Blog

  • SANAT, TARİH VE DOĞAYI BULUŞTURAN AÇIK HAVA MÜZELERİ

    SANAT, TARİH VE DOĞAYI BULUŞTURAN AÇIK HAVA MÜZELERİ

    Açık hava müzesi ilk kez Kuzey Avrupa ülkelerinde doğmuş bir kavram. Günümüzde ise dünyanın hemen her yerinde farklı içeriklere sahip açık hava müzeleri yer almakta. Kimi klasik ya da modern sanatın, kimi de kültürel tarihin izlerini sergileyen bu yerlerin ortak özelliği ise dış mekânlara kurulmuş olmaları. Ülkemiz ve dünyadan örnekleri aşağıda görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde 60 bin m2’lik bir parka kurulan Miniatürk’te Türkiye’nin önemli mimari yapılarının 1/25 oranına küçültülmüş minyatürleri sergileniyor. Açık hava müzesi formatındaki mekânda Topkapı Sarayı’ndan Artemis Tapınağı’na, Bursa Ulu Cami’den St. Antuan Katolik Kilisesi’ne birçok eserin minyatürünü görmek mümkün.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Burası Japonya’nın ilk açık hava müzesi, açılış tarihi 1969. 1000’den fazla heykele ev sahipliği yapıyor. Çok sayıda sanatçının eserlerinin sergilendiği Hakone Açık Hava Müzesi’nde dünyaca ünlü sanatçıların yapıtlarını görmek de mümkün. Yüksek tepelerin çevrelediği müze Tokyo’da yer almakta.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    İsveç’in başkenti Stockholm’de Djugarden Adası üstünde 1891 yılında kurulmuş olan Skansen Açık Hava Müzesi dünyanın ilk açık hava müzesi olarak kabul ediliyor. Bir müzeden çok kültür köyü olarak tanımlanan mekânda geleneksel İsveç evleri sergilenirken farklı sanat dallarının faaliyetlerine de yer veriliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Burası Brezilya’nın güneydoğusundaki Brumadinho kırsalında kurulmuş bir çağdaş sanat müzesi… 20 bin km2’lik alan üstünde, yüzlerce dev palmiye ağacı binlerce egzotik bitki arasında, 30 ülkeden katılan 100’den fazla sanatçının eseri sergileniyor. Alanı golf arabasıyla ya da yürüyerek gezmek kişinin tercihine bırakılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Hollanda’nın Gelderland ilinde bir köy Otterlo. Bu köyde Hoge Veluwe Millî Parkı içine 1938 yılında açılan müzeye sanat koleksiyoncusu Helene Kröller-Müller’in adı verilmiş. 300 bin m2’lik açık bir alanda çok sayıda heykel sergileniyor. Sergilenenler arasında Auguste Rodin gibi heykeltıraşların eserleri de yer almakta.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    sanat müzesi

    New York’a bir saat uzaklıktaki Hudson Vadisi’nde yer alan Storm King de bir açık hava müzesi. 1960 yılında bölgesel amaçla kurulan müze zamanla ülkenin dış mekân olarak en büyük heykel koleksiyonunu içeren merkezine dönüşmüş. Eserleri görmek için Storm King Sanat Müzesi içinde yürüyebilir ya da bisiklete binebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Louisiana Modern Sanat Müzesi, Danimarka’nın Kopenhag şehrindeki Humlebaek kasabasında kurulmuş. II. Dünya Savaşı’ndan günümüze kadar üretilmiş önemli eserlere ev sahipliği yapan mekân ülkenin en çok ziyaret edilen yerleri arasında geçiyor. İşin uzmanları ise Louisiana’yı dünyadaki en iyi açık hava müzeleri arasında gösteriyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizin Nevşehir ilinde yer alan Göreme ise doğal bir açık hava müzesi. MÖ 4. yüzyılda başlayan bir hikâyeye, bölgenin doğal yapısı kullanılarak inşa edilmiş manastır, kilise ve şapellere sahip. Günümüze kadar ulaşan bu yapılar çok sayıda fresk içeriyor. Özünde bir kaya yerleşim yeri olan Göreme Açık Hava Müzesi, devasa bir kültürel alana karşılık geliyor.

  • BENZEŞEN VE AYRIŞAN ÖZELLİKLERİYLE GEYİK AİLESİ

    BENZEŞEN VE AYRIŞAN ÖZELLİKLERİYLE GEYİK AİLESİ

    Geyiklerin masallardaki rolü genellikle ruhsal rehberlik üzerinedir. Rüyasında masal kahramanının karşısına aniden bir geyik çıkar ve onu takip etmesi gerektiğini bakışlarıyla anlatır. Geyiğin gittiği yön kahramanın da gitmesi gereken yöndür. Farklı kültürlerde doğanın bu muhteşem canlısına biçilen başka roller de vardır… Mesela dönüşümün temsilcisi kabul edilirler ki bunun nedenine birazdan geleceğiz. Gelin otçul, çift toynaklı takımından olan bu hayvanları en gerçek halleriyle tanıyalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Geyiklerin bazı türlerinde dişilerin de boynuzları vardır fakat genel olarak sadece erkeklerin boynuzları bulunmaktadır, hatta çatallı boynuzlara sahip tek hayvan grubu da onlardır. Kimi türlerin boynuzları gözlerinizi alamayacağınız kadar görkemlidir. Erkek geyikler aralarında düello yapacakları zaman boynuzlarını kullanırlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Geyikler her yıl boynuz değiştirirler. Önce eskisi düşer sonra başının üstünden yenisi filizlenmeye başlar. Yeni boynuzlar, içinden kan damarlarının geçtiği büyüyüp gelişmesini sağlayacak yumuşak dokulu bir kılıfa sahiptir. Bir süre sonra buradaki kan dolaşımı durur ve boynuzlar sertleşip kemiksi bir yapıya kavuşurlar. Zamanı gelince de yenisine yer açmak üzere düşerler. Geyikler bu halleriyle dönüşümün ve yenilenmenin simgesi kabul edilirler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Geyiklerin gözleri kafalarının yan taraflarındadır ve bu özellikleri sayesinde tam 310 derecelik bir görüş açısına sahiptirler. Güneş doğmadan az önceki vakitler son derece net gördükleri zamanlardır. Kuzey Kutup Bölgesi’nde yaşayan Ren geyikleri ise morötesi dalga boyundaki ışınları bile algılayabilirler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Anadolu’da geyik yavrusuna ceylan dense de doğrusu bunların iki farklı tür olduğudur. Geyik yavrusuna ceylan denmesinin nedeni ise sevimli miniklerin birbirlerine oldukça benzemeleridir. Geyik yavrularının üstünde olgunlaştıkça kaybolan beyaz benekler bulunur ve bu benekler doğanın içinde saklanıp korunmalarını kolaylaştırır. Fakat alageyikler olgunlaştıklarında da beneklerini korumaya devam eden türlerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Tüm erkek geyikler boynuzlu canlılardır dedik ama bu genellemenin dışında kalan bir tür bulunuyor! Çin geyikleri… Adını aldıkları bölgede yaşayan geyik türlerinin boynuzları yok olmasına yok fakat onlar da diğer geyiklerde olmayan 8 cm. uzunluğunda köpek dişlerine sahipler…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde de kiminin soyu tükenme noktasına gelmiş olan geyik türleri bulunmaktadır. Anavatanı Anadolu olan alageyik, ülkemizde yaşayan en büyük kara memelilerinden olan kızılgeyik onlardan bazılarıdır. Fotoğrafta gördüğünüz karaca için ise ülkemizde en çok görülen geyik türüdür diyebiliriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Geyikler, kürkleri kahverengi tonlarında olan hayvanlardır fakat bir de beyaz geyik efsanesi vardır. Efsane denmesinin sebebi çok nadir görülebilen, neredeyse sadece efsanelerde geçen canlılar olmasından kaynaklanır. Çok nadir de görülse kimi geyiklerin beyaz olmasının nedeni doğal rengini kaybetmesine sebep olan lösizm isimli anormal bir durumdur.

  • Hayırdır İnşallah! Neler Oluyor Hayatta?

    Hayırdır İnşallah! Neler Oluyor Hayatta?

    Kulağımıza çalınan bir cümle, burnumuza değen bir koku, zihnimizden geçen bir görüntü, bir film sahnesi, bir şarkı dizesi… Kaç yaşında, nerede, hangi işle uğraşıyor olursak olalım alır bizi yüzümüzün gülümsediği o anlara götürür. İşte öyle bir şarkı ve öyle bir film sahnesiyle karşınızdayız. Hababam Sınıfı Uyanıyor’da bizim haylazların hepinizin bildiği birbirine günaydın deme faslı… Var mısınız, Çiğdem Talu’ya ait sözlerin birkaç dizesini mırıldanmaya?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    kemal sunal
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    halit akçatepe
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    kemal sunal
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
    halit akçatepe
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”11#” title_font_size=”13″]
    kemal sunal
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”12#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”13#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”14#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”15#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”16#” title_font_size=”13″]
    kemal sunal
  • İÇ MEKÂNDA DUVAR KÂĞIDI KULLANIMI İLE İLGİLİ ÖNERİLER

    İÇ MEKÂNDA DUVAR KÂĞIDI KULLANIMI İLE İLGİLİ ÖNERİLER

    14. Yüzyıl’da İspanya’nın kraliyet saraylarını süsleyen duvar kâğıtları oradan dünyaya yayılmış, geçen zaman içinde bazen modanın zirvesine yerleşip bazen gözlerden düşmüştü. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte üretimi çeşitlenen ve daha kolay temin edilir hale gelen duvar kâğıtları dekorasyon alanında yeniden gündemde. Siz de aşağıda verdiğimiz birkaç öneriden yola çıkarak ev ve ofislerinizi duvar kâğıdı ile renklendirmeyi düşünebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Duvar kâğıdı satın alırken kalınlığına dikkat edilmeli. Kâğıt esaslı olanlar ince ve güneş ışığına dayanıksız olabiliyor. Vinil duvar kâğıtları ise daha kalın olduğu için dayanıklılığı da fazla oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Tek veya birkaç hammaddenin birleşiminden meydana gelen tekstil duvar kâğıtları ise hem daha maliyetli hem de özel bakım istiyor. Buna karşılık güçlü bir dokuya sahip olduğu için uzun ömürlü.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Duvar kâğıdının silinebilir olması önemli bir detay. Satın alacağınız sırada silinebilir olup olmadığını, deterjanla temas ettiğinde renklerin bozulup bozulmayacağını mutlaka sorgulamalısınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Çocuk odasına seçeceğiniz duvar kâğıdı sağlıklı olduğu için kâğıt esaslı olabilir. Fakat unutmayın, bu tip duvar kâğıtları ıslak bezle değil zarar görmemesi için nemli bezle silinmeli.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Duvar kâğıdını odanızın dekorasyonuyla bütünleştirmek için özelleştirmeniz de mümkün. İstediğiniz görseli istediğiniz ebatta bastırabilir, duvarlarınızı tamamen kendiniz dekore edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Boyanabilir duvar kâğıtları olduğu da aklınızda bulunsun. En büyük artısı, renginden sıkıldığınızda sizi kâğıtları sökme zahmetinden kurtarması, aynı desenin üstünü farklı bir renge boyayabilmeniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Duvar kâğıdı yapıştırmak ve sökmek bir miktar özen ve çaba isteyen işlemlerdir. Fakat ufak bir araştırma ile gerekli malzemeleri temin edip bu işlemleri ustaya ihtiyaç olmaksızın kendiniz de yapabilirsiniz.

  • HİÇ BÖYLE FOBİ OLUR MU DEMEYİN!

    HİÇ BÖYLE FOBİ OLUR MU DEMEYİN!

    Fobiler genellikle mantıksız korkulara verilen isimler olsa da kişinin yaşamını olumsuz yönde etkileyebilecek kadar güçlü korkulardır. Dünyada yüzlerce fobi çeşidinin olduğu ve insanların büyük kısmında derecesi farklı olmak üzere en az bir fobi bulunduğu ifade ediliyor. Yaygın olduğu için hepimize tanıdık gelen fobiler vardır, örneğin klostrofobi… Ama bazı fobiler de var ki insan duyunca gerçek olduğuna inanmakta zorlanıyor. İşte bilimsel isimleriyle o fobilerden bazıları…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Arakibutirofobi şeklinde okunan bu fobide kişi fıstık ezmesinin kendisinden değil ama yerken üst damağına yapışmasından korkar. Uzmanlar böyle bir korkunun kökeninde boğulma gibi travmatik bir olay bulunduğunu, bazen de bir film sahnesinden etkilenildiğini ifade ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yunanca “xanthos” yani sarı sözcüğünden adını alan fobinin telaffuzu ksantofobi… Sarı renkten korkmayı ifade ediyor ve kişi bu renkteki hiçbir maddeye tahammül edemiyor. Üstelik sadece gördüğünde değil zihninde canlandırdığında da paniğe kapılabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Antofobi, çiçeklerden korkmanın bilimsel adı. Adını Yunanca “anthos” yani “çiçek” kelimesinden alıyor. Kişi herhangi bir çiçeğin yaprağı, sapı ya da kökünden korkuyor ve temas edemiyor. Fobinin kökeninde, çiçek kokusunun travmatik bir olayı hatırlatması gibi birçok neden bulunabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ergofobi işe gitme korkusu olarak tanımlanan bir fobi. Sabah erken kalkarak işe gitmek istememekten işte kötü şeyler yaşayacağı düşüncesine kadar farklı zihinsel uyarıcılara maruz kalan kişi, bu fobi yüzünden işe gitmemeyi bile tercih edebiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Globofobinin diğer adı balon fobisidir fakat balonun varlığından ziyade patlama ihtimali karşısında duyulan korkuyu ifade eder. Kişi balon gördüğünde tedirgin olur, balona dokunmaktan endişe duyar hatta balon patlayabilir düşüncesiyle kutlamalara katılmak istemez.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    En ilginç fobilerden biri sayılabilecek linonofobi ip korkusunu içeriyor ve bu fobiye sahip olan kişiler yumak yumak ipler görmekten büyük huzursuzluk duyuyorlar. Uzmanlar ise bunun bir korku filmi sahnesinden bile kaynaklanabileceğini ifade ediyorlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Genu Latincede “diz” anlamına geliyor. Genufobide korku duyulan durumlar birbirinden farklılık gösterse de temelinde diz korkusu yatıyor. Kimi dışarı doğru çıkık bir diz görmekten korkuyor, kimi çıplak hiçbir dize bakamıyor, kimi de diz çökmekten korkuyor.

  • KÖSTEN DAVULA TEFTEN DARBUKAYA

    KÖSTEN DAVULA TEFTEN DARBUKAYA

    Orta Asya’dan Anadolu Selçukluları’na, Osmanlı’dan Cumhuriyet dönemine… Kültürel tarihimizden çok sayıda kıymetli sanatkâr gelip geçmiş, unutulmaz sözler yazılıp besteler üretilmiştir. Tüm bu süreçte eserleri müziğe dönüştürerek ölümsüz hale getiren çalgılar vardır bir de… Kimi tellerine dokundukça, kimi nefes üfledikçe, kimi derisine vurdukça ses veren emektarlardır onlar. Biz sırasıyla gidelim ve şimdilik Türk müziğinin farklı türlerinde yer almış vurmalı çalgılara değinelim. Bu arada unutmadan da soralım: Siz vurmalı çalgıların insan sesinden sonraki en eski çalgı türü olduğunu biliyor muydunuz?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • 9 Madde İle Dünya Mimarlık Tarihine Geçen Edirne Selimiye Camii Ve Külliyesi

    9 Madde İle Dünya Mimarlık Tarihine Geçen Edirne Selimiye Camii Ve Külliyesi

    Ülkemizde tüm dünyanın hayranlığını kazanan birçok kültürel değerimiz bulunur, kuşkusuz ki bunların bir kısmı da büyük medeniyetlerin kültürel mirasları, değerli mimarlarımızın yetenekleri sayesinde ortaya çıkan mimari yapılardır. Bu toprakların gördüğü en büyük mimar, Mimar Sinan’ın eserleri bu kültürel mirasa eşsiz örnekler oluşturur. Büyük ustanın elinden çıkan, tekniğiyle, güzelliğiyle her göreni derinden etkileyen Edirne Selimiye Camii ve Külliyesi 9 madde ile karşınızda.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    selimiye külliyesi, osmanlı mimari tarihi

    Selimiye Camii, Sultan II. Selim’in emriyle 1569-1575 yılları arasında Edirne’de yapılmıştır. Ülkenin en heybetli camisi için Edirne’nin seçilme sebebi ile ilgili çeşitli rivayetler bulunur ama bunlar arasında en çok rağbet gören, II. Selim’in Edirne’yi hayatı boyunca çok sevmiş olmasıdır. Ne yazık ki II. Selim’in Mimar Sinan’ın başyapıtının tamamlanmış halini görecek kadar yaşayamamış, 1574’te vefat etmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    selimiye külliyesi, osmanlı mimari tarihi

    Selimiye Camii’nin konumu da ustalıkla seçilmiştir. Cami kentin merkezinde eskiden Sarıbayır ve Kavak Meydanları’nın bulunduğu Yeni Mahalle semtindedir. Büyük ustanın cami için seçtiği konumun özelliği Edirne’nin her yerinden görülebiliyor olmasıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    selimiye külliyesi, osmanlı mimari tarihi

    Mimar Sinan bu camiyi tamamladığında 80 yaşına gelmiştir ve büyük usta Selimiye için “ustalık dönemi eserim” demiştir. Mimar Sinan kadar önemli bir şahsiyetin Selimiye’yi ustalık dönemi eseri olarak betimlemesi dahi bu mimari harikaya ne kadar önem atfedilmesi gerektiğini ortaya koyar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    selimiye külliyesi, osmanlı mimari tarihi

    Selimiye’nin en ilgi çekici yanlarından biri heybetli olmasıdır zira Selimiye’nin kubbesi yaklaşık 49 metrelik yüksekliği ve 32 metrelik çapıyla Ayasofya’nın kubbesinden bile büyüktür. Bu kubbeyi, her biri 6 metre genişliğinde kemerlerle desteklenen 8 paye taşır. Caminin iç yüzölçümü 1620 metrekaredir ve en büyük camimizdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    selimiye külliyesi, osmanlı mimari tarihi

    Mimar Sinan bu dev yapıyı aydınlatmak için kubbe kasnağına 32 adet büyük pencere ve duvarlara yüzlerce küçük pencere yerleştirmiştir. Pencerelerin ustalıkla planlanmış konumları sayesinde cami mükemmel şekilde aydınlatılır ve caminin en az mimari teknikleri kadar büyüleyici olan ahşap, sedef, mermer ve çini iç süslemeleri de keyifle seyredilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    selimiye külliyesi, osmanlı mimari tarihi

    Selimiye camiinin minareleri de eşsiz yapılarıyla dikkat çeker. 4 zarif minarenin her birinin üç adet şerefesi bulunur. Bu şerefelere çıkan merdivenlerin de yapısı oldukça ilgi çekicidir. Her minarede şerefelere çıkmak için üçer merdiven bulunur. Bu merdivenleri kullanarak aynı anda yukarıya çıkan üç kişinin şerefeye varana kadar birbirlerini görmeyeceği söylenir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    selimiye külliyesi, osmanlı mimari tarihi

    Mimar Sinan’ın elinden çıkan tüm yapılarda görülen teknik mükemmellik, mimari dâhinin ustalık eserinde en üst noktasına ulaşmıştır. 1500’lü yıllarda yapılan caminin üzerinde bir çatlak bile bulunmamaktadır. Üstelik dev kubbe de yıllara meydan okumayı başarmıştır. Yerli ve yabancı birçok bilim insanı ve mimar, Mimar Sinan’ın o tarihlerde nasıl olup da depremlere ve doğa koşullarına yüzlerce yıl dayanabilen bir bina inşa edebildiğini hala araştırmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    selimiye külliyesi, osmanlı mimari tarihi

    Selimiye Camii ile ilgili dikkat çeken rivayetlerden biri de Müezzinler Mahfeli’ndeki bir mermer ayağın üzerine yerleştirilmiş olan küçük bir ters lale motifidir. Bu ters lale motifinin anlamıyla ilgili birçok farklı söylenti bulunur. Bunların biri ters lalenin her sene biraz daha toprağa yaklaştığı ve toprağa değdiği gün dünyanın sonunun geleceğidir. Daha çok bilinen bir söylenti ise, eskiden caminin bulunduğu yerde bir lale bahçesi olduğu ve bu lale motifinin eski lale bahçesini sembolize ettiğidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    selimiye külliyesi, osmanlı mimari tarihi

    Edirne Selimiye Külliyesi’nin ortasında tüm ihtişamıyla Selimiye Camii’nin, güney köşelerinde eğitim amacıyla kullanılan binalar bulunur. Avlunun Batı cephesini ise arasta kaplamaktadır. Külliyede yer alan medrese ve Darülhadis 1572 yılında, camiden önce tamamlanmıştır. Ayrıca tek kubbeli bir Darülkurra da arastanın hemen arkasında konumlanmıştır.

  • BİR KEZ TADINCA KEŞKE DAHA ÖNCE TATSAYDIM DEDİRTEN SEBZE

    BİR KEZ TADINCA KEŞKE DAHA ÖNCE TATSAYDIM DEDİRTEN SEBZE

    Karnabahar, soğuk kış aylarında hastalıklara kalkan olabilecek kadar vitamin yüklü bir sebze. Buna karşılık hakkında bir ön yargı olduğu da herkesin malumu. “Nedeni pişerken yaydığı koku” diyenler çoğunlukta. Fakat güzel pişirilmiş bir karnabaharı tadan kişinin tüm ön yargılarından kurtulacağı ve keşke daha önce tatsaydım diyeceği de muhakkak. Bu arada adının sık telaffuz edildiği şekilde “karnıbahar” değil, “karnabahar” olduğunu da ekleyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Mutfağımızdaki çok çeşitli karnabahar tariflerinden birini uygulamaya önce sebzenin tazesini seçmekle başlamamız gerekir. Manav tezgâhına vardığımızda üstünde kahverengi lekeler, yapraklarında sararmalar olan karnabaharları değil, parlak beyaz göbeği ve canlı yeşil yaprakları olanları tercih etmeliyiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    En geleneksel tarifi soğanlı, salçalı karnabahar yemeğidir. İçine yakıştığı için kıymalısı da sıkça yapılır. Sayfanın başında söz ettiğimiz koku probleminin önüne geçmenin de çok basit yolları bulunur. Sebzeyi pişirmeden önce tuzlu suda bekletmek, haşlama suyuna süt, defneyaprağı veya bir kaşık sirke katmak onlardan bazılarıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Karnabaharın en lezzetli tariflerinden biri de fırında yapılanıdır. Hafif tuzlu suda haşlanan karnabaharlar fırın tepsisine dizilir, üzerine beşamel sos, onun da üzerine rendelenmiş kaşar peyniri dökülerek 180 derecelik ısıda pişirilir. Karnabaharın pişirildiği bu tarifte bilinmesi gereken sebzenin çok fazla haşlanmaması gerektiğidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    İster kremalısını yapın ister sütlüsünü, isterseniz salçalı ya da peynirlisini… Kış günlerinde içinizi ısıtacak karnabahar çorbasının farklı damaklara hitap eden tarifleri bulunuyor. Ayrıca, içine farklı sebzelerin de katıldığı karnabahar çorbası, annelerin bebekleri için özellikle tercih ettiği besinlerden biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kas ve kemik sağlığını güçlendirdiği bilinen karnabahar, vejetaryenlerin de gözde sebzeleri arasında geçer. Diğer pek çok besin gibi pişirdikçe, kaynattıkça vitamin değerlerini kaybettiğinden vejetaryenler tarafından en çok da çiğ tüketilir. Karnabaharı çiğ olarak tüketmenin en güzel yollarından biri şüphesiz ki çeşit çeşit salatasını yapmaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kızartma sevenler için de uygun bir besindir. Önce karnabaharları tuzlu suda haşlayabilir, sonra un, süt, yumurtadan oluşan sosa bulayarak kızgın yağda kızartabilirsiniz. Böylece tıpkı çıtır tavuk parçaları gibi leziz karnabahar parçaları elde edebilirsiniz. Servis için tabağa aldığınızda üstüne sarımsaklı yoğurt ve kırmızıbiber eklemeyi de ihmal etmeyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Bildiğimiz karnabahar, ortasında yoğun tanecikli beyaz çiçeği ve kenarlarında yeşil yaprakları olan bir sebzedir. Lahana, Brüksel lahanası ve brokoli ile aynı familyadan, yani turpgillerdendir. Fakat karnabaharın farklı türleri de yok değil. Örneğin göbeğindeki çiçeğin rengi yeşil, mor, turuncu, sarı olan karnabaharlar da bulunuyor.

  • 7 Maddede Reşat Nuri Güntekin Eserlerinden Uyarlanmış Filmlerin Afişleri

    7 Maddede Reşat Nuri Güntekin Eserlerinden Uyarlanmış Filmlerin Afişleri

    Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de edebiyat eserleri sinema için bir hazine niteliğinde ve geçmişten bu yana birçok eser beyaz perdeye aktarılmış durumda… Aşağıda listelediğimiz afişler ise Reşat Nuri Güntekin’in eserlerinden uyarlanmış sinema filmlerine ait… Roman ve hikâyelerinde dönemine ait insan ilişkilerini gerçekçi bir üslupla dile getiren yazarımızın eserleri bakın hangi yönetmen ve oyuncuların elinde hayat bulmuş…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çalıkuşu” title_font_size=”13″]
    reşat nuri güntekin
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yaprak Dökümü” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Taş Parçası” title_font_size=”13″]
    yeşilçam
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Akşam Güneşi” title_font_size=”13″]
    yeşilçam
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bir Dağ Masalı” title_font_size=”13″]
    türkan şoray, yeşilçam
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Duvaksız Gelin” title_font_size=”13″]
    yeşilçam
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bir Kadın Düşmanı” title_font_size=”13″]
    reşat nuri güntekin
  • 8 Türkiye Şehrinin 8 Kardeş Şehri

    8 Türkiye Şehrinin 8 Kardeş Şehri

    “Kardeş şehir” dünyada ilk kez 1950’li yıllarda ABD şehirlerinin dünya şehirleri ile iletişimini güçlendirmek amacıyla uygulamaya konmuştu. İlerleyen yıllarda tüm dünyaya yayılan bu uygulamayla birbirinden uzak mesafedeki şehirler arasında sosyal ve ekonomik işbirliğini sağlamak amaçlanıyor. Bir şehrin, dünyanın pek çok ülkesinden şehirlerle kardeşlik bağı da bulunabiliyor, örneğin İstanbul’un Asya kıtasında 18 kardeşi varken, Avrupa’da 11, Amerika’da 4, Afrika’da 3 kardeş şehri bulunuyor. Bu listemizde 8 ilimizin kardeş şehirlerinden birer tanesini görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]