Kategori: Kültür/Sanat

  • 6 Şairden 6 Farklı Bahar Şiiri

    6 Şairden 6 Farklı Bahar Şiiri

    Sonbaharın şiirlerde, şarkılarda genellikle insanın yaşlılık dönemini temsil etmesi gibi ilkbahar da çoğu zaman gençliği, tazeliği temsil etmiştir. Bazen de geç kalınmış vakit olarak kullanılan sonbahara karşılık bahar erken bulunan zamanın temsilcisi olmuştur. Kültür ve Yaşam’ın listesinde ise ünlü şairlerin bahara farklı anlamlar yükleyerek yazdığı şiirleri görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Cahit Sıtkı Tarancı – Bahar Geliyor” title_font_size=”13″]
    bahar şiirleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Orhan Veli Kanık – Derdim Başka” title_font_size=”13″]
    bahar şiirleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bedri Rahmi Eyüboğlu – Bahar Ve Biz ” title_font_size=”13″]
    bahar şiirleri
    bahar şiirleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Can Yücel – Bahar Mıdır ” title_font_size=”13″]
    bahar şiirleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Özdemir Asaf ” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ziya Osman Saba – Beyaz ” title_font_size=”13″]
    bahar şiirleri
  • HALİT AKÇATEPE’YLE SEVDİĞİMİZ FİLM KARAKTERLERİ

    2017 yılında 79 yaşında iken hayata veda eden Halit Akçatepe, Türk Sineması’nın özellikle de komedi türündeki filmlerin aranan oyuncularından biriydi. Kariyeri boyunca 100’den fazla filmde rol alan sanatçımızın canlandırdığı unutulmaz film karakterlerini sizin için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Köyden İndim Şehire filminde her şey dört kardeşin tarlalarında buldukları gömüyle başlar. Altınları bozdurmak için şehre gidip de şehir hayatıyla şaşkına dönen kardeşlerin en küçüğü Gayret’tir. Gayret, saflıkta bir büyüğü olan Saffet (Kemal Sunal) ile yarışır haldedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bizim Aile filminde, Yaşar Usta (Münir Özkul) ile Melek Hanım (Adile Naşit) evlenerek ailelerini birleştirme kararı alırlar. Yaşar Usta’nın üç oğlundan biri olan Halit, diğerlerine kıyasla aklı biraz daha başında ve sürekli bozulan minibüsüyle para kazanmaya çalışan bir delikanlıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Oh Olsun filminde Ferdi, fabrikatör Fehmi Haznedar’ın (Hulusi Kentmen) üç haylaz oğlunun en küçüğüdür. Çocuklarının türlü yaramazlıklarına tanık olan baba üçünü de işçi olarak fabrikasına alır ve ortanca çocuk Ferit’in (Tarık Akan) fabrikadaki bir kıza âşık olmasıyla olaylar gelişir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Mavi Boncuk filminde Mıstık, gazinoya eğlenmeye giden ve gazino sahibi tarafından hor görülen altı arkadaştan biridir. Gururlu bir yapıya sahip olan bu arkadaşlar, assolist Emel Sayın’ı kaçırarak gazino sahibinden intikam alabileceklerine inanırlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Süt Kardeşler filminde Ramazan, Şaban’ın (Kemal Sunal) en yakın ve açıkgözlü arkadaşıdır. İkili, Şaban’ın yıllardır görmediği sütannesi Melek Hanım’ın konağına gidip de isimleri ve rolleri değiştiklerinde bütün işler karışır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Dram türündeki Canım Kardeşim filminde Halit, arkadaşı Murat (Tarık Akan) ve onun küçük kardeşi Kahraman (Kahraman Kıral) ile yoksulluk içinde yaşamaktadır. İki arkadaş, küçük Kahraman’ın kanser olduğunu öğrendikten sonra onu mutlu etmek için büyük uğraş verirler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Kısa boyu nedeniyle “güdük” lakabının takıldığı Necmi, Hababam Sınıfı’nın haylaz olduğu kadar cingöz de olan öğrencilerinden biridir. Güdük Necmi, Şaban’ı (Kemal Sunal) kızdırmak için yaptığı şakalarla öne çıkar ve sınıftaki en iyi arkadaşları Damat Ferit (Tarık Akan) ile sürekli kızdırdığı Şaban’dır.

  • Baharı Anlatan Haikular

    Baharı Anlatan Haikular

    Bütün dünyada bilinip kullanılan ve ülkemizde de ilgi gören haiku, Japonların geleneksel şiir türüne verilen isimdir. Genellikle üç dize ve 17 hece ile yazılan haiku için sıklıkla “dünyanın en kısa şiir türü” de denir. Haikunun yaratıcısı ve ustası olarak görülen Japon şair Matsuo Bashō iken onu modernleştirip yenileyen Masaoka Shiki olmuştur. Bizde ise çevirisi yapılan ya da Türkçe yazılan haikulara özellikle 1990’lı yıllarda rastlanır. Türkçe ilk haikuyu Orhan Veli yazmış, Oruç Aruoba Bashō’nun haikularını çevirerek 1993’te yayınlamış, bu kısa şiirler dilimizde günden güne çoğalmıştır. Sizin için seçtiğimiz haikular ise baharla ilgili…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
  • 8 Şiir İle Akşam Şairi Ahmet Haşim

    8 Şiir İle Akşam Şairi Ahmet Haşim

    Babasının memuriyeti nedeniyle Bağdat’ta doğan Ahmet Haşim’in aruz vezniyle yazdığı, Arapça, Farsça kelimeleri çokça kullandığı şiir dili kimimize ağır gelir. Modern Türk Şiiri’nin kurucularından kabul edilen Haşim’in şiir ile ilgili görüşleri ise şöyledir: “Şiir bir hikâye değil, sessiz bir şarkıdır. Şiirde anlam aramak, eti için bülbülü öldürmek gibidir. En güzel şiirler anlamlarını okuyucunun ruhundan alan şiirlerdir.” Şairin 49 yıllık yaşamında ürettiği bazı şiirlerden alıntılarla karşınızdayız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
  • SEVGİLİLER GÜNÜNE ÖZEL AŞK ŞİİRLERİ

    SEVGİLİLER GÜNÜNE ÖZEL AŞK ŞİİRLERİ

    Dünya üstünde yazılan şiirlerin çoğunun aşk üzerine olduğu söylenir. Bu durumu erkek şairlerin daha fazla olmasına bağlayanlar da yok değil. Fakat şu da iyi bilinen bir gerçek ki şiir yazıldıktan sonra artık şaire değil okuyucuya aittir. Aşk şiirlerinden yaptığımız alıntıları okurken de önemli olan şairlerin yazarken neler hissettiği değil sizin hissettikleriniz olacaktır. Ya da konuyu bu kadar derinleştirmeden okuyun ve geçin. Zaten şiir biraz da ünlü Fransız şair Paul Valery’nin dediği gibi “sesle anlam arasında o uzayıp giden kararsızlık” değil midir?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Orhan Veli Kanık” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Necati Cumalı” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Özdemir Asaf” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Cahit Sıtkı Tarancı” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İlhan Berk” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Edip Cansever” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ümit Yaşar Oğuzcan” title_font_size=”13″]
  • Nefesi Notalara Dönüştüren 9 Üflemeli Çalgı

    Nefesi Notalara Dönüştüren 9 Üflemeli Çalgı

    Üflemeli bir çalgı olan flüt ile ilkokulda tanışmış nesillerden olduğumuz için bu konuya çok da uzak sayılmayız. Yetenek kadar nefes de gerektiren bu enstrümanlardan topraklarımızda ve dünyada ortaya çıkmış 9 tanesini listemize alıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Çam düdüğü, yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz, icatçısı Hayri Dev’e UNESCO tarafından “Yaşayan İnsan Hazinesi” ödülünü kazandırmış yerel bir enstrümandır. Adından da anlayacağınız gibi çam ağacından, bilhassa ilkbaharda yeni sürgün veren dallarından yapılır. Kolaylıkla cebe sığan boyutuyla özellikle Akdeniz’deki Teke yöresinde çobanların gözde çalgısıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Özellikle tasavvuf müziği denince akla ilk gelen çalgıdır ney… Pek çok saz “çalınırken”, bildiğiniz gibi ney “üflenir”. Tabii bu tabirin altında yatan derin bir felsefe vardır ve ney öğrenmek isteyenler sadece enstrümanın değil bu felsefenin de öğrencisi olurlar. Dokuz boğum yedi delikten meydana gelen ney çeşitli boyutlarda olabilir. Günümüzde bilinen en eski ney Amerika’da Philadelphia Üniversitesi Müzesi’nde sergilenmektedir ve 5000 yıl öncesine aittir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Klarnet, metal ile özellikle abanoz gibi sert ağaçlardan yapılan bir üflemeli çalgıdır. Keşfi 1700’lü yıllara uzanır. Beş bölümden oluşur ve farklı boyutlarda/şekillerde olabilir. “Klarnet taksimi” ifadesini illa ki duymuşsunuzdur; kulaklardan gitmeyecek bir müzik şöleni için virtüözünden olmak kaydıyla mutlaka bir taksim dinlenmelidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Memleketimizde davul deyince akla zurna, zurna deyince davul gelir. Bu muhteşem ikili pek çok bölgemizin düğününde derneğinde olmazsa olmazdır. Dahası, 3000 yıllık bu keskin sesli enstrümanın kullanım alanı Balkanlar’dan Çin’e kadar uzanır. Erik, kayısı gibi ağaçlar zurnanın ana malzemesidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Tulumun gövdesi çebiç adı verilen oğlak derisinden yapılır. Bu gövdenin hava ile doldurulması için ön ayaklardan birine ahşaptan müteşekkil ağızlık, diğerine, üzerinde delikler bulunan nav takılır. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde tulumun Trabzon civarında yaşayan insanlar tarafından icat edildiği geçer, fakat Orta Asya’dan çıktığı bilgileri de mevcuttur. Ülkemizde tulum ezgilerine özellikle Artvin müziğinde rastlamak mümkündür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Nefesli çalgılardan obua ise Fransız müzisyenler tarafından 1600’lü yıllarda icat edilmiştir. Abanoz, gül ağacı ilk tercihler olmak üzere şimşir, sedir ağaçlarından da yapılır. Bu klasik çalgı için Haydn, Mozart, Beethoven gibi sanatçılar solo besteler üretmiştir. Ülkemizde de bu besteleri çok iyi icra eden, yurt dışındaki festivallerden ödüllerle dönen obua sanatçılarımız vardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Firavun Tutankamon’un mezarında bulunan trompet, bize bu enstrümanın icadının oldukça eskilere dayandığını söylemektedir. Bakırdan yapılan bu nefesli çalgı ağızlık, boru, kalak denen bölümlerden oluşur ve düzenli olarak temizlenmesi, sık sık bakımının yapılması gereklidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Trombon da trompet gibi bakır nefesli çalgılar grubundandır. Üzerinde, boru uzunluğunu değiştirerek farklı notalarda sesler çıkarmasını sağlayan bir sürgü vardır ve buna kulis adı verilir. Çalgının ilk kez 15. yüzyılda kullanıldığı bilinmektedir. Caz müziği denince saksafonla birlikte ilk akla gelenlerdendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Saksafon “Sax’ın sesi” anlamına geliyor. Pirinçten mamul, genellikle koni ve S şeklinde olan enstrüman bu adını Belçikalı tasarımcısı Adolphe Sax’dan almıştır. Önceleri maliyeti nedeniyle verniklenmeyen ve nikelle kaplanan saksafon, günümüzde saydam vernik, altın ya da gümüşle kaplanıyor.

  • Seramiğe İşlenen Dantel 9 Madde İle Çini

    Seramiğe İşlenen Dantel 9 Madde İle Çini

    Selçuklulardan itibaren Türk sanatının önemli bir parçası olan çini, topraklarımızla özdeşleşmiş, asırlar boyu kültürümüzle yoğrulmuş ve en önemli sanatsal değerlerimizden biri haline gelmiştir. Çininin tarihteki yolculuğunu, birbirinden güzel renklerini, desenlerini huzurlarınıza getirecek 9 maddelik çini listemizi gururla beğeninize sunuyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    türk kültürü

    Çini, mimaride kullanıldığı gibi eşyalarda da kullanılmaktadır. Mimari çini “kaşi” şeklinde adlandırılırken, süs eşyalarında ve kap kacakta kullanılan çiniye “evani” denir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    türk

    Çini sanatının Selçuklular zamanında Anadolu’ya geldiği düşünülmektedir. İlk gelişmiş Türk çinisi örnekleri, 13. yüzyılda Kılıçaslan’ın Konya’daki sarayında görülmüştür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    türk kültürü

    Selçuklu mozaik çini tekniği ile renkli sır tekniği bir araya gelerek çini sanatına yeni bir boyut kazanmıştır ve Osmanlı çini sanatının temelleri de bu şekilde oluşmuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    türk kültürü

    Osmanlı Devleti ile gelişimine hızla devam eden çini sanatı, Osmanlı döneminde birçok eserde kendini göstermiş, bu dönemde Türk çiniciliği hem renk hem de desen yönünden gelişmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    türk kültürü

    Çini sanatının Osmanlı’daki merkezi İznik olmuştur. Burada yer alan İznik Yeşil Cami mimaride çini uygulamasının en güzel örneklerinden biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    türk kültürü

    İznik çinileri Avrupalı tüccarların dikkatini çekmiş ve bu talebi karşılamak için İznik’te seramik fırınları kurulmuştur. Osmanlı çiniciliğinin getirdiği bir yenilik olan renkli sır tekniği, Avrupalıların Türk çinilerine hayranlığını ikiye katlamıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    türk kültürü

    Osmanlı zamanında çinicilikte görülen yeniliklerden biri de sır altı tekniği ile yapılan mavi-beyaz çinilerdir. Bu tekniğin kullanıldığı çiniler Kütahya çinisi olarak bilinir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    türk kültürü

    Kütahya yöresi zengin kil yatakları sayesinde Frig, Roma ve Helenistik dönemlerde de seramik üretimi açısından oldukça canlıydı, bu sebeple çini sanatında da önemli bir kale haline gelmesi şaşırtıcı olmamıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    türk kültürü

    Erken dönem Kütahya çiniciliği İznik ile benzerlik gösterse de 15. yüzyıl itibarıyla İznik çiniciliğinden keskin bir şekilde farklılaşır. Kütahya çinilerinin ilk örneğinin 1377 tarihli Kurşunlu Cami minare şerefesindeki tek renk sırlı tuğlalar olduğu düşünülmektedir.

  • Bu Kediler Bizim İçin Çizgi Değil Capcanlı Karakterler

    Bu Kediler Bizim İçin Çizgi Değil Capcanlı Karakterler

    Aşağıda sizin için resmigeçit yapan kedileri görünce bize hak vereceksiniz. Evet onlar birer çizgi ya da animasyon film karakteri ama hepsini sokağımızdaki, evimizdeki kedilerden daha fazla tanıyor, neye nasıl tepki vereceklerini çok iyi biliyoruz. Kimi oldukça tembel, kimi tam bir tatlı bela, kimi de kötüyle kötü olmaya çalışırken daha da komikleşen kedicikler… Her şeyden önce onlar çocukluğumuzun kahramanları…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Çocukluğumuzun kahramanları dedik ama ekranların ilk kedi yıldızı, sessiz sinema döneminin ünlü ismi Felix’i tanımak için yaşlarınızın tutması pek de mümkün değil. Eğer tanıyorsanız olsa olsa çok iyi bir çizgi film fanatiğisinizdir. Bilinmeli ki ardından gelen bütün çizgi kediler ve hatta köpekler doğum yılı 1919 olan Felix’in takipçisi olmuşlardır. Piyasaya Felix’in Maceraları ismiyle sürülen çizgi filmdeki siyah-beyaz kedinin adını ise “Mutlu” olarak çevirmek mümkün.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    “Tom, lütfen artık biraz aklını kullan!” İçinizden kim Tom ve Jerry’yi izlerken bir kez olsun bu cümleyi kurmadı ki? Tamam, çoğu zaman hepimiz alaycı Tom karşısında birer Jerry idik ama onun ince zekâsı karşısında afallayıp kafasına süpürge yiyen Tom için de üzülmedik değil. İçimizi rahatlatan ise bu kedi ve farenin birer düşman değil sadece tatlı rekabet halinde olan dostlar olduğunu bilmekti. İkili o kadar popülerdi ki tüm dünyada video oyunlarından tiyatro sahnelerine görünmedikleri yer kalmamıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Çizmeli Kedi, Avrupa’da kuşaktan kuşağa sözle anlatılan masalları derleyerek yazıya döken Grimm Kardeşler’in dünyaya bir armağanı. Bu masal kahramanı kedinin kitaptan çıkıp bilgisayar oyununa hatta Oscar adayı bir sinema yıldızına dönüşmesine şaşmamak gerek. Neden mi? Bir kere çizmeleri ve başındaki tüylü şapkayla diğerlerinden oldukça farklı… Sonra, kurnazlığa varan bir zekâya sahip… Asıl şaşılması gereken şey bu yetenekle nasıl oldu da Oscar’ı alamadı olmalı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Garfield ilk kez bir karikatür karakteri olarak hayatımıza girdiğinde tarihler 19 Haziran 1978’i gösteriyordu. Bu karikatür kedi gazetelerde o kadar çok boy göstermişti ki Guinness Rekorlar Kitabı’na girmesi kaçınılmaz olmuştu. Kariyeri kitap, televizyon şovu ve sinema filmi olarak devam eden tombul kediyle ortak yönlerimiz de oldukça çoktu, örneğin o da çoğumuz gibi makarnayı çok sever ve sık sık diyet kararı verip sonra vazgeçerdi. Ve o da çoğumuz gibi pazartesilerden nefret ederdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    “Ah o Azman yok mu, o Azman!” Annelerimize sorsak direkt bu cümleyi kurardı, Şirinler’in baş belası Gargamel’in peşinden bir an olsun ayrılmayan kedisi Azman için. Biliyorsunuz Şirinler ne kadar iyiyse Gargamel de o kadar kötü bir karakterdi ve bu durum sahibine yürekten bağlı olan Azman’ı da kötü yapıyordu. Şirinlere kötülük yaptığında yüzünde beliren gülüşü, -tamam tamam kibar olmaya gerek yok- “sırıtışı” hatırlıyor musunuz? Yine de inanıyoruz, Gargamel’den yakasını bir kurtarsa içindeki iyilikle buluşacaktı, ama bir türlü olmadı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Biz insanların “Bir kedi gördüm sanki!” dedikten sonra göz yuvalarında kırmızı kalpler belirirken, minik sarı kanarya Tweety için durum hiç de öyle değildi. Ne zaman kafesinden çıkıp kendisini yemek isteyen Sylvester’la göz göze gelse bu cümleyi kurardı: “Bir kedi gördüm sanki!” Sonrası tahmin ettiğiniz gibi kaçıp kovalamaca. Ya Tweety’nin sahibi olan babaanne olmasaydı? Sylvester tam yutmak üzereyken az mı çekip kurtardı biricik tatlı kuşunu. Ne günlerdi ama öyle değil mi?

  • Türk Sinema Tarihinde Aklın Sınırlarını Aşan 8 Fantastik Film

    Türk Sinema Tarihinde Aklın Sınırlarını Aşan 8 Fantastik Film

    Türk sineması her alanda birbirinden güzel filmlere ev sahipliği yapar; romantik, komedi, dram, korku ve elbette fantastik… Geçmişten bugüne en çok sevilen; olay örgüsü, görüntüleri, sahne dekorları ve elbette oyunculuklarıyla bizi en çok etkileyen fantastik Türk filmlerini araştırdık ve 8 maddelik listemizde sizin için bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dünyayı Kurtaran Adam” title_font_size=”13″]
    türk sineması, fantastik filmler

    Yönetmenliğini Çetin İnanç’ın yaptığı ve fantastik filmlerin en iddialı başrol oyuncusu Cüneyt Arkın’ın, Aytekin Akkaya ile beraber iki kahraman Türk pilotunu canlandırdığı film dünya çapında büyük ilgi görmüştür. Yanlışlıkla uzaya giden bu iki cesur kahraman uzaylı gladyatörlerle savaşır ve elbette onları alt eder. Yurt dışında “Turkish Star Wars” yani “Türk Star Wars’u” olarak da anılan Dünyayı Kurtaran Adam, Türk sinema tarihinde önemli bir noktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Badi” title_font_size=”13″]
    türk sineması, fantastik filmler

    Tüm dünyada büyük ilgi gören E.T. filminin Türk uyarlaması olan film, 1983 yılında Zafer Par’ın yönetmenliğinde izleyicisiyle buluşmuştur. Senaryosunu Barış Pirhasan’ın uyarladığı film, küçük bir çocukla bir uzaylının dostluğunu anlatır. Cengiz Sayhan, Tolga Sönmez gibi isimlerin oynadığı Badi, özellikle uzaylı Badi’nin kostümüyle ilgi çekmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Drakula İstanbul’da” title_font_size=”13″]
    türk sineması, fantastik filmler

    Bram Stoker’ın ünlü edebi eseri Drakula’dan uyarlanan 1953 tarihli Drakula İstanbul’da, Transilvanya, ve Edirne’de geçer. Film, avukat Azmi’nin, Atıf Kaptan’ın ustalıkla canlandırdığı Drakula’nın şatosuna avukat olarak gitmesiyle başlar. Mehmet Muhtar’ın çektiği film, zamanın olanakları düşünüldüğünde büyük bir başarı hikâyesidir. Ayrıca bu yapım, dünya sinema tarihinde Drakula’nın uzun dişlerinin gözüktüğü ilk film olarak korku filmi koleksiyonerleri için ayrı bir önem taşır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yılmayan Şeytan” title_font_size=”13″]
    türk sineması, fantastik filmler

    Yalın Tolga’nın canlandırdığı Profesör Doğan, Tangayt isimli çok önemli bir maden keşfeder fakat Doktor Şeytan yani Erol Taş bu buluşun peşini bırakmaz ve film boyunca tangayt peşindeki heyecanlı maceralara şahit oluruz. 1973 tarihli Yılmayan Şeytan filmini, Yılmaz Atadeniz yönetmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Süpermen Dönüyor” title_font_size=”13″]
    türk sineması, fantastik filmler

    Kunt Tulgar’ın yönetmenliğini, yapımcılığını ve senaristliğini üstlendiği Superman uyarlaması,1979 yılında çekilmiştir. Gazeteci Alev’i canlandıran Güngör Bayrak ve Süpermen’i canlandıran Tayfun Demir kripton taşının peşinde büyük maceralar yaşarlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Turist Ömer Uzay Yolu’nda” title_font_size=”13″]
    türk sineması, turist ömer, fantastik filmler

    Sadri Alışık’ın hayat verdiği Turist Ömer bu filmde de uzayda maceralar yaşar. Cemil Sahbaz’ın canlandırdığı Kaptan Kirk insanlar üzerinde deney yapmak istediği için Turist Ömer’i gemisine alır ve beklenmedik bir şekilde Turist Ömer geminin kaptan koltuğunu ele geçirir. 1973 yapımı bu eğlenceli kült filmin yönetmeni Hulki Saner’dir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Aybiçe Kurt Kız” title_font_size=”13″]
    türk sineması, fantastik filmler

    Bu film, “Dişi Tarkan” ismiyle de bilinir. 1976 tarihli Aybiçe Kurt Kız’da kurtlar tarafından büyütülen Aybiçe karakterine Canan Perver hayat vermiştir. Aybiçe, obasında öldürülenlerin intikamını alma peşindedir. Yılmaz Köksal’ın da rol aldığı filmi, Mehmet Aslan yazıp yönetmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Şeytan” title_font_size=”13″]
    türk sineması, fantastik filmler, yeşilçam

    Dünyanın en çok izlenen korku filmlerinden biri olan Exorcist’in Türkiye uyarlaması Şeytan’da, içine şeytan giren Gül karakterini Canan Perver canlandırır. Cihan Ünal’ın da kadrosunda yer aldığı 1974 tarihli bu efsane filmde usta yönetmen Metin Erksan’ın imzası bulunur.

  • İmzanın Osmanlı Dönemindeki Versiyonu: Tuğralar

    İmzanın Osmanlı Dönemindeki Versiyonu: Tuğralar

    Osmanlı padişahlarının imza yerine kullandıkları, içinde ismi yer alacak şekilde hat sanatı ile yazılan sembollere “tuğra” deniyor. Osmanlı zamanında fermanlar, resmi belgeler ve paralar padişahlara ait bu tuğralarla mühürlenir, pek çok yerde de hanedan arması olarak kullanılırdı. Bugüne kadar Sultan Osman Gazi’ye ait bir tuğra bulunamadığından günümüze 35 padişah tuğrası ulaşmıştır. Bu birbirinden farklı ve yüksek bir estetik anlayışla tasarlanmış tuğraları 8 maddede huzurlarınıza getiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Tuğranın hepsi farklı ifade edilen bölümleri vardır. En altta metnin yazdığı “kürsü” ya da “sere” kısmı, sol tarafta içi içe geçmiş iki kavisten oluşan ve yumurta anlamına gelen “beyze” kısmı, beyzelerin devamında sağa doğru uzanan “hançere” de denilen “kollar” kısmı ve tuğranın üstünde, yukarıya doğru çekilen ve kimi zaman “elif” harfini andıran “tuğlar” kısmı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    tuğralar
    Mustafa han bin Abdulhamid el-muzaffer daima

    İlk tuğra örneklerinde padişah ile babasının isimleri yer alırken daha sonraki dönemlerde “han” ibaresi ile unvanları ve daima muzaffer olmalarını dileyen bir dua ibaresi olarak “el-daima muzaffer” yazısı ilave edilmiştir. Örneğin yukarıdaki tuğra görselinde, “Mustafa han bin Abdulhamid el-muzaffer daima” yani “Daima muzaffer Abdülhamit oğlu Mustafa Han” yazmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    tuğralar
    Selim han bin Mustafa el-muzaffer daima

    Padişahın tuğrası kendisi tarafından değil yetkilendirilmiş “tuğrakeş”ler tarafından yazılırdı ve kullanılacağı belgenin mutlaka baş kısmına yerleştirilirdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    orhan gazi tuğrası
    Orhan bin Osman

    Osmanlı döneminde ilk tuğra 1324 tarihli ve Orhan Gazi’ye aittir. Sonraki tuğralar bu ilk tuğra üzerinden geliştirilmiş ve giderek hat sanatının bütün görkemiyle sergilendiği sanatsal bir alana dönüşmüştür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    fatih sultan mehmet tuğrası
    Mehmed bin Murad han muzaffer daima

    Bir padişahın tuğra tasarımı onaydan geçtiyse padişah o tuğrayı saltanatı boyunca kullanırdı. Zaman zaman farklı tuğrakeşler tarafından yazılsa da tasarımı aynı kalırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    tuğralar
    Mahmud han bin Abdulhamid el-muzaffer daima

    Tarihi bir belgenin üstündeki tuğra o belgenin hangi döneme ait olduğu ile bilgi de veren önemli bir kaynaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    kanuni sultan süleyman tuğrası
    Süleyman Sah bin Selim Sah han el-muzaffer daima

    Günümüzde en çok bilinen ve tuğra denildiğinde akla gelen tasarım Kanuni Sultan Süleyman’ın kullandığı tuğradır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    sultan ikinci aldülhamit tuğrası
    Abdulhamid han bin Abdulmecid el-muzaffer daima

    II. Abdülhamit’e ait tuğra ise ünlü hattatlarca “Tuğraların Padişahı” olarak nitelenecek kadar mükemmel bulunmaktadır.