Etiket: türk sineması

  • Sultan’ın renkli karakterini yansıtan 9 fotoğraf

    Sultan’ın renkli karakterini yansıtan 9 fotoğraf

    Türk Sineması’nın Sultan’ı Türkan Şoray bu unvanı sadece dillere destan güzelliği ile değil birbirinden farklı birçok karakteri başarıyla canlandırmasıyla da kazanmıştır. Oyunculuk yeteneği ile sinemamıza renk katan Türkan Şoray yönetmenlik koltuğunu da hakkıyla doldurur. Türk Sineması’na kazandırdığı değerlerden bir diğeri de Türkan Şoray Kanunları’dır. Bu kanunlar genelde açık sahneleri reddetmesiyle bilinse de aslında oyuncunun adil şartlarda çalışmasını sağlayan prensiplerdir. Türkan Şoray kariyerinin başındaki kadın-erkek birçok genç oyuncuya yol gösterir, onlar için başarılı bir örnek olur. Sultan unvanını tüm kariyeri boyunca başarıyla taşıyan Şoray, Türk Sineması’nın sahip olduğu en büyük güzelliklerden biridir. Karşınızda, Sultan’ın renkli karakterini yansıtan 9 fotoğraf…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    türkan şoray illüstrasyonları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    türkan şoray illüstrasyon, türk sineması
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    türkan şoray illüstrasyon
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    türkan şoray illüstrasyon
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    türkan şoray illüstrasyon
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    retro
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    türkan şoray illüstrasyon
  • 8 Madde İle Türk Sineması’nın Romantik Jönü Ediz Hun

    8 Madde İle Türk Sineması’nın Romantik Jönü Ediz Hun

    Sinemamızda bugün duayen olarak tanımladığımız oyuncuların büyük bir kısmı dönemin dergilerinde açılan yarışmalara katılarak sinemaya geçmiştir. Ediz Hun’u Türk Sineması’na kazandıran da Ses dergisinin 1963 yılında açtığı yarışmaydı. Yaşı kaç olursa olsun sinema tarihimizin temiz yüzlü, yakışıklı delikanlısı olarak kalan sanatçı 8 madde ile listemizde…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    yeşilçam

    Ediz Hun en çok Türkan Şoray’la birlikte film çevirdi. Güllü Geliyor Güllü, Ankara Ekspresi, Tatlı Meleğim, Ateşli Çingene gibi çok bilinenler kadar Gençlik Rüzgârı, Çile, Mualla gibi belki de bir kısmımızın henüz izlemediği 22 filmde birlikte rol aldılar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Çocukluğundaki algısını, “15 yaşındayken babam Amerikan filmlerine götürdüğü zaman sorardım, ‘Bu kadar kötü insanlar var mı hayatta?’ diye. Beni üzmemek için ‘Yok!’ derdi.” sözleriyle anlatan Ediz Hun’un filmografisinin tamamı “iyi kalpli insan” rollerinden oluşur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    1960’lardan sonra Türk sinemasının jönleri arasına girdi. Salon erkeği rolleriyle, oturduğu evin çatı katını hayran mektuplarıyla dolduracak kadar büyük bir hayran kitlesi edinmişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ediz Hun 130 filmde rol aldığı Yeşilçam’ı yıllar sonra şöyle değerlendirecekti: “Yeşilçam bana göre bir efsanedir. Disiplinin, hoşgörünün, sevginin, dakik olmanın önemini bana aktaran çok önemli bir ekoldür.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Buna karşılık en sevdiği film olarak TRT’de yayımlanmış 1985 yapımı televizyon dizisini gösterir. Bu, Ayşegül Aldinç’le birlikte rol aldığı, Reşat Nuri Güntekin’in eserinden uyarlanmış Acımak isimli dizidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Türk sinemasının şu efsane repliği genellikle Ediz Hun filmlerinde kullanılır: “Anne ben bu amcayı çok sevdim, ona baba diyebilir miyim?” Ve çoğu zaman o amca çocuğun zaten gerçek babasıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Kimi rollerde fakir ve güzel kızlara ancak gerekli görgü kurallarını öğrendikten sonra ilgi duyan bir “züppe” iken, kiminde de bu yoksul kızlara elinden gelen yardımı gösteren bir romantiktir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Genellikle Ediz Hun filmlerinden aşina olduğumuz bir diğer büyük replik de haksızlık yaptığını sonradan anladığı kadına söylediği “Sen bir meleksin!” cümlesidir.

  • 14 Madde ile Türk Sinema Tarihi

    14 Madde ile Türk Sinema Tarihi

    Hareketli fotoğraflar olarak tanımlandığı zamanlardan günümüze kadar uzanan bir sihirdir sinema. Fransız Lumier Kardeşlerin çektiği ilk film olan, Tren’in Gelişi filminin 1896 yılında Galata’da gösterilmesinin ardından, Türk sineması da kendi sihirbazlarını yaratarak günümüze uzanan illüzyonları ile bizleri büyülemeye devam ediyor.

    türk sineması, lumiere kardeşler

    Sinema ülkemize, Fransız Lumier Kardeşler’in çektiği ilk film olan, Tren’in Gelişi filminin 1896 yılında Galata’da gösterilmesiyle girdi. İstanbul’da yapılan ilk film gösterimi, izleyenlerin trenin üstlerine geldiğini sanmaları sebebiyle, salondan kaçmalarıyla son buldu.

    türk sinema tarihi, şaryo

    Dünyanın her yerine kameramanlar yollayan Lumier Kardeşler’in 1897 yılında kameraman Alexander Promio’yu İstanbul’a göndermesi üzerine ülkedeki ilk çekim yapılmış oldu. Haliç’te bir kayığın üzerinde yapılan çekim, günümüz kameralarının slider veya şaryo üzerinde yaptığı kaydırma (travelling) tekniği Türkiye’de ilk kez uygulanmış oldu.

    türk sinema tarihi

    1914-15 yıllarında Enver Paşa, Merkez Ordu Sinema Dairesini kurdu ve Fuat Uzkınay’ın Ayestefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı çekildi. Ancak bu filmin kopyası günümüze ulaşamadı veya henüz tozlu raflar üzerinde bulunamadı.

    merkez ordu sinema dairesi

    Merkez Ordu Sinema Dairesi, 1. Dünya Savaşı boyunca, savaş belgeselleri çekti.

    türk sinema tarihi

    1916’da Sigmund Weinberg’in çektiği ilk konulu Türk filmi Leblebici Horhor Ağa, başrol oyuncusunun ölümünün ardından tamamlanamadı.

    türk sinema tarihi, sansür

    Sinemamıza sansür 1918 yılında girdi. Ahmet Fehim’im yönettiği ‘Mürebbiye’ filmi, Fransız kadınlarını aşağıladığı gerekçesiyle o dönemde işgal altında olan Osmanlı’da yasaklandı.

    türk sinema tarihi

    Türk sinemasının ilk konulu filmleri 1917 yılında Sedat Semavi’nin yönetmenliğinde çekilen ‘Pençe’ ve ‘Casus’ filmleriydi. Ancak bu filmlerin günümüze ulaşabilmiş bir kopyası bulunmamaktadır.

    türk sineması

    Türk sinemasının ikinci film 1916’da çekimine başlanılan Himmet Ağa’nın İzdivacı oldu. 1916 yılında Sigmund Weinberg’ın çekimlerine başladığı film, oyuncularının Çanakkale Savaşı’na katılmasının ardından Reşad Rıdvan tarafından 1918 yılında tamamlanabildi.

    türk sineması, türk komedi sineması

    Türk sinemasındaki ilk komedi filmi ise yönetmen Hüseyin Şadi Karagözoğlu tarafından 1917 yılında çekildi. ‘Bican Efendi Vekilharç’ filmi büyük ilgi görünce, filmin devam serisi olan ‘Bican Efendi Mektep Hocası’ ve ‘Bican Efendi’nin Rüyası’ filmleri çekildi. Böylelikle sinema tarihimizdeki ilk film serisi çekilmiş oldu.

    türk sineması

    1922 yılından 1940’ların ortasına kadar Türk sinemasının tüm yükü usta yönetmen Muhsin Ertuğrul tarafından omuzlandı. Tiyatrocular dönemi olarak adlandırılan bu dönemde Muhsin Ertuğrul, 32 filme imza attı.

    türk sineması

    Muhsin Ertuğrul, Türkiye’nin ilk sesli filmi olan İstanbul Sokakları’nda filmini çekti. 1931 yılında çekilen film, Türk, Yunan ve Mısır ortak yapımıydı. Dönemi içinde oldukça yüksek bir bütçeye sahip olan film, Türk sinema tarihindeki ilk ortak prodüksiyonlu yapım olma özelliğini de taşıyor.

    Muhsin Ertuğrul’un 1934’te ikinci kez perdeye uyarladığı Leblebici Horhor Ağa Venedik 2. Uluslararası Film Şenliği’nde Onur Diploması aldı ve 1934 yılında çekilen Leblebici Horhor Ağa ilk uluslararası ödül alan Türk filmi oldu.

    Türk sinemasının ilk yarışması ise Yerli Film Yapanlar Cemiyeti tarafından 1948’de gerçekleştirildi. Yarışma sonucunda, En İyi Film Şakir Sırmalı’nın Unutulan Sır, En İyi Erkek Oyuncu Kadri Erdoğan, En İyi Kadın Oyuncu ise Cahide Sonku oldu.

    1949 yılında Aydın Arakon’un yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği ‘Çığlık’ filmi, Türkiye’de çekilen ilk korku filmi oldu.  Maalesef bu yapımın da hiçbir kopyası günümüze ulaşamadı.

  • Çiçek Abbas ve Şakir’in Aşık Atışması

    Çiçek Abbas ve Şakir’in Aşık Atışması

    Türk Sineması’ndaki efsane sahnelerden biri Çiçek Abbas’ın hısmı Şakir’le yaptığı söz düellosudur. Aynı kıza âşık olan eski arkadaşlar kahvehanede birbirlerine karşı sözle, maniyle üstünlük sağlama çabasına girerler. Bildiğiniz gibi atışmayı Şakir’i söz söyleyemeyecek hâle getiren Abbas kazanır. Çılgın birer âşık olan Çiçek Abbas ve Şakir’in o meşhur atışmasını 9 madde ile listemize aldık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    şener şen
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    şener şen
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    ilyas salman
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    ilyas salman
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    şener şen
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    ilyas salman
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    şener şen
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    ilyas salman
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    ilyas salman
  • ONLAR EN ÇOK GÜLDÜĞÜMÜZ FİLM KARAKTERLERİ

    ONLAR EN ÇOK GÜLDÜĞÜMÜZ FİLM KARAKTERLERİ

    Kişiyi bulunduğu yerden alıp bambaşka dünyalara götürmesi sinemanın en güzel taraflarından biridir. Usta yönetmenler, zekice yazılmış senaryolar, büyük oyuncular vasıtasıyla tüm düşünceleri bir süreliğine kenara bıraktırıp neşeyle güldürmeyi en iyi o bilir. Hayatımızda iyi ki sinema var demek için bu bile başlı başına bir neden. Gelin, Türk Sineması’ndaki duayen oyuncuların hayat verdiği en komik karakterleri hatırlayarak hep birlikte gülümseyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    1964 ile 1973 yılları arasında çevrilmiş 10 serilik filmin adı Turist Ömer… Sadri Alışık’ın hayat verdiği, şapkası ve selam duruşuyla zihinlerde yer eden ana karakterin adı da Turist Ömer’dir. Yamyamlar Arasında, Uzay Yolunda, Boğa Güreşçisi, Dümenciler Kralı gibi isimleri olan seride Ömer, maceralarıyla güldüren en komik sinema karakterlerindendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kült film serisi Hababam Sınıfı’nın değişmez karakteri Şaban, daha doğrusu arkadaşlarının taktığı lakap eşliğinde İnek Şaban, sinemamızın en komik karakterlerinden biridir. Kemal Sunal’ın canlandırdığı bu saf mı saf delikanlı, özellikle filmin yayınlandığı ilk yıllarda mimiklerinden kurduğu cümlelere kadar büyük ilgi çekmiş, ekran başında en çok onun görüneceği sahneler beklenmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Hababam Sınıfı film serisinin en komik karakterlerinden biri de Beden Eğitimi öğretmeni, şahsına münhasır kişilik Ekrem Hoca’dır. Yani öğrencilerinin taktığı lakapla Badi Ekrem. Kırmızı eşofman takımıyla görmeye alışık olduğumuz, fazla özgüveni yüzünden başına sürekli iş açan bu sevimli karaktere hayat veren oyuncu ise Şener Şen’dir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    adile ana, saadet

    Turşucu Kazım Efendi’nin inatçı eşi, altı çocuğun annesi, palavracı Ziya’nın yengesi, Neşeli Günler filminin Saadet Hanım’ı Türk Sineması’nın en komik karakterlerinden biridir. Kocasına duyduğu öfke yüzünden onu gülerken görmek pek de mümkün değildir ama onun öfkesi zaten seyirciyi kahkahaya boğmak içindir. Adile Naşit, bu unutulmaz karakterin bütünleştiği oyuncudur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    zeki metin, himmet, hayret

    Köyden İndim Şehre filminin bütün kadrosu tıpkı sıraladığımız diğer filmler gibi usta komedyenlerden oluşan harika bir ekibe sahiptir. Tarla sürerken bir küp altın bulan ve bozdurmak için şehre giden dört kardeşin komik maceraları anlatılır filmde… Büyük ağabeyler Himmet (Zeki Alasya) ve Hayret’in (Metin Akpınar) kardeşlerine yol gösterme çabaları ise belki de filmin en komik sahneleridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    sabahat

    Komedi film serisi Gırgıriye’de Perran Kutman’ın canlandırdığı, akıllara geldiği an yüzleri de güldüren karakter Sabahat, Türk Sineması’nın en komik karakterlerinden biridir. Darbukatör Bayram’ın sevdiği kız Güllü’nün annesidir Sabahat… Bayram’ın babası Emin’le bitmek bilmeyen atışmaları, Güllü’yü artist yapma sevdası film boyunca seyirciyi gülmekten kırar geçirir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Ayşen Gruda’nın hayat verdiği en komik karakterlerden biridir Fikret… Gülen Gözler filminde Yaşar Usta ile Nezaket Hanım’ın beş kızından en büyüğü odur. Ne var ki kendisine âşık olan ve her fırsatta aşkını ilan etmekten çekinmeyen Vecihi’yle evlenmek için babasını ikna etmesi gerekmektedir. Çok güldüren yer yer de hüzünlendiren bu filmin neşeli karakterlerinin başında gelir.

  • Türk Sineması’nda Yılların Parlattığı Jönler

    Türk Sineması’nda Yılların Parlattığı Jönler

    “Önemli rollerde oynayan genç erkek oyuncu” tanımlaması “Jön” kelimesinin sözlük karşılığı… Genç ve yetenekli oyuncularla beyaz perdedeki varlığını sürdüren Türk Sineması’nın, en genç ve tecrübesiz olduğu dönemlerde aktörlük yapan, ilerleyen yaşlarına kadar izleyicinin gönlünde taht kuran jönlerimizi listeliyoruz sizin için…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Safa Önal, İzzet Günay’ı şöyle anlatıyor: “Yaşama kötü başlamış, hayata hınçlı bakan, ama sıcak bir ev, şefkat, dostluk ve sonra aşk görünce, aşk bulunca değişebilen, son derece pozitif, son derece yiğit bir karaktere dönüşen bir adamdı o.” Sanatçı, Ağaçlar Ayakta Ölür filmindeki rolüyle ün kazanarak Türk Sineması’nın jönleri arasına katılmıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    SES dergisinin yarışmasıyla öne çıkan ve Genç Kızlar filmiyle sinemaya giren Ediz Hun, kariyeri boyunca genç kızların mektuplarına boğulmuş hatta evinin çatı katının tamamını bu mektuplara ayırmak durumunda kaldığını ifade etmiştir. 1940 doğumlu sanatçı sinemamızın 50 yıldır eskimeyen, tükenmeyen “temiz yüzlü” jönüdür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Tarık Akan da dönemin ünlü mecmuası SES’in yarışmasında birinci seçilip ışığı parlayan jönlerimizdendi. Ne var ki o yarışmaya fotoğrafını gönderen kişi kendisi değil çocukluk yıllarındaki mahalle arkadaşlarından biriydi. Filmlerinin çoğunda “Ferit” “yakışıklı” “damat” isim ve sıfatlarıyla anıldı. 16 Eylül 2016 tarihindeki vefatı kalplerde büyük bir hüzün yarattı. İyi ki arkadaşı o gün o resmi o yarışmaya yollamış ve Tarık Akan’ı sinemamıza kazandırmıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Orta Asya’nın yağız delikanlısı Karaoğlan, Attila’nın akıncısı Hun kahramanı Tarkan’dı o… Ve elbette Aşk Mahkûmu’nun Orhan’ı, Bir Demet Menekşe’nin Kenan’ı, Benim de Kalbim Var’ın Murat’ı… 1938 doğumlu Kartal Tibet, rol aldığı onlarca filmde Türk Sineması’nın onuruna dokundurtmayan, gururu için yaşayan yakışıklı jönü oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Ayhan Işık da Yıldız isimli derginin yarışmasına katılarak atılmıştı sinemaya… “Kanun Namına” filmiyle izleyicinin bütün dikkatini üstüne çekmiş, kariyerinin ilerleyen yıllarında “Taçsız Kral” denilerek baş tacı edilmişti. 1929 ile 1979 yılları arasında yaşayan aktör Türk Sineması’nın ilk; kaybının üstünden yıllar geçmesine rağmen unutulmayan jönlerinden oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Yine SES dergisinin bir yarışmasıyla mesleğe atılan ve yine kariyerinde zirveyi gören isimlerden birinden, tabii ki Kadir İnanır’dan söz ediyoruz. 1968 yılında beyaz perdede görünüp o günden bu yana “jön”lüğünü sürdüren usta bir oyuncudan söz ediyoruz. Ya da şöyle söyleyelim: Zihnimize ve kalbimize kazınan film “Selvi Boylum Al Yazmalım”ın İlyas’ından söz ediyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Türk Sineması’nın en yakışıklı jönlerinden Göksel Arsoy’un kariyeri 60’lı yıllarda başladı. Ünlendiği film Samanyolu, ününe ün kattığı film ise Taş Bebek oldu. Bu sarışın delikanlıyı izleyici “Altın Çocuk” diyerek bağrına bastı. Aradan 60 yıl geçti, Göksel Arsoy 60 yaş aldı. Ve işte jön olmak böyle bir şeydi, o, izleyicinin kalbinde hala altın çocuk…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Malkoçoğlu, Battal Gazi oldu. Yıkılmayan Adam, Yalnız Adam, Yarınsız Adam oldu… Kanun Adamı, Son Savaşçı, Vatandaş Rıza, Kartal Bey, Paramparça ve nihayetinde Ölümsüz oldu. Cüneyt Arkın, yaklaşık 400 filmde rol aldı. Fiziği, mavi gözleri ve mütebessim haliyle Türk Sineması’nın efsane jönlerinden olan sanatçımız 1937 doğumlu…

  • Türk Sineması’nın Mavi Bakışlı Yıldızı Fatma Girik

    Türk Sineması’nın Mavi Bakışlı Yıldızı Fatma Girik

    Masmavi gözleri, simsiyah saçları, güçlü bakışları, kendine özgü edasıyla Türk Sineması’nın büyük aktrislerinden Fatma Girik sayfamızın konuğu…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Küçük roller alarak başlayan sinema kariyeri usta yönetmen Memduh Ün’le karşılaştıktan sonra yükselişe geçti ve bütün dikkatleri üstüne çektiği ilk film de Memduh Ün’ün yönettiği 1960 yapımlı Ölüm Peşimizde oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    yeşilçam

    1942 doğumlu sanatçı sinema hayatında Memduh Ün’ün dışında da birbirinden büyük yönetmenlerle çalıştı. Keşanlı Ali Destanı’nda Atıf Yılmaz’la, Dağdan İnme’de Metin Erksan’la, Yılanların Öcü’nde Şerif Gören’le, Acı’da Yılmaz Güney’le…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Rol aldığı filmlerde çok farklı karakterlerle çıktı izleyici karşısına Fatma Girik ama en çok da köylü kadın karakterleri akıllarda iz bıraktı. En bilinenleri Kadir İnanır’la birlikte oynadığı Ezo Gelin, çocuğunu kaybeden bir anneyi canlandırdığı Boş Beşik, Fatma rolünü aldığı Yılanların Öcü’dür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Anne rolü de Fatma Girik’e en çok yakıştırılanlardan biri oldu. Hatta bir star olarak jönlerin annesini canlandırmaktan çekinmedi. Örneğin Osman Seden’in senaryosunu yazıp yönettiği 1977 yapımlı film Ana Ocağı’nda Kadir İnanır’ın annesini canlandırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    1960 ve 70’li yıllarda sinema sanatçılarının plak doldurma modasına Fatma Girik de katılmış ve iki plak doldurmuştu. Biri 1965’te bir yüzünü Öztürk Serengil’le birlikte doldurduğu Aguş / Aşka Şepke, diğeri ise 1975’te doldurduğu Aşk Düğümü / Su Sızmazdı Aramızdan isimli plaktı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    yeşilçam, filiz akın

    Türk Sineması’nın dört yapraklı yoncası olarak ifade edilen oyuncularından Fatma Girik bir röportajında şu ifadeleri kullanmıştı: “Sen o işi sevmiyorsan o iş de seni sevmiyor. Hemen fırlatıp atıyor. Biz de; Türkan, Hülya, ben, Filiz varken de bizden çok daha güzel insanlar geldi gitti ama bu işi sevmedikleri için bittiler. Her işte öyle.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Televizyon ekranları için program da hazırlayıp sunan Fatma Girik, 2006 yılında Altın Koza Film Festivali’nde Yaşam Boyu Onur Ödülü’nü aldı ve sinema yaşamı boyunca daha birçok ödülün sahibi oldu.

  • 8 Madde İle Türk Sineması’nın Taçsız Kralı Ayhan Işık

    8 Madde İle Türk Sineması’nın Taçsız Kralı Ayhan Işık

    “Ayhan Işık Türk sinemasının aktörlerindendi…” Bu cümlede sizce de bir şeyler eksik değil mi? Doğrusu şöyle olmalıydı: Ayhan Işık Türk sinemasının gelmiş geçmiş en yakışıklı aktörlerindendi. Bilenler bilir, 1979 yılında hayatını kaybetmişti ama 70’li ve 80’li yıllarda doğan pek çok insan için fiziki anlamda da yaşayan bir aktördü o… Artık TV ekranlarında filmlerine eskisi kadar rastlamak mümkün olmuyor, aşağıda yer verdiğimiz 8 madde ile Ayhan Işık’la yeniden buluşmaya ne dersiniz?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ayhan Işık, hatıralarında çocukluk yıllarının zorlu geçtiğinden söz ederken ilerleyen yaşlarında güzel insanlarla dolu bir çevrede yetiştiğini anlatır. Müdürü Salah Birsel olan bir lisede edebiyat dersine Rıfat Ilgaz girmektedir ve bu durumu “Daha ne isteyebilirdim ki…” diye özetler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Güzel Sanatlar Akademisinde okur Ayhan Işık. Orada da Bedri Rahmi Eyüboğlu’dur öğretmeni ve arkadaşları Fikret Otyam, Altan Erbulak, Nedim Günsür, Semih Balcıoğlu gibi isimlerdir. Resim, sinemadan önceki ilk göz ağrısıdır. Bab-ı Ali’de ressam olarak çalışmışlığı, Yeni İstanbul gazetesinde çizgi romanlarının tefrika edilmişliği de vardır. Hatta Amerika’ya gidip otomobil tasarımları çizmek hayalleri arasındaydı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Türk sinemasında o dönem ünlü oyuncuların çoğu dergilerin açtığı yarışmalara katılarak sinemaya adım atmışlardı. Ayhan Işık’ı Türk izleyicisine kazandıracak yarışma da 1952 yılında gerçekleşti ve Yıldız dergisinin yarışmasında birinci olan genç oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yıldızının iyice parladığı film ise senaryosunu Osman Seden’in yazdığı, Ömer Lütfü Akad yönetmenliğindeki Kanun Namına olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Ve artık sinemada Ayhan Işık dönemi başlamıştır. İngiliz Kemal Lawrence’e Karşı, Öldüren Şehir, Kanlı Firar, Beraber Ölelim, Bir Avuç Toprak gibi hafızlarımızda yer eden filmlerin de aralarında bulunduğu yaklaşık 140 filmde rol alır. Bu filmler dram, komedi, macera, politik içerikli farklı türlerdedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Küçük Hanımın Şoförü, Küçük Hanım Avrupa’da, Küçük Hanımın Kısmeti… Ayhan Işık’ın halkın gönlüne taht kurduğu seri, Belgin Doruk’la başrolleri paylaştığı Küçük Hanım filmleri olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Ünvanı artık “Taçsız Kral” olmuştur. “Türk Sinemasının Kralı”, 1959’da şansını bir de Hollywood’da denemek ister fakat fazla ısrarcı olmadan geri döner. Daha sonra şu açıklamayı yapacaktır: “Benim gibi orada 5000 kişi sıra bekliyor. Ayrıca çok da marifetleri var. Zıplayıp havada iki takla atıyorlar. Hem de ana dilleri gibi İngilizce konuşuyorlar. Bize orada ekmek yok.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Hollywood’da sinema sektörünü gözlemleyen Ayhan Işık, Türkiye’de sinemacıların hakları için uğraş verir, “Sinema Kanunu” çıkartılması gerektiğini söyler.  Sinemanın bir sanat olduğunu ve buna yakışır muamele görmesi gerektiğini savunan aktör, bu amaçla uğraş vermiştir.

  • 8 Fotoğrafla Türk Sineması’nda İyiliğin ve Saflığın Temsili Kemal Sunal

    8 Fotoğrafla Türk Sineması’nda İyiliğin ve Saflığın Temsili Kemal Sunal

    Halit Akçatepe ne de güzel ifade etmiş: “Kemal Sunal güldü, Türkiye güldü.” Usta oyuncunun yüzümüzü güldüren filmleri, sadece Türk Sinema tarihine damga vurmakla kalmadı, her izleyende adeta antidepresan etkisi de yarattı. Gözden kaçırılmaması gereken ise, girdiği rollerde kahkaha attıran karakterlerin neredeyse tümünün iyilik ve saflık timsali olması… Biz de, Kemal Sunal’ın filmlerde büründüğü, birbirinden “iyi” ve “saf” 8 karakteri sizin için derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    yeşilçam, türk sineması, kemal sunal hayatı

    “Garip” filminde, sandalın içinde bulduğu bebeği sevgiyle, hatta bazen sadece sevgiyle besleyebilen iyi insan Kemal rolündedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    köyden indim şehire, yeşilçam, türk sineması

    “Köyden İndim Şehire”de köylerinde gömü bulan dört kardeşten belki de içlerinde en saf olanı Saffet’ti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    türk sineması, kemal sunal hayatı

    Temizlikçi Hacer ile ona âşık zabıta memuru ve mahallenin çöpçüsü Apti arasındaki çekişmeyi izlediğimiz “Çöpçüler Kralı”nda, Kemal Sunal saf olduğu kadar samimi bir karakteri canlandırır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    türk sineması, kemal sunal hayatı

    “Tosun Paşa”da Tellioğulları ve Seferoğulları arasındaki mücadele, Yeşil Vadi ve Daver Bey’in kızı Leyla içindir. Kemal Sunal’ı filmde, sarayın en has paşalarından Tosun Paşa kılığına sokulmaya çalışılırken evin saf mı saf uşağı Şaban rolünde izleriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    şaban, türk sineması, kemal sunal hayatı

    Film adını, başroldeki dar gelirli Şaban’ın ekonomik halinden alır. “Ortadirek Şaban” fakir ama onurlu bir adamdır. Sevdiği kızın ünlü bir sporcuya âşık olduğu filmde, kendi şansını artırmak için iyiliği elden bırakmadan elinden geleni ardına koymaz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    yeşilçam, türk sineması, kemal sunal hayatı

    “Mavi Boncuk”ta, arkadaşlarıyla birlikte gazino sahibini cezalandırmak için Emel Sayın’ı kaçıranlardan biri de Kaymakam Cafer’dir. “Kaymakam” lakabı Yalovalı oluşundan gelir. Bu filmde sadece Kemal Sunal değil, arkadaşı rolündeki bütün oyuncular iyiliğin ve saflığın timsalidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    türk sineması, kemal sunal hayatı

    Sevdiği kız kendisine kaçmış olsa da, bu kez kızın evliliklerine olur vermeyen abisini ikna etmek için uğraşır. Tüm saflığı ve iyiliği ile sonunda sevdiğinin abisini ikna etmeyi başarır. Kemal Sunal, Postacı Adem filmindeki yürüyüşüyle belleklerde öyle bir yer etmiştir ki, dönemin çocukları uzun süre sokak aralarında onu taklit etmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    halit akçatepe, ergin orbey, türk sineması, yeşilçam

    Damatların, süt oğlanların birbirine karıştığı filmde Şaban, emir erinin hoşlandığı Bihter’e âşıktır. Bu kadar karışıklık yetmezmiş gibi ortalığı bir de Gulyabani gördüğünü söyleyenler karıştırır. Süt Kardeşler filminde, koca köşkün en safı şüphesiz ki Şaban rolündeki Kemal Sunal’dır.

  • Sinemanın Sempatik Jönü İzzet Günay

    Sinemanın Sempatik Jönü İzzet Günay

    1934 doğumlu aktör İzzet Günay 1950’li yılların sonlarından başlayıp 2000’lerin başlarına kadar üretimini sürdüren bir sanatçımız… Ve şu anda sitemizin konuğu…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Türk Sineması’nın en sempatik jönlerinden olan İzzet Günay’ın bu kariyerinden önce İstanbul Belediyesi İmar Müdürlüğü’nde teknik ressam olarak çalıştığını, kısa bir süreliğine dans hocalığı yaptığını, hatta askerden sonra da linyit kömürü ticaretiyle uğraştığını bilmiyordunuz değil mi?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    türk sineması, ömer lütfi akad

    İzzet Günay için sinemadan önce tiyatro vardı. İlk kez Dormen Tiyatrosu’na başvurduğunda yıl 1957’ydi. Sahneye çıktığı ilk oyunun adı ise Kara Ağaçlar Altında’ydı ve sahne hayatındaki adımlarını başka oyunlarla tiyatroda hızlandırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    İlk kez rol aldığı sinema filmi Zeki Müren ve Belgin Doruk’un başrolleri paylaştığı 1959 yapımlı Kırık Plak’tı. Filmde Zeki Müren’in şoförü Erol karakterini canlandırdı. Başrolünü aldığı ilk film ise 1964 yılında çekilen Varan Bir isimli film oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    türk sineması

    Kısa sürede o sinemayı, sinema izleyicisi de onu çok sevdi ve film teklifleri arka arkaya gelmekte gecikmedi. Çevirdiği 100’den fazla filmde beyazperdedeki partnerleri Hülya Koçyiğit, Türkan Şoray, Fatma Girik gibi sinemanın duayen isimleriydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    yeşilçam, türk sineması

    Birkaç filmde kendisine partnerlik yapan başka bir isim de Sadri Alışık’tı. Bu filmlerden biri Türk Sinema tarihindeki yerini çoktan alan Afili Delikanlılar, bir diğeri ise Amerikan yapımı Bazıları Sıcak Sever filminden Türk Sineması’na uyarlanan Fıstık Gibi Maşallah’tır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İzzet Günay’la ilgili az bilinenlerden biri de Klasik Türk Sanat Müziği solistliği yapmasıdır. On parmağında on marifet bulunan sanatçının yedi yıl boyunca solist olarak sahneye çıkması 1970’lerde sinemayı bırakmasından dolayı yaşadığı ekonomik nedenlere dayanıyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7# ” title_font_size=”13″]

    “7 yaşımdaydım, babamın bir kenara attığı damgasız pullara merak sardım. 73 yıldır da sürdürüyorum.” diyen İzzet Günay tam bir filatelist, yani pul koleksiyoncusuydu. Sadece pul da değil, 1985 yılında antika üzerine bir dükkân açmış ve uzun süre işletmişti.