Kategori: Yemek/Beslenme

  • İçindekilerle Sizi Şaşırtacak 8 Makarna

    İçindekilerle Sizi Şaşırtacak 8 Makarna

    Makarna gencinden yaşlısına herkesin sevdiği bir yemektir ve bu durum ilginç bir şekilde tüm dünya mutfakları için geçerlidir. Hemen hemen herkesin severek tükettiği klasik makarna çeşitlerinin dışında, bir makarna tarifinde karşınıza çıkacağını düşünmediğiniz malzemeler kullanılarak yapılmış makarnaları aradık bulduk ve bu tariflerden Türk damak tadına uyabilecek olanları, sofrasında yeni lezzetler denemek isteyenler için listemizde bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kaju Fıstıklı Tavuklu Makarna” title_font_size=”13″]
    makarna çeşitleri

    Bu tarifte normalde televizyon başında çerez olarak tükettiğimiz kaju fıstığı, tavuk parçacıklarıyla beraber kavruluyor ve sonra beşamel sosun içinde makarnayla birleşiyor. Bu tarifin olmazsa olmazı ise rendelenmiş peynir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Avokadolu Makarna” title_font_size=”13″]
    makarna çeşitleri

    Bu fikir ilk başta kulağınıza garip gelebilir ama bir mutfak robotunda püre hâline getireceğiniz avokado, arpacık soğanı, limon suyu ve baharatları haşlanmış makarnaya karıştırın ve kremamsı kıvamı sağlamak için makarnanın pişme suyundan yarım bardak kadar ekleyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Balkabaklı Makarna Salatası” title_font_size=”13″]
    makarna çeşitleri

    Genelde tatlısını yemeğe alışık olduğumuz balkabağını kullanarak lezzetli bir makarna salatası yapmanız mümkün. Balkabaklarının üzerine biraz zeytinyağı sürüp fırında kızarmaya bırakın. Bu sırada, bir kâsede zeytinyağı, hardal, sirke ve tarçınla bir sos hazırlayın. Kızarmış balkabaklarını, tavada şöyle bir çevirdiğiniz çam fıstıklarını, peynir parçalarını, sos ve haşlanmış makarnayla karıştırıp salatanızın tadına varın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Isırgan Otlu ve Peynirli Makarna” title_font_size=”13″]
    makarna çeşitleri

    Türk Mutfağında genelde mezelerde ve salatalarda kullanılan ısırgan otu da makarnaya eşlik edecek bir lezzet olarak kullanılabilir. Ayıklanmış ve 20 dakika haşlanmış ısırgan otlarını doğrayın. Bir tencerede zeytinyağı ve 1 diş sarımsağı kızdırıp, haşlanmış makarnaları ve ısırgan otlarını yarım bardak makarna suyu ile beraber karıştırın, makarnayı beyaz peynirle beraber servis edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Humuslu ve Domatesli Makarna” title_font_size=”13″]
    makarna çeşitleri

    Ülkemizde en sevilen mezelerden biri olan humusu, aynı bir sos gibi haşlanmış makarna ile karıştırın, bu karışıma makarnayı haşlarken ayırmış olduğunuz yarım bardak suyu ekleyerek humusu inceltebilirsiniz. Bir tavada zeytinyağında çevirerek pişirmiş olduğunuz çeri domatesleri ve renkli biberleri de makarnanıza karıştırarak tarifi tamamlayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ispanaklı ve Enginarlı Lazanya” title_font_size=”13″]
    makarna çeşitleri

    Lazanyayı bir de ıspanak ve enginar gibi yararlı sebzelerle denemek isterseniz, yapmanız gerekenler çok kolay. 2 enginarı çatal batacak kadar haşlayın ve küp şeklinde doğrayıp, 1 demet doğranmış ıspanak ve 1 kırmızı soğanla beraber zeytinyağında kavurun. Lazanyanızın iç malzemesi olarak kıyma sosu yerine peynirle lezzetlendireceğiniz bu sosu kullanın, böylece misafirlerinizi şaşırtacak bir lazanya servis edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karnabaharlı ve Domates Soslu Makarna” title_font_size=”13″]
    makarna çeşitleri

    Bütün hâlindeki karnabahardan parmak kalınlığında dilimler keserek büyük karnabahar parçaları elde edin. Bu dilimleri tuz, karabiber ve zeytinyağı ile tatlandırın, üzerlerine parmesan peyniri rendesi serpiştirin ve fırında 20 dakika kızarmasını sağlayın. Bir yandan domates soslu bir makarna hazırlayın, bunun için hazır bir sos kullanabilir ya da domates rendesi, zeytinyağı ve ezilmiş bir diş sarımsak ile kendi sosunuzu pişirebilirsiniz. Domatesli makarnanın üzerine peynirli karnabaharları ekledikten sonra yemeğinizi servis edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Brokoli ve Kurutulmuş Domatesli Makarna” title_font_size=”13″]
    makarna çeşitleri

    Zeytinyağı koyduğunuz bir tavada küçük parçalara ayırdığınız brokolileri ve ince doğranmış bir diş sarımsağı pişene dek çevirin. Kuru domatesleri yumuşamaları için sıcak suda bekletin. Tüm malzemeleri haşlanmış makarna ile karıştırın ve sevdiğiniz bir çeşit peynirle süsleyerek servise hazırlayın.

  • GREYFURT VE GREYFURTLU TARİFLER

    Ekşi ve biraz da buruk tadı sebebiyle pek çok kişinin mesafeli durduğu yarı tropikal meyvelerden biri olan greyfurt, Amerika kökenli bir narenciyedir. Dünyada yetiştirilen 20 çeşit greyfurt olduğu bilinir. Greyfurtun beyaz etli, acı ve ekşi çeşitleri çoğunlukla Amerika’da yetişirken, tatlı olan pembe renklileri ise Akdeniz iklim kuşağında yetiştirilmeye daha uygun olduğundan Avrupa’da yaygındır.. Bu yazımızda greyfurtla yapılabilen yemek tariflerinden birkaçını listeleyeceğiz ancak öncesinde greyfurt hakkında kısa bilgiler hazırladık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    A vitamini, kalsiyum ve demir bakımından zengin greyfurtu beslenme rutininize almak için birçok neden bulunuyor. Aynı zamanda yüksek oranda C vitamini içeren greyfurt, cildin kolajen üretimine destek olurken; güneşin verdiği zararı minimuma indirerek, cildi yaşlanmanın etkilerine karşı korumaya yardımcı oluyor. “Süper besin” olarak adlandırılan greyfurtun kalorisi oldukça düşük; 100 gramında 40 kalori bulunuyor. Yağ oranının sıfır olması, bol lifli yapısı ve zengin antioksidanlara sahip olması bu meyveyi sağlıklı besin zinciri piramidinde en tepeye taşıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Greyfurtun kan şekerini dengelediği, kilo korumaya yardımcı olduğu ve sindirim sistemini düzenlediği bilinmektedir. Ancak özellikle tansiyon ve kanser ilaçları gibi ilaçlarla etkileşimde bulunduğunda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilme ihtimali olduğu için greyfurtu tüketirken dikkatli olmalı hatta doktorunuza danışmalısınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Greyfurtun yakıştığı lezzetlerin başında yeşillikler gelir. Özellikle salataya oldukça yakışan greyfurt, diyet listelerinde de kendine yer bulur. Greyfurtlu salata için ihtiyacınız olan malzemeler; pancar turşusu, havuç, elma, nar, roka, göbek ya da kıvırcık salata ve damak tadınıza hoş gelen yeşil yapraklı sebzeler. Önce salatayı bu kadar leziz kılan sosunu hazırlayarak işe başlayın. Bunun için greyfurtun suyu, zeytinyağı, sirke ve balı bir kapta karıştırın. Ardından salata malzemelerinizi bir kaba doğrayın ve üzerine hazırladığınız sosu gezdirin. İsterseniz üzerine tuz ya da farklı baharatlar da ilave edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Greyfurtu acılığından ve ekşiliğinden dolayı yiyemiyorsanız işe biraz tatlılık katmaya ne dersiniz? O zaman greyfurtlu reçel tarifini not edin… Önce malzemeleri hazırlayın: Greyfurt, şeker, tereyağı, limon tuzu ya da limon suyu. Greyfurtların kabuklarını soyun, kabuğun iç kısmında yer alan beyaz zarı güzelce ayıklayın. Meyve kısmını ince ince doğrayın ve toz şekerle beraber su ilave ederek blenderdan geçirin. Doğranmış kabukları derin bir tencereye alın ve üzerine su ilave ederek kaynamaya bırakın. Kaynadıktan sonra süzün ve içinde soğuk su olan bir kaba alın. Blenderdan geçirdiğiniz greyfurtların üzerine doğranmış kabukları ve tereyağını ilave ederek orta ateşte kaynamaya bırakın. Yaklaşık 30 dakika sonra limon tuzunu ya da limon suyunu ilave edin ve 5 dakika kadar daha kaynatıp özdeşleşmesini sağlayın. Ocağın altını kapatın ve reçel ılıdıktan sonra cam kavanozlara dökün.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Greyfurtun yalnızca meyvesini değil, kabuğunu da değerlendirebilir ve şahane bir şekerleme yapabilirsiniz. Bunun için önce greyfurtun kabuklarını soyun ve beyaz zar kısmını iyice ayıklayın. Tencerede su kaynatın ve içine greyfurt kabuklarını atıp 10 dakika kadar haşlayın. Haşlanan kabukları süzün ve bir kenarda soğumaya bırakın. Bir kaba şeker, glikoz, su ilave edin ve karıştırın. Karışım şerbet kıvamına geldiğinde kabukları tencereye atın. Aralıklı olarak karıştırarak yaklaşık 40 dakika kaynatın. Sonra kabukları tekrar süzün ve kurumaya bırakın. Şekerleme kıvamına gelen kabukları pastalarda ve tatlılarda kullanabileceğiniz gibi doğrudan şekerleme olarak da tüketebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Sağlıklı tatlıların olmazsa olmazı chia tohumu ve greyfurt ile yapabileceğiniz oldukça pratik bir tarif için ihtiyacınız olan malzemeler: Badem sütü, chia tohumu, bal, greyfurt, yulaf ezmesi, kakao ve kinoa. Önce badem sütü, chia tohumu ve balı karıştırın, ardından 30 dakika kadar buzdolabında bekletin. Üzerine dilimlenmiş greyfurtu, yulaf ezmesini, kakaoyu ve kinoayı ilave edin. Pratik, lezzetli ve kilo dostu hafif tatlınız hazır!

  • TOHUMDAN GELEN ŞİFA

    Akdeniz’den Hindistan’a her çeşit toprakta yetişebilen keten bitkisinin lifleri ve tohumları, ilaç sektöründen otomotiv sektörüne kadar çok geniş bir alanda kullanılıyor. Sağlığımıza olan faydaları ile giderek popüler bir besin hâline gelen keten tohumu hakkında detaylı bilgileri yazımızda okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Sarı ve kahverengi tonlardaki keten tohumu, ipeksi dokuda mavi ve sarı çiçekleri olan keten bitkisinden elde edilir; öğütülerek veya yağı çıkarılarak tüketilir. Keten lifleri ise keten kumaşı ve ip yapmak için kullanılır. Keten bitkisinden üretilen ürünlere MÖ 3000’li yıllarda Mısır’da rastlanıldığı için ilk kez bu topraklarda yetiştirildiği düşünülmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Keten tohumu, kalp sağlığı için oldukça önemli olan Omega-3 yağ asidi ve %95 oranında lif içerir. Yüksek antioksidan özelliği ile kanser gibi hastalıkları engellemede işlevi bulunan lignan bakımından zengin keten tohumu, lifli yapısı sayesinde ani kan şekeri düşmesine de engel olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Keten tohumunun tüketim miktarı kişinin yaşına, cinsiyetine, sağlık durumuna göre değişebilir. İçeriğinde C ve B6 vitamini ile demir ve magnezyum gibi değerli mineralleri barındırır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Sindirime yardımcı olan keten tohumu ayrıca kolesterolü düşürür, insülin direncini artırır; tokluk hissi vererek kilo sorunlarının giderilmesinde etkili olur. Ev yoğurdu ile keten tohumu beraber tüketildiğinde bağışıklık sistemini güçlendirir ve bağırsak sorunlarının giderilmesine etki eder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Keten çekirdeklerini öğütmenin birçok farklı yolu vardır. Tohumlar havan ile dövülerek parçalanabilir. Daha hızlı ve kolay bir metot ise kahve öğütücü veya baharat değirmeni kullanmak olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Keten tohumu filizlendirilerek tüketildiğinde besin değeri en üst seviyeye çıkar. Bunun için keten tohumunu bir gece önceden buzdolabında içme suyunda bekletmek yeterli olacaktır. Şişen ve yumuşayan tohumları dilerseniz salata, süt, yoğurt ve kefirle veya damak tadınıza uygun diğer lezzetlerle beraber tüketebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Çorbalarda, salatalarda ya da çay-kahve molasında tüketebileceğiniz sağlıklı ve lezzetli granola tarifi için gerekli olan malzemeler: Bir su bardağı öğütülmemiş keten tohumu, bir çay bardağı yulaf, yarım çay bardağı temiz su ve kabak ya da çekirdek içi, bir tutam toz tarçın, bir yemek kaşığı zeytinyağı veya Hindistan cevizi yağı, bir avuç parçalanmış ceviz-badem gibi kuruyemiş ve dilediğiniz kuru meyveler. Bu tarif tamamen kişinin damak tadına göre zenginleştirilebilir. Keten tohumu katılan yarım çay bardağı suyu buzdolabında bir gece bekletin. Bu sayede keten tohumunun içesindeki öz maddeler ortaya çıkacak, bağırsak temizleyici etkisi artacaktır. Ertesi gün tüm malzemeler karıştırıldıktan sonra fırın kâğıdı serili tepsiye karışımı düz bir plaka olacak şekilde yayın ve 135 derecede yaklaşık 50 dakika pişirin. Kıtır haline gelen granolanız hazır. Sonrasında dilimleyerek bir saklama kabında muhafaza edebilirsiniz.

  • KIŞ SOFRALARINA YAZ TADINI TAŞIYAN EV YAPIMI LEZZETLER

    Yaz mevsiminde tüketebildiğiniz bir şeyi kışın da bulmak ne harika değil mi? İşte tam da bu yüzden her yörenin kendine özgü hazırlıkları çok değerli. Yazın taptaze topladığımız sebze ve meyveler, erişteden tarhanaya, turşulardan konservelere kadar yapılan kış hazırlıkları sayesinde sofralarımıza aynı lezzetle geliyor. Hem mutfak kültürümüzü yaşatıyor hem de kış boyunca sağlıklı ve keyifli beslenmemizi sağlıyor. Peki, malzemeleriniz hazırsa tariflere geçmeye ne dersiniz?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kesme Erişte” title_font_size=”13″]

    Kesme erişte yapmak sandığınızdan çok daha keyifli ve kolay! Önce 300 gram unu eleyin ve ortasına küçük bir yuva açın. Bu yuvaya üç yumurtayı kırın ve bir çatal yardımıyla içten dışa doğru karıştırarak unla buluşturun. Yumurtalar ve un birbirine karışır karışmaz üzerine 30 gram zeytinyağı ve bir çay kaşığı tuzu ekleyin ve yavaşça yoğurmaya başlayın. Hamur homojen bir kıvam alınca, onu yuvarlak bir beze hâline getirin, üzerini nemli bir bezle örtün ve 30 dakika kadar dinlendirin. Dinlenen hamuru oklava ile açın; yeterince büyük ve ince olduğunda şeritler hâlinde kesin, hamurun birbirine yapışmaması için hafifçe un serpmeyi unutmayın. Eş büyüklükteki şeritleri üst üste dizerek istediğiniz kalınlıkta kesin ve unladığınız bir tepsiye alıp birkaç saat kurumaya bırakın. İşte bu kadar! Erişteniz hazır; geriye sadece onun sosunu düşünmek kalıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dondurucuda Taze Fasulye” title_font_size=”13″]

    Kışın da taze fasulyenin tadını çıkarmak mümkün! Bunun için 2 kilogram taze fasulyeyi güzelce yıkayın, saplarını temizleyin ve istediğiniz şekilde doğrayın. 8 adet büyük boy domatesi yıkayıp kabuklarını soyduktan sonra küp küp doğrayın. Domatesleri derin bir tencereye alın ve doğranmış fasulyeleri ekleyin. Ocağa alıp ara ara karıştırarak yaklaşık 20 dakika pişirin; fasulyelerin rengi hafifçe solduğunda kıvam tamdır. Pişen fasulyeleri geniş bir tepsiye aktarın ve tamamen soğumalarını bekleyin. Soğuduktan sonra buzdolabı poşetlerine bölüştürüp dondurucuya kaldırın. Kışın istediğiniz zaman buzluktan çıkarıp çözdürdükten sonra bir adet soğan ve isteğe göre salça ile pişirerek servis edebilirsiniz. Afiyet olsun!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Domates Konservesi” title_font_size=”13″]

    5 kilo taze domatesin kabuklarını soyup küp küp doğrayın, ardından derin bir tencereye alın. Üzerine 1 yemek kaşığı tuz, 1 yemek kaşığı şeker ve yarım çay bardağı sıvı yağ ekleyin. Önce yüksek ateşte kaynatın, sonra kısık ateşte ara ara karıştırarak yaklaşık bir saat pişirin. Domatesler hâlâ kaynamaktayken cam kavanozlara iki parmak boşluk kalacak şekilde doldurun, metal kapakların yeni ve sağlam olduğundan emin olarak sıkıca kapatın ve soğuyana kadar bekletin. Oda sıcaklığında ya da kilerde rahatlıkla saklayabileceğiniz bu konserve kavanozlarının kapağını iyice kapattığınızdan emin olun; aksi hâlde hava alabilir. Afiyet olsun!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karışık Turşu” title_font_size=”13″]

    İşte 5 litrelik bidon için net ölçülerle kütür kütür bir turşu tarifi: 6 yemek kaşığı tuz, 1 yemek kaşığı şeker, 1 su bardağı sirke, 1 tatlı kaşığı limon tuzu. Sebzeleri güzelce yıkayın; biberleri saplarından ayırıp doğrayın, salatalıkların uçlarını kesin, domatesleri iriyse dilimleyin, havuç ve kırmızıbiberleri dilediğiniz gibi doğrayın. Bidona sebzeleri karışık yerleştirin; üzerine de sarımsak ve saplı maydanoz ekleyin. Hazırladığınız tuzlu sirkeli karışımla önceden kaynatılıp soğumuş suyu içine dökün. Kapağını sıkıca kapatıp iyice çalkalayın. Serin, karanlık yerde 20 gün bekletin. Hava aldırmadığınız sürece turşunuz kütür kütür olacak. Afiyet olsun!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tarhana” title_font_size=”13″]

    Kış sofralarınıza hem lezzet hem de emek katacak bir tarif: Ev yapımı tarhana! Önce domates, kırmızıbiber, soğan, maydanoz ve naneyi doğrayıp 1 litre suyla yumuşayıncaya kadar pişirin, haşlanmış nohutu ekleyip blenderdan geçirin. Karışıma yoğurt ve tuzu ekleyip karıştırın, üzerine un ilave ederek katı bir hamur elde edin. Hamuru birkaç gün mayalandırın, her gün karıştırmayı ihmal etmeyin. Ardından küçük parçalar hâlinde kurutun, kevgirden geçirin ve gölgede tekrardan iyice kurumasını sağlayın. Bez torbada veya yağlı kâğıtta saklayın; böylece kış boyunca kendi tarhananızla çorbalarınıza yazın tazeliğini taşımış olacaksınız. Afiyet olsun!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yufka” title_font_size=”13″]

    Ev yapımı yufka ekmek hazırlamak oldukça pratik ve keyifli. 5 su bardağı un ve 2 tatlı kaşığı tuzu yoğurma kabına alın, ortasını çukurlaştırıp 2,5 su bardağı suyu yavaş yavaş ekleyerek hamuru yoğurun. Hamur toparlanınca unlanmış tezgâha alın ve yoğurmaya devam edin. Ardından streçleyip 30 dakika buzdolabında dinlendirin. Hamuru 30 eşit bezeye bölün, streçleyip kurumalarını önleyin ve her birini olabildiğince ince açın. Açtığınız yufkaları temiz bir bezin üzerine yerleştirin ve yine bir bezle örtün. Yufkaları kızdırılmış tavada hızlıca çevirerek pişirin ve üst üste dizin. Uzun süre saklamak için çift kilitli poşetlere ya da nem almayan bir yerde üst üste dizerek yerleştirin; tüketeceğiniz zaman temiz bir bezle hafifçe nemlendirip dinlendirerek yumuşatabilirsiniz. Afiyet olsun!

  • DOMATESE TARİHTE AŞK ELMASI DENDİĞİNİ BİLİYOR MUYDUNUZ?

    DOMATESE TARİHTE AŞK ELMASI DENDİĞİNİ BİLİYOR MUYDUNUZ?

    Domatesi taze taze doğrayıp yemenin keyfi ve faydaları tartışılmaz elbette… Fakat mevsiminde aldığınız domatesleri saklayarak bütün bir sene tüketmeniz de mümkün! Mesela püresini yaparak dondurucuya atabilir ya da salçasını yaparak bütün yemeklerinizde kullanabilirsiniz. Veya kendi ketçabınızı yaparak gönül rahatlığıyla tüketebilir, domates sosu konservesi yaparak dilediğiniz yemeğe katabilirsiniz. Ama bunları zaten hepiniz biliyorsunuz… Peki mutfaklarda bu kadar yer kaplayan, tadını da çok iyi bildiğimiz domates hakkında şunları biliyor muydunuz?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
  • 9 Madde İle Ankara’nın Yeşil Altını Çubuk Turşusu

    9 Madde İle Ankara’nın Yeşil Altını Çubuk Turşusu

    Turşu, neredeyse tüm dünya mutfaklarında vazgeçilmez bir yer tutar. Avrupa’dan, Amerika’ya, Uzak Doğu’ya her kültürün kendi lezzetleriyle şekillenmiş kendine özgü turşu tarifleri vardır. Ülkemizin zengin yemek kültüründe de turşunun ayrı bir yeri bulunur, hemen hemen her sebzenin ve meyvenin turşusuna rastlamak mümkündür. Pazarların, mahalle çarşılarının renkli vitrinleriyle ağız sulandıran turşucuları da kültürümüzün lezzetli bir parçasıdır. Ama Türk mutfağının öyle bir turşusu vardır ki tek bir ilçeyle özdeşleşmiş ama ünüyle tüm ülkede tanınmıştır, işte karşınızda 9 madde ile turşunun Türk mutfağındaki yeri ve meşhur mu meşhur Ankara Çubuk turşusu…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Turşunun MÖ 2000’li yıllardan beri yapıldığı bilinmektedir, yiyecekleri saklamanın en verimli yollarından biri olan turşunun Türk mutfağındaki yeri Osmanlı Devleti’nden bile önceye dayanmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Türkler Anadolu’ya geldikten sonra, klasik öğünleri olan et yahnisi, pilav ve ekmek gibi yemeklerin yanına turşuyu da eklemiş, özellikle davet sofralarında bu lezzete yer vermişlerdir. Osmanlı Sarayı’nda ise mutfakta çalışan özel turşuculara yer verilmiş, birçok sebze ve meyveden turşu yapılmıştır. En çok da hardal tohumu kullanarak yapılan üzüm turşusu Osmanlı’nın klasik lezzetleri arasına girmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Osmanlı’dan sonra çeşitler biraz değişse de turşunun Türk mutfağındaki önemi değişmemiş ve turşu sofraların değişmez lezzetleri arasında kalmıştır. Birçok Türk yemeği için mükemmel bir eşlikçi olması ve soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklara iyi gelip, bağışıklığı güçlendirmesi turşuyu vazgeçilmez kılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Türk mutfağının en lezzetli, en meşhur turşu çeşitlerinden biri Çubuk turşusudur. Çubuk turşusu adını şeklinden değil yapıldığı yerden alır, bu leziz turşunun adresi Ankara’nın Çubuk ilçesidir. Çubuk turşusunun doğum yeri gerekli patent ile resmileştirilmiştir yani sadece Çubuk ilçesinde üretilen turşulara Çubuk turşusu denilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Şanına yakışır bir Çubuk turşusunu yapmak için dikkat edilmesi gereken birçok püf nokta bulunsa da, bu özel tarife has malzemeler arasında sarımsak, dereotu ve defne yaprağı bulunur. Bu malzemeler Çubuk turşusuna başka turşularda bulamayacağınız o eşsiz aromayı verir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Çubuk turşusunun yapımında maden suyu kullanımının da büyük önemi olduğu söylenir. Bunun sebebi Ankara Çubuk bölgesinin sularının sert ve mineralli olmasıdır. Çubuk turşusunun bir başka değişmez malzemesi ise sirkedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Aslında ülkemizde her ustanın turşu yaparken kullandığı malzemeler farklıdır, turşucuların ürünleri arasındaki farkı sağlayan, turşu kültürüne lezzet zenginliği katan da işte bu tercihlerdir. Türk sinemasının sevilen eserlerinden Neşeli Günler filminde de bu duruma mizahi bir açıdan bakılır ve turşunun limonla mı yoksa sirkeyle mi yapılması gerektiğine dair durmaksızın tartışan bir ailenin hikâyesi izleyiciye sunulur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Çubuk turşusu sanıldığının aksine sadece salatalıktan yapılmaz. En bilinen ve en çok sevilen Çubuk turşusu türü salatalık olsa da; fasulye, lahana, biber, kelek, pancar, armut, koruk, karnabahar gibi meyve sebzelerden de Çubuk turşusu kurulur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    2004 yılından beri her sene genellikle Eylül ayında ve dört gün süreyle Çubuk Turşusu Festivali yapılır. Her sene festival komitesi festival için bir ana tema belirler ve festival boyunca açılan stantlarda çeşit çeşit Çubuk turşuları ziyaretçilere sunulur, bu lezzet ile tanışmaları sağlanır.

  • İÇ ANADOLU’UN KLASİK HALİNİ ALMIŞ LEZZETLERİ

    İÇ ANADOLU’UN KLASİK HALİNİ ALMIŞ LEZZETLERİ

    Ülkemizin tahıl ambarı olarak nitelenen bölgesindeyiz. Aynı zamanda önemli medeniyetlerin gelip geçtiği ve ardında mutfak kültürüne dair önemli izler bıraktığı bir coğrafyada… Un ve bulgurun geniş yer tuttuğu bu mutfak doyurucu, besleyici ve tadı hafızalarda yer eden tarifleriyle ünlü. Kimi ülkemizin hemen her iline ulaşmışken kimini özgün tadıyla yemek ille de İç Anadolu’ya gitmeyi gerektiriyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Çiçek bamya ile kuşbaşı et ihtiva eden çorba Konya’nın en özel lezzetlerindendir. Öyle ki düğünlerde, davetlerde, ramazan akşamlarında sofraların neredeyse olmazsa olmazıdır. Bununla birlikte yazın toplanıp ipe dizilerek kurutulan çiçek bamyalar Konyalıların evlerinde her daim bulunur ve yaz-kış pişirilerek, çorba niyetine değil ara yemek olarak tüketilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yer yer malzemeleri değişmekle birlikte, nohut, buğday, yeşil mercimeğin ayran ya da süzme yoğurt ile buluşmasından oluşan çorba İç Anadolu’nun birçok şehrinde yapılmaktadır. Çorbanın ayranla yapılarak serinlik veren soğuk tarifi bulunduğu gibi yoğurt, un, yumurta ile terbiye edilerek yapılan sıcak tarifi de bulunmakta.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kuru fasulye neredeyse millî yemeklerimizden biri fakat güveç veya çömlekte pişirilen kuru fasulye özellikle Kırşehir ve Nevşehir civarında tadına doyum olmayan bir lezzete dönüşüyor. Killi topraktan yapılan güveçlerde yemeğin pişme süresinin uzaması tadını daha da güçlendiriyor. Bu yemeğin bölgeye has özelliklerinden biri de içinde mutlaka kuşbaşı et barındırması.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Orta Asya’dan topraklarımıza geldiği düşünülen mantı, Osmanlı Dönemi’nde saray mutfağının da gözde yemeklerindenmiş. Kayseri ile bütünleşen bu eşsiz lezzetin ayırt edici özelliği ise “bir şimşir kaşıkta kırk tane mantı” barındırması. Yoğurt sosunun sarımsaklı ya da sarımsaksız olması ise tamamen size kalmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Keşkek öyle bir yemek ki ülkemizde Trakya’dan Doğu Anadolu ve Karadeniz’e kadar pek çok yerde farklı tarifler eşliğinde pişirilir, hatta UNESCO tarafından Türkiye’nin Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine bile dâhil edilmiştir. Elbette tahıl ambarı İç Anadolu’nun da özel gün yemeklerinden olan keşkek yarma buğday ve et ile yapılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Baklagillerin protein deposu ürünlerinden yeşil mercimeğin ülkemizde en çok kullanıldığı bölgelerin başında İç Anadolu geliyor. Kimi evlerde çorba olarak tüketilen yeşil mercimek, kimi evlerde soğanlı, salçalı suda kaynatılıp içine kısa eriştelerin de eklendiği doyurucu bir yemek olarak sofralara getiriliyor. Yeşil mercimeğin her tarifine en çok yakışan baharatın nane olduğu da aklınızda bulunsun.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Kimileri tarafından lahmacuna kimileri tarafından pideye benzetilen etli ekmek tamamen özgün bir yiyecektir. Kuşbaşı etin çapraz tutulan iki bıçakla kıyılması, içine yine ince ince kıyılmış soğan, domates, biber, maydanoz serilmesi ve taş fırındaki odun ateşinde pişirilmesi tarifine dayanır. Sivas mutfağında da yer almakla birlikte özellikle Konya’nın adını ülkenin genelinde temsil eder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Biliyor musunuz asıl adı çi börek değil şır börekmiş. Yani Kıpçak dilindeki anlamıyla nefis börek. Tatarların telaffuzundan dolayı şır börek “şi” böreğe dönüşmüş, Türkçeyle karşılaşınca da olmuş size “çi” börek. Eskişehir’le ünlenen bu börek içine kıyma yerleştirilerek şöyün adı verilen toprak-bakır karışımı kazanda kızartılarak yapılıyor.

  • KİNOA VE KİNOALI LEZZETLER

    2013 yılında Birleşmiş Milletler Bölge Ofisi tarafından “Kinoa Yılı” ilan edilmiş ve o yıldan sonra ülkemizde de kinoa tarımı desteklenmiştir. Kinoa, anavatanı Güney Amerika olan, ülkemizde Konya Ovası’ndan Doğu Anadolu’nun yüksek bölgelerine yetiştiriciliği yapılabilen bir üründür. Son zamanların popüler lezzetlerinden olan kinoa için pirinç, bulgur kadar hayatımıza girmeye aday bir lezzet diyebiliriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kinoa, tohumları için tarımı yapılan bir bitkidir. Tahıl ürünleriyle benzer yönleri olduğu için buğdaygillerden sanılan oysa daha çok ıspanak, pancar gibi bitkilere yakın olan bir üründür. Kinoa kelimesi, Güney Amerika’nın And Dağları civarında konuşulan Keçuva dilinden İspanyolcaya ve oradan dilimize geçmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Lizin gibi temel amino asitler ve bol miktarda kalsiyum, demir ve fosfor içeren kinoanın, farklı renklerde çeşitleri ve kullanım alanları bulunmaktadır. Beyaz kinoa, pilav ve dolma içlerinde, siyah kinoa salatalarda, kırmızı kinoa yüksek oranda E vitamini içerdiği için bebek mamalarında kullanılabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Diğer yiyeceklerde olduğu gibi kinoada da renk koyulaştıkça antioksidan değeri yükselir. Bu nedenle özellikle salatalarda siyah ve kırmızı kinoa tercih edilir. Kinoalı salataların sayısız tarifi bulunmakta. Akdeniz yeşillikleriyle, tahıl ürünleriyle, meyvelerle veya tavuk parçalarıyla kinoalı salata yapılabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kinoa, bilhassa vegan tariflerde kullanarak yüksek oranda protein desteği sağlayabileceğiniz bir üründür. Bu tariflerin başında da sebzeli kinoalı burgerler veya köfteler gelmektedir. Bu köfte ve burgerlerin malzemesine kış ise karnabahar, brokoli; yaz ise enginar, kabak gibi mevsim sebzeleri dâhil edilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kinoa, tuzlu tariflere yakıştığı kadar tatlı tariflerine de yakışır. Un yerine kinoa kullanılarak hazırlanan tatlı tarifleri özellikle glütensiz beslenenler tarafından tercih edilmektedir. Kolayca hazırlanabilecek lezzetli bir kinoalı kek için kinoa unu, Hindistan cevizi tozu ve yağı, kakao, vanilya, bal, yumurta ve dövülmüş fındığı mutfak robotunda karıştırarak fırına verebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Lezzet dolu bir başka kinoalı tarif ise kinoalı kurabiyedir. Püre hâline getirilmiş muz, tarçın, kakao, keten tohumu, kinoa unu ve balı hamur kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Hamuru kurabiye ölçüsünde küçük parçalara ayırın ve önceden ısıtılmış 170 derecelik fırına verin. Dilerseniz kurabiyenizin hamur harcına çekilmiş kuru yemiş de ilave edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İçinde kinoa barındıran ve birbirinden farklı tarifleri bulunan başka bir lezzet de kinoa çubuklarıdır. İçinde Hindistan cevizinden yulafa, kuru meyveden fıstık ezmesine, baldan zeytinyağına farklı ve çok faydalı ürünler barındırabilen kinoa çubuklarını sade, bol kakaolu veya fındıklı yapabilirsiniz.

  • DONDURUCUDA GIDA SAKLAMANIN PÜF NOKTALARI

    Dondurucular sayesinde mevsimi olmayan bir meyveyi dilediğimiz an tüketebilir ya da artan gıdaları bozulmadan muhafaza edebiliriz. Ancak dondurucu kullanmanın da püf noktaları var. Detaylar yazımızda…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Yiyecekleri dondurucuda saklarken bakteri üretmemesi için ideal olan ısı -18 derecedir. Diğer önemli nokta da tüm yiyeceklerin adını ve tarihini etiketleyerek muhafaza etmek… Böylece süresi geçen ürünleri tespit etmek daha kolay olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Et ve et ürünleri çabuk bozulan besinler arasında yer aldığı için dondurucunun en alt kısmına konulmalı; meyve, sebze gibi yiyecekler ise en üst rafta olmalıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Dondurulduktan sonra çözülen gıdaların tekrar dondurulmaması gerekir. Ancak dondurucudan çıkardığınız bir ürünü pişirdikten sonra tekrar dondurabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Taze otları derin dondurucuda saklamak bu otların tazeliğinin korunmasını sağlar. Otlar, bir buz küpü kabında dondurulduktan sonra plastik poşetlere aktarılabilir, ihtiyaç halinde de pratik bir şekilde kullanılabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Ahududu, çilek, yaban mersini, böğürtlen, kuş üzümü, kızılcık vb. meyveler ile muz, mango, ananas, şeftali, nektarin, erik ve kiraz gibi sert çekirdekli meyveler derin dondurucuda saklanabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Sert peynirler rendelenerek veya doğranarak hava geçirmez bir kapta derin dondurucuda saklanabilir. Buna ek olarak tereyağı ve margarin gibi katı yağlar dondurucuda uzun süre ömrünü korur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İster ev yapımı ister fırından satın alınmış ekmek olsun; artan ekmekleri çöpe gitmemesi için dondurucuda saklayabilirsiniz. Dondurucuya koymadan önce ekmeği dilimlemek; daha sonrasında pratik bir şekilde tost makinesi ya da tavada ısıtılmasını sağlayacaktır. Milföy hamuru ya da evde hazırlanan hamurlar da rahatlıkla dondurucuda saklanabilir.

  • SOFRALARIN SİYAH YILDIZI

    En sık kullandığımız baharatlardan olan karabiberin sadece siyah değil, kırmızı ve beyaz gibi farklı renklerde olduğunu biliyor muydunuz? En çok ticareti yapılan baharat olan karabiber hakkındaki ilginç bilgileri yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Beyaz, kırmızı, siyah ve yeşil renkleri bulunan karabiberin kökeni Hindistan’daki Malabar sahilleri olsa da Vietnam, Brezilya, Tayland, Sri Lanka, Filipinler ve Endonezya gibi tüm sıcak iklimlerde yetiştirilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Karabiber, kısa boylu bir ağaçtır. Meyveleri üzümsü, küçük, yuvarlak ve sapsızdır. Hasat edildikten sonra işlenme ve kurutulma şekline bağlı olarak farklı renkleri alır. Dünya baharat ticaretinin parasal değerinin yaklaşık %20’sini oluşturan karabiberin beyaz renkte olanları kabuğu olmayan cinstir. Öğütülmüş karabiberin ortalama olarak %70’i siyah, %30’u beyazdır. Ağaçta çok bekletildiği için rengi kırmızılaşan karabiber, Vietnam ve Brezilya gibi ülkelerde daha çok yetiştirilmektedir. Kırmızı karabiber, yüksek aromaya sahiptir. Özellikle et ve tavuk yemeklerinde tercih edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Tane karabiber hava almayan teneke bir kutuda yıllarca saklanabilir ama toz halinin ömrü kısadır. Zamanla kokusunu ve lezzetini kaybeder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Potasyum, kalsiyum, mangan, magnezyum, fosfor ve demir mineralleri açısından zengin olan karabiberde; A, K ve C vitaminleri de bulunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Karabiberin genzi yakan acı tadı piperin adı verilen bir bitki bileşiğinden kaynaklanır. Piperin çok güçlü bir antioksidandır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Karabiber, M.Ö. 3000’li yıllardan bu yana ticari ürün olarak önem kazanmış; Hindistan’dan Arap tüccarlar tarafından Mısır ve Orta Doğu’ya, buradaki ülkelerden de Avrupa’ya yayılmıştır.