Kategori: Yemek/Beslenme

  • ÖZEL SOFRALARIN LEZZETİ: BÖRÜLCE

    Baklagiller ailesinin en lezzetli üyelerinden börülceye menünüzde yeteri kadar yer verdiğinizi düşünüyor musunuz? Cevabınız hayır ise bambaşka tariflerde farklı tatlar bulabileceğiniz özel bir besin olduğunu söylemeliyiz. Bu arada, sayfamızın konusu olan börülce deniz kıyılarında yetişen deniz börülcesi ile karıştırılmamalı! Şimdi gelelim tarım bitkisi olarak yetişen börülcenin özelliklerine ve hangi tariflerde kullanılabileceğine…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • 10 Madde İle En Tatlı Milli İkramımız Lokum

    10 Madde İle En Tatlı Milli İkramımız Lokum

    Türk mutfağında önemli bir yeri olan lokum, misafirliğin değişmez ikramıdır. İtinayla şekerliklere, lokumluklara dizilen mis kokulu lokumlar evin en küçüğü tarafından büyüklere tutulur, yediden yetmişe herkes tarafından afiyetle yenir. Özellikle bayram ziyaretleriyle özdeşleşmiş olan lokumun ünü ülkemizin sınırlarını yüzyıllar önce aşmış, dünyanın dört bir yanında milli ikramımız olarak nam salmıştır. Lokumun hikâyesini araştırdık ve en sevilen ikramımızın 10 özelliğini listemizde topladık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    turkish delight

    Lokum isminin, Arapça rahat-ı hulkum yani “boğaza rahatlık veren” anlamına geldiği düşünülmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    turkish delight

    15. yüzyıldan beri bu topraklarda üretilen lokum, Osmanlı saray mutfağının menüsüne 17. yüzyıl içinde dâhil olmuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    turkish delight

    1. Abdülhamit’in aşçısı Muhittin Hacı Bekir, padişahın isteği üzerine lokumun tarifindeki pekmezi şeker ile değiştirmiş ve Türk usulü lokumun ilk örneğini hazırlamıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    turkish delight

    Ünlü aşçının geliştirdiği lokum tüm Avrupa’da Türk Lokumu ismiyle tanınmış ve beğeni toplamıştır. Yurt dışında “Turkish Delight” ismiyle bilinen lokumun, dünyanın dört bir yanında bilinen hak edilmiş bir ünü vardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    turkish delight

    Lokum, su, nişasta ve şekerden yapılan bir tatlıdır. Gül suyu, nar suyu gibi tat ve koku veren aromaların eklenmesiyle lokumun çeşidi belirlenir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    turkish delight

    Pişirildikten sonra bir süre dinlendirilen ve sonrasında küçük parçalara bölünen lokumlar pudra şekeri veya Hindistan cevizine bulanarak servise hazır hale getirilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    turkish delight

    Aromalı lokumlar arasında güllü, limonlu, naneli, narlı, Hindistan cevizli çeşitler sayılabilir. Kaymaklı lokum, çifte kavrulmuş lokum, fıstıklı ve cevizli lokum gibi çeşitler de en çok tüketilen lokumlar arasında bulunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    turkish delight

    Türk mutfak kültürünün önemli bir değeri olan lokum, bayramlarda misafirlere tutulur. Lokumların servis edilmesi için kullanılan şık kristal ya da cam lokumluklar, incecik Çeşm-i-Bülbüller de lokum servisinin değişmezidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    turkish delight

    Lokum, Türk kahvesinin yanında da servis edilir. Kahvenin yanında hem ağzımızı hem de sohbetimizi tatlandırır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
    turkish delight

    Dünyanın her yerinde sevilen ve ilgi çeken bir tatlı olan lokum, yurt dışına giderken hediye olarak götürülür, ülkemizi ziyaret eden turistlere ikram edilir.

  • 7 Bölge 7 Yemek

    7 Bölge 7 Yemek

    Aşağıda göreceğiniz 7 maddelik listede yurdumuzun 7 bölgesini temsilen öne çıkan lezzetler bulunuyor. Ama hepimiz biliyoruz ki gelişmiş mutfak kültürüne sahip bir millet olarak ülkemizin 81 şehrinden 81 farklı lezzet listeleyebilir hatta neredeyse her köyünden farklı tatlar çıkarabiliriz. O zaman hep birlikte buyurun Halil İbrahim sofrasına…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Marmara Bölgesi’ni temsil eden yemeğimiz Bursa’dan çıkıp namını sadece ülkeye değil dünyaya yayan İskender kebap. Üzerine tereyağı dökülerek servis edilen İskender’in hangi ustanın elinden çıktığı oldukça önemli. Burada küçük ama çok önemli bir bilgiyi de geçelim; İskender kebap sanıldığı gibi yaprak dönerden değil İskender dönerden yapılıyor. Aralarındaki fark ise yaprak dönerin sadece et, İskender’in kıyma ve et karşımı olması.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yemek kültürü en zengin bölgelerimizden biri Ege’dir. İzmir civarında zeytinyağlılardan salatalara, Kütahya’ya doğru hamur ve bulgur yemeklerine, Afyon çevresinde et yemeklerine nasıl bir tat ararsanız arayın mutlaka karşılığını bulursunuz. Yine de Ege Bölgesi’ni temsilen seçtiğimiz yemek, şerefine festival bile düzenlenen enginar yemeği oldu. Tabii Ege’nin zeytinyağı cenneti olmasından sebep zeytinyağlı enginar olduğunun altını çizelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bölge bölge bu listeyi okurken “Hayır, o değil şu yemek olmalıydı!” dediğinizi duyar gibiyiz. Şimdi Karadenizli takipçilerimizden hamsili pilav diyen de, karalahana sarması diyen de, Akçaabat köfte, muhlama hatta mısır ekmeği diyen de olacaktır. Ne var ki tek hakkımız olduğu için biz tercihimizi hamsi tavadan yana kullanıyoruz. Tabii Omega 3 deposu bu besini mısır ununa bulayarak kızartıp bol yeşillik ile tüketmeli ki lezzetine lezzet katılsın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Mantı öyle bir yemek çeşidi ki dünyanın dört bir yanında farklı versiyonlarıyla sevilerek tüketiliyor. Kimi kıymalı oluyor kimi sebzeli, kimi fırında çıtır hale getiriliyor kimi suda haşlanıyor, kimi büyük parçalar kimi minik minik toplar halinde servis ediliyor ama hepsinin ortak özelliği tabii ki yemeğin ana malzemesi olan mantı hamuru. Ülkemizde de hemen hemen her yörede yapılan mantı özellikle bir kaşığa 40 adet sığdırabilen Kayserililer ile özdeş ve İç Anadolu Bölgemizin temsilcisi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Doğu Anadolu Bölgesi denince akıllara hayvancılıkla uğraşan köylerimiz ve haliyle kebabından köftesine envaiçeşit et yemekleri geliyor. Bölgede neredeyse her şehirde bulabileceğiniz sac kavurma ise hem pratik yapımı hem eşsiz lezzetiyle öne çıkıyor. Minik minik doğranmış etlerin kavurma sacında çeşitli baharatlar, domates ve biberle pişirildiği yemeğin en iyi eşlikçisi ise pilav.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Akdeniz Bölgesi de tıpkı Ege gibi zeytinyağlılardan hamur işlerine, sebze yemeklerinden turunçgilli tariflere farklı lezzetleri sahiplenen bir mutfağa sahip. Fakat Adana ilinin de yer aldığı bölgede şöhreti ülkeyi saran Adana kebap bizce açık ara ile temsilciliği almış bulunuyor. Gerçek bir Adana kebabı diğerlerinden ayıran özellikler ise erkek koyun ya da kuzu etinden yapılan satır kıymasının kuyruk yağı ile pişirilmiş, baharat olarak da yalnızca pul biber kullanılmış olmasıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İşte karşınızda acı ile ekşinin, tatlı ile tuzlunun, buğdayın, bulgurun, baklagillerin, et yemekleri ile sebzenin, yoğurdun, salçanın ve daha nice ürünün olabilecek en lezzetli biçimde harmanlandığı bir mutfak daha… Birkaç ülkenin mutfağını içinden çıkarabilecek kadar zengin o mutfak Güneydoğu Anadolu Mutfağı. Bütün bu zenginliğin arasından bir adım öne çıkan lezzet ise hazırlanışı sırasında gösterilen emek ve çevresinde topladığı muhabbetle Urfa’nın çiğ köftesi oluyor.

  • BU HAMBURGERLER DOSDOĞRU EVİN YOLUNU TUTTURUR!

    BU HAMBURGERLER DOSDOĞRU EVİN YOLUNU TUTTURUR!

    “Fast food” olarak da bilinen, yani kısa sürede hazırlanıp tüketilen hamburger, özellikle çocuklu kişiler tarafından sağlıksız bulunan ve uzak durulması gereken yiyecekler arasında sayılıyor. Ne var ki çocuklar da hamburgeri bir o kadar seviyor ve her fırsatta yemek için can atıyorlar. Her iki tarafı mutlu edecek çözüm ise hamburgeri evdeki menüye dâhil etmekten geçiyor. Üstelik şuna eminiz ki içinde ne olduğu bilinen ve mutfağınızda pişen bir hamburgeri afiyetle yemek için sadece çocuklar değil evdeki diğer yetişkinler de dosdoğru evin yolunu tutacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • PEKMEZ: EN TATLI GELENEKSEL LEZZETİMİZ

    PEKMEZ: EN TATLI GELENEKSEL LEZZETİMİZ

    Türklerin eski tarihlerden bu yana içinde şeker olan pek çok besinden pekmez ürettiği biliniyor. Karbonhidrat kaynağı, protein ve mineral zengini pekmez günümüzde de yorgunluktan kapalı iştaha kadar birçok problem için yer yer önerilebiliyor. Haliyle, bu değerli ürünü gündemimize almasaydık olmazdı! Eğer pekmez hala sizin de sofra gündeminize girmediyse, bu kadim lezzeti bir an önce değerlendirmeye almanızı tavsiye ederiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
  • Mutfağımızın Şifalı 9 Kış Baharatı

    Mutfağımızın Şifalı 9 Kış Baharatı

    Kullandığımız baharatların lezzetleri bir yana sindirim sistemine metabolizmaya iyi gelebildiğini, öksürüğü, nezleyi iyileştirebildiğini hatta doğal antibiyotik yerine geçtiğini biliyor muydunuz? Tabii ki dozunda ve kıvamında kullanmak kaydıyla… Kurutularak, toz haline getirilerek ya da tazeyken kullanılan baharat çeşitlerinden özellikle kış soğuklarında faydalanabileceğiniz 8 tanesini listemize alıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Tarçın kelimesi Farsçada “çin ağacı” anlamına gelen “dârçîn” kelimesinden alıntılanmış. Özellikle sütlü tatlılarla olağanüstü bir uyum gösteren, kurutulmuş kabuk şeklinde ya da toz halinde kullanılabilen tarçının kan şekerini dengelediği, hafızayı güçlendirdiği ve kasları rahatlattığı ifade ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kökleri Endonezya’ya dayanan karanfilin eski dönemlerde de ağızda bir süre çevirmek kaydıyla nefesi ferah tutmak için kullanıldığı biliniyor. Şerbetli tatlılara, bilhassa ayva ve armut içeren tatlılarla, et yemeklerine yakışan karanfilin mide bulantısına ve hazımsızlığa iyi geldiği düşünülmekte…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Maydonozgillerden olan kişniş bitkisinin kurutulmuş meyveleri top şeklindedir. Öğütülerek de kullanılabilen baharatın sayısız faydası bulunuyor. Kolesterolü dengelediğini, içerdiği B vitamini ile uykusuzluk ve strese iyi geldiğini söyleyerek örneklendirebiliriz. Kişnişi et yemeklerinde ve zeytinyağlı dolmada kullanabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kimyon Orta Doğu, Kuzey Afrika, Hindistan, batı Çin ve Meksika mutfağında özellikle et yemeklerinde en çok kullanılan baharattır. Soğuk algınlığına, öksürüğe, boğaz iltihabı ve solunum yolu enfeksiyonlarına iyi gelen baharatın ölçüsünü kaçırmanın da farklı rahatsızlıklara neden olabileceği unutulmamalıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Zencefilin kök yumruları baharat olarak kullanılır ve şifa alanları çok geniştir; sindirime iyi geldiği, bağışıklık sistemini güçlendirdiği, antibakteriyel özelliği ile enfeksiyonları engellediği belirtiliyor. Zencefili salata ve yemek yapımında kullanabileceğiniz gibi bitki çayı ve ekmek yapımında da kullanabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kakule, zencefilgiller ailesinden olan özellikle Hindistan, Nepal, Malezya gibi ülkelerin ormanlarında yetişen yabani bir bitkidir. Meyveleri kurutulup öğütülen kakule kimi ülkelerde çay ve kahve içinde tat artırıcı olarak kullanılıyor. Kalsiyum, potasyum, magnezyum açısından zengin olan baharat balık yemeklerinde, baklagillerde hatta sütlü tatlılarda kullanılabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Akdeniz defnesi olarak da adlandırılan defne yaprağı çorbaya, balık ve et yemeklerine hoş bir koku ve tat verir. Çayı da yapılabilen baharatın kalp ve damar sağlığına iyi geldiği düşünülüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Zihni güçlendirdiği, sindirim bozukluklarıyla savaştığı, kan şekerini düzenlediği ifade edilen zerdaçala “Hint safranı” da deniyor. Baharatı et ve sebze yemeklerine hatta yumurtaya bile ilave edebilirsiniz. Çayı da içilebilen zerdeçalın anavatanı Güney Asya’dır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Soğanlı bir kültür bitkisi olan safrandan elde edilen baharatın adı da safrandır. Ülkemizde Safranbolu’da yetiştirilen safran için en pahalı baharat diyebiliriz. İçine konduğu yemeklere sarı renk katan safranın çiçekleri aslında mor renktedir. Enerjiyi artıran, bağışıklığı düzenleyen, hafızayı güçlendiren ve sinir sistemine iyi gelen etkileri ise uzmanlar tarafından ifade edilmektedir.

  • POPÜLER ŞEKERLEME TÜRLERİ

    Çikolata çeşitleri, akide şekeri, cezerye, pestil ve lokum gibi lezzetler, kültürümüzde ve damak tadımızda önemli bir yere sahip lezzetlerdendir. Her yaş grubunda sevilerek tüketilir ancak şu bir gerçek ki bir çocuğun gözünde bambaşka bir değere sahiptir. Özellikle bayramlarda, ayrı bir heyecan kaplar minikleri. Alınan her bir şeker, ayrı bir mutluluktur. Komşuların kapısı kaç kere çalınır, kaç kere şeker istenir sayısı belli değildir ancak bir sıcak gülümseme her şeye bedeldir. Bugün sizleri biraz çocukluğunuza götürmek istedik ve şekerleme türlerini kaleme aldık. Yalnızca kendi kültürümüzün değil dünyanın da benimsediği şekerleme çeşitlerini derlediğimiz yazımıza ilk olarak çocukların sevdiği lezzetlerden biri olan pamuk şeker ile başlayalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Pamuğa benzeyen, bükülmüş bir şekerleme türüdür. Genellikle az da olsa aroma ve gıda boyası içerir. Ağzımıza attığımız anda erir. Renkleri farklı olabilir. Genellikle pembe olanı yaygındır ancak farklı renklerde pamuk şekerleri de mevcuttur. Ham maddesi şeker ve gıda boyasıdır. Bir miktar şekerin, gıda boyası ile karıştırılması sonucu pamuk şeker yapılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Elma şekeri masum gibi duran ama şeker içeriğinin de fazla olduğu bir şekerleme türüdür. Elmalar yıkanıp temizlenir. Şeker, su, gıda boyası ve limon suyu sos tenceresinde koyulaşana kadar pişirilir ve ardından elmalar sosa batırılır. Buzdolabında bir süre beklettikten sonra elma şekerleri hazırdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Özellikle Fransa ve İtalya’da yaygındır ancak ülkemizde de hatırı sayılır bir hayran kitlesine sahiptir. Badem ezmesi, masapan ya da marzipan, şeker ve öğütülmüş bademden yapılan bir şekerleme türüdür. Tercihe bağlı olarak gül suyu da eklenebilir. Badem ezmeleri bazen sade hazırlanırken bazen üzeri çikolata ile kaplanabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Şekerleme türlerinden bir diğeri jölelerdir. Jöleli şeker, jelatin esaslı çiğneme şekerlemeleri kategorisindedir. Meyve suyu, jelatin ve bal bir tencereye koyulup kısık ateşte pişirilir. Jelatin eridikten sonra kalıplara dökülür ve buzdolabında bekletilir. Yapımı oldukça kolay olan şekerlemenin en popüler formu ise ayıcık şeklindekilerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Lokum, şekerleme türlerinin olmazsa olmazıdır. Su, şeker, nişasta gibi malzemelerle hazırlanır. Farklı aromalar katılarak değişik tatlarda lokumlar yapılabilir. Örneğin güllü lokum, geleneksel tatlardan biridir. Lokum, geleneksel bir şekerleme türüdür ve kültürümüzde büyük bir öneme sahiptir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kimi zaman ismi “bastık” olarak da geçer. Meyve özlerinin bastırılarak yaprak şekline getirilmesi ile elde edilir, özellikle şeker eklenmemiş pestiller oldukça sağlıklı şekerleme çeşitleridir. Pestil, İtalyanca “pastillo” kelimesinden gelir ki bu kelime “meyve şekerlemesi” olarak dilimize çevrilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Çikolatalı şekerlemeler de en sevilen şekerleme türleri arasında yer alır. Şeker, çikolata, glikoz, krema ve sütün sos tenceresinde şeker eriyene kadar karıştırılmasından elde edilir. Sos, kalıplara dökülür ve oda sıcaklığında en az 3 saat beklettikten sonra servis edilir. Çikolatalı şekerlemeler farklı aromalarda yapılabilir. İçerisine karanfil, tarçın ve bal gibi eklentiler de ilave edilebilir.

  • BALIKLI YEMEKLER

    Türk ve dünya mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan balığın onlarca farklı tarifi ve pişirme tekniği bulunuyor. Hamsi kuşu, fırında somon, balık çorbası, ançüez, hamsili pilav gibi yüzlerce çeşit tarif içinden dilediğinizi seçebilir ve sofralarda şölen havası estirebilirsiniz. Bu yazımızda balığın en çok yakıştığı tariflerden birkaçını listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Lezzetini baharatlardan ve kök sebzelerden alan balık çorbası, balığın en güzel tariflerinden biri. Çorbanın daha berrak olması için beyaz etli balıkları tercih edebilir, ülkemizde de kolaylıkla bulabileceğiniz levrek ile ideal bir balık çorbası pişirebilirsiniz. Levreği güzelce temizledikten sonra tencereye koyun ve üzerine soğuk su ilave edin. Kereviz sapı, havuç ve soğanı doğrayın. İçine maydanoz, karabiber, defneyaprağı, limon suyu, zerdeçal, tuz ve sarımsağı ilave edin ve tencereye ekleyin, az miktar zeytinyağı gezdirin. Orta ateşte kaynattıktan sonra haşlanan balığı servis tabağına alın ve küçük parçalara ayırın. Ardından balık suyunu süzgeçten geçirin, tencereye alın ve didiklenen balıkları ekleyin. Üzerine terbiye yapabilir ve çorbayı daha lezzetli bir hale getirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Hamsi, sardalya veya tirsi balığının tuzlanarak kavanozlara yerleştirilmesiyle yapılan ançüez, İtalya mutfağının ünlü balık yemeklerinden biridir. Yağlı ve tuzlu olarak hazırlanan ançüez için bir çeşit balık ezmesi diyebiliriz. Sardalyalı ançüez için önce bir kavanoza bolca kaya tuzu eklenir. Kaya tuzunun üzerine temizlenmiş ve kılçıkları iyice alınmış sardalyalar bir kat yerleştirilir. Ardından yine bir miktar kaya tuzu ve balıklar eklenir ve bu şekilde tüm kavanozu doldurana kadar aynı işlem tekrarlanır. Son olarak en üste kaya tuzu ve lezzet katması için taze limon suyu da eklenir ve kavanozun kapağı hava almayacak şekilde kapatılarak 40-45 gün kadar bekletilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Karadeniz mutfağının sevilen lezzetlerinden hamsili pilav, doyuruculuğuyla ana yemeklerden biri olarak sofralarımızda yerini alıyor. Bol malzemeli olduğu ve hamsileri tek tek dizmek gerektiği için yapımı uzun sürse de sonunda ortaya çıkan lezzet için bu zahmet göze almaya değer. Hamsili pilav yapmak için önce hamsiler ayıklanır, iyice yıkadıktan sonra yaklaşık 20 dakika suda bekletilir. Hamsilerin rengini korumak için dilerseniz beklettiğiniz suya birkaç damla limon suyu ekleyebilirsiniz. Malzemesi için gerekli olan kuş üzümleri ılık bir suda bekletilirken pirinçler yıkanır, sıcak suda bekletilir. Tencereye tereyağı ile yemeklik kesilen soğanlar eklenir ve kavrulur. Fıstıklar ilave edilip kavurma işlemi devam ederken suyu süzülen kuş üzümleri de eklenir. Karabiber, yenibahar gibi baharatların çok yakıştığı hamsili pilav harcına damak tadına uygun baharatlar eklendikten sonra, son olarak suyu süzülen pirinç eklenir ve kısık ateşte pişirilir. Cam fırın kabı yağlandıktan sonra hamsiler ilk olarak zemine dizilir ve hazırlanan iç harç eklendikten sonra harcın üzerini kapatacak şekilde tekrar kalan hamsiler dizilir. Önceden ısıtılan 180 derece fırında hamsiler kızarıncaya kadar ortalama 25 dakika pişirilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yağlı bir balık olmasına karşın yemeklere çok yakışan somon ile pek çok leziz tarife imza atabilirsiniz. Bunlardan biri olan mantarlı somon kavurma tarifi ve yapımı da çok pratik. Önce soğanlar sotelenir ve üzerine mantar eklenerek yüksek ateşte kavrulur. Üzerine somonlar ilave edilir ve sotelemeye devam edilir. Biberler eklendikten sonra son olarak soya sosu eklenir ve güzelce karıştırılır. Ocaktan alıp servis tabağına yerleştirdikten sonra dilerseniz üzerine susam dökerek de servis edebilirsiniz. İşte bu kadar basit bir tarif!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Balıklı tariflerin belki de içlerinde en pratik olanı palamut köftesidir. Palamutları ayıkladıktan sonra tavada hafifçe pişirin ve bir kâseye alın. Un, yumurta, tuz, karabiber ve pul biberi kâseye ilave edin ve bir güzel karıştırdıktan sonra harcı küçük parçalara bölün. Kızartma yağını ısınması için ocağa koyun ve diğer tarafta yumurta sarılarını çırpın. Parçalara böldüğünüz balık harcını önce una ve ardından yumurtaya ve son olarak galeta ununa bulayın. Kızgın yağda kızarttığınız köfteleri bol yeşillikle ya da limonla servis edebilirsiniz. Hem çok pratik hem oldukça lezzetli tarif. Afiyet olsun!

  • Ege’ye ve Egeliye Has 8 Kelime

    Ege’ye ve Egeliye Has 8 Kelime

    Dil zenginliğinin kültür zenginliğine bağlı olduğu söylenir, böyle bakınca biz zenginliği ile adından söz ettirecek topraklarda yaşıyoruz. Bu zenginlik en iyi Anadolu’da farklı köy kahvelerine gittiğimiz zaman hissedebileceğimiz bir zenginliktir… Yabancı gelen kimi kelime bizim kültürümüzün tam da özüne aittir. Bakın bakalım listelediğimiz Egelilere has kelimeler size ne kadar yabancı gelecek?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    ege ağzı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    ege ağzı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    ege ağzı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    ege ağzı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    ege ağzı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    ege ağzı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    ege ağzı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    ege, ege şivesi
  • Adına Festival Düzenlenen 8 Lezzetimiz

    Adına Festival Düzenlenen 8 Lezzetimiz

    Bir yörenin, bir bölgenin en ünlü ürünü için yapılan festivaller vardır, kimi taptaze yerel ürünleri tüketicisiyle buluşturur, kimi tarımı-üreticiliği teşvik eder. Biz de ülkemizdeki lezzet festivallerinden 8 tanesini sizin için derledik ve bir kez daha gördük ki hep birlikte çok renkli, zengin bir kültüre sahibiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizin havuç üretiminin büyük bir kısmını karşılayan Ankara-Beypazarı’nda havuç için bir heykel bile dikildi ve her yıl eylül ayında düzenlenen “Havuç Festivali”nin bu yıl 24’üncüsü gerçekleşti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Diyarbakır karpuzu eskiden o kadar ağır olurmuş ki ancak develerle taşınabilirmiş. Hâlâ ağırlığı ve tadı ile rakip tanımayan Diyarbakır karpuzu için her yıl çeşitli etkinliklerin yapıldığı bir festival düzenleniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Reçeli bile yapılan Eceabat domatesinin kokusu dillere destandır. Çanakkale’ye bağlı ilçede her yıl köylü üreticilerin katıldığı bir “Domates Festivali” yapılıyor ve en iyi domates, hatta domates güzeli seçiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Malatya sadece ülkemizin değil dünyanın kuru kayısı ihtiyacını karşılıyor. Şehir, beyaz çiçekler açan onlarca kayısı bahçesiyle nisan-mayıs aylarında eşsiz görüntüler veriyor ve bu meyve adına her yıl bir festival düzenleniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Urla Enginar Festivali konserlerin, söyleşilerin, yarışmaların, stantlara dizilmiş enginar yemeklerinin gölgesinde her nisan ayında yapılan bir festival… İzmir’in Urla ilçesindeki bu etkinliğin uluslararası bir ilgi gördüğünü söylemeliyiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Bilecik’te yetiştirilen kestane kabağının tam bir yıl raf ömrü olduğunu biliyor muydunuz? Bu kaliteli ve dayanıklı sebze için her yıl eylül ayında Kızıldamar Köyü’nde bir festival düzenleniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    2018’in Mayıs ayında Tekirdağ’da Kiraz Festivali’nin 54’üncüsü düzenlendi. Tam 54 yıldır düzenlenen bu köklü festival ülkemizde düzenlenen en renkli festivallerden biri…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Bartın’da 50 yıldır üretilen çilek için 34 yıldır bir festival düzenleniyor ve Bartın Çilek Festivali’nin olduğu günlerde ortalığa eşsiz bir çilek kokusu yayılıyor.