Etiket: nostalji

  • Kalemden Sonra Bilgisayardan Önce 8 Madde İle Daktilo

    Kalemden Sonra Bilgisayardan Önce 8 Madde İle Daktilo

    Daktilo adı, Yunan mitolojisindeki bir hikâyede geçen ve “parmak” anlamına gelen “daktyl” kelimesinden geliyor. İcat edildiği yıllardan bilgisayarın yaygınlaşmasına kadar uzayan yaklaşık 150 yıllık sürede yazınsal ürünlerin neredeyse tamamı daktilodan çıkmış. Şimdilerde yeri müzeler ve nostaljik hikayeler olan bu yazı yazma aracı dünyanın bazı ülkelerinde hala kullanılıyor; Latin Amerika, Hindistan ve Afrika’da elektriğe ihtiyaç duymayan mekanik daktiloların üretimi sürüyor. Biz de 8 maddelik listemizde daktilonun geçmişine bir göz atıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Daktilo 1800’lü yılların başlarında icat edildi ve yüzyılın sonlarına doğru seri üretimine geçildi. Osmanlı topraklarına girişi ise 20. yüzyılın başlarına denk gelir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İcadından sonra yavaş yavaş kalemin yerini alan daktiloyu ilk kullananlardan biri Tolstoy’du ama ilk romanı Mark Twain yazdı. Daktilo ile yazılmış o ilk romanın adı Tom Sawyer’dı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Türkiye’de ilk daktilo kursu 1929’da açıldı ve başlı başına bir meslek haline geldi, dönemin gazetelerinde ilanlar “Daktilo aranıyor!” şeklindeydi. Mesleğin adı zamanla kâtibe ve sekreter olarak değişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    1930’lu ve 40’lı yıllarda daktilo yarışmaları çok revaçtaydı. Gazeteler yarışmalar açarak “Sürat Kraliçesi’ni arardı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Thomas Edison 19. yüzyıl sonlarında elektrikli daktilo yapmış ve patentini almıştı. Yine de mekaniğin yerini alması biraz zaman aldı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Mekanik daktiloda yanlış yazılan bir yeri silmek mümkün değildi, kâğıdı çıkarıp atmanız ya da beyaz silici ile yanlış kısmın üstünü kapatmanız gerekirdi. Elektronik daktiloda ise silme tuşu bulunuyor ve oldukça da sessiz çalışıyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Türkiye, 1965’te Paris’te düzenlenen Dünya Daktilo Yarışması’ndan bir şampiyon çıkarmıştı. O yıl Fransa’da ülkemizi temsil eden kişi Ece Alpay’dı. Alpay, elektronik daktilo yarışmalarında ülkemizde de defalarca rekor kırmış ve 9 kupanın sahibi olmuştu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Bir zamanlar daktilo gibi daktilo tamirciliği de ilgi gören bir işti. Bilgisayarın yaygınlaşmasıyla tarihe karışan daktilolar gibi daktilo tamirciliği de kaybolan meslekler arasında yerini aldı.

  • 9 Maddede Telefonun Kısa Tarihine Nostaljik Bir Yolculuk

    9 Maddede Telefonun Kısa Tarihine Nostaljik Bir Yolculuk

    Kısa bir süredir hayatımızda olmasına rağmen, telefonun icadı da gelişimi de medeniyeti derinden etkilemiştir. İlk olarak kimin icat ettiği konusunda çeşitli fikirler bulunsa da patentini 1876 yılında Graham Bell’in aldığını biliyoruz. Artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan telefonun tarihçesini Kültür ve Yaşam okurları için derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    telefon tarihi
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    telefon tarihi
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    telefon tarihi
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    telefon tarihi
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    telefon tarihi
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    telefon tarihi
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    telefon tarihi
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    telefon tarihi
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    telefon tarihi
  • Ülkemizin Dört Bir Yanından 9 Değirmen

    Ülkemizin Dört Bir Yanından 9 Değirmen

    Eski çağlardan beri tahılların öğütülmesini sağlayan değirmenler, mutfak kültürünü oluşturan kilometre taşlarından biri olarak tarihte yerini alır… Günümüzde pek kullanılmıyor olsalar da nostaljik görüntüleri hepimizin ilgisini çeker. Ülkemizin dört bir yanındaki değirmenleri bir araya getirerek hazırladığımız içeriğimizle, buyurun değirmenlerimizi keşfedin…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    yeldeğirmeni
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    yeldeğirmeni
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    yeldeğirmeni
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    yeldeğirmeni
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    yeldeğirmeni
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    yeldeğirmeni
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    yeldeğirmeni
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    yeldeğirmeni
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    yeldeğirmeni
  • Bir Dönem Evlerimizin Konuğu Olan Ve Hafızalardan Silinmeyen 9 Nesne

    Bir Dönem Evlerimizin Konuğu Olan Ve Hafızalardan Silinmeyen 9 Nesne

    Bazı eşyalar vardır ki ne zaman görsek aklımıza eski günler gelir, içimizi tatlı ve nostaljik bir his kaplar. Aslında bu nesneler estetik güzellikleri ya da kullanışlı olmalarıyla değil, bize eski günleri hatırlatmaları ve başka bir dönemi sembolize etmeleriyle zihnimizde unutulmaz bir yer edinmişlerdir. İşte bu listemizde bir dönem evlerimizin konuğu olan ve hâlâ hafızalarımızdan silinmemiş 9 eşyayı bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tavuk Ailesi Çalar Saat” title_font_size=”13″]

    Okula, işe gitmek için sabahın erken saatlerinde uyandığımızda ilk gördüğümüz o sevimli saatin üzerindeki tavuk ailesi olurdu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Transistörlü Radyo” title_font_size=”13″]

    Televizyon öncesi dönemde en büyük eğlencelerden biri olan radyo tiyatrolarını, büyüklerimizin ciddiyetle dinlediği ajansları hatırlatan bu güzel antika radyolar, günümüzde daha çok dekoratif amaçla kullanılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kumbara” title_font_size=”13″]

    Çocukluğumuzda para biriktirmeyi ilk öğrendiğimizde elimize geçen her kuruşu heyecanla içine attığımız kumbaralarımız pek kıymetliydi. Geceleri uyumadan önce kumbaramızı açtırdığımızda içindeki para ile neler yapacağımızın hayalini kurardık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Altın Rehber” title_font_size=”13″]

    Cep telefonlarının, bilgisayarların henüz hayatımıza girmediği günlerde sevdiklerimize ulaşmanın tek yolu evimizdeki çevirmeli telefonlardı. Telefonun yanında duran Altın Rehber ise şehrimizdeki tüm numaralara açılan kapıydı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Televizyon Üstü Anteni” title_font_size=”13″]
    eski televizyon

    İster bir Türk filmi izleyecek olalım ister olimpiyatları, televizyonun üstündeki anteni çevirip bükerek çeşit çeşit şekle girer, ekrandaki görüntüyü düzeltmeye çalışırdık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kızmabirader, Solo Test, Tetris, Super Mario, Game Boy” title_font_size=”13″]
    nostalji, ilk atari

    Bir dönemin en büyük eğlencesi olan Kızmabirader oyunuyla, zekâ seviyemizi belirlemek için başında saatler harcadığımız Solo Test, Tetris, Super Mario ve aklımızı başımızdan alan Game Boy çocukluğumuzun unutulmazları arasındaydı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Emaye Tencere ve Melamin Tabak İkilisi” title_font_size=”13″]

    Eski günlerdeki mutfakları düşündüğümüzde ise ilk aklımıza gelenler içinde en lezzetli yemeklerin piştiği emaye tencereler ve ailecek oturduğumuz sofraların değişmezi melamin tabaklar olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”El Gırgırı” title_font_size=”13″]

    Titiz annelerimizin elinden düşürmediği gırgır, evdeki mükemmel temizliğin, üzerinde bir toz tanesi bile olmayan sehpaların, büfelerin garantisiydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Davul Fırın” title_font_size=”13″]

    Herkes bilir ki en lezzetli börekler davul fırında pişer. Belki artık evlerimizde davul fırın kullanılmıyor ama vakti zamanında o fırınlardan çıkan lezzetleri de unutmamız mümkün görünmüyor.

  • Dünden Bugüne Sokağın Sesi 8 Sokak Satıcısı

    Dünden Bugüne Sokağın Sesi 8 Sokak Satıcısı

    Sokak satıcıları her zaman mahalle kültürümüzün bir parçası olmuştur. Çoğumuz, her türlü ürünün marketlerden, internetten kolayca satın alınabildiği günümüzde bile sokak satıcılarından alışveriş yapmayı tercih eder, bu nostaljik alışkanlığımızı devam ettiririz. Geçmişten bugüne sesiyle, gülümsemesiyle, sohbetiyle, sokağımıza renk katan 8 sokak satıcısını listemizde bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Overlokçu” title_font_size=”13″]
    overlok

    Mahalleye overlokçu geldiğinde bunu fark etmemek imkânsızdır çünkü megafondan “Hanımların dikkatine…” diye başlayan o ünlü cümleler yayılır. Halı, kilim, yolluk, paspas kenarına, halıfleks kenarına overlok çektirmek isteyenler için bulunmaz bir nimet olan overlokçunun anonsu tüm Türkiye’de aynı şekilde yankılanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Nayloncu” title_font_size=”13″]

    80’li yıllarda tüm yurdun sokaklarını saran nayloncular bu dönemin sembollerinden biri haline gelmişti. Nayloncunun arabasına dağ gibi leğenler, maşrapalar, gırgırlar, kovalar, mandallar ve oyuncaklar sabitlenir, nayloncu rengârenk görüntüsüyle sokaklarımızı şenlendirirdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Baloncu” title_font_size=”13″]
    balon

    Şehrin en renkli görüntülerinden biri elinde çeşit çeşit balonlarla gezen balonculardır. Tartışmasız çocukların en sevdiği satıcı olan baloncular gün boyu ellerindeki tavşan, kalp şeklinde ya da desenli balonlarla dolaşır ve gezdikleri her yere neşe dağıtırlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kalaycı” title_font_size=”13″]

    Teflon, seramik gibi malzemeler mutfaklarımıza girmeden önce bakırdan yapılan tencereler ve tavalar kullanılırdı. Düzenli olarak kalaylanması gereken bakır tencerelerimizi sokağımıza gelen kalaycılara emanet ederdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Eskici” title_font_size=”13″]
    nostalji

    Eski eşyalarımızı satın alarak bizi evimizdeki fazlalıklardan kurtaran ve onları ihtiyacı olanlara ulaştıran eskiciler sokaklarımızın değişmez karakterlerinden biridir. Eskicilerin arabalarındaki çeşit çeşit eşyaları incelemek de ayrı bir zevktir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bileyici” title_font_size=”13″]
    bıçak

    Tekerlekli arabasıyla gün boyu sokak sokak dolaşan bileyiciler, evinizdeki bıçaklar köreldiğinde yardıma koşar. Arabasının altındaki pedal yardımıyla çarkı çeviren bileyici, dakikalar içinde bıçakları eski keskin haline döndürür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dondurmacı” title_font_size=”13″]

    Özellikle de çocuklar tarafından dört gözle beklenen dondurmacı, ayağınıza kadar gelen lezzet demektir. Yaz aylarında sokağa dondurmacı geldi mi en heyecanlı oyunlar bile yarım bırakılır ve dondurmaya koşulur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kasetçi” title_font_size=”13″]
    kaset, nostalji

    Birçok müziksever, en sevdiği albümlerle ve sanatçılarla sokaktaki kasetçilerden aldığı kasetler sayesinde tanışmıştır. Kasetçi tezgâhının önünde saatler geçirerek tüm albümlere bakmak ise yine 80’li ve 90’lı yıllardan kalma bir anıdır.

  • Mazide Kalan Müzik Dinleme Alışkanlığı: Kaset ve Kasetçalar

    Mazide Kalan Müzik Dinleme Alışkanlığı: Kaset ve Kasetçalar

    80’li ve 90’lı yıllara şahit olanlar çok iyi bilirler ki; eskiden müzik kasetten dinlenirdi. Birçoğumuz ilk albümünü kaset formatında satın almış, ilk hülyalara kasetten dinlediği müzikler eşliğinde dalmıştır. Size kasetten müzik dinlediğimiz o günleri hatırlatarak tatlı bir nostalji yaşatmak istedik ve kasetli hayata dair 10 güzelliği listemizde bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    doksanlar, seksenler

    Bir dönemin müzik dinleme şekli olan kasetleri çalmak için çeşit çeşit kasetçalar bulunurdu. Bunların en makbul olanı ise çift kasetçalarlardı. Hepimiz bir kasetten diğerine çekim yapmamızı sağlayan bu aletlerden almak isterdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    doksanlar, seksenler

    Müziği kasetten dinlediğimiz günlerin en samimi, en candan jesti karışık kaset hazırlamaktı. Kasete çekilecek şarkılar büyük bir titizlikle belirlenir ve çekim işlemine başlanırdı. Ama bu, o dönemin teknolojisiyle pek de kolay olmazdı. Karışık kaseti hazırlamak saatler sürerdi, yine de özenle hazırladığınız kaseti hediye ettiğinizde yaşattığınız mutluluğa değerdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    doksanlar, seksenler

    Kasetlerimizi özenle dizer, aynı bir kitaplık gibi düzenlerdik. Kendi çektiğimiz kasetlerin üzerine etiket yapıştırır, kasetin ismini en güzel yazımızla not düşerdik. Hatta üşenmez kasetlerimize kapak da yapardık. Kapağın üzerine kasetin içeriğini yazar, bazen yaratıcı çizimler ile kapağı süslerdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    doksanlar, seksenler, çocuk

    Kasetlerin bir başka kullanım alanı ise anıları ölümsüzleştirmekti. Kasetlerin hüküm sürdüğü yıllarda video kamera teknolojisi hayatımıza pek de girmemiş olduğu için çocukların ilk kelimeleri kasete kaydedilirdi. Çocukluk anılarıyla dolu bu kasetlere büyük değer verilir, itinayla saklanırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    doksanlar, seksenler

    Kasetçaları kullanmak büyük maharet ve pratik isterdi, zira çalmak istediğiniz şarkının tam başından başlamak için ileri ve geri sarma tuşlarını ustalıkla kullanmaya alışkın olmalıydınız. Kasetler seri ve kararlı hareketlerle sarılır, aranılan şarkı tam başından yakalanmaya çalışılırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    doksanlar, seksenler

    Kasetçaları ustalıkla kullandığımız gibi kasetlerimizi tamir etmeyi de bilirdik. Kasetlerin zamanla aşınan bantları koptuğunda bir cerrah hassasiyetiyle kasetimize baypas yapar, onu hayata döndürürdük.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    doksanlar, seksenler

    Bazen de kaset sarardı ve kasetin bandı içinden çıkardı, böyle durumlarda bir kalem alınır ve kaset eski haline dönene dek sabırla sarılırdı. Öyle ki, her kasetçaların yanında acil durumlar için bir kalem bulunurdu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    doksanlar, seksenler

    Kasetli hayatın bir diğer değeri ise boş kasetti. Boş kaset bulmak pek de kolay değildi, bu yüzden genelde artık dinlenmeyen eski kasetler boş kaset olarak kullanılır, üzerine yeni şarkılar çekilirdi.
    Tabii bazen kazalar da olurdu mesela yanlış kaseti boş kaset olarak kullanmak başınıza gelebilecek aksiliklerden biriydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    doksanlar, seksenler

    Kaset teknolojisinin son noktası ise belimize takıp müzik dinleyerek dolaşmamızı sağlayan Walkman’ler olmuştu. Kulaklıklarımızı takıp; çantamıza, cebimize kasetlerimizi doldurup gezerdik. Okula, işe, yürüyüşe giderken müzik dinlemek zamanın büyük lükslerinden biriydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
    doksanlar, seksenler

    Kasetlerin hayatımıza bu kadar nüfuz ettiği zamanlarda kasetçiler de gündelik hayatın önemli bir parçası olmuştu. Kasetçiye giderek önceden hazırladığınız şarkı listesi verilirdi ve kasetçi birkaç gün içinde arzu ettiğiniz şarkılarla dolu kasetinizi size teslim ederdi.

  • GEÇMİŞE GERÇEKTEN GİTMENİN YOLU BU DEKORASYONDAN GEÇİYOR

    GEÇMİŞE GERÇEKTEN GİTMENİN YOLU BU DEKORASYONDAN GEÇİYOR

    Geçmişi seven, geçmişten hikâyeleri günümüze taşımak, geçmişte yaşamak veya geçmişi yaşatmak isteyen insanların tercihleri arasında bir dekorasyon modası da bulunuyor: Vintage dekorasyon. Adında geçen “vintage” sözcüğünü anlayabilmek için kelimenin birebir karşılığından çok terimsel anlamı üstünde durmak gerekiyor. Sizi bekletmeden konu hakkında derlediğimiz bilgilere geçelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Vintage dekorasyonun en önemli özelliği bir dönemi yansıtmasıdır. Vintage eşyanın mümkünse kullanıldığı yere dair izler taşıması, dolayısıyla gerçekten eski olması gerekir. Aksi halde eşya vintage değil retro olacaktır ki retro dekorasyonda ürün gerçekte eski olmaz sadece eski gibi görünür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Vintage dekorasyon ifadesi, geçmişi 1920-1950 yılları arasına uzanan eşyalar için kullanılır fakat kesin bir tarih sınırlaması da yoktur. Yine de yaşanılan dönemden en az 30 sene önceye götürmesi gerekir. Ayrıca dönemine ait tek ve özel bir parça olması da vintage’ta beklenen bir özelliktir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Vintage dekorasyonda bir ev tamamen bu tür eşyalarla döşenebileceği gibi modern eşyaların yanında sadece bazı vintage aksesuarlar da kullanılabilir. Kullanılan eski eşyaların yoğunluğuna göre vintage tarzı istenilen dengede tutulabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Dekorasyonda vintage tarzını bir kelimeyle ifade etmek gerekse o kelimenin “huzur” olacağı söyleniyor. Bunun da yarattığı nostalji havasından kaynaklandığı sıkça belirtilmekte. Anılarla özdeş tutulduğu için ortama sıcaklık ve samimiyet katması da vintage eşyaların özelliklerinden.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bu dekorasyon tarzında renkler genellikle sakin ama parlak, soluk ama romantiktir. En çok griler ve pastel renkler, uçuk mavi ve pembeler, beyaz ve toprak tonları, koyu yeşil ve hardal rengi hâkimdir. İddiasız görünen renkleri, kullanıldığı dönemin karakterini taşıdığı için ortamda hemen göze çarpar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Renklerin doğallığı nedeniyle vintage dekorasyonun genelinde yakalanan bir özellik de insanı doğaya yakın hissetmesidir. Fakat bunun en büyük sağlayıcısı tabii ki büyük ya da küçük ahşap eşyalardır. Ahşap vintage dekorasyon en çok salon ve mutfak için tercih ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    vintage bisiklet

    Vintage dekorasyonda perdeler, duvar boyası ve yere serilen halılar da genel tarzı vurgulamak için oldukça önemlidir. Ayrıca desenler de bu tarz için belirleyici unsurlardır. Örneğin zigzag desenler özellikle ince vintage halılarda görülürken, büyük desenler ve birbirine paralel kalın çizgiler vintage eşyaların birçoğunda karşınıza çıkabilir.

  • BİR NOSTALJİ NESNESİ: TAŞ PLAKLAR

    BİR NOSTALJİ NESNESİ: TAŞ PLAKLAR

    Taş plak dendiği vakit akıllara gelen sanatçılar vardır, mesela büyüleyen sesiyle Safiye Ayla… En güzel bestelerin sahibi Selahattin Pınar ya da döneminin assolisti Hamiyet Yüceses. Duayen sanatçı Müzeyyen Senar ve tabii ki Sanat Güneşimiz Zeki Müren… Bu sanatçıların ortak özelliği elbette müziğimizin en değerli, güçlü sesleri olmalarıdır. Yine Mozart, Beethoven, Bach gibi dünyaca ünlü büyük klasik müzik bestecilerinin eserleri de dönemin orkestrasyonuyla taş plaklara kaydedilenler arasındadır. Ne mutlu ki eski dönemlere ait daha birçok sesin kaydı taş plaklar aracılığı ile nesilden nesile aktarılabilmiştir. Sizce de bu nostaljik nesneler bir saygı duruşunu hak etmiyor mu?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
  • Bize Çocukluğumuzu Hatırlatan 11 Bayram Alışkanlığı

    Bize Çocukluğumuzu Hatırlatan 11 Bayram Alışkanlığı

    İftarla, sahurla, yardımlaşma ve muhabbetle geçen bir ayı uğurlarken, Ramazan Bayramı’na kocaman bir gülümseyiş eşliğinde “Hoş geldin!” diyoruz. Bayram demek yediden yetmişe herkes için yüz güldüren günler demektir; bu yüzyıllar önce de böyleydi bugün de böyle… Ama ne zamandan itibaren “Ah o eski bayramlar!” demeye başladık kestirmek güç… Biz de kalbimiz çarparak beklememize sebep olan nostaljik bayram alışkanlıklarını hatırlayalım, hangilerini yaşatıyoruz hep birlikte bakalım ve biraz da çocukluğumuza dönelim istedik… 🙂

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bayram Ziyareti” title_font_size=”13″]

    Bayramın belki de en güzel yönü hayatın koşuşturması içinde sık sık göremediğimiz, uzakta oturan aile üyeleriyle bir araya gelmek, özlenen akrabalarla hasret gidermek, bayramın neşesini sevdiklerimizle paylaşmaktı. Üstelik sadece akrabalarımız ve ailemizin büyüklerini değil, konu komşuyu, eşi dostu ziyaret etmek, onlarla da bayramlaşmaktı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Oyalı, İşlemeli Mendiller” title_font_size=”13″]

    Bayramda büyüklerimiz elini öper ve onlardan mendil alırdık. Kenarı işlemeli, oyalı mis gibi kokan mendilleri özenle saklardık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bayramlık Elbiseler” title_font_size=”13″]

    Bayram yaklaşırken yeni elbiseler alınır ya da dikilirdi. Bayramı heyecanla beklememizin bir sebebi de yepyeni kıyafetleri heyecanla giymekti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Pırıl Pırıl Ayakkabı” title_font_size=”13″]

    Bayramlık elbiselerimize eşlik etmesi için en güzel ayakkabılarımızı geceden temizler, parlatır hazırlardık. Hele bir de yeni ayakkabılar alındıysa heyecanımız ikiye katlanırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Lezzetli İkramlıklar” title_font_size=”13″]

    Şık şekerlikler içinde sunulan şekerler, lokumlar, çikolatalar bayramın sembolüydü. Bayram dendi mi aklımıza çocukluğumuz boyunca yutkunarak beklediğimiz bu ikramların tadı gelir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kahve” title_font_size=”13″]

    Şekerler, çikolatalar tutulduktan sonra mis gibi kokan Türk kahvesi pişirilirdi. Misafirlere çıkarılan en güzel fincanlarda sunulan kahvenin kokusu bayramların vazgeçilmezleri arasında yer alırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kolonya” title_font_size=”13″]

    Bayramlaşma ritüelinin bir diğer değişmezi de her gelene tutulan kolonyaydı. İster limon ister lavanta kolonyası olsun mis gibi kokusuyla içimizi ferahlatırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bayram Sofrası” title_font_size=”13″]

    Tüm ailenin beraber tadını çıkardığı bayram sofralarının tadına doyum olmazdı. Anneler, günlerce tüm aile için lezzetli yemekler hazırlar, tüm maharetlerini bayram sofralarında döktürürlerdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bayram Şenlikleri” title_font_size=”13″]

    Bayramın bir diğer değişmezi de bayram zamanı gerçekleşen büyük küçük herkesin heyecanla beklediği şenliklerdi. Genellikle akşam saatlerinde ailece ziyaret edilen şenlik yerlerinde çeşitli oyunlar oynanır, macun gibi geleneksel lezzetlerin tadı çıkarılırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bayram Tatlısı” title_font_size=”13″]

    Bayram ziyafetlerinin bir başka vazgeçilmezi de bayramlık tatlılardı. Şerbetlisinden sütlüsüne en güzel tatlılar sofraları süslerdi ki özellikle evde açılmış baklava sofraya geldi mi gözler başka bir şey görmezdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Erken Kalkın Çocuklar” title_font_size=”13″]

    Barış Abi’miz bayram sabahlarının telaşını anlatan “Bugün Bayram Erken Kalkın Çocuklar” şarkısıyla kalbimizde yer etmiş, Türkiye’nin en sevilen şarkılarından biri olan bu ezgi bayram ile özdeşleşmişti.

  • Kültür ve Yaşam’da 2018 Yılının Enleri

    Kültür ve Yaşam’da 2018 Yılının Enleri

    Halkbank Kültür ve Yaşam sitesi yayın hayatına 2017 yılının Haziran ayında başladı. O günden bu yana ülkemiz başta olmak üzere dünyadaki kültür/yaşam olaylarına dikkat kesildik ve 600’ü aşkın içeriği takipçilerimizle buluşturduk. 2019’a sayılı günler kala, yeni yılınızı 2018’de en beğenilen içeriklerimizle kutlamak istedik. Kültür ve Yaşam’da yüzünüzü güldürecek yeni hikâyelerde buluşmak üzere…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    kültür ve yaşam

    Masallardaki büyülü ülkeleri anımsatan Özbekistan’ı şahane fotoğraflarla keşfettik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    kültür ve yaşam

    Anadolu topraklarındaki en sadık ve güvenilir dostlarımızı anlattık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    kültür ve yaşam

    Seramik sanatının öncü ismi Füreya Koral’ın renkli hikâyesini takipçilerimizle paylaştık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    kültür ve yaşam

    Günün her anına yakışan Türk kahvesini ve ayrı karakterlere sahip çeşitlerini sayfamıza taşıdık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    kültür ve yaşam

    Sanat Güneşimiz Zeki Müren’i hayatından kareler ve ona yakışan renklerle andık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    kültür ve yaşam

    Biraz da nostalji yaptık ve hatıra defterlerini, karışık kasetleri, saatlerce mektup yazdığımız günleri hatırladık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    kültür ve yaşam

    2018’de Rusya’da düzenlenen Dünya Kupası’nı da atlamadık, kupa tarihinin en unutulmaz futbolcularını listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    kültür ve yaşam

    İstanbul Boğazı’nın iki yanında inci gibi dizilmiş, nice hikâyelere ev sahipliği yapan yalıları anlattık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    kültür ve yaşam

    Duyduğunuzda gözünüzün önünde Yeşilçam filmlerinden sahnelerin belireceği replikleri derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
    kültür ve yaşam

    Pazartesi sendromu yaşadığını varsaydığımız sevimli dostlarımızı sayfamıza taşıyarak gününüzü daha çekilir kılmaya çalıştık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”11#” title_font_size=”13″]
    kültür ve yaşam

    Kırkpınar’ın gelmiş geçmiş en büyük, en yenilmez, en heybetli başpehlivanlarını andık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”12#” title_font_size=”13″]
    kültür ve yaşam

    Türk Müziği’nin en yanlış anlaşılmış şarkı sözlerini bulduk.