Etiket: moda

  • MODANIN TARİHİ VE TRENDLERİ

    Doğayla girdiğimiz mücadele boyunca üzerimizi kapatacak ve bizleri güneşin yakıcı, soğuk havaların üşütücü etkilerinden koruyacak her türlü örtünme eylemine giyinme denir. Ancak bu ihtiyaçlardan kaynaklanan giyinme, son yüzyılımızda öyle bir duruma geldi ki artık örtünmek için kullandığımız kumaşlar bir bez parçası olmaktan çok öte… İşte modanın akıl almaz serüveni!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Bir çağa damgasını vuran kültür ve yaşam biçimine ilişkin beğenilerin bütününe moda denir. Modanın başlangıç hikâyesi ise 1900’lü yıllardaki İngiliz kraliyet ailesine uzanır. 1901’de Kraliçe Victoria’nın vefatıyla; şatafatlı yaşamı ile ün salan oğlu Edward tahta geçer. Dönemin aristokrasisini etrafında toplayan kraliyet ailesinin kıyafetleri halk tarafından taklit edilirken, Endüstri Devrimi’nin sonuçları bu yüzyılda kendini iyice göstermeye başlar. Yeni teknolojiler, insanların yaşam şekillerini de değiştirir; fabrikalaşma ile birlikte gelişen yeni orta sınıf, dikiş makinelerinin yaygınlaşması, hazır giyim kıyafetlerinin kolaylıkla üretilmesi ve kadınların kendi kıyafetlerini daha kolay dikebilmesi artık giyim kuşam için yeni bir çağın habercisi olur. İş hayatında aktif ve dışa dönük, eğitimli yeni orta sınıf kadınların ulaşmak istedikleri şıklık İngiliz kraliyet ailesinden ilham alır. Edward döneminde trendleri belirleyenler, Gibson Girl ve Alice Roosevelt Longworth olur. Gibson Girl, Charles Dana Gibson’un illüstrasyonlarında tasvir edilen isimsiz, hayal ürünü bir karakterdir ve 20 sene boyunca kadın modasının belirleyicisi olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yüzyılın değişmesi ve kadınların aktif iş hayatında rol almasıyla birlikte kıyafetlerin tasarım trendleri de değişir. Bir önceki yüzyılın kabarık etekleri ve ağır kumaşları, yerini hareketli yaşam tarzına uygun hafif kumaşlara bırakır. 1907’de uzun ve salkım elbiselerle yeni bir moda akımı başlarken 10 yıl sonra elbise modellerinde parçalanmalar ve çeşitli desenler işlenmeye başlar. Yine Edward döneminde, bedenin duruşunu değiştiren ve çok da sağlıklı olmayan; bel ve kalçalarda S şeklinde bir kıvrım oluşturan korse piyasalara sürülür ve rahat olmamasına rağmen yoğun ilgi görür. 10 yılın sonuna doğru moda yeniden şekillenir ve korselerin yerini kuşaklar alır; kadınların kum saati silüeti değişir. Blazer ceketler, uzun etekler ve yün kazaklar gibi ürünler bu çağın mirasıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    1910’lı yıllarda etek boyu ayak bileğini hafifçe geçerek yürümeyi daha da kolaylaştırırken, aynı dönemlerde, ayak bileği boyunca dar olan ve bazen diz altından bantlanan, tasarımcı Paul Poiret tarafından popüler hâle getirilen “Hobble etekler” moda olmaya başlar. Hobble etekler o kadar dardır ki hareketi imkânsız hale getirir. Bu moda çok uzun sürmez ancak yine o dönemin ürünü olan pratik tozluklar ve bağcıklı çizmeler bugün bile moda dünyasında yer almaya devam eder. 1920‘lerle birlikte giyim ve kuşam biraz daha sporlaşır. Ekoseli kumaşlar görünür hâle gelirken, elbise ve etek boyları genellikle diz altı midi elbiseler olur ve kadınlar artık daha rahat hareket edebilir. İki parça elbiseler popülerlik kazanırken, çoğunlukla etek uçlarına kumaşlar ve dantellerle fırfırlar işlenir. Flapper yani püsküllü elbiseler, 1920’lerin moda akımının en akılda kalıcı tarzı olur. Coco Chanel bu dönemde bütün dünyada halen moda olan küçük siyah elbisesini tanıtır. Bu elbise, sadelik ve zarafet sunar. Ayrıca hizmetkârlarla veya dullarla ilişkilendirilen siyah renk, şıklığın sembolü olur. 1930’larda vatka modası son derece popüler olmaya başlar. Kadın-erkek herkes geniş omuzlu gözükmek ister; bu istek tüm güncel modayı ve tasarımcıları etkiler. Özellikle ceket ve montlara dikilen iri vatkalar kadınların daha ince, erkeklerin de daha sportmen görünmesini sağlar. Bu moda akım uzun bir süre devam ederken, 30’lu yıllarda Hollywood’un altın çağı ile birlikte moda dünyasında Joan Crawford, Marlene Dietrich gibi film yıldızlarının etkileri görülür ki moda, sinema ve sinema yıldızlarının tercihlerine göre şekillenmeye başlar. Artık kraliyet ailesinin tahtını sinema yıldızları almıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    2. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla modanın kalbi olan Avrupa, yerini Amerika’ya bırakır. İşgal altındaki Paris’e gidemeyen Amerikalı tüccarlar ve tasarımcılar çıkış yapmaya başlar. Sinema sektörünü de arkasına alan Amerika, seri imalata geçer. Fransız “Haute Couture” yerini, Claire McCardell gibi Amerikan tasarımcılara bırakır. Daha rahat, spor ve günlük giyime yönelik kıyafetler tasarlanır ve böylelikle Amerikan stili kendini göstermeye başlar. Savaş döneminde Avrupa’nın pek çok yerinde kumaş kısıtlamaları olur ve moda, rasyonel, karamsar bir hâl alır. Kadınların iş gücünde olması nedeniyle pratik, maskülen tasarımlar ve ucuz kumaşlar kullanılır. Malzeme kıtlığı “Make Do and Mend” akımını ortaya çıkarır. 1943’te New York moda haftası başlar. 1945’in savaş sonrası Paris’inde modanın yeniden doğuşunu müjdelemek ve Parisli “Haute Couture” evlerinin hünerlerini sergilemek amacıyla bir gezici moda tiyatrosu olan “Théâtre de la Mode” dünya turuna başlar. Bu tiyatroda ünlü Paris Couture tasarımcılarının kreasyonları minyatür modellere giydirilir. Modeller aksesuarlar dahil olmak üzere mükemmel bir şekilde hazırlanır ve Paris modasını tanıtmak için dünya turuna çıkarlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    1950’lerde geniş omuz demode olur, kadınlarda omuz dekolteleri ön plana çıkar. Kadınlar bu yıllarda spora önem vermeye başlar, kısa saç modası yaygınlaşır. Kabarık ve kısa etekler 1960’larda gençlik trendleri arasında yer alırken, 1950’lerin sonu 60’ların başıyla birlikte moda dünyası gençlik ve alt kültürlerin etkisi altında kalır. James Dean ve Marlon Brando gibi aktörler isyan, deri ceket, denim pantolon gibi ögeleri moda dünyasına getirirler. Bu dönem aynı zamanda sıra dışı tasarımların zirve yaptığı dönemdir ve 1965’te Paco Rabanne, metal elbiseler tasarlayarak moda dünyasında sansasyon yaratır. Bu avangart modanın yansıması 70 ve 80’lerde metalik ve neon renkli kumaşlarla zirve yapacaktır. Bu akımın en ünlü ismi Twiggy takma adıyla ünlenen İngiliz model, oyuncu ve şarkıcı olur. 60’larda Londra’daki gençlik hareketinin kültürel ikonu ve önde gelen bir modeli olan Twiggy’nin tarzı hızla tüm dünyaya yayılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    1970’lere gelindiğinde ünlü Japon modacıları, Avrupa’da doğu rüzgârı estirerek yeni bir sentez oluşturur. Bunlar arasında Mitsuhiro Matsuda’dan, Kenzo Takado’ya kadar birçok ünlü modacı vardır. 60’lardan 70’lere geçerken hazır giyim gitgide daha ulaşılır hâle gelir. Sentetik kumaşların kullanımı modayı daha da ucuzlatırken, bu dönemde “Hippie” etkisi modayı domine eder. 1970’lerde disko akımı moda olur ve bugün bile modası geçmeyen İspanyol paça, modadaki yerini alır. Saçlarda dalgalı modeller ön plana çıkmaya başlar, kadınlarda kabarık kloş eteklerin kullanımı ve aynı modele ve desene uygun saç bandanaları sık sık tercih edilen parçalar olur. Greece müzikali ruhunun rahatlıkla hissedildiği bu dönem 1980’lere kadar devam eder. Fosforlu, metalik ve cırtlak renkler sadece kadınların değil erkeklerin de rahatlıkla kullandığı renklerdendir. Kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması ile moda kavramı artık iyice önemli bir öge haline gelir. Sinema ve müzik dünyasının yıldızları moda ikonları olurken top model kavramı da hayatımıza girer. Moda dergileri yüksek satış trendleri elde etmeye başlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    1990‘lı yıllara geldiğimizde kadınlarda ön plana çıkan kıyafetler; bol, geniş ve salaş kesim olur. İspanyol paça modası bu dönemde neredeyse etkisini yitirmeye başlar. Kabarık ve permalı saçları, röfleler süsler ve vücut hatlarını pek belli etmeyen geniş bel kesimli pantolonlar moda olur, vatkalar yeniden kullanılır. 90’lı yıllar globalleşen dünyanın karma ruhuna sahiptir ve canlı renklerle dolu bir dönem olur. Saçlardan kıyafetlere, aksesuarlardan makyaj stiline kadar uzanan moda, en renkli yıllarını bu dönemde yaşar. Neon renkler konusunda en iddialı kombinler yine 90’larda görülür. 2000’ler ise milenyum çağıdır ve internetin hayatımıza girmesiyle bambaşka bir hâl alır. Yönünü genelde geleceğe çeviren moda trendleri, 2000’lerle birlikte geçmişten ilham almaya başlar. Günümüz modasında retro, vintage gibi geçmiş dönem modasına ait elementlerin trend olduğu akımlar dikkat çekerken bu akım; 2000’ler modası yani “Years of 2 Thousand” olarak adlandırılır.

  • BARIŞ MANÇO’NUN ANILARINI YAŞATAN EV

    Sizi bu kez, şarkıları ve televizyon programlarıyla gönüllere taht kurmuş büyük sanatçımız Barış Manço’nun bir zamanlar yaşam alanı olan ve artık bir nevi müze halini almış evine götürüyoruz. Gelin, sanatçının arabası ve şarkı sözlerinden esinlenerek yapılmış domates, biber, patlıcan heykellerinin yer aldığı bahçeden köşke doğru ilerleyelim…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Barış Manço’nun sesinden ezberlediğimiz adres” title_font_size=”13″]

    “Sizler bana yazmaya ama her konuda yazmaya devam ediyorsunuz. Adresimi biliyorsunuz. Barış Manço Moda 81300 İstanbul.” Sanatçının, her hafta 7’den 77’ye programında mütemadiyen yaptığı bu anons, o dönemi yaşayanlar için bir adresten çok daha fazlasıydı. Öyle ki yıllar boyu eğlendiren, öğreten, arkadaşlık eden bir dostun yürekleri ısıtan seslenişiydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”O tarihi köşk şimdi bir müze ev” title_font_size=”13″]

    1895-1900 yılları arasında viktoryen tarzda inşa edilen köşk, 1999 yılında vefat edene kadar Barış Manço’nun ikamet ettiği ev oldu. Halkbank’ın desteği ile 2010 yılında müze ev hâlini alan mekân, kısa bir süre için bakım onarım çalışması içindeydi. Kadıköy Belediyesinin Halkbank iş birliğiyle, danışmanlığını Sunay Akın’ın yaptığı ve Manço ailesinin desteğiyle Kadıköy’e armağan ettiği Barış Manço Müzesi yeniden ziyarete açıldı. Halkbank tarafından eylül ayında başlayan ve orijinal hâline sadık kalınarak 3 ayda tamamlanan ev, Barış Manço denilince akla gelebilecek birçok şeyi içinde barındırıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tarzıyla özdeşleşen nostaljik objeler” title_font_size=”13″]

    Evin giriş katında, ziyaretçileri Barış Manço’nun balmumu heykeli karşılıyor.  Bestelerini yaptığı ve özenle kullandığı piyanosu da aynı katta… Sanatçının ilgi ve hayranlık uyandıran tarzını yansıtmak üzere tercih ettiği yüzükleri ve kıyafetleri de burada görülebilir… Japon kültürüyle Türk kültürü arasında adeta bir köprü görevi üstlenen Manço’nun kimonoları da kendisiyle özdeşleşen ve sergilenmekte olan eşyalar arasında yer alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sanatçının müzikal dünyasından ince bir detay” title_font_size=”13″]

    Evin üst katına çıkan merdivenler, yukarıdan bakıldığında bir piyanonun tuşlarını andırıyor. Ziyaretçilere, adımlarıyla tek tek tuşlara basarak ve adeta piyano çalarak üst katlara çıktığı hissiyatı veren bu merdivenler mekâna bambaşka bir ruh katıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Adam olan ve olacak çocuklar için bir hatıra” title_font_size=”13″]

    Müze evin ikinci katında yatak odası, misafir odası ve banyo yer alıyor. Üst katta ise bir neslin mutlu bir çocukluk geçirmesine destek veren o unutulmaz programı, yani “Adam Olacak Çocuk” programını tekrar yaşatmak için tasarlanmış özel bir oda bulunuyor. Tüm ziyaretçiler buradan gülümseten bir hatıra ile ayrılıyor…

  • MODA, HOBİ VE TERAPİYİ BİRLEŞTİREN EL İŞİ: NAKIŞ

    MODA, HOBİ VE TERAPİYİ BİRLEŞTİREN EL İŞİ: NAKIŞ

    Moda diyoruz çünkü insanlık tarihi kadar eski bir el sanatı olmasına rağmen hala gündemde. Hobi diyoruz, çünkü boş vakitlerin üreterek değerlendirilebileceği en keyifli uğraşlardan biri. Tabii bu özellikleriyle de tam bir terapi yöntemi. Nakışın Orta Asya Türklerinde çok gelişmiş olduğu ve motiflerin adeta kabilelerin simgesi haline geldiği biliniyor. Yakın geçmişte ise annelerimizin çeyiz sandıklarında koruduğu kıymetlileriydi… Ve nakış bu kez de modern dünyanın gündemini yakalamayı başardı! Artık birçok alanda nakış üretimi görmek mümkün. Aşağıda en çok kullanılan nakış çeşitlerini örnekleriyle birlikte görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • HOBİ VE MODA DÜNYASINDAKİ ÖZGÜN UYGULAMA: BATİK

    El sanatı olarak nitelenen batik, günümüzde dünyanın her yerinde bilinen ve uygulanan bir teknik.  Moda dünyasında dönem dönem kendini gösteren bu teknik aslında oldukça eski bir geleneğin ürünü. Aşağıda göreceğiniz giriş seviyesinde bilgiler batikle yeni tanışanlar için…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Batik tekniğinin Güneydoğu Asya’daki ada ülkesi Endonezya’dan çıktığı ve Orta Asya’da ilk örneklerinin Türkler tarafından MS 700-750 yılları arasında verildiği biliniyor. Doğuda yüzlerce yıldır uygulanan teknik 17. yüzyılda Hollanda’ya mal getiren Alman tüccarlar tarafından Avrupa’ya taşınmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yapımında fırça, şablon, kalıp gibi malzemelere ihtiyaç duyulan batik, en basit anlatımla kumaşın üzerine desenler çizilmesi, renkli olması istenmeyen yerlerin balmumuyla kaplanması, kumaşa boya banyosu yaptırılarak boyanın emdirilmesi ve sonrasında balmumunun çözdürülmesiyle yapılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Batik el sanatının yukarıda ifade ettiğimiz uygulama tekniği dışında farklı çeşitleri de bulunur. Şablon batik, kâğıt batik, akıtma batik, kazıma batik, bağlama batik bu çeşitler arasındadır. Bu uygulama teknikleri internette yayınlanan videolar aracılığıyla veya kumaş boyama kurslarına katılarak öğrenilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Batik uygulamasında kumaş ve boya seçimleri önem taşır, bu ayırımı yapabilmek belli oranda batik bilgisi gerektirir. Fakat en temel bilgi olarak kumaşın kullanılacak yere göre seçilmesi, temiz olması ve kırışık olmaması, kullanılacak boyaların ısıya dayanıklı, yıkanabilir olması gerektiği bilinmelidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Endonezya’da geleneksel motiflerin kullanıldığı batik, desenler, çiçekler, kelebekler, kuşlar gibi yüzlerce farklı figürden oluşabilir. Renk seçimi ise memnun edici sonuçlar elde edebilmek için incelik gerektirir. Örneğin, zıt renklerle çalışmak farklı işlemler gerektirirken, birbirini tamamlayan renklerin seçimi çalışmayı oldukça kolaylaştırır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Batik tekniği ile neler yapabilirim derseniz evinizdeki pek çok ürünü batikle renklendirebileceğinizi söyleyebiliriz. Elbiseden masa örtüsüne, eşarptan şala, perdeden kırlente, çocuk giysisinden kravata, kumaş materyal kullanılan pek çok üründe batik tekniği uygulanabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Batik ürünler bilhassa rengârenk giyinmeyi veya evini renklerle dekore etmeyi sevenlerin tercihleri arasında bulunuyor. Batiği bizzat yapmak ise bir sanat aracı ya da bir hobi olarak veya çocuklarla birlikte yapılacak hoş bir aktivite olarak tercih edilebilir.

  • 7 Madde İle Sonbaharın Moda Renkleri Ve Kombin Önerileri

    7 Madde İle Sonbaharın Moda Renkleri Ve Kombin Önerileri

    Sonbaharın yaklaştığı bu günlerde ünlü modaevlerinin yeni koleksiyonları defilelerde boy göstermeye, vitrinlerde yer almaya başlıyor. Bu sezon sokakları esir alacak moda renkleri, kesimleri, tarzları araştırdık ve kombin önerilerimizde bir araya getirdik. Sezonun trendlerini kendi tarzınıza uyarlayarak kişiliğinize ve stilinize uygun kombinler yaratabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Parlak Kırmızı Tonları” title_font_size=”13″]
    sonbahar kombini

    Sezonun öne çıkan rengi kırmızı sadece üst giyimde değil, ayakkabı ve botlarda, paltolarda ve aksesuarlarda da tercih ediliyor. Baştan aşağı kırmızı giyinmek ise sonbahar-kış sezonunun en gözde trendlerinden biri oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Her Yerde Deve Tüyü ” title_font_size=”13″]
    erkek, erkek moda

    Deve tüyü rengi 2017-2018 erkek modasına damgasını vuruyor ve kombinler baştan aşağı deve tüyü rengine bürünüyor. Ayakkabı, palto ve takım elbisenizi deve tüyü renklerinde tercih edebilir, aksesuarlarınızla kontrast dokunuşlar yaratabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Vintage Görünümlü Yapay Kürkler ” title_font_size=”13″]
    sonbahar kombini, kürk, yapay kürk

    Bir süredir moda dünyasına geri dönüş yapan kürklerin artık yapay olanları tercih ediliyor. Gerçek kürklere karşı tüm dünyada tepkiler yükselirken, bohem görünüşlü yapay kürkler sezonun en gözde parçalarından biri oluyor. 70’lerden günümüze dönüş yapan ekose parçaları kürkünüzle beraber kullanarak vintage görüntünüzü pekiştirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kapitone (Quilt) Takımlar ” title_font_size=”13″]
    quilt, erkek moda, erkek, takım elbise

    Takım elbiselerden ziyade yorgan ve yatak örtülerinde görmeye alışık olduğumuz kapitone kumaşlar 2017 Sonbahar modasının getirdiği yeniliklerden biri. Üstelik sezonun bir diğer trendi olan parlak renkler kapitone kumaşlarla bulaşarak birbirinden şık takımlar oluşturuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Pırıldayan Botlar” title_font_size=”13″]
    parlak bot, kadın

    Kıyafetlerinize renk ve parıltı katacak botlar bu sezon gardırobunuzun en değerli parçalarından biri olacak gibi görünüyor. Pırıltılı botlarınızı, midi eteklerle ve asla modası geçmeyen trençkotlarla kombinleyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kravatın Geri Dönüşü ” title_font_size=”13″]
    sonbahar modası, takım elbise

    Kravat bu sezon takım elbiselerin boyunduruğundan çıkarak spor kombinlerinizde de başrolü kapıyor. Farklı renklerde ve kesimlerde kravatlar, özellikle de örgü kravat modelleri erkek kombinlerine bu sonbaharın getirdiği yeniliklerden biri oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çiçekli Elbiseler” title_font_size=”13″]
    elbise, sonbahar kombini, kadın

    2017 yazının en gözde trendi olan çiçekli elbiseler sonbahar ve kış aylarında da kombinlerinizde yer almaya devam edecek gibi görünüyor. İster kısa ister midi ister uzun, çiçekli elbiseler bu sezon özellikle de trençkotların içinde uçuş uçuş bir şıklık yaratıyor.

  • Bu Baharın Modası

    Bu Baharın Modası

    Bahar demek tazelik, bahar demek enerji demektir… Tabii mevsimin taze enerjisi duygularımızı etkilediği gibi giydiklerimizi de etkiler ve bu yenilik gardırobumuza yansır. Aşağıda, adım attığımız ilkbaharın bahar gibi renkli, taze moda trendlerini inceliyoruz. Tam da bu sırada hatırlatmak isteriz ki baharı kıyafetlerinize taşımak için illa ki alışveriş yapmanız ya da eski kıyafetlerinizi bir yana atmanız gerekmez. Birazdan göreceğiniz gibi bu sezonun modasında sandıkta tuttuklarınıza bile yer var!