Etiket: şiir

  • Türk Edebiyatı’ndan Zamanı Anlatan 7 Alıntı

    Türk Edebiyatı’ndan Zamanı Anlatan 7 Alıntı

    Bazen üzen bazen dertlere deva olan zaman birçok şiire, şarkıya, yazıya konu olmuştur. Edebiyatın gelmiş geçmiş en büyük isimleri zaman üzerine düşünmüş, zamandan ilham alarak ya da akıp geçen zamana sitem ederek okuyanı derinden etkileyen eserlere imza atmışlardır. Tüm hayatımızı çekip çeviren zamana bir de Türk Edebiyatı’nın büyük ustalarının gözüyle bakalım istedik ve zamanı anlatan 7 alıntıyı listemizde bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • Attila İlhan’ın “Ben Sana Mecburum” Şiiri

    Attila İlhan’ın “Ben Sana Mecburum” Şiiri

    Romanları, şiirleri, senaryoları, denemeleri, söyleşileri… Adına yazılmış kitaplar, incelemeler, makaleler… Kaleminden çıkanlarla edebiyat dünyamıza çok sayıda eser bırakan düşünce insanı Attila İlhan, kendi adına yazılanlarla da düşünce dünyamızı zenginleştirdi. Şiirlerinde kendi tarzını oluşturan İlhan biçime önem vermez, büyük harf kullanmaz, imla kurallarına pek de sıcak bakmazdı. 15 Haziran 1925’te başlamıştı yaşamı, 10 Ekim 2005’te bir sonbahar günü aramızdan ayrıldı. “Mıh gibi aklımızda tuttuğumuz” şiiri “Ben Sana Mecburum” ile anıyoruz büyük şairi…

  • 8 Maddede Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Şiirlerinden Zamansız Alıntılar

    8 Maddede Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Şiirlerinden Zamansız Alıntılar

    Ahmet Hamdi Tanpınar’ı sadece Huzur ya da Saatleri Ayarlama Enstitüsü romanlarından tanıyanlara, yazarın edebî hayatında şiirin de önemli bir yer tuttuğunu söylemek isteriz. Ahmet Haşim ve Yahya Kemal’den etkilenen Tanpınar’ın şiirlerinde zaman kavramı geniş yer tutar. 1901-1962 yılları arasında süren yaşamının son durağı Rumelihisarı Âşiyân Mezarlığı’dır ve mezar taşında kendisine ait şu dizeler yazar: “Ne içindeyim zamanın / Ne de büsbütün dışında…” Bu listemizde Ahmet Hamdi Tanpınar dizeleriyle karşınızdayız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
  • ÜLKEMİZDEN ŞEHİR MANZARALARI

    ÜLKEMİZDEN ŞEHİR MANZARALARI

    Bazı şehirler şiir, bazıları roman, bazıları kısa bir öykü gibidir. Türü ne olursa olsun hepsinin anlatacak bir hikâyesi vardır illa ki… O hikâyeleri anlamak için ya okumak ya da gidip caddelerinde, sokaklarında dolaşmak gerekir… Bazen de sadece fotoğraflarına bakmak yeterlidir. Siz de bakar mısınız, bu şehir manzaraları hangi hikâyeleri anlatıyor?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Bazı şehirler insana benzer… Sever ve küser. Güler ve ağlar. Coşarak eğlenir… Yeri gelir yas bile tutar. Her şeyin yakıştığı şehirlerdir onlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    “Aşklarının tarihi bir şehrin tarihidir diyorum / Gün gelir aşklarıyla anılır şehirler anılırsa / Niyetim sevdalı sözler etmek de olmasa / İzmir için ne yazarsam sana adıyorum!”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Destan anlatıcısı bir şehri dinlemek gibisi yoktur. Bu işte o kadar hünerlidir ki o şehirler, tüm hikâyeyi gözlerinizin önüne seriverir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Huzur uzaklarda değil senin içindedir derler. Belki de çok yakın ama keşfedilmeyi bekleyen bir yerlerdedir huzur…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Caddelerinde de yürüsen aynı sahillerinde de, sözü geçen bir tek yazdır buralarda… Ne mavisi biter ne yeşili, ne gecesi dert olur ne güneşi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Birbirinin güneşini kesmemek üzere sıralanmış evler, birbirine hikâyelerini anlatır Mardin’de… O hikâyeler birikir birikir ve Mezopotamya’ya akar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Kışları sert geçen şehirlerin, dili az söylese de gözleri konuşur. Gözleriyle anlatır o şehirler sakladıklarını, sevdiklerini, özlemlerini…

  • ŞİİRLERDE DEMLENEN ÇAY

    5000 yıllık geçmişi olan çay bitkisi Türk toplumuyla geç tanışmışsa da kültürüne derin kökler salmakta gecikmemiş. Artık çoğumuz kahvaltıda çay, ikindi atıştırmalıkları yanında çay, akşam yemeğinden sonra çay içmezsek damağındaki tat eksik kalan kişileriz. Hâl böyle olunca edebiyatımızda kendisini göstermesine de şaşmamak gerekir. Kokusu, rengi ve lezzeti demlendikçe güzelleşen bu içecek bakalım şiirlerde hangi duygulara eşlik etmiş?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Zindandan Mehmed’e Mektup – Necip Fazıl Kısakürek” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ne Kadar Güzel – Orhan Veli Kanık ” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çay – Sezai Karakoç” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mutsuzluk Gülümseyerek – Cemal Süreya” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Aylak Göz – Cahit Zarifoğlu” title_font_size=”13″]
  • Şiirlerinden 10 Alıntı İle Yalnızlığın Kıyısındaki Şair Cahit Zarifoğlu

    Şiirlerinden 10 Alıntı İle Yalnızlığın Kıyısındaki Şair Cahit Zarifoğlu

    Türk şiirinin ince ruhlu şairi Cahit Zarifoğlu; yalnızlığı sevmesiyle, dostlarının arasında bile derin düşüncelere, farklı diyarlara dalıp gitmesiyle tanınırdı. Kendi kendine yetmeyi önemli bir meziyet olarak gören şair, hayatının çeşitli dönemlerinde Avrupa’da ve Türkiye’nin farklı şehirlerinde uzun seyahatlere çıkmış, buralarda ruhunu zenginleştirmiş ve birbirinden güzel şiirleriyle okuyucularına geri dönmüştür. Eserlerini üretmek için ihtiyacı olan sessizlik ve kendi halindelik arkadaşları tarafından “Aristo” lakabıyla anılmasına sebep olmuştur. Her yönden farklı bir sanatçı olan Zarifoğlu, güreşe ve pilotluğa da ilgi duymasıyla klasik şair kalıplarının ne kadar dışında bir karakter olduğunu gözler önüne serer. Cahit Zarifoğlu ne yazık ki 1982 yılında 47 yaşındayken bu diyardan ayrıldı ama şiirlerini ardında bıraktı. Buyurun, Cahit Zarifoğlu’nun ince ruhuna bir de şiirlerinden alıntılarla bakın…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
  • SHAKESPEARE HAKKINDA ŞAŞIRTAN BİLGİLER

    Gelmiş geçmiş en iyi oyun yazarı olarak anılan İngiliz şair ve yazar William Shakespeare, 16. yüzyılda ürettiği eserleri ile günümüzde de popülerliğini koruyor. Birmingham’daki Avon Nehri yakınlarında doğduğu ve büyüdüğü için “Avon’un Ozanı” olarak bilinen İngiltere’nin ulusal şairi Shakespeare hakkında az bilinen bilgileri yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Shakespeare’in kelime dağarcığının 17.000 ila 29.000 arasında olduğu tahmin ediliyor. İngiltere’deki büyük veba salgını nedeniyle tiyatroların kapalı olduğu 1665 ila 1666 yılları arasında şiir türünde eserler üretiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Shakespeare’in 1585 ve 1592 yılları arasında ne yaptığı bilinmiyor. Ancak eserlerinde bolca ve ustalıkla kullandığı hukuki terimler nedeniyle Shakespeare’in ailesini geçindirmek için o yıllarda avukatlık veya kâtiplik yaptığı düşünülüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    1616’da vefat eden Shakespeare’in öldüğü dönemde mezar soygunculuğu çok yaygın. Huzur içinde uyuyabilmek için kendi mezar taşına yazdırdığı metin nedeniyle mezarı lanetli sanılıyor ve uzun yıllar mezarına yaklaşılmıyor. Ancak 2016’da mezarında yapılan taramalar, Shakespeare’in kafatasının çalınmış olabileceği sonucunu ortaya koyuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Shakespeare’in mezarında yazan metin ise şöyle:
    “Dostum İsa’nın adı aşkına,
    Bu mezarı kazacak olursa diye;
    Bu taşlara dokunmayan herkes kutsansın.
    Şayet kemiklerimi yerinden oynatacak olana,
    Lanetler yağsın.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Shakespeare’in eserlerinde geçen en uzun kelime “Honorificabilitudinitatibus” kelimesi; “onura erişebilme durumu” anlamı taşıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Uranüs’ün 27 uydusundan 25’i Shakespeare’in oyunlarındaki karakterlerin ismini taşıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Shakespeare hayattayken eserlerinin sadece yarısı yayımlanıyor. Usta kalemin İngilizceye 1700 kelime kazandırdığı düşünülüyor.

  • YUNUS EMRE’NİN “VAR OLMA” FELSEFESİ

    Yunus Emre’nin hayatına dair çok fazla bilgi olmasa da bilinen ilk şey onun bir sevgi öğretmeni olduğudur. 13. ve 14. yüzyıllarda yaşamıştır. Şiirlerinin çoğunu hece ölçüsü ve sade bir dil ile yazmıştır. Kin, kibir, nefret gibi duygulardan arınmış tamamen saf sevgi odaklı öğretileri vardır. Anadolu’nun Türk-İslam kültürlerinin birleşmesine katkı sağlayan önemli bir isimdir. Türkçe şiirin öncülerindendir aynı zamanda. Bu yazımızda halk ve tasavvuf şairi olan Yunus Emre’nin hayatına ve felsefesine kısaca değineceğiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yunus Emre’nin hayatı” title_font_size=”13″]

    Yunus Emre 1241 senesinde doğmuştur. 1320 ya da 1321 yıllarından birinde vefat ettiği düşünülür. Yunus Emre’nin eğitim hayatına dair çok net bilgiler olmasa da Farsça ve Arapçaya hâkim olduğu bilinir. 1241 senesinde Moğol istilasıyla pek çok sanatçı ve bilim insanı Anadolu’ya göç etmiştir. Zulmün kol gezdiği o yıllarda Yunus Emre dünyaya gelmiştir. Yunus Emre’nin nerede okuduğuna, hangi okullarda eğitim aldığına dair net bilgiler yoktur. Derviş olarak Anadolu’ya, Azerbaycan’a ve İran’a seyahat ettiği bilinir. Şam, Tebriz, Maraş, Nahcivan, Kayseri gibi çok sayıda şehirde bulunmuştur. Bu şehirler aynı zamanda dönemin kültür şehirlerindendir. Yunus Emre’nin evlenip evlenmediğine dair de net bir bilgi yoktur ancak yazdığı dizelerden çocuklarının var olduğu düşünülmektedir. Şiirlerinde Mevlâna Celaleddin Rumi için pek çok güzel söz söylemiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yunus Emre’nin eserleri” title_font_size=”13″]

    Yunus Emre’nin iki büyük eseri bulunur; Risalet-ün Nushiyye ve Divan. Divan eserinde şiirlerini bir araya getirmiştir. Şiirler aruz ve hece ölçüsüyle yazılmıştır. Yedi nüsha şeklinde kendi içinde farklı bölümlere ayrılmıştır. Risalet-ün Nushiyye, Nasihatler Kitabı olarak adlandırılır. Mesnevi biçimindeki bu eser, aruz ölçüsü ile yazılmıştır. Eserin günümüze ulaşan beş nüshası olduğu bilinir. Dini, tasavvufi, ahlaki bir kitaptır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yunus Emre’nin şiirleri” title_font_size=”13″]

    Yunus Emre, şiirlerinde halka açık bir dille hitap etmiş ve Türk dilini çok iyi kullanmıştır. Şiirleri açıklayıcı, öğreticidir. Şiirlerinde tasavvuf ağırlıklı bir anlatım benimsemiştir. “Yaratılanı sevdik, Yaradan’dan ötürü” diyerek hoşgörünün altını çizmiştir. Dizelerinde sevgiyi ve hoşgörüyü coşkun bir dille kaleme almıştır. Yunus Emre anlatım dili, düşünceleri ve işlediği konularla Anadolu’da gelişen Türk edebiyatının öncülerinden olmuştur. Hece ve aruzla yazdığı dizelerinde daima sevgiyi temel almıştır. Ölüm, doğum, yaşama bağlılık, ilahi adalet, insan sevgisi gibi konuları ele almıştır. Yalın, akıcı bir dille insanlığı iyiye ve hoşgörüye teşvik etmiştir. Aynı zamanda tekke şiirinin Anadolu’daki ilk temsilcilerinden de biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yunus Emre’nin yaşam felsefesi” title_font_size=”13″]

    Yunus Emre, insanları doğruya, iyiye ve mutlak hoşgörüye çağıran bir derviştir. Yunus Emre için ilahi bir gerçeklik vardır. Bu gerçekliği dizelerinde şu şekilde ifade etmiştir: “Ete kemiğe büründüm / Yunus diye göründüm.” Yunus Emre’ye göre Tanrı’ya kulluk etmenin asıl amacı kendini ona beğendirmektir. Bu da gönülleri kırmamakla, onları onarmakla, daima iyiyi dilemekle mümkün olacaktır. Yunus Emre’ye göre insanlara gösterdiğimiz her sevgi, her saygı ve her hoşgörü aynı zamanda Tanrı’ya da gösterilen saygıdır. Yunus Emre felsefesine göre hiçbir zaman kalp kırmamak, büyüklük taslamamak, gönül almak ve geçimli olmak esastır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yunus Emre’nin din anlayışı” title_font_size=”13″]

    Yunus Emre’ye göre din; insanlığı mutluluğa, barışa ve huzura kavuşturan bir yaşam tarzını benimsemektir. Yunus Emre’nin din anlayışında sevgi ve aşk vardır. Tüm yaşamı bu sevgi, aşk ve hoşgörü çerçevesinde yaşayarak geçirmek şüphesiz mutluluğun en etkili yollarındandır. İbadet, kişinin Tanrı ile arasında olan bir sırdır. Bu sırrı kimse sorgulamamalıdır. Din, aynı zamanda vicdan barındırır: Vicdan, şefkat, merhamet gibi duyguların bulunması gerektiğini savunur.

  • GÜN IŞIĞIYLA GÜZELLEŞEN FOTOĞRAFLAR

    Dünyadan 149,597 milyon kilometre uzakta olan yıldızımız Güneş, uçsuz bucaksız evrende bilimsel olarak sıradan bir gök cismi olsa da yaşadığımız gezegen ve bu gezegendeki tüm canlılar için derin anlamlar taşıyor. Bazen bir fotoğraf karesinde süzülen güneş huzmesi o anı eşsiz kılarken, bazen şairlerin derin hislerinin tercümanı olmak için ilham ışınlarını yansıtıyor. Yazımızda güneş ışığıyla güzelleşen fotoğrafları ve büyük şairlerin dizelerini okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Süzülen yelkenler var enginde,

    Dalgalar var, güneş var.

    Güneş ayna ayna, güneş pul pul

    Güneş saçlarınla oynar

    Omzundan tutar giydirir seni,

    Sırtında tül olur belinde kemer

    Boynunda inci

    Ve dişlerinin zâlim çocuk sevinci

     

    Ahmet Hamdi Tanpınar

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Güneş, daldan dala sıçrayarak yürüyor
    Bir neden var mı mutlu olmamam için?
    Daha ne kadar yaşadım ki şunun şurasında
    Adını biliyor muyum bütün çiçeklerin?

     

    Ahmet Erhan

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bir ağaç sürüsünün üstünden

    Çok ağaçlı bir ağaç sürüsünün üstünden

    Kesilmiş limon dilimleri gibi düşüyor güneş…

     

    Edip Cansever

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Akan suyu severim ben

    Işıldayan karı severim

    Bir yeşil yaprak

    Bir telli böcek

    Yeşeren tohum

    Güneşte görsem

    Sevinç doldurur içime

    Bir günü

    Güzel bir günü

    Güneşli bir günü

    Hiçbir şeye değişmem

     

    Necati Cumalı

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Sanma ki derdim güneşten ötürü;
    Ne çıkar bahar geldiyse?
    Bademler çiçek açtıysa?
    Ucunda ölüm yok ya.
    Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten
    Güneşle gelecek ölümden?
    Ben ki her Nisan bir yaş daha genç,
    Her bahar biraz daha aşığım;
    Korkar mıyım?
    Ah, dostum, derdim başka…

     

    Orhan Veli Kanık

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Rüzgârın esintisiyle, sallanırken eskiden,

    Boynu bükük çiçekler, bilinmiyor neden,

    Hiç bir el değmemiş, kuytu ücra köşeden,

    Bir demet gül topladım, güneş doğarken…

     

    Ramazan Kocapınar

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Güneşi topladım

    yaprak yansımalarından

    gözlük camlarında biriktirip

    gecemi aydınlatmak için

    kıvılcımlı karanfil kokuyordu.

     

    Attila İlhan

  • Zamanı Anlatan 7 Alıntı

    Zamanı Anlatan 7 Alıntı

    Bazen üzen bazen dertlere deva olan zaman birçok şiire, şarkıya, yazıya konu olmuştur. Edebiyatın gelmiş geçmiş en büyük isimleri zaman üzerine düşünmüş, zamandan ilham alarak ya da akıp geçen zamana sitem ederek okuyanı derinden etkileyen eserlere imza atmışlardır. Tüm hayatımızı çekip çeviren zamana bir de edebiyatın büyük ustalarının gözüyle bakalım istedik ve zamanı anlatan 7 alıntıyı listemizde bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    dante alighieri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    dünya edebiyatı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    dünya edebiyatı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    dünya edebiyatı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    dünya edebiyatı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    dünya edebiyatı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    dünya edebiyatı