Kategori: Kültür/Sanat

  • Çiçek Abbas ve Şakir’in Aşık Atışması

    Çiçek Abbas ve Şakir’in Aşık Atışması

    Türk Sineması’ndaki efsane sahnelerden biri Çiçek Abbas’ın hısmı Şakir’le yaptığı söz düellosudur. Aynı kıza âşık olan eski arkadaşlar kahvehanede birbirlerine karşı sözle, maniyle üstünlük sağlama çabasına girerler. Bildiğiniz gibi atışmayı Şakir’i söz söyleyemeyecek hâle getiren Abbas kazanır. Çılgın birer âşık olan Çiçek Abbas ve Şakir’in o meşhur atışmasını 9 madde ile listemize aldık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    şener şen
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    şener şen
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    ilyas salman
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    ilyas salman
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    şener şen
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    ilyas salman
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    şener şen
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    ilyas salman
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    ilyas salman
  • Herkes Tarafından Yanlış Anlaşılan 11 Şarkı Sözü

    Herkes Tarafından Yanlış Anlaşılan 11 Şarkı Sözü

    Bazı şarkılar vardır ki dillerden düşmez, bazı şarkılar vardır ki ne dedikleri anlaşılmaz hatta kimse tarafından anlaşılmaz ve herkes tarafından yanlış söylenir. Büyük bir araştırma yaptık, gelmiş geçmiş tüm şarkılar içinde en çok yanlış anlaşılanları bulduk, listemizde bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yıldız Tilbe’den Aşkperest” title_font_size=”13″]

    Amcam olursun rüyalarımda

    Ancak bulursun rüyalarında

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yemen Türküsü” title_font_size=”13″]

    Burası Muş’tur yolu yokuştur

    Burası Huş’tur yolu yokuştur

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Levent Yüksel’den Beni Bırakın” title_font_size=”13″]

    Sustu haykıran şehir/ Dolmuşlar havalandı

    Sustu haykıran şehir/ Son kuşlar havalandı

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Zeki Müren’den Biz Ayrılamayız” title_font_size=”13″]

    Eller ayır sabile / Yıllar ayır sabile/ Yollar ayır sabile/ Biz ayrılamayız

    Eller ayırsa bile/ Yıllar ayırsa bile/ Yollar ayırsa bile/ Biz ayrılamayız

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tarkan’dan Dudu” title_font_size=”13″]

    Çiçek gibi tazecik/ Kıyma gibi tanecik

    Çiçek gibi tazecik/ Kıymetli bi’ tanecik

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yıldız Tilbe’den Sana Değer” title_font_size=”13″]

    Çarparım ne varsa teriyer gibi

    Çarparım ne varsa deli yel gibi

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tarkan’dan İkimizin Yerine” title_font_size=”13″]

    Sen üzüm ye gülüm incir ye

    Sen üzülme gülüm incinme

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İzel’den Hasretim” title_font_size=”13″]

    Denizleri aş da gel kurbağa adam

    Denizleri aş da gel kurbanın olam

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İzel’den Hasretim” title_font_size=”13″]

    Hani makarnalarsın ya gruba…

    Hani bakar dalarsın ya guruba…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yıldız Tilbe’den Delikanlım” title_font_size=”13″]

    Hafize abla aşk gurur insana…

    Hafife alma aşk vurur insana…

  • İstanbul’da İlkler ve Enler

    İstanbul’da İlkler ve Enler

    İstanbul üzerine ne çok, ne çeşitli ve ne renkli yazılar bulunuyor tahmin edebilirsiniz, tüm bu kaynakları okumak neredeyse bir ömür ister. Biz de İstanbul’un ilkleriyle ilgili listemizi huzurlarınıza getiriyor ve her birinize bu mavi şehir kadar güzel bir ömür diliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İlk Barok Cami” title_font_size=”13″]

    Sultan I. Mahmut Dönemi’nde inşası başlatılıp III. Osman Dönemi’nde tamamlanan Nuruosmaniye Camii’dir. 1748-1755 yılları arasında yapılan camide Türk mimarisi ile Barok üslubu bir arada kullanılmış ve Çemberlitaş semtindeki mabet bu özelliğiyle ilk örnek olmuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İlk Kule” title_font_size=”13″]

    Bizans İmparatoru Anastasius tarafından 528 yılında Fener Kulesi olarak yaptırılan, 1348 yılında Cenevizliler tarafından yeniden inşa edilen Galata Kulesi’dir. Bizanslılar kuleyi Büyük Burç/Megalos Pyrgos, Cenevizliler İsa Kulesi/Christea Turris diye isimlendirmişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İlk Demir Döküm Kilise” title_font_size=”13″]
    demir kilise

    Demir Kilise olarak da bilinen Balat semtindeki Sveti Stefan Kilisesi’dir. Yapının iskeleti, dış cephesi ve iç dekorasyon materyallerinde demir ve çelik kullanılmıştır. Viyana’da üretilerek İstanbul’a taşınan yapı parçaları önceden hazırlanan temele yerleştirilmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”En Büyük Saray” title_font_size=”13″]

    Fatih Sultan Mehmet tarafından 1465 ila 1478 yılları arasında yaptırılan Topkapı Sarayı şehirdeki sarayların en büyüğüdür. Tarihî Yarımada’da surları, avluları, binaları, kuleleri ve içinde yaşanmış hikâyeleriyle İstanbul’un en değerli kültür varlıklarındandır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İlk Çocuk Hastanesi” title_font_size=”13″]
    eski istanbul fotoğrafları

    Bugünkü Şişli Etfal Hastanesi kurulduğu dönemde Avrupa’da benzeri olmayan bir çocuk hastanesiydi. II. Abdülhamit’in 1 yaşında difteriden kaybettiği kızı Hatice Sultan anısına 1898 yılında açtırdığında adı Himaye-i Etfal yani Çocukların Himayesi idi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İlk Kapalı Çarşı” title_font_size=”13″]

    İsmiyle müsemma ilk Kapalı Çarşı’ydı. Sadrazam Mahmut Paşa’nın 1461 yılında inşasını başlattığı çarşının bir kısmı Bizans Dönemi’nden kalmaydı ve ilk adı “Bezzazistan” yani Bedesten’di. Kapalı Çarşı Fatih’te Beyazıt, Nuruosmaniye, Mercan semtlerinin kesişme noktasında bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”En İlginç Anıt Taş ve İlk Hareket Noktası” title_font_size=”13″]
    milion

    Sultanahmet Meydanı’ndaki Milion ya da Milyon Taşı’nı Bizans İmparatoru Konstantin yaptırmıştı ve bu taşın olduğu nokta dünyanın orta yeri olarak kabul ediliyordu. Avrupa şehirlerine ya da diğer yönlere olan bütün mesafeler bu taş dikkate alınarak hesaplanıyordu.

  • Hayat Musikidir Diyen Atatürk’ün Sevdiği 8 Şarkı

    Hayat Musikidir Diyen Atatürk’ün Sevdiği 8 Şarkı

    Atatürk’ün müzikle olan ilişkisini anlamak için şu sözüne kulak vermek gerekir: “Hayatta musiki lazım değildir, çünkü hayat musikidir.” Müziği hayatın kendisiyle eşitleyecek kadar önemseyen liderin, Safiye Ayla’yı, Müzeyyen Senar’ı, Münir Nurettin Selçuk’u, tamburi Selahattin Pınar ve kemani Nubar Tekyay’ı canlı dinlemeyi çok sevdiği bilinir. Katıldığı ilk ve tek musiki konseri ise yine kendi organize ettiği, Ankara radyosu sanatçılarından Melek Tokgöz’ün verdiği konser olmuştur. Biz de sayfamıza Atatürk’ün sözlerini, nağmelerini dinlemekten keyif aldığı şarkıları taşımak istedik…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Vardar Ovası” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yanık Ömer” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Fikrimin İnce Gülü” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İzmir’in Kavakları” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Havada Bulut Yok” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kimseye Etmem Şikâyet” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çile Bülbülüm Çile” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mani Oluyor” title_font_size=”13″]
    mani oluyor
  • DÜNYA SİNEMASINDA TÜM ZAMANLARIN EN İYİ AKTÖRLERİ

    DÜNYA SİNEMASINDA TÜM ZAMANLARIN EN İYİ AKTÖRLERİ

    İspanyol yönetmen Luis Bunuel’in dediği gibi “Sinema duygular, düşler ve içgüdü dünyalarını anlatmak için en iyi araçtır”. O duyguları, düşleri ve içgüdüleri sinema aracılığıyla bizlere geçirenler ise aktör ve aktrislerdir. Dünya sineması diyerek yelpazeyi geniş tutunca aklınıza farklı isimler düşecektir ama o isimlerden bazıları var ki efsane oldukları konusunda herkesin hemfikir olacağına eminiz. Bu kez de yüzyıllık sinema tarihinin ikonik aktörleriyle karşınızdayız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Açılışı Hollywood klasiklerinden olan Kazablanka filminin Rick rolündeki efsanevi aktörü Humphrey Bogart ile yapıyoruz. Zaten 1999 yılından beri en iyileri açıklayan Amerikan Film Enstitüsü tarafından da ilk sıraya yerleştirilmiş bir isim kendisi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    “Hollywood’un Kralı” ilk dönem sesli sinemanın önemli oyuncularından olan Clark Gable’a verilen unvandı. Aktörü efsaneler arasına katan film ise başrolünü Vivien Leigh ile paylaştığı Rüzgâr Gibi Geçti olmuştu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    1930 yılında dünyaya gelen İskoç oyuncu Sean Connery James Bond serisinin ilk yıldızıydı. Büyük aktörün yolu Rusya’dan Sevgilerle ve Agatha Christie romanından uyarlanan Şark Ekspresinde Cinayet filmi için ülkemiz ve İstanbul’la da kesişmişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    83 yaşındaki Fransız oyuncu Alain Delon karizmatik görüntüsüyle beyaz perdede uzun dönem fırtınalar estirmişti. Özellikle 1960, 70 ve 80’li yıllardaki dünya sinemasında büyük bir yer tutan oyuncu 100’e yakın filmde boy gösterdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    İyi, Kötü ve Çirkin’in muhteşem “iyi”si, Kirli Adam’ın müfettiş Harry’si, Milyon Dolarlık Bebek’in tecrübeli dövüş hocası Clint Eastwood da adını efsaneler arasına yazdıranlardan. Üstelik sadece oyunculuğu ile değil Affedilmeyen filmindeki yönetmenliği ile de Akademi Ödülü’yle tescillenmiş bir efsane.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Elia Kazan, Bernardo Bertolucci gibi büyük yönetmenlerin filmlerini oyunculuğu ile devleştiren Marlon Brando sinema tarihinin en ünlü aktörü. Baba filmindeki Vito Carlione rolü ise 8 Oscar kazanan oyuncunun efsaneleştiği onlarca karakterden sadece biri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Kuzuların Sessizliği, Hannibal, Joe Black, Kurt Adam, İhtiras Rüzgârları, Nixon ve daha niceleri… 82 yaşındaki aktör Anthony Hopkins oyunculuğu ile sinemanın değerini katlayan isimlerden. Hem de 16 dakika göründüğü filmle Oscar kazanacak kadar büyük bir aktör.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Al Pacino da sinema izleyicisinin hatırı sayılır bir bölümü için neredeyse bütün rolleri ile Oscar’ı hak eden bir efsane. Gerçekte Akademi Ödülü’nü Kadın Kokusu filmindeki oyunculuğu ile kazanan büyük aktörün kült halini almış çok sayıda filmi bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    76 yaşındaki Amerikalı aktör Robert De Niro da sinema dünyasının yaşayan efsaneleri arasında. Boksör Jake LaMotta’yı canlandırdığı Kızgın Boğa filmi ile 1980’de En İyi Aktör Oscar’ını kazanan ünlü oyuncu Baba filmindeki rolüyle de En İyi Yardımcı Oyuncu Oscar’ını almıştı.

  • MÜZİK DÜNYASININ EFSANE GRUPLARI I

    MÜZİK DÜNYASININ EFSANE GRUPLARI I

    Her birimizin uzak durduğu bir müzik türü illaki vardır. Kimi cazdan hazzetmez, kimi rock müzik sever ama herkesi dinlemez, kimi klasikçidir, kimi yerel müzikleri dinlemeyi tercih eder, kimi rap dinlemekle kalmayıp kendi de eşlik eder, kimi metal dendi mi bir adım geri çekilir ve bu liste böyle uzayıp gider… Fakat müzik dünyasından geçmiş ve geçmekte olan bazı önemli isimler vardır ki onların sanatları artık sadece müzik olgusunun değil müzik tarihinin de konusudur. Kültür ve Yaşam’da daha önce MFÖ ya da Türk Pop’unun Unutulmaz Grupları gibi birçok seri hazırlamıştık. Görmeyenler için Unutulmaz Türk Pop Grupları linkini buraya bırakalım. Ve şimdi de dünya müzik tarihine geçmiş gruplardan 7 tanesini karşınıza getirelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    The Beatles grubu ilk single’ını 1962’de, ilk albümü Please Please Me’yi 1963’te çıkarmıştı ve muhtemelen o ilk yıllarda dünyanın müzik ikonu hâline geleceklerini kendileri de tahmin etmemişti. Poptan caza farklı türleri kendi tarzlarına adapte eden İngiltere-Liverpool çıkışlı efsane grup sadece müziğe yön vermekle kalmadı, saç stillerinden kostüm seçimlerine modada bile uzun yıllar Beatles rüzgârı estirdiler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Dancing Queen, Money Money Money ya da Waterloo… ABBA’yı tanımayan birine şu şarkılardan birini dinlettiğinizde dönüp size “evet duydum!” demesi an meselesidir. 1972 yılında kurulan İsveçli pop müzik grubu 1974 yılında elde ettiği Eurovision 1.’liğinden sonra dünya sahnesine çıkmıştı. ABBA grubu 1983’te çalışmalarına son verdiğini açıklamışsa da şarkıları hâlâ zihinlerde.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    1961 Amerika çıkışlı The Beach Boys, farklı birleşmelerle varlığını günümüze kadar taşıdıysa da efsanesi 1992 yılındaki dağılışına kadar geçen süreçte yatıyor. Grup, yaptığı pop-surf müziklerle 60’lar ve 70’lerde güçlü rüzgârlar estirmiş, İngiliz Beatles grubunun Amerikalı rakibi olarak listeleri ters yüz etmişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Müzikte yaşayan efsaneler dendiği vakit akıllara ilk gelecek gruplardan biri İngiliz rock grubu The Rolling Stones olacaktır. Adını, blues sanatçısı Muddy Waters’ın “Yuvarlanan Taşlar” anlamına gelen şarkısından alan grup, dünya genelinde 200 milyondan fazla albüm satarak kral tahtına oturmuştu. Yarım asrı devirdikten sonra bile her biri 60 yaşını aşmış üyeleriyle hala aynı tahtta oturuyor ve müzik yapmaya devam ediyorlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    “Siz bu kafayla kurşundan bir zeplin gibi çakılırsınız yere!” The Who’nun davulcusu Keith Moon’un onları dinledikten sonra bu yorumu yaptığı an Led Zeppelin adının da doğuş anıdır. İngiliz rock grubu birbirinden farklı tarzları sentezleyerek müzik dünyasına yeni bir yön vermiş, heavy metal gibi yeni akımların doğuşuna öncülük etmiştir. Grup üyelerinin yaşadıkları olumsuzluklar nedeniyle 80 sonrası müzik yapmaya devam edememişlerse de müzik dünyası onları hâlâ “en iyilerin en iyisi” olarak niteliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    1960’larda esmeye başlayıp günümüze kadar rüzgârı dinmeyen bir müzik grubu varsa o da Pink Floyd’dur. Bu süreçte grup üyeleri küsmüştür, barışmıştır, ayrılıp birleşmiştir ve hatta kimi hayata veda etmiştir ama Pink Floyd şarkıları üstüne zaman bindikçe değerlenmiştir. 40 milyondan fazla satan albümleri 1973 yapımlı Dark Side of the Moon’dan tutun da, 2014 yapımlı son albümleri The Endless River’a kadar bu böyledir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Müzikte yaşayan efsane olmak önemlidir tabii ama müziğin zamansızlığı ve evrenselliği iyi müzik yapan bir grup dağılmış bile olsa ondan efsane unvanını esirgemez. Led Zeppelin gibi heavy metal müziğin öncüsü kabul edilen, farklı türlerin temellerini atıp kendinden sonra gelen birçok popüler gruba etki eden Black Sabbath da işte o efsanelerden biri. 1969’da çıkış yapan İngiliz heavy metal grubu müzik dünyasını kasıp kavurduktan ve yaşadıkları onca ayrılığın ardından 2010 sonrası tekrar bir araya gelerek 2017’de son konserlerini verdiler.

  • Geleneksel Türk Oyasının Günümüze Uyarlanmış 10 Hali

    Geleneksel Türk Oyasının Günümüze Uyarlanmış 10 Hali

    Kültürümüz ile en çok özdeşleşmiş el işlerinden biri oyadır. Öyle ki, itinayla yapılan işler için “oya gibi işlemek” tabiri kullanılır. Eşarpların, tülbentlerin kenarında görmeye alışık olduğumuz oya işlemeleri son yıllarda moda dünyası tarafından keşfedildi ve aksesuarlara da sıçradı. En modern modacıların bile aksesuar koleksiyonlarına dâhil ettiği oyalar, stilinize yeni bir soluk katıyor, yılların kültürel mirasını yepyeni tasarımlara taşıyor. Oyanın konuk olduğu 10 farklı aksesuar tasarımını sizin için bulduk, listemizde bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
  • ANAHTARIN USTASI: ÇİLİNGİR

    Anahtarınızı evin içinde unutup kapıda kaldığınız oldu mu? Bu sevimsiz durum hemen hemen hepimizin başına gelmiştir, değil mi? İşte tam da bu çaresiz anlarda imdadımıza yetişen çilingirler sadece kapıları açmakla kalmaz, aynı zamanda köklü bir geleneği ve ustalığı temsil ederler. Gelin, çilingirliğin tarihine ve günümüzdeki yerine yakından bir göz atalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Çilingir kelimesi, Farsçadan dilimize “çilānger” sözcüğünden geçmiştir. Kökeni Mısırlılara dayanan çilingirlik, tarihin en eski mesleklerinden biridir. Kilit mekanizmalarının icadıyla birlikte anahtar kavramı ortaya çıkmış ve çilingirler; kilitleri tasarlayan, üreten ve güvenlik mekanizmalarını şekillendiren ustalar olarak görev almıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Tarih boyunca çilingirler, maymuncuk ve özel aletler kullanarak kilitleri açmış, bozuk parçaları onarmış ve yeni kilitler ile anahtarlar üretmişlerdir. Bunun yanı sıra, bazı makinelerin deforme olmuş parçalarını yeniden yaparak hem demirci hem de zanaatkâr kimliğiyle çalışmışlardır. Sanayi Devrimi ile seri üretim ve makineleşme yaygınlaşsa da çilingirler geleneksel becerilerini kaybetmeden modern mekanizmaları çözmeye devam etmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kilitler, çilingirliğin gelişimiyle paralel bir tarih izlemiştir. Mısır’da tahta pimli mekanizmalarla başlayan kilitler, zamanla Çin ve Avrupa’da farklı sistemlere dönüşmüştür. XVIII. yüzyıla gelindiğinde, pimli ve çift etkili kilitler ile çentik kombinasyonuna sahip kilitler ve el yapımı banka kilitleri gibi ünlü kilitler ortaya çıkmış; bu yenilikler modern güvenliğin temelini oluşturmuştur. Çilingirler ise hem geleneksel hem de modern mekanizmaları çözme becerisiyle yüzyıllardır süregelen güvenlik ihtiyacını karşılamaya devam etmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Anadolu’da bu geleneğin yaşayan nadir örneklerinden biri, Safranbolulu çilingir ustası Hüseyin Şahin Özdemir’dir. Uzun yıllardır tarihî evlerin kapı ve pencerelerinin demir işlerini ustalıkla yapan Özdemir, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Safranbolu’da, asırlık kilitlere yeniden hayat bulduruyor. Onun el emeği, sadece ustalığını değil, aynı zamanda Türk kent kültürünün zenginliğini de koruyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülü”ne layık görülen usta, çilingirliğin hem tarihini hem de geleceğini bugüne taşıyor. Hüseyin Usta’nın kilitlerle kurduğu özel bağı ve ustalığını videoda izleyebilirsiniz.

  • EN SERTİNDEN ROMANTİĞİNE SİNEMADA CÜNEYT ARKIN

    EN SERTİNDEN ROMANTİĞİNE SİNEMADA CÜNEYT ARKIN

    “Yarın sabah güneş doğana kadar şu kollarımın ucuna iki tane aslan pençesi takacaksın!” Bu replik Türk Sineması’ndaki hangi oyuncuya aittir diye sorsak hepiniz 4 oku tek yay çekişiyle farklı yerlere atabilen Cüneyt Arkın’a ait olduğunu söylerdiniz değil mi? Sinemamızın duayen aktörü 1963 yılında girdiği sektörde onlarca filmde farklı karakterler canlandırdı ama seyirci onu en çok da vurdulu kırdılı diye tabir ettiğimiz filmlerle bağrına bastı. Tabii mavi bakışları ve karizmatik tavırlarıyla romantik filmlerin aranan, beklenen yüzlerinden biri de hep o oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Battalgazi” title_font_size=”13″]

    “Hoşçakal düşman beldenin yaman güzeli…” Tahmin ettiğiniz gibi bu replik de Bizans beylerinin korkulu rüyası olan Türk beyi Battalgazi’ye aitti. Dört filmden oluşan Battalgazi serisiyle Cüneyt Arkın, büründüğü kahraman rolünde fırtına gibi esmişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Malkoçoğlu” title_font_size=”13″]

    Aslında kahramanlık rolleri sanatçı için Malkoçoğlu ile başlamıştı. Osmanlı akıncısı Malkoçoğlu’nun destan yazdığı hikâyelerini spagetti western havasındaki altı ayrı filmde izlemiş, ekran karşısında kendimizi hep zafer dolu sonların kollarına teslim etmiştik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kara Murat” title_font_size=”13″]

    1966 yılından itibaren 12 yıllık süreçte kahraman fedai rolleri üst üste gelmişti ve işte yedi bölümlük Kara Murat serisi de onlardan biriydi. Çizgi roman karakteri olan Kara Murat’ın sinema perdesinde Cüneyt Arkın fiziğiyle canlandırılması seyirciyi oldukça memnun etmişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ömer” title_font_size=”13″]

    Cüneyt Arkın’ı sinemada tek değil birkaç tür temsil eder. Epik senaryoların haşmetli kahramanı zaman zaman da romantik yapımların yakışıklı jönü olarak çıkar karşımıza. 1971 yapımlı Severek Ayrılalım’da hayat verdiği Ömer rolü de böyledir. Sanatçı, filmdeki başrolü Hülya Koçyiğit’le paylaşmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kazanova Mehmet” title_font_size=”13″]

    Vurgun filminde, yakışıklılığını kullanarak gönlünü kazanmaya ve böylece parasını almaya çalıştığı Gönül’e (Gönül Yazar) sonunda gerçekten âşık olan Kazanova Mehmet rolündedir. Havalı saçları ve kıyafetleriyle boy gösterdiği film, sanatçının en eğlenceli ve romantik yapımlarından biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kerem” title_font_size=”13″]

    Kerem (Cüneyt Arkın) ve Ebru’nun (Filiz Akın) aşk hikâyesinin adı Acı Hayat’tır, çünkü iki genç aşığın arasına yüzyıldır süren bir kan davası girmiştir. Evlenmelerine engel olmak isteyen insanlar ve olaylar film boyunca çiftimizin peşini bırakmaz ve ne yazık ki bu film mutlu sonla bitenlerden olmaz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Harun” title_font_size=”13″]

    Başrollerinde Audrey Hepburn ile Gary Cooper’ın oynadığı Love in the Afternoon filminden sinemamıza uyarlandığı bilinen Arım Balım Peteğim, sanatçımızın başrolü Türkan Şoray’la paylaştığı melodram türünde bir filmdir. Cüneyt Arkın, şarkısıyla da popüler olan bu yapımda Harun rolündedir.

  • Mitolojide Adı Geçen Hayvanlar

    Mitolojide Adı Geçen Hayvanlar

    Mitolojik öykülerde var olup da gerçek hayatta bir karşılığı olmayan pek çok mitolojik canlı bulunur. Listemiz onlarla ilgili değil, listemiz bazen iyi bazen de kötü karakterler verilerek mitolojik öykülerde kendine yer bulmuş ya da bir şekilde bu öykülere ilham vermiş hayvanlarla ilgili…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Sadece Afrika ülkesi Kongo’da yaşayan ve Kongo’nun simgesi olan okapiler ata, zebraya hatta eşeğe bile benzetilir ama aslında zürafagillerdendir. Okapi bir mitolojik öyküde yer almaz. Fakat mitolojik canlılardan tek boynuzlu atın, Latince ismiyle “unicorn”un gerçek bir hayvan olma olasılığından söz edilirken Hindistan gergedanı ya da vahşi bir öküzden esinlenildiğinden hatta gerçekte bir okapi olabileceğinden de bahsedilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Mitolojik bir hikâyenin içinde yer almayan komodo ejderi de üzerine varsayımlarda bulunulan hayvanlardandır. Uzakdoğu mitolojilerinde kanatsız olarak tasvir edilen ejderhaların -en azından bazılarının- gerçekte var olan hayvanlar olduğu noktasında bilim insanlarının görüşleri bulunmakta. Bu görüşlerin ana nedenlerinden biri de kimi tasvirlerin dünyanın en büyük kertenkelelerinden olan komodo ejderine olan benzerliğidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Türk, Moğol ve Altay mitolojisinde yer alan ve öykülerin yansıması olarak günümüzde hala büyük önem atfedilen hayvanların başında kurt geliyor. Bazı Türk-Moğol boylarının kurtların soyundan geldiklerine ve zor zamanlarda kurtların ortaya çıkıp yol göstereceğine inanmaları bu mitolojik öykülerden kaynaklanıyor. Bu hikâyelerde bozkurt gökyüzünü temsil ederken alageyik yeryüzünü simgeliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Geyik, özellikle dişi geyik Türk mitolojisinde yol gösterici kutsal bir figür olarak yer alır. Hatta yine bu öykülerin etkileşimi olarak bir dönem geyik öldürmenin ölümle cezalandırıldığı ifade edilir. Moğol hükümdarı Cengiz Han’ın gök kurt ile kızıl geyik soyundan geldiğinin düşünülme nedeni de bu mitolojik öykülerdir. Çin mitolojisinde ise aksine geyiğin kötü bir namı bulunur ve vahşi bir hayvan olarak ele alınır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Geçtiğimiz günlerde Japon balıkçıların görüntülediği kral ringa balığı ülke genelinde büyük korkuya sebep oldu, çünkü bu canlıların deprem ve tsunami habercisi olduğuna inanıyorlardı. Tabii bu inanışın kaynağı yine mitolojik öyküler… Japon mitolojisine göre kral ringa gelmekte olan felaket konusunda bir uyarıcıdır, denizlerin derinliklerinde yaşar ve 1000 metre uzunluğundadır. Gerçekte 10 metre uzunluğunda olan kral ringanın yılan balığı ile ilgili öykülere ilham verdiği de düşünülmekte.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Possum, yani bir tür keseli sıçan, Kızılderili mitolojisinde kendine yer bulmuştur. Hikâyeye göre kendi taraflarında karanlık olan dünyaya ışık getirmek için hayvanlar arasında possum gönüllü olur ve doğuya doğru yola çıkar. Güneş ışığıyla karşılaşınca önce gözleri kısılır ve ışıktan biraz alıp kuyruğundaki tüylerin arasına saklar, fakat güneş ışığının sıcaklığı bir süre sonra tüylerini yakar. Ve inanışa göre bu minik canlının kuyruğunun çıplak olmasının ve yuvasından sadece geceleri çıkmasının nedeni işte bu mitolojik öyküdür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Athena, gece görüş gücü yüksek olan baykuşu karganın yerine, göremediklerini kendisine haber vermesi için görevlendirmiştir. Bu, Yunan mitolojisinde baykuşun geçtiği öykülerden sadece bir tanesidir. Örneğin Roma mitolojisinde ölümün habercisi olan baykuş, Amerikan yerlisi olan Cherokee şamanlarına göre hastalık getiren ruhlardı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Kaplumbağa da mitolojide adı geçen hayvanlardan biridir. Özellikle Çin mitolojisinde ayaklarından her biri dört elementten birine karşılık gelir ve ejderden sonraki en önemli semboldür. Afrika mitolojisinde ise önce kaplumbağaların yaratıldığına inanılırken, Hint mitolojisinde dünya kaplumbağanın sırtında duran bir filin üzerinde bulunur.