Etiket: karadeniz

  • 8 Madde İle Trabzon Karadağ’ın Eteklerine Kurulmuş Sümela Manastırı

    8 Madde İle Trabzon Karadağ’ın Eteklerine Kurulmuş Sümela Manastırı

    Karadeniz turlarının en ilgi çekici yanlarından biri Trabzon’daki Sümela Manastırı’nı ziyaret etmektir. Hristiyanlık dini için kutsal olan bu ihtişamlı yapının fotoğraflarını önceden görmüş olsanız bile Sümela Manastırı’nı kendi gözlerinizle gördüğünüzde hayrete düşmemeniz imkânsızdır. Çağlar boyunca ayakta kalmış ve Trabzon’un tarihine şahit olmuş Sümela Manastırı’nı 8 madde ile huzurlarınıza getiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    karadağ, sümela

    Sümela Manastırı, Altındere Vadisi içinde, Karadağ eteklerinde bulunur ve yüksekliği 1150 metredir. Manastırın MS 300’lü yıllarda inşa edildiğini göz önünde bulundurduğumuzda bu tarihte bu kadar yükseğe böyle heybetli bir yapı inşa edilmiş olmasına şaşırmamak mümkün değildir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    karadağ, sümela

    İlk başta bir kilise olarak inşa edilen manastırın temelleri rivayetlere göre iki aziz tarafından atılmış. Aziz Barnabas ve Aziz Sophronios’un aynı rüyayı gördükleri, birbirlerinden habersiz olarak Trabzon’a geldikleri ve Sümela Manastırı’nın temellerini attıkları düşünülüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    trabzon, sümela

    Sümela Manastırı’nın temellerinin atılmasından yaklaşık olarak 1000 yıl sonra yani 1300’lü yılların ikinci yarısında zamanın Trabzon Rum Hükümdarı III. Alexios tarafından bir manastıra çevrildiği düşünülmektedir. Aradaki bu bin yıllık süreçte neler yaşandığına dair kesin bilgiler bulunmamaktadır

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    karadağ, sümela

    Orijinal adları Panagia Sumela ya da Theotokos Sumela olan Sümela, bir Rum Ortodoks manastırıdır ve yapı olarak Anadolu’daki Kapadokya Kiliseleri ile benzerlik gösterir. Manastırda, ana kaya kilise, şapel, fırın, mutfak, öğrenci odaları, misafirhane, kütüphane ve ayazma bölümleri bulunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    karadağ, sümela

    Manastır 14. yüzyıldan itibaren Türkmen akınlarına karşın bir ileri karakol olarak kullanılmış. Trabzon’u fetheden Osmanlı Devleti, manastıra dokunmamış hatta Yavuz Sultan Selim buraya iki şamdan hediye etmiş. Ayrıca Fatih Sultan Mehmet’ten III. Murat’a dek birçok Osmanlı padişahının da manastır ile ilgili fermanları bulunduğu bilinmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    karadağ, sümela

    Manastırın yukarı kısmında bulunan bir çeşmeden hastalıklara deva olduğuna inanılan kutsal bir suyun aktığına, Osmanlı padişahlarının bu sebeple Hristiyanlığın ilk mabetlerinden biri olan yapıya dokunmadığına dair söylentiler de bulunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    karadağ, sümela

    Sümela Manastırı Hristiyanlık için çok önemli bir yapıdır ve bunda manastırda bulunan fresklerin de önemli bir payı vardır. Bu kadim yapıda Meryem’in doğuşu, İsa’nın doğuşu gibi tasvirler ve İncil’den resimler bulunur. İncil’in yazarlarından Aziz Luka’nın yaptığı üç Panagia ikonasının da burada bulunduğu fakat Rus işgali sırasında kaçırıldığı düşünülmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    karadağ, sümela

    Manastır, günümüzde de Hristiyanlık açısından önemini kaybetmemiştir. Her sene Ağustos ayında manastırın çevresinde şenlikler düzenlenir. Hatta 2010 yılında, yani tam 88 yıl sonra Hristiyanlar için oldukça önemli bir gün olan 15 Ağustos Meryem Ana’nın Göğe Yükselişi Sümela Manastırı’nda kutlanmış ve ayini Fener Rum Patriği Dimitri Bartholomeos yönetmiştir.

  • KÖMÜRÜN KARASI DENİZİN MAVİSİ ORMANIN YEŞİLİ HEPSİ ZONGULDAK’TA

    KÖMÜRÜN KARASI DENİZİN MAVİSİ ORMANIN YEŞİLİ HEPSİ ZONGULDAK’TA

    Batı Karadeniz’in gözde şehirlerinden biri burası. Komşuları Düzce, Bolu, Karabük ve Bartın. En güzel komşularından biri de şüphesiz ki Karadeniz’in dalgalarıyla ünlü masmavi suları… Görülmesi gereken doğa harikaları tadılması gereken özgün lezzetleri oldukça fazla, yani bu kısa tur size yetmez ve gidip gezmek isterseniz hiç şaşırmayız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Zonguldak, Karadeniz’in masmavi sularına paralel uzanan sahilleriyle ünlü… Tersane, Orta Kapuz, Uzunkum, İnağzı, Kilimli, Muslu da bunlardan birkaçı. Sırtını ormana ve dik yamaçlara yaslamış Kapuz Plajı ise Karadeniz’in dinginliğiyle tanışabileceğiniz, sosyal tesisleriyle de popüler olan yerlerin başında geliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Zonguldak bilhassa limanlarıyla öne çıkan bir şehrimiz. Birinci Dünya Savaşı sırasında Sarıkamış’a malzemeler buradan gönderilmiş, Kurtuluş Savaşı sırasında Sovyetler Birliği ile ilişkiler bu liman aracılığıyla güçlenmiş… Fotoğrafta gördüğünüz manzara ise Zonguldak’taki limanlar arasında başı çeken Ereğli Limanı’na ait.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Ereğli veya diğer adıyla Karadeniz Ereğli ilçesinin Karadeniz’le 80 km. kıyısı bulunuyor. Ülkemizin en gösterişli limanlarının, tersanelerinin, balıkçı barınaklarının bulunduğu ilçede çok sayıda ağır sanayi kuruluşu ve orta ölçekli işletme de yer almakta. Bunların yanı sıra sahil ve plajlarıyla şehrin en çok turist çeken yeri de yine bu ilçe.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Şehrin doğal güzellikleri arasında Filyos Çayı’nın yeri büyük. Köroğlu, Bolu ve Ilgaz Dağları’ndan çıkıp gelen suların bir araya toplandığı çay Filyos’tan Karadeniz’e dökülüyor. Farklı illerden geçip gelen Filyos Çayı 228 km. uzunluğa sahip. Birçok yere uğrayarak ilerlediği için de Yenice Irmağı, Köroğlu Deresi, Ulu Su, Soğanlı Çayı gibi farklı isimlerle anılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Sanayinin gelişmiş olduğu bu şehirde adım başı bir doğal güzelliğe rastlamak da hiç zor değil. Rotanızı ister şehir merkezinde damlataş oluşumlarıyla nadir örnekler veren Gökgöl Mağarası’na çevirirsiniz, ister Ereğli’de 3 km’lik kanyon içinde oluşan Kayalıdere Şelaleleri’ne… Şehre gelmişken Alatlı ilçesindeki yaylalara çıkarak dünyanın en yaşlı porsuk ağacını da görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Zonguldak mutfağında, Karadeniz’in de göçler nedeniyle diğer bölgelerin de izlerini görmek mümkündür. Un ve sütle yapılan uğmaç çorbası evlerde en sık pişen lezzettir. Mısır unu ve tereyağı ile yapılıp üzeri isteğe göre ceviz ve pekmezle kaplanan enerji deposu malay yemeği de bölgenin en eski lezzetlerinden biridir. Fakat Zonguldak denince akıllara hemen Osmanlı çileği gelmelidir ki adına her yıl festival bile düzenlenir.