Kategori: Yemek/Beslenme

  • ÜLKELER VE GELENEKSELLEŞMİŞ LEZZETLERİ

    Bir ülkenin kültürünü en iyi yansıtan şeylerden birisi de yemekleridir. Hemen hemen her ülkenin kendi coğrafyasına özgü lezzetleri vardır. Yazımızda farklı kıta ve ülkelerdeki gelenekselleşen yemekleri listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Dana eti, soğan ve kırmızıbiber ile hazırlanan Macarların çoban yemeği, 9. yüzyıldan beri sofralarda yer alıyor. Macar çobanlar, sürüleri otlaması için götürdükleri ıssız çayırlarda yanlarına hem besleyici hem de pratik yiyecekler alırdı. Gulaşı otlamaya gitmeden önce evlerinde hazırlayan çobanlar; kuşbaşı etleri, soğan, salça ve kıvam alması için un ve baharatlarla birlikte ağır ateşte yağı çekilinceye kadar pişirir, daha sonra yemeği kurutur ve koyun işkembesinden yapılan tulumlarda saklardı. Kurutulmuş haldeki yiyeceğin yenilecek kadarına su katarak, gittikleri yerde yemek ya da çorba şeklinde tüketirlerdi. O dönem az malzeme ile hazırlanan gulaş, zamanla ülkenin sevdiği bir lezzete dönüştü. 18. yüzyılda içine kırmızı kapya biber, sarımsak, domates ve kimyon da eklendi. Bazı tariflerinde patatese rastlamak da mümkün.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Meksika’ya ait sokak lezzeti olan takonun (taco) tavuklu, kıymalı, kuşbaşı etli, peynirli ve vejetaryenler için avokado ile hazırlanan guacamole soslu seçenekleri bulunuyor. Yapımında bizdeki yufka ekmeğine benzer mayasız, ince ve yassı tortilla ekmekleri kullanılıyor. İlk zamanlarda taqueria olarak adlandırılan seyyar tako tezgâhlarında satılan bu lezzet, 20. yüzyıl başlarında maden işçilerinin öğünleri olmuş. Günümüzde tüm dünyanın sevdiği bir atıştırmalık olan takoyu artık lüks restoranların menüsünde bile görmek mümkün.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    İspanyol mutfağının en popüler lezzetlerinden olan paella, ismini İspanyollara özgü olan geniş kızartma tavasından alıyor. Kalamar, karides, midye ile pişirilen deniz ürünleri versiyonu olduğu gibi; çiftlik hayvanları, tavuk, tavşan eti ve ördek ile hazırlanan çeşitleri de bulunuyor. Biberiye ile tatlandırılan bu yemeğin içindeki sebzeler ise mevsime göre farklılık gösteriyor. Sarı rengiyle iştah kabartan bu yemeğin geleneksel tariflerinde safran kullanılsa da günümüzde zerdeçal ile hazırlayanlar da var. Ektikleri pirinçten hazırladıkları bu yemeği dini bayramlarında ve önemli aile toplantılarında et ya da deniz ürünleri ekleyerek ve baharatla lezzetlendirerek hazırlayan Endülüsler hem İspanya’da pirinci yaygınlaştırmış hem de bu yemeği ülkenin geleneksel lezzeti haline getirmişler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Almanya’nın millî yemeği haline gelen sauerbraten, yani sığır yahnisi, etin üç ila on gün arasında marine edilmesiyle hazırlanıyor. Kuzu, geyik, koyun veya tavşan etinden hazırlanan sauerbraten yemeği; sirke, karabiber, defne yaprağı, kişniş, ardıç meyvesi, karanfil, Hindistan cevizi ve daha pek çok baharat ve otla zenginleştirilen marinasyon ile lezzet kazanıyor. Marinesine havuç, soğan ve kereviz gibi sebzeler de eklenebilen et, hafifçe kurutulup yağda kızartılır. Daha sonra bu et, dört saatten fazla bir süre sulu ve yumuşak olana dek kalan marine sosu ile pişirilir. Et yumuşacık bir kıvama geldikten sonra yanında kırmızılahana, patates köfteleri, yumurta ve unlu erişte ile servis edilir. Yemeğin servis edilişi ve yemek ile birlikte servis edilen garnitürler bölgesel olarak farklılık gösterebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Adını İtalyanca pirinç anlamına gelen ‘riso’ kelimesinden alan risotto, İtalyanların en ünlü yemeği. Özel gün sofralarının lezzetiyken günümüzde pek çok yerde karşımıza çıkan risotto, Kuzey İtalya’ya özgü arborio pirincinin et, tavuk veya sebze suyuyla krema kıvamına ulaşıncaya değin pişirilmesi ile hazırlanıyor. 14. yüzyılda İtalya’nın güneyinde yetiştirilen pirincin kuzey bölgelerde de ekilmesi ile ortaya çıkan bu yemeğin ilk tarifine 1800’lü yılların başında rastlanır. Bu tarife göre; sosis, kemik iliği, safranlı sıcak et suyu ile soğan yavaş yavaş eklenir. Bir rivayete göre de Milanolu genç bir cam üfleyici çırağı, düğün yemeğinde bu tarife tat vermesi için safran katmasıyla risotto iştah kabartan altın rengine kavuşur. Değişik malzemelerle pişirilen farklı risotto tarifi olsa da bu yemeği hazırlamak için her zaman standart bir teknik kullanılıyor: Pirinç, kremamsı bir doku elde etmesi için yıkanmıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Turunçgiller ve baharatlarla marine edilmiş balık veya kabuklu deniz ürünleriyle hazırlanan ceviche, Peru’ya özgü bir lezzet olsa da Kolombiya, Kosta Rika, Ekvador, El Salvador, Guatemala, Honduras, Meksika, Nikaragua ve Panama’da da sıklıkla pişiriliyor. Çiğ balık, dilimlenmiş soğan ve limon veya ekşi portakal suyunda marine edilir ve acı biber ile lezzetlendirilir. Ancak balıklar hiçbir aşamada pişirilmez. Limon suyunda iki saat bekletilen çiğ balığın protein yapısı limondaki sitrik asit sayesinde değişir ve yenilebilir hâle gelir. Bu nedenle ceviche yemeğinde kullanılacak balığın o güne ait taze balık olması gerekir. Aksi halde bakteri tehlikesi oluşabilir. 2000 yıl önce Peru’nun kıyılarında Mochica yerlileri tuttukları taze balığı yerel bir meyve olan “tumbo”nun suyunda pişirirken, İspanyolların bölgeye ayak basmasıyla ceviche yapımında kullanılan limon ve soğan gibi malzemeler de eklenerek bugünkü haline ulaşmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Belçika’nın ulusal yemeği moules frites, yanında patates kızartması ile servis edilen bir midye yemeği. Belçika’da midye ucuz ve bol olduğu için bu yemek sıklıkla tüketiliyor. Başlangıçta fakir adamın yemeği olarak ünlenen bu lezzet, günümüzde lüks restoranların menüsünde yer alıyor. Fransa ve Hollanda’da pişirilse de yemeğin aslen Belçika’dan geldiği düşünülüyor çünkü midyeleri, balık bulunmadığında kış aylarında ülke genelinde yaygın olarak yenen patates kızartmasıyla ilk eşleştirenin Belçikalılar olduğuna inanılıyor.

  • KORE MUTFAĞININ GELENEKSEL LEZZETLERİ

    Kore Yarımadası ve Güney Mançurya’daki eski tarım yöntemleri ve göçebe kültürün etkileşimiyle şekillenen Kore mutfağı; büyük ölçüde et, pirinç ve sebzelere dayanıyor. Susam yağı, soya sosu ve çeşitli baharatların bolca kullanıldığı Kore mutfağının gelenekselleşmiş lezzetlerini yazımızda okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Sundubu-jjigae veya Türkçe ismiyle yumuşak tofu yahnisi, Kore mutfağının en ünlü yemeklerindendir. Tofu, haşlanmış soya fasulyesinden elde edilen bir soya peyniridir. Taze olarak kesilmiş, süzülmüş ve preslenmiş tofu ile çeşitli sebzeler, mantarlar, soğan, isteğe bağlı deniz ürünleri veya et katılarak pişirilen yahni; Kore’ye özgü acı biber salçası gochujang veya kırmızıbiber tozu gochugaru ile hazırlanır. Bu lezzetli yahni yemeğini Koreliler genellikle dünyaca ünlü kimchi turşusu ile birlikte tüketir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bibimbap, pirinçle yapılan bir Kore yemeğidir ve haşlanmış bir kâse beyaz pirincin üzerine Korelilerin sebze yemeği olan namul ve gochujang ya da doenjang ile servis edilir. Doenjang tamamen soya fasulyesi ve salamura ile yapılan fermente edilmiş fasulye ezmesidir. Çeşni olarak yemekleri lezzetlendirmesi için sıkça kullanılır. 2011’de “dünyanın en lezzetli yemekleri” listesine 40 numaradan giriş yapan bibimbap, Kore’deki Jeonju, Jinju ve Tongyeong kentlerinde oldukça popülerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Tteok, Güney Kore mutfağına ait geleneksel bir tatlıdır ve çeşitli şekillerde hazırlanabilir. Tteok’un temel bileşeni pirinç unudur ve bazı tariflerde isteğe göre glutensiz pirinç unu da kullanılabilir. Hamur, su ve şeker ile kıvamı gelinceye dek tencerede pişirilir ve sonrasında soğuması beklenir. Bir nevi pirinç keki diyebileceğimiz tteok, farklı renklerde, şekillerde ve tatlarla yapılabilir. Geleneksel olarak özel günlerde veya özel kutlamalarda tüketilen bu tatlının “baekseolgi” (beyaz renkli tteok), “ınjeolmi” (soya unu kaplı tteok), “bibimbap” (renkli katmanlardan oluşan tteok) ve “garaetteok” (silindir şeklinde tteok) çeşitleri vardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Tteokbokki, Kore mutfağına özgü bir pirinç keki olan ve bir üstteki maddede açıkladığımız küçük boyutlu ve silindir şekilli tteok ile hazırlanan bir yemektir. Balık kekleri, haşlanmış yumurtalar ve yeşil soğanın bir araya gelmesi ile elde edilen bu lezzeti Koreliler, damak tatlarına göre acılı gochujang veya acısız ganjang bazlı sos ile terbiye ederek hazırlar. Günümüzde tteokbokki’nin; körili, krem soslu, deniz ürünlü, siyah fasulyeden elde edilen jajang soslu veya galbili olmak üzere birçok çeşidi bulunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Ülkeye özgü; beyaz renkte ince ve uzun buğday eriştesi somyeon ve et suyunda pişirilerek püre haline getirilen soya fasulyesiyle hazırlanan kongguksu çorbası, ince dilimlenmiş salatalık veya domates gibi farklı lezzetlerin eklenmesiyle servise hazır hâle gelir. Sıcak havalarda buz küpleri eklenerek servis edilmektedir.

  • BU LEZZETLER FARKLI ÜLKELERİN DÜĞÜNLERİNDE SERVİS EDİLİYOR

    Düğün davetlerinin önemli bir kısmını yemek menüleri oluşturur ve eğer söz konusu olan geleneksel bir düğünse menü de kaçınılmaz olarak geleneksel lezzetlerden oluşur. Bu konuda ülkemizle yarışacak kültür ise çok azdır çünkü neredeyse 81 ilimiz kendine özgü bir düğün menüsüne sahiptir. Gelin biz, farklı kültürlerin düğünlerinde hangi yemeklerin öne çıktığına bir göz atalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Düğün çorbası için geleneksel düğün menülerinde en çok rastlanan yemektir diyebiliriz. Kelime anlamı “düğün çorbası” olan Hochzeitssuppe da Alman düğünlerinin geleneksel başlangıç yemeğidir. Tavuk suyunda sebze, tavuk eti ve köfte taneleri barındıran çorbanın yapımı bir hayli zahmetlidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İtalyancada “düğün çorbası” anlamına gelen Zuppa di Nozze ise düğünlerde servis edilmez fakat ismi nedeniyle pek çok yerde bir düğün çorbası olduğu bilgisiyle karşılaşmanız mümkündür. Zuppa di Nozze değilse de İtalyan düğünlerinde de menünün büyük bir kısmını çorba, salata ve mezeler oluşturur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Endonezya’da daha çok gösterişli düğünlerin menülerinde görülebilecek Rijsttafel, pirinç veya pilav masası anlamına gelir. Bu masada, Endonezya sarı pirinciyle koni biçiminde hazırlanan pilav başta olmak üzere ülkenin farklı bölgelerine ait lezzetler küçük tabaklarda servis edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Damadın girişte şerbet ve tatlılarla karşılandığı Bangladeş düğünlerinin geleneksel yemeği Biryani ise Güney Asya ülkelerine özgü bir pilav çeşididir. İçinde karanfilden tarçına, safrana, kimyona, kakule ve kişnişe birçok baharat barındıran Biryani, tavuk, koyun eti, sığır eti veya balıkla birlikte pişirilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Fas’ta düğünler kadar bayramların da popüler yemeği Tajine’dir. Tajin aslında koni biçiminde kapağı bulunan topraktan mamül bir tür güveç kabıdır. Tajine ise içinde kuzu eti veya tavuk eti barındıran, malzemeleri arasında irmik, bal, kuru erik ve farklı baharatlar bulunan bir güveç yemeğidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Korovai, Ukrayna düğünlerinin sadece geleneksel yemeği değil adeta bir parçası gibidir. Gelinin evinde damadın ailesinden kadınların da katıldığı bir buluşmada şarkılar eşliğinde hazırlanır. Üzerinde kuş, ay, çam kozalağı, çiçek gibi figürler, hamur parçaları, buğday sapları ve çeşitli otlar bulunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Brezilyalıların, düğünlerde gelin ve damadın tatlı bir uyum içinde yaşamalarını dileyerek servis ettikleri lezzetin adı ise Casadinhos’tur ve kelime Portekizce “evli” anlamına gelir. Ortası bal, reçel veya marmelatla doldurulan yuvarlak kurabiyeler şekere batırılarak pişirilir.

  • Türkiye’nin Dört Bir Yanından Sokak Lezzetleri III

    Türkiye’nin Dört Bir Yanından Sokak Lezzetleri III

    Türk mutfağının sarayı da sokağı da alabildiğine çeşitlidir… Ve ülkemizdeki bir sokak lezzeti bile en az saray mutfağındaki bir yemek kadar özveri ister. Kültürümüze ait bu sokak lezzetlerini ilk iki listemize sığdıramadık, işte şimdi de üçüncü 10 maddelik listemizle huzurlarınızdayız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Şüphesiz ki ülkenin en sevilen tatlılarından biri çıtır çıtır hamuruyla ve şerbetiyle lokma… Yeni dökülmüş sıcak lokma ise uzun süre kuyrukta beklemeye değecek lezzetlerimizin başında geliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Sokak sandviççilerinde en sevdiğiniz malzemelerle hazırlatabileceğiniz ekmek arası lezzetler saat kaç olursa olsun her acıktığınızda bulabileceğiniz nadir yiyeceklerden.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Izgara üzerinde pişen köfte çıtır çıtır ekmekle buluştuğunda yediden yetmişe herkesin bayıldığı milli fast food’umuz meydana gelir. İncecik dilimlenmiş soğan ise ekmek arası köftenin olmazsa olmazı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Aslında İzmir’in spesiyali olsa da tüm ülkede sevilerek tüketilen kumru, üzeri susamlı özel ekmeği ve içindeki bol malzemesiyle tüm ülke geneline yayılmakla kalmamış, en sevilen sokak lezzetlerimizden biri haline gelmiş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Sabah kahvaltılarının en lezzetli alternatiflerinden biri poğaça da sokakta tadı daha da güzelleşen yiyeceklerimizden… Camları buğulanmış ufak arabalarda satılan peynirli, kıymalı poğaçalara karşı koymak ise neredeyse imkânsız…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Tadını baharat ve meyve aromalarından alan macun, Osmanlı zamanından beri ilgi gören şekerlemelerimizden… Macunun canlı renkleri özellikle turistler ve çocukları büyülüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Patlamış mısır kokusuyla bile karnımızı acıktırabilen bir atıştırmalık… Mis gibi kokular yayan patlamış mısır arabası, bulunduğunuz sokağa girip de ağır ağır ilerlemeye başladığındaysa kocaman bir kese kâğıdı dolusu mısır almamak çok zor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Sokakta satılan tatlılarımızın en doyurucusu şambali aniden bastıran tatlı isteğini bastırmak için birebir… Bu sevilen lezzetin kaynağı ise içindeki irmik ve tuzsuz fıstık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Çocukluğumuzda tanıştığımız sokak lezzetlerinden kâğıt helva tek başına bile oyuna ara verdirebilecek kadar lezzetliyken, arasına dondurma koyulduğunda bir şahesere dönüşür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]

    İncecik yufkanın içine kıyma, baharat ve soğan karışımından oluşan iç malzemesi konur ve kızgın yağda kızartılır. Kâğıda sarılmış dışı çıtır çıtır içi yumuşacık çi böreği elde yemenin tadı ise bir başkadır.

  • BU MEYVELERDEN ÇOK GÜZEL MARMELAT OLUR!

    Söz konusu marmelat olunca, en çok merak edilen, reçel ile marmelat arasında nasıl bir fark olduğudur. Çok basit! Reçel, meyvelerin küçük küçük doğranmasıyla üretilirken, aynı meyveler marmelat yapımında, ezilir veya püre haline getirilirler. Tıpkı reçel gibi marmelat yapmanın da mevsimi yoktur. Her mevsimin kendine özel meyveleri bulunur ve önemli olan da marmelat yaparken mevsim meyvelerini kullanmaktır. Eğer siz de şimdiye kadar denemediyseniz, şu meyveleri mutlaka bir de marmelat halinde tüketin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kayısıları ortadan ikiye ayırarak çekirdeklerini çıkartın ve küçük küçük doğrayın. Üzerine şeker ve su ilave ederek, kısık ateşte kayısılar eriyene kadar pişirin. Koyu bir kıvam aldığında limon suyu sıkın ve biraz daha kaynattıktan sonra ocaktan indirin. Blender ile pürüzsüzleştirin ve işte kayısı marmeladınız hazır!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Marmelat yapımında genel mantık yukarıda anlattığımız gibidir. Farklı olan ise meyvelerin kendilerine has özellikleridir. Kullanacağınız meyveleri seçerken olgun, sulu ve tatlı olanları tercih etmeye özen gösterin. Örneğin, mürdüm eriği marmeladı için, daha tatlı olduklarından, iri olanları seçmenizi önerebiliriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Çilek, oldukça yumuşak bir meyve olduğu için önce robotta püre haline getirebilir, sonrasında su ve şekerle kaynatma aşamasına geçebilirsiniz. Yapacağınız çilek marmeladını, kek ya da kurabiyelerde de kullanabileceğinizi ve böylece lezzetlerinin katbekat artacağını hatırlatalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Mandalinadan marmelat yapmak için dikkat edilmesi gereken husus şudur: Kabuğunu soyduktan sonra, üzerinde kalan beyaz ipliksi dokulardan ve çekirdeklerinden dilimleri arındırmanız gerekir. Bunu yapmadığınız takdirde marmeladınızda acı bir tat belirecektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Şeftaliyi sadece yazın değil, sonbahar ve kış aylarında da yiyebilmenin en güzel yolu marmeladını yapmaktır. Bu durum tüm meyveler için geçerlidir. Ocaktan indirdiğiniz ve yapımını tamamladığınız marmelatları, ağzını sıkıca kapattığınız kavanozlara koyarak tüm yıl saklayabilir ve tüketebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Nasıl ki mayhoş tadıyla vişne reçelinin yeri bir başkadır, aynı hoşluk meyvenin marmeladı için de geçerlidir. Vişne marmeladını yaptıktan sonra ister pasta ister tart ister kek yapımında kullanın. Ama unutmayın ki dilim ekmeğin üstüne sürülmüş halinin yerini hiçbiri tutmayacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Ahududu, diğer adıyla frambuaz marmeladı ise tatlı veya mayhoş diyemeyeceğimiz, oldukça özgün tadıyla farklı bir yere sahiptir. Bu meyveleri ne öncesinde ezmeniz gerekir ne de sonrasında blender ile püre haline getirmeniz. Zaten yumuşak olan meyveler, kaynar kaynamaz istenen kıvama gelecektir.

  • DOĞU ANADOLU’NUN EN SEVİLEN LEZZETLERİ

    DOĞU ANADOLU’NUN EN SEVİLEN LEZZETLERİ

    Doğu Anadolu Bölgemiz o kadar renkli bir mutfağa sahip ki “en sevilen lezzetler” başlığını atarken “küçük bir kısmı” notunu da düşmeliydik aslında… Et türlerinden kurutulmuş sebze yemeklerine, tatlı çeşitlerinden hamur işlerine, çeşit çeşit baharat ve otla lezzetine lezzet katılan yemekler saymakla bitmez… En iyisi hemen, yoğurdun büyük önem taşıdığı mutfağa ayranlı bir çorbayla giriş yapalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Bol bol süt ürünü üreten Doğu Anadolu’da yoğurt olmazsa olmaz bir yiyecektir ve yoğurtlu ya da ayranlı çorbalar hemen hemen her ilde sofraların açılış yemeğidir. Ayran aşı çorbası ise aşurelik buğday ile nohuttan yapılan ve yabani nane ilave etmek şartıyla ister sıcak ister soğuk tüketilebilen enfes bir tariftir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Doğu Bölgemizde köfte kültürü yaygındır ama Malatya söz konusu olunca sayısı 100’ü geçen köfte çeşidinden söz edilebilir. Analı-kızlı köfte, sumaklı köfte, sıkma köfte, elmalı köfte, hırçıkli köfte, glikli köfte derken liste uzayıp gider. Ve bu saydıklarımızın çoğu etsiz tariflerdir. Akdeniz’de karşımıza çıkan bulgur köftesi de bölgenin en sevilen köfte çeşitlerinden biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Burası her şeyden önce en sağlıklı ve leziz etlerin yendiği bölgedir. Hayvancılığın geliştiği Doğu Anadolu’da et yemeklerini yiyip de vazgeçebilen görülmemiştir, hele de Erzurum’da cağ adı verilen şişlere takılarak odun ateşi üzerinde pişirilen cağ kebabını… Yanında soğan, domates ve sivri biberle servis edilen cağ kebabı şehirdeki çoğu mekânda vakit öğlen olmadan tükenir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kaz eti de özellikle Kars’la özdeşleşmiş bir lezzet ve tamamen doğal yollardan beslenmiş kazlar, Karslıların protein kaynağı kış yiyeceğidir. İlk kar yağdığında kesilen hayvanların eti salamura edilerek saklanır ve soğuk kışlar geçene kadar tüketilir. Güvecini yapan da bulunur, tandırda ya da fırında pişiren de. Söylemeliyiz ki kurutulması ve yemeğinin yapılması emek, bilgi ve marifet isteyen bir iştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Tandır, yemek pişirmek için kullanılan basit bir düzenek ve icadı asırlar öncesine dayanıyor. Erzurum başta olmak üzere bölgenin evlerinde tandır ocak görmek gayet normal bir durum. Düzenek basit ama burada et pişirmek oldukça çaba ve marifet istiyor. Gerçi kuzu tandır gibi yemekler artık evlerdeki fırınlarda da yapılabiliyor ama tandırda pişen ve lokum kıvamını alan etin yerini tutması mümkün değil.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Süt ürünlerinden olan peynir çeşitleri de Doğu Anadolu’nun alametifarikalarıdır. Kars gravyerinin, Erzincan tulumunun, Van otlu peynirinin dünyada alternatifi zor bulunur. Bu peynirler eşliğinde dört başı mamur bir kahvaltı yapmak için ise adres kesinlikle Van şehridir. Kavut, kaymak, murtuğa, yayık tereyağı derken öğlene kadar vaktin sofrada nasıl geçtiği anlaşılmaz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Sütü, eti, yoğurdu bol Doğu Anadolu, yemeğin yanına katık yapılan ekmek çeşitleri ve hamur işleriyle de birkaç adım öndedir. Kars’ta kavrulmuş un ve ev yapımı tereyağı ile yapılan kete, Erzurum’da tandır ocaklarında pişirilen tandır ekmeği, hemen her evde yapılan sac yufka, lavaş ya da pide bolca tüketilen ekmek çeşitleridir. Özellikle Malatya’da çayın yanında tüketilen etli kömbe de tadılması gereken özgün lezzetlerden bir diğeridir.

  • Kayıngiller Ailesinin Lezzetli Tohumu Kestane İle 8 Tarif

    Kayıngiller Ailesinin Lezzetli Tohumu Kestane İle 8 Tarif

    Havalar soğur soğumaz sokaklara kestanenin mis gibi kokusu yayılır. Bu güzel kokuyu duyanlar tezgâhların başına üşüşür. Kestane kebabın gönlümüzdeki yeri ayrı olsa da bu lezzetli tohum, birçok yemek ve tatlı tarifinde de yer alır. Kış aylarının sevilen lezzetini listemize konuk ediyor, sizi kestaneli tariflerle buluşturuyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kestane Aşı” title_font_size=”13″]

    Kestane ile etin birleştiği bu tarif davetlerinizin ana öğünü olmaya aday… Kuşbaşı doğranmış etleri suyunu salana kadar kavurup, sarımsak ve arpacık soğan ekleyin. Et tamamen pişince önceden tavada 10-15 dakika kavurmuş olduğumuz kestaneleri, tarçını, karabiber ve bir su bardağı sıcak suyu yemeğe ekleyin. Yemeğiniz suyunu çektiğinde servise hazır olacak.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kestane Reçeli” title_font_size=”13″]

    Kahvaltıda en çok tercih edilen çeşitlerden biri olan reçel de kestanenin lezzetinden payını alıyor. Haşladığınız ve kabuklarını soyduğunuz yarım kilo kestaneyi 170 derece fırında 15 dakika kadar pişirin, daha sonra 4-5 dakikalığına tekrar kaynatıp kenara alın. 2 su bardağı su, 1.5 su bardağı şeker ve yarım limonun suyunu kaynatarak bir şerbet hazırlayın ve kestaneleri içine atıp karıştırın. İşte bir mevsim boyunca kahvaltılara lezzet katacak reçeliniz hazır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kestaneli Pilav” title_font_size=”13″]

    Gösterişli sofraların sevilen lezzetlerinden biri kestaneli pilavdır. Dolmalık fıstık, kuş üzümü, yenibahar ve pirinç kavrulur üzerine ızgarada pişirilmiş kestaneler, tuz, karabiber ve su eklenerek pilav suyunu çekene dek pişirilir ve afiyetle yenilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kestane ve Brüksel Lahanası Salatası” title_font_size=”13″]

    Sağlıklı ve doyurucu bir salata için, diri kalacak şekilde haşlanmış brüksel lahanası, ızgarada pişmiş kestane ve kırmızı soğan halkalarını derin bir kâseye alın, yağsız tavada kavurduğunuz dolmalık fıstıkları ekleyin. Tüm malzemeleri karıştırıp nar ekşisi ve zeytinyağı ile lezzetlendirin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çikolata Soslu Kestane Kebap” title_font_size=”13″]

    Soğuk kış günlerinde film seyrederken, sevdiklerinizi evinizde ağırlarken pratik bir tatlı hazırlamak istediğinizde, kestane yardımınıza koşuyor. Kestanelerin üzerini çizip 180 dereceye ısıtılmış fırında pişirin. Bir yandan da bitter çikolataları benmari usulü eritin. Çikolata sosunu pişen kestanelerin üzerinde gezdirin ve bu kolay tatlının keyfini sevdiklerinizle çıkarın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kestaneli Ekmek” title_font_size=”13″]

    En az bir kek kadar lezzetli olan kestaneli ekmek, çay saatlerinin yıldızı olmaya aday. 1 çorba kaşığı kuru maya, yarım su bardağı kestane unu, anason, muskat ve 2 su bardağı unu karıştırın. Başka bir kapta 2 çay bardağı ılık süt, 1.5 çay bardağı ılık su, 1 çorba kaşığı balı ocakta ısıtın, kuru malzemelerle karıştırın. Bu karışıma 3 su bardağı elenmiş un ve 10 közlenmiş kestaneyi ekleyin. İki saat dinlendirdiğiniz hamurdan parçalar koparıp 180 derece fırında 45 dakika pişirin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kestaneli Yeşil Salata” title_font_size=”13″]

    Kestane ile lezzetli ve hafif bir tarif hazırlamak isterseniz, yeşil salata ile kestanenin mükemmel uyumundan faydalanabilirsiniz. Yıkayıp kuruttuğunuz salata yapraklarının üzerine havuç, ızgarada pişmiş kestane ve tavada çevrilmiş mantar dilimleri ekleyin. Salatanızı balzamik sirke ve zeytinyağı eşliğinde hazırladığınız sos ile lezzetlendirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kestane Şekerli Pasta” title_font_size=”13″]

    Hızlı bir şekilde lezzetli bir pasta hazırlamak isterseniz kestane şekerinden yardım alabilirsiniz. Hazır pasta tabanının üzerini 500 ml süt, 1 su bardağı şeker, 3 yumurta, 3 yemek kaşığı nişasta ve 1 paket vanilya kullanarak hazırladığınız krema ile kaplayın ve kremanın üzerine kestane şekerlerini dizin. İşte pratik pastanız hazır.

  • Yiyeceklerle İlgili Muhtemelen Bilmedikleriniz

    Yiyeceklerle İlgili Muhtemelen Bilmedikleriniz

    Lezzetli yiyeceklere düşkünlüğümüz malum… Peki tüm dünyada sevilen yiyecekler hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz? Bakalım sıraladığımız bilgilerden ne kadarı size tanıdık gelecek!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    japon yemeği, yemek çubuğu

    Çin’de her şey çubuklarla yiyebileceğiniz boyutta doğranarak pişirilir çünkü sofralarda asla çatal ve bıçak bulundurulmaz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Tahminen ismi yüzünden çoğunluk Sezar salatasının İtalyan asıllı olduğunu düşünüyor oysa bu meşhur salata 1924 yılında Tijuana’da Ceasar Cardini tarafından keşfedilmiş; yani Meksikalı bir lezzet.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    sandwich

    Günümüzün pratik ve ekonomik menüsü sandviçi hayatımıza katan kişi 18.yüzyılda yaşamış bir İngiliz aristokratı! Üstelik ismi Sandwich olan mucidin, keşfettiği lezzetli yiyecek ile beraber adı da bugüne dek gelmiş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Domates 1800’lü yıllarda iyileştirici özelliklerinden ötürü ilaç olarak kullanılıyormuş. 1830 yılında Amerika’da bir doktor ketçap hapları bile yapmış! Ne var ki günümüzde ketçap yüksek şeker oranı yüzünden pek de tavsiye edilen bir besin değil.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Günümüz fast foodlarından sosis aslında çok eski bir yiyecek. Hatta en eski Batı edebiyatı örneklerinden biri olan Homeros’un Odysseia’sında bile adı geçiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kahvaltıların sevilen lezzeti, hastaların ilacı bal aslında çok dayanıklı bir yiyecek. Raf ömrü olmayan bal yıllarca bozulmadan kalabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Bizim mutfağımızdaki tatlar acı, tatlı, ekşi ve tuzlu olarak 4 taneyken Hint mutfağında bunlara baharatlı ve buruk da ekleniyor ve tüm lezzetler bu 6 tat ile ifade ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Kruvasan sandığınız gibi Fransız değil Avusturyalı! Avusturya’da 13. yüzyılda dahi kruvasan yendiğine dair kanıtlar bulunurken, lezzetiyle tüm dünyada meşhur bu hamur işinin Fransız mutfağına Paris’te açılan bir pastane sayesinde 19. yüzyılda girdiği düşünülüyor.

  • KARPUZLA YAPILABİLECEK FARKLI TARİFLER

    Bol sulu yapısı ve serinletici tadıyla karpuz, yaz aylarının en sevilen meyvelerinden biri olarak öne çıkıyor. Hem ferahlamak hem de dengeli beslenmek isteyenler için tatlılardan içeceklere, salatalardan reçellere kadar pek çok farklı tarifte kullanılabiliyor. Yazımızda, karpuzla kolayca hazırlayabileceğiniz pratik ve lezzetli tarifleri derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karpuzlu Limonata” title_font_size=”13″]

    Güneşle aranızı serin tutacak, karpuzun tatlılığıyla limonun ferahlığını buluşturan buz gibi bir içecek sizi bekliyor: Karpuzlu limonata!

    Malzemeler:

    • 1 adet orta boy karpuz
    • 3 adet orta boy limon
    • 1,5 su bardağı soğuk su
    • 3 yemek kaşığı toz şeker (isteğe göre esmer şeker)

    Karpuzu kabuğundan kesin, çekirdeklerini temizleyin ve küçük parçalar hâlinde doğrayın. Limon kabuklarını rendeleyip limonların suyunu sıkın. Karpuz parçalarını blendera alın; üzerine limon suyu, rendelenmiş limon kabuğu, soğuk su ve şekeri ekleyip karıştırın. Hazırladığınız karışımı süzgeçten geçirerek posasını ayırın. İyice soğuttuktan sonra servis edin, afiyetle için!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karpuz Salatası” title_font_size=”13″]

    Yaz sıcağında hem serinleten hem tok tutan müthiş bir tarif!

    Malzemeler:

    • 2 kalın dilim karpuz
    • 3-4 adet iri doğranmış ceviz
    • Tam yağlı beyaz peynir
    • 2-3 dal nane
    • Yarım limon suyu

    Karpuzu küp küp doğrayıp servis tabağına alın. Üzerine, küpler hâlinde doğranmış beyaz peyniri, iri doğranmış cevizi ve kıyılmış nane yapraklarını ekleyin. Son olarak, damak zevkinize göre yarım limon suyunu üzerinde gezdirin. Hepsi bu kadar! Serin serin, afiyetle yiyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karpuzlu Meybuz” title_font_size=”13″]

    Karpuzun en ferah hâli buz gibi geliyor!

    Malzemeler:

    • 4 büyük dilim karpuz
    • 2 yemek kaşığı esmer şeker
    • 1 adet rendelenmiş limon kabuğu
    • 1 tatlı kaşığı taze sıkılmış limon suyu
    • 1/5 çay kaşığı tarçın (isteğe bağlı)

    Karpuz dilimlerinin kabuk ve çekirdeklerini temizleyip küçük parçalara ayırın. Blendera alıp üzerine esmer şeker, rendelenmiş limon kabuğu, taze limon suyu ve isteğe bağlı olarak tarçın ekleyin. Karpuzlar püre hâline gelene kadar karıştırın. Karışımı dondurma kalıplarına ya da kâğıt bardaklara dökün, ortasına çubuk batırın ve derin dondurucuda en az 3-4 saat bekletin. Donduktan sonra kalıptan çıkarın, afiyetle serinleyin!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karpuz Kabuğu Reçeli” title_font_size=”13″]

    Karpuzun bu kez lezzeti kabuğunda! Değerlendir, dönüştür, tatlandır…

    Malzemeler:

    • 1 adet küçük boy karpuz kabuğu
    • 1 tatlı kaşığı karbonat
    • Su
    • 4,5 su bardağı toz şeker
    • 3 tane limon tuzu
    • 1 limon kabuğu rendesi
    • Yarım limon suyu
    • 6 adet karanfil

    Karpuz kabuğunun yeşil dış kısımlarını soyup beyaz kısmını küçük küçük doğrayın. Geniş bir kâsede karbonatı suyla eritip karpuz kabuklarını içine atın, üzerini geçecek kadar su ekleyin ve buzdolabında 6-7 saat bekletin. Ardından kabukları 3 kez yıkayıp durulayın. Daha sonra tencerede üzerini geçecek kadar suyla 2 dakika kaynatıp süzün. Başka bir tencerede su, şeker, rendelenmiş limon kabuğu ve karanfil ile şerbeti hazırlayın. Şeker eridikten sonra kabukları ekleyin ve renkleri şeffaflaşana kadar kaynatın. Son olarak limon tuzu ve limon suyunu ilave edip 20 dakika daha kaynatın. Soğuduktan sonra kavanozlara doldurun. Reçeliniz hazır. Afiyet olsun!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Pizza Karpuz” title_font_size=”13″]

    Karpuz dilimleriyle hem gözünüzü hem damak zevkinizi şenlendirecek yaz sofralarının en neşeli tabaklarını hazırlayın!

    Malzemeler:

    • 1 adet karpuz
    • 6-7 adet kiraz
    • 250 gram çilek
    • 1 adet armut
    • 1 adet elma
    • 1 adet şeftali
    • Üzeri için: Beyaz çikolata

    Karpuzu kalın ve yatay şekilde, tam ortasından halka biçiminde kesin. Her bir karpuz halkasını pizza dilimi gibi üçgen parçalara ayırın. Üzerine ince dilimlenmiş mevsim meyvelerini (çilek, kiraz, elma, armut, şeftali, vb.) yerleştirin. Son dokunuş olarak rendelenmiş beyaz çikolatayla süsleyin. Soğuk olarak servis edin, afiyetle yiyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Köz Biberli Karpuz Kabuğu Salatası” title_font_size=”13″]

    Közlenmiş biberin enfes aroması, karpuz kabuğunun ferahlığıyla buluşuyor.

    Malzemeler:

    • 1 küçük kâse karpuz kabuğunun beyaz kısmı
    • 1 adet domates
    • 1 adet salatalık
    • 1 adet kuru soğan
    • 1 adet yabani semizotu (isteğe bağlı olarak semizotu, ıspanak ya da roka da kullanılabilir)
    • 1 adet közlenmiş yeşil biber
    • 1 adet közlenmiş kırmızıbiber
    • Kaya tuzu
    • Zeytinyağı
    • Limon suyu

    Karpuz kabuğunun beyaz kısmını küçük küpler hâlinde doğrayın. Domates, salatalık, kuru soğan ve yabani semizotunu ince ince kesin. Közlenmiş kırmızı ve yeşil biberleri küçük parçalar hâlinde getirin. Tüm malzemeleri geniş bir kapta birleştirin. Üzerine kaya tuzu, limon suyu ve zeytinyağı karışımını gezdirip nazikçe karıştırın. Dilerseniz taze nane yapraklarıyla da süsleyebilirsiniz. Afiyet olsun!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karpuz Pasta” title_font_size=”13″]

    Yaz davetlerinizde ya da ferahlatıcı bir tatlı arayışınızda gönül rahatlığıyla tercih edebileceğiniz bir lezzet: Karpuz pasta!

    Malzemeler:

    • 1 adet orta boy karpuz
    • 1 su bardağı ahududu
    • 1 su bardağı yaban mersini
    • 1 su bardağı file badem

    Kreması için:

    • 2 paket toz krem şanti
    • 3 çay bardağı soğuk süt

    Karpuzun alt ve üst kısmını kesin, kabuğunu keskin bir bıçakla soyun ve beyaz kalan kısımları temizleyin. Pastanın tabanını oluşturacak karpuz dilimini servis tabağına yerleştirin, fazla suyunu kâğıt havluyla alın. Toz krem şantiyi soğuk sütle yoğunlaşana kadar çırpın, ardından derin dondurucuda bekletin. Soğuyan krem şantiyi karpuzun üzerine sürüp spatula ile pürüzsüz hâle getirin. Üzerini yaban mersini ve ahududu taneleriyle süsleyin, yanlarını file bademle kaplayın. Buzdolabında 6-8 saat soğuttuktan sonra dilimleyerek servis edin. Afiyet olsun!

  • KENDİ ELLERİNİZLE YAPTIKLARINIZI TÜKETMEK İSTEMEZ MİSİNİZ?

    KENDİ ELLERİNİZLE YAPTIKLARINIZI TÜKETMEK İSTEMEZ MİSİNİZ?

    Bilenler bilir, soframıza getirdiğimiz bir lezzeti “ben yaptım” demenin tadı bir başkadır. Bütün malzemelerini kendinizin seçtiği, şahsen yapım aşamalarında bulunduğunuz, içinde herhangi bir katkı maddesi olmadığına tanıklık ettiğiniz, üstüne bir de sevginizi ve emeğinizi kattığınız bir besin nasıl başka olmasın ki? Sofralarınızı daha da gururlu ve sağlıklı hale getirmek için aşağıda sıraladığımız yiyeceklerin hepsini evinizde rahatlıkla yapabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Neredeyse hemen her öğün tüketilen bu besini evde gözünüz göre göre yapmanın ve iç rahatlığı ile tüketmenin keyfi tartışılmaz. Temel malzemeleri un, kuru maya, su, tuz ve şeker olan ekmeğin yapım aşamaları malzemeleri karıştırmak, yoğurmak, hamuru mayalanması için dinlendirmek ve fırına vererek üstü kızarana kadar pişirmek. Evde ekmek yapımı işte bu denli kolay.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Tüm dünyaya armağanımız olan sağlık deposu yoğurdu evde yapmak da olabilecek en kolay uygulamalardan biri. Öyle ki yapım aşamaları sütü pişirdikten sonra ılıyana kadar bekletmek, mayası tutturmak istenilen yoğurdu ılıyan sütten birkaç kaşık alarak sulandırmak ve sütün içine dökmek, üstünü kapatıp sabit bir yer ve sıcaklıkta muhafaza ederek mayanın tutmasını beklemekten ibaret.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bu iş sakın gözünüzü korkutmasın, beyaz peynirden lor hatta kaşar peynire evde peynir yapımını bir kere denediğinizde hobiniz haline geleceğine emin olabilirsiniz. Yoğurt mayalama tarifinin takibinde uygulanan bazı aşamalar sütün peynir haline gelmesini sağlıyor. İhtiyacınız olacak malzemeler genel olarak süt, peynir mayası, tuz/kaya tuzu ve peynirin çeşidine göre bazen sirke.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Makarna tüketmeyi 7’den 70’e hepimizin sevdiği bir gerçek. Şehirlerde çoğunlukla dışarıdan temin edilen makarna Anadolu’da yüzyıllardır evlerde yapılageliyor. Unun, su ve bir miktar tuz eşliğinde yoğurularak hamur haline getirilmesinden sonra oklava yardımıyla açıp şerit şerit kesilmiş erişteler ya da küçükten iri taneli olanına çeşit çeşit makarnalar yapmak hem kolay hem eğlenceli.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Vişneden güle, portakaldan ayvaya, elmadan çileğe, incirden zeytine reçeli yapılamayan bir meyve neredeyse yok. İsterseniz kahvaltı sofralarının bu en renkli ve tatlı üyelerini de ellerinizle yapabilir, meyve ve şeker oranını istediğiniz gibi ayarladığınız, içinde hiçbir katkı maddesi bulunmayan reçellerinizi hem siz hem sevdikleriniz haftalar hatta aylarca güvenle tüketebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Evde tahin yapımı yaygın rastladığımız bir uygulama değil oysa onun da tarifi oldukça pratik. İhtiyacınız olan malzemeler susam, zeytinyağı ve tuz. Susam kavrulmuş olmalı fakat siz kavrulmamış temin ettiyseniz bu işlemi yağsız tavada kendiniz de yapabilir altın rengini alana kadar kavurabilirsiniz. Sonrasında ise sadece malzemeleri krema kıvamına gelene kadar blender’dan geçirmek kalıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Biz tarifini verelim, neden evde yapmıyorsunuz sorusunun cevabını siz verin. Yıkadığınız domatesleri soymadan robottan geçirin ve ocakta kaynamaya alın. Tahta kaşık yardımıyla ara sıra karıştırın. Suyunu çektiğinde ise altını kapatarak tuz ilave edin ve blender’dan geçirin. Tepsiye serdiğiniz karışımın üstünü ince bir tülbentle örtüp güneşte kurumaya bırakın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Reçel gibi turşunun da envaiçeşidi bulunmakta, ister sebzelerden kurun ister meyvelerden… Mevsim ürünlerini saklamanın en güzel yollarından biri olan turşu, sebze/meyvelerin tuzlu su ile sirke içeren salamurada bekletilmesiyle elde ediliyor. Bütün çeşitler için aynı tarif geçerli olmakla birlikte malzemenin türüne göre limon mu sirke mi kullanılacağı gibi püf noktalara dikkat etmek de önemli.