Etiket: deniz

  • OKYANUSUN KURTARICILARI MERCANLAR

    Deniz yaşamının büyük bir kısmına ev sahipliği yapan ve biyoçeşitliliğe oldukça katkı sunan mercanların birçok türü vardır. Deniz yaşamının sürdürülebilirliği ve sağlığı için kritik önem taşıyan bu canlıların yaşam alanı olan resifler, iklim değişikliği, kirlilik ve aşırı avlanma gibi nedenlerle tehdit altında. Mercan resiflerinin korunması ve sürdürülebilirlik kapsamında geliştirilen projeler ise umut verici. Yazımızda mercanlar hakkındaki bilgileri ve ülkemizde de uygulanan “mercan fidanlığı” projesini okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Mercanlar birbirine bağlı milyonlarca küçük canlı olan poliplerden meydana gelir. Her bir mercan polipi, kireçtaşı (kalsiyum karbonat) salgılayarak sert bir dış iskelet oluşturur. Bu polipler, birbirine bağlı koloniler halinde büyüdükçe, zamanla geniş ve sağlam mercan resifleri meydana gelir. Bu süreç, küçük poliplerin kalsiyum karbonat salgılayarak birbirine yapışması ve üst üste birikmesiyle gerçekleşir. Sonuç olarak mercan resifleri, binlerce yıl süren bu birikim süreciyle deniz altında büyük ve karmaşık yapılar oluşturur. Gece boyunca aktif hâle gelen mercanlar, mikroskobik boyuttaki tek hücreli olan plankton ile küçük balıklar gibi yiyecekleri yakalamak için poliplerinin dokunaçlarını kullanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Mercan resifleri, zengin besin kaynaklarına sahip ekosistemlerdir; balıklar, kabuklular, deniz süngerleri, deniz anaları ve diğer birçok deniz canlısı için koruma ve barınma sağlar. Zengin besin kaynaklarına sahip ekosistemler oluşturan resifler; su yosunları, planktonlar ve diğer küçük organizmalar için besin sağlar. Bu da daha büyük balıklar ve diğer deniz canlıları için bir besin zinciri oluşturur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Mercanların canlı renkleri, içlerinde yaşayan su yosunları (simbiyotik algler) tarafından sağlanır. Bu su yosunları fotosentez yaparak mercanlara enerji sağlar ve aynı zamanda onlara renk verir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Mercanlar genellikle berrak, sığ sularda ve tropikal bölgelerde bulunur. Işığa ve sıcaklığa karşı hassastır, bu nedenle su sıcaklığındaki ani değişiklikler veya kirlilik mercanlar için büyük bir tehdit oluşturabilir. Stres altındaki mercanlar su yosunlarını kaybeder ve bu durum “mercan ağartması” olarak adlandırılır. Ağartılmış mercanlar beyaz görünür ve hayatta kalma şansları azalır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Mercanların varlığı 500 milyon yıl öncesine dayanır ve bu süre zarfında pek çok çevresel değişikliğe adapte olmuştur. Mercanlar dünyadaki en eski yaşayan organizmalar arasındadır. Mercan resifleri, kıyı bölgelerini fırtına dalgalarından korur, balıkçılık için önemli bir kaynak sağlar ve turizm açısından büyük ekonomik değer taşır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ekosistemde hayati bir rol oynayan mercanları korumak ve nüfusundaki azalmayı önlemek amacıyla mercan fidanlıkları oluşturulmaktadır. Mercanların büyütüldüğü ve doğal resiflere nakledilmeden önce güçlendirildiği bu özel alanlarda sağlıklı mercan resiflerinden küçük mercan parçaları alınır. Bu parçalar, fidanlıklarda büyütülür ve olgunlaşır. Yeterince büyüdüklerinde mercanlar doğal resiflere nakledilir. Bu süreçte mercanlar, su altındaki doğal yaşam alanlarına dikkatlice yerleştirilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde Marmara Denizi’ni korumak ve biyoçeşitliliği zenginleştirmek amacıyla deniz altına 400’den fazla mercan dikildi ve mercanlar yeni habitatlarında neredeyse iki kat büyüyerek çevrelerinde farklı deniz canlı türlerinin görülmesini sağladı.

  • Denizlerimizdeki Sualtı Sakinleri

    Denizlerimizdeki Sualtı Sakinleri

    Dünyanın yüzde 70’i suyla kaplı ve bu devasa alan adeta gezegenimizden uzakta bambaşka bir dünya gibi… Bu dünyanın sakinleri arasında balıklar, algler, sürüngenler, denizanaları, yumuşakçalar, su bitkileri, deniz memeleri gibi canlılar bulunuyor. Sayısı milyonları değil milyarları bulan canlılar bu gizemli dünyada yaşıyor ve biz onların yaşamları hakkında her geçen gün yeni şeyler öğreniyoruz. Bu bilgilerden biri de şu: Yanlış avlanma, kirlilik, kıyı tahribatı gibi çevresel nedenlerle ne yazık ki bazı sualtı canlılarının nesli tükeniyor. Biz de bu listemizde, denizlerle çevrili ülkemizin masmavi sularında yaşayan, dünyamızı ve ülkemizi paylaştığımız dostlarımızı ağırlamak istedik…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
  • 8 Madde İle Denizlerin Sevimli Karakteri Denizatı

    8 Madde İle Denizlerin Sevimli Karakteri Denizatı

    Denizlerin sevimli canlısı denizatı, hem görüntüsü hem de ilginç karakteriyle su altı yaşam formlarının en merak uyandıran canlılarından biridir. İnsanların denizatına ilgisi o kadar büyüktür ki, takı ve kıyafetlerde figür olarak sık sık karşımıza çıkmaktadır. Denizatını bu kadar ilgi çekici kılan özellikleri araştırdık ve 8 maddelik listemizde bir araya getirdik.

    İlginç görüntüsü ve biyolojisiyle ilgi çeken denizatının mitolojide de yeri vardır. Yunan mitolojisinde Hippocampus olarak geçen denizatının vücudunun üst kısmı at, alt kısmı ise balık olarak resmedilir. Homeros’un İlyada eserinde, Poseidon’u denizin üzerinde giden atların Tanrısı olarak tanımlaması, denizatıyla ilişkilendirilebilir.

    M.Ö. 4. yüzyılda Lübnan’da, üzerinde denizatı olan paralar basılmış, Anadolu’da M.Ö. 6. yüzyılda yapıldığı düşünülen altından bir denizatı bulunmuştur. İngiltere’deki Roma Hamamları’nda da denizatı mozaiklerine rastlanmıştır. Tüm bunlar, insanlığın denizatına ilgisinin tarih öncesine dek uzandığını gösterir.

    Denizatları, görünüşleriyle suda yüzen ejderhalara ya da atlara benzeseler de aslında balık türleri arasındadırlar. Vücutlarının alt kısmında bulunan yüzgeçler ve üst kısmında bulunan solungaçlar denizatının bir balık türü olduğunu gözler önüne serer.

    Denizatları tropik ve yarı tropik sularda genelde 45° Kuzey ve 45° Güney enlemleri arasında yaşar. Amerika’dan Avrupa’ya dünyanın birçok yerinde farklı denizatı türleri görülür. Bu türlerin büyüklüğü 35 cm ile 16 mm arasında değişir. En küçük denizatları, Bahamalar’da bulunur ve cüce denizatları olarak anılırlar.

    Denizatlarının insanların en çok ilgisini çeken özelliklerinden biri aşk hayatlarıdır. Denizatları, hayvanlar arasında nadir görülen bir özelliğe sahiptirler ve çoğu denizatının hayatı boyunca sadece tek bir eşi olur. Üstelik eşini kaybeden denizatlarının yas tuttuğu da gözlemlenmiştir.

    Denizatlarının romantik hayatlarının yanı sıra üreme süreçleri de ilgi çekicidir. Sadece denizatının ait olduğu familyaya has bir biyolojik özellik sonucunda, erkek denizatları doğum yapar. Erkek denizatının kuluçka kesesinde 2 ile 3 hafta arası bir süre boyunca büyüyen yavrular, doğumdan sonra ise baba sevgisini pek tadamazlar çünkü erkeğin görevi doğumla beraber sonlanmış olur.

    Denizatlarının ilginç bir özelliği ise adeta bukalemun gibi renk değiştirebilmeleridir. Kendilerini korumak için bulundukları ortamın renklerine uyum sağlayarak kamufle olurlar. En küçük yani korunmaya en çok ihtiyaç duyan denizatlarının formlarını da değiştirebildiği örneğin üzerinde kabarcıklar belirmesini sağlayarak mercanlar arasında kaybolabildiği gözlemlenmiştir.

    Bu güzel hayvanların ömrü 4 – 5 yıl kadardır. Değişen iklim ve doğa koşulları tüm hayvanları olduğu gibi denizatlarını da olumsuz yönde etkilemekte ve bilinçsiz avcılık da eklenince 40 milyon yıldır var oldukları düşünülen denizatlarının türü tehlikeye girmektedir.