Kategori: Kültür/Sanat

  • Barış Manço ile Az Gittik Uz Gittik Dere Tepe Düz Gittik

    Barış Manço ile Az Gittik Uz Gittik Dere Tepe Düz Gittik

    Gerçekte gitmediğimiz yerlerden gidip görmüşçesine haberdar olduysak biraz da onun sayesinde. Onun öğrendiklerini paylaşmayı, gördüklerini anlatmayı seven, hevesli, heyecanlı tutumu sayesinde. 1980’lerin ortalarında başlayan televizyon programı Dönence Dünya Turu’nda kendisine bazen Barış Çelebi demesi boşuna değildi. Bizi NASA’dan tutun da Afrika ormanlarına kadar nerelere götürmedi ki… Hem o günleri yâd edelim, hem onun kendine özgü hal hareketlerini gözümüzde canlandıralım diye programlarından minik alıntılar yaptık. Haydi, buyurun tekrar Barış Abi’yle dünya turuna…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Atsız kovboy olur mu?” title_font_size=”13″]
    dünya turu

    Masanın üstünde kovboy çizmeleri, kemeri, hemen yanındaki ayaklı vestiyerde asılı bir şerif kıyafeti. Barış Abi “Arife tarif ne gerek! Teksas’a gidelim ama sessiz sakin taraflarından, Dallas’tan başlayalım dedik” diye yapıyor anonsu ve hemen ekliyor: “Dallas’ın ne kadar sakin olduğunu da J.R.’a sormalı o da ayrı konu!”

    Bize Dallas’ı henüz 1988’de karış karış gezdirirken, Las Colinas’taki Koşan Atlar heykelinin önünde durup anlattıkları o güne kadar kanıksadığımız bir bilgiyi 30 saniye içinde ters yüz ediveriyor:

    “Amerika deyince, Teksas deyince, hele hele kovboy deyince aklımıza hemen onların ayrılmaz parçası at geliyor ve sanıyoruz ki at Teksas’ın bir simgesi. Büyük yanılgı çünkü Amerika’da at yok! At ilk defa İspanyol denizcileri tarafından Avrupa’dan Amerika’ya getirilmiş.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Japonya’daki kardeş kent…” title_font_size=”13″]
    dünya turu

    Hep birlikte Barış Manço ile Japonya’nın Sagae kentine gittiğimizde yerli halk onu bir ağızdan söylediği Kara Sevda şarkısıyla karşılıyor. O dönem ekran başındaki bizler için bu görüntü gayet doğal çünkü biliyoruz ki Barış Abi Japonya’da çok seviliyor. Sagae’nın Giresun’la kardeş kentler olduğunu ve nedenini öğrenebileceğimiz yegâne insan olarak da başlıyor anlatmaya:

    “Sagae kirazlarıyla ünlü. Kiraz batı dillerinde cherry diye bilinir ve Latince cerasus (kerasus diye okunuyor) kökünden gelir. Kerasusun yetiştiği yere de kerasun denmiş. İşte o kerasun neye benziyor neye benziyor, tabii ki Giresun’a. Kiraz, kerasun, Giresun ve Sagae.”

    Bu bilgiyi Sagae Cherry Land’deki Türk Evi’nde verirken devam ediyor: “Sagae yetkilileri kirazın kendilerine ilk kez Giresun’dan geldiğini tarihi gerçeklere dayanarak tespit etmişler ve Türkiye’den ilgililere bildirmişler ‘Biz kirazı sizinle, özellikle Giresunlularla tanıdık’ diye. Ve o günden sonra aramızda güçlü bir dostluk başlamış.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karış karış Hollywood sokakları…” title_font_size=”13″]
    dünya turu

    “Dünyada on tane Hollywood yok, Hollywood’da da on tane Hollywood Bulvarı yok. İşte o dünyaca ünlü anlı şanlı Hollywood Bulvarı burası. Bu bulvarın özelliği ne? Bakın sağlı sollu her iki kaldırımda kilometreler boyu birer metre aralıklarla yere yıldız çakılmış. O yıldızın üzerinde ünlü bir sinema oyuncusunun bir yapımcının ya da bir müzik sanatçısının ismi kazılı.”

    Hollywood’u karış karış gezen Barış Abi ekran başındaki bizleri de bu gezintiden mahrum bırakmak istemez, görüp duyduklarını illa ki ekran başındaki bizlerle de paylaşmak isterdi. Ama bazen yorgunluktan sitem ettiği de olurdu:

    “Hollywood Bulvarı’nda şu an benim önünde durduğum binanın kapı numarası 6925. Yeter! Yeter şiştim. Yani tamam sizi çok seviyorum ama duydum ki bir bu kadar daha varmış, burada duralım dedim. 6925 kapı numaralı binanın özelliği de şu: Orası dünyaca ünlü Çin Tiyatrosu, Chinese Theatre. Burada daha da önemli bir detay var, ünlü yıldızların ayak izleri, el izleri ve imzaları yere kazınmış durumda. Şimdi önce Çin Tiyatrosu’nu göreceğiz sonra teker teker el izlerine, imzalarına bakacağız.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Türkmen telpağıyla İpek Yolu’nda…” title_font_size=”13″]
    dünya turu

    Gittiği yerlerin yerel dilini konuşmaya yerel kıyafetlerini giymeye önem veren Barış Abi bir keresinde de Türkmenistan’ın Merv kentinde başına geçirdiği telpakla çıkmıştı karşımıza: “Evet şimdi de sizlere tarihi İpek Yolu’nun öyküsünü anlatacağım. Biraz da o yılların havasına girmek için gördüğünüz gibi bu telpağı giydim. Sakın ha Kafkas kalpağına benziyor demeyin kan çıkar. Kafkas kalpağı başka Türkmen telpağı başka.”

    Gittiği yerleri göstermekle kalmayıp bir öğretmen edasıyla tane tane anlatmayı görev bilirdi, daha doğrusu bu onun yapmayı bizim de izlemeyi en çok sevdiğimiz bölümdü:

    “Merv kenti aslında tarihi İpek Yolu’nun konak noktalarından bir tanesi. Tıpkı Buhara, Semerkant gibi. Tüccarlar burada konaklarlar, mallarını değiştirirler, satarlar, kârlarını yaparlar ve kendi ülkelerine dönerlerdi. Çünkü zannedildiği gibi bir mal örneğin ipek, örneğin vernik, örneğin boya Çin’den yola çıktıktan sonra tek bir seferde Avrupa’ya ulaşmazdı. Yolda durak yerlerinde el değiştirir, tüccarlar kârlarını yapar ve bir mal bazen Çin’den yola çıkıp Avrupa’ya ulaşıncaya kadar değerinin beş-altı katına ulaşırdı.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Geldim, gördüm, yendim demek için Bremen…” title_font_size=”13″]
    dünya turu

    Bazen de gündemle bağlantılı olarak yapardı gezilerini… Yine o gezilerden birinin nedenini bakın nasıl anlatıyor açılış anonsunda: “Sırada dere tepe Türkiye ve komşu kapısı Avrupa var. Bu hafta görüntülerimiz hem yurt içinden hem yurt dışından, sebebi gayet basit. Son haftalarda Avrupa trafiği biraz hızlandı da ondan. İşte sebep burada. Çarşamba günü dananın kuyruğu kopuyor. Çarşamba günü Galatasaray Monaco ile Köln’de karşılaşırken Avrupa’nın üç kentinde üç büyük maç daha var. Onlardan bir tanesi Bremen-Milan maçı. Olur da Bremen galip gelirse ve günün birinde Galatasaray Bremen’le eşleşirse hani ola ki diyelim. Bremen’e gidecek sporseverler orada yabancılık çekmesin diye düşündük. Çünkü top yuvarlaktır, maç 90 dakikadır ve iki tane kural vardır. Bu kurallar gereği programın yarısını Bremen’e ayırdık.”

    Ve programın yarısında Türk izleyicisine Bremen’i gitse yabancılık çekmeyecek kadar anlattıktan sonra diğer yarısına, yani Adana’ya geçiyor…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ben de Elmas Tepesi’ne tırmandım!” title_font_size=”13″]
    dünya turu

    “Honolulu’nun dünyaca ünlü bir Elmas Tepesi var orayı duymuş olabilirsiniz. Bir tepe ki oraya bir çıkan pişman bir de çıkmayan. Üstelik Elmas Tepesi’ne çıkanlara bir de tişört veriyorlar, ‘Ben Elmas Tepesi’ne tırmandım’ diye. Ben de tabii ki tırmandım ve bu tişörtü aldım. Şimdi de sizi Elmas Tepesi’ne tırmanmaya çağırıyorum, hadi bakalım tabana kuvvet.”

    İzleyicileri olarak o tişörtten birer tane alamadık belki ama evet, Hawaii adalarının başkenti Honululu’daki Elmas Tepesi’ne, orijinal adıyla Diamond Head’e Barış Manço’yla birlikte biz de tırmandık. Hatta onun yorgunluktan söylenen sesi hala kulaklarımızda:

    “Evet neymiş… Tabanvay, vay ki ne vay. Türküsü bile var… Emmim atlı/ Dayım yayan / Dayan dizlerim dayan. Ve şu anda gördüğünüz gibi keçi yollarından çıkarak tepeye ulaşıyorum.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Masai kabilesine selam olsun…” title_font_size=”13″]
    dünya turu

    Kenya civarına gittiğimizde ise bizi bir sürpriz bekliyordu, en iyisi yine Barış Abi anlatsın: “Birazdan Klimanjaro eteklerinde bir safari yapacağız ve ünlü Masai kabilesine konuk olacağız. Biliyorsunuz Masaililerin değil filmleri bir tek kare fotoğraflarının çekilmesi bile mümkün değil. Sebebi gayet basit. Yıllar yılı film yapımcıları, reklamcılar, avcılar, turistler, safariye gelenler, ilgili ilgisiz herkes Masaililerin ananelerini, gelenek ve göreneklerine dönük yaşamlarını kendi ülkelerine gidince yanlış aksettirmişler. Ve bu gururlu insanlar da kapılarını yabancılara kapatmışlar. Ancak tatlı dilin açamayacağı kapı yok.”

    Barış Abi’nin insancıl ve doğal sunumu gittiği her yerde kendini gösterirdi ki burada da göstermiş, Masai kabilesi onu misafirperverlikle karşılamıştı. Yaptığı küçük çekim Kenya televizyonlarında yayınlanacağı için yerlilerin diliyle selam göndermeyi de ihmal etmemişti.

  • YAŞAM YOLCULUĞUMUZA EŞLİK ETMİŞ UNUTULMAZ ŞARKILAR

    Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Zeki Müren, Barış Manço, Emel Sayın, Gönül Yazar ve daha nicesinin sesinden dinlediğimiz öyle şarkılar var ki hayatımızın çok özel anlarına eşlik etmiş, o anki hüznümüzü veya coşkumuzu daha da derinleştirmiştir. Aşağıdaki şarkı sözlerini okurken o günlere gitmeniz an meselesi, hatta sözleri okumaya başlar başlamaz müziğinin de zihninizde canlanacağına eminiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • Dünyanın En Prestijli Ödülü Nobel Hakkında

    Dünyanın En Prestijli Ödülü Nobel Hakkında

    “Nobel” sözcüğü artık günlük konuşmalarımızın bile içinde. “Şu işi yap sana Nobel vereceğim?”, “Sen bu gidişle Nobel alırsın.” gibi… İşin şakası bir tarafa, verildiği kişiyi ve ülkeyi dünya tarihine geçiren ödüllerin başında Nobel geliyor. Biz de bu listemizde Nobel Ödülleri ne zamandan beri, neden veriliyor gibi soruların cevabına yer veriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    nobel ödülleri

    Nobel Ödülleri, 1896 yılında hayatını kaybeden kimyager ve mühendis Alfred Nobel’in anısına ve onun vasiyeti üzerine verilmeye başlandı. Adına “Barış” ödülleri verilen İsveçli mucidin neyi icat ettiğini merak edenler için de şaşırtıcı bilgiyi hemen söyleyelim: dinamiti! Alfred Nobel vasiyetnamesinde bir vakıf kurulmasını ve insanlığa hizmet edenlerin ödüllendirilmesini istemiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Nobel Ödülleri 1968 yılına kadar beş ayrı alanda önemli başarı gösteren kişilere verildi. Bunlar; Fizik, Kimya, Fizyoloji veya Tıp, Edebiyat ve Barış. 1968’de listeye eklenen ve ilk kez 1969 yılında verilen ödül ise “Ekonomi” alanı oldu. Nobel’de her ödülün gideceği kişi veya kişiler farklı komiteler tarafından belirlenmekte. Ödüllerin hangi kriterlere göre verildiği ise zaman zaman tartışma konusu olabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    nobel ödülleri

    Nobel kazanan kişiye bir madalya, bir diploma ve zamana göre değişen para ödülü veriliyor. Madalyaların ön ve arka yüzleri verildiği alana göre farklı tasarımlar içerirken davetiyelerin her biri sanat eseri niteliğinde. Farklı sanatçılar tarafından tasarlanan davetiyelerde, ödülün kime, hangi alanda ve neden verildiğini ifade eden kalıp bir cümle yazıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Nobel Ödül Töreni 1901 yılından bu yana her yıl Aralık ayının 10’unda veriliyor. Bu tarih aynı zamanda Alfred Nobel’in ölüm tarihi. İsveç’in başkenti Stockholm’de Konsert Huset yani Konser Evi’nde yapılan görkemli törene büyük bir nizam içinde yapılan ödül takdimleri, konuşmalar ve İsveç Kraliyet Ailesi başta olmak üzere önemli simaların katılımları damga vuruyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Şimdiye kadar en çok Nobel verilen ülkelere baktığımızda ilk sıranın ABD’de olduğunu görüyoruz ve bu sıra İngiltere, Almanya, Fransa, İsveç şeklinde devam ediyor. Türkiye ise iki isimle Nobel tarihine adını yazdırdı. 2006 Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Orhan Pamuk ve 2015 Nobel Kimya Ödülü’nü alan Aziz Sancar’dı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    nobel ödülleri

    İsimlerin açıklanmasından ödül törenine, yapılan konuşmalardan verilen ziyafete Nobel Ödülleri bütün dünyada ilgi uyandırmayı başarmıştır. Hatta ödüllerini alanlar kadar almayanlarla da ses getirmiştir. Baskılar nedeniyle ödüllerini almayanlar bir yana Jean-Paul Sartre 1964 Edebiyat Ödülü’nü, Lê Ðức Thọ 1973 Barış Ödülü’nü kendi inisiyatifleriyle almayı reddetmişlerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Nobel Ödülü alan ilk kadın kimdi? Peki iki kere Nobel kazanan isim hangisiydi? Bu soruların cevabı tek isimde birleşiyor: Polonyalı bilim insanı Marie Curie. Kendisi, 1903 yılında Fizik Ödülü’nü alarak Nobel alan ilk kadın; 1911 yılında aldığı Kimya Ödülü’yle de iki kez Nobel alan kişi olarak kayıtlara geçti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Nobel Ödülleriyle ilgili ilginç bilgiler bitmez… Örneğin İngiliz politikacı Winston Churchill’in Nobel Ödülü aldığını kaçımız biliyordu? Ve hangi dalda diye sorsak cevabınız ne olurdu? Şaşırtıcı ama Churchill 1953 yılındaki Edebiyat Ödülü’nü kazanmış. Ödül kendisine, kaleme aldığı anılarında tarihi ve biyografik açıklamalarındaki ustalığı için verilmiş.

  • Evliya Çelebi’nin İzinde 10 Şehirlik Tatil Rotası

    Evliya Çelebi’nin İzinde 10 Şehirlik Tatil Rotası

    Kültürümüzün gelmiş geçmiş en büyük âlimlerinden biri olan Evliya Çelebi’nin 1611 yılında doğduğu düşünülmektedir. İyi bir aileden gelen ve eğitimli bir genç olan Evliya Çelebi, Saray’da yüksek kademelere gelebilecekken bir gezgin olmayı tercih eder ve hayatı boyunca devam edecek olan gezilerine genç yaşta başlar. Gezileri sırasında günümüzde birçok dile çevrilmiş olan 10 ciltlik eseri Seyahatnâme’yi yazar. İstanbul’dan Van’a, Kırım’dan Kahire’ye gezdiği diyarları bu büyük eserde toplar. Seyahatnâme’nin özelliği, Evliya Çelebi’nin gezdiği yerin kültürel değerlerini, halkının yaşayışını, coğrafyasını, iklimini tüm açılarıyla ve çok sade bir dille okuyucuya aktarmasıdır. Güzeller güzeli ülkemizi bir de gelmiş geçmiş en büyük gezginin izinde keşfetmek için 10 maddelik listemize buyurun.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sinop” title_font_size=”13″]

    Türkiye’nin en kuzey noktasını oluşturan ve bir yarımada olan Sinop, plajları ve yaylaları ile yaz mevsimi için ideal bir tatil yeridir. Kültür turizmi açısından da önemli bir merkez olan Sinop’ta, Sinop Kalesi ve Sinop Müzesi gezilecek yerlerin başında gelir. Erfelek Şelaleleri ise her göreni büyüler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bolu” title_font_size=”13″]
    göynük evleri, mudurnu evleri, gerede asar kalesi, orta hamam

    Göynük evleri, Mudurnu evleri, Gerede Asar Kalesi, Orta Hamam, Süleyman Paşa Hamamı, Bolu’nun görülmesi gereken yerleri arasında bulunur. Yedigöller Milli Parkı ve Abant Gölü Tabiat Parkı doğada olmayı sevenler için Bolu’yu eşsiz kılar. Diğer yandan Bolu sınırları içinde bulunan Kartalkaya kış sporları için mükemmel bir adrestir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kütahya ” title_font_size=”13″]
    murat dağı, porsuk barajı, gölcük yaylası

    Murat Dağı, Porsuk Barajı, Gölcük Yaylası tertemiz havaları ve yemyeşil bitki örtüleriyle doğada zaman geçirmek, piknik yapmak için harika yerlerdir. Kütahya’nın sembolü olan porselen ve çiniler, kaplıcalar, şifalı sular bu şehri ziyaret etmek için birçok sebep sunar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Manisa” title_font_size=”13″]
    spil dağı, ağlayan kaya

    Manisa ziyaretinizde Spil Dağı Milli Parkı’nı ziyaret ederek burada yetişen yaban atlarını görebilirsiniz. Şehrin görülmesi gereken yerlerinden biri olan Ağlayan Kaya ise acıklı mitolojik öyküsüyle dikkat çeker. Sardes Antik Kentine giderek, parayı bulan Lidyalıların başkentini görebilir, ziyaretinizi denk getirebilirseniz Mesir Macunu Festivali’ne katılabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Erzurum” title_font_size=”13″]
    palandöken kayak merkezi,

    Kış aylarında Palandöken’deki kayak merkezinde sporun tadını çıkarabilir, Tortum Şelalesi’nin etkileyici manzarasının karşısında piknik yapabilir, Çifte Minareli Medrese gibi eserleri ziyaret edebilirsiniz. Erzurum geziniz sırasında, şehrin simgesi olan Oltu taşından tespihleri, aksesuarları keşfetmeyi de unutmayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Gaziantep” title_font_size=”13″]
    baklava, zeugma

    Gaziantep’e hangi mevsimde giderseniz gidin lezzetli kebapları, baklavaları, katmerleri yemeden dönmeyin. Dünyanın en büyük müzelerinden biri olan Zeugma Müzesi’ni ziyaret etmek, Zincirli Bedesten’den alışveriş yapmak da bu güzel şehre özel etkinlikler arasında yer alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tarsus” title_font_size=”13″]
    tarsus şelalesi, şahmeran hamamı, yedi uyurlar mağarası

    Adana ile Mersin arasında yer alan Tarsus, çok eski bir yerleşim yeridir. Efsanevi İpek Yolu’nun duraklarından biri olan bu şehirde görülecek birçok tarihi yer bulunur. 12.yüzyıldan kalan St. Paul kilisesi, 15 metre yüksekliğindeki Tarsus Şelalesi, Şahmeran Hamamı ve Yedi Uyurlar Mağarası’nı gezerek güzel bir kültür gezisi gerçekleştirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tokat” title_font_size=”13″]
    ballıca mağarası

    Orta Karadeniz’in merkezlerinden biri olan Tokat oldukça eski bir yerleşim yeridir. Tokat gezinizde, oluşumu tam 3.5 milyon yıla yayılan Ballıca Mağarası’nı kesinlikle görmeniz önerilir. Roma döneminden kalma bir antik şehir olan Sulusaray, Tokat’ı ziyaret etmek için başlı başına bir sebeptir. Ayrıca Kaz Gölü’nün kenarında doğanın tadını çıkarıp değişik kuş türlerini yerinde görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Isparta” title_font_size=”13″]
    eğirdir

    Göller Bölgesi’nde yer alan Isparta, doğa meraklıları için harika bir tatil beldesidir. Eğirdir Gölü çevresinde yamaç paraşütü yapabilir, Kovada Gölü Milli Parkı’nda tabiatın tadını çıkarabilir, Kelebek Vadisi’nin manzarasına bakarak hayallere dalabilirsiniz. Isparta’ya kadar gitmişken ünlü gül bahçelerini gezmeyi de unutmayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Silifke” title_font_size=”13″]
    uzuncaburç, olba, şeytan deresi kanyonu

    Mersin sınırları içinde bulunan Silifke, birçok antik kente ev sahipliği yapar. Helenistik çağdan kalan Uzuncaburç ve Olba Antik Kenti, Şeytan Deresi Kanyonu’nda bulunan, M.Ö. 1. yüzyılda yapıldığı düşünülen taş kabartmaları Adam Kayalar, Silifke’nin görülmesi gereken yerleri arasındadır. Susanoğlu gibi plajlar da deniz turizmi açısından oldukça çekicidir.

  • Başka Devrin Çocukları 10 Eski İsim ve Anlamları II

    Başka Devrin Çocukları 10 Eski İsim ve Anlamları II

    Bir dönem popüler olup da bugün kulağımıza yabancı gelen isimler serimizin ikincisi ile karşınızdayız. Büyükler tarafından belki dönemin rüzgârına kapılıp belki de derin derin düşünerek çocuklara verilen isimler, günümüzde kulaklarda yabancı tınlayabiliyor. Bu eski ama güzel isimlerin bir kısmını sizlere hatırlatmak istedik ve eski isimler listemizde bir araya getirdik. Bakalım günümüzde nadiren duyduğumuz bu 10 isim size neler hissettirecek!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    eski isimler
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    eski isimler
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    eski isimler
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    eski isimler
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    eski isimler
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    eski isimler
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    eski isimler
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    eski isimler
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
    eski isimler
  • Ünlü Şairlerin Dizelerinde 6 Farklı Yaz Mevsimi

    Ünlü Şairlerin Dizelerinde 6 Farklı Yaz Mevsimi

    Kimi yazla gelen duygulara methiyeler düzmüş, kimi yaz bitince biten aşkların sitemkârı olmuş. Kimi yaz meyvelerini görmezden gelememiş, kimi geçip giden yazlarla hesaplamak istemiş. İşte ünlü şairlerimizin dizeleriyle daha da güzelleşen yaz mevsimleri…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    yaz şiirleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    yaz şiirleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    yaz şiirleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    yaz şiirleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    yaz şiirleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    yaz şiirleri
  • 8 Maddeyle Yeşilçam’da Kim Kimi Seslendirdi?

    8 Maddeyle Yeşilçam’da Kim Kimi Seslendirdi?

    Bir filmde oyuncuların canlandırdığı karakterleri seslendiren kişiler belki de birçok ünlü aktör ve aktristi sevme nedenimiz… Ama çoğunu tanımıyoruz bile… Bunun büyük bir eksiklik olduğunu düşünerek listemize ünlü oyuncularımızın sesi olmuş dublaj sanatçılarını konuk ediyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    “Reca ederim bu bahsi kapatalım.” Belgin Doruk’tan duyduğumuzu sandığımız bu sözü aslında Adalet Cimcoz seslendiriyordu. Birçok ünlü ismi seslendiren usta dublaj sanatçısı 1970 yılında aramızdan ayrıldı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    “Nayır! Nolamaz!” Cüney Arkın’la bütünleşen bu replik ise sanatçıyı seslendiren Abdurrahman Palay’dan çıkıyordu. Senaryonun konduğu nota sehpasına kolunu dayayıp elini de çenesine koyan Palay’dan istemsizce çıkan nevetler, nayırlar uzun yıllar taklit edilen, eğlenilen bir konu oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Aynı zamanda oyuncu da olan Kemal Ergüvenç, Hulusi Kentmen’in babacan rollerini sırtlayan o babacan sesin sahibiydi. 1976 yılında hayatını kaybeden Ergüvenç, Kadir Savun, Bilal İnci, Ahmet Tarık Tekçe’nin de seslendirmesini yapmıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ses sanatçısı Belkıs Özener Türkan Şoray başta olmak üzere Filiz Akın, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik’in de seslendirmesini yapan bir dublaj sanatçısıydı. “Azize” filminde Türkan Şoray’ın görüntüleri eşliğinde dinlediğimiz şarkıları aslında Belkıs Özener seslendiriyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Sinema tarihinde yerini almış bir Erol Taş kahkahası vardır hani… Gerçek hayatta kolay kolay rastlayamayacağınız kötü adam kahkahası… İşte o efsane kahkahayı atan, 1997 yılında hayatını kaybeden tiyatro ve sinema oyuncusu Saadettin Erbil’den başkası değildi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Rıza Tüzün de tiyatro ve sinema oyunculuğunun yanı sıra seslendirme yapan isimlerdendi. Hem Ali Şen’in hayat verdiği genellikle kurnaz, çıkarcı karakterleri, hem de Nubar Terziyan’ın hayat verdiği sevgi dolu, iyi karakterleri seslendiriyordu. Tüzün, 1979 yılında hayata veda etti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Çok yönlü sanatçı Jeyan Mahfi Ayral Tözüm kimlerin seslendirmesini yapmadı ki? Fatma Girik, Türkan Şoray, Filiz Akın, Ahu Tuğba, Gülşen Bubikoğlu, Emel Sayın… TV dizilerinden ve sinema filmlerinden tanıdığımız sanatçı radyo dizilerinde de rol alıyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    “Elveda Asya, elveda selvi boylum al yazmalım, elveda…” 1977 yapımlı “Selvi Boylum Al Yazmalım” filminde Kadir İnanır’ı seslendiren Pekcan Koşar Hababam Sınıfı serisinde de Tarık Akan’ı seslendirmişti. Tiyatro ve sinema sanatçısı Koşar, 2005 yılında yaşamını kaybetti.

  • GERÇEKLERLE BULUŞTURAN GERÇEKÜSTÜ GÖRSELLER

    Görsellerdeki gerçeküstü dünyayı, düşünürlerin, yazarların gerçekten söyledikleri sözlerle karşınıza getiriyoruz. Tabii alıntıladığımız sözler de gerçekle ilgili…  Siz ister görsellere bakarak kendi yorumlarınızı yapın, ister hangisine daha çok anlam yüklediğinizi görmek için ünlülerin gerçekle ilgili sözlerine göz atın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    “Gerçeğin dağlarına, ümitsizlikle çıkılmaz.” Friedrich Nietzsche

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    “Siz görmezden gelseniz de gerçekler var olmayı sürdürürler.” Henry Huxley

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    “Gerçek, gecikmeyi sevmez.” L. Annaeus Seneca

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    “Gerçek akıllılar için, güzellik de duygulu kalpler için yaratılmıştır.” Friedrich Schiller

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    “Arkanı güneşe çevirme gölgen önüne düşer, gerçek de böyledir.” Rabindranath Tagore

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    “Gerçeğe ancak tek yoldan gidilir ama ondan uzaklaştıran binlerce yol vardır.” Jean de La Bruyere

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    “İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayasını gözler göremez.” Exupery

  • Karagöz ve Hacivat Gösterilerinden 10 Mizansen

    Karagöz ve Hacivat Gösterilerinden 10 Mizansen

    Türkiye’de gölge oyunu Karagöz ve Hacivat demektir. Gölge oyununun, Orta Asya ve Japonya gibi Doğulu kökleri olduğu düşünülür ve 4.yüzyıldan beri oynatıldığı, Moğollar zamanında da bilindiği kayıtlara geçmiştir. Yaşayıp yaşamadıkları bilinmeyen, yaşadılarsa da kim oldukları hakkında kesin bir bilgi bulunmayan bu iki gizemli karakteri, yediden yetmişe herkes yakından tanır. Karagöz, Hacivat’ın her dediğini yanlış anlar, bu durum türlü komik gelişmelere, aralarında takışmalara sebep olur ve birbirlerini tepelemeleriyle son bulur. Karagöz ve Hacivat’tan 10 mizansen ile karşınızdayız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#”]
    ramazan ayı

    Hacivat – Karagöz’üm merhaba!
    Karagöz – Hoş geldin suda pişmiş balkabağı!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#”]
    ramazan ayı

    Hacivat – Hoş geldin sevgili Karagözüm!
    Karagöz – Hoş bulduk kel kafalı kara üzüm!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#”]
    ramazan ayı

    Hacivat – Gel seninle Bursa’yı gezip dolaşalım.
    Karagöz – Kime dalaşalım.
    Hacivat – Dalaşalım değil Karagöz’üm dolaşalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#”]
    ramazan ayı

    Hacivat – Karagözüm, sucuk aldım. Gel mangal sefası yapalım.
    Karagöz – Birer kangal alalım ama benim bahçe küçük, kangala dar gelir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#”]
    ramazan ayı

    Karagöz –  Hazıra dağlar dayanmaz derler.
    Hacivat –  Dayandı.
    Karagöz –  Mirasyedinin mirası biter derler.
    Hacivat –  Bitmedi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#”]
    ramazan ayı

    Hacivat –  Bak Karagöz’üm, leylekler gelmiş. Artık yaz geliyor.
    Karagöz – Hacivat, anlamsız konuşma. Hem leylek gelmiş diyorsun, hem kaz geliyor diyorsun.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#”]
    ramazan ayı

    Hacivat – Merhaba Karagöz’üm, uğurlar olsun!
    Karagöz – İftar kokuları burnuna dolsun!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#”]
    ramazan ayı

    Karagöz – Hacı Cavcav, aklıma bir bilmece geldi.
    Hacivat – Hatırın kalmasın, sor bakalım?
    Karagöz – Ama bilemezsen bize iftara geleceksiniz!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#”]
    ramazan ayı

    Hacivat – Sokakta aldım bir tane, evde oldu bin tane. Nedir bu, bil bakalım?
    Karagöz – Tahtakurusu.
    Hacivat – Hay kör olmayasıca Karagöz’üm. Tahtakurusu olur mu?
    Karagöz – Pekâlâ olur. Sokaktan bir tane kap da evde nasıl çoğalırlar gör.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#”]
    ramazan ayı

    Hacivat – Yer altında kırmızı minare.
    Karagöz – Kim bilmez onu yahu?
    Hacivat – Neymiş bakalım?
    Karagöz – Kırmızı minare işte.

  • 7 Madde İle İlk Ticaret Borsasının Kurulduğu Aizanoi Antik Kenti

    7 Madde İle İlk Ticaret Borsasının Kurulduğu Aizanoi Antik Kenti

    Tarihte yaşanan bazı anlar, geçmişin bazı merkezleri insanlık için dönüm noktası olmuş, medeniyetin şekillenmesinde büyük rol oynamıştır. Türkiye sınırları içinde bulunan, kültürel mirasımızın önemli bir değeri olan antik kentlerden Aizanoi de insanlık için böyle bir önem taşır. Tarihi boyunca, ticari, sosyal ve coğrafi anlamda önemli bir merkez olan Aizanoi, dünyadaki ilk ticaret borsasına da ev sahipliği yapmıştır. Ticaret için önemiyle, barındırdığı mimari ayrıntılarla tüm dünyanın ilgisini toplayan Aizanoi Antik Kenti’ni, 7 maddeyle ayaklarınıza getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    aizanoi antik kenti

    Aizanoi Antik Kenti, Kütahya ilimizin 48 km güneybatısında Çavdarhisar’da bulunmaktadır. Antik Kentin çevresi Gediz, Porsuk ve Koca Su gibi akarsularla çevrilidir ve yaklaşık 1000 metre yüksekliğinde bir düzlük üzerine kurulmuştur. Kentin stratejik açıdan önemli konumu Pergamon ve Bithynia Krallıkları arasında yüzyıllarca süren mücadelelere sebep olmuş, iki krallık da bu önemli şehri elde etmek istemiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    aizanoi antik kenti

    Aizanoi Antik Kenti ilk olarak 1824 yılında keşfedilmiştir ve 19. yüzyıl boyunca birçok Avrupalı arkeolog burayı ziyaret etmiştir. İlk Aizanoi kazısı 1926’da başlamış olsa da Aizanoi kazısının kaderini değiştiren olay 1970 yılında gerçekleşmiştir. Gediz depremi ile yıkılan bir caminin altından günümüz finans hayatının temeli sayılacak Macellum yani dünyanın ilk borsasının kalıntıları çıkmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    aizanoi antik kenti

    Macellum’un gün yüzüne çıkmasıyla tüm dünyanın dikkatini üzerine çeken Aizanoi Antik Kenti’ndeki kazılar 1970’ten sonra hız kazanır ve önce Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından kazılar yapılmış. 2011 yılından itibaren Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan Bakanlar Kurulu kararı ile izin verilen ve Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü adına Prof. Dr. Elif ÖZER ve ekibi tarafından kazı ve araştırmalara yürütülmeye başlamıştır. 2012’de ise Aizanoi, UNESCO Dünya Kültürel Miras Aday Listesi’ne girer. Geçmişin geleceğe yol gösterdiği inancı ve kurumsal kültürüyle, tarihe ve kültürel değerlere sahip çıkmayı sosyal sorumluluk anlayışının önemli bir unsuru olarak gören Halk Yatırım kazının ana sponsorluk görevini üstlenir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    aizanoi antik kenti

    Macellum, yuvarlak bir alandır ve ortasında 2. yüzyılda yapılmış yine yuvarlak bir yapı bulunur. Yapının etrafında türlü lüks yiyecek ürünlerinin satıldığı bilinmektedir. Burayı alelade bir pazar yerinden ilk ticaret borsasına çeviren ise duvarlarda bulunan yazılardır. Bu yazılarda malların satılabileceği en üst değerler belirlenmiştir. Ayrıca Macellum’da İmparator Diocletian’ın enflasyonla mücadele için belirlediği ücret tespitleri de bulunmuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    aizanoi antik kenti

    Aizanoi sadece Macellum ile değil Anadolu’nun en iyi korunmuş Zeus tapınağı ile de bilinir. Bu tapınak M.S. 1. yy. ile 2. yüzyıl arasında yapılmıştır. 120 adet İon ve 4 adet Korint sütun ile inşa edilmiştir. Zeus tapınağının galeri duvarlarında İmparator Hadrianus’u öven yazılar bulunur. Tapınağın yanında bulunan ve M.Ö. 2000’li yıllardan kaldığı düşünülen seramikler ise Aizanoi’nin ne kadar eski bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    aizanoi antik kenti

    M.Ö. 1. yüzyıldan itibaren Roma kontrolünde büyük ilerlemeler kaydeden şehrin gelişmiş bir yol sistemi de bulunmaktaydı. Bu sistemin ana yolu ise zamanında 450 metre uzunluğa sahip olduğu düşünülen Sütunlu Cadde’ydi. Artemis Tapınağı’ndan alınan sütunlarla döşenen cadde, Macellum’a yani şehrin ticari merkezine açılıyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Aizanoi Antik kenti’nde 15.000 kişilik bir tiyatro ve stadyum da bulunmaktaydı. Bu devasa yapıların bir kısmı günümüze dek gelmiş ve tüm depremlere rağmen ayakta kalmıştır. Şehrin sağlamlığı ve dayanıklılığı ile şaşırtan bir başka yapısı ise o zamanlar adı olan Penkalas olan Koca Çay üzerinde yer alan köprüdür. Bu Roma köprüsü günümüzde hâlâ kullanımdadır.