Blog

  • ENGEL TANIMAYAN MÜZİSYENLER

    Dünyamız, yeteneklerine hayran kaldığımız hatta zaman zaman şaşırarak izlediğimiz sanatçılarla dolu. Esas ilginç olan şu ki bazıları sahip oldukları engellere rağmen yetenekleriyle dünyayı etkisi altına alabiliyor. Bu yazımızda hayatın onlara verdiği zorluklara rağmen, inandıkları yolda ilerleyen ve tüm dünyada adından söz ettiren müzisyenleri listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kulakları duymamasına rağmen bir müzik dehası olarak kabul edilen Beethoven, ilk konserini henüz 7 yaşında bir çocukken verdi. Klasik akımdan romantik akıma geçişe en çok katkı sağlayan müzisyenlerden biri olan Beethoven, 1798 yılında duyma sorununun başlamasıyla henüz 46 yaşındayken tamamen işitme engelli oldu. Hatta en çok bilinen eserlerinden biri olan 9. Senfoni’yi kulaklarının duymadığı dönemde besteledi. Engeli onu hiçbir zaman durduramadı ve ölümüne kadar üretmeye devam etti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bateri çalmak başlı başına fiziksel anlamda güç gerektiren bir müzik türüyken bu eylemi tek kol ile yapabilmek mucizenin ta kendisidir! Dünyaca ünlü sanatçı Rick Allen, o mucizelerden biri. Engelli olmasına rağmen mesleğine sarılan ve sınırları kaldırarak başarılı bir davulcu olan Allen, henüz 21 yaşındayken geçirdiği trafik kazasında sol kolunu kaybetti. Kolunu kaybetmesi, tutkunu olduğu müziği bırakmasına engel olmadı ve sanatına devam etti. Kaza sonrasında onun için özel olarak tasarlanan davuluyla kariyerine devam etti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Müziğin efsane isimlerinden biri olan Stevie Wonder, görme engelli olarak dünyaya gelmiş olmasına rağmen yeteneğiyle tüm dünyayı kendine hayran bıraktıran müzisyenlerden biridir. Wonder, engelinden çok müziğine odaklandı ve henüz 13 yaşındayken kendi albümünü yaptı. O yıllardan beri müzik piyasasında olan Wonder, defalarca Grammy Ödülü aldı. Belki dünyanın renklerini göremedi ama müzik yelpazesinin en canlı renklerinden biri olmayı başardı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Başarılı müzisyen Teddy Pendergrass, engel tanımayan müzisyenlerden biriydi. Hayatı, 1982 yılında geçirdiği bir trafik kazasıyla tamamen değişti çünkü bu kazada omuriliğinden yaralandı ve felç kaldı. Fakat bu durum onu ne müzikten ne sahneden uzak tutabildi; tedavisinin ardından kaldığı yerden sahne yapmaya devam etti. Pendergrass aynı zamanda ABD’de yaşayan engelli bireylerin yaşam şartlarının iyileştirilmesine yönelik yaptığı çalışmalarla da takdir toplayan müzisyenlerden biriydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Jean-Baptiste Reinhardt olarak da bilinen Django, dünya caz tarihinin önemli isimlerinden biriydi. “My Sweet”, “Minor Swing”, “Tears” en çok bilinen bestelerinden birkaçıdır. İçindeki müzik sevgisinin, hiçbir engel tanımadığı müzisyenlerden biri olan Django’nun hayatı 18 yaşında geçirdiği bir kaza ile bambaşka bir boyuta geçti.  Yaşadığı karavanda çıkan yangın sonucu sol elinin yüzük ve serçe parmağı kullanılamaz hâle gelir. Doktorlar tarafından gitar çalmasının imkânsız olduğu söylenmesine rağmen, soloları işaret parmağı ve orta parmağıyla çalarak müziklerini dünyaya duyurmaya devam eder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    En büyük halk ozanlarımızdan biri olan Âşık Veysel de engel tanımayan sanatçılardan biridir. Küçük yaşta geçirdiği çiçek hastalığından dolayı görme yetisini kaybeden Âşık Veysel, tüm engellere rağmen dünyaya sazını duyurmaya devam etti. Yeteneğiyle kültürümüzün mihenk taşlarından biri olan Âşık Veysel, ülkemizin en büyük değerlerindendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Ünlü İtalyan tenor, söz yazarı, besteci ve albüm yapımcısı olan Andrea Bocelli’ye henüz 5 aylıkken glokom teşhisi kondu. Gözleri çok az gören sanatçının dünyasını tamamen siyaha boyayan olay ise 12 yaşında oldu; futbol oynarken kafasını çarpıp beyin kanaması geçirdi ve o olaydan sonra artık gözlerini tamamen kaybetti. Yaşanan tüm bu travmalar Bocelli’nin müziğe olan ilgisini azaltmadı. 1982 yılında başladığı kariyerine 10’dan fazla solo albüm, üç büyük hit albüm ve dokuz opera sığdırdı. Bocelli, dünyanın en iyi üçüncü tenoru olarak bilinir.

  • Şehrin Göbeğindeki Soluklanma Alanı Belgrad Ormanı

    Şehrin Göbeğindeki Soluklanma Alanı Belgrad Ormanı

    Adını, Sultan Süleyman’ın Sırbistan seferinden dönerken bu bölgeye yerleştirdiği Belgradlılardan alan Belgrad Ormanı Kültür ve Yaşam’ın en yeşil sayfalarından biri…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Doğusu İstanbul Boğaz’ı, kuzeyi Karadeniz’le çevrili olan Belgrad Ormanı Avrupa Yakası’ndaki doğal bir oluşum. Aynı zamanda Çatalca Yarımadası’nın bir ucunda konumlanmış olan orman İstanbul’un nefes alma duraklarının başında geliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Belgrad Ormanı’nın %75 gibi bir çoğunluğa sahip sakinleri meşe, özellikle sapsız meşe ağaçları. Meyveli dişbudaktan ıhlamura, kayından gürgene 18 farklı ağaç ve bu ağaçların gölgesinde açan minik çiçekler ormanın bitki varlıkları arasında.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bu yeşil alan eski dönemlerde bölgenin su ihtiyacını karşılayan en önemli yerlerden biriymiş. Orman içinde birbirinden gösterişli bentler o dönemlerden kalan izler… Suyun akışını kontrol etmek için inşa edilmiş farklı mimarilerdeki bu yapılar genellikle Osmanlı sultanlarının isimlerini taşıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Şehrin içinde kızıl geyiklerin, kızıl tilkilerin yaşam kurduğu, kuşların ağaç kovuklarındaki yuvalarında dinlenmeye çekildiği, av yasağı sayesinde hayvan türlerinin rahatça üreyebildiği Belgrad Ormanı, insanı ve en doğal hâliyle doğayı birbirine yakınlaştıran ender yerlerden biri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Belgrad Ormanı’nda insan ve doğa iç içe diyoruz çünkü Sarıyer semti sınırları içinde kalan Belgrad, 1956 yılından bu yana halka açık. İstanbul Orman Bölge Müdürlüğünün idari sınırları içindeki alanda piknik masalarında bazı günler yer bulmak güçleştiği için kendi masa ve sandalyenizi götürmeyi düşünebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Falih Rıfkı Atay mesire yeri, Mehmet Akif Ersoy mesire yeri, Fatih Çeşmesi mesire yeri, Neşet Suyu mesire yeri isimleriyle anılan tam on tane mesire yeri bulunuyor orman içinde. Açık havada yapılabilecek birçok etkinlik için Belgrad Ormanı çölde vaha gibi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Örneğin temiz havayı derin derin içinize çekerek yapacağınız uzun soluklu yürüyüşler için eşsiz bir yerdir. Altı kilometrelik koşu parkurunda ağaçların arasından, göllerin, derelerin kıyısından geçerken adımlarınızı istediğiniz kadar hızlandırabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Dünyanın en büyük metropollerinden İstanbul’da kendiliğinden oluşmuş böyle bir alanı korumak için bazı önlemler alınmış. Mesela kamp kurmak izne tabi ve ateş yakmak, büyük kesici aletlerle giriş yapmak yasak. Ama elbette belirlenmiş alanlarda mangal yapabilir, kahvaltı için erken saatlerde yola çıkabilir, bisiklet kiralayabilir ve daha birçok aktivite için Belgrad Ormanı’nın yolunu tutabilirsiniz.

  • Tatile Giderken Hep Unutulan 10 Eşya

    Tatile Giderken Hep Unutulan 10 Eşya

    Sıcak yaz günlerinin gelişiyle birlikte tatil telaşı da başlar. Biletler ayarlanır, kalacağınız tesiste yer ayırtılır ve en sonunda da tatil valizi hazırlama zamanı gelir. Bu konuda ne kadar disiplinli davranırsanız davranın hep bir şeyler bavulunuzun dışında kalır. Bavul hazırlarken unuttuklarınız göze ufak ayrıntılarmış gibi görünse de tatile gittiğinizde önemleri ortaya çıkar. Aylardır beklediğiniz tatili en iyi şekilde geçirmenizi amaçlayan sağ kolunuz Halkbank Kültür ve Yaşam’dan bavul hazırlama telaşındaki okuyucularına küçük bir hatırlatma… İşte şahane bir tatil için unutmamanız gerekenler…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Saç Kurutma Makinesi” title_font_size=”13″]

    Sahil kenarında geçireceğimiz anların hayaliyle akşamları saçlarımızı nasıl kurutacağımızı düşünmez, saç kurutma makinesini yanımıza almayı hep unuturuz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ütü” title_font_size=”13″]

    Tatilde her gece güzel restoranlara, kafelere gideceğimizi biliriz, hatta oralarda ne giyeceğimizi de planlarız ama kıyafetlerimizi nasıl ütüleyeceğimiz nedense planlarımıza hiç dâhil olmaz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Diş Fırçası” title_font_size=”13″]

    Diş fırçası, en temel gereksinimlerimizden biri olmasına rağmen, en sık unutulanlar arasında bulunur. Peki niye? Sadece küçük diye mi?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tarak” title_font_size=”13″]

    Evet, deniz kenarında saçlarımız çok güzel olacak. Evet, deniz suyu ve güneş saçlarımıza çok iyi gelecek. Ama o saçlar nasıl taranacak?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Pijama” title_font_size=”13″]

    Tüm mayolarımız, deniz kıyafetlerimiz, terliklerimiz itinayla bavula yerleştirilirken, ne yazık ki pijamalarımız unutulmaya mahkûmdur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Makyaj Çantası” title_font_size=”13″]

    Makyaj çantası özellikle kadınların en önemli eşyalarından biridir ama nedense bavula koymayı en sık unuttuğumuz eşyalardan da biri olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Traş Makinesi” title_font_size=”13″]

    Kadınlar nasıl makyaj çantasını unutuyorlarsa erkekler de tıraş makinesini unutur, tatile gittikleri beldeden satın aldıkları jiletlerle günü kurtarmaya çalışırlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Şarj Aleti” title_font_size=”13″]

    Şarj aleti çağımızın en önemli eşyalarından biri olsa da şaşırtıcı bir biçimde en sık unutulanlar arasında ilk sırada bulunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Okuma Gözlüğü” title_font_size=”13″]

    Tatile giderken okuma gözlüğünü bavulunuza koymak aklınıza gelmezse yol boyunca, plajda güneşlenirken sıkılmaya mahkûm kalabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Lens” title_font_size=”13″]

    Tatil boyunca deniz, güneş, kum derken lens kullananlar için zorlu koşullar söz konusu olur, bu durumda lens kabı, lens solüsyonu gibi gereçleri unutmamak büyük önem taşır.

  • Misafirperverliğin 10 Kanıtı

    Misafirperverliğin 10 Kanıtı

    Türk milleti her zaman misafirini en iyi şekilde ağırlamıştır. Ona evinin en güzel odasını ayırır. En iyi yemekleri yapar. En ufak ihtiyaçlarını bile düşünür ve el üstünde tutar. Kendi ailesinden asla ayırmaz, hatta onun için daha iyisini yapar. Dünyanın her yerinde ev sahibi olabilirsiniz ama misafirperver olmak bize özgüdür. Bizi dünyanın geri kalanından ayıran 10 maddeyi sıraladık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Misafiri Güler Yüzle Karşılamak” title_font_size=”13″]
    türk misafirperverliği

    Misafirlerin gelmesine kısa bir süre kala, evin içindeki telaş seviyesi tavan yapar. Evin içinde dört dönen ve “Odanı topla, çoraplarını değiştir.” gibi görevleri nefes almadan sıralayan annelerin bile yüzünde güller açar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Misafir Terliği Olmazsa, Olmaz” title_font_size=”13″]
    türk misafirperverliği

    Geleneksel Türk misafirperverliğinin olmazsa olmazlarındandır. Her evin portmantosunda ve her Türk kızının çeyizinde bulunur. Rahatlığından çok şıklığı ile tanımlanır ve boy boy dizilmiş olmalarıyla tanınırlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Misafir Odası Müze Gibidir” title_font_size=”13″]
    türk misafirperverliği

    Eskiden neredeyse her evde olan ve ev halkının sadece misafir geldiğinde girebildiği odadır. Annelerin müze gibi donattığı ve müze gibi içinde bulunan her şeye dokunmanın yasak olduğu yerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Büyüklerin Eli Öpülür” title_font_size=”13″]
    türk misafirperverliği

    Saygı ve sevgi belirtisi olan el öpme durumu, bazen çocukların unutması ve hatırlatmaya çalışan anne ve babaların binbir şekle girmesiyle de sonuçlanır. Lakin bir misafirperveri asla yıldırmaz!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İkramda Kusur Olmaz” title_font_size=”13″]
    türk kahvesi

    Bir misafirperver, misafirlerine ne içersiniz diye sormaz. O çay ikram edecekse yanında kek, börek ikram eder. Kahve ikram edecekse “Kahvenizi nasıl alırsınız?” diye sorar. İkrama itirazı asla kabul etmez. Sadece kek yerseniz, böreğin hatrı kalır. Börek yerseniz dolmaların boynu bükük kalır. Hayatta olmaz!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Rahat Hissettirme Kaygısı Taşımak” title_font_size=”13″]

    Misafir olma durumu, kişinin başka birinin evinde olma hâlidir ve bir misafirperver, misafirinin kendini rahat hissetmesi için elinden geleni yapar. Misafirin yastığını kabartır, şekerini uzatır, sehpaya uzaksa ayağının dibine zigon yerleştirir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Her Öğünü Ziyafete Dönüştürmek” title_font_size=”13″]
    misafirperverlik

    Bir misafirperver, günün hangi öğünü olursa olsun, eksiksiz olsun der ve kuş sütünün peşine düşer. Çeyizinden, vitrininden özel yemek takımlarını çıkarır. Börekler açılır, dolmalar sarılır, kırk kat dizip şerbetlediği baklavası için yedi mahalle methiyeler düzer.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İşlemeli Misafir Havluları” title_font_size=”13″]
    misafir havlusu

    Misafir terlikleri gibi misafir havluları da her Türk kızının çeyizinde bulunur. En pamuklusunu, en işlemelisini, en güzelini hazırlayan annelerimiz gibi bizim de bir misafirperver olacağımızın işareti olarak çeyizlerde yerini alır. Misafir havlularıyla birlikte misafirperverlik de kuşaktan kuşağa geçmiş olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Misafirler Kapıya Kadar Uğurlanır” title_font_size=”13″]
    türk misafirperverliği

    İster büyük ister küçük, ister yatılı ister ‘bir kahve içmek için uğramış’ olsun, misafirler kapıya kadar uğurlanır. Misafirin büyüklerine selamlar, küçüklerine sevgiler iletilir. Hürmette kusur edilmez.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Misafirin Arkasından Su Dökülür” title_font_size=”13″]
    misafirperverlik

    Misafir, özellikle uzaktan gelmişse “Su gibi geldin, su gibi git.” diye arkasından su dökülür. Eller sallanır, gözler dolar, misafirperverlik insanın içine işler. Böyle gelmiş, böyle gider. Sevgiler sel olur, kuşaktan kuşağa geçer.

  • Yurt Dışına Çıkma Hazırlığındakiler İçin 8 Püf Nokta

    Yurt Dışına Çıkma Hazırlığındakiler İçin 8 Püf Nokta

    Yurt dışına ilk kez, özellikle de tek başına çıkacak biri için durum bilinmeyene yolculuk gibidir ve kişinin günler öncesinden stres hissetmesi muhtemeldir. Öncelikle şunu söylemeliyiz: Stres yapmanızı, paniklemenizi, korkmanızı gerektirecek bir konu değil kesinlikle bu! Ama elbette dikkat etmeniz gereken detaylar da yok değil… Hatta bunlar defalarca yurt dışına çıkanların da dikkat etmesi gereken hususlar… Yolculuğunuzun sorunsuz geçmesini dileyerek şimdilik 8 madde ile başlayalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Seyahat nedeniniz turistik bir gezi ise mutlaka gideceğiniz yerin resmî tatillerine bakmanızı öneriyoruz. Hafta içine gelen bir tatil nedeni ile gezeceğiniz yerlerin kapalı olduğunu duymak bütün motivasyonunuzu düşürecektir. Bununla birlikte gündüz ve akşam için hava durumlarını da ayrı ayrı kontrol etmeli kıyafet seçimlerinizi buna göre yapmalısınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Uçuşunuzu garantiye almak için online check-in yaptırın deriz. Check-in işlemleri uçuş saatine 45 dakika kala sonlanıyor ve siz hiç hesapta olmayan nedenlerle gecikseniz bile online check-in yaptırdığınız için uçuşunuzun riske girmesini engellemiş oluyorsunuz. Dışarıda zarara uğramamak için döviz işlemlerinizi de halletmişseniz eğer, rahatlıkla uçağınızın kapısına gidebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    bagaj hakkı

    Kullandığınız GSM hattınızı yurt dışına açtırmazsanız arama yapmak istediğinizde size kapalı sinyali verecektir. Ülkeden çıkmadan GSM operatörünüzü arayarak istediğiniz paketin seçimini yapmalısınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Akıllı telefonunuza indireceğiniz mobil uygulamalar özellikle off-line kullanılabilenler seyahatinizde büyük kolaylık ve kendinize güven duymanızı sağlayacaktır. Örneğin, gideceğiniz yerin metro hatlarını gösteren bir harita ya da şehir rehberi sunan bir uygulama tatiliniz boyunca yol arkadaşınız bile olabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Uluslararası uçuşların yurt içi uçuşlardan önemli bir farkı da valizinize koyup koyamayacağınız eşyalarla ilgilidir. Bu yüzden seyahat edeceğiniz ülkenin uçuş kurallarını incelemeli, neleri yanınızda bulunduramayacağınızı öğrenmelisiniz ki sevdiğiniz bir eşyanızla havalimanında vedalaşmanız gerekmesin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Enteresan ama yeri geldiğinde kriz oluşturabilecek konulardan biri de gideceğiniz ülkenin voltaj gücü ve priz uyumluluğu konusudur. Prize ihtiyaç duyan cihazlarınızın farklı voltaj tipine sahip olup olmadığını araştırabilir, buna göre yanınıza dönüştürücü alabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Yol trafiğini, güvenlik kontrollerini, giriş kuyruğunu göz önüne alarak planlarınızı yapmalı uçuşunuza 2 saat kala havalimanında olmalısınız. Pasaport kontrolünden önce yurt dışı uçuşlar için gerekli olan harç pulunu almış olduğunuzdan da emin olun, böylece kontrol sırasında geriye dönmeniz gerekmez ve zaman kaybetmezsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    gezi

    Pasaportunuzu kaybetmeniz gerçekten kırmızı alarm seviyesinde bir konudur, bu nedenle en güvenli yere koymayı ihmal etmeyin. Her ihtimale karşı pasaportunuzun kimlik ve vize sayfasının fotoğrafını çekerek kendinize e-posta yollayın. Ayrıca kalacağınız yerin adresini ve yakınlarındaki durak isimlerini yazılı olarak yanınızda bulundurmanızı da “hani ne olur ne olmaz” düşüncesiyle tavsiye ederiz.

  • 3200 YILDIR AYAKTA DURAN EFLATUNPINAR HİTİT SU ANITI

    Eflatunpınar Hitit Su Anıtı’nı hiç gördünüz mü? Hititlerin suya verdiği kutsallık ve bereket anlayışını yansıtan Konya’daki bu alan, dönemine göre hem bir anıt hem de suyu toplayıp düzenleyen bir çeşit erken dönem baraj sistemi niteliği taşır. Yaklaşık 3200 yıldır kesintisiz akan suyu, kuraklık eğilimlerine rağmen akmaya devam eder ve yılın her mevsiminde ziyaretçilerini karşılar. Bu özelliğiyle Eflatunpınar, Hititlerin suyu kontrol etme ve kutsama konusundaki bilgisini günümüze taşıyan nadir örneklerden biridir. Yazımızda, kendi çağını aşan bir teknikle oluşturulan Eflatunpınar Hitit Su Anıtı’nın öne çıkan özelliklerini derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, MÖ 13. yüzyılın son çeyreğine tarihlendirilir ve Büyük Kral IV. Tuthaliya Dönemi’ne ait olduğu kabul edilmektedir. Konya’ya yaklaşık 100 kilometre uzaklıktaki Beyşehir’in 22 kilometre kuzeyinde Sadıkhacı Mahallesi sınırlarında bulunan yapı, Hititlerin öne çıkan açık hava anıtlarından biridir. Anıtı diğer Hitit örneklerinden ayıran en belirgin özellik, Beyşehir Gölü’ne ulaşan Eflatunpınar Deresi’nin kaynağına yakın bir noktada inşa edilmiş kutsal havuz ile doğrudan bağlantılı olmasıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Hititler, Hint-Avrupalı bir topluluk olarak MÖ 3000’lerin sonlarında Anadolu’ya göç etmiş ve bölgede yaşayan Hatti halkıyla uzun süre aynı coğrafyayı paylaşmıştır. Bu kültürel etkileşim, Hitit sanatında ve dinî uygulamalarında Hatti etkisinin görülmesini sağlamıştır. Başkenti Hattuşa (Boğazkale) olan Hitit Devleti, MÖ 1650-1200 arasında Anadolu’da varlığını sürdürmüş ve yerleşik toplulukların inanç sistemlerini kendi yapısına dâhil etmiştir. Bu yaklaşım, Hititlerin su kültünü geliştirmesine ve Eflatunpınar gibi kutsal alanların oluşmasına yol açmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Anadolu’da Tunç Çağı’na damgasını vuran Hititler, su kaynaklarına verdikleri önem ile dikkat çeker. Tarım toplumu olarak su, onların hayatında sadece tarımsal üretim için değil, inanç ve toplumsal düzen açısından da vazgeçilmezdi. Temizlik, suyun kutsallığının temel koşullarındandı; ritüellerde kullanılan suyun kesinlikle pislikten uzak olması gerekirdi. Dönemin sık görülen salgınları, suyun değerini daha da artırıyordu. Bu nedenle Hititler, devlet sınırları içindeki su kaynaklarına büyük önem verirdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Hititler, dağlardan veya yer altından çıkan suları kutsal kabul etmiş, bu su kaynaklarını ritüellerin yapıldığı kutsal alanlar olarak değerlendirmiştir. Arınma, doğum, ölüm ve dua gibi birçok ritüel suyla bağlantılıdır. Örneğin su ordali, suçluluğu veya masumiyeti belirlemek amacıyla yapılan bir testti; kişi, belirli bir suya girerek veya sudaki bir nesneyi tutarak tanrısal bir müdahalenin sonucuna göre suçlu veya masum kabul edilirdi. Bu uygulama, suyun kutsallığının ve toplumsal işlevinin somut bir göstergesiydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Eflatunpınar Anıtı’nın en dikkat çekici bölümü kuzey duvarıdır. Kesme taş bloklardan oluşan bu duvarda kabartmalar yer alır. Merkez figürler Güneş Tanrıçası ve Fırtına Tanrısı olarak kabul edilir. Güneş ışığı granit taşların üzerine vurduğunda ortaya çıkan eflatun renk, anıtın adının kaynağı olabilir. Arkeolojik kazılarda ele geçen başsız boğa heykelleri ve pişmiş toprak tabaklar, burada uzun yıllar süren ritüellerin kanıtıdır. Ayrıca anıtı besleyen havuzda bazı tatlı su balıkları yaşamaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    1842 yılında Jeolog William John Hamilton tarafından keşfedilen anıtın Hititlerle olan bağlantısını seyyah Charles Texier ortaya koymuştur. İzleyen yıllarda Hans Gustav Güterbock, Kurt Bittel, Rudolf Naumann, Volkert Haas, Emmanuel Laroche ve James Mellaart gibi bilim insanları, Eflatunpınar üzerinde araştırmalar yürütmüş ve Hititlerin su teknolojisi ile ritüel uygulamaları hakkında değerli bilgiler sunmuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Akan suların merkezî havuz sistemiyle toplanarak gerektiğinde tasarruflu bir şekilde kullanıldığı nadir su sistemlerinden biri olmasından dolayı, 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dâhil edilmiştir. Anıt, Hititlerden günümüze kadar işlevini kaybetmeden ayakta kalabilmiş en iyi örneklerden biridir ve dönemin su tesisatı ve teknolojisi hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

  • Bodrum’un Kendisi Kadar Ünlü 7 Mahallesi II

    Bodrum’un Kendisi Kadar Ünlü 7 Mahallesi II

    Bodrum, sadece bizlerin değil dünyanın rağbet ettiği bir tatil cenneti… Yabancı turistlerin de karış karış bilecek kadar ilgi gösterdiği ilçenin mahalleleri de en az kendisi kadar popüler. Her birinin ayrı bir ambiyansı, her birinin ayrı müdavimleri var. Muğla’nın 13 ilçesinden biri olan Bodrum’un, antik çağdaki adıyla Halikarnas’ın en bilinen mahallelerini listelediğimiz serinin ikincisi ile karşınızdayız…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Plajları ve eğlence mekânlarıyla ünlü Bitez’e bir kez giden bir daha gitmeden edemez…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bodrum ile Milas arasında huzuru bulacağınız yemyeşil bir koy…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Soğuk ama tertemiz deniziyle, lezzetli restoranlarıyla ünlü Ortakent, tatilcilerin gözdesi deniz kasabalarından biri…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Torba’da manzarası çam ormanları olan masmavi bir denize girebilirsiniz…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Uzun kumsallarıyla plaj severlerin gözdesi Yahşi yaz tatillerinin vazgeçilmez adreslerinden…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Gökova Körfezi’nde yer alan, huzuru bulacağınız sessiz sakin bir belde Mazıköy.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Tekne gezilerini sevenlerin tercih ettiği Karaincir’in taş evleri de görülmeye değer…

  • 8 Madde İle Türk Sineması’nın Romantik Jönü Ediz Hun

    8 Madde İle Türk Sineması’nın Romantik Jönü Ediz Hun

    Sinemamızda bugün duayen olarak tanımladığımız oyuncuların büyük bir kısmı dönemin dergilerinde açılan yarışmalara katılarak sinemaya geçmiştir. Ediz Hun’u Türk Sineması’na kazandıran da Ses dergisinin 1963 yılında açtığı yarışmaydı. Yaşı kaç olursa olsun sinema tarihimizin temiz yüzlü, yakışıklı delikanlısı olarak kalan sanatçı 8 madde ile listemizde…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    yeşilçam

    Ediz Hun en çok Türkan Şoray’la birlikte film çevirdi. Güllü Geliyor Güllü, Ankara Ekspresi, Tatlı Meleğim, Ateşli Çingene gibi çok bilinenler kadar Gençlik Rüzgârı, Çile, Mualla gibi belki de bir kısmımızın henüz izlemediği 22 filmde birlikte rol aldılar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Çocukluğundaki algısını, “15 yaşındayken babam Amerikan filmlerine götürdüğü zaman sorardım, ‘Bu kadar kötü insanlar var mı hayatta?’ diye. Beni üzmemek için ‘Yok!’ derdi.” sözleriyle anlatan Ediz Hun’un filmografisinin tamamı “iyi kalpli insan” rollerinden oluşur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    1960’lardan sonra Türk sinemasının jönleri arasına girdi. Salon erkeği rolleriyle, oturduğu evin çatı katını hayran mektuplarıyla dolduracak kadar büyük bir hayran kitlesi edinmişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ediz Hun 130 filmde rol aldığı Yeşilçam’ı yıllar sonra şöyle değerlendirecekti: “Yeşilçam bana göre bir efsanedir. Disiplinin, hoşgörünün, sevginin, dakik olmanın önemini bana aktaran çok önemli bir ekoldür.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Buna karşılık en sevdiği film olarak TRT’de yayımlanmış 1985 yapımı televizyon dizisini gösterir. Bu, Ayşegül Aldinç’le birlikte rol aldığı, Reşat Nuri Güntekin’in eserinden uyarlanmış Acımak isimli dizidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Türk sinemasının şu efsane repliği genellikle Ediz Hun filmlerinde kullanılır: “Anne ben bu amcayı çok sevdim, ona baba diyebilir miyim?” Ve çoğu zaman o amca çocuğun zaten gerçek babasıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Kimi rollerde fakir ve güzel kızlara ancak gerekli görgü kurallarını öğrendikten sonra ilgi duyan bir “züppe” iken, kiminde de bu yoksul kızlara elinden gelen yardımı gösteren bir romantiktir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Genellikle Ediz Hun filmlerinden aşina olduğumuz bir diğer büyük replik de haksızlık yaptığını sonradan anladığı kadına söylediği “Sen bir meleksin!” cümlesidir.

  • 2025 YILINDA KÜLTÜR VE YAŞAM’DA ÖNE ÇIKANLAR

    2025’in son günlerine geldik… Ne çabuk geçti, değil mi? Yıl boyunca paylaştığımız içeriklerde sizinle buluşmak ve yorumlarınızı görmek büyük keyifti. Yeni bir yılın eşiğinde geride bıraktığımız aylara kısacık bir yolculuk yapalım istedik. Sitemizde gelenek hâline gelen “yılın en çok okunanları” listesi de bu yolculuğun en keyifli durağı. Şimdiden 2026’nın herkes için sağlık ve huzur dolu bir yıl olmasını diliyoruz; bize eşlik ettiğiniz her gün için içtenlikle teşekkür ederiz. İşte 2025’in en çok okunan içeriklerinden bazıları…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Cephede silah kuşandılar, cephane taşıdılar, yaralıları tedavi ettiler ve lojistik destekle erkeklerle omuz omuza savaştılar. Kurtuluş Savaşı’nın bu cesur kadınlarının kahramanlık öykülerini merak ediyorsanız bu linke göz atabilirsiniz!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Farklı kültürlerin tarih ve coğrafya ile şekillenen geleneksel kıyafetlerini ele aldığımız yazımızda, bu kıyafetlerin hem günlük yaşam hem de özel törenlerdeki önemine değindik. Dünyanın dört bir yanından ilgi çekici örnekleri okumak için tıklayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Tüf kayalarla kaplı vadisi ve doğal kaya oluşumlarıyla âdeta açık hava müzesi olan Ayazini köyü, Frigya’dan Osmanlı’ya uzanan zengin tarihi gözler önüne seriyor. Antik mezar odaları ve farklı dönemlerin izlerini görmek için yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Bazı kitaplar sadece okumak için değil, tarihî ve kültürel birer hazine olarak da koleksiyoncuların ilgisini çekiyor. Rekor fiyatlarla satılan ve her birinin ilginç bir öyküsü olan bu özel kitapları linkte görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Göz kapakları, gözleri koruyan, nemli tutan ve dış etkenlere karşı savunan önemli bir yapı. Ancak bazı canlılar bu koruyucu kapaklar olmadan yaşamını sürdürüyor. Göz kapakları olmadan yaşayan bu ilginç canlıları merak ediyorsanız tıklayın!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Nemli ve gölge bölgeleri seven; mavi, beyaz veya pembe çiçekleriyle görenleri etkileyen unutma beni çiçeği, ismiyle ilgili ilginç hikâyeleriyle de dikkat çekiyor. Latince “myosotis” (fare kulağı) adını, yapraklarının şekline borçlu olan bu çiçek, halk arasında “forget-me-not” olarak da biliniyor. Bu çiçeğin sırrını ve ilginç hikâyesini buradan öğrenebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    “Kulelerle dolu beton orman” Hong Kong’un simgelerinden biri olan Yick Cheong Building, yani “Canavar Bina”, yaklaşık 10.000 kişiye ev sahipliği yapıyor ve şehrin yoğun yaşamını çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Detaylar için yazımıza tıklayarak göz atabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Sadece bir ulaşım aracı değil, tarihî ve kültürel bir yolculuk sunan Trans-Sibirya Demir Yolu Ağı, Moskova’dan Pekin’e uzanan rotalarıyla yolculara unutulmaz manzaralar ve deneyimler vadediyor. Bu ünlü demir yolu ağı ve rotaları hakkında daha fazla bilgi bu linkte.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Uçurtmaların sadece eğlence değil, kültür ve sanatla harmanlanmış hikâyelerini ve dünyanın dört bir yanındaki en etkileyici uçurtma festivallerini merak ediyor musunuz? Detaylar için yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]

    Güneşin 69 gün boyunca batmadığı yaz mevsiminde Sommarøy’de saatler bir kural değil; yaşam, doğanın ve adada yaşayanların ritmine göre ilerliyor. Bakkallar gece boyunca açık kalabiliyor, kafeler ise ancak öğleden sonra hizmet vermeye başlıyor. Bu sıra dışı yaşam düzenini ve ada hayatını okumak için tıklayın!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”11#” title_font_size=”13″]

    Uzun bacakları, kıvrık gagaları ve pembe tüyleriyle flamingolar gerçekten dikkat çekiyor. Türkiye’de en çok Tuz Gölü’nde görülen bu kuşların neden pembe olduğunu merak ediyorsanız bu linke göz atın!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”12#” title_font_size=”13″]

    Dünyanın dört bir yanında düğünler, yalnızca evliliği kutlamakla kalmıyor; kültürleri, inançları ve toplumsal değerleri de yansıtıyor. Farklı ülkelerde uygulanan kimi tanıdık kimi şaşırtıcı düğün gelenekleri evlilik yolculuğuna farklı anlamlar katıyor. Dünyanın çeşitli ülkelerinden düğün gelenekleri yazımızda!

  • 8 Madde İle Açık Hava Müzesi Gibi Bir Şehir: Çorum

    8 Madde İle Açık Hava Müzesi Gibi Bir Şehir: Çorum

    Bu listemizde etrafı Amasya, Yozgat, Çankırı, Sinop, Samsun ve Kırıkkale ile çevrilmiş ilimiz Çorum’dayız ve sizi Karadeniz Bölgesi’nde bulunan bu kadim şehrimizi daha yakından tanımaya davet ediyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Çorum’un Merkez ilçesi şehrin zengin tarihi kültürünün ipuçlarını veren birçok eser barındırıyor. Bu kültürün izlerini sürmek için 20. yüzyıl başlarında yapılmış saat kulesini, daha eski tarihe gitmek için Selçuklu eseri olan Ulu Camii’yi, daha da eskilere gitmek için kentin çeşitli yerlerinden çıkarılmış arkeolojik kalıntıları içeren Çorum Müzesini görmenizi öneririz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Şehrin Alaca ilçesindeki Alacahöyük dünya tarafından da ilgi gösterilen bir höyüktür. Höyük, aynı bölgedeki yerleşim yerlerinin yüzyıllar içinde üst üste katmanlaşarak tepe biçimine gelmesine deniyor. Farklı uygarlıkları saklayan ve yapılan kazı çalışmalarıyla büyük kısmı açığa çıkarılan Alacahöyük de arkeoloji meraklılarının illa ki görmesi gereken yerlerimizden… Buradaki kazıları ilk kez Atatürk’ün başlattığı biliniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Hititlerin başkentlerinden olmuş Hattuşaş, bugün Çorum’un Boğazkale ilçesinin sınırları içinde bulunuyor. 1986’dan itibaren UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde olan bölgede Aslanlı Kapı, Sfenksli Kapı, Kral Kapısı, Yerkapı gibi birçok önemli arkeolojik buluntu yer alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    İskilip ilçesindeki İskilip Kalesi’nin üç tarafı da dik bir kayalıkla çevrili… Kaleye giriş çıkış sadece kuzeybatı yönündeki tek taraftan yapılabiliyor. Ne zaman yapıldığı tam olarak bilinmeyen kalenin surları otuzdan fazla evi çevreliyor ve burası küçük bir mahalleye dönüşmüş. İskilip Kalesi de Çorum’a yolu düşenlerin mutlaka görmesi gereken yerlerden biri…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Laçin ilçesinin Kırkdilim köyündeki kaya mezarı oldukça ilginç bir görüntüye sahip… Zorlu bir coğrafyanın tam ortasında bulunan Kapılıkaya Kaya Mezarı özellikle yabancı turistlerin bildiği ve hayran olduğu bir yapı… Çorum ve çevresi kaya mezarlarının yoğun olduğu bölge olarak da biliniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Çorum’un Kargı ilçesi doğal güzellikleriyle dikkat çekiyor. Doğa sporunu sevenler için Dipsizgöl, Karadeniz havası almak isteyenler için yaylalar, olağanüstü görüntüsüyle Kızılcaoluk Şelalesi bu ilçenin sınırları içinde bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Çorum deyince akla ilk gelenlerden biri de bakır işçiliğidir. Ülkemizdeki bakır maden rezervlerinin çoğunun bulunduğu şehrimizde ustaların elinden çıkmış bakır ürünleri Bakırcılar Çarşısı başta olmak üzere birçok yerde satışa sunulmuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Çorum deyince hemen hepimizin aklına ilk gelen leblebidir ve coğrafi olarak tescillenen ilk leblebi de Çorum leblebisidir. Keşkek, etli pilav, yayla çorbası, mantı ise kentin mutfak kültüründe başı çeken yemekler arasındadır. Yine yöreye özgü İskilip dolması ise ustası tarafından yapılması gerektiği ve oldukça zahmetli olduğu için özel günlerin yemeğidir.