Blog

  • 8 Madde ile Geleneksel Altın ile Süsleme Sanatı Tezhip

    8 Madde ile Geleneksel Altın ile Süsleme Sanatı Tezhip

    Anadolu’ya Selçuklular ile gelen, Osmanlılar döneminde geliştirilen geleneksel Türk el sanatlarımızdan biri de tezhip… Günümüzde ise pek çoğu gibi yaşatılmaya çalışılanlar arasında… Zaman zaman karşılaştığınız eserlerde, altın, gümüş simlerle bezeli süslemeler gördüğünüzde tezhip sanatının bir örneği ile karşı karşıya olduğunuzu anlayabilirsiniz belki ama bu ince sanatı biraz daha yakından tanımak için 8 maddelik listemizi gözden geçirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Çoğumuz için tanıdık bir kelime olmayan “tezhip”, Arapça “zeheb” kökünden türetilmiş ve altınlama, altın ile süsleme anlamına geliyor. Bu sanatın kadın sanatkârlarına müzehhibe, erkek sanatkârlarına müzehhip deniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Tezhip, samur kılından yapılan fırçalar, altın, boya, bitkisel jelatin, mühre gibi malzemeler yardımıyla yapılıyor. Eskiden kök ve toprak boyayı kendisi hazırlayan müzehhipler bugün çeşitli hazır boyalar kullanabiliyorlar. Temin ettikleri varak altını inceltmek için “ezme” adı verilen işleme tabi tutuyorlar ve jelatin ile kıvamını ayarlıyorlar. Hatta altının ayar derecesine göre farklı tonlamalar da elde edebiliyorlar. Mühre ise altın üzerinden boya görüntüsünü almak ve parlaklık vermek için kullanılan malzemeye deniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Desen üzerine kurulu olan tezhip sanatında, desenler öncelikle motiflerle oluşturuluyor ve bu kültürde yüzyıllar içinde oluşmuş bir motif zenginliği bulunuyor. Geometrik motifler, natüralist bitki motifleri, rumi, hatayi, yaprak, palmet, lotus, zencerek, bulut, münhani gibi isimleri olan motifler kullanılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Tezhiple bezenmiş eserlerdeki renk yoğunluğuna bakarak ait olduğu dönemi anlamak mümkün diyebiliriz, çünkü farklı dönemlerde farklı renklerin kullanımı tercih edilmiş. Örneğin Selçuklularda altın, mavi ve kızıl kahve daha yoğun kullanılırken, Fatih döneminde mavi, beyaz, yeşil, siyah, turuncu renklerine ağırlık verilmiş. 17. yüzyılın hâkim rengi ise altın olmuş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Tezhip sanatının özellikle yazma eserlerde görebileceğimiz türleri bulunuyor. Ama elbette her sanatkâr, zahriye sahifeleri, serlevhalar, sure başları, hatime sahifeleri, ayetler aralarında bulunan duraklar, aşır gülleri gibi türleri uygularken kendi üslubuyla farklılık yaratabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Tezhip eserlerine bir kez bakıldığında oldukça sabır ve emek isteyen bir iş olduğunu anlamak güç değildir. Hatta sanatkârlarının tahrir çekerken, yani yazıların ve yaldızların etrafına mürekkepli fırça ile ince çizgi çekerken sık sık nefeslerini tuttuklarından, bundan sebeptir ki uzun da yaşadıklarından söz edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Eskiden çoğunlukla el yazması kitaplar, fermanlar üzerinde kullanılan sanat bugün mimari alanlarda, mobilyalarda, eşarp, kravat gibi kumaşlar üzerinde kendini göstermektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde tezhip sanatının öğretildiği Şark Tezyini Sanatlar Mektebi 1936 yılında Güzel Sanatlar Akademisi’ne bağlandı ve hala ülkemizdeki Güzel Sanatlar Fakültelerinin Geleneksel Türk Sanatları bölümünde tezhip eğitimleri verilmektedir.

  • OFİS ÇALIŞANLARI İÇİN EKOLOJİK TAVSİYELER

    Medeniyetimiz muazzam bir ilerleme kaydetti. Uzay avucumuzun içinde, okyanuslar artık o kadar da bilinmez değil, kuantum fiziği aklımızın hayal edemeyeceği bir dünya keşfetmemizi sağlarken, hayal gücümüzün ürettiği sanat eserleri bizleri aklın bile ötesine taşıdı. Bunca keşfin ve ilerlemenin yanında kimi zaman gözden kaçırdığımız bir detay, tüm bu ilerlemenin temel zeminini derinden sarsmakta… Acil ekolojik önlemler alınmazsa, bildiğimiz ve kurduğumuz dünyamız köklü bir değişime gebe. Evimizde geçirdiğimiz vaktin belki de çok daha fazlasını iş yerinde, ofislerde geçiriyoruz. Dünyanın daha yeşil ve yaşanılabilir kalması adına gösterdiğimiz özen; gezegenimize, birlikte yaşadığımız canlılara, gelecek nesillere, kısaca hayata gösterdiğimiz saygı ve şefkati de temsil etmektedir. “Kültür ve Yaşam” ailesi olarak bu bilinçle ofis çalışanları için basit ama fark yaratan ekolojik tavsiyeleri listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
  • Klasik Dantel Algısını Değiştiren 10 Fotoğraf

    Klasik Dantel Algısını Değiştiren 10 Fotoğraf

    Annelerimizin sabırla saatlerce işlediği el emeği göz nuru danteller artık sadece televizyonların, sehpaların üzerini değil, sanat galerilerini de süslüyor. Dantelin yaratıcı ve farklı 10 kullanımını sizin için derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#”]
    dantel modelleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#”]
    dantel çeşitleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#”]
    dantel modelleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#”]
    dantel örnekleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#”]
    sanat, art
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#”]
    el işi, dantel modelleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#”]
    dantel çeşitleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#”]
    dantel türleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#”]
    sanat, art
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#”]
    dantel türleri
  • SABIR TAŞI OLMUŞ DÜŞÜNÜRLER

    Sabır, diğer bir ismiyle dayanç, zor koşullar altında umudu ve metaneti kaybetmeme duygusuna verilen isimdir. Olgunluğun en önemli göstergelerinden biri olan sabredebilme duygusu, şartlar ne kadar zor olursa olsun, bu zorlu şartlarda kızgınlık ve öfke duyguları olmadan hedefe ulaşmamızı sağlar. Güçlü bir iradeyi gerektiren sabır duygusu ile ilgili ünlü düşünürlerin söylediği sözleri okuyucularımız için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
  • SİNEMASIYLA YÜZLERİ GÜLDÜREN YÖNETMEN: ERTEM EĞİLMEZ

    SİNEMASIYLA YÜZLERİ GÜLDÜREN YÖNETMEN: ERTEM EĞİLMEZ

    Dram türünde filmler de yönetti ama çoğunluğu oluşturan komedi ve romantik komedi filmleri ile tüm ülkenin yüzünü güldüren bir yönetmendi Ertem Eğilmez. Hatta Münir Özkul, Kemal Sunal, Ayşen Gruda, Zeki Alasya ve Metin Akpınar gibi özel isimlerle onun sineması sayesinde tanışıp kaynaşabildik. İşte Türk Sineması’nın ünlü yönetmeni, 1929-1989 yılları arasında yaşamış Ertem Eğilmez’in adımız gibi bildiğimiz filmlerinden bazıları…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    halit akçatepe, tarık akan

    Hababam Sınıfı’nın yakışıklısı Damat Ferit’in adının, Ertem Eğilmez’in kaybettiği oğlu Ferit’ten geldiğini biliyor muydunuz? Usta yönetmen oğlunu bu şekilde yaşatmak istemişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    ayşen gruda

    Ertem Eğilmez Arzu Film’in kurucularındandı ve aile filmlerinin başyapıtlarından olan Gülen Gözler’de de hem yönetmen hem yapımcıydı. Yeşilköy’de çekilen film 1977 yılında seyirciyle buluşmuştu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    kemal sunal

    Arzu Film’in komedi yapımları genellikle Simenoğlu Köşkü’nde çekilirdi. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Gulyabani isimli romanından sinemaya uyarlanan Süt Kardeşler filmi de bu köşkte çekilmişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    münir özkul, tarık akan, zeki metin

    Eğilmez’in yönetmenliğini ve yapımcılığını üstlendiği filmden biri de Mavi Boncuk’tu. Film, 1975 yılında vizyona, 1980’de televizyon ekranlarından evlerimize girerek gönüllerimizi fethetmişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Şener Şen ve İlyas Salman’ın oyunculuklarıyla zihnimize yer eden Banker Bilo filminde yine yönetmen ve yapımcılığı üstlenmişti Ertem Eğilmez.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    zeki alasya

    Zeki Alasya’nın senaryosunu yazdığı Köyden İndim Şehire filmi de Ertem Eğilmez’in yönettiği ve hepimizin gönlünde taht kuran kült komedi filmlerinden biri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    tarık akan, halit akçatepe

    Çektiği komedi filmlerinden sonra Tarık Akan ve Halit Akçatepe’ye rol verdiği drama filmi Canım Kardeşim için kolları sıvamıştı. Halit Akçatepe kendisine çekincelerini söylediğinde, “Film gösterime girdiğinde, salonda yalnız ben, sen ve Tarık olacağını bilsem bile yine de çekeceğim filmi…” dediği biliniyor.

  • 7 MADDE İLE SAĞLIK SEKTÖRÜNÜN EMEKTARI HEMŞİRELER

    7 MADDE İLE SAĞLIK SEKTÖRÜNÜN EMEKTARI HEMŞİRELER

    Can havliyle gittiğimiz hastanelerde karşımızda belirdikleri an çok daha iyi hissettiğimiz ve kendimizi güvenle kollarına bıraktığımız insanlar onlar… Kahraman pelerini gibi giydikleri beyaz önlükleriyle hastalarına bazen anne şefkati gösterip bazen sağlık rehberliği yaparken aslında her birimize ilaç gibi gelen hemşireler… Bu kutsal mesleğin tarihinden bazı detayları sayfamızda bulabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İşte, ülkemizdeki hemşirelik tarihinin onurlu başlangıç hikâyesi: Hilal-i Ahmer Cemiyeti, yani Kızılay tarafından ilk defa hemşirelik kursu açılmıştır ve gönüllü kadınlarımız 6 ay süren bir kursun sonunda aldıkları sertifika ile yeni mesleklerine adım atarlar. Hizmet verdikleri ilk yerler, Balkan Savaşı ve ardından da Birinci Dünya Savaşı cepheleri olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bu cephelerde birçok şehit veren hemşirelerimiz mesleklerini gelecek kuşaklara kahramanlık payesiyle birlikte bıraktılar. İlk Türk hemşire ise 1881- 1964 yılları arasında yaşamış Safiye Hüseyin’di. Kendisi Avrupa’da eğitim almış, Türk hemşiresi olarak uluslararası birçok organizasyona katılmış, bütün bilgi ve tecrübesini ülkesindeki insanların hizmetine sunmuştu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Cumhuriyet’in kuruluşunun ardından da önce İstanbul’da, sonra Ankara’da ilk hemşirelik okulları açıldı. Ortaokul ve lise düzeyinde yedi yıl eğitim veren bu okullardan ülkenin ihtiyaç halindeki yerlerine dağılacak hemşireler mezun oldu. Yeri gelmişken ekleyelim, ülkemizde ilk kez erkek hemşire unvanı verilmesi için tarihin 1999 yılını göstermesi gerekecekti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Uzun yıllar hemşire deyince çoğumuzun zihninde, memleketin herhangi bir hastanesinde karşımıza çıkmış olması muhtemel o fotoğraf canlandı. Ne var ki, sessiz olmamız gerektiğini anlatmak için işaret parmağını kullanarak “Sus!” diyen kişi aslında bir hemşire değil Dilek Tunca isimli bir fotomodeldi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Hemşirelerin saçlarına taktıkları keplerin ve sırtlarına aldıkları pelerinlerin bir dönem kız çocuklarının meslek seçiminde önemli bir yeri olmuştu. Fakat bir de hemşirelere sormak gerekirdi ve 1998 yılına gelindiğinde talepler üzerine hareketlerini zorladığı ve yük oluşturduğu gerekçeleriyle hemşireler için kep zorunluluğu kaldırıldı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Modern hemşireliğin kurucusu olarak kabul edilen hemşire ise 1820-1910 yılları arasında yaşayan Florence Nightingale’di. Dünyaca ün yapmış İngiliz hemşire aynı zamanda kadınların hakları için çalışmalar yürütmüş bir reformist, tıbbi konularda pek çok yazı kaleme almış bir yazar olarak da saygı görmekte.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Ve Florence Nightingale’in doğum günü olan 12 Mayıs günü tüm dünyada her yıl “Hemşireler Günü” olarak, 6-12 Mayıs arası ise “Hemşireler Haftası” olarak kutlanmaktadır.

  • 8 Madde ile Aydınlatmadan Dekorasyona Hayatımızın Her Alanında Mum

    8 Madde ile Aydınlatmadan Dekorasyona Hayatımızın Her Alanında Mum

    İnsanın hayatında bu kadar uzun süredir kullandığı, bu kadar farklı kullanım alanı olan nadir nesne vardır. Aslında muma nesne deyip geçmek de haksızlık olur ki o çağlar boyunca ışığı evimize, masamıza getirendir. Biz de bu listemizde mumu ve kullanım alanlarını derliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    mum çeşitleri

    Çoğumuz mumla dört gözle beklediğimiz doğum günlerimizde üfleyip dilek dilerken tanışırız. Doğum gününde mum yakma geleneği ise asırlar öncesine dayanıyor. O eski zamanlarda pasta üzerindeki mumun ay ışığını simgelediğine inanılırmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    mum çeşitleri

    Birçok renkte üretilebilen, kolayca ulaşılabilen hatta kendi imkânlarınızla yapabileceğiniz bir aksesuar olması nedeniyle mum çok uzun zaman önce insan hayatının bir parçası olmuş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    mum çeşitleri

    Mumları içine yerleştirerek yaktığınızda hoş gölgeler oluşturan, sıcak bir atmosfer yaratan mumluklar da mumun sıcak ışığına eşlik etmiş ve çağlardır aydınlatma için kullanılmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    mum çeşitleri

    Elektriğin evlere girmesinin 20. yüzyıla denk geldiği düşünülürse mum sadece dekoratif amaçlı kullanılmamış. Asırlar boyunca mektuplar mum ışığında yazılmış, kitaplar bu titrek ışıkta okunmuş…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    mum çeşitleri

    Tabii sadece okuyup yazarken değil, yemek masalarının ve odaların aydınlatmasında da şık şamdanlar içindeki mumlara başvurulmuş. Günümüzde özellikle kuzey ülkelerinde mumun yaydığı sıcak tonlu ışıktan faydalanmak için hâlâ yemek masalarında mum yakılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    mumluk

    Mumu ister odanızın ister sofranızın dekorasyonunda kullanmak üzere siz de kişiselleştirebilir, zevkinize göre süsleyebilirsiniz. Özellikle kokulu mumlar odalarda hoş bir atmosfer yaratmak için tercih ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    mum çeşitleri

    Mumlar geçmişte olduğu gibi şimdi de özel günlerde dekoratif amaçla kullanılmaya devam ediyor. Çağlardır devam eden gelenekler sürecinde iyi dileklerle bağdaşan mum; düğünlerde, kutlama partilerinde değişmez bir aksesuar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    mum çeşitleri

    Mumun tüm bunların yanı sıra rahatlatıcı bir etkisi de var. Yaydığı ışığın renk tonundan mıdır, kendine has rayihasından mı bilinmez ama biraz gevşemek için mum yakmak da çoğumuzun uyguladığı bir alışkanlık.

  • OXFORD SÖZLÜĞÜ’NÜN SEÇTİĞİ KELİMELER

    Günlük hayatımızda yer edinip yeni kelimeleri belirleyen Oxford Sözlüğü, her yıl en çok ilgi görmüş olan bir kelime ya da terimi ‘Oxford Sözlükleri Yılın Kelimesi’ olarak ilan ediyor. Seçilen kelime ya da terimin o yıl dolaşıma girmiş olması şart değil ama İngilizce konuşan dünyanın ruh hâli ve endişelerini yakalaması gerekiyor. Yazımızda sözlüğün seçtiği popüler kelimeleri okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Türkçe telaffuzla “goblin modu”, bireyin toplumsal kalıp ve normlarını reddederek kendi imajını çok da önemsemeden hazcı ve dağınık bir yaşam sürmesidir. “Gobline mode”, Kanye West’in sevgilisinin ünlü rapçi hakkında bu kalıbı kullanmasından sonra popüler hâle geldi ve Oxford Sözlüğü, 2022’nin kelimesini “gobline mode” olarak açıkladı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    “İklim krizi” anlamına gelen “climate emergency”, 2019 yılının kelimesi oldu. Bir önceki seneye oranla internet aramalarında %10.789 artan kelime ayrıca günlük konuşma dilinde de sıkça kullanılıyor. Oxford Sözlüğü aynı zamanda iklim krizi ifadesini, “İklim değişikliğinin sebep olacağı geri döndürülemez hasarı durdurmak veya azaltmak için acil bir şekilde harekete geçilmesi gereken durum” olarak tanımladı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    2018’in kelimesi “toxic”, zehirli anlamına geliyor. Kelimenin seçilme sebebi ise bir önceki sene internet aramalarında kelimenin %45 oranında artması oldu. İnsanlar artık bu durumu birçok olay, kişi ve ilişkiler için kullanır durumda.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    İngilizce anlamı yer sarsıntısı olan “earthquake” kelimesi ve gençlik anlamına gelen “youth” kelimesinin birleşmesiyle türetilen “youthquake” terimi; gençlerin hareketlerinden veya toplum içerisindeki nüfuzundan kaynaklanan önemli kültürel, siyasi veya sosyal değişiklikleri tek bir kelime ile anlatmak için kullanılıyor. Oxford Sözlüğü yazarları 2016-2017 yılları arasında kelime kullanımının beş kat arttığını belirterek 2017’nin kelimesini “youthquake” olarak açıkladı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    2016’nın kelimesi, hislerin hakikatlere baskın çıkması durumunu ifade eden “post-truth” oldu. “Hakikat sonrası” kavramının geçen on yıl içinde dolaşıma girdiğini belirten Oxford Sözlüğü, post-truth kelimesini bir sıfat olarak tanımladı. “Tarafsız gerçeklerin, kamuoyu fikrini etkilemede duygulara ve kişisel inançlara cazip gelen şeylerden çok daha az etkili olması durumuyla ilgili olması” anlamına gelen kelimenin kullanımının artmasının nedeni ise Birleşik Krallık’ta gerçekleştirilen Avrupa Birliği referandumu ve ABD başkanlık seçimlerinde Donald Trump’ın seçilmesi oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ruh halimizi ya da duygularımızı ifade etmemizi sağlayan emojiler sanal evrende başlı başına bir dil oluşturmuş durumda. Oxford Sözlüğü, 2014-2015 yılları arasında gülmekten gözünden yaş gelen surat ifadesinin Twitter’da en çok kullanılan emoji olduğunu açıkladı. Bu emoji ve emojiye karşılık gelen “emoji tears of joy” kalıbı da haliyle yılın ifadesi olarak seçildi. Böylelikle Oxford Sözlüğü her yıl seçtiği kelimelere 2015’te bir de emoji eklemiş oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    2013’ün kelimesini seçerken hiç zorlanmayan sözlük artık hem sosyal medyada hem de gündelik hayatta ağzımızdan düşmeyen “selfie” kelimesini yılın kelimesi olarak açıkladı.  “Twerk” ve “Bitcoin” gibi yılın diğer popüler kelimelerini geride bırakan selfie kelimesinin kullanımı geçen yıla oranla %17.000 artış gösterdi. Kendi fotoğrafını çekmek anlamına gelen selfie’yi ilk kez 2002’de Avustralyalı bir forum sitesi, kendi fotoğraflarını çeken insanlar için kullandı ve hızla popüler hâle geldi.

  • ÂŞIK MAHZUNİ ŞERİF’İN HAYATINDAN KISA KESİTLER

    “Dom Dom Kurşunu”, “Mamudo”, “Yuh Yuh”, “Merdo” gibi pek çok dillere pelesenk türkünün sahibi, gönlünü halk ozanı olmaya adamış Âşık Mahzuni Şerif’i ölüm yıldönümünde Kültür ve Yaşam’da ağırlıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Âşık Mahzuni Şerif kimdir?” title_font_size=”13″]

    Soyunun Horasan’dan Tunceli’ye göç eden Ağuiçen aşiretine dayandığı bilinen ve Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde dünyaya gelmiş bir halk ozanı olan Âşık Mahzuni Şerif’in gerçek ismi Şerif Cırık’tır. O yıllarda ilçelerinde ilkokul olmadığı için Lütfü Efendi Medresesi’nde önce Kur’an eğitimi aldı, daha sonra köye açılan ilkokula geçiş yaptı. Ardından Mersin Astsubay Okulu’na giden Mahzuni, 1960 yılında Ankara Ordu Donatım Teknik Okulu’ndan da mezun olup, eğitim hayatını noktaladı ve 1961 yılında sevdalısı olduğu müzik dünyasına geçiş yaptı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dünyanın en büyük 3 ozanı arasına girdi” title_font_size=”13″]

    Gönlünü halk ozanlığına kaptırdığında henüz 12 yaşında olan Âşık Mahzuni Şerif, ortaokul yıllarından beri sosyalist düşünce ile ilgiliydi; toplumsal konulara eğilen ve geleneksel halk şiirini bu duygularla harmanlayan Mahzuni, protest şiirlerle toplumun sorunlarını dile getiren bir ozan olma yolunda hızla ilerledi. Tüm yaşamı boyunca 400’ün üzerinde plak ve 50’nin üzerinde kaset çıkardı; 1989-1991 yıllarında Halk Ozanları Federasyonu tarafından dünyanın en büyük 3 ozanı arasında gösterildi. Yalnızca plak ve kasetleri değil, kitapları da büyük ilgi gördü; Dolunaya Tül Düştü kitabı bu eserlerden biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Âşık Mahzuni Şerif’in sanat hayatına girişi” title_font_size=”13″]

    Âşık Mahzuni Şerif büyük bir hızla ünlenip ve dahası yaşayan üç büyük ozandan biri unvanını alınca artık sanat dünyasının kapıları arkasına kadar açılmış oldu. 1961 yılında ilk plağını çıkaran Mahzuni, kendini “dünya kültürleri içinde bir parça, mazlum milletler içinde bir birey” olarak tanımlardı. Benimsediği bu bakış açısı ile eserlerine can verdi ve toplum-şiir-gerçeklik üçgeninde adını altın harflerle yazdırmaya devam etti. 1970’li yıllarda türkücüler ve pop sanatçıları eserlerini okumaya başladı, Âşık Mahzuni Şerif’in eserlerini icra edenler arasında Ersen ve Dadaşlar, Edip Akbayram, Cem Karaca gibi ünlü isimler vardı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Eserleri ve Dom Dom Kurşunu hikâyesi” title_font_size=”13″]

    Dom Dom Kurşunu, Yedin Beni, Yuh Yuh, Fadimem, Gül Yüzlüm, Ciğerparem, Merdo, Dostum, Han Sarhoş Hancı Sarhoş, Yalan Dünya, Abur Cubur Adam, Ekmek Kölesi gibi eserleri müzik piyasasına kazandıran Mahzuni için Dom Dom Kurşunu eserinin büyük bir anlamı vardı.  Kulağa neşeli bir türkü gibi gelse de oldukça hazin bir olay neticesinde kaleme aldığı bu eserde domuz fişeği ile vurularak hayatını kaybeden yakın bir arkadaşının ardından acısını haykırmıştı. Aşkları, mutlulukları, kederi, mücadeleleri gibi bu yaşadığı büyük travma da sazına döküldü ve eseri günümüze kazandırdı. Değerli ozan ardında yüzlerce eser bırakarak, 17 Mayıs 2002 yılında 62 yaşında Almanya’nın Köln şehrinde hayata gözlerini yumdu.

  • Atatürk’ün Çocuklarla İlgili Sözleri

    Atatürk’ün Çocuklarla İlgili Sözleri

    Ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal tarafından dünya çocuklarına armağan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 21. yüzyılda da yeryüzündeki tek çocuk bayramı olarak kutlanmaya devam ediyor. Atatürk’ün ifadesiyle “her çocuğun doyasıya yaşaması gereken 23 Nisan”da büyük önderin çocuklarla ilgili düşüncelerini, tavsiyelerini ve dileklerini Kültür ve Yaşam sayfamızda listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]