Etiket: yemek

  • Envaiçeşit Dolma

    Envaiçeşit Dolma

    Türk mutfağını zenginleştiren yemeklerin başında dolma gelir desek yeridir. Hani neredeyse dolma çeşitlerinden birkaç liste çıkarabiliriz. Mutfağımızda farklı sebzeleri dolmalık olarak kullanabildiğimiz gibi iç harcı için de çeşit çeşit malzemeyi bir araya getirebiliyoruz. Bakalım listemizdeki dolmalardan sizin tatmadığınız var mı?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Haşlanmış beyaz lahana yaprağına pirinç, bulgur ya da kıymadan hangisini isterseniz onu sarın ama sonrasında mutlaka yoğurtla servis edin.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Salamura ya da taze üzüm yaprağı ile yapılan sarma, zeytinyağlı yemeklerin başında gelir. Ve ne kadar ince sarılırsa o kadar fazla iltifat getirir.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kısık ateşte pişirilen biber dolmasının nefis kokusunu sokağın başından almaya başlarsınız. Ana malzemesi genellikle baharatlarla tatlandırılan kıyma ve pirinçtir.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kabak dolmanızın lezzetine lezzet katmak istiyorsanız kabağın kabuklarını soymadan doldurun. Hem böylece kabuğundaki vitaminlerden de yararlanmış olursunuz.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Pirinçli/kıymalı, peynirli/ıspanaklı ya da pirinç ve zeytinyağlı… Domates dolması yapmayı ya da tatmayı henüz denemediyseniz çok şey kaçırdığınızı bilmelisiniz. ” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Haşladığınız patatesleri kıyma, soğan, fesleğen ve baharattan oluşan karışımla doldurduktan sonra fırına verebilir, iyice yumuşayana kadar pişirebilirsiniz.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mantarın küçücük karnına ne sığdırılabilir ki demeyin. Sebzeli, peynirli, kıymalı hatta tavuklu mantar dolmalarını meze olarak servis edebilirsiniz.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kuru dolma yapmanın püf noktalarından biri patlıcanları çok haşlamamak ve sonrasında soğuk suya atmaktır. Böylece pişerken dağılmalarına engel olabilirsiniz.” title_font_size=”13″]
  • VİTAMİN VE PROTEİN KAYNAĞI BEZELYENİN ŞAŞIRTAN FAYDALARI

    Ana vatanı Avrupa ve Batı Asya olan bezelye, baklagiller familyasına ait oldukça besleyici bir besin. Günümüzde artık birçok ülkede yetişen ve sofralarda sıkça yer alan bezelye, lezzetli olduğu kadar bağışıklık sistemini ve kemik sağlığını koruyan güçlü etkilere sahip. Kabuğuyla birlikte tüketilen sultani bezelye ve iri taneleri olan araka bezelye olmak üzere Türk mutfağında da sıkça tüketilen bezelye hakkındaki detayları yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Bezelye, tıpkı domates ve biber gibi sebze değil meyvedir. Bezelyelere dair en eski bilgi ve bulgular Türkiye, Suriye, Yunanistan ve Ürdün’ün son neolitik döneminden kalmadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Protein bakımından oldukça zengin bir besin olan bezelyenin içeriğinde bolca C vitamini, lifler, B3 vitamini, B9 vitamini, beta-karoten, antioksidanlar, çinko ve demir bulunur. Kuru bezelye protein ve nişasta açısından taze bezelyeden daha zengindir. Ancak taze bezelyeyi sindirmek daha kolaydır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Son yıllarda giderek yaygınlaşan bitkisel bazlı protein tüketiminde en çok tercih edilen besinlerin başında bezelye geliyor. Vegan beslenenler, laktoz intoleransı olanlar ya da kolesterol alımını azaltmaya çalışanlar hayvansal süte alternatif olan bezelye sütünü tercih ediyor. Ayrıca kuru bezelye tanelerinin öğütülmesiyle elde edilen unu besleyici özelliklerinden dolayı çocuk mamalarında kullanılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Bezelyede bulunan yüksek orandaki lif kalp ve damar sağlığını korumada oldukça etkilidir ve kan şekerini dengeler. Kandaki kötü kolesterol düzeyini düşürdüğü için kalp krizi riskini azaltır. Lifin midede uzun süre kalması tok kalma süresini uzattığı için kandaki şeker düzeyini de sabit tutar. Ayrıca bezelyede bedenimizin üretemediği ve dışarıdan almak zorunda olduğumuz 8 aminoasit çeşidi bulunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bezelyeyi kışın da tüketmek isteyenler bezelyeyi çiğ olarak veya az haşlanmış şekilde şoklayarak buzlukta muhafaza edebilir. Kabuklu cins olan sultani bezelye haşlandıktan sonra salatalarda kullanılabilir. Pilava da oldukça yakışan sultani bezelye diğer sebzelerle birlikte pirinç ile pişirilerek daha sağlıklı bir öğün hazırlanabilir. Sultani bezelyeyi zeytinyağı ve tuzla harmanladıktan sonra ızgarada pişirerek farklı bir lezzet elde edilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Yaz günlerinde besleyici ve hafif bir bezelye çorbası ile bezelyenin nimetlerinden lezzetli bir şekilde faydalanabilirsiniz. Bunun için gerekli olan malzemeler: 250 gr. iç bezelye, bir buçuk su bardağı süt, bir çorba kaşığı tereyağı veya 4 kaşık zeytinyağı, iki çorba kaşığı tepeleme un, üç-dört bardak su veya et suyu, damak tadınıza uygun oranda tuz ve karabiber. Oldukça basit olan bu tarifte iç bezelyeler ayıklanır, üzerine üç parmak aşacak şekilde su eklenerek bezelyeler yumuşayana kadar haşlanır. Daha sonra robot veya blender yardımı ile bezelyeler haşlanan suyu ile birlikte pürüzsüz kıvama gelene kadar karıştırılır. Bir tencerede tercih edilen yağa un eklenir ve hafifçe sararana dek kavrulur. Ardından tencereye süt, su veya et suyu, tuz, karabiber ve bezelye püresi eklenir. Sürekli karıştırılması gereken çorba, kıvam alınca servis için hazırdır.

  • AIRFRYER İLE PİŞİREBİLECEĞİNİZ ÇEŞİTLİ LEZZETLER

    Günümüzün son yeme içme trendlerinden olan airfryer, besinlerin çok az yağ ile ya da yağsız kızartma işlemini yapmak için tasarlanmış bir cihaz. Sıcak havanın sirkülasyonu ile çalışan aletin pişirme haznesinden yayılan yüksek ısı, besinleri hızlı bir şekilde pişirirken zamandan tasarruf sağlıyor. Teknolojisi gereği besinleri gevrek ve lezzetli bir şekilde pişiren airfryer ile yapabileceğiniz tarifleri sizler için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Airfryer’da yumurta bile haşlayabileceğinizi biliyor muydunuz? Hem de üç farklı kıvamda… Farklı markalarda olsa bile çalışma prensibi aynı olduğu için herhangi bir airfryer’ı 150 dereceye ayarlayın. Haznesine haşlamak istediğiniz adetteki yumurtaları yerleştirin ve 11 dakika pişirin. Bu derece ve süre, yumurtayı kayısı kıvamında pişirecektir ancak farklı kıvamlar için süreyi uzatabilir ya da kısaltabilirsiniz. Ayrıca olası çatlak ve kırıkların önüne geçmek için pişirmeden önce yumurtaya iğne yardımı ile küçük bir delik açabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Büyük küçük demeden herkesin çok severek yediği patates kızartması, airfryer ile hem lezzetli hem de sağlıklı bir atıştırmalığa dönüşüyor. Üstelik sadece patates kızartması değil, havuç ve karnabahar gibi sebzeleri az yağ ile pişirerek tüketmek mümkün. 180 dereceye ayarlanmış ve ısıtılmış cihazın haznesine dilimlenmiş patates ve havuçları çok da sıkışık olmayacak şekilde yerleştirin, bir kaşık sıvı yağ ekleyin ve ortalama 15 dakikada pişirin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Sağlıklı beslenmeye önem verenlerin olmazsa olmazı fasulyeyi airfryer ile alışılagelmişin dışında bir lezzete dönüştürebilirsiniz. Hazırlaması 5, pişirmesi 15 dakika süren bu tarif şöyle: Kaynar suda 5 dakika haşlanmış fasulyeleri 180 derece ısıtılan airfryer’da dilediğiniz baharat karışımı ile pişirebilirsiniz. Fasulyeler yıkanır, kılçıkları ayıklanır, haşlandıktan sonra tuz, yağ ile iyice harmanlanır ve ısıtılan cihazda 15 dakika daha pişirilir. Kızaran fasulyeleri sarımsaklı yoğurt ile servis edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Airfryer’da balık bile pişirmek mümkün. Kekik, sarımsak ve limon dilimleri ile lezzetlenen ızgara somon filetoyu, shiitake mantar ve domates ile pişirerek temiz ve sağlıklı bir öğün elde edebilirsiniz. Airfryer’ın pişirme haznesinin pratik bir şekilde temizlenmesi için pişirme kâğıdı kullanmanızı tavsiye ederiz. Pişirme kâğıdı yerleştirilmiş hazneye dilediğiniz soslarla marine edilen somonu ve diğer sebzeleri yerleştirin ve 200 derecede 12 dakika pişirin. İşte bu kadar!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Sıradaki tarifimizi pişirmek için bir barbeküye ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Adeta bir mangal keyfi yaşatan bu tarif için tavuk eti, domates, patlıcan, avokado, yeşil ve kırmızıbiber yeterli olacaktır. Tavuğun hangi kısmını seçeceğiniz, soslayıp soslamayacağınız tamamen size kalmış. Tavuk eti ve diğer malzemeleri yaklaşık iki yemek kaşığı yağ ile sosladıktan sonra pişirme kâğıdı yerleştirilen hazneye yerleştirin ve önceden ısıtılmış cihazınızda 190 derecede 15 dakika pişirin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Airfryer’da hazırlayabileceğiniz bir diğer tarif, Türk mutfağının olmazsa olmazı börek… Yazımızda böreğin tarifini değil, hazırladığınız böreği fırın yerine airfryer’da nasıl pişireceğinizi anlatacağız ancak lezzetli börek tarifleri için daha önce yayımladığımız içeriğe bu linkten ulaşabilirsiniz. Hazırladığınız böreği airfryer’ın haznesine yerleştirdikten sonra üzerine tıpkı fırındaki gibi fırça yardımı ile yağ sürün ve 200 derece ısıtılmış cihazda 15 dakika pişirin. Pişen börekler servise hazır!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İspanya, Filipinler, Şili, Peru, Meksika, Kolombiya olmak üzere birçok ülke mutfağında yer bulan empanada’yı airfryer’da pişirmek mümkün dersek… Ülkemizde de benzer tariflerinin bulunduğu bu içi malzeme dolu çöreğin iç harcını dilerseniz tatlı, dilerseniz de tuzlu besinlerle lezzetlendirebilirsiniz. Kıymalı olduğu gibi vişne, çilek gibi meyvelerle lezzetlendirilen empanada hamurunu hazırladıktan sonra önceden ısıtılmış 200 dereceli airfryer’da 15 dakika pişirerek çıtır çıtır çörekler pişirmeniz hem pratik hem de oldukça leziz.

  • YEMEK TRENDLERİ

    Sağlıklı yaşamanın altın kuralları arasında beslenmenin önemi artık herkes tarafından biliniyor. Kullandığımız yağ çeşidinden tuza, pişirme yöntemlerinden kullanılan ürünlerin doğallığına kadar birçok etken bedenimizin işleyişine etki ediyor. Dengeli beslenmeye özen gösteren ancak iş hayatının yoğun temposundan dolayı yemek pişirmek için vakit bulamayan veya iş yerinde kısıtlı seçeneklere sahip olanlar için evde sağlıklı ve doğal besinlerle hazırlanabilecek pek çok pratik tarif bulunuyor. En büyük özelliği, soğuk tüketilse bile lezzetli olan bu yemekleri sağlığa ve doğaya zararı olmayan cam kavanozlarda taşımak mümkün. Çalışma hayatının son beslenme trendlerinden şık olduğu kadar iştah da kabartan beş farklı tarif…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kinoa ve mevsim sebzeleri ile hazırlanan bu besinler, vejetaryenler için de harika bir alternatif oluşturuyor. Renkli meyve ve sebzelerdeki vitaminler ile kinoadaki proteinin bir araya gelmesiyle sağlıklı bir öğün yemek yiyebilmek her an her yerde mümkün oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Salam, çeri domates ve mini mozzarella ile hazırlanan kavanozdaki makarna salatasını damak tadınıza uygun besinler ekleyerek hazırlayabilirsiniz. Hem pratik hem de çok besleyici olan tarifin sosları ise tamamen hazırlayan kişinin zevkine kalmış…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Sağlıklı öğle yemeği için alternatif bir diğer vegan salata kavanozunda taze meyve ve sebzeler var. Mevsimsel beslenmenin sağlığa olan faydalarını düşünürsek, bu kavanozu hazırlarken içinde bulunduğumuz mevsimin ürünlerini kullanmak daha sağlıklı olacaktır. Vejetaryen değilseniz kavanozun alt kısmına humus ya da tofu yerine yoğurt ekleyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Salamura ringa balığı ile hazırlanan bu kavanozun içerisinde hardal, sirke, soğan, zeytinyağı, dereotu ve ekşi krema bulunuyor. İskandinav mutfağına ait bu lezzeti; balığın salamura olmasından dolayı istediğiniz an ve soğuk şekilde tüketebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Sağlıklı beslenmeye dikkat ediyor ancak tatlıya da hayır diyemiyorsanız bu kavanoz tatlısı tam size göre. Yoğurt ya da ekşi krema ile hazırlanan, içerisinde yaban mersini ve ahududu meyveleri bulunan tarife, yulaf ya da fıstık ezmesi ekleyerek daha doyurucu bir tat elde edebilirsiniz. Dilediğiniz mevsim meyveleriyle hazırlayabileceğinizi de unutmayın…Afiyet olsun!

  • KUŞKONMAZ VE KUŞKONMAZLI LEZZETLER

    Dünyanın pek çok yerinde yetiştirilen ve yemeklere bambaşka bir lezzet katan kuşkonmaz, her ne kadar ülkemizde kendine yeni yeni yer bulmuş olsa da dünya genelinde en popüler sebzelerden biridir. Vitaminlerin yanı sıra protein, şeker, yağ ve çeşitli mineraller bakımından zengin olan kuşkonmaz, süs bitkisi olarak da yetiştirilebilir. Özellikle tül kuşkonmaz çiçeği, içlerinde en yaygın olanlarından olup, hoş görünümlü bir saksı bitkisidir. Bu yazımızda size kuşkonmaz ile yapılan şahane tarifleri listeledik ancak öncesinde bitkiye dair kısa notlar paylaşalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sindirim Dostu Kuşkonmaz ” title_font_size=”13″]

    İnce ve zayıf yapraklı bir bitki olan kuşkonmaz, dünyada en çok Fransa, İtalya, Çin ve Amerika’da popülerdir ve severek tüketilir. Ülkemizde ise kuşkonmaz yetiştiriciliğinde Silivri başı çeker. Sağlık bakımından pek çok fayda sağlar; kalp hastalıklarına iyi geldiği, mideyi rahatlattığı ve sindirim sistemini güçlendirdiği bilinir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kuşkonmaz Pişirme Yöntemleri” title_font_size=”13″]

    Kuşkonmaz şekil itibariyle biraz değişik bir sebze olduğundan nasıl yenmesi gerektiği merak konusudur. Kuşkonmazı pişirmeden önce üst kısmındaki sert bölümü sıyırmak gerekir. Çok fazla pişince iyice yumuşayacağından az pişirmek idealdir. Çiğ olarak yenebileceği gibi haşlama, kızartma ya da buharda pişirilerek de tüketilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kuşkonmazlı Somon” title_font_size=”13″]

    Kuşkonmazın en çok yakıştığı lezzetlerin başında balık gelir. Özellikle somon balığı ile şahane bir ikilidir. Kızartma ya da haşlama olarak kuşkonmazı hazırlayıp, baharatlarla zenginleştirebilirsiniz. Somon normalde yağlı bir balık olmasına karşın, kuşkonmaz ile birlikte tüketildiğinde çok güzel bir lezzet dengesi oluşacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kuşkonmazlı Çorba” title_font_size=”13″]

    Şahane bir çorba yapmaya ne dersiniz? Kuşkonmazları tereyağında birkaç dakika kavurduktan sonra, az miktarda un ilave edin ve renk alana kadar karıştırın. Sarımsak, karabiber ve nane gibi baharatlarla da tatlandırabilirsiniz. Bu arada süt ve et suyunun da bu çorbaya çok yakıştığı bilgisini de verelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kuşkonmazlı Puf Böreği” title_font_size=”13″]

    Kuşkonmazı, hamur işlerinde de kullanabileceğinizi biliyor muydunuz? Milföy hamuru ya da el açması hamurla farklı bir aperatif tarif hazırlayabilirsiniz. Susam ve peynirin harmanlanmasıyla yapılan kuşkonmazlı puf böreği, akşamüstü çayları için ideal olabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kuşkonmazlı Pizza” title_font_size=”13″]

    Ev yapımı pizza denince belki akla ilk gelenlerden biri olmayabilir ancak bu pizza mutlaka denenmeye değer! Kuşkonmazın peynir, domates, jambon ve baharatla buluştuğu bu enfes tarif, sofralarda farklı lezzetler arayanlar için değişik bir alternatif.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kuşkonmazlı Omlet” title_font_size=”13″]

    Sabah kahvaltılarında sıradan omletlerden sıkıldınız mı? O halde işe biraz kuşkonmaz katmanın tam zamanı! Kuşkonmaz ile peynirli ya da sade bir omlet yapabilirsiniz. Yumurtanın ağırlığını çok güzel dengeleyecek olan bu tarif aynı zamanda diyet dostu.

  • RAMAZAN SOFRALARI İÇİN HAFİF VE LEZİZ ÖNERİLER

    Hoş geldin Ya Şehr-i Ramazan… Müslüman âleminin en kutsal ayıdır Ramazan…. Bu ayın en güzel ve özel taraflarından biri de iftar menüleri ve iftar sofralarıdır. Dikkat edilmesi gereken nokta ise uzun süre aç kaldıktan sonra mümkün olduğunca hafif ve mideyi yormayan yemekleri seçmektir. Bu düşünceyle sizin için hafif ama çok lezzetli bir öneri listesi hazırladık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Köfteli yoğurt çorbası” title_font_size=”13″]

    İster iftar ister sahur vaktinde, doyurucu, besleyici ve tek başına yetebilecek bir lezzet olarak köfteli yoğurt çorbası ilk önerimiz.  Karbonhidrat ve proteini bir arada alabileceğiniz bu çorbayı sadece çorba değil ana yemek olarak da düşünebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Izgara tavuklu salata” title_font_size=”13″]

    Salataların sadece garnitür olarak değer gördüğü zamanlar eskide kaldı. Artık büyük kâselerde protein ve karbonhidrat dengesi yoğunlaştırılmış salatalar revaçta. Bu salata kâseleri hem doyurucu hem de mideyi yormayan özelliği ile daha da cazip hale geliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kabak graten” title_font_size=”13″]

    Yüksek su ve lif oranıyla bağırsak sağlığını koruyan kabakla yapacağınız farklı yemekleri iftar menülerine dâhil etmeyi düşünebilirsiniz. İçinde kıyma, soğan, sarımsak, kaşar peyniri gibi farklı malzemeler barındıran, beşamel sosla zenginleştirilen kabak graten de bunlardan biri olabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sebzeli ya da soğanlı tavuk ciğeri” title_font_size=”13″]

    Sakatat sevenler için de dana ciğerine oranla daha hafif olan tavuk ciğeri tarifleri önerebiliriz. Özellikle iftar vakti için önden sıcak bir mercimek çorbası ve ardından sebzeli ya da soğanlı tavuk ciğeri düşünülebilir. Fakat tavuk ciğerine karşı hassasiyeti olanların dikkat etmesi gerektiğini de eklemeliyiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Fırında sebze” title_font_size=”13″]

    Fırında sebze tarifleri tüm zamanların en keyifli yemeklerindendir. Sebzelerin hangileri olacağını mevsimine göre seçmek ise en doğru olanıdır. Bol domates, soğan ve biberle renklendirebileceğiniz bu tarifleri sulu veya susuz yapabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hindistan cevizli toplar” title_font_size=”13″]

    Bisküvi, pudra şekeri, süt, kakao, damla çikolata, Türk kahvesi ve tereyağı ile ocakta hazırlayacağınız bir hamur ile oldukça hafif bir tatlı ortaya çıkarabilirsiniz. Hamurdan küçük toplar oluşturabilir ve Hindistan cevizine bulayarak son derece lezzetli bir hale getirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karamelli muhallebi” title_font_size=”13″]

    Güzel bir iftar yemeğinin ardından tatlı yemek istendiğinde en doğrusu hafif ve sütlü tatlılara yönelmek olacaktır. Ocakta un, süt, toz şeker, nişasta, yumurta sarısı ve vanilya ile yapacağınız bir muhallebiyi kuplara dökerek buzdolabında bekletebilir, daha sonra üzerine şeker ve krema ile yaptığınız karameli sos olarak ilave edebilirsiniz.

  • ÖZEL GÜNLERDE HANGİ YEMEKLER YAPILIR?

    Bazı özel günlerde illa ki karşımıza çıkan lezzetler vardır. Bu yemeklerin o günlerde ikram ediliyor olması bazen gelenekten bazen gereklilikten kaynaklanır. Sebepli veya sebepsiz, bu lezzetleri özel gününde toplulukla birlikte yemenin hissettirdiği duygu da bir başkadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İnsanlığın en eski besin maddelerinden olan buğdayın düğün geleneklerinin vazgeçilmezlerinden olmasına şaşırmamak gerekir. Haşlanması, et ile pişirilmesi uzun zaman ve emek isteyen düğün keşkeğinin yapımı yöreden yöreye değişiklik gösterebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Hayatını kaybeden kişinin cenazesinde helva kavurmak ve eş dost ile paylaşmak en köklü geleneklerimizden biridir. Helvayı dualar eşliğinde kavurmanın, ölen kişinin kabir azabını azaltacağına inanılır ve ikram edilen kişilerden merhumun ruhuna hayır duası göndermeleri beklenir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Yaş gününde yaş pasta kesmenin hikâyesi ise Eski Yunan’a ve Ay Tanrıçası Artemis’e kadar uzanıyor. O dönemlerde Artemis’in doğuşunun her ay pasta kesme ritüeli ile kutlandığı ve hatta pasta üstündeki mumların ay ışığını simgelediği biliniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kısır, doyumsuz sohbetlere imza atılan altın günlerinin ikramlıkları arasında olmaz olmazdır. İnce bulgurun yeşilliklerle buluştuğu bu pratik ve hafif tarif, hem doyurucu hem de lezzetli bir besin olması sebebiyle vazgeçilmezdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Yılbaşında hindi âdeti her ne kadar yabancı kültürlerden sirayet eden bir gelenek ise de yeni yıl sofralarında görüntüsüyle gözleri, lezzetiyle damakları şenlendirdiğini kimse inkâr edemez. Yılbaşı akşamlarında hindinin en güzel eşlikçisi şüphesiz ki iç pilav olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Mevlit törenlerinin en doyurucu ve leziz ikramlığı ise tavuklu pilavdır. Hele de pilav büyük bir tencerede kavrulup pişirilir ve haşlanan tavuklar el birliği ile didilip pilava eklenirse, işlenen hayır ve edilen duaların kabul edileceğine duyulan inanç daha da büyür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İnce ince sarılıp, tencereye sıra sıra ve büyük bir özenle dizilen yaprak sarma, bilhassa özel günler için yapılan lezzetlerdendir. Evladının mürüvvetini görmenin mutluluğunu yaşayan aileler, sünnet düğünlerinde masaları donatırken başköşeye yaprak sarma yerleştirmeyi ihmal etmezler.

  • SADECE RENGİYLE BİLE İŞTAH AÇAN DOMATESLİ YEMEKLER

    Amerika kıtasından dünyaya yayılan, tarihte sarı türü altın elma, kırmızısı aşk elması diye tanımlanan, zehirli olduğu düşünüldüğü için uzun süre yemek değil süs bitkisi olarak yetiştirilen domates, günümüz dünyasının en kıymetli, en faydalı ve lezzetli besinleri arasında yer alıyor. Günün tüm öğünlerinde çiğ olarak veya farklı şekillerde pişirerek yiyebildiğimiz domatesin hangi yemeklerde kullanılabildiğini aşağıda görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • Lezzeti Bol Besini Bol Bulgurlu Yemekler

    Lezzeti Bol Besini Bol Bulgurlu Yemekler

    Sarı, esmer, iri, ince, pilavlık… Bulgur, insanlığın en önemli karbonhidrat kaynaklarından biri. Özellikle ülkemizde sofralarımızın en güçlü yiyecekleri arasında. Bu sayfayı okurken günün hangi saatindesiniz bilmiyoruz ama bulgursuz olamayacak birbirinden lezzetli yiyecekler için sizi Kültür ve Yaşam sofrasına davet ediyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    bulgur, yemek, türk mutfağı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    bulgur, yemek, türk mutfağı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    bulgur, yemek, türk mutfağı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    bulgur, yemek, türk mutfağı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    bulgur, yemek, türk mutfağı
  • BAHAR SOFRALARINIZA BU YEMEKLER RENK GETİRSİN

    Sayfamızda en çok yer verdiğimiz konulardan biri sebze ve meyveleri mevsiminde tüketmek. Bu hem daha iyi beslenmek hem de çevresel koşulları dengede tutmak için oldukça önemli. Bahar mevsimi gelmişken kendimiz ve çevremiz için yapabileceğimiz güzelliklerden biri de tabii ki mevsim sebzeleriyle yemekler yapmak, sağlıklı sofralar kurmak olacaktır…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bahar aylarında sofralar baklayla zenginleşmeli…” title_font_size=”13″]

    Mart sonu manav tezgâhlarında kendini göstermeye başlayan taze baklanın, yıl içinde zeytinyağlı yemeğini hiç yapmamış veya yememiş iseniz hem sağlığınız hem damak tadınız için kaçırdıklarınız var demektir. Yapımı da o kadar kolay ki… Kırın baklaları, atın zeytinyağında kavurduğunuz soğanın içine, az miktarda tuz, karabiber, şeker ve un ile karıştırarak pişirin. En son dereotunu ince ince kıyarak eklemeyi de ihmal etmeyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Zeytinyağlı enginarın yapımı gözünüzü korkutmasın…” title_font_size=”13″]

    Bazı yemekler sırf görüntüsünden dolayı zormuş gibi görünür ama durum aslında zannedildiği gibi değildir. Kökü Girit mutfağına dayanan ve Ege kıyılarımızda bolca pişirilen zeytinyağlı enginar yemeği de onlardan biri… İster etlisini ister sadece sebzelisini yapabileceğiniz, soğuk olarak dolabınızdan çıkarıp çıkarıp yiyebileceğiniz enginarların sağlığa faydalarından yararlanmayı siz siz olun es geçmeyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Enginarın çorbası da aklınızda bulunmalı…” title_font_size=”13″]

    Karaciğer dostu enginarı sık sık tüketmek için farklı tariflerine hâkim olmak gerekir. Farklı usullerde yapabileceğiniz enginar çorbası da harika bir alternatif olacaktır. Örneğin en kolay enginar çorbası tariflerinden biri şöyledir: Kavrulmuş soğanın üstüne doğranmış enginar ve patatesi ekleyin, biraz limon suyu ve tuz ilavesiyle hafif çevirin. Üzerini geçecek kadar su koyup sebzeleri yumuşatın. Blender’den geçirdiğiniz bu karışımın içine diğer tarafta un, süt ve yumurta sarısını çırparak elde ettiğiniz terbiyeyi dökün, bir taşım kaynatın ve çorbanız hazır olsun.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mutfağa semizotu girmediyse bahar geldi demek zor…” title_font_size=”13″]

    Yaprakları ve sapları çiğ olarak da tüketilebilen semizotu Omega-3 kaynağı olması nedeniyle balık yiyemeyen vejetaryenlerin de en gözde sebzesidir. Kalp sağlığını koruyan, kolestrolü dengeleyen, düşük kalorisine karşılık bağışıklık sistemini güçlendiren bu sebzeyi, manav tezgâhlarında demet demet gördüğünüzde kaçırmayın. Semizotunu, bizim klasik soğanlı, salçalı tencere yemeklerimiz gibi pişirebilir, üzerine birkaç kaşık yoğurt ilave ederek afiyetle yiyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Semizotunun türlü türlü halleri var…” title_font_size=”13″]

    Her ne kadar bahar yemeklerinden söz ediyorsak da malzemesi yoğunlaştırılmış salatanın bir öğün anlamına geldiğini unutmayın. Bahar sebzesi semizotunu da daha fazla tüketmenin yollarından biri bol bol salatasını yapmaktan geçer. Biliyorsunuz yoğurtlu semizotu harika bir mezedir ama siz cevizle, peynirle, domatesle, tavukla zenginleştirerek salatayı az önce bahsettiğimiz gibi bir öğüne dönüştürebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kuşkonmazı mutlaka balık yanında denemelisiniz…” title_font_size=”13″]

    Ege mutfağının vazgeçilmezlerinden olan kuşkonmaza sakın olsa da olur olmasa da gözüyle bakmayın. Hint tıbbı ayuverdanın ana ürünlerinden olan, antik çağlarda bile şifa amaçlı kullanılan kuşkonmazı haşlayarak da buharda da, ızgarada ve mangalda da pişirebilirsiniz. Sadece ayıklama konusunda biraz bilgi ve pratiğe ihtiyacınız olabilir ki o da bir kereden sonra ne kadar kolay olacağını gördüğünüz bir işleme dönüşecek. Özellikle fırında pişirilen kuşkonmazların balık hele de somon balığı yanına garnitür olarak ne kadar yakıştığına inanamayacaksınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bahar aylarında kuşkonmaz çorbasıyla şifa depolayın…” title_font_size=”13″]

    Kuşkonmaz, nasıl tüketirim sorusuna takılacağınız en son sebze, çünkü yumurta ile tavada omletini de yapabilir, makarnaya eşlikçi bir sos olarak da hazırlayabilir, turşusunu bile kurabilirsiniz. Kuşkonmazı kullanabileceğiniz onlarca farklı tarif bulunuyor. Ama biz yaz-kış sofralarımızın vazgeçilmez ürünü olan çorba içinde mutlaka denemenizi tavsiye ediyoruz. Kuşkonmaz çorbasının en güzel tariflerinden biri sütlü veya kremalı olandır, isterseniz kemik suyu ile yaparak içeriğini daha da güçlü bir hale getirebilirsiniz.