Kategori: Yemek/Beslenme

  • RAMAZAN SOFRALARI İÇİN HAFİF VE LEZİZ ÖNERİLER

    Hoş geldin Ya Şehr-i Ramazan… Müslüman âleminin en kutsal ayıdır Ramazan…. Bu ayın en güzel ve özel taraflarından biri de iftar menüleri ve iftar sofralarıdır. Dikkat edilmesi gereken nokta ise uzun süre aç kaldıktan sonra mümkün olduğunca hafif ve mideyi yormayan yemekleri seçmektir. Bu düşünceyle sizin için hafif ama çok lezzetli bir öneri listesi hazırladık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Köfteli yoğurt çorbası” title_font_size=”13″]

    İster iftar ister sahur vaktinde, doyurucu, besleyici ve tek başına yetebilecek bir lezzet olarak köfteli yoğurt çorbası ilk önerimiz.  Karbonhidrat ve proteini bir arada alabileceğiniz bu çorbayı sadece çorba değil ana yemek olarak da düşünebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Izgara tavuklu salata” title_font_size=”13″]

    Salataların sadece garnitür olarak değer gördüğü zamanlar eskide kaldı. Artık büyük kâselerde protein ve karbonhidrat dengesi yoğunlaştırılmış salatalar revaçta. Bu salata kâseleri hem doyurucu hem de mideyi yormayan özelliği ile daha da cazip hale geliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kabak graten” title_font_size=”13″]

    Yüksek su ve lif oranıyla bağırsak sağlığını koruyan kabakla yapacağınız farklı yemekleri iftar menülerine dâhil etmeyi düşünebilirsiniz. İçinde kıyma, soğan, sarımsak, kaşar peyniri gibi farklı malzemeler barındıran, beşamel sosla zenginleştirilen kabak graten de bunlardan biri olabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sebzeli ya da soğanlı tavuk ciğeri” title_font_size=”13″]

    Sakatat sevenler için de dana ciğerine oranla daha hafif olan tavuk ciğeri tarifleri önerebiliriz. Özellikle iftar vakti için önden sıcak bir mercimek çorbası ve ardından sebzeli ya da soğanlı tavuk ciğeri düşünülebilir. Fakat tavuk ciğerine karşı hassasiyeti olanların dikkat etmesi gerektiğini de eklemeliyiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Fırında sebze” title_font_size=”13″]

    Fırında sebze tarifleri tüm zamanların en keyifli yemeklerindendir. Sebzelerin hangileri olacağını mevsimine göre seçmek ise en doğru olanıdır. Bol domates, soğan ve biberle renklendirebileceğiniz bu tarifleri sulu veya susuz yapabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hindistan cevizli toplar” title_font_size=”13″]

    Bisküvi, pudra şekeri, süt, kakao, damla çikolata, Türk kahvesi ve tereyağı ile ocakta hazırlayacağınız bir hamur ile oldukça hafif bir tatlı ortaya çıkarabilirsiniz. Hamurdan küçük toplar oluşturabilir ve Hindistan cevizine bulayarak son derece lezzetli bir hale getirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karamelli muhallebi” title_font_size=”13″]

    Güzel bir iftar yemeğinin ardından tatlı yemek istendiğinde en doğrusu hafif ve sütlü tatlılara yönelmek olacaktır. Ocakta un, süt, toz şeker, nişasta, yumurta sarısı ve vanilya ile yapacağınız bir muhallebiyi kuplara dökerek buzdolabında bekletebilir, daha sonra üzerine şeker ve krema ile yaptığınız karameli sos olarak ilave edebilirsiniz.

  • GÜNE MUTLU BİR BAŞLANGIÇ İÇİN SICAK KAHVALTILIKLAR

    Zeytin, peynir, reçel, domates, salatalıkla donatılmış bir kahvaltı sofrasında ortaya getirilen ve gözlerin üstünde olduğu yiyecek genellikle sıcak kahvaltılıklar olur. Onlar, kahvaltının keyfini ve doyuruculuğu artıran lezzetlerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kahvaltı sofralarının vazgeçilmez klasiklerden biridir omlet… Tarifi, yumurtaları önce bir kâsede iyice çırpmaktan, arzuya göre içine biber, domates, peynir gibi ürünler ve mutlaka tuz eklemekten, sonra bu karışımı hafif yağlı ve kızdırılmış tavaya dökmekten geçer.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kahvaltıda ekmek, tatlı ve tuzlu yerine geçecek nefis tariflerden biri kreptir. Malzemeleri yumurta, süt, su, sıvı yağ, tuz ve un olan, sıvı kıvamdaki karışımın özel bir tavada arkalı önlü pişirilmesiyle yapılan krep, içine koyacağınız tatlı veya tuzlu ürünlerle bambaşka tatlara bürünebilecek bir lezzettir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Sıcak kahvaltılık dendiğinde akla ilk gelen lezzetlerden biridir börek çeşitleri. İster yufkayla ister milföy hamuruyla hazırlayın ister fırında ister kızartarak pişirin ister peynirli ister kıymalı yapın… Çıtır börek olan bir kahvaltı sofrasında başka ne aranır ki?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Önce sosisleri yağda hafifçe kızartın. Üzerine küp küp doğradığınız veya rendelediğiniz domatesleri ekleyin, biraz tuz biraz da karabiber ilave ederek tavanın kapağını kapatın. Domatesler suyunu çekince, sıcak kahvaltınız hazır demektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Sevilen sıcak kahvaltılıklardan biri olan peynir köftesinin pek çok tarifi bulunur. Köfte malzemeleri, beyaz peynirle birlikte maydanoz, dereotu, tuz, karabiber, ekmek içi ve isteğe göre biraz kaşar peynir olabilir. Karışımdan yuvarlak veya uzun köfteler yapılır, önce yumurta sarısına, sonra galeta ununa bulanarak kızartılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Çocuk veya yetişkin olsun, evde veya sokakta, masada veya ayaküstü olsun… Şüphesiz ki en sevdiğimiz, en pratik lezzetlerden biri olan tost, sıcak kahvaltılıklar arasındadır. Kaşarlı, beyaz peynirli, domatesli, mayonezli, acukalı bu kahvaltılığı zenginleştirmek tamamen tercihe bağlıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Her ne kadar menemen tüm öğünlerde tüketilebilen bir lezzet olsa da, kahvaltı masalarının da gözde yiyeceklerinden biridir. Fakat akşam öğünlerinde soğanlı yapılan menemen, kahvaltı sofralarında daha çok soğansız olarak tercih edilir.

  • ÖZEL GÜNLERDE HANGİ YEMEKLER YAPILIR?

    Bazı özel günlerde illa ki karşımıza çıkan lezzetler vardır. Bu yemeklerin o günlerde ikram ediliyor olması bazen gelenekten bazen gereklilikten kaynaklanır. Sebepli veya sebepsiz, bu lezzetleri özel gününde toplulukla birlikte yemenin hissettirdiği duygu da bir başkadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İnsanlığın en eski besin maddelerinden olan buğdayın düğün geleneklerinin vazgeçilmezlerinden olmasına şaşırmamak gerekir. Haşlanması, et ile pişirilmesi uzun zaman ve emek isteyen düğün keşkeğinin yapımı yöreden yöreye değişiklik gösterebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Hayatını kaybeden kişinin cenazesinde helva kavurmak ve eş dost ile paylaşmak en köklü geleneklerimizden biridir. Helvayı dualar eşliğinde kavurmanın, ölen kişinin kabir azabını azaltacağına inanılır ve ikram edilen kişilerden merhumun ruhuna hayır duası göndermeleri beklenir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Yaş gününde yaş pasta kesmenin hikâyesi ise Eski Yunan’a ve Ay Tanrıçası Artemis’e kadar uzanıyor. O dönemlerde Artemis’in doğuşunun her ay pasta kesme ritüeli ile kutlandığı ve hatta pasta üstündeki mumların ay ışığını simgelediği biliniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kısır, doyumsuz sohbetlere imza atılan altın günlerinin ikramlıkları arasında olmaz olmazdır. İnce bulgurun yeşilliklerle buluştuğu bu pratik ve hafif tarif, hem doyurucu hem de lezzetli bir besin olması sebebiyle vazgeçilmezdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Yılbaşında hindi âdeti her ne kadar yabancı kültürlerden sirayet eden bir gelenek ise de yeni yıl sofralarında görüntüsüyle gözleri, lezzetiyle damakları şenlendirdiğini kimse inkâr edemez. Yılbaşı akşamlarında hindinin en güzel eşlikçisi şüphesiz ki iç pilav olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Mevlit törenlerinin en doyurucu ve leziz ikramlığı ise tavuklu pilavdır. Hele de pilav büyük bir tencerede kavrulup pişirilir ve haşlanan tavuklar el birliği ile didilip pilava eklenirse, işlenen hayır ve edilen duaların kabul edileceğine duyulan inanç daha da büyür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İnce ince sarılıp, tencereye sıra sıra ve büyük bir özenle dizilen yaprak sarma, bilhassa özel günler için yapılan lezzetlerdendir. Evladının mürüvvetini görmenin mutluluğunu yaşayan aileler, sünnet düğünlerinde masaları donatırken başköşeye yaprak sarma yerleştirmeyi ihmal etmezler.

  • Her öğünün kurtarıcısı birbirinden lezzetli 11 börek tarifi

    Her öğünün kurtarıcısı birbirinden lezzetli 11 börek tarifi

    Türk yemek kültüründe hamur işlerinin, özellikle de börek çeşitlerinin ayrı bir yeri vardır. Tarih akar, zaman geçer, devirler değişir ama Türk mutfağında böreğin yeri değişmez. Kahvaltıdan, akşam yemeğine her öğünde sevilerek tüketilen bu lezzetin 11 farklı tarifini sizin için araştırdık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çiğ Börek – Çi Börek” title_font_size=”13″]

    Eskişehir’in sevilen lezzeti çiğ böreği hazırlamak için un, su, tuz ve sirkeyle hamur tutulur. Ceviz büyüklüğünde hamur parçaları oklavayla açılır, içlerine kıyma, soğan ve maydanoz ile hazırlanan harçtan incecik bir katman sürülür ve hamur yarım ay biçiminde kapatılarak, kızgın yağa atılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Açma Börek – Alt Üst Böreği” title_font_size=”13″]
    türk mutfağı

    Hazır yufka kullanmak yerine elde açılmış hamurla hazırlanan börekler biraz el oyalasa da lezzetlerine doyum olmaz. Un, su ve tuz ile hazırlanan börek hamuru 9 eşit parçaya bölünür ve oklavayla açılır. Elde edilen yufkaların arasına arzu ettiğiniz harç koyularak börek hazırlanır, ısıtılmış fırında pişirilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çin Böreği” title_font_size=”13″]
    türk mutfağı

    İsmi Çin böreği olsa da ülkemizde sevilerek tüketilen bu sebzeli lezzet, çocuklara sebze yedirmenin yaratıcı bir yolu olarak görülebilir. Havuç, kereviz, soğan, patates, biber, kabak, pırasa gibi sebzeler sotelenir, dörde bölünmüş yufka parçalarına sarılır, galeta ununa bulanarak kızartılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Milföy Böreği” title_font_size=”13″]

    Bir anda misafir geldiğinde ya da hızlıca atıştıracak bir şeyler hazırlamanız gerektiğinde milföy hamuru yardımınıza koşar. Milföy hamurlarının arasına peynir, kıyma, sosis ne dilerseniz yerleştirip hamuru ikiye katlamanız lezzetli bir milföy böreği yapmanız için yeterlidir. Milföy yağlı bir hamur olduğu için üzerine sadece yumurta sarısı sürerek fırında pişirilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Muska Böreği” title_font_size=”13″]

    Ara sıcak olarak en sık tercih edilen börek çeşitlerinden biri muska böreğidir. Uzun şeritler halinde kesilmiş yufka şeritleri, içine peynir ya da kıyma koyularak muska şeklinde sarılır ve derin yağda kızartılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sigara Böreği” title_font_size=”13″]

    Sekize bölünen yufkalar lor peyniri, maydanoz ve karabiberle hazırlanan harç içine koyularak incecik sarılır, sıvıyağda kızartılır. Sigara böreği genelde ara sıcak olarak servis edilse de, kahvaltıda ve çay saatinde de sevilerek tüketilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Paçanga Böreği” title_font_size=”13″]

    Mutfağımızın en lezzetli böreklerinden biri paçangadır. Pastırma, kaşar, domates ve yeşil biberden oluşan harç ikiye bölünmüş yufkaların içine yerleştirilir, hafif gevşek sarılan börekler sıvı yağda kızartılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kol Böreği” title_font_size=”13″]

    İkiye katlanarak yarım daire haline getirilen yufkanın en alt kısmına hazırladığınız iç harcı koyun ve yufkayı ince bir şekilde kıvırın. Elde ettiğiniz uzun yufkayı yuvarlayarak tepsiye yerleştirin ve üzerine yumurta sarısı ile yağ çırparak sürün. Kol böreği peynirli, patatesli, kıymalı, ıspanaklı gibi birçok farklı harçla hazırlanabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Gül Böreği” title_font_size=”13″]

    Yufkayı dörde bölerek içine harcını koyup uzun sigara börekleri gibi sarın daha sonra yufkaları kıvırarak gül şeklini verin ve tepsiye yerleştirerek üzerine yumurta ve yağ karışımını sürün, ısıtılmış fırında pişirin. Genelde en çok kıymalı ve patatesli çeşitler tercih edilse de gül böreğinin harcını her türlü malzemeyle hazırlayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Avcı Böreği” title_font_size=”13″]

    Bu doyurucu ve lezzetli börek en şahane sofralara layık bir tabaktır. Tereyağında kuru soğan çevrilir içine kıyma, çekilmiş ceviz ve baharatlar eklenerek kavrulur, en son önceden sıcak suda şişirilmiş ince bulgur harca eklenir. Yufka dörde bölünerek her bir parçanın içine harç yerleştirilir ve sarılan börekler galeta ununa bulanarak kızartılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Su Böreği” title_font_size=”13″]
    türk mutfağı

    Türk Mutfağı’nın en özel böreklerinden biri su böreğidir. Yapımı oldukça zahmetli olan su böreğini hazırlamak için açılan yufkaların her biri teker teker haşlanır ve aralarına peynirli harç koyularak tepsiye döşenir. Tadına doyulmayan bu geleneksel börek çeşidimiz Türk Mutfağı’nın haklı bir gurur kaynağıdır.

  • Soğuk Kış Günlerinde Lezzetine Rengine Gücüne Sığınabileceğimiz Sebzeler

    Soğuk Kış Günlerinde Lezzetine Rengine Gücüne Sığınabileceğimiz Sebzeler

    Yeşil, sarı, beyaz, kırmızı, mor… Vitamin değerleri yüksek, koruyucu, besleyici, güçlendirici… Çorbadan ana yemeğe, garnitürden mezeye, salatadan böreğe… Soğuk gün ve gecelerde sadece dilinizi damağınızı değil, duygu ve düşüncelerinizi de ısıtacak kış sebzelerini ve kullanım alanlarını listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Brokoli sizin gündeminize ne zaman girdi bilmiyoruz ama Roma döneminden kalma kayıtlarda bile adının geçtiği iddialar arasında. Bu sağlık dostu yumru yumru yeşil bitkinin popülerleşmesi ise 20. yüzyılın başlarına denk gelmiş. Adı İtalya’yla anılan brokoli Sicilyalı göçmenler sayesinde önce ABD’ye intikal etmiş oradan da bütün dünyaya. Haşlamasından sebze gratenine, salatasından yemeğine birçok tarif var ama bizim favorimiz kremalı tadıyla kışa yaz havası getirebilecek brokoli çorbası.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Asya’nın orta bölgelerinden İran aracılığıyla İspanya’ya ve oradan Avrupa’ya taşınan ıspanak sebzesinin ülkemizde en çok yemeği yapılagelir ama börekler için de hatırı sayılır şekilde rağbet gösterilir. Siz de böyle düşünüyorsanız bu kez bir değişiklik yapmanızı ve salatasını denemenizi öneriyoruz. Ve cevizin, peynirin en çok yakıştığı sebzelerden olduğunu iddia ediyor, fotoğrafta gördüğünüz gibi portakal dilimleri serpiştirmeyi unutmayın diyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Nedendir bilinmez, pırasanın seveni çok sever sevmeyeni hiç yemez, oysa Roma ve Mısır uygarlıkları yıkılana dek pırasa en çok tüketilen sebzelerden biri olmuş. Elbette o bizim bildiğimizden biraz daha farklı bir tür, yabani pırasaymış. Bu sebzenin yüzden fazla çeşidi bulunuyor ve bizim ülkemizde yetişen türünden zeytinyağlısını da salçalı yemeğini de, böreğini ya da kavurmasını da yapmak mümkün. Peki, siz daha önce sarımsaklı sirkeli bir pırasa çorba içmiş miydiniz?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Fransa mutfağının yaygın tüketim malzemelerinden olan kerevizin maydanozgiller ailesinden olduğunu biliyor muydunuz? Homeros’un İlyada’sında bile kendine yer bulmuş, kuzey ve batı Avrupa’nın bu çok faydalı bitkisinden dolma da yapabilirsiniz zeytinyağlı da veya haşlayıp et yanında garnitür olarak da servis edebilirsiniz. Yapraklarından çorba da pişirebileceğiniz kerevizi rendeleyerek yoğurtlu ya da soslu salatasını da yapabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kan kırmızısı içiyle karaciğerin en iyi dostlarından olan kırmızı pancarın turşusunu yemeye doyamayanlardan mısınız? Yine sofralarımızda bir değişiklik yapalım diyor, Akdeniz’in bu renkli ve güçlü sebzesini peynirli makarna haline getirmenizi tavsiye ediyoruz. Hatta pancarın gövdesini fırında pişirerek makarna haline getirebileceğiniz gibi pancar saplarını da ekleyerek yemeğinize ekstra vitamin katabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Vitamin deposu havucun 50-60 kadar çeşidi bulunsa da ülkemizde turuncusu başta olmak üzere mor ve siyah türü tüketiliyor. İster çiğ olarak salatasını yapın ya da suyunu sıkın, ister haşlayıp yoğurtla soslayın, isterseniz yaptığınız yemeklerin içine renklendirmek amacıyla katın. Nasıl tüketirseniz tüketin sonbahar aylarında topraktan çıkarılarak sofralarımıza kadar gelen havucu kış menülerinizden eksik etmeyin. Bizim önerimiz ise çayın yanında afiyetle yemek için yapabileceğiniz havuçlu bir kek.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Adına da tadına da yavaş yavaş alışmaya başladığımız Brüksel lahanası Avrupa ve ABD’de yaygın şekilde kullanılmasına rağmen anavatanı bilinmeyen bir sebze. Yani zannettiğiniz gibi Belçika’dan çıkmış bir ürün değil. İsim hikâyesi oldukça eğlenceli; rivayete göre Avrupa’nın göbeğindeki başkentlerden Brüksel’in mini mini hali nedeniyle bu şehrin adıyla anılmış. Diğer adı Frenk lahanası. C vitamini deposu olan besini haşlamak ya da buharda pişirmek zengin vitamin değerlerini daha çok koruyor ama peynir sosuyla fırında yapılan tarifine de kim hayır diyebilir ki?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Yunanistan’dan Japonya’ya dünyanın pek çok yerinde yetiştirilen turp ülkemizde salataların en özgün eşlikçilerinden biridir. Kabuğunu yıkayıp soyduktan sonra dilimlemek ya da rendelemek tercihinize kalmış. Bu sebzeyi acı bulduğu için tüketemeyenlere ise bir püf noktasından söz edelim: Turp dilimlerini birkaç tatlı kaşığı tuzla karıştırıp beş dakika sonra yıkayın, ardından biraz limon suyu ile harmanlayarak aynı işlemi yapın. Turpun acısından eser kalmadığını göreceksiniz.

  • SOFRALARDA BAŞROLÜ ALACAK ÇEŞİT ÇEŞİT FIRIN YEMEKLERİ

    Yemeklerin, en az içinde kullanılan malzemeler kadar pişirme biçimleriyle de sağlık açısından derecelendirildiğini artık biliyoruz. Bu bilginin devamında, ne kadar lezzetli bulsak da kızartma yönteminin önerilmeyen, ocakta pişirme yönteminin usulüne uygun uygulanması gereken, fırında pişirmenin ise bilhassa tavsiye edilen yöntem olduğunu da çoğumuz duymuşuzdur. Biz de “Fırında farklı ne pişirebilirim ki?” diyenlere kulak kabartarak bir öneri listesi hazırladık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Omega-3 yağ asidi zengini, kalp ve damar dostu somon balığını fırında pişirerek lezzetine lezzet katabilirsiniz. Zeytinyağı, tuz ve limonla marine ettiğiniz balığı fırın tepsisine koyarken yanına dilediğiniz sebzeyi de ekleyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Sokak lezzetlerinde köfte denince ızgara, ev yemeklerinde ise kızartma akıllara gelir. Oysa harcını hazırladığınız köfteleri, üzerine farklı soslar dökerek fırında da pişirebilirsiniz. Köftelerin iyi pişmesi için 200 derecelik ısı ve 30-40 dakika arası süre idealdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Patlıcanla fırında neler yapılmaz ki? İmambayıldıdan musakkaya, patlıcan kebaptan gratene tüm tariflerde bu pişirme yöntemini uygulayabilirsiniz. Hatta patlıcanları tek başına fırında pişirip daha sonra salatasını da yapabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Her açıdan sağlıklı olsun diyorsanız, fırında domates dolması yemeğini denemelisiniz. Bunun için, tepesinden yuvarlak bir pencere açtığınız domateslerin içini bir miktar boşaltmalı, beyaz peynir ve sevdiğiniz otlarla yapacağınız iç harcı domateslere doldurmalısınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Fırında makarna çok bilinen ve çok da sevilen tariflerden biridir. Fakat bu tarifin dışına çıkıp makarnayı farklı karışımlarla fırınlayabilirsiniz. Mesela önceden hafifçe haşladığınız makarnayı, domates sosu ve kaşar peyniri ile harmanlayıp, güveç kabıyla fırınlamak bir seçenek olabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Fırında patates Anadolu’nun hemen her yerinde yapılır ve deneyenler bilir, kuzine sobalarda pişen patatesin tadına doyum olmaz. Siz de patates dilimlerini kızartmak ve sonrasında kalorisiyle uğraşmak yerine fırınlayabilir ister kahvaltıda ister garnitür olarak ana yemek yanında tüketebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Elbette fırın yemekleri arasında düşünebileceğiniz en keyifli lezzetlerden biri de pizza! Evde kendi yaptığınız hamur ve domates sosu sayesinde pizzayı fast food olarak değil, sağlıklı bir ev yemeği olarak tüketmeniz mümkün.

  • Her Kıtadan Her İklimden Sıcacık Çorbalar

    Her Kıtadan Her İklimden Sıcacık Çorbalar

    Hem akşam hem öğlen yemeklerinin hatta bazıları için kahvaltının bile en sevilen yiyeceği çorbalar… Bizim mutfağımızda tarhanadan düğün çorbasına, mercimekten domatese tadı da yeri de ayrı birçok lezzetli tarif var ama başka mutfaklarda da durum farklı değil. Dünyanın dört bir yanından rengârenk ve sıcacık çorba çeşitleri listemizde…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İtalya’nın Renkleriyle Minestrone” title_font_size=”13″]
    dünya mutfağı

    Minestrone birçok ülkenin mutfağında bulunan ve evdeki sebzeleri değerlendirme fırsatı sunan çorba çeşitlerinden biri. İtalyan kültürünün alametifarikalarından makarna ise bu çorbayı başka ülkelerdeki bol sebzeli tariflerden ayırt ediyor. Bir minestrone çorbasında karşılaşma ihtimalinizin en yüksek olduğu malzemeler ise fasulye, soğan, kereviz, havuç ve domates.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Japonya’nın Doyurucu Çorbası Miso Ramen” title_font_size=”13″]
    dünya mutfağı

    Çin mutfağının meşhur eriştesi “noodle” ile soyadan elde edilen Japon baharatı “miso”nun bir kâsede birleştiği miso ramen tek başına öğün yerine geçebilen çorbalardan… Balık ya da tavuk suyu, miso, kurutulmuş yosunlar, mısır taneleri, ince doğranmış yeşil soğan ve yumurtaya bazen de ince et dilimlerinin eşlik ettiği miso ramen en tanınmış Japon yemeklerinden biri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bu Çorbanın Sırrı Bamya” title_font_size=”13″]
    dünya mutfağı

    Amerika Birleşik Devletleri’ne özellikle de Louisiana eyaletine ait bir tarif olan gumbo da protein ve sebzelerin bir araya geldiği çorbalara bir örnek. Malzemeleri ise koyu bir et suyu, bölgenin favori sebze üçlüsü olan yeşilbiber-kereviz-soğan, midye ya da karides gibi deniz ürünleri ve çorbanın yıldızı olan bamya.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Patatesin de Çorbası Olur” title_font_size=”13″]
    dünya mutfağı

    Ana malzemesi patates olan bu kremamsı çorbaya da mevsimine göre dilediğiniz sebzeyi eklemeniz mümkün ama en çok tercih edilenleri kereviz, havuç ve soğan. Et suyu ile pişen sebzeler genellikle blenderdan geçiriliyor ve Alman-Avusturya mutfağının başrol oyuncularından sosis çeşitleri ilave ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Süper Besleyici Ezogelin Çorbası” title_font_size=”13″]
    türk mutfağı

    Efsanevi bir karakter olan Ezo Gelin’in ismini taşıyan bu geleneksel çorba Güneydoğu Anadolu’ya ait. Kırmızı mercimek, bulgur, pirinç gibi oldukça doyurucu malzemeler içeren ezogelin çorbasının karakteristik tadı ise salça ve baharatlardan kaynaklanıyor, üzerine bir de limon sıkılınca kışa da hastalığa da deva oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çavdar ve Etin Birlikteliği ” title_font_size=”13″]
    dünya mutfağı

    Tüm Slav ülkelerinde ana besinlerden biri olan çavdar unu geleneksel çorbalar halinde de karşımıza çıkıyor. Polonya’nın zurek örneğinde, et suyu ve çavdar ununa et parçaları ve ülkenin hangi bölgesinde olduğunuza göre değişen haşlanmış patates ya da yumurta eşlik ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Vietnam’ın Sokak Yemeği Pho” title_font_size=”13″]
    dünya mutfağı

    Vietnam’ın en popüler sokak yemeklerinden birinin bir çorba olduğunu biliyor muydunuz? Et suyu, köfte ya da et parçacıkları ve pirinç eriştesinin bir araya geldiği pho, et yerine tavukla da hazırlanabiliyor. Yeşil soğan, fesleğen, kişniş gibi yeşillerle süslenen pho, limon sıkılarak içiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Soğanın En Gösterişli Hali” title_font_size=”13″]
    dünya mutfağı

    Soğan gibi oldukça temel bir ana malzemeye sahip olan Fransız soğan çorbası, lezzeti ve görüntüsüyle şaşırtabilecek bir tarif, üstelik bu tarifin kökleri Roma zamanına dek uzanıyor. Tereyağında uzun süre karamelize edilen soğanların tadını çorbanın üzerine eklenen kızarmış baget ekmeği ve erimiş gravyer peyniri tamamlıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Pancarlı Doğu Avrupa Lezzeti” title_font_size=”13″]
    dünya mutfağı

    Başta Ukrayna olmak üzere Kuzey Asya ve Doğu Avrupa’nın birçok bölgesinde sık tüketilen bir çorba borscht… Çok geniş bir bölgede yapıldığı için birçok versiyonu bulunuyor ama en meşhuru pancarlı kırmızı borscht çorbası. Fermente pancar suyu, başta pancar olmak üzere sote edilmiş sebzeler, et parçacıkları ve et suyundan meydana geliyor.

  • GÜNEYDOĞU’NUN TADI ÜNÜYLE YARIŞAN LEZZETLERİ

    GÜNEYDOĞU’NUN TADI ÜNÜYLE YARIŞAN LEZZETLERİ

    Urfa, Mardin, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep gibi yemek kültürü zengin şehirlerimizi içine alan Güneydoğu Bölgesi sadece ülkemizde değil dünyada da fark yaratmış durumda. Neden derseniz, Gaziantep 2015 yılında UNESCO tarafından gastronomi dalında Yaratıcı Şehirler Ağı Listesi’ne dâhil edilmişti. Gerçekten de Güneydoğu Anadolu Bölgesi çeşitlilik açısından neredeyse içinde yok yok olan bir mutfak. Haydi hemen görüntüsü bile heyecanlandıran örneklerine geçelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Haşlandıktan sonra minik minik didilmiş kuzu incik, pirinç, baharatlar, sarımsak, tereyağı ve işte karşınızda Gaziantep’te özellikle kahvaltılarda içilen beyran çorbası. Siz bir cümlede anlattığımıza bakmayın, yapımı saatler süren ve üzerine limon sıkılarak da içilebilen bu çorba özellikle soğuk algınlığına karşı geliştirilmiş bir kalkan gibi. Yapımı meşakkatli ama artık İstanbul’dan İzmir’e pek çok mekânda beyran çorbası bulmak da mümkün.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Güneydoğu’nun güzel şehri Urfa’nın adıyla anılan meşhur kebap zırh kıymasından oluşur. Yani Urfa kebap makineden çekilen kıymayla değil, iyi bilenmiş bir zırhla ince ince kıyılan et ile yapılır. Ona çok benzeyen Adana kebaptan ise acısız olması ile ayrılır. Ülkemizin her tarafında bulup afiyetle yiyebileceğiniz Urfa kebabın en uyumlu eşlikçileri bulgur pilavı, yoğurt, kıvırcık ve maydanoz gibi yeşillikler, közlenmiş biber ve domatestir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Çiğ köfte Güneydoğu Anadolu’nun kadim şehri Adıyaman’la anılan ve yine ülkenin genelinde ün yapmış bir yemektir. Bir hikâyeye göre çiğ köftenin tarihi 4 bin yıl önceye dayanır. Rivayet o ki Kral Nemrut zamanındaki ateş yakma yasağı yüzünden, bir avcı yakaladığı geyiğin etini ince ince kıyıp bulgur ve baharatla yoğurarak yenebilecek hale getirir. Bu şekilde ortaya çıkan çiğ köfte günümüzde de aynı usulle yapılıyor ve lezzetini bol acısından alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    İncecik açılmış hamur üstüne kıyma, soğan, sarımsak, maydanoz ve çeşitli baharatlardan oluşan karışımın yayılması, sonrasında taş fırında pişirilmesi ile yapılan lahmacun Güneydoğu’nun geleneksel lezzetlerinden biridir. Adı Arapçada “etli ekmek” anlamına gelen lahmacunu acılı ya da acısız yemek tercihe bağlıdır. Soğan ya da sarımsak kullanmak da bölgenin illerinde farklılık gösterir. Yerken tadının tam olarak alınabilmesi için ise içine sadece limon sıkılması ve maydanoz konulması önerilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Hem Güneydoğu hem de çevresindeki illerde sıkça yapılan içli köftenin aslen bir Arap yemeği ve o kültürdeki adının kibbe olduğu biliniyor. Yapımı zahmetli olan bu enfes lezzet, hamur haline getirilen ince bulgurun içi harç ile doldurularak elde ediliyor. Harç ise genellikle kıyma, soğan, maydanoz, salça ve baharat karışımının kavrulmasıyla yapılıyor. Mekik şeklinde hazırlanan içli köfteler kimi yörelerde kızartılırken kimi yörelerde haşlanıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Gaziantep’in yaratıcı lezzetlerinden biri de alinazik. Yemeğin ilk aşamasını, dana kuşbaşı etin soğan ve baharatlar eşliğinde kavrulması oluşturuyor. İkinci aşama, közlenmiş patlıcanın yoğurt, sarımsak ve baharatla birlikte püre haline getirilmesi. Etli harç püre üstüne konulduğunda ise tadı damaklarda kalacak alinazik servise hazır olmuş oluyor. Kebap olarak nitelendirilen bu lezzet aslında ana yemek ama zaman zaman soğuk halde meze olarak da servis ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Antep’in çarşılarını rengârenk bir atmosfere sokan görüntülerden biri baharatlara aitse diğeri de dizi dizi iplere asılmış kuru dolmalıklardır. Patlıcan başta olmak üzere biber gibi sebzelerin kurularından oluşan bu dolmalıkları ister etli ister zeytinyağlı yapın ama Antep usulü ekşili dolmaya dönüşmesi için mutlaka iç harcında yöreye ait nar ekşisi ve sumak kullanın. Bu yemeğin en güzel eşlikçisinin de süzme yoğurt olduğunu ekleyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Bölgenin mutfağı yemekleri kadar tatlılarıyla da ünlü. Özellikle Gaziantep mutfağı fıstıklı sarmadan şöbiyete, cevizli baklavadan leblebili helvaya parmakları ısırtan lezzetlere sahip. Bu tatlıların yapımları her aşamasında nesilden nesile geçen bir geleneksellik barındırıyor ve bu şekilde özgünlüklerini korumaya devam ediyorlar. Ama özellikle baklavalık yufka, Antep fıstığı, şeker, tereyağı ve kaymakla yapılan katmeri şimdiye kadar tatmadıysanız listenize mutlaka almanızı tavsiye ederiz.

  • Vejetaryenler Veganlar ve Herkes İçin Nohutun Köfte Hali Falafel

    Vejetaryenler Veganlar ve Herkes İçin Nohutun Köfte Hali Falafel

    Akşam beş çayını demleyip de yanına ne gider diye düşündüğünüz zamanlarda aklınıza falafel gelsin. Öğlen ve sonrasındaki öğünlerin en lezzetli eşlikçilerinden falafel ile henüz tanışmadıysanız biz sizi yılın buluşmasına bir adım daha yaklaştırmış olalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ortadoğu mutfağının vazgeçilmezlerinden falafelin ülkemize ve hatta Batı’ya doğru hızla yayılmasına şaşırmamak gerekir. Neden derseniz, temeli nohut ezmesi olan bu tarifin protein deposu olduğunu ve hayvansal ürün tüketmeyenler için en az Ortadoğulular kadar vazgeçilmez bulunduğunu söyleyebiliriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Falafelde nohuta eşlik eden malzemeler un, soğan, sarımsak, maydanoz, yumurta, karbonat ve tercihe göre eksiltip artırabileceğiniz baharatlardır, genellikle de kimyon, kişniş, karabiber ve tuz kullanılır. Bu malzemeler, haşlanarak ezilmiş nohuta eklenir ve kızgın sıvı yağda köfte gibi kızartılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kızartılan falafeller isteğe göre tabakta servis edilebileceği gibi lavaş içinde dürüm olarak da sunulabilir. Yine bir Ortadoğu ekmeği olan pita içinde falafel yemenin keyfini yaşamınızı da özellikle öneririz. Aslında ara sıcak olan bu yiyecek dürüm ya da pita içinde yendiğinde rahatlıkla ana yemek yerine de geçebilir.

    falafel dürüm
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Besleyici olduğu kadar hafif de olan falafelin servis sırasındaki eşlikçileri çoban salatası, patates püresi, taze soğan, sarımsaklı yoğurt ya da humus olabilir. Damak zevkinize göre yanında birçok sos deneyebilirsiniz ama falafel severlerin en çok tercih ettiği sos, limon suyu ve zeytinyağı ile çırpılmış tahindir diyebiliriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Eğer evde falafel yapmayı düşünüyorsanız bazı detaylara dikkat etmeniz yaptığınız köftelerin kızartma sırasında dağılmamasına yardımcı olacaktır. Örneğin yaptığınız karışımı kızartmadan önce buzdolabında dinlendirmek, kızartma yağı miktarını falafellerin yarısını içine alacak kadar oranlamak, kızartma sırasında köftelere maşa ya da çatalla fazla temas etmemek bu püf noktalardan bazıları.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İsterseniz falafel tariflerinizi deneme yanılma yöntemiyle çeşitlendirebilirsiniz de… Yukarıda söz ettiğimiz karışıma kabak ekleyebilirsiniz örneğin ya da bakla ezmesi ilave edebilirsiniz… Veyahut da kızartma yemeyi tercih etmiyorsanız falafel köfteleri susama bulayıp 200 derecede sıcaklıkta fırında da pişirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Günümüzde sadece falafel yapan özel mekânlar bulunduğu gibi artık pek çok restoran da menüsüne falafeli dâhil ediyor. Hatta hazır yapılmış ve dondurularak paketlenmiş falafeller de market raflarında yerlerini çoktan aldı. Yine de en güzeli ve sağlıklısı falafelinizi kendi seçtiğiniz malzemelerle evinizde yapmak olacaktır.

  • KAHVE ÇEKİRDEKLERİNDEN TÜRK KAHVESİNE

    Üçüncü nesil kahvecilikle tanışalı yıllar oldu. O zamandan bu yana onlarca kahve çeşidi, demleme yöntemi ile karşılaştık. Bu süreçte bilhassa tercih ettiğimiz, o yoksa içmem dediğimiz kahveler oldu. Şimdi de kahve kokteylleri dönemindeyiz. Yine de şu gerçek ki bir fincan Türk kahvesine olan tutkumuzun yerini hiçbiri alamadı!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Rubiaceae familyasından olan kahve, 120’ye yakın türe sahiptir fakat içlerinde öne çıkan iki tür, arabika ve robustadır. Arabika, yüksek irtifalarda ve sert yamaçlarda, robusta ise alçak kesimlerde yetişmektedir. Kahve ağaçlarının meyveleri, olgunlaştıklarında, yani yeşilden kırmızıya döndüklerinde toplanırlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kahve çekirdeği, meyvelerin tam kalbinde yer alır ve hasat sonrası çekirdekler kırmızı dış kabuklarından ayrıştırılırlar. Kırmızı meyvelerin içinden çıkarılan çekirdeklerin rengi ilk etapta yeşildir. Türüne, yetiştiği bölgeye göre uygulanan kavurma işlemi sonrasında, kahverengi ve siyaha dönüşürler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kahve çekirdeklerinin öğütülebilmesi için, kavrulmasının üstünden 12 ile 18 saat arasında zaman geçmesi gerekir. Ne var ki öğütülmüş kahve, çekirdek formundaki kahveye göre tazeliğini daha çabuk kaybeder, bu yüzden yeni öğütülmüş kahvenin aroması, daha önce öğütülmüş olanlara göre daha hoş ve etkilidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kahve, her coğrafyada rahatlıkla yetişen bir bitki değildir. Güney ve Orta Amerika, Orta Afrika, Arap Yarımadası’nın güneyi ve Asya Pasifik ülkelerinde ihtiyacı olan tropikal ortamı bularak yetişir. Kahve üretimi konusunda Brezilya, Vietnam, Endonezya, Kolombiya ve Hindistan öne çıkan bölgelerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde ise kahve yetişmemekte, çoğunlukla Brezilya’dan ithal edilen arabika türü kahve çekirdeklerinin, kavrulup öğütülmesiyle elde edilmektedir. Kahvenin ülkemize ilk kez gelişi ise Yemen’den olmuştur. Yemen Valisi Özdemir Paşa, tadını sevdiği bu ürünü 1543 yılında Osmanlı topraklarına getirmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Türk kahvesi olarak tanınması, pişirme yöntemi ve sunumundan kaynaklanmaktadır. Kahve, o dönemlerde Arap Yarımadası’nda kaynatılarak içilirken, Osmanlılar, cezvelerde hafifçe köpürtme ve küçük fincanlarda servis etme yöntemini geliştirmişlerdir. Bu usul, nereden gelirse gelsin kahvenin Türk kahvesi olarak anılmasını sağlamıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Osmanlı’da, eğer misafir kahve yanında getirilen suyu içerse aç olduğunu, önce kahveyi içerse tok olduğunu belirtmiş olur, ev sahibi de ona göre ikramda bulunurmuş. Anlayacağınız, günümüzde kahve kültürümüzün tamamlayıcısı olan bu adet, Osmanlı zamanında zarif bir düşüncenin ürünü olarak ortaya çıkmış.