Etiket: tiyatro

  • TİYATRO TERİMLERİNDEN AŞİNA OLDUKLARINIZ

    Tiyatro seyircisi olarak duymuş olabileceğiniz fakat anlamını tam olarak ifade edemeyeceğiniz terimler olabilir. Örneğin suflör… İlla ki bir şekilde karşınıza çıkmıştır ve sahnenin görünmeyen bir yerinden oyuncuya rolünde unuttuğu sözcükleri fısıldayarak anımsatan kişi anlamına gelir. Gelin terimleri anlamlandırmaya devam edelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • SAHNELERİN EN PARLAK YILDIZI

    Türk sinema ve tiyatrosunun duayen ismi Yıldız Kenter hem sahne performansı ile hem de yurt dışındaki önemli kurumlardan aldığı oyunculuk eğitimini genç kuşaklara aktarması ile ülkemize hizmet etmiş önemli bir isim. Yıllarca sahnelediği “Ben Anadolu” oyunuyla devleşen, Kemal Sunal gibi önemli oyuncuları sahnelere kazandıran Kent Tiyatrosunun kurucusu olan emektar oyuncuyu aramızdan ayrılışının üçüncü yılında özlemle anıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    11 Ekim 1928’de Çamlıca’da dünyaya gelen Ayşe Yıldız Kenter’in annesi İngiliz asıllı Nadide Kenter, babası ise Meclis-i Âyan üyesi Mehmet Galip Bey’dir. Annesinin asıl ismi Olga Cynthia olsa da Türk vatandaşlığına geçtikten sonra Nadide ismini almıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Çamlıca’daki bir köşkte varlıklı bir ailenin üyesi olarak hayata gözlerini açan Kenter’in babasının işlerinin bozulması sebebiyle çocukluk yılları Şişli’deki kiralık bir apartman dairesinde geçmiştir. Usta oyuncu Müşfik Kenter’in ablası da olan Yıldız Kenter, kardeşinin doğumundan bir sene sonra henüz beş yaşındayken, ailesi ile beraber oyunculuk kariyerinin başlayacağı Ankara’ya taşınmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    İçe kapanık bir çocukluk geçiren Kenter, babasının teşvikiyle Ankara Devlet Konservatuvarında eğitim almış ve yeteneği daha genç yaşında dikkat çekmiştir. İlerleyen yıllarda Türk tiyatrosunun adını duyuran oyuncularından biri olacak Kenter, konservatuar eğitimini sınıf atlayarak tamamlamıştır. On bir sene mezun olduğu kurumda çalışan Kenter, Rockefeller bursu kazanarak yurt dışında da oyunculuk eğitimi almıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Aldığı burs ile “Amerikan Theatre Wing”, “Neighbourhood Play House” ve “Actor’s Studio”da oyunculuk üzerine yeni teknikler öğrenen Kenter, mezun olduğu okula eğitmen olarak geri dönmüş ancak 1959’da Devlet Tiyatrosundaki görevinden kendi isteği ile ayrılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Muhsin Ertuğrul ile çalışmaya başlayan Yıldız Kenter, bir sene sonra kendisi gibi oyuncu olan kardeşi Müşfik Kenter ve sonradan eşi olacak Şükran Güngör ile Kent Oyuncuları topluluğunu kurmuştur. Kendini sürekli geliştirmek isteyen Kenter, yeni metotlar öğrenmek için dönem dönem ABD ve Birleşik Krallık’ta oyunculuk üzerine çalışmalar gerçekleştirmiştir. 1962’de gönül verdiği tiyatroya katkılarından dolayı “Yılın Kadını” seçilmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Sinema filmlerindeki performansı ile üç kez “Altın Portakal” ödülü kazanan efsane oyuncu, 100’ün üzerinde tiyatro oyununda yer almıştır. Çehov, Shakespeare, Arthur Miller, Sergey Kokovkin gibi uluslararası yazarların yanı sıra Adalet Ağaoğlu, Melih Cevdet Anday, Muzaffer İzgü, Necati Cumalı gibi birçok Türk yazarın oyunlarını da sahnelemiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Sadece ulusal değil, uluslararası birçok sinema ve tiyatro festivalinden de önemli ödüller kazanan Kenter, 91 seneye sığdırdığı hayatının 37 senesini sahne eğitmenliği yaparak geçirmiştir. Yıldız Kenter’in sanat ve oyunculuk aşkıyla geçen ömründe Türk tiyatrosuna kazandırdığı birçok genç oyuncu, Kenter Tiyatrosu ve sahnelerde sergilediği performansları unutulmayacaklar arasında yerini almıştır.

  • Türk Tiyatrosunda İz Bırakan 8 Kadın Sanatçımız

    Türk Tiyatrosunda İz Bırakan 8 Kadın Sanatçımız

    Kimi kendini genç tiyatrocuları eğitmeye adadı, kimi tiyatro sahnesinde elde ettiği başarıyı beyazperde de sergiledi, kimi müzik, resim gibi başka sanat dallarında da eser verdi… Listemizdeki 8 tiyatro sanatçısı kadının ortak yönü ise hepsinin Türk tiyatro sanatının değerli oyuncuları olması. Tiyatromuzun 8 değerli kadın sanatçısıyla huzurlarınızdayız…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    kadın tiyatrocular

    İlk Türk kadın tiyatrocu olan Afife Jale, aynı zamanda 1918 yılında Darülbedayi’ye yani Şehir Tiyatroları’na kabul edilen ilk kız öğrenciler arasındaydı. Türk tiyatrosunun en önemli isimlerinden biri olarak bir sembole dönüşen Afife, ilk kez şu an adı Reks Sineması olan Apollon Sineması’nda sahneye çıktı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Tiyatro eğitimini Amerika’da alan Ayla Algan, 1960’da Türkiye’ye dönerek Şehir Tiyatroları’na girdi. “Hamlet” oyununda hem Hamlet’i hem de Ophelia’yı canlandırdı. Dünyanın birçok yerinde sahneye çıktı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kardeşi Müşfik Kenter ve eşi Şükran Güngör ile beraber Kent Tiyatroları’nı kuran Yıldız Kenter, tiyatro eğitimine Ankara Şehir Tiyatroları’nda başladı. Burs kazanarak Amerika’da eğitim alan Kenter, Türkiye’ye döndüğünde ise ünlü tiyatro eğitmenlerinden biri oldu. Sanatçının hem tiyatro hem de sinema alanında birçok ödülü bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yeteneği küçük yaşta fark edilen Gökçer, sanat eğitimine Ankara Devlet Konservatuarı’nda başladı. Devlet Tiyatrosu Sanatçısı olarak ilk oyunu ise Reşat Nuri Güntekin’in “Bu Gece Başka Gece”si oldu. Metin Oktay’ın hayatının anlatıldığı “Taçsız Kral” gibi filmlerde ve birçok ünlü televizyon dizisinde de rol aldı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Gülriz Sururi opera sanatçısı bir ailenin kızı olarak sanat hayatına erken yaşta İstanbul Şehir Tiyatrosu Çocuk Bölümü’nde atıldı. “Keşanlı Ali Destanı”ndaki “Zilha” rolüyle oyunculuktaki başarısını tescilledi. Eşiyle beraber Gülriz Sururi Engin Cezzar Tiyatrosu’nu kurdu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Çok yönlü bir sanatçı olan Hümeyra, “Asiye Nasıl Kurtulur?” filmindeki rolüyle Altın Portakal aldı. “İçinden Tramvay Geçen Şarkı”, “Ben Anadolu” gibi oyunlar ve birçok televizyon dizisindeki rolleriyle başarısına başarı kattı. Hümeyra’nın en az tiyatro kadar başarılı olduğu bir alan ise müzik, sanatçının albümleri özellikle de “Sessiz Gemi” büyük başarı elde etti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Hem tiyatro hem de resim eğitimi alan Çolpan İlhan, üniversitenin tiyatro kulübünde üstlendiği rollerle dikkat çekti. Sırayla Oda Tiyatrosu ve Kent Tiyatrosu kadrolarına katılan tiyatrocu sinema ve televizyon yapımlarında da yer aldı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Profesyonel tiyatro hayatına Ankara Şehir Tiyatroları’nda başladı. Ankara ve İstanbul Devlet Tiyatroları’nda yirminin üzerinde eserde rol almasının dışında, “Muhsin Bey”, “Eşkıya” gibi Türk Sineması’nın önemli yapımlarında da oyunculuğunu konuşturdu.

  • 6 Madde İle Türk Seyirlik Oyunları

    6 Madde İle Türk Seyirlik Oyunları

    Dünya tiyatrosu bugünkü konumuna pek çok aşamalar ve zorluklardan geçerek ulaşabilmiş. Ülkemizdeki yolculuğunda da adım adım ilerleyen tiyatronun bugünlere ulaşabilmesinde Güllü Agop’tan Şinasi’ye, İsmail Dümbüllü’den Muhsin Ertuğrul’a pek çok ismin emeği bulunuyor. 27 Mart günü bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de “Tiyatro Günü” olarak kutlanırken sizi listemizle daha eskilere götürecek ve modern tiyatro öncesinde yüzyıllarca sergilenen seyirlik oyunlarımızdan 6 madde ile söz edeceğiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Meddah sözlükte, “Taklitler yaparak, hoş hikâye anlatarak halkı eğlendiren sanatçı.” şeklinde açıklanıyor. Asırlar boyu Türkler arasında büyük ilgi gören meddah ve sergilediği gösteri için “tek kişilik tiyatro” da diyebiliriz. Halk arasında dolaşarak hikâyeleri canlandıran meddahlar sonunda “kıssadan hisse” çıkarır ve sürçülisan etme ihtimali olabilir düşüncesiyle özür dilerlerdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    El kuklası, bir tezgâh altından yönetilen ya da iple veya telle yukarıdan yönetilen kuklalar… Kukla, Anadolu’ya Orta Asya’dan gelmiştir ve Türk seyirlik oyunlarının en eskilerindendir. Daha önce suret, hayal, kolkorçak gibi başka isimlerle anılırken kukla adına 17. yüzyılda rastlanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Karagöz, deriden kesilen ve insan, hayvan, eşya şeklinde biçimlendirilen nesnelerin ışıklandırılmış “ayna” denen perdeye yansıtılmasıyla oynanan bir gölge oyunudur. Hayali ismi verilen sanatçıların oynattığı Karagöz’de diğer ana karakter Hacivat olurdu ve çelebi, zenne, tuzsuz delibekir, acem, laz, matiz gibi yan karakterler de yer alır. Karagöz özellikle 17. yüzyıldan sonra yaygınlık göstermiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Orta oyunu adının 1834 tarihli bir belgede geçtiği görülmektedir. Etrafı izleyenlerle çevrili iken doğaçlama sergilenen orta oyununda Kavuklu ve Pişekâr isminde iki önemli karakter yer alır. Özellikle yöresel ağız taklitleri ve mesleki taklitlere yer verilen orta oyunu seyircileri güldürmeyi esas alır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Tuluat sözcüğü Arapçadan gelir ve karşılığı “doğaçlama”dır. Tuluat seyirlik oyunu da yazılı bir metne dayanarak değil, kaba bir kurgunun içi oyuncular tarafından tamamlanarak oynanan sahne sanatı demektir. Tuluatın geçmişteki en önemli temsilcilerinden biri İsmail Dümbüllü idi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Hokkabaz zaman zaman filmlerde rastladığımız ama günümüzde ne izi ne tozu kalmış seyirlik oyunlarımızdandır. Oyun içinde bazı nesneler üzerinden hareketle hokkabaz ve yamağı arasında geçen söz oyunları bulunur. Hokkabazın elinde bir de şakşak vardır. Yamak ise, hokkabazın hilesini çözmeye çalışan kişidir. Üç küçük topun hangi kaplar içinde olduğu ya da olmadığı üzerinden diyalog gelişir.

  • Usta Oyuncu Tomris İncer ve Hayat Verdiği 8 Karakter

    Usta Oyuncu Tomris İncer ve Hayat Verdiği 8 Karakter

    Tiyatromuzun unutulmaz isimlerinden Tomris İncer’i ne yazık ki 2015 yılında kaybettik. Oyunculuk kariyeri boyunca, tiyatro sahnelerinde Shakespeare’den Orhan Kemal’e birçok ünlü yazarın kaleminden çıkan karakterleri canlandırdığı gibi televizyon ekranlarında da başarılı dizilere güçlü oyunculuğuyla renk kattı. Bu değerli oyuncumuzu hayat verdiği 8 karakterle anıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Aşk ve Ceza’nın Şahnur Baldar’ı” title_font_size=”13″]

    2010 yılında ekranlara gelen başarılı televizyon dizisinde şanssız bir aşk hayatı olan bir adamın, Savaş Baldar’ın annesini oynamıştı Tomris İncer. Sert, herkesin çekindiği kayınvalide rolünü başarıyla canlandırmıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tehlikeli İlişkiler’in Bayan Rosemonde’u” title_font_size=”13″]

    Dünya edebiyatının başeserleri arasında sayılan Choderlos de Laclos’un Tehlikeli İlişkiler’i 2010 senesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu tarafından sahnelendi. Oyun tehlikeli aşk hikâyelerine odaklansa da İncer, ayakları yere basan, kocasına sadık bir kadını Madame Rosemonde’u başarıyla canlandırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Racon’un Nisa Korhan’ı ” title_font_size=”13″]

    Tomris İncer’in usta oyunculuğunu izleme şansı bulduğumuz son yapım 2015 tarihli Racon: Ailem İçin, adalet ve aile kavramlarını masaya yatırıyordu. İncer’in canlandırdığı Nisa karakteri, ailenin manevi yanı güçlü ve hayat dolu annesiydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Öldün, Duydun mu’nun Ebe’si” title_font_size=”13″]

    Altından Sonra Tiyatro Ekibi’nin 2013 yılında sergilediği oyun, dram ve mizah türlerini bir araya getiriyor, körü körüne gerçeklere bağlı olmanın ne kadar doğru olduğunu sorgulamamızı sağlıyordu. Tomris İncer, bu oyunda Ebe karakterini canladırmış ve “Bana körü körüne inananla, körü körüne inanmayan arasında fark yoktur.” repliğiyle düşündürmüştür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İkiye Bölünen Vikont’un Anlatıcısı” title_font_size=”13″]

    17. İstanbul Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında sahnelenen hikâyesinde dünyaca ünlü yazar Italo Calvino’nun imzası bulunan İkiye Bölünen Vikont, 2. Dünya Savaşı’nın karanlık yıllarında geçen bir oyun. Tomris İncer bu temsilde anlatıcı olarak izleyiciyle buluşmuştu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bir İstanbul Masalı’nın Nebile Arhan’ı” title_font_size=”13″]

    Varlıklı Arhan ailesinin malikânesinde çalışan Kozan’ların kızı Esma’nın aşk hayatı ve Arhan malikânesine gelin gitme sürecini anlatan Bir İstanbul Masalı, Türk televizyonunun en başarılı dizilerden biri olmuştu. Tomris İncer dizide Arhan ailesinin seçkin bir karakteri olan Nebile Arhan’ı canlandırıyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Binbir Gece’de Nadide Evliyaoğlu” title_font_size=”13″]

    2006 tarihli dizide lösemi hastası çocuğu için her şeyi göze alan Şehrazat yani Bergüzar Korel’in kayınvalidesini usta oyuncu canlandırmıştı. Nadide karakteri, kaybettiği oğlunun eşi olan Şehrazat’ı kendi çocuğu gibi sahiplenmişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Gerçek Hayattan Alınmıştır’ın Annesi” title_font_size=”13″]

    2013 yılında sahnelenen oyunda uzun zaman sonra bir araya gelen bir anne ve oğulun ilişkisi işleniyordu. Tomris İncer oyundaki anne rolüyle “2013 yılı Afife Jale En İyi Kadın Oyuncu” ödülüne aday olmuştu.

  • WILLIAM SHAKESPEARE ESERLERİNDEN ALINTILAR

    İngiltere’de doğan ve lakabı Avon’un Ozanı olan Sheakspeare, tüm zamanların en iyi oyun yazarlarından biri olarak ünlenmiş, ardında bıraktığı eserler yüzyıllar içinde önemini kaybetmek bir tarafa sanat dünyasına her daim ilham ve anlam katmaya devam etmiştir. 1564-1616 yılları arasında yaşayan sanatçı, tiyatro oyunu olarak ilk yıllarında komedi, orta döneminde trajedi ve ileriki yıllarında drama eserleri orta koydu. Bu eserlerden derlediğimiz alıntıları ve eserler hakkında kısa bilgileri sizler için derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Othello, William Shakespeare’in yazdığı en ünlü eserlerden biridir. Aşk, kıskançlık, ihanet gibi pek çok duyguyu içinde barındıran oyun, günümüzde pek çok oyuncu tarafından sergilenmeye devam ediyor. Othello’nun aynı zamanda pek çok film, opera ve düz yazı uyarlaması da mevcuttur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Venedik Taciri, Shakespeare’in en çok bilinen tiyatro oyunlarından biridir. Oyun, bir komedi olmasının yanı sıra ciddi trajedik bölümleri de içerir ve hatta bazı edebiyat tarihçilerine göre trajediye daha çok göz kırpan bir oyundur. Hristiyan asilzadesi ve Yahudi Shylock’un hikâyesini anlatan oyun hem beyaz perde, hem televizyon ekranında kendine yer buldu. Venedik Taciri, Shakespeare’in en karmaşık oyunlarından biri olarak kabul edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bir Yaz Gecesi Rüyası, Shakespeare’in ilk romantik eserlerden biridir. Ana teması aşk ve evlilik üzerine kurulu olan oyun, karışık ilişkilerden doğan bir komedidir. Antik Yunanistan’da bir düğünü konu alan oyunun, aynı zamanda Can Yücel tarafından Bahar Noktası adıyla Türkçe çevirisi bulunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Shakespeare denince akla gelen eserlerden bir diğeri Romeo ve Juliet’tir. İngiliz edebiyatının klasiklerinden olan eser, yazarın en bilinen oyunlarından biri olup düşman iki zengin ailenin gençlerinin yaşadığı aşk hikâyesini konu alır. Eser defalarca operaya, baleye ve sinemaya uyarlandı ve günümüzde hâlâ önemini korumaya devam ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Hamlet, Shakespeare’in en uzun eserlerinden biridir. Danimarka’da geçen oyun Hamlet’in kral olan babasını öldürdükten sonra tahta geçen amcasından aldığı intikamı konu alır. İhanet, intikam, entrika gibi derin duyguları konu alan eser, İngiliz edebiyatının en güçlü ve etkileyici trajedilerindendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Shakespeare’in en önemli eserlerinden biri olan Kral Lear, kötü olan evlatlarının etkisi altında kalarak iyi olanlara haksızlık eden babaların düştüğü trajik sonları anlatır. Oyun ilk olarak “Kral Lear’ın Gerçek Tarihi” adıyla kitap olarak basıldı ve ardından saraya bağlı olan Whitehall Tiyatrosu’nda oyun olarak sergilendi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Macbeth, Shakespeare’in en kısa eserlerinden biridir ancak aynı zamanda tüm dünyada yankı uyandıran en önemli eserlerdendir de. Oyunun hikâyesi bir “hırs” üzerine kuruludur, kral olma uğruna verilen mücadeleleri konu alır.