Etiket: hayvan

  • Karda Yaşayan 8 Hayvan

    Karda Yaşayan 8 Hayvan

    Yeryüzüne sevgi katan hayvanları ekranlardan da olsa görmek herkesi mutlu ediyor olmalı ki internette en fazla izlenen içerikler hayvanlarla ilgili olanlar. Araştırmalara göre 2 milyondan fazla kedi videosu bulunuyor internette ve her biri ortalama 12.000 kez izlenmiş! İster suda ister karada, ister bataklıkta ister çölde yaşasınlar, gün ortasında birden karşımıza çıktıklarında yüzümüze bir tebessüm yerleştirdiklerini inkâr edemeyiz. Biz de mevsim gündemine uyalım ve sizi karlar içinde yaşayan hayvanlarla buluşturalım dedik… İşte karşınızda bembeyaz karlar içinde 8 sevimli canlı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
  • SANKİ MASALLARDAN ÇIKIP GELMİŞ GİBİ: TAVUS KUŞU

    Güzelliğiyle insanları adeta hipnoz eden, sülüngiller familyasına ait olan tavus kuşu uzun mesafe uçabilen, ortalama 15 yıl ömrü olan ve gruplar halinde yaşayan bir kuş türüdür. Antik Yunan’da bir tanrıça simgesi olarak ifade edilen tavus kuşu İslamiyet’e göre mutluluk, bolluk, refah gibi kavramlarla özdeşleştirilir. Bu yazımızda birbirinden ilginç özellikleriyle tavus kuşu hakkında bilgiler listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Tavus kuşlarının dişisi de erkeği de uçabilir; hava koşullarına bağlı olarak ne kadar yükseldikleri değişiyor olsa da bazı tavus kuşlarının uzun mesafe uçabildiği düşünülür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Güzelliği ve ihtişamıyla göz dolduran tavus kuşları doğdukları zaman tüysüz olurlar, 3 yaşına kadar tüyleri büyümez ancak sonradan gürleşir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Tavus kuşları genellikle yeşil ya da mavi renklerde olur ancak beyaz olan tavus kuşları da vardır. Bazı görüşler, bu beyaz tavus kuşlarının albino olduğu yönündedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    İnsan gözünü anımsatan desenleriyle tavus kuşu tüyünün, nazarı önleyici bir etkisi olduğuna inanılır hatta bazı inanışlara göre kuşun tüyünü üzerinde taşıyan insanlar nazardan korunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Hindistan’da “Ulusal Kuş” olarak ifade edilen mavi tavus kuşuyla ilgili ilginç bir bilgi paylaşalım. Bu eşsiz türün renklerinin canlılığı çok az kuşta vardır ancak buna karşın ayakları çok çirkindir. Bu nedenle mavi tavus kuşunun ayaklarını her gördüğünde yüksek sesle bağırdığı rivayet edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Tavus kuşunun tüyleri çok farklı bir mekanizmaya sahiptir. Yapılan araştırmalara göre tüyler rengini, kristale benzeyen küçük yapılardan alır; yani tüye renk veren pigment değil bu küçük kristali andıran dokulardır.

  • KEDİ SAHİPLENENLERİN BİLMESİ GEREKEN 6 ŞEY

    Kedi, köpek fark etmeksizin tek isteği sonsuz sevgi olan bir canlıyı sahiplenmek, dünyamıza eklenen en güzel renklerden biri olacaktır. Henüz 5 dakikalığına yanından ayrılmış olsanız bile döndüğünüzde sizi yıllardır görmemiş gibi sevinmesi, oyun oynamak için sürekli hazır olması ve yoğun geçen bir günün ardından evde sizi daima mutlulukla karşılaması paha biçilmez bir histir. Eğer bir kedi sahiplenmeye karar verdiyseniz öncelikle söylemek isteriz ki sizi güzel ve neşeli günler bekliyor. Ancak elbette her işin bir zorluğu olacaktır özellikle de alışma sürecinde. Kedi sahiplenmeden önce bilinmesi ve dikkat edilmesi gerekenleri sizin için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kedi sahiplenmek sorumluluk demektir ve bu sorumluluk ömürlük olacaktır. Yavru kediyse gelişimi, yetişkin kediyse mevcut sağlık durumunu korumak için mutlaka çaba sarf etmek gerekecektir. Tatiller, kısa seyahatler hatta günlük planlar bile sorumluluk dahilinde olmalıdır çünkü evde sizi bekleyen bir minik pati vardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kedinizin düzenli olarak veteriner kontrolüne gitmesi, kaliteli bir yaşam sürmesi için oldukça önemlidir.  Veteriner kontrolünün ciddi bir gider olduğunun da altını çizelim; hayvan bakımının maliyetli bir durum olduğunu unutmamalı ve maddi anlamda sorumluluğu da alabileceğinize emin olmanız gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Sevgi göstermek ve ona yeteri kadar zaman ayırmak da en az mama ve su kadar “hayati” olabilir çünkü sevgi, bir canlının yaşamını kaliteli geçirmesi bakımından çok önemlidir. Sevgiyi ve beklediği ilgiyi alamayan kedi bir süre sonra strese girebilir ki bu durum, ölümcül sonuçlara yol açabilir.  Strese giren kedinin ilerleyen zamanlarda fiziksel rahatsızlıkları oluşabilir örneğin kediniz mama yemeği reddedebilir ya da kendini yalnızlaştırarak etrafa olan ilgisini kaybedebilir. Kedinize ne kadar yoğun olursanız olun günde birkaç saat ayırabilecek misiniz? Bu sorunun yanıtı önemli…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kediler rahatlarına düşkün ve kendi sınırlarını korumayı seven canlılardır. Bu nedenle yaşayacağı evde de konfor ister. Kediniz için mutlaka evinizde özel bir yer ayırmanız gerekir. Kediler için mekân değişimleri genellikle stresli olur; özellikle yetişkin kedilerin bu duruma alışması zaman alabilir. Kedinizi rahat ettirmek için evin en sakin köşesini onun için ayırmanız iyi olacaktır. Bu alana kedi evi ya da tırmalama ihtiyaçlarını giderebileceği bir tırmalama tahtası gibi eşyaları konumlayabilir ve alışma sürecini hızlandırabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Alışma süreci, ilk başlarda sizi en çok zorlayan şeylerden biri olacaktır. Siz nasıl ki evde yeni bir canlının varlığına alışmaya çalışıyorsanız aynı şey kediniz için de geçerli olacaktır. Bu süreçte ani sevgi gösterileri, yüksek ses, kalabalık ortam vb. gibi onu rahatsız edecek şeylerden kaçınmanız gerekir. Kediler çok gürültülü ortamları sevmezler ve bu durum süreci olumsuz etkiler. Bunu önlemek için davranışlarınıza çok dikkat etmeli ve ona yaklaşırken çok sakin bir tavır takınmanız gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kedilerin öz bakımı, yaşam kalitelerini doğrudan etkiler bu sebeple kedinizin bakımına çok dikkat etmeniz gerekir; tüylerini her gün taramanız ve derisini ölü tüylerden arındırmanız önemlidir. Yanı sıra dişlerini kedi diş fırçası ve macunu ile güzelce temizlemeli ve ağız bakımını ihmal etmemelisiniz. Her kedinin ihtiyaç duyduğu bakım sıklığı değişebilir bu nedenle kediniz için en doğru süreci mutlaka veteriner hekiminize danışmanız gerekir.

  • DÜNYA KEDİLER GÜNÜNE KEDİLERLE İLGİLİ SÖZLER YAKIŞIR

    Siz daha önce kedilere özel bir gün olduğunu duymuş muydunuz? 17 Şubat Dünya Kediler Günü ama minik dostlarımız da bunun farkında değil. En iyisi bu günü, hayatımıza güzellikler katan sevimli canlıları mutlu etmek için kullanmak… Nasıl mı? Mesela evde kediniz varsa oyuncak veya ıslak mamayla ödüllendirebilir, sokak kedileri için uygun yerlere mama bırakabilir, karşınıza çıkan kedilere selam vererek başını okşayabilirsiniz. Kültür ve Yaşam olarak biz de can dostlarımızın gününü, ünlü kişilerin kediler hakkındaki sözleriyle kutluyoruz. İyi ki varlar…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • YAZ MEVSİMİNİN BİTİŞİNİ HAYVAN DOSTLARIMIZ NASIL DEĞERLENDİRİYOR?

    YAZ MEVSİMİNİN BİTİŞİNİ HAYVAN DOSTLARIMIZ NASIL DEĞERLENDİRİYOR?

    Deniz, kum, güneş üçlüsünü sevenler, doğanın renklenip yeşillenmesiyle içi kıpır kıpır edenler yazın bitmesine üzülüyor olabilirler! Ama şöyle düşünün… Dökülen yapraklar arasında romantik yürüyüşler yapmanın, çiseleyen yağmuru dumanı tüten kahve eşliğinde seyretmenin mevsimi başlıyor şimdi de! Her mevsimi gören bir coğrafyada yaşamanın güzel tarafı da bu işte… Bakalım hayvan dostlarımız yazın bitişini nasıl değerlendirmiş? 🙂

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
  • AHTAPOTLARIN AŞIRI İLGİNÇ DÜNYASI

    Ahtapotlar, eğer bilgi sahibi değilsek hakkında ne düşüneceğimizi bilmediğimiz gizemli canlılar gibi görünür. Bunda mitolojik hikâyelerin de payı büyüktür çünkü farklı mitolojilerde ahtapot için genellikle deniz canavarı rolü biçilmiştir. Hâlbuki o kendi halinde yaşayan ama aşırı ilginç özelliklere sahip olan sevimli mi sevimli bir canlı türüdür. Gelin yakından tanıyalım!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kafadan bacaklılar sınıfında gruplandırılan ahtapotların iki gözü bulunur ve ağzı kollarının ortasında yer alır. Sekiz kollu bu ilginç canlılardan boyu 2 cm olan da vardır, Pasifik Okyanusu’nda bulunmak üzere 9 m olan da… Pasifik Okyanusu’nda 270 kg civarında dev ahtapotların varlığı tespit edilmiştir.

     

    Ahtapotların üç tane kalbi vardır. Biri sistemik kalptir ve kan dolaşımını sağlar. Bu canlılar, kanın damarlar içinde kaldığı kapalı dolaşım sistemine sahiptirler. Diğer iki kalp de iki solungaçtan kanın geçmesini sağlayan solungaç kalpleridir. Ahtapotun kanı yeşil-mavi renktedir, sebebi içerisinde demir pigmenti değil bakır pigmenti bulunmasıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Çok hızlı hareket edebilir fakat çabuk yorulurlar. Bu yüzden çoğunlukla da sürünerek hareket ederler. En hızlıdan yavaşa doğru şu hareket biçimleri vardır: Sifonlarından su püskürterek ileri doğru atılma, kafaları önde olacak biçimde yüzme, normal yüzme ve sürünme. Yumuşak bir bedene sahip oldukları için küçük deliklerden sıkışarak geçebilirler.

     

    Kollarını hareket ederken kesinlikle birbirine değdirmezler. Eğer kollarının herhangi bir kısmını kaybedecek olurlarsa vücut yenisini yapılandırır. Kollarında 240, tüm bedeninde ise 2000 civarında vantuz bulunur. Bu vantuzlar sayesinde herhangi bir yüzeye rahatlıkla tutunurlar. Ahtapotların görme yetisi de çok gelişkindir fakat aynı zamanda renk körüdür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Okyanusun farklı katmanlarında yaşayan ahtapotların omurgasızlar içindeki en zeki canlılardan oldukları düşünülmektedir. 296 milyon yıldır yaşadıkları var sayılan bu canlıların geçmişi dinozorlardan bile önceye uzanır. Ahtapotların 300’den farklı türü bulunur, çok bilinen bir yanlış olarak, kafadan bacaklı olduğu için kalamar da ahtapot türü zannedilir fakat değildir.

     

    Ahtapotların yaşam süresi üremesi ile orantılıdır. Erkek ahtapot çiftleşme sonrasında hızlı bir hücre yaşlanması geçirir ve haftalar içinde ölür. Dişi ahtapot ise yumurtalarının çatlamasını bekler ve sonrasında o da ölür. Bu yüzden bazı ahtapotların yaşam süresi 6 ay da olabilir. Pasifik’te yaşayan çizgili ahtapot ise bir istisnadır ve iki yıllık ömründe birçok kez üreyebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ahtapotlar etoburdur. Yengeç, ıstakoz, midye gibi kabuklular veya yumuşakçalarla beslenirler. Isırığı insan için de hayvanlar için de zehirlidir, insanları ölümcül düzeyde etkileyen zehir ise mavi halkalı ahtapotlardadır. Ahtapotlar kendilerini tehlikeye karşı korumak istediklerinde ise kamuflaj özellikleri sayesinde renk değiştirebilir, mürekkep püskürtebilir veya saklanabilirler.