Etiket: sebze

  • BOL BOL HAVUÇ TÜKETMENİN YOLLARI

    Çocukların ve hatta çocukluğumuzun çizgi filmlerinden Bugs Bunny’nin keyifli zamanlarında elinden havuç düşürmediğini bilirsiniz. Sadece buradan yola çıkarak oluşan algıdır tavşanların havuç sevdiği… Oysa tavşanlar doğal ortamlarında havuç gibi kök sebzeler tüketmediği gibi şeker ihtiva etmesi nedeniyle onlar için pek de faydalı değildir. Tabii bu sadece tavşanlar için geçerli, insanlar içinse tam tersi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • MANTARLA ZENGİNLEŞEN YEMEKLER

    Mantar dendiği vakit yeryüzünde çoğu tanımlanamamış 1,5 milyon türü olan, devasa biyolojik bir âlem akıllara gelir… Tabii bizim konumuz çok farklı… Bu sayfada gönül rahatlığıyla yenilebilen, birbirinden farklı türleriyle yemeklerde kullanılabilen mantarlar yer alıyor. En çok kullanılanların başında da şapkalı mantar olarak bilinen kültür mantarı gelmekte… Asıl konumuza geçmeden önce kültür mantarıyla ilgili birkaç ipucu paylaşalım. Aklınızda olsun, bu mantarlar nemli ortamda çabucak bozulmaya yüz tuttukları için buzdolabında ambalaj içinde uzun süre bekletilmemeli, yıkanarak saklanmamalı. Kâğıda sararak buzdolabına koyarsanız kuru kalacak kısa sürede bozulmayacaktır. Ama bunun da uygulama süresi kısa olmalı, çünkü sağlık açısından en ideali mantarları pişirerek saklamaktır. Aşağıda mantarla yapabileceğiniz yemek çeşitlerini görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • BESİN VE ŞİFA DEPOSU KÖK SEBZELER

    Bir kısmı yaz-kış yetişen bir kısmı sadece kış mevsiminde gerçek dönemini yaşayan kök sebzeler mutfakların en güçlü besinleri arasında yer alıyor. Hatırlatması bizden, içinde bulunduğumuz aylar bu sebzeleri bolca kullanmanın tam zamanı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Özellikle kış aylarında severek tükettiğimiz havucun Anadolu’da yere batan, yer otu, yere kaçan gibi isimlerle anıldığını biliyor muydunuz? Bu kök sebze kâh yemekleri renklendiren kâh salatalarda başı çeken hali ve içerdiği A vitamini ile dişlerimizin, kemiklerimizin, gözlerimizin en iyi dostlarından biri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Akdeniz kıyılarının tadı ve faydalarıyla mucizevi olan lezzeti pancar, kök sebzelerin belki de en renklisi. Pancarı nasıl tüketirim diye düşünüyorsanız, yoğurtlu salatasını, yeşil soğan ve sirke ile mezesini, unla karıştırarak çorbasını yapabilir ve elbette turşusunu kurabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Mutfak kültürümüzde eskiye oranla daha çok yer bulan kereviz, bilhassa zeytinyağlı olarak yapıldığında tadına doyum olmayan bir kök sebzedir. En geleneksel tariflerinden biri de portakal suyu ile yapılan yemeğidir ve bu tarif kış aylarında adeta şifa deposudur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kök sebzelerin baş tacı, hikâyesi binlerce yıl önceye kadar giden patatesten başkası değildir. Kızartmasıyla, haşlamasıyla, püresiyle, salatasıyla, böreğiyle ve çeşit çeşit tencere yemekleri ile Türk mutfağında da en çok kullanılan sebzelerdendir patates.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    C vitamini başta olmak üzere besin kaynağı olma hali, kendimizi iyi hissettiğimizde söylediğimiz “Turp gibiyim!” deyimini doğurmuş. Çorbasını yapıp suyunu sıkabileceğiniz turpları, rendeleyerek veya ince dilimler halinde doğrayarak türlü türlü salatalarını yapabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Özgün bir tadı olan, ilave edildiği lezzeti kendi aromasıyla hâkimiyeti altına alan zencefil, ilaç üretiminde de kullanılan ve faydaları saymakla bitmeyecek bir kök sebzedir. İster keklerinize kurabiyelerinize katın, ister pilavlarınıza…  Güçlü etkisi nedeniyle tüketilen miktara dikkat edilmelidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İşte her mutfağın demirbaşı olan kök sebzeler… Birbirlerinden farklı olsalar da yakın birer arkadaş gibi sürekli birlikte anılan soğan ve sarımsak… Kokularından dolayı uzak duranlar olsa da doğal antioksidan, doğal antimikrobiyel olarak tanımlanan bu ikili için sağlığımızın en iyi dostları diyebiliriz.

  • BİRBİRİNDEN LEZZETLİ YER ELMALI TARİFLER

    Ana vatanı Kuzey Amerika olan yer elması, toprağın altında patates benzeri yumru şeklinde yetişen bir sonbahar sebzesidir. Avrupa ve Türkiye’de de yaygın olarak yetiştirilen yer elması, demir, potasyum, magnezyum ve fosfor gibi önemli minerallerin yanı sıra C vitamini açısından da zengindir. Soyularak meyve gibi çiğ tüketilebilen bu besleyici sebzeyle yapılabilecek pek çok lezzetli tarif bulunmaktadır. Yüksek lif içeriği sayesinde sindirim sistemine faydalı olan yer elmasıyla hazırlayabileceğiniz çeşitli tarifleri yazımızda sizler için derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yer Elması Çorbası” title_font_size=”13″]

    Yer elması çorbası için gerekli olan malzemeler:

    • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
    • 1 adet patates
    • 1 adet adet havuç
    • 500 gr yer elması
    • Tuz
    • Karabiber
    • 1 diş sarımsak
    • 1/2 çay kaşığı toz zencefil
    • 1 adet çubuk tarçın
    • 6 su bardağı su
    • İsteğe göre 1 kaşık krema ya da 1/2 çay bardağı süt

    Geniş bir tencerede küp doğranmış patates ile havuç eklenerek birkaç dakika zeytinyağı ile sotelenir. Ardından iri doğranmış yer elmaları eklenip 2-3 dakika daha sotelemeye devam edilir. Sarımsak, baharatlar ve çubuk tarçın eklenerek karıştırılır, ardından 6 su bardağı su ilave edilir. Sebzeler yumuşayıncaya kadar orta ateşte pişirilir. Sebzeler piştikten sonra çubuk tarçın çıkarılır. Tüm malzemeler blender ile püre haline getirilir. İsteğe bağlı olarak krema veya süt eklenir. Çorba tekrar kaynatılır ve üzerine ince kıyılmış maydanoz serpiştirilerek servis edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yer Elmalı Fırın Çipura ” title_font_size=”13″]

    Yer elmalı çipura için gerekli olan malzemeler:

    • 2 adet çipura
    • 1/2 demet maydanoz
    • 4 adet yer elması
    • 2 adet havuç
    • 1 tatlı kaşığı sirke
    • 1 limon
    • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
    • Karabiber
    • Tuz

    Yer elmaları iyice yıkandıktan sonra kabukları soyulmadan küp küp doğranır ve tuzlu sirkeli suda yarım saat bekletilir. Bu sırada çipuralar; zeytinyağı, ezilmiş veya doğranmış sarımsak, karabiber, tuz ve ince kıyılmış maydanoz ile marine edilir ve bu şekilde yarım saat dinlendirilir. Yağlı kâğıt serilmiş bir fırın tepsisine küp doğranmış havuçlarla birlikte yer elmaları dizilir. Üzerine çipuralar marine edildikleri sosla birlikte eklenerek önceden ısıtılmış 200 derece fırında, yaklaşık 40 dakika pişirilir. Balıklar güzelce kızarıp piştikten sonra fırından çıkarılarak servis edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Baharat Soslu Fırında Yer Elması ” title_font_size=”13″]

    Baharat soslu fırında yer elması için gerekli olan malzemeler:

    • 1/2 kilo yer elması
    • 1 tatlı kaşığı sirke
    • Tuz
    • Karabiber
    • 1 çay kaşığı zencefil
    • Pul biber
    • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
    • 1 yemek kaşığı tereyağı

    Atıştırmalık ya da ana yemeğin yanında ara sıcak olarak sunabileceğiniz bu tarifte, yer elmaları kabukları soyulmadan iyice yıkanır. Yarım saat boyunca sirke ve tuzlu suda bekletildikten sonra küp küp doğranır. Derin bir kapta zeytinyağı ve baharatlar karıştırılır, ardından yer elmaları eklenip iyice harmanlanır. Yağlı kâğıt serilmiş bir tepsiye dizilen yer elmaları, önceden ısıtılmış 200 derece fırında üstleri kızarana kadar pişirilir. Pişirme işleminden sonra tabağa alarak dilerseniz tereyağı ile lezzetlendirebilir ya da yoğurt ile servis edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yer Elması Turşusu ” title_font_size=”13″]

    Yer elması turşusu için gerekli olan malzemeler:

    • 3-4 kg yer elması
    • 1,5 lt su
    • 3 yemek kaşığı turşuluk kaya tuzu
    • 2 su bardağı üzüm sirkesi
    • 6 diş sarımsak
    • 10 adet çiğ nohut tanesi
    • 1 yemek kaşığı kimyon tohumu
    • 1 tatlı kaşığı tane karabiber
    • 2 adet jülyen dilimlenmiş havuç
    • 1 adet 5 litrelik cam kavanoz

    Orta ateşte derin bir tencerede tuz, 1,5 litre su ile karıştırılarak eritilir. Tuz tamamen eridikten sonra tencere ocaktan alınır ve içine iki su bardağı sirke eklenir. Karışım soğumaya bırakılırken, yer elmalarının kabukları bir sebze yıkama fırçası ile iyice temizlenir. Çok büyük olan yer elmaları ortadan ikiye ya da dörde bölünerek hazırlanır. Cam kavanozun dibine yıkanmış çiğ nohut taneleri, sarımsaklar ve bir miktar havuç eklenir, ardından kabukları soyulmamış yer elmaları dizilir. Bir sıra yer elması dizildikten sonra aralarına tane karabiber ve kimyon tohumları serpiştirilir, bir miktar daha havuç eklenir. Üzerine soğumaya bırakılan turşu suyu karışımı dökülür ve kavanozun kapağı kapatıldıktan sonra karanlık bir yerde 10-15 gün bekletilir. Bu süre zarfında kavanozun kapağı ara sıra açılarak su seviyesinin kontrol edilmesi, gerekirse su eklenmesi önerilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sirkeli ve Yer Elmalı Makarna” title_font_size=”13″]

    Sirkeli ve yer elmalı makarna için gerekli olan malzemeler:

    • 1/2 su bardağı elma sirkesi
    • 2 diş sarımsak
    • 4 dal taze kekik
    • 1/2 demet maydanoz
    • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
    • 500 gram yer elması
    • 2 çay kaşığı tuz
    • 1/2 çay kaşığı karabiber
    • 1/2 paket makarna
    • 1/2 su bardağı rendelenmiş parmesan peyniri

    Yer elmalarının sap ve uç kısımları temizlenip yıkanır, ardından soyularak küçük küpler halinde doğranır. Hazırlanan yer elmaları bir fırın kabına yerleştirilir ve üzerine bir tatlı kaşığı zeytinyağı, karabiber ve yarım çay kaşığı tuz eklenip iyice harmanlanır. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında 10 dakika pişirilir. Bu sırada, mikserde dört dal kekik, iki diş sarımsak, maydanoz ve yarım su bardağı elma sirkesi kıvam alana kadar çekilir. Karışıma bir tutam tuz eklenir ve bu sos haşlanmış makarna ile karıştırılır. Fırından çıkan yer elmaları ile soslu makarna birleştirilir, üzerine rendelenmiş parmesan peyniri serpilerek servis edilir.

  • ACI VE TATLI TÜRLERİYLE RENGÂRENK BİBER ÇEŞİTLERİ

    Biber çoğunlukla ana yemek malzemesi değil yan bir ürün olarak görülse de, çiğ ya da pişmiş olarak, sabah kahvaltısında veya akşam yemeğinde tüketmeye en uygun çok yönlü sebzelerin başında gelir. Sofralarımızın vazgeçilmez üyesi, sağlığımızın en büyük destekçisi olan biber ailesinin 30’a yakın türü bulunur ama biz en iyi bildiklerimizi sıralayalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Genellikle sulak alanlarda yetişen yeşil biber, tatlı bir tada sahiptir ama sivri biber dediğimiz türleri sulak yerlerde yetişse de bir miktar acılık barındırır. Az acı, çok acı gibi sınıflandırmalar yapılarak satışa sunulan yeşil biberin antioksidan etki yaratan ve bağışıklık sistemini güçlendiren içeriği nedeniyle her gün ve özellikle çiğ olarak tüketilmesi önerilmekte.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yeşil biberden daha kalın ve etlidir. Genellikle açık yeşil veya sarımtırak rengiyle bilinir ve bu renklerde iken tatlı bir tada sahiptir; bu renklerde diyoruz çünkü çarliston biberin de kırmızısı bulunur ve tadı acı olabilir. Yemeklerde, salatada rahatlıkla kullanılabilen çarlistonun en yakıştığı yerlerden biri turşu, diğeri de sık sık yapmamak koşuluyla kızartmadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Klişe bir ifadeyle faydaları saymakla bitmeyen biber türlerinden biri kapyadır. Tarihine bakıldığında manav tezgâhlarındaki yerinin çok da eskilere uzanmadığı görülecektir fakat son on yılda en çok tercih edilen biber çeşitleri arasında olduğu ifade ediliyor. Közlendiğinde enfes bir tada bürünen kapyanın konservesi de market raflarından kolayca temin edilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Fotoğraftaki biber chili yani şili biberidir ve acı dendiği vakit bir o bir de yeşil sivri biber akıllara gelir. Çiğ olarak tüketmek özel bir gayret gerektirse de her biri yemeklere katıldığında, hele de menemende kullanıldığında lezzetin boyutunu katbekat artıran bir güce sahiptir. Bu arada biber meyvesindeki acılığa tıp biliminde de kullanılan kapsaisin isimli bir maddenin neden olduğunu ekleyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    İçine kıymalı, pirinçli ya da bulgurlu harçları doldurarak zeytinyağlı veya sulu yemeğini yaptığımız dolmalık biberler de ülkemizde fazlaca tüketilen çeşitler arasındadır. Yeşil, sarı ve kırmızı renkleri bulunabilir. Biber dalında taze iken yeşil, olgunlaştıkça sarı ve en son da kırmızı renge ulaşır, kurutulmuş dolmalık biber ise kırmızı rengini güneşte kızararak alır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Adı süs biberi olmasına rağmen genellikle turşu olarak afiyetle tükettiğimiz biber çeşitlerinden biridir. Izgara köftenin yanında, et yemeği ve pilav olan menülerde süs biberi turşusu lezzete lezzet katar. Süs bitkilerinin yenmeyen, gerçekten sadece süs olan türleri de vardır ve tüm bu türlerin cin biberi ismiyle anıldığı yerler de bulunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Jalapeno biberi, adını Meksika’nın Veracruz eyaletinin başkenti Xalapa’dan alır. Halapenyo şeklinde telaffuz edilen jalapeno, biber ailesinin ana vatanı olan Güney Amerika’da sos yapımında fazlaca kullanılır. Hazır turşusu ülkemizde de çok tüketilen lezzetler arasındadır. Bünyesinde birleştirdiği acı ve meyvemsi tat onu biber kategorisinde ayrı bir yere taşır.

  • EVİNİZİN İÇİNDE BOSTAN BİLE YAPABİLİRSİNİZ

    EVİNİZİN İÇİNDE BOSTAN BİLE YAPABİLİRSİNİZ

    Doğal ve güvenilir yiyecek elde etmenin en iyi yollarından birinin kendi ellerinizle evde hazırlamak olduğunu biliyorsunuz. Peki bahçenize, balkonunuza hatta evinizin içine yerleştireceğiniz saksılarda sebze yetiştirebileceğinizi de biliyor muydunuz? Kolaylıkla yapabileceğiniz bu minimal tarım için fazlasıyla uygun olan bazı ürünleri sizin için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Sayısız lezzetin eşlikçisi, mutfağınızın en güzel kokulu yeşilliğini toprakta yetişirken görmek istemez misiniz? Eğer saksıdan maydanoz hasat etmeye karar verirseniz, gevşek toprağı sevdiği ve toprağın besin değerinin yüksek olması gerektiği aklınıza gelsin. Bunun için de torf ve humuslu toprağın karıştırılması önerilmekte. Böylesi küçük bir çabanın ardından maydanozlarınızı altı hafta içinde saksıdan sofraya mutlulukla taşıyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Salataların acımtırak üyesi olan rokayı da evdeki saksıda yetiştirmeniz mümkün. Burada aklınızda tutmanız gereken ise tohumların sayısını saksınızın boyutuna göre ayarlamanız gerektiği… Tohumları toprağa çok sık olmayacak biçimde yerleştirmeli ve iki-üç günde bir sulayarak nemli tutmalısınız. Yeteri kadar büyüyen rokanızı köküne zarar vermeyecek biçimde makasla kesebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Aslında evlerdeki saksılarda fesleğen görmeye oldukça alışığız ama bu fesleğenler genellikle ortam kokusunu güzelleştirmek içindir. Oysa salatalar, makarna ve et yemekleri için yapılan sosların en özgün malzemesi de olabilir. İsterseniz siz de güneş ışığı altında yetiştirdiğiniz taze fesleğen yapraklarıyla nefis soslar yapabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Saksıda ada çayı yetiştirmenin keyfini bir düşünün! Fidesini ektiğiniz bu tüylü bitki ürün vermeye başladığında önce kokusundan keyif alacaksınız. Sonrasında ister çay olarak tüketirsiniz, isterseniz et yemekleri için hazırladığınız soslara katabilirsiniz. Fakat kokusunun yoğunluğunun yemeği ele geçirebileceğini unutmadan mümkün olduğu kadar az oranda kullanmayı ihmal etmeyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Saksıya en çok yakışacak yeşilliklerden biri de nanedir. Mutfağınızdaki naneleri dallara ayırıp suda köklendirerek bir an önce saksı ekimine geçebilirsiniz. Bol ışık alacağı ama doğrudan da güneş ışığına maruz kalmayacağı bir ortamda tutarak ve toprağını hep nemli olacak şekilde sulayarak nanelerinizi yetiştirebilir, birkaç hafta içinde hasadını yapabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Serin havaları seven bebek ıspanak için sonbahar mevsimi en uygun dikim zamanı olabilir. Geniş yüzeyli ve orta derinlikte bir saksı işinizi görecektir. Toprağı saksıya sıkıştırmadan yerleştirmeye, tohumlar arasında 2,5 cm’lik boşluklar bırakmaya, nemli kalacak ama çürütmeyecek biçimde sulamaya özen göstermelisiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Özellikle ızgara et yemeklerine, makarna ve salatalara, omlet hatta peynir tabaklarına zarif kokusu ve tadıyla eşlik eden kekiği de saksıda yetiştirmeniz mümkün. Güneşi sevmesine rağmen soğukta da ayakta kalabilen bir bitkidir ama kış aylarında camın iç tarafına yerleştirmeniz gerektiğini unutmayın. Kekikleriniz ürün verdiğinde ister taze olarak tüketirsiniz, isterseniz kurutarak uzun süre saklayabilirsiniz.

  • GASTRONOMİK BİR YOLCULUK

    Dünya mutfağı, farklı kültürlerin lezzet hazineleriyle dolu bir mozaiktir. Her bir bölgenin kendine özgü tatları ve yerel meyve-sebzeleriyle hazırlanan salataları hem sağlıklı beslenmenin hem de lezzetli sofraların vazgeçilmez bir parçasıdır. Yazımızda, dünyanın dört bir yanından birbirinden farklı salata tariflerini okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Gavurdağı Salatası, Türkiye” title_font_size=”13″]

    Türk mutfağının en lezzetli ve sağlıklı salatalarından olan Gavurdağı salatası, adını Güneydoğu Anadolu’da Toros Dağları’nın bir uzantısı olan Gavur Dağı’ndan alıyor. Bu nefis salatanın lezzeti, sebzelerin taze ve kaliteli olmasına bağlıdır. Bol malzemeli Gavurdağı salatası için gerekli olan malzemeler:

    • 4 adet orta boy domates
    • 1 adet büyük boy salatalık
    • 1 adet büyük kırmızı soğan
    • 2-3 adet acı veya tatlı yeşil biber
    • 1 demet maydanoz
    • 1/2 su bardağı dövülmüş ceviz içi
    • 1/2 su bardağı nar ekşisi
    • 1/4 su bardağı zeytinyağı
    • 1 tatlı kaşığı tuz
    • 1 tatlı kaşığı pul biber
    • 1 tatlı kaşığı sumak

    Yeşil biberleri, domatesleri, salatalığı, kırmızı ve yeşil soğanı küçük küpler halinde doğrayın. Maydanozu ince ince kıyın ve doğradığınız sebzeleri geniş bir salata kâsesine alın. Üzerine dövülmüş ceviz içini ekleyin. Küçük bir kapta nar ekşisi, zeytinyağı, tuz, pul biber ve sumağı karıştırın. Bu karışımı salatanın üzerine dökün ve güzelce karıştırın. Servis ederken üzerine ekstra ceviz içi serpebilirsiniz. Taze ve ferahlatıcı bir lezzet sunan Gavurdağı salatası, özellikle etli yemeklerin yanında mükemmel bir eşlikçidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tabule, Lübnan” title_font_size=”13″]

    Lübnan mutfağının en sevilen salatalarından biri olan tabule, Akdeniz ve Orta Doğu mutfağının enfes lezzetlerinden biridir. Ülkemizdeki kısırın farklı bir versiyonu olan tabule, Osmanlı döneminde geniş bir coğrafyaya yayıldı ve günümüzde sadece Orta Doğu’da değil, tüm dünyada severek tüketilen salatalardan biri haline geldi. Tabule için gerekli malzemeler şunlardır:

    • 1 çay bardağı ince bulgur
    • 2 çay bardağı sıcak su
    • Yarım demet taze maydanoz
    • 7-8 dal taze nane
    • 4-5 adet yeşil soğan
    • 2 adet büyük domates
    • 1 adet orta boy salatalık
    • 1 adet limonun suyu
    • Çeyrek su bardağı zeytinyağı
    • Tuz
    • Karabiber

    İnce bulguru geniş bir kâseye alın ve üzerine iki çay bardağı sıcak su ekleyin. Bulgurun suyu çekmesi için yaklaşık 15 dakika, ağzı kapalı olacak şekilde bekletin. Maydanoz ve naneyi ince ince kıyın. Taze soğanları, domatesleri ve salatalığı küçük küpler halinde doğrayın. Şişen ve yumuşayan bulguru büyük bir salata kâsesine alın, ardından doğradığınız malzemeleri ekleyin. Ayrı bir kapta limon suyu, zeytinyağı, tuz ve karabiberi karıştırarak sosu hazırlayın ve bu sosu salatanın üzerine dökün. Tüm malzemeleri iyice karıştırdıktan sonra tabuleniz servise hazır. Tatların birbirine iyice karışması için bir süre buzdolabında dinlendirebilir, böylece salatanız daha da lezzetli hale gelebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Caprese Salatası, İtalya” title_font_size=”13″]

    İtalyan mutfağının klasik ve sade lezzetlerinden biri olan Caprese salatası, adını İtalya’nın Capri Adası’ndan alıyor. 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkan bu salata, ilk olarak Capri Adası’na tatile gelen kraliyet ailesi ve politikacılara, İtalya’nın renklerini yansıtan bir yemek olarak sunulmuştur. Domatesin kırmızısı, mozzarella peynirinin beyazı ve fesleğenin yeşili ile İtalya’nın bayrağını simgeleyen bu salata, basit ama son derece lezzetlidir. Kolayca hazırlayabileceğiniz Caprese salatası için:

    • 4 adet domates (orta boy veya çeri domates olabilir)
    • 250 gram taze mozzarella peyniri
    • 1 demet taze fesleğen yaprağı
    • 4 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
    • Deniz tuzu ve taze çekilmiş karabiber
    • İsteğe bağlı olarak balzamik sirke

    Domatesleri yıkayıp sap kısımlarını çıkarın, ardından doğrayın. Mozzarella peynirini yarım parmak kalınlığında dilimleyin. Fesleğen yapraklarını yıkayıp kurutun. Servis tabağına bir dilim domates, bir dilim mozzarella peyniri ve bir fesleğen yaprağı olacak şekilde sıralayın. Bu işlemi tüm malzemeler bitene kadar tekrarlayın. Salatanın üzerine sızma zeytinyağını gezdirin, ardından deniz tuzu ve taze çekilmiş karabiber serpin. İsteğe bağlı olarak balzamik sirke ekleyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Salade Niçoise, Fransa” title_font_size=”13″]

    Salade niçoise, Fransa’nın Nice şehrine özgü geleneksel bir salatadır. Çiftçilerin taze hasat ettikleri ürünlerle hazırlanan bu salatanın kökeni 19. yüzyıla kadar uzanır. Akdeniz mutfağına özgü malzemelerle yapılan Salade niçoise, hem hafif hem de besleyici bir öğün olarak tercih edilir. Salade niçoise için gerekli malzemeler şunlardır:

    • 5-6 yaprak taze marul
    • 2 adet domates
    • 1 adet salatalık
    • 2 adet haşlanmış yumurta
    • 1 adet orta boy kırmızı soğan
    • 200 gram konserve ton balığı
    • 8-10 adet ançüez filetosu (isteğe bağlı)
    • 100 gram siyah zeytin
    • 4-5 adet küçük haşlanmış patates (isteğe bağlı)
    • 1/2 demet taze fesleğen yaprağı
    • 1-2 diş sarımsak

    Sosu için:

    • 4 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
    • 1 yemek kaşığı üzüm sirkesi
    • 1 çay kaşığı Dijon hardalı
    • Tuz ve taze çekilmiş karabiber
    • Yarım limon suyu ve rendelenmiş kabuğu

    Domatesleri, salatalığı ve marulu yıkayıp iri parçalar halinde doğrayın. Patatesleri haşlayıp yarım ay şeklinde kesin. Yumurtaları da haşlayıp dört eşit parçaya bölün. Kırmızı soğanı ince halkalar halinde doğrayın ve fesleğen yapraklarını yıkayıp kurulayın. Ton balığını süzün. Geniş bir salata kâsesine domates, salatalık, marul ve patatesleri ekleyin ve karıştırın. Üzerine dilimlenmiş yumurtaları, kırmızı soğan halkalarını, ton balığını, ançuez filetolarını, siyah zeytinleri ve fesleğen yapraklarını ekleyin. Salatanın sosunu hazırlamak için bir kâsede zeytinyağı, yarım limon suyu, rendelenmiş limon kabuğu, sirke, rendelenmiş sarımsak ve Dijon hardalını karıştırın. Hazırladığınız sosu salata ile harmanladıktan sonra kızarmış ekmek dilimleri ile servis edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Som Tam, Tayland” title_font_size=”13″]

    Som tam, Tayland mutfağına özgü geleneksel bir yeşil papaya salatasıdır. Yeşil papaya, taze ve çiğ olarak tüketilen tropikal bir meyve olup “kavun ağacı meyvesi” olarak da bilinmektedir. Keskin ve baharatlı bir lezzete sahip olan som tam için gerekli olan malzemeler:

    • 1 adet küçük boy yeşil papaya (yaklaşık 400 gram)
    • 1-2 adet havuç
    • 2-3 adet küçük boy domates
    • 2-3 diş sarımsak
    • 2-3 adet taze kırmızı acı biber
    • 2 yemek kaşığı kuru karides
    • 2 yemek kaşığı balık sosu
    • 2 yemek kaşığı limon suyu
    • 2 yemek kaşığı esmer şeker
    • 2 yemek kaşığı kavrulmuş yer fıstığı (kabaca doğranmış)
    • 2-3 adet limon yaprağı (isteğe bağlı)

    Yeşil papayayı ve havuçları soyup uzun, ince şeritler halinde rendeleyin veya doğrayın. Domatesleri ve yeşil biberleri küçük parçalar halinde doğrayın ve rendelenmiş papaya ile havuçların üzerine ekleyin. Büyük bir havanda sarımsak ve acı biberleri hafifçe dövün; sarımsakların ve biberlerin biraz ezilmesi yeterlidir. Kuru karidesleri ufalayın ve sarımsak ve biberlerle birlikte salata kâsesine ekleyin.

    Som tam sosu için, bir kâsede limon suyu, balık sosu ve esmer şeker karıştırın. Baharatlarla isteğinize göre lezzetlendirebilirsiniz. Sosu sebzelerin üzerine dökün ve iyice karıştırın. Son olarak, kavrulmuş fıstıkları salatayı servis ederken ekleyin; bu, salatanın son dokunuşu olacak ve fıstıkların kıtırlığını koruyacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Olivier Salatası, Rusya” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde Rus salatası olarak da bilinen Olivier salatası, ilk kez Belçikalı şef Lucien Olivier tarafından 19. yüzyılda Moskova’daki ünlü Hermitage restoranında yapılmıştır. Şefin adını alan bu salata, zamanla Rusya ve eski Sovyetler Birliği ülkelerinde popüler hâle gelmiştir. Geleneksel tariflerde genellikle tavuk göğsü veya jambon da bulunan bu salata için gerekli olan malzemeler:

    • 4 adet büyük boy patates
    • 2 adet havuç
    • 200 gram bezelye (taze veya konserve)
    • 300 gram tavuk göğsü veya jambon
    • 4 adet salatalık turşusu
    • 1 su bardağı mayonez
    • 2 yemek kaşığı hardal
    • Tuz ve karabiber

    Patatesleri ve havuçları yıkayıp kabuklarını soyun, küçük küpler halinde doğrayın ve yumuşayana kadar haşlayın. Haşladıktan sonra süzün ve soğumaya bırakın. Tavuk göğsünü de haşlayıp küçük parçalar halinde dilimleyin. Salatalık turşusunu küp küp doğrayın. Büyük bir karıştırma kabında, haşlanmış patates, havuç, pişmiş bezelye, tavuk göğsü ve salatalık turşusunu bir araya getirin. Ayrı bir kâsede mayonez, hardal, tuz ve karabiberi karıştırın. Bu sosu salata malzemelerine ekleyin ve tatların birbirine geçmesi için nazikçe karıştırın. Olivier salatası genellikle soğuk olarak servis edilir. Buzdolabında bir süre dinlendirdikten sonra, isteğe bağlı olarak taze nane veya dereotu gibi yeşilliklerle süsleyerek servis edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Zaalouk, Fas” title_font_size=”13″]

    Közlenmiş patlıcan ve zengin baharatlarla lezzetlendirilmiş domates ile hazırlanan Fas’ın ünlü salatası zaalouk için gerekli olan malzemeler:

    • 2 büyük patlıcan
    • 4 büyük domates
    • 4 diş sarımsak
    • 1 çay kaşığı kimyon
    • 1 çay kaşığı tatlı kırmızı biber (paprika)
    • 1/2 çay kaşığı acı kırmızı biber (isteğe bağlı)
    • 1 çay kaşığı toz kişniş
    • 1 çay kaşığı tuz
    • 1/2 çay kaşığı karabiber
    • 4 yemek kaşığı zeytinyağı
    • 1 yemek kaşığı limon suyu veya sirke
    • 1/4 su bardağı doğranmış taze kişniş veya maydanoz (süsleme için)

    Patlıcanları yıkayıp, kabuklarını çatalla birkaç yerinden deldikten sonra ızgarada veya fırında közleyin. Közlenmiş patlıcanlar soğuyunca kabuklarını soyun ve içini çatalla ezin. Domateslerin kabuklarını soyup küçük küpler halinde doğrayın. Sarımsakları ince ince doğrayın veya rendeleyin, ardından tavada ısıtılmış zeytinyağında hafifçe kavurun. Doğranmış domatesleri tavaya ekleyin, domatesler yumuşayıp suyunu salmaya başladığında kimyon, tatlı kırmızı biber, isteğe bağlı olarak acı kırmızı biber, toz kişniş, tuz ve karabiberi ilave edin. Karışımı 10-15 dakika pişirin. Ardından közlenmiş patlıcanları da tavaya ekleyin ve tüm malzemeleri iyice karıştırın. Sosun kıvamlı hale gelmesi ve tatların birleşmesi için 10 dakika kadar daha pişirin. Son olarak, limon suyu veya sirkeyi ekleyip karıştırın ve ocaktan alın. Biraz soğumaya bırakın. Servis ederken doğranmış taze kişniş veya maydanoz ile lezzetlendirebilirsiniz. Baharat miktarını damak zevkinize göre ayarlayarak sıcak veya soğuk olarak servis edebilirsiniz.

  • KARPUZ HAKKINDA İLGİNÇ BİLGİLER

    Bugüne kadar sıkça tükettiğimiz kırmızı karpuzun farklı renklerde de yetiştirildiğini, dünyada 1200’den fazla çeşide sahip olduğunu ya da bilinen en büyük karpuzun tam 159 kg ağırlığında olduğunu biliyor muydunuz? Sevilen yaz lezzetlerinden biri olan karpuz hakkında ilgi çekici bilgileri sizin için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • KIRMIZI PANCARI NASIL TÜKETEBİLİRSİNİZ?

    Ege Bölgesi, Marmara Bölgesi, daha az olmakla birlikte Akdeniz Bölgesi’nde yetiştirilen, mevsimi gelince manav tezgâhlarına yerleşen kırmızı pancarın tadını ve sağlığa faydalarını çoktan keşfetmişseniz ne mutlu size… Eğer bu kış sebzesini pek de bilmeyenlerdenseniz, turşusundan tozuna kadar farklı hallerini içeren hazırladığımız bu renkli liste sizin için… 🙂

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7# ” title_font_size=”13″]
  • HANGİ SEBZELER NASIL TÜKETİLMELİ?

    Sebzeler, güneşin kalbinden gelen yaşamsal enerjiden faydalanabilmemizi sağlayan besinlerdir. İçeriğinde doğal mineral ve vitaminlerin bolca bulunduğu sebzelerden üst düzey fayda sağlayabilmek için bu sebzeleri doğru bir şekilde tüketmek gerekir. Yazımızda çiğ ya da pişmiş tüketildiğinde farklı vitamin değerleri ortaya çıkan sebzeleri listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kış aylarında sıkça yenilen sebzelerin başında gelen brokolinin içeriğindeki C vitamininden maksimum fayda sağlamak için çiğ tüketilmesi gerekmektedir. Ancak çiğ yediğinde şişkinlik sorunu yaşayanlar brokoliyi buharda beş ile yedi dakika arasında pişirerek öğününe katabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Potasyum, magnezyum ve çinkonun bolca bulunduğu mantarları pişirerek tüketirseniz bu minerallerden iki kat daha fazla fayda sağlarsınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Likopen adlı antioksidanın bolca bulunduğu kuşkonmazdan en üst düzeyde faydalanmak için kuşkonmazı bol tuzlu ve iyice kaynamış olan suya koyarak 2-3 dakikadan fazla haşlanmalarına izin vermeden soğuk suyla şok etmek gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Havuç, çiğ tüketildiğinde C vitamini, pişmiş olarak tüketildiğinde ise fazlaca beta karoten üretir. Beta karoten, sebzelere ve meyvelere renklerini veren bir pigmenttir ve sağlık açısından oldukça faydalıdır. Sarı, turuncu ve kırmızı rengi veren beta karoten vücut tarafından gözler için önemli bir mikro besin olan A vitaminine yani retinole dönüştürülür. Hücre gelişiminden kalp, akciğer ve böbrek gibi organların normal sağlığının korunmasına kadar pek çok faydası bulunan bu bileşik, hafızayı ve bilişsel fonksiyonları iyileştirir. Bu sebeple beta karotenin faydalarından yararlanmak için havucu pişmiş olarak tüketebilir, C vitaminini de farklı meyve ve sebzelerden elde edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Karnabahar sofralarımızda çeşit çeşit tarifi bulunan sebzelerden biridir. Pişmiş olarak tüketmeye alışsak da brokoli gibi çiğ tüketildiğinde C ve B1 vitamini ile protein kaynağına dönüşür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Yeşil yapraklı sebzeleri nasıl tüketirsek tüketelim fayda sağlar ancak ıspanağı pişmiş olarak tüketirsek içeriğindeki kalsiyum ve demirden daha fazla yararlanabiliriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Tatlı patates her zaman pişirilerek tüketilmelidir çünkü içeriğindeki zengin beta karoten ve potasyum pişmiş olduğunda daha çok ortaya çıkar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Kabağı nasıl tüketirsek tüketelim, kabuğunu soymadan tüketmek içeriğindeki magnezyum ve potasyumdan maksimum faydalanmamızı sağlar. Sadece bol su ile iyice yıkandığından emin olmak gerekir.