Etiket: resim

  • 8 Madde İle Semiha Berksoy’un Fırçasından Resimler

    8 Madde İle Semiha Berksoy’un Fırçasından Resimler

    Tarihten, rengârenk hayatı ve çok yönlü sanatçılığı ile bir Semiha Berksoy geçti. 1910 doğumlu Berksoy, ilk Türk kadın opera sanatçımızdı ve Avrupa’da da sahne alan ilk Türk kadın olarak opera kariyerinde önemli başarılara imza attı. Ama o aynı zamanda bir ressamdı da… Türkiye ve Avrupa’da çok sayıda sergiler açtı. İşte bu listemizde Semiha Berksoy’un hayal dünyasından yansıyan resimleri görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    türk ressam
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    türk ressam
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    türk ressam
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    türk ressam
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    türk ressam
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    türk ressam
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    türk ressam
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
  • RÖNESANS DÖNEMİNİN ÜNLÜ RESSAMLARI VE RESİMLERİ

    Orta Çağ sonrasında Avrupa’nın siyasi, kültürel ve sanatsal alanda yenilenmeye gittiği dönem olan ve “yeniden doğuş” anlamına gelen rönesans, 14 ile 17. yüzyıllar arasına denk gelmektedir. Kilisenin etkisinin azalmasına, reform hareketlerinin şekillenmesine, bilimsel yapılanmaya neden olan bir süreci kapsayan rönesans devrinde öne çıkan ve dönemin temsilciliğini yapan sanatçılar bulunmaktadır. Rönesans döneminin izlerini günümüze ulaştıran ressamları ve eserlerini aşağıda görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Leonardo Da Vinci’nin en ünlü eserlerinden olan Son Akşam Yemeği, belki de tüm sanat tarihinin en bilinen resimlerinden biridir. Da Vinci, bu resmi bir tuvale değil Milano yakınlarındaki Santa Maria delle Grazie’nin duvarına yapmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yaşamının ilk evresine dair çok az bilgi olsa da Hollanda doğumlu (1395-1441) olduğu bilinen Rönesans dönemi sanatçılarından Jan van Eyck, yağlı boya tekniğini geliştiren ressam olarak da bilinmektedir. Ünlü eserlerinden olan ve 1435 yılında ahşap üzeri yağlı boya tekniği ile yaptığı Üç Mary Mezar Başında isimli tablosu, günümüzde Rotterdam’daki Boijmans Van Beuningen Müzesi’nde sergilenmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Rönesans resim sanatının gelişmesini sağlayan ressamlardan Sandro Botticelli, Petit Palais Müzesi’nde sergilenen Madonna and Child, Uffizi’de sergilenen Venüs’ün Doğuşu eserleriyle ünlüdür. Cestello Duyurusu da önemli resimleri arasında yer almaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Geç Rönesans döneminin ünlü Venedikli ressamlarından Paolo Veronese’nin 1563 yılında tamamladığı Cana’da Düğün isimli tablosu günümüzde Louvre Müzesi’nde sergilenen en büyük tablo olma özelliğine sahiptir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bahçedeki Acı gibi pek çok Rönesans dönemi resminin sahibi olan Giovanni Bellini, Venedik’te Rönesans ekolünün oluşmasına öncülük eden ressam Jacopo Bellini’nin oğlu, ünlü Fatih Sultan Mehmet tablosunun ressamı Gentile Bellini’nin kardeşidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Rönesans döneminin İtalyan ressamlarından Raffaello Sanzio, Michelangelo ve Leonardo da Vinci ile bu dönemin büyük üstatları arasında yer almaktadır. Sanatçının 1509-1511 yılları arasında yaptığı Atina Okulu, Vatikan’da Stanza della Segnatura’da bulunan bir fresktir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Pieter Bruegel’in Karda Avcılar isimli eseri de Rönesans hareketinin önemli eserlerinden biri olarak tarihte yerini almıştır. Bu tablo, yılın farklı zamanlarının resmedildiği altılı serinin günümüze ulaşan beş parçasından bir tanesidir ve resim sanatının ilk kış tasvirlerinden biri olarak kabul edilir.

  • Dünyanın En Ünlü 8 Ressamı

    Dünyanın En Ünlü 8 Ressamı

    Bazı sanatçılar vardır ki eserleri tüm dünyayı etkiler, sanatı yeniden biçimlendirir. Resim sanatının ustalarına baktığımızda ise kiminin öncülük ettiği akımlarla kiminin eserlerine taşıdığı konularla sanatın seyrini değiştirdiğini görürüz. Kültür ve Yaşam’a dünyanın en büyük ressamlarını taşıdığımız 8 maddelik listemizle karşınızdayız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Claude Monet (1840-1926)” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Frida Kahlo (1907-1954)” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Vincent Van Gogh (1853-1890)” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Pablo Picasso (1881-1973)” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Vasiliy Kandinsikiy (1866-1944)” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Paul Cezanne (1839-1906) ” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Gustav Klimt (1862-1918)” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Salvador Dali (1904-1989)” title_font_size=”13″]
  • SANAT TARİHİNİN ÜNLÜ RESİMLERİ NELER ANLATIYOR?

    Muhteşem tekniklerle yapılmış ve sanat tarihine damgasını vurmuş nice tablolar vardır ki ünü kendisini üreten ressamı bile aşmıştır. O tablolardan kimi de vardır ki hikâyeleriyle dikkat çeker. Onlardan birkaç tanesini sayfamızda görebilir ve ifade ettikleri anlamları genel hatlarıyla okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Hafızanın Sürekliliği, Belleğin Azmi veya Eriyen Saatler gibi isimlerle bilinen, İspanyol ressam Salvador Dali’nin 1931 yılında yaptığı sürrealist resimde, dört adet cep saati ile zamanın insan ve doğa nazarında göreceli oluşuna ve dirençsizliğine vurgu yapılmıştır. Saatlerden biri resmin orta yerindeki biçimsiz bir insan yüzü üstünde, diğeri ölü bir ağaç dalında erimektedir. Bir saatin üstünde sinek vardır, bir saat karıncalar tarafından taşınmaktadır. Arka planında ise Katalonya bölgesinden canlı bir manzara yer almaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Hollandalı ressam Rembrandt 1632 yılında yaptığı resimde dönemin ünlü cerrahlarından Dr. Nicolaes Tulp tarafından düzenlenen gerçek bir anatomi dersini tasvir etmiştir. Dr. Tulp, cesedin kol kasları üzerinden ders vermekte ve diğer cerrahlar da onu ilgiyle dinlemektedir. O dönem sadece suçluların kadavra olarak kullanılmasına izin verildiğinden resimdeki ceset de dersten bir gün önce soygun suçlamasıyla idam edilen Aris Kindt’e aittir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Atina Okulu isimli resim aslında İtalyan ressam Raffaello Sanzio tarafından 1509-1511 yılları arasında yapılan bir fresktir. Sanatçı kendi çağında düşüncenin körelmeye yüz tuttuğunu düşünerek filozof ve bilim insanlarından oluşan bu resmi çizmiştir. Tüm figürlerin kimi temsil ettiği bilinmemekle birlikte birçoğu çözülebilmiştir. Resmin tam ortasında kalan iki figür Aristo ve Platon’dur. Diğer figürler arasında Öklid, Pisagor, Epikür, Diyojen, Strabon gibi ünlü düşünürler bulunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Türk ressam İbrahim Çallı’nın 1923 yılında yaptığı Zeybekler veya Zeybekler Kurtuluş Savaşı’nda isimli resminde savaşa gitmek için hazırlık yapan bir grup zeybek ile onları uğurlamaya gelen kadınlar tasvir edilmiştir. Resimdeki odak noktası beyaz atına eşyasını yüklemeye çalışan zeybektir. Bir tarafında karşılıklı konuşan iki zeybek, diğer tarafında oturduğu yerden kadınlarla konuşan başka bir zeybek bulunmaktadır. Arka planda ise sıradağlar yükselmekte, dağların eteğinde bir köy görülmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    İspanyol ressam Picasso 1937 yılında yaptığı resimde, İspanya İç Savaşı esnasında Nazilerin yönetimindeki Almanya’ya ait bombardıman uçaklarının İspanya’daki Guernica şehrini bombalamasını resmetmiştir. 26 Nisan 1937’de gerçekleşen bombalamanın yarattığı trajediyi korku dolu insanlar, acı çeken hayvanlar, yıkılan binalar eşliğinde tasvir etmiştir. Savaşı ölüm ve cansızlıkla eşleyerek resmi renklendirmemiş siyah beyaz olarak üretmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İtalyan ressam Leonardo da Vinci 15. yüzyılda yaptığı Son Akşam Yemeği isimli freskte, İsa Peygamber’in Romalı askerlerce tutuklanmasından bir gün önce havarileriyle yediği son yemeği İncil’i referans alarak tasvir etmiştir. Resimdeki konunun genel çerçevesi böyledir fakat gerçekte bu yemeğin dönem gereği bir masa etrafında gerçekleşmediği bilinmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Fransız ressam Jacques-Louis David’in 1787 yılında yaptığı resimde Yunan filozof Sokrates’in ölüme giden anı tasvir edilmiştir. Bilindiği gibi düşüncelerini ifade ederek gençlerin ahlakını bozduğu ileri sürülen Sokrates yargılanmış, sürgüne gönderilme önerisini reddetmesi üzerine ölüme mahkûm edilmiştir. Resimde, içinde baldıran zehri bulunan kupayı bir öğrencisi Sokrates’e keder içinde uzatmaktadır. Yatağın ayak kısmında üzüntü içinde oturan kişi ise Platon’dur. Üzüntü içindeki öğrencileri arasında Sokrates son derece güçlü ve kendinden emin olarak resmedilmiştir.

  • DÜNYA SANAT TARİHİNİN EN ÜNLÜ PORTRE RESİMLERİ

    Kimi ünlü bir kişiliğe, kimi ismi telaffuz bile edilmeyen bir yüze ait… Onları bu kadar değerli yapansa, daha ziyade fırça darbeleriyle o portreleri tabloya dönüştüren ressamlar… Bazı ünlü ressamlar ise kendi portrelerini resmetmişler ve o otoportreler sanatçıya ait bir belge niteliği de taşıdığı için günümüzün en değerli resimleri arasında yer alıyor. Hatta sanat tarihinin ünlü portre resimlerinin büyük bir kısmını otoportreler oluşturuyor. Sizin için portre ve otoportrelerden bir derleme yaptık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Yeryüzündeki en ünlü porte resim, üzerine hâlâ sayısız teori üretilen Mona Lisa tablosu olsa gerek. Tüm dünyanın Mona Lisa ismiyle bildiği bu portre, Lisa del Giocondo’ya aittir. Tüccar olan eşi Francesco del Giocondo’nun isteği üzerine Leonardo da Vinci tarafından 16. yüzyılda yapılmıştır. Günümüzde Louvre Müzesi’nde “Francesco del Giocondo’nun karısı, Lisa Gherardini Portresi” ismiyle sergilenmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İnci Küpeli Kız isimli resim yapılırken, amaç poz veren Avrupalı kızın portre resmini yapmak değil giydiği egzotik elbise ve takıyı resmetmekmiş. Kızın kulağındaki takının inci olup olmadığı gibi tartışmalar yaşanırken, resim 2006’da Hollanda halkı tarafından ülkenin en güzel tablosu olarak seçilmişti. Hollandalı ressam Johannes Vermeer’in 17. yüzyılda yaptığı tablo Lahey’deki Mauritshuis’te sergileniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Meksikalı ressam Frida Kahlo’nun 1943’de yaptığı bu otoportrede kendisini Oaxaca eyaletindeki Tehuantepec’teye ait bir başlıkla görüyoruz. Fakat alnına çizdiği eşi Diego Rivera’nın, bu otoportrede olumlu mu yoksa olumsuz mu yer aldığı net olarak bilinmiyor ve farklı şekillerde yorumlanıyor. Biliyorsunuz Frida ve yine ressam olan eşi Diego karmaşık ilişkileriyle tarihe geçen bir çiftti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Flaman ressam Peter Paul Rubens’in 1625 yılında yaptığı Buckingham Dükü isimli portrede Buckingham’ın 1. Dükü George Villiers görülmektedir. Dük, bir suikast ile öldürülene dek çok sayıda resim ve portresini yaptırarak ününü artırma yolunu seçmişti. Rubens’e ait portresi ise 400 yıl boyunca unutulmuşken bir sanat tarihçisi tarafından İskoçya’daki Pollok Evi’nde tesadüfen keşfedildi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Hollanda sanat tarihinin en büyük ressamlarından olan Rembrandt’ın yüzden fazla otoportresi bulunur. Ressamın yaş alma ve yaşlanma halini neredeyse bu otoportreler üzerinden gözlemleyebiliriz. 1606 yılında doğan ressamın 1628 yılında yaptığı bu portresi ise 22 yaşına denk gelir. 1628-1629 yıllarında yaptığı otoportreler ile ünlü ressamı farklı pozlar içinde görmek mümkündür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Diğer Hollandalı ünlü ressam Vincent van Gogh’un da çalışmalarının çoğunu otoportreler oluşturur, bunun nedeni ise ressamın model için para ödeyememesidir. Şövale Önünde, Fötr Şapkalı, Hasır Şapkalı, Pipolu gibi isimlerle bildiğimiz portreleri aynaya bakarak yaptığı düşünülmektedir. Ressam, yukarıda gördüğünüz 1889 yılına ait otoportreye göre yüz hatlarının sakinleştiğini ama bakışlarının hala endişeli göründüğünü söylemiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    15 yaşından başlayarak 90 yaşına kadar kendi portresini yapan bir ressam da Pablo Picasso’dur. Bu otoportrelere bakarken Rembrandt’daki gibi doğal bir yaş takibi yapmanız pek de mümkün olmaz, çünkü Picasso farklı teknik ve biçimler kullanarak yapar otoportrelerini. Yukarıda gördüğünüz portre 25 yaşındaki Picasso’ya aittir, yani 1907 yılında yapılmıştır.