken üstünde çalıştığı diğer bir yapı Kasımpaşa’daki Piyale Paşa Camii’ydi. 1573 yılında ve 83 yaşında yaptığı bu eser hem daha önceki deneyimlerini kullandığı hem de öncekilerden daha farklı bir tarza büründürdüğü ayrıcalıklı bir Osmanlı yapısı olacaktı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Mimar Sinan, çıraklık eserini 50’li yaşlarında, kalfalık eserini 60’lı yaşlarında, ustalık eserini 80’li yaşlarında ortaya koydu. Bilindiği gibi çıraklık eseri olarak Şehzade Camii’ni, kalfalık eseri olarak Süleymaniye Camii’ni, ustalık eseri olarak Selimiye Camii’ni göstermişti.

  • 8 Fotoğraf İle Pirinç Terasları Ve Tarlaları

    8 Fotoğraf İle Pirinç Terasları Ve Tarlaları

    Dünyanın en çok tüketilen besinlerinden biri olan pirincin ekim alanları izlemeye doyamayacağınız görüntüler oluşturur… Dünya nüfusunun pirinç talebini karşılamak için devasa yüzölçümüne sahip tarlalar gerekir ve bu yüzden pirinç tarlaları İnka Uygarlığı’ndan beri kat kat teraslar şeklinde konumlandırılmıştır. En büyük, en etkileyici örneklerini Doğu Asya’nın muson bölgelerinde görebileceğiniz pirinç teraslarını Kültür ve Yaşam’a taşıdık…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
  • 6 Şairden 6 Farklı Bahar Şiiri

    6 Şairden 6 Farklı Bahar Şiiri

    Sonbaharın şiirlerde, şarkılarda genellikle insanın yaşlılık dönemini temsil etmesi gibi ilkbahar da çoğu zaman gençliği, tazeliği temsil etmiştir. Bazen de geç kalınmış vakit olarak kullanılan sonbahara karşılık bahar erken bulunan zamanın temsilcisi olmuştur. Kültür ve Yaşam’ın listesinde ise ünlü şairlerin bahara farklı anlamlar yükleyerek yazdığı şiirleri görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Cahit Sıtkı Tarancı – Bahar Geliyor” title_font_size=”13″]
    bahar şiirleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Orhan Veli Kanık – Derdim Başka” title_font_size=”13″]
    bahar şiirleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bedri Rahmi Eyüboğlu – Bahar Ve Biz ” title_font_size=”13″]
    bahar şiirleri
    bahar şiirleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Can Yücel – Bahar Mıdır ” title_font_size=”13″]
    bahar şiirleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Özdemir Asaf ” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ziya Osman Saba – Beyaz ” title_font_size=”13″]
    bahar şiirleri
  • Baharın Müjdecisi 3 Cemre

    Baharın Müjdecisi 3 Cemre

    Bir çeşit ısıtıcı gücün havaya, suya, toprağa düşerek sıcaklığı yükselttiği inanışı özellikle Anadolu’da çok yaygındı. Sizin de büyüklerinizin “Hele bir cemre düşsün de…” diyerek yaptığı konuşmaları duymuşluğunuz vardır mutlaka… Günümüzde de cemrelerin düştüğüne inanılan tarihler baharın müjdecisi kabul ediliyor. Peki, bu cemreler nereye, ne zaman düşüyor? Dahası cemre ne demek? Gelin listemizdeki 3 maddeyle hem cevapları bulalım hem de havanın, suyun, toprağın uyanışını birlikte kutlayalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Havaya” title_font_size=”13″]

    Cemrelerin ilkinin 19-20 Şubat tarihlerinde havaya düştüğüne yani ilk önce havanın ısındığına inanılıyor. Fakat meteorolojide durum biraz farklı. Çünkü güneş ışınlarının ilk önce toprağı ısıttığı, buradan yansıyan ışınlarla havanın ısındığı bilinmekte… Geleneksel inanış bilimsel verilere zıt gibi görünse de, bu durum, cemrelerin düşme tarihlerinin Nevruz ve Hıdırellez kutlamaları için temel alınmasını değiştirmiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Suya” title_font_size=”13″]

    Geçmişte yaşamış insanlar bir yılı ikiye bölerek, bu bölümleri Kasım günleri ve Hızır günleri şeklinde tanımlamışlar. 179 gün süren Kasım günleri miladi takvime göre 8 Kasım-5 Mayıs arasını kapsıyor. Hızır günleri ise 186 gün sürüyor, yani miladi takvime göre 6 Mayıs-7 Kasım arasını kapsıyor. Ve bu takvimden doğan inanışa göre ikinci cemre, 26-27 Şubat tarihlerinde suya düşüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Toprağa” title_font_size=”13″]

    Son, yani üçüncü cemrenin 5-6 Mart tarihlerinde düşerek ısıttığı yer ise toprak oluyor. “Cemre” Arapça kökenli bir kelime ve “kor halindeki ateş” anlamına gelmekte… Siz hiç daha önce “cemreviyye” kelimesini duymuş muydunuz? Osmanlı’da Divan şairlerinin cemre dönemlerinde yazdığı ve genellikle önemli kişilere methiyeler içeren şiirlere denirmiş. Bir cemreviyye örneği olarak 17. yüzyıl şairlerinden Bosnalı Sabit’in kasidesini verebiliriz. Aynı dönem yaşamış Şeyhülislam Paşmakçızade Seyyid Ali Efendi için yazdığı kasidenin bir beyitinde bakın ne diyor Bosnalı Sabit:
    Kalmaz bu feyz-i cemre ile nev-bahâra dek
    Her nahl-i köhne tâze ve her şeyh şâb olur
    “İlkbahara kalmaz cemrenin bu harareti ile her kuru fidan canlanır, her yaşlı gençleşir.”