Kategori: Yemek/Beslenme

  • YAZ BAŞINDA OLGUNLAŞAN MEYVE: KAYISI

    Dünyada kayısı üretiminde ilk sırada Türkiye yer alır. Elazığ, Mersin, Iğdır, Antalya, Isparta, Kahramanmaraş gibi birçok ilde yetiştirilse de hepimizin bildiği üzere kayısı denince akıllara Malatya gelir. Rengiyle, kokusuyla, tadıyla yazın favori lezzetlerinden olan kayısı meyvesini ve yaz-kış demeden tüm yıl boyunca yiyebilmenin yollarını bu sayfada bulabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kayısı, ağacı veya çekirdeği” title_font_size=”13″]

    Güneşi çok seven, kumlu, tınlı veya humuslu toprakta yetişebilen kayısı ağacı evimizin bahçesinde bile büyüyebilir. Tabii toprağa ekmeden önce sert kabuğunu kırarak içindeki tohumu çıkarmak gerekir. En az meyvesi kadar kıymetli olan kayısı çekirdeği, yağı çıkarılarak özellikle ilaç ve kozmetik sanayinde kullanılır, sert kabuğu ise çoğunlukla yakacak olarak değer görür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kayısı kurusu” title_font_size=”13″]

    Üretilen kayısının yarısından fazlası kurutularak tüketilmektedir. Kayısı kurusu iki çeşittir: sarı kayısı ve gün kurusu. Kükürtle kurutularak sarı rengi korunan ve raf ömrü uzatılan kayısılara doğrudan kuru kayısı da denmektedir. Gün kurusu ise doğal yollardan güneşte bırakılarak kurutulan kayısı kurularına denir. Diğerine göre bozulmaya yatkın ama daha doğaldır. Kurutulan kayısılar yıl boyunca tüketilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kayısı reçeli” title_font_size=”13″]

    Bu yaz meyvesini yıl boyunca yiyebilmenin bir yolu da reçelini veya püre haline getirerek marmeladını yapmaktır. Taptaze ekmek dilimleri üzerine sürülen kayısı reçeli veya marmeladı, kahvaltı sofralarını çok daha keyifli hale getiren detaylar arasındadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kayısılı tart veya kurabiye” title_font_size=”13″]

    Taze kayısıların ilave edilebildiği tarifler arasında tart, turta, kek, kurabiye gibi hamur işleri başı çeker. Hatta bu tariflerde taze kayısı yerine kayısı reçeli de kullanılabilir. Ve sadece hamur işi değil parfe gibi yaz tatlılarında da kayısı meyvesi iyi bir eşlikçidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kayısı topları” title_font_size=”13″]

    Kuru kayısı ise hem tatlı hem tuzlu tariflerin malzemesi olabilir. Tatlısı için şu tarifi deneyebilirsiniz: 10 adet kayısıyı 5-10 dakika sıcak suda bekleterek bir avuç fındıkla birlikte blender’dan geçirin. Püre kıvamına gelen karışımı minik minik toplar haline getirin ve sonra Hindistan cevizine bulayın. Kayısı topları ara öğün veya atıştırmalık olarak tüketebileceğiniz besleyici lezzetlerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kayısı salatası” title_font_size=”13″]

    Kuru ya da taze kayısı dilimleri, içine ilave edildikleri salata çeşitlerine hoş bir koku, tat ve renk katar. Bilhassa kuru kayısının ilave edilebileceği başka bir tuzlu tarif de et yemekleri olacaktır. Nasıl olur demeyin… Örneğin Osmanlı mutfağının kuzu etiyle yapılan tencere yemeği mutancanın malzemeleri arasında kuru kayısı da yer almaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kayısı suyu veya kompostosu” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde kayısının taze ve kurusundan sonra en çok tüketilen şekli yoğun kıvamı ve şekerli tadıyla damakları şenlendiren suyudur. Daha doğal olacağı için kayısı suyunu hazır almak yerine evde hazırlamayı tercih edebilirsiniz. Bununla birlikte kayısı, kurusundan hoşaf, tazesinden komposto yapılarak da içecek formuna getirilebilir.

  • YAZ AYLARININ EN TATLI EN SULU EN KOKULU MEYVESİ ŞEFTALİ

    Şeftali meyvesi mis gibi kokusu ve tatlı mı tatlı lezzetiyle neşemizi artırmak, hayatımıza renk katmak üzere haziran-eylül ayları arasında manav tezgâhlarına girer. Peki, günümüz insanı için mutluluk sebebi olan şeftalinin, anavatanı olan Çin’in mitolojik öykülerinde ölümsüzlük sembolü olduğunu biliyor muydunuz? Hatta ülkede şeftali şeklinde yapılan doğum günü pastaları da uzun ömür dilekleri için tercih ediliyormuş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Rosaceae yani gülgiller familyasından olan şeftalinin 2-2,5 metrelik ağacı ilkbaharda yabani güllere benzetilen pembe çiçekler vermeye, meyveleri ise tam manasıyla yaz başında olgunlaşma başlar. Ilıman iklimleri seven ağaç ülkemizde en çok Bursa ile bilhassa Ege ve Akdeniz şehirlerimizde yetiştirilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde şeftalinin sweet lady, silver king, super red gibi 60’dan fazla çeşidi bulunur. En çok sorulan sorulardan biri ise nektarin meyvesinin bir şeftali olup olmadığıdır. Aslında nektarin tek bir gen mutasyonu ile tüysüzleşen şeftalidir, onun da çok sayıda çeşidi vardır, şeftaliden daha küçük ve serttir. Şeftalinin tüylü kabuğuna alerjisi olanlar genelde nektarin yemeyi tercih ederler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Şeftali renkli ve tüylü kabuğundan tutun, sarı meyvesi ve sert çekirdeğine kadar her detayı ile kıymetli bir meyvedir. Örneğin şeftali çekirdeği kül oranı az, kükürt oranı düşük olduğu için çevreci bir yakıt olarak sanayinin pek çok kolunda değerlendirilir. Hatta birtakım işlemlerden geçirilen şeftali çekirdeği hayvan yemi olarak da kullanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kalori oranı düşük, besleyici yönü yüksek olan bu meyvenin sıvı hali de çeşit çeşittir. Taze taze suyu sıkıldığında yoğun kıvamı ve aromasıyla damaklara keyif verir. Tarçınlı kompostosu yapıldığında yaz günlerinin serinletici ve lezzetli başka bir içeceğine dönüşür. Soğuk çay dendiğinde fazlasıyla yakıştığı için akla ilk gelen meyve yine şeftalidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Şeftaliyi kahvaltı sofralarından da eksik etmemek gerekir. Bunun en iyi yolu elbette rengi ve lezzetiyle keyiflendiren reçelini yapmaktır. Hem böylece meyveyi kışa taşımak, tüm yıl boyunca tadından ve vitaminlerinden faydalanmak mümkün hale gelir. Kahvaltılarda tüketmenin başka bir yolu da marmeladını yapmaktır. Dilim ekmek üstüne sürülmüş şeftali marmeladının yanındaki içecek ise mutlaka çay olmalıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Şeftalinin en çok uyum sağladığı tariflerin başında hamur işi tatlılar gelir. Kâh kek içine marmeladını karıştırarak kâh tart hamuru üstüne taze meyve dilimlenerek kullanılabilir. Küp küp doğranarak şekerle bir süre pişirilmiş şeftali harcını tart üstüne dökmek ve sonra fırına vermek de enfes tariflerden biridir. Magnolya, dondurma, muffin gibi çok sayıda tarifte şeftali kullanılabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Şeftali dilimlerini esmer şeker ve tereyağı ile bir tavada 5-6 dakika çevirip karamelize ederek de basit ama lezzetli bir tatlı yapılabilir. Siz de ister karamelize ettiğiniz şeftali dilimlerini ister taze doğradığınız şeftali dilimlerini dondurmadan salataya birçok lezzetin yanında servis edebilir, hem gözlere hem damaklara hitap edebilirsiniz.

  • 8 Madde İle Probiyotik ve Probiyotik İçeren Besinler

    8 Madde İle Probiyotik ve Probiyotik İçeren Besinler

    Her geçen gün sağlıklı beslenme bilinci artıyor ve probiyotiklerin sağlığımız için önemi daha iyi anlaşılıyor. Bu listemizde probiyotikler nedir, nerelerde bulunur, nasıl daha çok probiyotik tüketebilirsiniz gibi konulara eğiliyor, sağlıklı bir yaşam sürmeniz dileğiyle sizlerle paylaşıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Probiyotik bağırsak florasında bulunan iyi bakterilerdir. Yiyip içtiklerimizin içindeki toksik ve zararlı bileşenleri temizledikleri için sağlığımız açısından büyük önem taşırlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Özellikle sindirim sistemimizi destekler, vitamin ve minerallerin emilimine katkı sağlar, bağışıklığımızı kuvvetlendirirler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Probiyotik ve prebiyotikler ise sanıldığının aksine birbirinden farklı… Prebiyotik, probiyotiklerden farklı olarak bakteri değil besinlerde bulunan liflerdir. Uzmanlar, probiyotik ve prebiyotiklerin bir arada kullanılmasını tavsiye ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Özellikle pırasa, bamya, kereviz gibi sebzeler; kurubaklagiller; tam tahıllar; ceviz, fındık gibi yağlı tohumlar ve zeytin, üzüm, elma gibi meyveler prebiyotik açısından zengin besinler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Probiyotikler açısından zengin yiyeceklerin ise birçoğu mutfak kültürümüzde önemli yer tutan ve kolayca ulaşabileceğimiz lezzetler. İlk akla gelen örnek ise doğal yöntemlerle kurulmuş turşu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Mutfağımızın vazgeçilmezlerinden biri olan süt ürünleri arasında yoğurt ve kefir probiyotik açısından en zengin besinler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Tarhana ve evinizde kolayca yapabileceğiniz elma sirkesi de probiyotik alımınızı artırmanın lezzetli yolları.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Sevilen geleneksel içeceklerimizden boza ve şalgam suyu ise hem probiyotik hem de vitaminler açısından zengin kaynaklar.

  • 9 Madde İle Yumurtanın Türk Mutfağındaki Yeri

    9 Madde İle Yumurtanın Türk Mutfağındaki Yeri

    Besleyiciliği, diyetlerin vazgeçilmez yiyeceklerinden biri olması ve her gün yenilip yenilmemesi gerektiği ile ilgili tartışmalarla her zaman gündemde olan yumurta hemen hemen tüm ülkelerin mutfaklarında değerli bir yere sahiptir. Protein açısından zengin bu besin hem Osmanlı hem de modern Türk mutfağında lezzetli tariflerde yer bulur. 9 maddelik listemizde, yumurtanın mutfak kültürümüzdeki yerini araştırıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    yumurta tarifleri, türk mutfağı

    Yumurtanın kültürümüzdeki yerini araştırdığımızda karşımıza çıkan ilk lezzet Osmanlı saray usulü soğanlı yumurta oluyor. Sabırla karamelize edilen soğanlar, tarçın ve zerdeçal gibi karakteristik baharatlarla lezzetlendiriliyor, bazen aşçılar tarife pastırma da ekliyor ve üzerine kırılan yumurtalarla padişahlara layık bu lezzet tamamlanıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    soğanlı yumurta, türk mutfağı

    Soğanlı yumurta mutfak kültürümüzde öyle bir yere sahiptir ki Osmanlı sarayının mutfağına alınacak aşçıların saray usulü soğanlı yumurta pişirirken sergiledikleri başarıya göre belirlendikleri; padişahların iftar sofralarından bu yemeğin eksik edilmediği söylenir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    menemen tarifleri, yumurta

    Bu basit ama bir o kadar da lezzetli yemeğin isminin, ilk olarak Menemen’de yetiştirilen domateslerle pişirildiği için “menemen” olduğu düşünülür. Domatesin biber ile beraber kavrulması ve üzerine yumurta kırılmasıyla hazırlanan menemen, tüm Türkiye’de en çok sevilen ve tüketilen yemeklerden biridir. Ülkenin bazı bölgelerinde menemen tarifine soğan da eklenir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    yumurtalı sandviç, türk mutfağı

    Yumurtanın başrolü oynadığı yemeklerden biri ise dalyan köftedir. Rulo köfte olarak da bilinen bu gösterişli yemek, genellikle eve misafir geldiğinde ya da özel günlerde sofralarda yer alır. Rulo haline getirilmiş köftenin ortasında haşlanmış yumurta ve sebzeler bulunur, özellikle çocuklar yumurtayla köftenin bir araya geldiği bu lezzete bayılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    türk mutfağı

    Kahvaltıda, öğle yemeğinde, akşam yemeğinde kısacası günün her saatinde tükettiğimiz sahanda yumurta Türk mutfağının olmazsa olmazlarındandır. Peynirli, kıymalı, ıspanaklı ya da sade, nasıl olursa olsun en önemli ayrıntı pişirildiği özel sahandır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    türk mutfağı

    Dünyadaki hemen her ülkenin kendine has bir yumurta yemeği vardır. Yumurtalı Türk spesiyallerinden biri ise çılbırdır. Kaynayan suya kırılan yumurtalar itina ile dağıtmadan pişirilir. Tabağa alınıp mantı gibi sarımsaklı yoğurt ve sos ile servis edilir. En iştah açan lezzetlerimizden biri olan çılbır milli yemeklerimiz arasında yer alır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    türk mutfağı

    Kahvaltıda, çay saatinde yediden yetmişe herkesin severek tükettiği yumurtalı ekmek; reçelle, peynirle en güzel giden lezzetlerimizdendir. Hele daha yeni pişmiş mis gibi kokan sıcacık yumurtalı ekmeğin yeri kalbimizde ayrıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    yumurta tarifleri, türk mutfağı

    Omletin ve krep gibi lezzetlerin Türk mutfağı yorumu sayılabilecek kaygananın da omlet gibi birçok çeşidi bulunur. Özellikle Karadeniz yöresiyle özdeşleşen kaygana krep gibi arasına başka malzemeler koyularak afiyetle yenir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    turkish fast foods, karışık pizza

    Yumurta aynı zamanda sevilen birçok Türk yemeğinin en önemli malzemelerinden biridir. Böreklerin harcında, pidelerin üzerinde, kızartmaların panesinde, sevilen lezzet mücverin içinde ana malzemelerden biri olarak bulunur.

  • Akdeniz’den Arap Kültürüne Uzanan Antakya Mutfağı

    Akdeniz’den Arap Kültürüne Uzanan Antakya Mutfağı

    Türkiye’nin kozmopolit bölgelerinin başında şüphesiz ki Antakya geliyor. Yüzlerce yıl farklı medeniyetlerden süzülerek ortaya çıkan Antakya mutfağı ise uluslararası boyutta ilgi gören bir zenginliğe sahip. Yeşilliğiyle Akdeniz kültürüne baharatlarıyla Arap kültürüne uzanan bu köklü mutfağın tatları sayfamızda.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    hatay mutfağı

    Antakya mutfağında ne yerseniz yiyin kokusunu ve rengini etkileyen bir baharat ya da sosla harmanlandığını görebilirsiniz. En çok kullanılan baharatlar pul biber, zahter, reyhan, mahlep iken nar ekşili sosla da sık sık karşılaşırsınız. Zeytinyağı ise en az Ege mutfağındaki kadar çok kullanılan tatlar arasında bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    hatay mutfağı

    Güneydoğu Anadolu’nun bu seçkin mutfağında etle yapılan kebap çeşitleri zeytinyağı eşliğinde yapılan sebze yemekleriyle eşit seviyededir. Örneğin satır kıymasıyla yapılan kâğıt kebabı en çok tüketilen yemeklerden biridir. Tepsi kebabı ile kâğıt kebabının muhteviyatı aynıdır fakat kâğıt kebabı, yağını emen kâğıt sayesinde çok daha hafiftir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    hatay mutfağı

    Büyük ihtimalle hepimiz için içli köfte kalbimizin bu topraklarda kalma sebeplerinden biridir. İçli köfteye hem içerik hem görüntü olarak benzeyen oruk da Antakya mutfağının alametifarikalarından biridir. Bir de aynı malzemelerin tepsiye yayılarak fırında pişirilme hali vardır ki ona da sini oruğu denir ve mutlaka tatmanız önerilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    hatay mutfağı

    Söylediğimiz gibi sebzeden yana zengin Antakya mutfağında en çok pişen yemekler arasında ıspanak ya da kabak borani, bamya, börülce yemeklerini sayabiliriz. Biber dolmasından yaprak ya da pazı sarmasına en çekici lezzetleri yine bu mutfakta bulabilirsiniz. Patlıcanla yapılan abugannuş gibi mezeler de Antakya mutfağının sahiplendiği lezzetlerdendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    hatay mutfağı

    Humus yapan dükkânlarla Antakya’da her sokakta karşılaşabilirsiniz. Kabukları ayrılıncaya kadar haşlanan nohut tahinle karıştırılıyor, kimyon, toz biber, küçük turşu, domates parçacıkları ve zeytinyağı ile servis ediliyor. Arapçada nohut anlamına gelen humusun yapıldığı yerlerde yine Antakya’ya özgü olan bamya ezmesini de bulabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    hatay mutfağı

    Antakya çarşısında sık sık karşınıza çıkacak lezzetlerden biri de biberli ekmektir. Bol baharatlı, salçalı, soğanlı ve tabii ki biberli olan ekmeği Antakyalılar özellikle sabah kahvaltısında tüketiyor. Bazı yörelerin peynir de ilave ettiği ekmeğe “biberli katık” da deniyor fakat lahmacunu andıran bu lezzeti bırakın katık olarak yemeyi tek başına bir öğün bile yapabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    közde künefe, hatay mutfağı

    Ve şimdi söyleyeceğimiz tatlıyı illa ki yerinde, yani Antakya’da yemeniz gerekiyor. Közde künefeden söz ediyoruz. Kömür üstünde ısınan sinide ağır ağır pişirilen, piştikten sonra üstüne yoğun şekerli şerbet dökülmeyen bu tatlının en hasını kentin merkezindeki çarşıda bulabilirsiniz. İçindeki peynirin tadından tatlının kıvamına unutamayacağınız bir lezzetle tanışacağınızı rahatlıkla söyleyebiliriz.

  • Ayvanın Başrolü Kaptığı 8 Tarif

    Ayvanın Başrolü Kaptığı 8 Tarif

    Sonbahar geldi, havalar serinledi, yapraklarla beraber ayvalar da sarardı ve sonbaharın lezzetli meyvesi tezgâhlardaki yerini aldı. Kendine has buruk tadıyla ana yemeklerden çorbalara, tatlılardan salatalara birçok yemeğe lezzet veren ayvanın, birbirinden değişik tariflerini listemizde bulabilir, bu yemeklerle sofranıza lezzet katabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ayvalı Mercimek Çorbası” title_font_size=”13″]

    Türk yemeklerinin baharatlı lezzetlerine çok yakışan ayva, mercimek çorbasına da yeni bir lezzet katıyor. Mercimek çorbasını pişirirken soğanları kavurduktan sonra, kabuklarını soyup küp küp doğradığınız 2 ayvayı çorbaya katın ve mercimekleri de ilave edip her zaman pişirdiğiniz şekilde çorbanızı hazırlayın. Ayvanın kattığı mayhoşluk mercimek çorbasına çok yakışacak.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ayva Dolması” title_font_size=”13″]

    Osmanlı’dan beri et ve meyve birlikteliği mükemmel uyumu ve zengin aromalarıyla mutfağımızı şenlendirir. Türk mutfağında etlere en sık eşlik eden meyvelerden biri olan ayvayla şahane bir dolma hazırlayabilirsiniz. Ayvaların içini kaşıkla oyduktan sonra; kıyma, pirinç, soğan ve baharatlarla hazırlayacağınız dolma içini ayvalara doldurun, üzerine biraz pekmez ve nar ekşisi gezdirerek pişirin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ayva Beğendi” title_font_size=”13″]

    Ayva ve et birlikteliğinin muhteşem uyumunu sofranıza taşıyabileceğiniz bir başka tarif ise ayva beğendi. Patlıcan yerine fırında teker teker folyoya sarılarak pişirilmiş ayvaları kullanarak hazırlayacağınız beğendi sofranıza bir farklılık katacak. Pişirdiğiniz ayvaların içine beşamel sos ve 10 adet kadar dövülmüş badem ekleyin ve aynı hünkârbeğendi yemeğinde olduğu gibi beğendinin üzerine et sote koyarak servis edin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Zeytinyağlı Ayvalı Kereviz” title_font_size=”13″]

    Zeytinyağlı yemekler de ekşi ve mayhoş meyveler ile lezzetlerine lezzet katar. Zeytinyağlı kerevize ekleyeceğiniz portakal ve ayva dilimleri yemeğe farklı bir aroma katacak üstelik görünüşünü de renklendirecektir. Meyveleri, pişirme sürecinde kerevizlerle beraber ekleyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ayva Tatlısı” title_font_size=”13″]

    Kabuklarını soyup ikiye böldüğünüz ayvaları tencerenin dibine yerleştirin ve her ayvanın içine 2 yemek kaşığı toz şeker ekleyin. Ayvaların üzerini kapatacak kadar su koyup, bu suyun koyulaşmasını sağlayacak olan ayva çekirdeklerini, aroma vermesi için karanfil ve tarçını ilave edip tatlınızı kısık ateşte pişirin. Ayvanın en sevilen hali olan ayva tatlısını, kaymak ve ceviz ile servis edin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ayvalı Pilav” title_font_size=”13″]

    Ayva, etlere olduğu gibi pirince de çok yakışıyor, ana yemeklerinizin yanında sunmak için ayva ile değişik bir pilav pişirebilirsiniz. Tereyağı eritip, 2 adet soyulmuş ve doğranmış ayvayı, 1 yemek kaşığı toz şeker ile kavurun. 2 su bardağı pirinç ile pişireceğiniz pilavınıza, 2 avuç çiğ badem, 2 yemek kaşığı kuş üzümü ve 1 çay kaşığı zerdeçal ekleyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ayvalı Yahni” title_font_size=”13″]

    Osmanlı’nın imza yemeklerinden ayvalı yahniyi evinizde de yapabilir, mükellef sofraların yıldızı olarak servis edebilirsiniz. 1 büyük ayvayı iri küpler halinde doğrayın, tereyağında kavurun ve bir kenarda bekletin. Etleri suyunu alıncaya dek zeytinyağında kavurup, üstüne piyazlık soğan, 1 çay kaşığı tarçın ve çeyrek çay bardağı pekmez ekleyin. Bir buçuk saat kadar kısık ateşte pişirdikten sonra ayvaları da ekleyip yarım saat daha pişirin ve servis edin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ayva Kompostosu” title_font_size=”13″]

    Yemeklerle beraber servis edebileceğiniz ferahlatıcı bir ayvalı komposto yapmak için iki ayvayı soyun doğrayıp limonlu suya atın. Üzerine bir su bardağı toz şeker, 1 portakalın suyu, 4 bardak su, çubuk tarçın, defne yaprağı, yıldız anason ve 3 diş karanfil ekleyin. Ayvalar piştikten sonra, tencerenin içine 2 yemek kaşığı nar suyu ve bir avuç nar tanesi atarak kompostonuzu renklendirebilirsiniz.

  • TENCEREYE DE GİREBİLEN OT ÇEŞİTLERİ

    Ot çeşitlerinin birçoğu tarihte yaraları, hastalıkları tedavi etmek için kullanılmış, hatta “şifalı otlar” ifadesi artık neredeyse geleneksel bir kalıp… Bazen özel bir bölgede bazen bir yol kenarında karşımıza çıkabilecek bu otların mutfağımıza ve soframıza girenlerini çok seviyoruz. Bazıları pişirilmeye uygun olmuyor ama bazılarının çeşit çeşit tarifi bulunuyor. Biz de tencerelere alabileceğiniz otların listesini yapalım dedik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Damarlı ve kenarları iri tırtıklı yapraklarıyla ısırgan otu eski medeniyetlerde tıbbi amaçla kullanılan bitkilerin başında geliyordu. Isırganın dâhilen ve haricen insan vücuduna sağladığı faydalar bir hayli yoğundur. Üzerindeki tüylere dokunulduğunda kaşıntı ve kızarıklığa neden olan maddeler salgıladığı için çiğ değil bilhassa sulu yemeği veya kavurması yapılarak, kek ve böreklere ilave edilerek ya da çayı demlenerek tüketilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Anavatanı Akdeniz olan ve ülkemizin her yerinde yetişebilen labada Anadolu’da efelek, evelik, gegeş, duvelik gibi isimlerle de anılır, ekşi yapraklı türü ise kuzukulağı diye isimlendirilir.  Labadanın kurutularak çayı ve sıkılarak yağı üretilirken, sofralara en çok dolması getirilir. Ekşimsi tadıyla asma yaprağı dolmasına ciddi bir rakip olabilen labada dolması yörelere özgü farklı tarifler içerir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Deniz ve tuzlu göl kıyılarında yetişen, adını da buradan alan deniz börülcesine halk arasında tuz otu veya fiziki benzerliğinden dolayı kurşun otu da denmektedir. Öncesinde haşlamak şartıyla sirke eşliğinde salata misali de tüketilebilir ama en sevilen tariflerinden biri kavurmasıdır. Hafif diri kalacak biçimde haşladığınız börülceleri zeytinyağında pembeleştirdiğiniz soğan ve sarımsaklara ilave edip, üstüne bir iki de yumurta kırarak afiyetle yiyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Madımak otunun da Anadolu’da pek çok farklı ismi bulunuyor. Badımak, mercimenek, kuşekmeği gibi… Özellikle Orta, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da yetişen ve çiğ olarak da tüketilebilen madımak otu çorba, cacık, börek, gözleme, mıhlama ve böreklerde kullanılabiliyor. Bu arada, “Oy madımak oylum oylum / Geliyor da civan boylum” türküsünde bolca geçen madımak da sözünü ettiğimiz otun ta kendisi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Portekiz’den İran’a kadar Akdeniz Havzası’nda yayılım gösteren Şevketibostan papatyagiller ailesine mensup bir bitkidir. Ege pazarlarında bol bol rastlanan yabani otun haşlanarak salatası yapılabilmekte. Özellikle de Girit Türkleri tarafından birçok farklı tariflerde kullanılıyor, örneğin kemikli kuzu etiyle pişirilerek yemeği yapılıyor veya enginar yemeğine farklı bir lezzet vermesi için katılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Anavatanı Ortadoğu olan semizotu bugün neredeyse dünyanın her yerinde tanınıp biliniyor. Buna karşılık Amerika’da yemeklerde kullanılmazken Avrupa ve Asya’da gayet leziz yemek tarifleri içinde yer alabiliyor. Ülkemizde de semizotu salatasının ünü büyüktür, yine ıspanak yemeğine benzer biçimde pişirilmesi de oldukça yaygındır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Bulunduğu alanda yayılan arsız bitkilerden ebegümeci çiçek de açan ot türlerindendir. Taze olarak yenebilen, kurutulup çay olarak içilebilen ot, kavurarak veya hafif sulu yemeği yapılarak tüketilebilir. Yemeğini kıymalı yapabileceğiniz gibi pirinçli veya bulgurlu tarifini de deneyebilirsiniz. Küçük yapraklarından minik sarmalar yapmak da başka bir alternatif.

  • 8 Maddelik Makarna Rehberi

    8 Maddelik Makarna Rehberi

    Sevmeyenini bulmanın neredeyse imkânsız olduğu bir yiyecek varsa o da makarna… Her mutfağın, her kuşağın kendine has makarna tarifleri var vazgeçemediği… Ve tabii kallavi bir literatür de eşlik ediyor bu dünyanın en sevilen yiyeceğine… Şimdiki içeriğimizde yediden yetmişe pek sevdiğimiz, yemeden edemediğimiz makarnayı ve her biri kendine has özellikleriyle makarna çeşitlerini anlatıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Gezegenin her yerinde çılgınca sevilen bu eşsiz lezzetin çok basit malzemelerden oluşması şaşırtıcı. Makarna dediğimiz un, su ve yumurtadan ibaret. Bazı mutfaklarda un yerine irmik – un karşımı ya da sadece irmik de kullanılıyor. Makarna çeşitleri ise hamura verilen şekle göre ismini alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    En sevilen makarna çeşidiyle başlayalım: spagetti. Bu incecik makarna en çok da İtalyanların bolonez sosuyla eşleşiyor. Bolonez sosun modern Türk mutfağındaki karşılığı ise çocukluğumuzdan itibaren en sevdiğimiz makarna tariflerinin başında yer alan bol domatesli ve kıymalı spagettiye denk geliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Spagettinin biraz daha kalını ve yassı olanı linguine genelde deniz mahsulleri ile beraber kullanılıyor. Linguine’nin birazcık daha kalın olanı ise tagliatelle ya da fettucine olarak adlandırılıyor ve genelde kremalı soslarla tercih ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Tagliatelle’yi kısa parçalara kestiğinizi düşünün… İşte karşınızda Türk mutfağının aslarından erişte! Özellikle cevizli peynirlisi ile nam salan eriştenin, çorbalardan salatalara her yemekte yeri var.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Makarnalar her zaman uzun ince bir formda olmuyor. Fusili (burgu), farfelle (kelebek) ve penne (kalem) kıvrımları sayesinde makarna sosunu spagetti türevlerine göre daha iyi taşıdıkları için taneli soslarla şahane bir uyum sağlıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Plaka halindeki makarna, aradaki bolonez sos ve beşamel ile kat kat inşa edilen lazanya makarnanın zirve noktası diyebiliriz. Marketlerde hazır halde bulabileceğiniz lazanya yapraklarını kullanırsanız, hazırlaması da kolay bir ana yemek.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Türk mutfağındaki görünüşü lazanyaya benzer bir lezzet ise fırın makarna. Genellikle peynir çeşitleri ve bol yumurtalı beşamel sosla lezzeti ikiye hatta üçe katlanan fırın makarna, eklenecek ekstra malzemeler ile doğaçlama usulü geliştirmeye de çok açık bir tarif.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Makarnanın tüm dünyada sevilen bir başka çeşidi ise Uzak Doğu mutfağından olan meşhur noodle yani erişte çeşitleri. Bizim eriştemizden çok kıvrımlı bir spagettiyi andıran noodle; sebze, tavuk, et, karides her türlü malzemeye yakışıyor.

  • HAYATIMIZI RENKLENDİREN ÇAYLAR: YEŞİL ÇAY VE MAÇA ÇAYI

    Hayatımızda önce siyah çay vardı… Sonra yeşil çay girdi, kısa sürede onun da önemini anladık ve alışkanlıklarımız arasına kattık. Şimdi de bir maça furyasıdır geldi, hatta geçiyor bile… Kısa kısa bilgilerle bu çayları anlattığımız konumuza geçmeden önce ikisinin de, gün içinde gereğinden fazla tüketilirse kalp çarpıntısından, böbrek hasarlarına farklı sorunlar doğurabileceğini peşinen söyleyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yeşil çayın siyah çaydan farkı nedir?” title_font_size=”13″]

    İkisi de çaygiller familyasındaki camellia sinensis yapraklarından elde edilir. Yeşil çayın en önemli farkı siyah çay toplandıktan sonra fermente edilirken kendisinin fermente edilmemesidir. Yeşil çay toplanır toplanmaz kavrulup kurutulur ve böylece yeşilliğini de kaybetmez.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yeşil çayın içeriğinde neler bulunur?” title_font_size=”13″]

    Yeşil çayın içeriğinde antioksidan etkisinden dolayı sağlığa çok faydalı olan polifenoller bulunur. Hücre onarma özelliği ile bilinen ve önemli bir polifenol olan kateşin onlardan biridir. Kafein de içeren yeşil çay çok az miktarda mineral de içerir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yeşil çay nasıl demlenmelidir?” title_font_size=”13″]

    Bu tamamen tercihinize kalmış bir konu ama bitki çaylarının çoğunda söylendiği gibi yeşil çayın da porselen demlikte daha iyi tat verdiği söylenir. Demlerken içine limon veya tarçın kabuğu atıp atmamak da damak zevkinize kalmış. Yine de yeşil çay, siyah çay kadar olmasa da hafifçe demini alması için kısık ateşte 10 dakika kadar kaynatılırsa lezzet olarak daha fazla yoğunlaşabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yeşil çayın neden farklı çeşitleri bulunmaktadır?” title_font_size=”13″]

    Yeşil çayın dünyadaki ana üreticileri Çin ve Japonya’dır. Özellikle Çin, yeşil çayın üretim aşamasında farklı yöntemler uygulamakta, işleme metotları ile şekli, aroması, kokusu farklı olan yeşil çaylar elde etmektedir. Gunpowder, chun mee gibi yeşil çaylar onlardan bazılarıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Maça çayı nedir?” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde son dönemlerde adını sık duyduğumuz maça da bir yeşil çay çeşididir. Özel yöntemlerle yetiştirilen yeşil çayların toplandıktan sonra tütsülenmesi, kurutulması, sap gibi fazlalıklarından ayrılması ve birkaç kez öğütülmesiyle elde edilir. Çin’de de Japonya’da da yeşil çaya maça yöntemi uygulanır, fakat özellikle Japonlar klasik çay seremonilerinde maça çeşidini kullanırlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Maça çayını neden özellikle diyet yapanlar tercih ediyor?” title_font_size=”13″]

    Yeşil çayın ödem söktüğü, sindirim sistemini çalıştırdığı herkes tarafından bilinen bir bilgi.  Elbette maça da bu özelliklere sahip. Fakat klasik yeşil çaya göre antioksidan oranının daha yüksek olduğu, karaciğer hasarına karşı onarıcı bileşenler içerdiği de ifade edilmekte. Tüm bunlar diyet yapan değilse de sağlıklı beslenen insanların aradığı özellikler olduğu için maça çayı sık sık gündeme gelmekte. Bu arada maça tozunun yeşil çaydan daha fazla kafein içerdiğini de ekleyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Maça tozu çay dışında nasıl tüketilebilir?” title_font_size=”13″]

    Sağlık açısından önemli değerler ihtiva eden maça tozunu mutfakta farklı lezzetlerde kullanmak da mümkün. Şekerle uyum sağladığı gözlemlendiği için ister kek, ister kurabiye hatta dondurma yapımında bile kullanabilirsiniz. Japonlar maçayı tuzla karıştırarak bazı yemeklerinde bile kullanmaktadırlar.

  • Doğallığını Korumuş 10 Osmanlı Şerbeti

    Doğallığını Korumuş 10 Osmanlı Şerbeti

    Çekici renkleri, güzel tatlarıyla dünya çapında haklı bir ünü olan Osmanlı şerbetleri günümüz Türk mutfak kültüründe de doğallığı ile öne çıkıyor. Bu lezzetli ve faydalı içecekler, meyve, baharat ve çiçek özlerinden yapılır, şifalı içecekler olarak görülüp hastalıklara ilaç, dertlere deva olarak kullanılır. Ayrıca, sıcak havalarda serinlemek, yemeklerden sonra sindirimi desteklemek için de şerbetler tercih edilir. Şerbetler özel günlerde, kutlamalarda da tüketilir. Osmanlı döneminden beri sevilerek tüketilen şerbetlerin değerli tarifleri değişmeden günümüze dek gelmiştir. Halkbank Kültür ve Yaşam, yüzyıllardır doğallığını koruyan, tüm meşrubatların atası Osmanlı şerbetlerini gururla sunar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ayva Şerbeti” title_font_size=”13″]
    ramazan şerbetleri

    Ayva şerbetinin püf noktası ayvanın çekirdeklerini ve kabuklarını da kaynattığınız şerbete ekleyerek şerbetin kıvam ve renk almasını sağlamaktır. Şerbetinizi iyice soğuttuktan sonra süzerek servis edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Demirhindi Şerbeti” title_font_size=”13″]
    ramazan şerbetleri, türk kültürü

    Sağlığa birçok faydası olduğu düşünülen demirhindi sert kabukları olan bir meyvedir, Hint hurması ismiyle de bilinir. Kabuklarından ayrılan demirhindi bir gece suda bekletildikten sonra kaynatılır, şerbete karanfil ve tarçın da eklenir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Gelincik Şerbeti” title_font_size=”13″]
    ramazan şerbetleri, türk kültürü

    Ege bölgesinde yapılan bu şerbet rengiyle göz alır. Gelincik çiçeklerinin sadece taç yaprakları alınır, limon suyu, limon tuzu ve su eklenerek elde edilen karışım kıpkırmızı bir renk alana dek yaklaşık 3 gün ile 1 hafta arası bir kavanozda bekletilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Gül Şerbeti” title_font_size=”13″]
    ramazan şerbetleri, türk kültürü

    Gül şerbeti pişirmeden yapılan bir Osmanlı şerbetidir. Şeker veya balla ovulan gül yapraklarının üzerine limon suyu ve içme suyu eklenerek üzeri sıkıca kapatılır, bir gece buzdolabında bekletilir. Tüketmeden önce ince bir süzgeçten geçirilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hibiskus Şerbeti” title_font_size=”13″]
    ramazan şerbetleri, türk kültürü

    Sıcak su, tarçın, karanfil bir tencereye koyulur ve beş dakika kadar kaynatıldıktan sonra içinden tarçınlar alınarak tencerenin altı kapanır, kurutulmuş hibisküs çiçekleri, limon tuzu ve şeker eklenerek yirmi dakika kadar bekletilir, soğutularak içilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kızılcık Şerbeti” title_font_size=”13″]
    ramazan şerbetleri, türk kültürü

    Çekirdekleri çıkarılarak ezilen kızılcıklar üzerine sıcak su dökülerek bir gece bekletilir. Ertesi gün ince bir süzgeçten geçirilir ve arzunuza göre bir tatlandırıcı ile lezzetlendirilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Koruk Şerbeti” title_font_size=”13″]
    ramazan şerbetleri, türk kültürü

    Çok faydalı olduğu düşünülen koruk yani olmamış üzümün şırası, ekşisi gibi şerbeti de yapılır. Koruk şerbeti yaparken önemli olan şeker veya arzu ettiğiniz başka bir tatlandırıcıyla beraber kaynattığınız su soğuduktan sonra koruk suyunu eklemenizdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Nane Limon Şerbeti” title_font_size=”13″]
    ramazan şerbetleri, türk kültürü

    Hoş kokusu ve mideyi rahatlatmasıyla bilinen nane, en ferahlatıcı şerbetlerden birine de hayat verir. Üstelik bu şerbeti kolayca hazırlayabilirsiniz. Nane yaprakları, limon suyu, içme suyu, karanfil ve bal bir şişeye koyularak iyice karıştırılır, soğutarak tüketilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Safran Şerbeti” title_font_size=”13″]
    ramazan şerbetleri, türk kültürü

    En kıymetli baharatımız safranın başrolde yer aldığı bu şerbeti yapmak için; reyhan ve safran yapraklarının üzerine limon suyu ve kaynar su eklenir, suyun soğuması beklenir. Su ılıdıktan sonra içine toz şeker eklenir ve süzülür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tarçın Şerbeti” title_font_size=”13″]
    ramazan şerbetleri, türk kültürü

    Birçok şerbete eklenen tarçın Türk damak tadına çok uygun bir baharat olduğu için tarçın şerbeti şeklinde de tüketilir. Karanfil ve çubuk tarçın bal ile beraber kaynatılır, süzülerek içilir.