Kategori: Yemek/Beslenme

  • Tatlının En Hafifi Dondurmanın Ev Hali

    Tatlının En Hafifi Dondurmanın Ev Hali

    Dondurma yediden yetmişe herkesin en sevdiği tatlılardan biridir. Genellikle süt ve meyveden yapılan dondurmalar, hafif olmaları ve şerbetli tatlılara oranla daha az kalori içermeleri sebebiyle de ayrı bir sevilir. Hele bir de dondurmanızı kendi evinizde kendi seçtiğiniz kaliteli malzemeler ile katkı maddesi olmadan hazırlarsanız daha da güzel bir tatlı alternatifi yaratmış olursunuz. Hem sizin hem de çocuklarınızın damak tadına uygun olabilecek dondurma tarifleri, dondurmanın ev hali listemizde tadını çıkarmanız için bekliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Vanilyalı Muzlu Dondurma” title_font_size=”13″]
    dondurma

    5 tane olgun muzu, 250 ml sütü ve bir vanilya çubuğunun içindeki taneleri ya da bir tatlı kaşığı vanilya tozunu karıştırıcıya koyun ve yumuşak bir püre haline getirin sonra da soğutun. Dondurmanızın krema gibi bir kıvamı olması için iyice çırpmanız gerekiyor fakat bu sırada karıştırıcınızın motorunu fazla zorlamamaya dikkat edin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çilekli Dondurma” title_font_size=”13″]
    dondurma

    400 ml süt ya da arzunuza göre aynı miktarda konserve Hindistan cevizi sütüne, 1 çay kaşığı limon suyu, yarım kilo çilek ve 4 yemek kaşığı şeker ekleyerek karıştırıcıda püre haline getirin. Buzluğa koyun ve yarım saatte bir çatal yardımıyla karıştırarak 3 saat kadar soğutun. Çilekli dondurmayı hem tek başına servis edebilir hem de kek ve muhallebi gibi tatlıların yanında sunabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İki Dakikada Hazır Dondurma” title_font_size=”13″]
    dondurma

    Eğer çocuklarınız dondurma diye tutturduysa ya da bir anda misafiriniz geldiyse bu basit tarifi hemen hazırlayabilirsiniz. Fakat bunun için buzluğunuzda dondurulmuş muz bulundurmanız gerekiyor. 2 orta boy donmuş muzu 60 g fıstık ezmesi ya da kakaolu fındık ezmesi ile püre kıvamına getirip hemen servis edebilirsiniz. Süslemek için damla çikolata ya da renkli şekerlemeler kullanabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Naneli ve Çikolatalı Dondurma” title_font_size=”13″]
    dondurma

    2 avokado, 1 muz, 1 tatlı kaşığı bal, 2 avuç kadar taze nane yaprağını karıştırıcıya atın ve püre haline getirin. Daha sonra içine damla çikolata katın ve büyük bir kâse içinde dondurucuya koyun, yarım saatte bir karıştırarak 2-3 saat soğutun ve mis gibi doğal dondurmanız hazır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Vişneli ve Limonlu Sorbe” title_font_size=”13″]
    dondurma

    180 ml suyun içine 150 gram şeker ekleyin ve kaynayana dek eritin. Daha sonra içine bir tatlı kaşığı limon kabuğu rendesi ekleyin ve 15 dakika kadar demlenmeye bırakın. 650 gram kadar çekirdeği çıkartılmış vişne ile hazırladığınız şurubu karıştırıcıya koyarak püre haline getirin, 240 ml sütü bu püreye karıştırarak dondurun ve ferahlatıcı vişneli dondurmanızın tadını çıkarın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yoğurtlu Çubuk Dondurma” title_font_size=”13″]
    dondurma

    Çocukların bayıldığı çubuk dondurmaları yoğurt ile hazırlayarak onlara lezzetli ve besleyici bir ara öğün sunabilirsiniz. 100 gram ahududuyu 400 gram yoğurt ve 5 yemek kaşığı şeker ile karıştırarak püre haline getirin. Dondurma kaplarında 6 saat soğuttuğunuz çubuk dondurmaları 3 hafta içinde tüketmeniz öneriliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dondurma Makinesinde Kahveli Dondurma” title_font_size=”13″]
    dondurma

    240 gram kremayı bir kaba koyup içine 6 kaşık granül kahve ekleyin ve kahveler çözülene dek karıştırın. 150 gram şeker, 250 ml süt ve 1 kaşık vanilyayı ekleyerek dondurma makinesinin haznesine koyun ve makineyi çalıştırın. Dondurmayı makineden aldıktan sonra iki saat daha buzdolabında dondurun. Misafirlerinize gururla servis edebileceğiniz bu dondurmayı acıbadem kurabiyeleriyle beraber sunabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Şeftalili Ve Yoğurtlu Dondurma” title_font_size=”13″]
    dondurma

    3 adet olgun şeftaliyi karıştırıcıda püre haline getirin içine 30 ml bal ve 200 g yoğurt ekleyin. Bu karışımı ufak silikon kek kalıplarında dondurun. Tamamen doğal malzemelerle hazırladığınız dondurmanızı servis edeceğiniz zaman tabağa ters çevirerek üzerlerine birer nane yaprağı ile süsleyebilirsiniz.

  • KIŞ AYLARININ EFSANE MEYVESİ: AYVA

    Gülgiller familyasından olan ayva ile yapabileceğiniz yemek çeşitlerini daha önce sıralamıştık, şimdi biraz meyvenin kendisinden ve tatlılarından söz edelim. Ama öncesinde, ekim ayında hasadı başlayan meyveyi manav tezgâhlarında gördüğünüzde kaçırmamanızı ve sık sık tüketmenizi tavsiye etmeden de geçmeyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Her ne kadar “ayvayı yemek” deyimiyle kötü bir duruma düşmek kastediliyorsa da sonbahar-kış ayları geldiğinde ayva yemek son derece faydalı bir eylemdir. Tokluk hissi veren, C vitamini sağlayan, bağışıklığı güçlendirip kalp ve mideye iyi gelen ayvanın, o meşhur şarkıyla gönüllere iyi geldiği de bir gerçek.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Peki, siz, ayvanın Anadolu’dan Yunanistan’a geçtiğini, Antik Çağ’da Avrupa’ya bu şekilde ulaştığını, günümüzde Avusturalya hariç dünyanın hemen hemen her yerinde yetiştiğini biliyor muydunuz? Dünyada ayva üretiminde ülkemiz ilk sırada bulunmakta ve onu Çin izlemektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde en çok İç Anadolu ve Ege Bölgesi’nde yetişen ayvanın çeşitleri, limon ayvası, şekergevrek, demir ayvası, ekmek ayvası, eşme ayvası gibi isimlerle bilinir. Örneğin eşme ayvası, Marmara Bölgesi’nde yetişen orta büyüklükte, yuvarlak bir ayva türüdür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Dilim dilim yiyebileceğiniz, kompostosunu yapıp tüketebileceğiniz ayvanın en çok yakıştığı tariflerden biri şüphesiz ki ayva reçelidir. Meyveyi ister küpler halinde doğrayın ister rendeleyin, ayvanın reçele verdiği tat ne mayhoş ne aşırı tatlı, her damağa hitap edecek kıvamda olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Ayvanın kullanım alanlarından biri de tarçının, karanfilin çok yakıştığı, kiminin kaymaklı kiminin cevizli tercih ettiği ayva tatlısıdır. Bu arada, restoranlarda gördüğünüz ve rengi göz alıcı kırmızı veya koyu pembe tonda olan ayva tatlısının lohusa şekeriyle yapıldığını not düşelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ayva, hamur işlerine mükemmel uyum sağlayan bir meyvedir. Çiğ iken sert olan meyve, ısıyla buluştuğunda kendini salıverir. Rendeleyerek kek hamuruna karıştırabilir, turta hamuruna sarabilir veya dilim dilim doğrayıp karamelize ederek tart hamuru üstünde kullanabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Ayva ezmesi, özellikle Avrupa’da peynirle birlikte tüketilen bir tatlı çeşididir. Membrillo, ayva ezmesinin Avrupa’da pek çok ülkedeki ismidir. Kızarmış ekmek ve sandviçle de yenebilen ayva ezmesi, Orta ve Güney Amerika’da da bilinen bir ayva tatlısıdır.

  • Kahvaltısız Asla Diyenlerin Sofralarında Yer Vermeleri Gereken Lezzetler

    Kahvaltısız Asla Diyenlerin Sofralarında Yer Vermeleri Gereken Lezzetler

    Her ülkenin kendine has bir kahvaltı kültürü vardır ve bunlar arasında kahvaltıya en çok önem atfeden de büyük bir ihtimalle bizim kültürümüzdür. Nasıl olmasın? Onlarca çeşide ve tadı damakta iz bırakan böylesi lezzetlere sahip olup da ritüeller yaratmamak mümkün mü? Aşağıda sıraladığımız kahvaltılıklar içinde yaşadığımız coğrafyanın en özgün tatlarından sadece 8 tanesi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    kahvaltı

    Süt ve mayanın bir araya gelerek oluşturduğu mucizevi tat beyaz peynir kahvaltı sofralarımızın gediklisi, omletten tosta farklı yiyeceklerin en uyumlu eşlikçisi, Çanakkale’den Van’a farklı tatlarda üretilebilen en önemli besinlerimizden biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    kahvaltı

    Bir dilim ballı ekmek üstüne kaymak, özellikle de Afyon kaymağı sürdüyseniz günün en güzel öğününü geçiriyorsunuz demektir. Bir miktar manda sütüyle yapılmış bembeyaz ya da inek sütü ile yapılmış sarımtırak renkte kaymak bulunan sofranın tadına doyum olmaz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    kahvaltı

    Bazı insanlar tatlı ve tuzluyu bir arada yemeyi sevmezler ama iddia ediyoruz ki onların alışkanlıklarını kırmalarına neden olacak bir tat varsa o da lorlu reçeldir. Ama özellikle Ayvalık’ın Cunda Adası’nda bir sabah kahvaltısında yemenizi tavsiye edeceğiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    kahvaltı

    Susam tohumlarının ezilip kavrulmasıyla elde edilen tahin ve meyvelerin ezilip kaynatılmasıyla elde edilen pekmez… Tahin-pekmez ikilisinin olduğu bir kahvaltı masası için rahatlıkla her derdin devası olabilecek güçtedir diyebiliriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    kahvaltı

    Yemeklerde baharat olarak kullanılabilen, çayı yapılıp içilen, kokusu ve görüntüsüyle kekiğe benzetilen zahter en lezzetli kahvaltı soslarının yapımında da kullanılır. Gazianteplilerin yakından bildiği zahter özellikle zeytinyağı ile iyi bir eşlikçidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    kahvaltı

    Özellikle Kafkasya’dan göçen toplulukların yaşadığı şehirlerimizde ün yapmış olan acuka temelde biber, ceviz, zeytinyağı ve çeşitli baharatlardan elde edilen bir kahvaltılıktır. Yemeklerde kullanılan acuka ile karıştırmayın çünkü o daha tuzlu, acı ve cevizsiz oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    kahvaltı

    Yapımına Orta Asya’da başlanan sonra Anadolu ve Balkanlar’a taşınan pastırma mükellef kahvaltı sofralarının baş konuklarındandır. Çiğ etin çeşitli baharatlarla kurutulmasıyla elde edilen lezzetin memleketi günümüzde Kayseri’dir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    kahvaltı

    Ülkemizin her köşesinde hamurla yapılan bir ekmek çeşidi mutlaka vardır. Pişi ise belki de ülkemizde en fazla bilinen, tüketilen lezzetlerden biridir. Mayalı hamurun kızartılmasıyla puf puf şişen pişiler kahvaltı masanıza gelmişse o sofraya anne sıcaklığı ve sevgisi de gelmiş demektir.

  • ZİHİN VE DAMAK DOSTU CEVİZİN KULLANILABİLDİĞİ LEZZETLER

    Biliyorsunuz cevizin zihin açıcı özelliğinden sıklıkla bahsedilir ve bu durum içinde bulunan doymamış yağ asitlerine, fitokimyasallar açısından zengin oluşuna bağlanır. Hatta kabuğun içinden çıkan cevizi ikiye ayırıp beyin şekline benzetenlere ve buradan yola çıkarak ikisi arasında ilişki kuranlara bile rastlanmaktadır. Hepsi bir kenara en iyisi, ülkemizde bolca bulunan, uzun süre saklaması mümkün olan, doyurucu ve besleyici özellikleriyle öne çıkan cevizi bol bol tüketmek…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ceviz ağacı kışın yapraklarını döken bir ağaçtır. İklim koşullarına göre değişmekle birlikte ceviz hasadı Eylül ortalarında başlayıp Ekim sonlarına kadar sürer. Hasat edildikten sonra dışındaki yeşil kabuk çıkarılır ve sert kabuklarıyla kalan cevizler kurumaya bırakılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Cevizi çerez olarak afiyetle yiyebilirsiniz ama hem lezzet katması açısından hem de kullanım alanlarını çoğalttığı için yemeklerinizde kullanmayı da tercih edebilirsiniz. Geleneksel tatların içinde de cevize sıklıkla rastlanabilir, örneğin meze çeşidi olan muhammara, içinde ceviz bulunduran lezzetlerdendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Ceviz, şekeri dengeleyen tadıyla tatlı tariflerinin en özel eşlikçilerindendir. Ceviz dolgulu kayısı veya hurma denemenizi özellikle tavsiye ederiz. Cevizli kek veya kurabiye birer klasiktir. Geleneksel mutfağımızın doyumsuz lezzeti kabak tatlısının tamamlayıcısı da dövülmüş cevizden başkası değildir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ceviz öyle bir tada sahiptir ki tuzlu ve tatlıya olduğu kadar ekşiye de uyum göstermekle kalmaz, kendi karakterini de ortaya koyarak içinde bulunduğu lezzeti yukarılara çeker. Nar ekşili veya limon soslu bir salatanın içine ilave edilmiş ceviz, eşsiz bir lezzet sunar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Çok yakıştığı ve tadını bozmadan başkalaştırdığı diğer bir tarif de makarnadır. Gerek hazır makarnayı ufalanmış cevizle harmanlamak gerekse Türk mutfağının en özgün tariflerinden olan el yapımı eriştenin üstüne dövülmüş ceviz serpmek, en güzel sunumlardan olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Cevizli turta yapmanın bin bir yolu var. Elmalı cevizli, ballı cevizli, havuçlu cevizli, karamelli cevizli turta gibi tariflerden damak tadınıza veya o anki havanıza en uygun olanını seçebilirsiniz. Cevizleri iri tutmak ya da rondoda un ufak etmek de tamamen tarifinize ve size kalmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Cevizin keyifle kullanılabileceği fakat pek bilinmeyen tariflerden biri sahanda yumurtadır. Kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi olan bu tarifi ister sade, ister domatesli, isterseniz peynirli yapın, aklınızda olsun içine dövülmüş ceviz katarak lezzetine lezzet katabilirsiniz.

  • MUTFAK DÜNYASIYLA İLGİLİ ÖZEL GÜNLER

    Sağlığımız üzerinde doğrudan etkisi olan veya anlarımıza mutluluk katan lezzetler için özel birer gün ayrılması çok da anlamsız değil… Yiyecekler için belirlenen özel günlerin kimileri var ki dünyada farklı etkinliklerle kutlanıyor. Biz de o günlerden birkaçını sizin için derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Rivayet o ki; 4. Sandwich Kontu Montagu’nun kahyası, iki dilim ekmek arasına et koyarak bir atıştırmalık hazırlamış ve sonraları bu atıştırmalıktan isteyenlerin “Sandwich’inkinden olsun!” demeleri yeterli olmuş. Anlayacağınız şimdilerde onlarca çeşidi bulunan ve dilimize “sandviç” olarak yerleşen yemeğin ortaya çıkışı bir hayli ilginç. Günümüzde ise her yıl 3 Kasım tarihi Dünya Sandviç Günü olarak kutlanıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kızartma yöntemiyle yapılması birtakım zararlar oluştursa da dünyanın en sevdiği atıştırmalıkların başında patates kızartması geliyor. Elbette bu kadar sevilen ve eşlik ettiği yemeklere keyif katan bir lezzetin de özel günü olmalıydı. Hey yıl 13 Temmuz tarihi Dünya Patates Kızartması günü olarak kutlanmakta.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Çocuk, genç ve yetişkinlere, bağışıklık sisteminden beyin fonksiyonlarına çok sayıda fayda sağlayan yumurta, özel bir kutlamayı fazlasıyla hak eden besinler arasında. Her Ekim ayının ikinci Cuma günü kutlanan Dünya Yumurta Günü, mutfakla ilgili özel günlerin belki de en değerlisi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Patlamış mısır sinemada ya da evde, ailece veya arkadaş ortamlarında neşemize neşe katan bir lezzet. Hem yapımı pratik hem de çok lezzetli olan patlamış mısır için elektrikli aletler bile üretildi ve böylece mısırları yakma riski de tamamen ortadan kalktı. Siz de 19 Ocak Patlamış Mısır Günü’nü es geçmeyip, sevdiklerinize patlamış mısır ikram ederek kutlamayı düşünebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Çikolatanın ortaya çıkışından bahsedebilmek için kakao çekirdeklerini içecek haline getiren Aztek ve Maya medeniyetleri, İspanyol kâşif Hernan Cortes, kakao makinesini icat eden Coenraad Johannes van Houten gibi daha pek çok kişi ve olaydan söz etmek gerekir. En iyisi konuyu uzatmadan size hemen hangi tarihin çikolata günü olarak kutlandığını söyleyelim: 7 Temmuz!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Dünya Dondurma Günü, her yıl temmuz ayının üçüncü haftası ve pazar günü kutlanıyor.  Bugün, ilk kez ABD başkanı Ronald Reagan tarafından ortaya atılmış. Reagen, 1984 yılında resmi bir bildiriyle 15 Temmuz’u tek seferliğine Dondurma Günü ilan etmiş ama dondurma üreticileri bugünün özel olarak kutlanmasını sürdürmüşler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İstediğini yeme günü, zaten her gün istediğini tüketen kişiler için değil, sağlıklı beslenmeye dikkat edenler için düşünülen bir gün olmuş. Onların bir gün de olsa kendilerini şımartma hakları olduğu düşüncesiyle bu ilginç gün icat edilmiş. Günümüzde her yıl 11 Mayıs tarihi “İstediğini Yeme” veya “Ne İstersen Onu Ye Günü” olarak kutlanıyor.

  • HÜCRE DOSTU ANTİOKSİDAN NEDİR, NELERDE BULUNUR?

    Sağlıkla ilgili konularda ya da beslenme önerilerinde sıkça karşılaştığımız bir terimdir antioksidan. “En güçlü antioksidan” veya “şu ürünler antioksidan bakımından çok zengin” ifadelerini mutlaka duymuşsunuzdur. Antioksidan kelime olarak oksidasyonu önleyen anlamına geliyor. Vücudumuz için çok faydalı olan bu kimyasal maddeyi gelin biraz daha yakından tanıyalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • FARKLI LEZZETLERLE MASALARA GELEN DENİZ ÜRÜNLERİ

    Kimi “denizden babam çıksa yerim” derken, kimi “balıktan başkasına el sürmem” der. Kimi de var ki kabuklarını görmediği sürece yiyebileceğini söyler… Yesek de yemesek de bilgi sahibi olmak önemli… Aşağıda, ülkemizde de tüketilen leziz deniz ürünlerini görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Farklı türleri bulunan karidesin kabuklarını soymak biraz zahmetli iştir ve ne zaman soyulacağı yapılacak yemeğe göre değişir. Örneğin haşlayarak mezelerde kullanılacaksa önce haşlamak sonra soymak gerekir. Eğer tavası, sotesi, salatası, çorbası yapılacaksa önce soyulup sonra haşlanmalıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kalamarı alıp kendiniz de temizleyebilirsiniz ama en kolayı temizlenmişini alıp pişirmek olacaktır. Temizlenmiş kalamarı istediğiniz kalınlıkta keserek yumuşatmak üzere marine etmelisiniz. Bunun için birer çay kaşığı tuz, şeker, karbonat karışımıyla iyice ovabilir hatta içinde birkaç saat bekletebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    En çok tavası ve dolması yapılan midyeleri temizlemek, işin en hassas ve özen gerektiren noktasıdır. Kabukları fırçalayarak bol suda yıkamak, kabuğun dışında sakal gibi sarkan kısmı çekerek çıkarmak ve bıçak yardımıyla kabukları ikiye ayırmak, sonrasında tuzlu suyun içinde bekletmek gibi aşamaları vardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kesilmesi, temizlenmesi, hazırlanması en çok zahmet isteyen deniz ürünlerinden biri de ahtapottur. Hatta sizin için temizlenmiş ve pişirilmiş halini tercih etmeniz daha mantıklı olabilir. Ahtapot kızartılabilir, sebzelerle sotelenebilir, salata veya makarna gibi birçok tarife eşlik edebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    İstiridye de tıpkı midye gibi iki kabuk arasında gelişen bir deniz canlısıdır ve temizlemesi de en az midye kadar hassasiyet ister. Aralarındaki fark ise midye çiğ yenmezken, istiridye etli kısmının üstüne limon sıkılarak çiğ olarak tüketilebilir. İstiridye alırken kabukların aralık olmamasına dikkat etmek tazeliği açısından önemlidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Derin sularda yaşayan deniztarağı da kabuklu bir deniz ürünüdür. Kabukları içindeki beyaz bölüme zarar vermeden ulaşmak için dikkatlice açılmalı ve bu kısım parçalanmadan nazikçe çıkarılmalıdır. Bol suyla yıkanması gereken deniztarağı çiğ olarak veya kızartması yapılarak, sotelenerek, fırında pişirilerek tüketilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Zor bulunduğu için diğerlerine göre daha pahalı olan ve kabuk rengi türüne göre maviden kahverengiye değişebilen ıstakoz önce mutlaka suda haşlanmalıdır, sonrasında isteğe göre ızgarası veya buğulaması yapılabilir. Ayıklamak içinse küçük ıstakoz makası kullanılmalıdır. Istakozun sadece kuyruk, karın ve kıskaç bölgesindeki etler tüketilebilir.

  • SUŞİ: JAPON MUTFAĞINDAN DÜNYAYA YAYILAN TARİF

    Uzakdoğu ülkelerinde sevilen, Batı’nın kendi kültürüne uyarlamakta gecikmediği suşi ülkemizde de rağbet gören bir yiyecek, fakat bir o kadar sevmeyeni de bulunmakta. Kimileri sadece çiğ balıktan yapıldığını düşünerek uzak duruyor kimileri yosun sevmiyor kimileri de bazı malzemelerin birlikteliğine adapte olamıyor. Tercih edip etmemek bir tarafa, suşi kültürüne hâkim olmak kullanılan bazı terimleri bilmekle başlıyor. Mesela malzemenin sarıldığı yosun yaprağına nori deniyor, norinin elle koni biçimde sarılmasına temaki… Özellikle Japonya’da mutlaka suşi yanında servis edilen yeşil çaya agari denmekte. Otemoto ise suşileri yemek için kullanılan çubukların adı. İsimlendirmeler bu şekilde uzayıp giderken suşi hakkında şöyle bilgiler de bulunuyor…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • YAŞASIN YAZ DEDİRTEN YEŞİL SEBZELER

    YAŞASIN YAZ DEDİRTEN YEŞİL SEBZELER

    İlkbaharın gelmesiyle hareketlenen manav tezgâhları yaz aylarıyla birlikte renk yelpazesinde doruğa ulaşır. Sofralarımızda yer almak için kırmızılar, morlar, sarılar birbiriyle yarışır. Baktıkça gözümüz gönlümüz açılır, doğrusu iştahımız da fazlasıyla artar. Ne mutlu ki artan iştahımız bu besinler sayesinde istenmeyen kilolarla değil sağlıklı beslenme ile sonuçlanır. Elbette bu yarışın içinde yeşiller çeşitliliği ile başı çekerler. Aman siz siz olun yaz aylarındaysanız yemeden geçmeyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Düşük kalorisi ve kalbimizden cildimize sağladığı yüksek faydalar sayesinde yaz aylarının yüzümüzü güldüren sebzelerinden semizotu ile ne mi yapabilirsiniz? Çorbasından salçalı yemeğine, cevizli domatesli salatasından yoğurtlu mezesine, kavurmasından böreğine yapamayacağınız tür neredeyse yok diyebiliriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Protein deposu yeşil börülce yaz aylarının heyecanla beklenen sebzelerindendir. Temmuz ve ağustos geldi mi ne kadar tüketseniz o kadar iyi. İçerdiği değerler açısından et yemeyenlerin önemli alternatiflerinden olan yeşil börülcenin en popüler tüketimi ise salata şeklindedir. Ondan sonra kavurması ile sulu yemeği gelir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Diğer kabakgillerden ayırmak için sakız kabağı da diyebileceğimiz bu sebzenin aslında etli kısmı beyazdır ama kabukları genellikle yeşil tonlarındadır. Artık etli dolmasını ya da yemeğini mi, yoksa kekini böreğini mi yaparsınız orası size kalmış. Yine de siz de bilirsiniz ki kabak denince akla gelen ilk tarif mücverdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde köy evlerinden kent restoranlarına en çok tüketilen sebze taze fasulye olsa gerek. İçimizde zeytinyağlı fasulyeye “hayır” diyecek olan var mıdır ki? Bu yeşil mucizenin faydaları da en az tadı kadar yoğun… Özellikle diyet yapanların buzdolaplarında bulundurmaları gereken taze fasulyeyi yaz aylarında bolca alıp kış için stoklayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Tamam, karşımızdaki taze fasulye kadar kolay yapılabilen bir sebze değil ama en az onun kadar lezzetli bir besin bamya. Sadece tabiri caizse “salyalanmadan” ayıklamanın püf noktalarına dikkat etmek gerekli. Eğer bamyaya karşı önyargılarınız varsa, hamarat bir elden çıkmış zeytinyağlı bamyanın tadına bir kez olsun bakmanızı öneririz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Dolmalık biberlerin iç harcını etli yaparak sulu yemeğini hazırlayabileceğiniz gibi, pirinç ile doldurarak zeytinyağlısını da yapabilirsiniz. Bu tombik biberler de tıpkı diğer türleri gibi C vitamini açısından çok zengindir hatta şöyle düşünün, bir dolmalık biber bir portakalın içerdiğinden iki kat daha fazla C vitamini içerir!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Taze bakla dendiği vakit akıllara hemen Ege usulünce pişirilen dereotlu, domatesli zeytinyağlı bakla yemeği gelir. İçine sıkılan limon sayesinde mayhoş bir tada bürünen bu yemek yaz günlerinin en hafif en lezzetli besinlerindendir. Servis ederken ilave edilen sarımsaklı yoğurt ise yemeği direkt efsaneler arasına katar.

  • Meyvelerle Neler Neler Yapılır

    Meyvelerle Neler Neler Yapılır

    İnsan diyetinin mihenk taşı meyveler dünyanın her yerinde en sevilen, en değerli yiyecekler arasında. Muson Asyası’na, Güney Amerika’ya ya da Afrika’ya gitsek birbirinden çok farklı meyvelerle karşılaşabiliriz belki ama değişmeyen şey o meyvelerin bölge halkı için önemi olur. Her mutfak geleneğinde bambaşka şekillerde kullanılabilen meyveleri bizler hangi tariflerde, nasıl kullanıyoruz listemizde…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    meyveli tarifler

    Her ülkenin kahvaltısı başka olsa da ortak noktalardan biri marmelattır. Meyveler daha uzun süre muhafaza edilmek amacıyla şekerle pişirilerek soframıza gelir ve püre halinde olursa marmelat, tanecik halinde olursa reçel adını alır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İlk başta bir içecek olarak hayatımıza giren smoothie çeşitleri artık kâselerde de servis ediliyor ve bu haliyle tercih edilen bir kahvaltı alternatifi oluyor. Biraz daha koyu kıvamlı hazırlanan smoothie’nin üzeri meyve ve kuruyemişlerle süsleniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Lezzetli bir meyveyi biraz baharat ve şekerle pişirerek hafif bir tatlı yapabilirsiniz. Mutfağımızın klasiklerinden ayva tatlısı da bu şekilde hazırlanır ama eğer hâlâ denemediyseniz aynı usulde hazırlayacağınız armut tatlısını tavsiye ediyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    meyveli tarifler

    Sofralarımızın en sevilen ekşisi turşu aklınıza gelecek her türlü sebze ve meyve ile kurulabilir. Erik, domates, limon, kapari, karpuz, havuç, elma ve ayva. Meyve turşuları en çok Anadolu mutfağında çeşitleniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    meyveli tarifler

    Hem hafif hem lezzetli, hem kendi başına bir tatlı hem başka tatlıların yanında mükemmel eşlikçi… Meyveli dondurma yediden yetmişe favorilerimizden biri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    meyveli tarifler

    Geleneksel içeceklerimizden şerbet, meyveleri bozulmadan değerlendirmenin en eski yolları arasında… Meyveyle tatlanan şerbet çeşitleri ise saymakla bitmez; koruk, kuşburnu, kızılcık, ayva ve daha niceleri…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    sirke

    Ev yapımı sirke sağlıklı yaşamak, sağlıklı beslenmek isteyenlerin tercihi, en çok yapılan çeşitleri ise elma ve limon sirkesi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Meyvelerin püre haline getirilip güneşte kurutulmasıyla hazırlanan pestil çeşitleri Anadolu’nun sağlıklı tatlı alternatiflerinin başında geliyor. İncecik bir erik, dut ya da kayısı pestilinin yerini hiçbir hazır gıda tutamaz!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Son yıllarda hayatımıza giren yeni bir alışkanlık ise suya salatalık, limon, nane, biberiye gibi malzemeler ekleyerek aroma ve vitamin kazandırmak.