Kategori: Yemek/Beslenme

  • Yazlık Tatlıların Hayatımıza Kattığı Tatlar

    Yazlık Tatlıların Hayatımıza Kattığı Tatlar

    Ah şu tatlılar… Yemesi ayrı güzel izlemesi ayrı… Ama sağlığımıza zarar vermemesi kaydıyla… Eğer bu sayfayı açtığınızda hala yaz günlerini yaşıyorsanız kendinize bir iyilik yapın! Bir yerlerden tarifini bulun ve bu tatlıları hayatınıza katın…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    yaz tatlıları

    “Şerbet”in Fransızcadaki karşılığının “sorbe” olduğunu söyledikten sonra, dondurmayla yapılan bir tatlı olduğunu ekleyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    yaz tatlıları

    Dünyanın en kolay yapılan tatlılarından biridir meyveli yoğurt, istediğiniz meyve ile yapabileceğiniz serin bir tatlı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    yaz tatlıları

    Bir kâse dolusu sevdiğiniz meyveler ve üzerine krem şanti; işte meyve salatası…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    yaz tatlıları

    Türk mutfağının geleneksel ve en hafif tatlılarından biri, ister yazlık ister kışlık… Ama üstüne mutlaka fındık ya da tarçın…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    yaz tatlıları

    Krema, pudra şekeri, toz jelatin ve süt… Yaz denince akla gelen bütün tatlı şeyler panna cotta’da bir arada…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    yaz tatlıları

    Bebe bisküvinizi kim sevmez… Muzlu ya da çilekli… Magnolya ya da manolya…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    yaz tatlıları

    Balkanlar’dan ülkemize esen en tatlı rüzgâr…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    yaz tatlıları

    İsminin Fransızca olduğuna bakmayın… Dilimize damağımıza yerleşmiş sütlü bir tatlı…

  • SADECE RENGİYLE BİLE İŞTAH AÇAN DOMATESLİ YEMEKLER

    Amerika kıtasından dünyaya yayılan, tarihte sarı türü altın elma, kırmızısı aşk elması diye tanımlanan, zehirli olduğu düşünüldüğü için uzun süre yemek değil süs bitkisi olarak yetiştirilen domates, günümüz dünyasının en kıymetli, en faydalı ve lezzetli besinleri arasında yer alıyor. Günün tüm öğünlerinde çiğ olarak veya farklı şekillerde pişirerek yiyebildiğimiz domatesin hangi yemeklerde kullanılabildiğini aşağıda görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • ÇOK DOYURUCU VE BESLEYİCİ SALATA ÇEŞİTLERİ

    Bazen yemeklerimizin eşlikçisi bazen tek başına öğün olan salataları dilediğimiz kadar çeşitlendirebiliriz. Örneğin tahıl ve bakliyat ürünleriyle hem farklı tarifler üretmek hem de salatamızı daha doyurucu ve besleyici bir hale getirmek mümkün. Birbirinden lezzetli ve besleyici salataları listemizde derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Protein açısından zengin olan beyaz fasulye farklı salatalar içinde kullanılabilir ama şüphesiz ki en yakıştığı tariflerin başında bol soğanlı, yumurtalı haliyle piyaz gelir. Nasıl bir tarif olursa olsun kuru fasulyeyi salata içinde kullanmadan 8-10 saat kadar önce suya koymak, sonrasında haşlayarak pişirmek gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Haşlanmış yeşil mercimeğe salata içinde en çok yakışan lezzetler taze soğan ve maydanozdur, hatta sosunda da limon yerine sirke kullanırsanız tarifi çok daha keyifli hale getirebilirsiniz. Tabii bunların hiçbiri kural değil, siz yeşil mercimek yanında farklı malzemeler kullanarak kendi salata tarifinizi oluşturabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    İnsanlığın en eski besinlerinden olan buğdayla karıştırmak da bol yeşillikli bir salatayı doyurucu hale getirmenin en güzel yollarından biridir. Yüksek lif içeren buğday tanelerini salataya ilave edebilmek için bir gece önceden ıslamak ve haşlayarak yenebilecek kıvama getirmek gereklidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Tabule çoğunlukla ince bulgurla bazen de kuskus ile yapılan bir tahıl salatasıdır. Kökeni Levanten mutfağına dayanan ve Akdeniz’e kıyısı olan Arap ülkelerinde de bilinen tabulenin malzemeleri arasında domates, salatalık, maydanoz, nane, soğan, sarımsak yer alır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Güneydoğu Asya ile Hindistan mutfaklarının gediklisi olan maş fasulyesi ülkemizde de yetiştirilen bir bakliyattır. Vitamin ve protein zengini olan bu besin en çok çorba ve salatalara yakışan bir yapıya sahiptir. Salataya ilave etmeden önce ıslamaya gerek yoktur, suda haşlayarak yumuşatmak yeterlidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kırmızı fasulye, diğer adıyla Meksika fasulyesi de salatalara renk, lezzet ve bolca besin değeri katar. Kırmızı fasulyesi bol bir salata ile günlük lif ihtiyacınızın yarısını karşılayabilirsiniz. Salata içinde yanına en çok yakışacak malzemeler arasında kornişon turşu, maydanoz, taze soğan sayılabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Anavatanı Güney Amerika olan, yüksek besin değerlerinden yararlanabilmek için pilav, çorba, hamur işi gibi farklı tariflere eklenebilen kinoa çoktan bizim mutfağımıza da girmiş bir besin. Kinoayı salatada kullanabilmek için acısını almak üzere ovarak yıkamak ve suda haşlayarak pişirmek yeterlidir.

  • İşten Dönünce Hemen Hazırlayabileceğiniz Yemekler

    İşten Dönünce Hemen Hazırlayabileceğiniz Yemekler

    Çalışan nüfusun sık sık karşılaştığı, bazen yorgun argın tüm akşamı mutfak tezgâhı başında geçirten, bazen “Amaann boşver söyleriz bir şey” dedirten soru: “Akşama ne yiyeceğiz?” Hem dinleneceğiniz saatleri mutfakta geçirmenize sebep olmayacak hem de vicdan azabı çektirmeyecek yemekler neler olabilir araştırdık ve küçük önerilerle listemizde bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dolu Dolu Çorba” title_font_size=”13″]

    Çorba deyip geçmeyin, eğer doğru malzemelerle hazırlanırsa tek başına bir öğün olabilir. Biraz bulgur, mercimek, hatta elinizi korkak alıştırmadan evde bulunan tüm sebzeleri doğrayarak hazırlayacağınız bir çorba size hem zaman hem de bol bol besin kazandıracaktır. Buzluğunuzda doğranmış sebzeler, tahıllar bulundurarak çorbanızda çeşitlilik sağlayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hızlı Ama Lezzetli Izgaralar” title_font_size=”13″]

    Izgara çeşitleri işten döndükten sonra hemen hazırlayabileceğiniz bir alternatif… Tavuk, balık, et hangisini tercih ederseniz edin ufak hamlelerle lezzetlendirebilirsiniz. Hardal, zeytinyağı ve taze baharatlarla oluşturacağınız marine içinde 10 dakikalık bir bekleme süresinin bile yemeğe ne kadar lezzet katacağına inanamayacaksınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İlla Fast Food Diyenlere De Çare Var” title_font_size=”13″]

    Sağlıklı beslenmek hepimizin hedefi ama zaman zaman canımızın pizza, pide gibi yiyecekler çektiği de bir gerçek. Neyse ki bu durum için de bir önerimiz var: eve gelirken fırına uğrayarak ekmek hamuru satın alın, üstüne dilediğiniz malzemeleri yerleştirerek fırına verin… Dışarıdan sipariş edilmiş kadar hızlı hazırladığınız diler pizzanın diler pidenin tadını çıkarın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Soteleme Sanatına Giriş” title_font_size=”13″]

    En meşhurları Uzakdoğu mutfağında olsa da lokantalarda sık sık sipariş ettiğimiz, hemen her mutfağın tanışık olduğu sotelenmiş tarifleri gözünüzde fazla büyütmeyin. Genişçe bir tava, biraz zeytinyağı ve pişme hızına göre sırayla tavaya atıp çevirerek pişireceğiniz et, tavuk, sebze ve hatta meyve çeşitleri ile dakikalar içinde akşam yemeğiniz hazır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bildiğiniz Tencere Yemeği” title_font_size=”13″]

    Tamam, akşam eve gelip hünkârbeğendi yapın demiyoruz ama bazı tencere yemeklerini gerçekten çok kısa sürede hazırlayabilirsiniz. Mesela bezelye, mesela taze fasulye, hatta hepsini karıştırıp yapacağınız türlü… Hele bir de düdüklü tencere sahibiyseniz, tencere yemeğiniz dakikalar içinde sofrada.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Diyet İçin Değil Doymak İçin Tahıl Salatası” title_font_size=”13″]

    Salata her zaman az yemek, diyet yapmak anlamına gelmek zorunda değil. Hem besleyici hem de doyurucu salatalar da mümkün… Nasıl mı? Tabii ki canınızın çektiği tahılları en sevdiğiniz sebze-meyvelerle bir araya getirerek! Örneğin kinoa, domates, avokado, nar bir araya gelmiş, kötü mü olmuş?

  • Sıcak Günlerin Ferahlatıcı Geleneksel 8 İçeceği

    Sıcak Günlerin Ferahlatıcı Geleneksel 8 İçeceği

    Sıcak yaz günlerinde bunalan ama asitli, katkı maddeli içeceklerden de kaçınanlar için geçmişten günümüze var olan birçok içecek seçeneği var aslında… Birbirinden farklı tatlar ve faydalar içeren bu içeceklerin kimini hazır temin edebilir, kimini evde siz de yapabilirsiniz. Her yudumunda içinizi ferahlatacak lezzetlere bir göz atmanızı öneririz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    doğal içecekler

    Gürcistan’ın meşhur içeceği armut suyu son yıllarda ülkemizde de ilgi görüyor, özellikle tarçın ya da taze biberiye ile denemenizi tavsiye ederiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Üzüm cenneti ülkemizde katkı maddesi içermeyen doğal üzüm suyu bulmak oldukça kolay… Evde yapımı zahmetli olabilen bu içecek kan akışını hızlandıran özelliği ile hem ferahlatıcı hem sağlıklı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Limon, şeker ve sudan yapılan limonatanın, 7’den 70’e hepimizin damağında ve kalbinde bıraktığı izler vardır mutlaka… Bir de naneli limonata vardır ki o daha da çok ferahlık isteyenler içindir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Elmadan vişneye, erikten kayısıya pek çok meyve ile yapılabilen kompostoyu kaşık kaşık içmenin keyfi bir başkadır. Sık sık hoşaf ile karıştırılan bu lezzet taze meyvelerden yapılır, hoşaf ise meyve kurularından yapılmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Tropikal ülkelerde yetişen demirhindi ağacının meyvesi ile çeşitli baharatların karışımıyla yapılan demirhindi şerbeti Osmanlı mutfağının vazgeçilmezlerindendi. Günümüzde de sağladığı faydalarla yeniden ilgi gören içecek mutlaka soğuk içilmeli.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İşte, içimizi ferahlatmakla kalmayıp geleneksel mutfağımızın da medarı iftiharı olan bir içecek… Otlusunu, sodalısını, sütlüsünü de tercih edebilirsiniz ama hangisi bakır bardaktan taşan köpüğü ve buz gibi haliyle içmenizi bekleyen sade bir ayranın yerini tutabilir ki?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Cacık, Türk mezesi kategorisine girse de sulandırılarak yapıldığında kaşık kaşık içtiğiniz ve kâsenin dibini görmeden rahat edemeyeceğiniz bir içecektir de aslında… Salatalık, yoğurt ve sudan mamul bu özgün lezzete isterseniz nane, zeytinyağı, sarımsak da ilave edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Ege’ye yolunuz düşerse en doğal haliyle bir bardak karadut suyu içmeyi ihmal etmemelisiniz. Vitamin deposu olarak bilinen içeceği evde yapmak da mümkün.

  • GIDA AMBALAJLARINDA YAZAN STT ve TETT NEDİR, NE DEĞİLDİR?

    Gıda güvenliği, sağlığımız söz konusu olduğu için önemli konuların başında gelir ve bu güvenliği sağlayan sacayaklarından biri ürün ambalajlarının üstünde STT ve TETT kısaltmasıyla yazan tarih bilgileridir. Üreticilerin yasal bir zorunluluk olarak yer vermesi gereken bu tarihler ne demektir ve tüketici için neden önemlidir, kısa kısa özetleyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • ERİĞİN RENGÂRENK DÜNYASI

    Her ne kadar türküde erik dalının gevrek olduğu geçse de aslında incecik dalları oldukça güçlü ve esnektir. Yaz aylarının renklenmesinde de bu dallarda yetişen erik çeşitlerinin payı büyüktür. Yeşili kırmızısı moru sarısı ile gülgiller ailesine mensup meyvelere bakmaya da yemeye de doyum olmaz…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Erik ağacı, Doğu Anadolu’nun yüksek rakımlı ve Güneydoğu Anadolu’nun kurak bölgeleri hariç ülkemizin her yerinde yetişebilir. Zaten eriğin anavatanı da Anadolu’dur. Mart-nisan aylarında çiçek açmaya başlayan ağaçlar temmuza doğru meyve vermeye başlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde en bilinen ve en çok tüketilen türü can eriğidir. Çıtır çıtır erik yemek istendiğinde can erik tercih edilir zira diğer türleri daha yumuşak ve suludur. Erken yetişen bir türdür ve yeşil can eriklerini mayıs ayında manav tezgâhlarında görmek mümkündür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Mürdüm eriğinin tam olgunlaşması ise ağustos-eylül aylarını bulur. Rengiyle, yumuşak dokusu ve mayhoş tadıyla mevsimi dört gözle beklenen meyveler arasındadır.  Halk arasında bardak eriği veya kara erik olarak isimlendirilen mürdüm eriği antioksidan etki açısından zengin gıdalar arasındadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Bir erik ağacı yeşili, mürdümü bir tarafa onlardan daha tatlı ve sulu olarak sarı ve kırmızı renkte erikler de verebilir. En büyük erik türü ise Japon grubu erik çeşitlerinden olan ve ülkemizde yetiştirilen angeleno veya Japon eriği ya da bilinen adıyla anjelikadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Taze taze erik yemenin sağlık ve lezzet açısından artıları tartışılmaz fakat tüm erik çeşitlerini kurutarak tüketmek de mümkündür, bu aynı zamanda kış boyunca erik yemenin yollarından biridir. Hatta mevsiminde aldığınız erikleri çekirdeklerini çıkarıp güneşe bırakarak siz de kurutabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Taze eriği yıl boyunca saklamanın yolları arasında reçelini veya marmeladını yapmak da bulunur. Fakat ekşisi, tatlısı, buruğu olduğundan hangi erik türünden yapacağınız önemlidir, şekerini ona göre ayarlamanız gerekir. Buruk bir marmelat tadı istiyorsanız can eriğini tercih edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Bu rengârenk meyvenin girebileceği çok fazla tarif bulunmakta. Kurusu tencere yemeklerinde tazesi tatlılarda, en çok da yaş pasta ve kek içinde kullanılır. Özellikle mürdüm eriği bu tarz tatlılarda en çok tercih edilen türdür. Mürdüm eriğinin posasıyla birlikte hazırlanan suyu ise mutlaka mevsiminde tadılması gereken lezzetlerdendir.

  • SİZ EN ÇOK HANGİ PİŞİRME TEKNİĞİNİ KULLANIYORSUNUZ?

    SİZ EN ÇOK HANGİ PİŞİRME TEKNİĞİNİ KULLANIYORSUNUZ?

    Tahminimize göre en çok kullanılan hatta annelerimiz için geleneksel diyebileceğimiz yöntem, yemeğe bir miktar su ekleyerek kısık ateşte ağır ağır pişirmek. Fakat farklı lezzetler elde etmek için kullanılan daha birçok pişirme tekniği bulunuyor. Bunlardan bazıları en sağlıklı yöntemler arasında gösterilirken bazıları sağlık açısından detaylara dikkat etmeyi gerektiriyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Özellikle dana eti, tavuk ve tabii ki sebzeleri kaynayan suda haşlayarak pişirmek yaygın olarak kullanılan bir tekniktir. Buradaki püf nokta, etlerin sertleşmemesi ve sebzelerin dağılmaması için su kaynadıktan sonra ateşin harını kısmakta yatıyor. Piştikten sonraki haşlama suyu ise, yiyeceğin vitamin değerlerinin geçtiği kıymetli bir besin olduğu için dökülmemeli, mutlaka değerlendirilmeli.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bu yöntemde besin ekstra su ilave edilmeden kendi suyunda pişirilir. Önemli detay, yiyeceğin kendi suyunu dışarı salabilmesi için üstünün kapalı ve ateşin kısık olmasıdır. Özellikle et ve balık yemekleri kendi suyunda yapıldığı zaman lezzetine lezzet katıldığını söyleyebiliriz. Ispanak, taze fasulye, kabak, mantar gibi sebzeleri de kendi suyunda pişirerek et yemeklerinin yanında servis edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Besinlerin en az vitamin/mineral kaybına uğradığı, sağlıklı yöntemlerden biridir buharda pişirme. Buğulama da denilen bu teknik için kaynayan su üstüne süzgecinizi ya da buharda pişirme aparatınızı koymanız, sebzelerinizi küçük parçalara ayırarak üstüne yerleştirmeniz yeterli. Kapağını çok açmadan pişirmeye dikkat edin, haşlandığından emin olduğunuzda sebzelerinizi suyun üstünden alabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Soteleme tekniğinin olmazsa olmazı harlı ateştir. Eğer sote edeceğiniz yemek et ise kuşbaşından daha küçük kesilmesi gerekir, çünkü bu teknik bir bakıma hızlı pişirme yöntemidir ve küçük parçalar her zaman daha çabuk pişer. Ağzı açık pişirilen yemek, besinlerin suyunu dışarı salmaması için sık sık karıştırılmalıdır ve aklınızda olsun soteleme için en uygun kaplar yayvan olanlardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Yağda kızartma, en sevilen fakat sağlık açısından riskleri olabilen bir yöntemdir. Derin ya da sığ yağda kızartma olmak üzere iki türü vardır. Tüm kızartmalar için yağın niteliklerine özellikle dikkat edilmelidir, mesela yağ tortusuz, berrak ve hafif olmalı, aynı kızartma yağı defalarca kullanılmamalıdır. Yiyeceklerin yağ çekmemesi için de yağın kızmış olması ama duman çıkaracak kadar da yanmaması gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Yiyeceklerin kömürlü ya da elektrikli ızgaralar üstünde pişirilmesi tekniğidir ve sağlık açısından hassasiyet gerektiren bir yöntemdir. Besinlerde kanserojen maddelerin oluşmaması için ateşle direkt temas etmemesi, aralarında en az 10 cm. mesafe bulunması gerekir. Dışının sertleşip içinin çiğ kalmasını engellemek için de yiyeceklerin sık sık çevrilmesi icap eder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Poşe etme için bir çeşit haşlama yöntemi diyebiliriz fakat poşelemenin dikkat edilmesi gereken ince detayları vardır. Örneğin su kaynadıktan sonra ısısının 80 derece civarında sabit tutulması gerekir. Yumurta, kök sebzeler ya da balık; poşe edeceğimiz yiyecekler formunun bozulmaması için suya yakın mesafeden bırakılmalıdır. Kullanılacak tarife göre suya karanfil, defne yaprağı, sarımsak gibi aroma katıcı malzemeler de eklenebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Yiyeceklerin havası tamamen alınmış naylon torbalar içinde pişirilmesine vakumda pişirme deniyor ve bu yöntem için öncelikle bir vakum aleti gerekmekte. Besinler vakumlandıktan sonra kısık ateşte pişiriliyor. Bu teknik ile torba içinde yağ ve su kaybetmeden piştiği için oldukça lezzetli olabilen yiyeceklerin ne kadar sağlıklı olduğu konusu ise dünyada hala tartışılmakta.

  • DUT YAPRAĞI AÇTI SOYUN, DÖKTÜ GİYİN

    Anadolu’ya 12. yüzyılda gelen ve yüzyıllardır topraklarımızda yetişen dut, dört başı mamur meyvelerden biridir. Lezzet desen lezzet, şifa desen şifa, ağacı desen sıcak yaz aylarında tam bir gölgelik. Ne var ki olgunlaşan dutları toplamak biraz zahmetli. Daha doğrusu tek tek toplamaya kalkarsanız altından kalkamayacağınız bir iş. Nedeni de çabucacık ezilip zarar gören bir meyve olması. Atalarımız çareyi ağacın altına temiz büyük bir bez germek suretiyle dalları silkelemekte bulmuş. Oldukça akıllıca olan bu yöntemde daha çok meyve toplanırken daha az meyve ziyan oluyor. Ve yine atalarımız şöyle demiş: Dut yaprağı açtı, soyun; döktü giyin. Bir taraftan da mevsim habercisi olan bu meyveyi yaz girerken bol bol yemeyi ihmal etmeyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • 8 Farklı Çeşit İle Mantı Dünyası

    8 Farklı Çeşit İle Mantı Dünyası

    Küçük küçük hamur parçalarının içine çeşitli baharatlarla harmanlanmış kıymanın konulduğu bu leziz yiyeceğin tek handikabı kilo aldırması… Ama ekmek kullanmadan sosunu abartmadan yiyerek bu istenmeyen durumu engellemek biraz da olsa mümkün… Ülkemizin ve Orta Asya’nın bu çekici lezzeti aslında dünyanın dört bir yanında farklı tarif ve sunumlarla yapılıyor. Bakalım mantı ülkemizde ve dünyada hangi isim ve biçimlerle sofralara geliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Bir kaşığa kırk tane mantı sığıyorsa o kesinlikle Kayseri mantısıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bilmelisiniz ki haşlanarak değil kızartılarak pişirilen çıtır mantı büyük bir emeğin ürünüdür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Gürcü mantısı khinkali görünüş olarak, bildiğimiz Kayseri mantısının 5-10 kat büyükçesidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Rus kökenli piruhi mantısı Osmanlı mutfağında da vardı ve içinde tulum peyniriyle ceviz bulunuyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    İtalya’da neredeyse sabahları bile yenen mantı ravioli’nin harcı çok farklı tatlarla yapılabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Bir Rus mantısı daha… Pelmeni, şekil olarak farklıysa da içeriği bizim mantımızla hemen hemen aynı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Mantu, Afganlıların harcına kıyma ile birlikte ıspanak koyduğu ve haşlayarak pişirdiği mantıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Maultasche bir Alman mantısıdır ve içi kıyma, füme et, ıspanak ve baharatlarla hazırlanır.