7 Madde İle Klasik Müziğin Romantik Dönemini Başlatan Ludwig Van Beethoven

Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük müzisyenlerinden biri olan Beethoven’ın kaleminden çıkan notalar çığır açmış, klasik müziği derinlemesine etkilemiştir. Yaşadığı dönemden günümüze müzik dünyasının gelmiş geçmiş en büyük ustalarından sayılan Ludwig Van Beethoven’ı 7 maddede listemize taşıyoruz.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”Çocukluktan Müzisyen” title_font_size=”13″]

1770’de Almanya’nın Bonn şehrinde doğan Beethoven’ın kendisi gibi müzisyen olan babası onu küçük yaşlardan itibaren yetiştirmeye başladı. Bir saray müzisyeni olan baba Beethoven, oğlu henüz 4-5 yaşlarındayken ona müzik eğitimi vermeye başlamıştı bile.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”Viyana Günleri” title_font_size=”13″]

Beethoven’ın bir sonraki ünlü hocası ise Avusturyalı Joseph Haydn olacaktır. Bonn’a yaptığı bir ziyaret sırasında Beethoven’ın yeteneğine hayran kalan Haydn onu Viyana’ya davet eder ve böylece Beethoven tüm hayatını geçireceği Viyana’ya taşınmış olur.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”Genç Bir Dâhi Yetişiyor” title_font_size=”13″]

Beethoven’ın büyük yeteneğini besleyen müzisyenler arasında Mozart’ın da arkadaşı olan Johann Schenk ve kontrpuan dersleri aldığı Johann Albrechtsberger de bulunur. Başta dönemin en büyük müzisyeni Mozart olmak üzere, Viyana’daki seçkin müzik çevresinin Beethoven’ın altyapısına önemli bir katkısı olduğu aşikârdır.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”Müziğin Sağır Ustası” title_font_size=”13″]

Ne yazık ki bu genç yetenek işitme sorunları yaşamaya başladı. Hatta Beethoven’ın Viyana’nın ünlü katedrali St. Stephen’s ziyareti sırasında yaşadığı bir olay sonucunda işitme kaybı yaşadığından emin olduğu söylenir. Katedralin çanları çalmaya başlar ve çanların çalmasıyla kuşlar havalanır, Beethoven havalanan kuşları görür ama çanları duyamaz işte o sırada işitemediğinden emin olur.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”Sağırlığın Getirdiği Yalnızlık” title_font_size=”13″]

Her geçen gün işitme yetisini daha da kaybeden Beethoven kendini derin bir yalnızlığa hapseder. Özellikle sağırlığının ilk zamanlarında kimseyle iletişim kurmaz ve çalışmalarına yoğun bir şekilde devam eder. Bir süre sonra, insanlarla yazışarak iletişim kurmaya başladığı söylenmektedir. 9. senfoninin bestesi tamamlandığında Beethoven’ın işitme yeteneğini tamamen kaybetmiş olduğu ve eserin son hâlini asla dinleyemediği bilinmektedir.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”Dünyanın En Büyük Müzisyenlerinden Biri” title_font_size=”13″]

Beethoven 1856’da sirozdan hayatını kaybedene dek 9 senfoni, 32 piyano sonatı ve Fidelio isminde bir opera yazdı. Eserleri, 18. yüzyıl klasisizminden 19. yüzyıl romantizmine geçişte kilometre taşı oldu ve kendinden sonra gelen müzisyenleri derinden etkiledi.

[eltd_section_title alignment=”left” title=”Ve Dünyanın En Güzel Müzikleri” title_font_size=”13″]

Beethoven’ın 5. ve 9. senfonileri, klasik müziğin en iyi bilinen eserleri arasında yer alır. 9. senfoniden “Ode To Joy” yani Neşeye Övgü’nün sözleri dünyaca ünlü Alman ozan ve tarihçi Friedrich Schiller’e aittir, bu eser Avrupa Birliği’nin resmî marşı olarak seçilmiştir. 5. senfoninin ise özellikle dört notadan oluşan açılış melodisi dünya müzik tarihini değiştirmiş; televizyon ve film prodüksiyonlarında, rock’tan pop’a birçok müzik parçasında bu melodiden ilham alınmıştır.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir