Blog

  • 8 Maddede Zengin Doğası ve Kültürüyle Mersin

    8 Maddede Zengin Doğası ve Kültürüyle Mersin

    Listemizin bu seferki konuğu Mersin… Siz, bu şehirdeki antik kentlerin; sahilleri, el değmemiş koyları kadar ilgi çektiğini biliyor muydunuz? Antik dönemden kalma ya da yakın tarihte yapılmış yapılardan UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne girmiş birçok yer var Mersin’de… 8 maddelik listemizde şehri biraz daha yakından tanımaya ne dersiniz?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kız Kalesi, Erdemli ilçesinde kıyıdan yaklaşık 500 m açıktaki 15 bin m2’lik bir ada üstünde inşa edilmiş tarihi yapıdır. Son yıllarda restore edilen ve Mersin’e 60 km mesafede olmasına rağmen şehre ilk kez gelenlerin yoğun ilgi gösterdiği kale bulunduğu kasabaya da adını vermiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Barındırabileceği yat kapasitesi ile ülkemizin Doğu Akdeniz bölgesindeki en büyük marinası Mersin’de bulunuyor. Mersin limanı, bünyesinde bulunan restoranlar, mağazalar, marketler, spor merkezleri ile büyük bir yaşam merkezine dönüşmüş durumda…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Silifke ilçesi, Mersin’e turistik bir seyahat düşünüldüğünde başlı başına vakit ayırılması gereken zengin bir bölge… Taş Köprü, Jüpiter Tapınağı, Afrodisias’la birlikte çok sayıda antik kentin bulunduğu Tisan Koyu Silifke’de gezip görebileceğiniz yerlerden sadece birkaçı… “Caretta caretta”ların ülkemizdeki en önemli üreme alanı olan Boğsak Adası da yine Silifke’de…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Mersin sahillerine kurulmuş ilçelerden hangisine giderseniz gidin, hem doğal hem tarihi anlamda verimli bir coğrafya ile karşılaşırsınız. Denize kıyısı olan Aydıncık ilçesi de bunlardan biridir ve ilçenin en dikkat çeken doğal oluşumu Aynalıgöl Mağarası’dır. İlk defa 1999 yılında bir çoban tarafından fark edilen mağaranın içi duvarlarla, sütunlarla ve damlataş adı verilen ilginç oluşumlarla kaplıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Anamur ilçesindeki Mamure Kalesi ülkemizin en büyük kalelerindendir. Yaklaşık 23.500 m2’lik bir alanda inşa edilmiş bu görkemli yapı Orta Çağ’dan günümüze ulaşmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Mersin, antik kentlere ilgi duyanlar için ülkemizin en çok önem arz eden bölgelerinden biri… Özellikle Mezitli ilçesindeki Soloi Pompeiopolis Antik Kenti dünyada ün kazanmıştır. Devam eden kazı çalışmalarıyla hâlâ şaşırtmaya devam eden antik kentte geçtiğimiz günlerde bir yönetici, komutan ya da aristokrata ait olduğu düşünülen 1700 yıllık bir büst bulundu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Dünyadaki Hristiyanların kutsal kabul ettiği yerlerden biri de Mersin’in Tarsus ilçesindeki Saint Paul Kilisesi’dir. İnancın mensupları tarafından Hac yeri olarak ziyaret edilen kilisede 1992-93 yıllarında Vatikan tarafından bir ayin düzenlenmişti. Yapı UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Mersin’in mutfak kültürüne bakınca farklı etnik kökenlerin izlerini taşıyan melez bir mutfak görebilirsiniz. Acılı, baharatlı, ekşili yemekler olmazsa olmazlarıdır. Et yemekleri de bu mutfağın değişmez lezzetlerindendir. Özellikle tantuni… Oldukça küçük doğranmış etlerin kuyrukyağı ile sacta pişirilmesiyle yapılır tantuni ve dürüm şeklinde yenilmesi özellikle tavsiye edilir.

  • ATMAYIN İLERİ DÖNÜŞTÜRÜN! ESKİ MALZEMELERDEN YENİ EŞYALAR ÜRETİN!

    ATMAYIN İLERİ DÖNÜŞTÜRÜN! ESKİ MALZEMELERDEN YENİ EŞYALAR ÜRETİN!

    Atık eşyaların farklı yöntemler uygulanarak tekrar kullanıma sokulmasına “geri dönüşüm”, dünyada bilinen adıyla “recycle” deniyor. O yöntemlerden biri, herhangi bir malzemenin işlenerek daha az kaliteli başka bir malzemeye geri dönüştürülmesidir ve adına “aşağı dönüşüm/ downcycle” denir. Sayfamızın konusu olan “ileri dönüşüm/ upcycle” ise, istenmeyen malzemeleri yaratıcılık kullanarak daha yararlı ve kaliteli bir ürüne dönüştürmek anlamına gelmektedir. Konuyu daha iyi anlatabilmek için örnekler üzerinden gidelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    ayakkabı saksı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    tuvalet kağıdı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • 9 Maddede Türk Mutfağının Yıldızı Yoğurt

    9 Maddede Türk Mutfağının Yıldızı Yoğurt

    Hemen her gün tükettiğimiz yiyecekler arasında ilk sıralarda bulunan yoğurt sağlıklı olduğu kadar lezzetli bir besin olarak da neredeyse her öğünümüze eşlik ediyor. O kadar uzun yıllardır kültürümüzün bir parçası ki Kaşgarlı Mahmut’un yazdığı Divan-ı Lugat’it Türk’te bile yoğurttan bahsediliyor. Biz de bu listemizde değeri her geçen gün daha da iyi anlaşılan yoğurdu 9 maddeyle anlatıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Yoğurdun ilk kez Orta Asya Türkleri tarafından yapıldığı düşünülüyor. Birçok dile Türkçe’deki gibi “yoğurt” olarak geçen kelimenin etimolojik kökeni ise 17. yüzyıla dek uzanıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yoğurt, sütün laktik asit bakterileri tarafından mayalanmasıyla oluşan ve bu fermantasyon sayesinde sayısız yararı bulunan bir besin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Yüksek oranda kalsiyum ve protein içeren yoğurt doğal yollarla yapıldığında probiyotik de içeriyor. Bu yüzden Ortaçağ’dan beri şifalı olduğu düşünülmüş ve özellikle bağırsak enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Tüm dünyada en çok tüketilen besinlerden biri olan yoğurdu doğal yöntemlerle evde kendi mayalayanların sayısı ise az değil…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Eski bir geleneğe göre en lezzetli yoğurt Hıdırellez sabahı çimenlerin üzerinden toplanan çiy ile mayalanarak yapılıyor ve bu özel yoğurt yapıldığı eve bereket getiriyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Yoğurt tüm dünyada tüketilse de süzme yoğurt, kuru yoğurt gibi çeşitler ve ayran, cacık gibi yoğurt ürünleri Batılı ülkelerde pek tanınmıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Türk mutfağında önemli yeri olan yoğurt; çorbadan, kebaba, mezelere, salatalara dek hatırı sayılır tarifte ana malzeme olarak yer alır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Dünyanın birçok yerinde yoğurt meyve ya da reçel eklenerek tatlı olarak tüketilse de bizim mutfağımızda yoğurt ile yapılan tatlılar, kurabiyeler, muhallebiler de bulunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    İstanbul’un güzel Boğaz semti Kanlıca’nın tarihi bir asırı geçen meşhur pudra şekeri serpilmiş yoğurdu da yoğurt dendi mi ilk akla gelen lezzetler arasında…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]

    Kültürümüzde bu kadar önemli bir yeri olan yoğurt atasözü ve deyimlerimiz arasında da sık sık karşımıza çıkar.

  • Aziz Sancar’ın Oscar’lara Yaraşır Hayat Hikayesi

    Aziz Sancar’ın Oscar’lara Yaraşır Hayat Hikayesi

    Nobel Ödülü aldığı haberi sabah 05:00 sularında çalan telefonla geldi. Eşi Profesör Gwen “Aziz Sancar’la görüşmek istiyorum.” diyen sesi önce algılayamadı. “Saatin kaç olduğunun farkında mısınız?” diye çıkıştı. Stockholm’den aradıklarını söylediklerinde durum anlaşılmıştı. Aziz Bey’in telefon görüşmesi bittiğinde ise karı-koca oturup bir süre sessizce birbirine baktı. Dünya ile birlikte Türkiye de Aziz Sancar’ın adını 2015 yılında kazandığı Nobel Kimya Ödülü sayesinde duyacaktı. Kültür ve Yaşam listesinin konuğu akademisyen, biyokimyager, moleküler biyolog ve bilim insanı Aziz Sancar…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    1946’da Mardin’de dünyaya geldi Aziz Sancar, 10 kardeşlerdi. İlk ve orta öğrenimini Mardin’de bitirdi. Doğayı, insan tabiatını merak ederek geçen çocukluğunda en sevdiği uğraş üzerinde gezinen karıncaları incelemekti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kardeşleri ve kendisini “Okumalısınız!” diyerek teşvik eden kişi okuma-yazma bilmeyen annesi Meryem Hanım’dı. Bu öğütler sonucu bir kardeşi general, bir kardeşi binbaşı, bir kardeşi makine mühendisi, bir kardeşi ticaret erbabı, bir kardeşi araba tamir teknisyeni oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    aziz sancar

    Üniversite için İstanbul’a geldiğinde korkmuştu. Türkiye’nin en iyi liselerinden gelen insanlar arasında geri kalmamak için o kadar çok çalıştı ki sonunda İstanbul Üniversitesi’nden birincilikle mezun oldu. Yıllar sonra içinde kalan uhdenin aşırı çalışmaktan İstanbul’u tanıyamamak olduğunu söyleyecekti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    aziz sancar

    Doktor Aziz iki yıl Mardin’de bir sağlık ocağında görev yaptıktan sonra aldığı bursla Amerika’ya gitti. Johns Hopkins Üniversitesi, Dallas Üniversitesi, Yale Üniversitesi’nde moleküler biyoloji dalında, biyokimya ve biyofizik alanlarında çalıştı. DNA onarımı, hücre dizilimi, kanser tedavisi, biyolojik saat üzerine çalışmalar yürüttü.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    bilim insanı

    288 makale 33 kitap yayınladı. Aziz Sancar’ın çalışmaları peşinden ödülleri de getirmişti. 2005’te ABD Ulusal Bilimler Akademisi’ne seçilen ilk Türk oldu, 2006 yılında da Türkiye Bilimler Akademisi’ne asil üye seçildi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    bilim adamı

    ABD’de okuyan Türk öğrencilerin sıkıntılarını ilk geldiği yıllarda birebir o da yaşamıştı. ABD Ulusal Bilimler Akademisi’nden aldığı ödül ve eşinin desteğiyle öğrencilerin hayatını kolaylaştırmayı amaç edinen Aziz-Gwen Sancar Vakfı’nı kurdu ve Carolina Türk Evi adıyla bir öğrenci misafirhanesi açtı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    bilim adamı

    Nobel Kimya Ödülü’nü, hücrelerin hasar gören DNA’ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini nasıl koruduğunu haritalandıran araştırmaları sayesinde aldı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    bilim insanı

    Prof. Sancar ödül alan çalışmasının önemini hepimizin anlayabileceği dille de anlatacaktı: “DNA onarımı insanı kansere karşı korumakta önemli. Çünkü kanser yapan etkenlerin çoğu DNA’yı bozuyor ve o yolla kansere sebep oluyor. Biz, ‘DNA kendini nasıl onarıyor, hücreler kendini nasıl kansere karşı müdafaa ediyor?’ bunu aydınlattık. Ayrıca bu DNA onarımının bir de kanser tedavisi için önemi var. Çünkü kanseri tedavi etmek için kullanılan ilaçların çoğu, kanser hücrelerinin DNA’sını tahrip ediyor ve kanser hücreleri onu tamir etmeye çalışıyor. Biz de orada girişim yapıp kanser ilaçlarının daha etkili olmasına çalışıyoruz.”

  • BU ŞARKILARI ÖNCE SAFİYE AYLA’DAN DİNLEYİN!

    BU ŞARKILARI ÖNCE SAFİYE AYLA’DAN DİNLEYİN!

    “Şimdi Atatürk’ün Safiye Ayla’dan dinlemeyi sevdiği şarkılara geçiyoruz.” Bu cümleyi radyo veya televizyon ekranından ne çok duymuşuzdur değil mi? Eğer Safiye Ayla’nın güzel ve güçlü sesini daha önce hiç dinlemeyenlerdenseniz çok şey kaçırdığınızı söyleyebiliriz. Aşağıda Safiye Ayla’nın sesiyle bütünleşmiş şarkıların bir listesi var, isterseniz unutulmaz sanatçımızı o şarkılarla dinlemeye başlayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yanık Ömer” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sarı Kurdelem Sarı” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Köşküm Var Deryaya Karşı” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bir Nigâh Et Ne Olur Halime” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dayler Dayler” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Turnalar Uçun” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Menekşe Gözler Hülyalı” title_font_size=”13″]
  • BU ŞİİRLER KAR YAĞSA DA GÜZEL YAĞMASA DA

    BU ŞİİRLER KAR YAĞSA DA GÜZEL YAĞMASA DA

    Kış mevsiminden el sallayan aylar geldiğinde, kar yağmasını hatta bu karın marta kadar sarkmasını bekleriz. Ne de olsa “şubatın sonundan, martın onundan kork” demiş atalarımız. Bu dönemler soğuk olmasına soğuk hâlâ ama gökyüzünde kar tanelerini görmek eskisi kadar mümkün değil. Bize de yağan karı fotoğraflarda, şarkılarda, şiirlerde aramak düşüyor. İşin güzel tarafı ise onlara bakmak, dinlemek, onları okumak için illaki kış mevsiminde olmak gerekmiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Biz Olmadan – Cahit Zarifoğlu” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kar Şiiri – Sezai Karakoç ” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kar Mûsikîleri – Yahya Kemal Beyatlı” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kar – Ahmet Muhip Dıranas ” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kış Nağmeleri – Cenab Şahâbeddin” title_font_size=”13″]

    (*) Günümüz Türkçesine uyarlanmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kar ve Ben – Cahit Sıtkı Tarancı” title_font_size=”13″]
  • Saksıda Yetiştirilmiş Birbirinden Güzel 9 Ağaç

    Saksıda Yetiştirilmiş Birbirinden Güzel 9 Ağaç

    Budanarak, bodurlaştırılarak saksıda yetiştirilen ağaçlara “bonsai” deniyor. Kökeni Çin’e dayanan, Japonya’da geliştirilen ve bugün tüm dünyada ilgi gören bonsai yetiştiriciliği bir tür sanat olarak kabul görmekte… Bon ve sai, yani tepsi ve bitki kelimelerinden oluşan Japonca sözcük diğer dillere de aynı şekilde geçmiş. Bonsai yetiştirmek bazı teknik bilgilere ve istikrarlı bir sabra sahip olmayı gerektiriyor, çünkü bu minyatür ağaçları yetiştirmek o kadar da kolay değil… Biz en güzel örneklerini sayfamıza taşıdık; eğer sabrınıza ve doğaya olan sevginize güveniyorsanız siz de bonsai yetiştirmeyi düşünebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    minyatür ağaç
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    minyatür ağaç
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    minyatür ağaç
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    minyatür ağaç
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    minyatür ağaç
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    minyatür ağaç
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    minyatür ağaç
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    minyatür ağaç
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    minyatür ağaç
  • 8 Maddede Kuruluşun ve Kurtuluşun Kenti Kütahya

    8 Maddede Kuruluşun ve Kurtuluşun Kenti Kütahya

    Yüzlerce yıl öncesine ait çini sanatının günümüzde de yaşamasını sağlayan Kütahya’nın bu alanda birçok sanatkâr da yetiştirdiğini biliyor muydunuz? Bu listemizde Ege Bölgesi’nde yer alan ilimize gidiyor, farklı yerlerini ve özelliklerini 8 maddede sizin için sıralıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Genellikle şehrin en yüksek noktasına konumlanmış kaleler günbatımının en iyi izlendiği yerlerdir. Kütahya’da ise Bizanslılar tarafından etrafı surlarla çevrili bir şato olarak 3500 metrede inşa edilmiş kaleye doğru bakmanın keyfi bambaşkadır. Osmanlı döneminde ikinci bir sur ile çevrelenen Kütahya Kalesi, o dönemlerde tımarlı sipahilerin barınağı, cephanelik ve bazı mahkûmların hapis yeri olarak kullanılmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kütahya’ya özgü 17. ve 18. yüzyıldan kalma tarihi konakları görmek için şehrin Merkez ilçesinde Pirler mahallesine ve özellikle Germiyan isimli sokağa gitmeniz gerekir. Büyük bir kısmı sanat ya da kültür evine, müze ya da galeriye, hatta restorana dönüştürülmüş durumda… Çift taraflı açılan büyük ahşap kapılardan birinin tokmağını vurabilir ve konak mimarisini içeriden görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Çini deyince ülkemizde akla gelen şehirdir Kütahya… Tabii ki ilk ve tek çini müzesi de sadece ülkemizi değil dünyayı yaratıcı yeteneklerle buluşturan bu ilimizde bulunuyor. Tarihi bir mekân içinde 14. yüzyıldan günümüze ulaşmış pek çok çini eser sergileniyor. Ulu Camii’nin hemen yanında yer alan müze 1999 yılında ziyarete açılmış ve haftanın her günü ziyaret edilebiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kütahya için “kuruluşun ve kurtuluşun kenti” de denilmekte… Kocatepe’den başlayan Başkomutan Meydan Muharebesi’nin zaferle sonuçlandığı Dumlupınar Kütahya’nın bir ilçesidir. 30 Ağustos 1922’de kazanılan bu zaferden tam 30 yıl sonra aynı gün ziyarete açılan Dumlupınar Şehitliği ise Kurtuluş Savaşı’nda şehit düşen askerlerimizin ve sivil vatandaşlarımızın anılarını yaşatmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Merkeze 58 km mesafede bulunan Çavdarhisar ilçesi Kütahya’ya yabancı turistlerin de ilgi göstermesini sağlayan önemli merkezlerden biri… Çünkü 1926 yılında başlayan ve aralıklarla sürdürülen kazılar sayesinde adım adım gün yüzüne çıkarılan Aizanoi antik kentine sahip… Stadyumlu tiyatro, köprüler, nekropoller, olimpiyat şeref tribünü abidesi gibi kalıntılar Çavdarhisar’ın dokusunu yüzlerce yıl öncesine taşıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Frig Vadisi Eskişehir, Kütahya ve Afyon sınırları içinde kalan bir güzergâhı ifade ediyor ve bu üç ilden de belirlenmiş farklı rotalara ulaşım sağlanabiliyor. Adı üzerinde Frigler’in şekillendirdiği bu coğrafya, 3000 yıl önce kayalara oyulmuş evler, kaleler ve daha birçok iz barındırıyor. İster yürüyerek, isterseniz bisikletle yol alabileceğiniz Frig Vadisi’ne aracınızla ya da bölgeye hareket eden minibüslerle gidebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Domaniç ilçesi için de Osmanlı İmparatorluğu’na giden yolun ana duraklarından biri diyebiliriz. Ertuğrul Gazi’nin yaz aylarını geçirdiği bu bölgedeki ormanlar Kütahya’nın doğal güzelliklerinin başında geliyor. Osman Gazi’nin bebeklik beşiğinin dallarına kurulduğu ama ne yazık ki 1987 yılında devrilmiş 750 yıllık çam ağacı ve Sarıkız su kaynakları da civarda görebileceğiniz diğer doğa parçaları…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Hamurlu yemeklerin öne çıktığı Kütahya’da çorbalar da ayrı birer öneme sahip. Örneğin bulgur ve tarhanadan yapılan sıkıcık çorbasının ya da yeşil mercimek ve erişteden yapılan tutmaç çorbasının lezzeti tartışılmaz. Haşhaş ezmesinin de mutfak kültüründe önemli yer edindiği Kütahya’da kızılcıkla yapılan tarhana ise şehrin hemen her yerinde karşılaşabileceğiniz bir lezzet olarak öne çıkıyor.

  • Kış Günlerine Has 8 Aksesuar

    Kış Günlerine Has 8 Aksesuar

    Kışın kullandığımız aksesuarlar bazılarımız için soğuk havaların olmazsa olmazı, bazılarımız için kıyafet tamamlayıcısıdır. Aksesuar sevmeyenler içinse mecbur kalınan, ancak gidilen bir mekân veya toplu taşıma aracında unutulduktan sonra kıymeti anlaşılandır. Bu listemizde kış günlerinde desteğini bizden esirgemeyen 8 aksesuarı görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    örgü, el işi

    Dokunmatik telefonumuzla aramıza girmesini görmezden gelirsek en popüler kış aksesuarı eldivendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    örgü, el işi

    Eskiden püskül ya da ponponsuz kabul görmeyen atkının bugün çok daha yaratıcı versiyonları bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bere kullanıp kullanmayacağımızı pek çoğumuz için “Nasıl, yakıştı mı?” sorusuna aldığımız cevap belirler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    kış aksesuarları, örgü, el işi

    Sıcak tutmaktan çok kıyafet tamamlayıcısı olan şapkanın kullanımı biraz da özgüven meselesidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    kış aksesuarları, örgü, yün çorap

    Nenelerimizin beş şişle ördüğü yün çorabın dayanıklılığı ile verdiği sıcaklığı unutturacak bir model henüz geliştirilmedi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    kış aksesuarları, örgü, yün patik

    “Ayağını sıcak tut, başını serin.” özlü sözümüz gereği icat edildiğini düşündüğümüz bir kış giysisi patik / çetik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    kış aksesuarları

    Kışın kızaran burun ve yanaklarımıza rağmen görüntümüzü sevimli hale getirecek yegâne aksesuar en pofuduk haliyle kulaklıktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    kış aksesuarları, örgü, el işi

    Aslen doğa yürüyüşlerinde kullanılan tozluğun örgü olanları çorabın, taytın, botun üstüne de giyilebiliyor.