Etiket: cemal süreya

  • CEMAL SÜREYA ve ŞİİRLERİNDEN ALINTILAR

    Erzincan doğumlu Cemalettin Seber, Haydarpaşa Lisesinde yatılı olarak eğitim görmüş, hukuk diploması alarak memuriyet hayatına atılmış; maliye müfettişi, Darphane ve Damga Matbaası müdürü gibi görevlerde bulunmuştu. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Kurulu üyeliği yapmış, yüksek bir bürokrat olarak emekliliğe ayrılmış, 9 Ocak 1990 yılında 59 yaşında iken hayata veda etmişti. Anlattığımız bu hikâye İkinci Yeni’nin öncü şairlerinden Cemal Süreya’ya, onun pek de aşina olmadığımız farklı bir yönüne ait. Aradaki isim uyuşmazlığına gelince… Cemal Süreya ismi, şairin kendi seçtiği mahlası. Bununla birlikte neden “Süreyya” değil “Süreya” dendiği de hep merak konusudur. Nedeni isminden bir harf atmak karşılığında girdiği bahse dayanıyor. Şair bahsi kaybedince Süreyya’daki “y” harflerinden birini çıkarmış ve o tarihten sonra Cemal Süreya olarak anılmıştır. Gelin biz Cemal Süreya’yı en aşina olduğumuz yanı, yani şiirleri ile analım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • 7 Maddede İkinci Yeni Şairleri

    7 Maddede İkinci Yeni Şairleri

    İkinci Yeni Şiiri 1950’li yıllarda ortaya çıkmış, ilk örnekleri Pazar Postası’nda yayınlanmış, Cemal Süreya’nın çıkardığı “Üvercinka” isimli kitabıyla doğuşunu ilan etmiştir. Hayal gücü ve duyguları imgelerle, çağrışım ve soyutlamalarla birleştiren bu akımı öncü şairleri anlatıyor…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    1931 yılında doğmuş ve 70 yıl yaşamış şairimiz Ece Ayhan, İkinci Yeni’nin gerekliliğini bir röportajında şöyle açıklar: “Yeni ozan yeni müteşebbistir. Toplum içinde halen var olan ya da var olması istenilen gereksinmeleri duyar, sezer, piyasaya gelir, üretime başlar. Yeni gereksinmeleri karşılayacak olan müteşebbisin üretimi, en az halen var olan gereksinmeleri karşılayan müteşebbisin üretimi denli -belki de daha çok- önemlidir.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İkinci Yeni denince akla gelen ilk isimlerden biridir Cemal Süreya. 1931-1990 yılları arasında yaşayan şairimiz konuyla ilgili şu ifadeleri kullanmıştır: “İkinci Yeni bir akım olarak doğmadı. Bir programı, ortak bir bildirisi olmadı. Şairlerin çoğu birbirini tanımıyordu bile. Yazışmıyorlardı da. Sözgelimi ben Edip Cansever’le 1956’da, Turgut Uyar’la çok daha sonra tanıştım. İlhan Berk’le çok çok daha sonra. Sanırım metinlerin tanışması oldu. Ancak çok kişinin de katılmasıyla şiirsel bir devinim doğdu.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    2008 yılında 90 yaşında hayata veda eden İlhan Berk İkinci Yeni’nin savunucularındandı: “Her gün Muzaffer Erdost‘la beraberiz. Ona da bir dergi verdiler. Zaten Cemal de onun arkadaşıydı. O da bir şiirini bir dergiye yazmıştı, ama biz görmemiştik, duyduk… O şiir hemen bizim kulağımıza geldi. Bizim dediğimiz Turgut Uyar ve ben. Ankara‘da iki kişiydik. O şiiri de hani ‘Ha ha ha‘ diye başlayan şiiridir. Bizim ilgimizi çekti. Bu arada bir gün dergiye ‘Elişi Tanrısına Mektup‘ diye bir şiir gelmiş. Muzaffer‘e bu şiirin kime ait olduğunu sordum, bilmediğini söyledi. Şiir Ece Ayhan‘a aitmiş. İşte dediğim gibi yerden bitercesine çoğaldı. Sonra ben bu işin savunmasına geçtim.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    1928-1986 yılları arasında yaşayan şairimiz Edip Cansever de İkinci Yeni öncülerindendir. 1957 yılında çıkardığı “Yerçekimli Karanfil” kitabında bu akımın en güzel örnekleri bulunur. İşte bunlardan biri… Şiirin adı Kesin.

    Gözlerim bir balığın onu tutma denizlerinde,
    Gözlerim bir balığın.
    Bir balık ellerimde
    Balıktan bir göz ellerimde;
    Kirpiksiz, tuzlu, kesin
    Bakışları günlerce.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Cemal Süreya ve Ece Ayhan’ın okul arkadaşı olan Sezai Karakoç da bir İkinci Yeni şairidir ve en çok bilinen şiiri Mona Roza’dır.

    Açma pencereni perdeleri çek.
    Mona Roza seni görmemeliyim,
    Bir bakışın ölmem için yetecek.
    Anla Mona Roza, ben bir deliyim,
    Açma pencereni perdeleri çek…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    1925 ile 1985 yılları arasında yaşayan ve İkinci Yeni’nin öncülerinden olan Turgut Uyar kendi şiirindeki değişimi şöyle anlatmıştır: “Arz-ı Hal yayınlandığında yirmi yaşındaydım. Arabistan yayınlandığında ise otuz iki. Okuduklarım değişmişti, mekânım değişmişti. Türkiye’de yeni bir toplumsal-siyasal yapı oluşuyordu. Ben de bu yapı içindeydim. Değişmeler etkiliyordu ister istemez. Hazır bulduğumuz şiir belki yetmiyordu bu yeni oluşum içindeki insana. Yani bu değişim bir bakıma zoraki bir değişim değildi. Tam tersine kendini zorlayan bir eğilimdi. Yeni insana, daha doğrusu değişen insana yeni anlatım olanakları aramak çabasıydı.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İkinci Yeni Şiiri’nin yaşayan son şairlerinden Ülkü Tamer’i 2018 yılında kaybettiğimizde 81 yaşındaydı. Cemal Süreya’nın öncülük ettiği ve İkinci Yeni şiirlerinin en güzel arşiv kaynağı olacak Papirüs Dergisi’nin başlangıç hikâyesini şöyle anlatmıştı: “Papirüs’ü çıkaracağız, Cağaloğlu’nda küçücük bir handa ufacık bir oda tuttuk. Dergi 1500 liraya mal olacak, toplasanız ikimizde 50-60 lira ya var ya yok. Ne yapacağız diye düşünüyoruz. Yazılar hazır bekliyor, matbaaya verecek para yok. Evden küçük külüstür bir halı getirip sermişiz, bir tahta masa var ortada. Edip Cansever geldi bir gün sohbet ediyoruz. Bu halı iyi bir parça olabilir dedi, anlıyordu bu işten antikacı dükkânı vardı çünkü. Daha iyi anlayacak kişiyi çağırdı, o da, siz bu halıya basıyor musunuz deyip rulo yapıp götürdü. Sonra Kapalıçarşı’dan başka bir tanıdıkları gelip 2000 lira verdi bize. Derginin parası böylece çıktı.”

  • ŞİİRLERDE DEMLENEN ÇAY

    5000 yıllık geçmişi olan çay bitkisi Türk toplumuyla geç tanışmışsa da kültürüne derin kökler salmakta gecikmemiş. Artık çoğumuz kahvaltıda çay, ikindi atıştırmalıkları yanında çay, akşam yemeğinden sonra çay içmezsek damağındaki tat eksik kalan kişileriz. Hâl böyle olunca edebiyatımızda kendisini göstermesine de şaşmamak gerekir. Kokusu, rengi ve lezzeti demlendikçe güzelleşen bu içecek bakalım şiirlerde hangi duygulara eşlik etmiş?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Zindandan Mehmed’e Mektup – Necip Fazıl Kısakürek” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ne Kadar Güzel – Orhan Veli Kanık ” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çay – Sezai Karakoç” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mutsuzluk Gülümseyerek – Cemal Süreya” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Aylak Göz – Cahit Zarifoğlu” title_font_size=”13″]
  • Sonbahar Sizin İçin Ne İfade Ediyor?

    Siz de sonbaharı hüzünle eşleştirenlerden misiniz? Buna güneşin kendini daha az göstermesini, yaprakların sararıp dökülmesi ve gittikçe kaybolan kuş seslerini neden olarak gösterebilirsiniz. Ama diğer taraftan sonbahar biraz da yağmur altında yürümek, sıcak bir kahvenin tadını iliklerinde hissedebilmek, kendini sokaklardan alıp içine dönebilmektir. Belki bu saydıklarımız da kimileriniz için hüzünle eşdeğerdir ama kimileriniz için de mutluluğun tarifi olabilir. Peki şairlerimiz sonbahara nasıl anlam yüklemişler diyorsanız sizin için hazırladığımız görsellere göz atabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sonbahar Geliyor, Cahit Külebi” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Adım Sonbahar, Attilâ İlhan” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yağmur, Ahmet Muhip Dıranas” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Eylül’dü, Cemal Süreya” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sonbaharda Buluşma, Oktay Rifat” title_font_size=”13″]
  • 8 Renkli Kart İle 14 Şubat Sevgililer Günü

    8 Renkli Kart İle 14 Şubat Sevgililer Günü

    2018’in Sevgililer Günü’nde yüzü gülenlerden misiniz, boynu büküklerden mi? Yoksa bu konuyu hiç dert etmeyenlerden mi? Hangi tarafta olursanız olun biliyoruz ki sevgi üzerine söylenmiş sözler ruhunuza iyi gelecektir. Biz de, yalnızların ve henüz ayrılmışların ümitvar olabilmelerini dileyerek sevgililerin gününü 8 renkli kart ile kutluyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    sevgililer günü

    Cemal Süreya, Mut(suz)

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    sevgililer günü

    Kazablanka (Casablanca) filmi

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    sevgililer günü

    Neşet Ertaş, Ahirim Sensin

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    sevgililer günü

    Rüzgâr Gibi Geçti (Gone With The Wind) filmi

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    sevgililer günü

    Şaka ile Karışık filmi

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    sevgililer günü

    Selvi Boylum Al Yazmalım filmi

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    sevgililer günü

    Turgut Uyar, Göğe Bakalım

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    sevgililer günü

    Ye Dua Et Sev (Eat Pray Love) filmi