Yeşilçam Melodramlarının 9 Olmazsa Olmazı

Bizleri sinema salonlarına, televizyon başına toplayan, kimi zaman güldüren kimi zaman ağlatan Yeşilçam filmleri birçok farklı hikâyeyi konu alsa da hemen her filmde karşımıza çıkan bazı klasik replikler, durumlar vardır. Türk sinemasının bu olmazsa olmazlarını derledik, size gün ortasında bir Yeşilçam melodramı izlemişsiniz hissi yaratmak için bir araya getirdik.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”Rica Ederim, Duygularımla Oynamayın” title_font_size=”13″]
türk sineması, ediz hun, hülya koçyiğit

Yeşilçam melodramlarının olmazsa olmazlarından biri çaresiz âşıklardır. Film boyunca bu acı dolu aşığın başına gelmeyen kalmaz hatta aşkından verem olur, ölüm döşeğine düşer, her izleyeni üzüntüden kahreder.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”Biz Ayrı Dünyaların İnsanıyız” title_font_size=”13″]
türk sineması, fatma girik

Bazen senaryo gereği birbirini sevenler yıllarca ayrı düşer, büyük acılar çekerler ama sessizce hayatlarına devam ederler. Yıllar sonra sevenler şans eseri karşılaşırlar ve yanlarında yeni eşleri ve büyük ihtimalle küçük çocukları olur. İşte bu durumda sessiz ve uzun bir bakışma yaşanır.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”Az Kazanıyorum Belki Ama Namusumla, Alnımın Teriyle Kazanıyorum” title_font_size=”13″]
türk sineması, ayhan ışık

Yeşilçam melodramlarının çoğu zengin-fakir aşkı üzerine kurulmuştur. Yakışıklı, mağrur fakat fakir genç erkek ilk başta şımarık gibi gözüken zengin kızı gönlünü kaptırıverir ya da geçinmek için dişini tırnağına takan genç kız, refah içinde yaşayan bir delikanlıya sevdalanır ve olaylar gelişir.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”Nayır, N’olamaz!” title_font_size=”13″]
türk sineması

Yeşilçam filmlerinde başkahramanlar hep büyük acılar çeker. Başları ne yazık ki dertten, üzüntüden bir türlü kurtulamayan karakterlerin bir gecede saçlarına aklar düşmesi de sık görülen bir durumdur.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”Küslerin Barışması” title_font_size=”13″]
türk sineması, cüneyt arkın

Filmlerin çoğunda birbirine küs kardeşler ya da yakın dostlar vardır, ama küslükleri birbirlerini sevmediklerinden değil de inattandır hep… İşte bu küsler filmin sonunda barışır, dostlukları ile içimizi ısıtır.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”Çirkin Ördek Yavrusu” title_font_size=”13″]
türk sineması, kartal tibet, hülya koçyiğit

Türk filmlerinde filmin başında adeta bir çirkin ördek yavrusu gibi olan kızlarımızın kısa süre içinde serpilip büyümeleri, güzelleşmeleri sık sık karşımıza çıkan bir durumdur. Bu kızlarımız güzelleştikten sonra çok gönüller çalacaktır.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”Seviyorum De!” title_font_size=”13″]
türk sineması

Yeşilçam sevdiğine kavuşamayan âşıkların monologlarıyla doludur. Kara sevdalı, sevdiğinin duvardaki resmine bakarken ya da hülyalı gözleriyle camlardan süzülen yağmuru izlerken kendi kendine konuşur, kaderine isyan eder, sevdiğine anlatamadığı meramını boş duvarlara anlatır.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”Fakir Ama Gururlu Bir Genç” title_font_size=”13″]
türk sineması, kartal tibet

Filmin başında acımasız patronu tarafından ya da başka kötü kalpli kişiler tarafından haksızlığa uğrayan kahramanlar pes etmez, çalışır, didinir ve intikam günü geldiğinde mağrur bir ifadeyle repliğini söyler: “Hani fakir ama gururlu bir genç vardı…”

[eltd_section_title alignment=”left” title=”Bak Beyim, Sana İki Çift Lafım Var” title_font_size=”13″]
aile filmleri, türk sineması, bizim aile

Filmin başında katı yüreğiyle izleyiciyi bezdiren karakterler, olay örgüsü içerisinde genellikle fakir ama gururlu, babacan, yüreği geniş ve iyilik dolu karakter tarafından edilen manalı iki çift söz ile yaptıklarını düşünür, doğru yolu bularak iyi bir karaktere evrilir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir