Kategori: Rota/Doğa

  • Sonbaharda Coşup Evinize Bahçenize Renk Katacak 8 Çiçek

    Sonbaharda Coşup Evinize Bahçenize Renk Katacak 8 Çiçek

    Sonbaharın diğer adıdır hazan… Hazan kelimesiyle uyumlu olduğu için mi yoksa yağmurlu havaların biraz da insanları eve kapanmaya zorladığı için midir bilinmez, sonbahar genellikle hüzünle eşleştirilir. Biz de bu hüznü kıralım ve mevsimin aslında nasıl da renkli olabileceğini hatırlatalım istedik. İşte karşınızda sonbaharda açıp gürleyen rengârenk çiçekler…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
  • Sonbaharın Geldiğini Anlatan 8 Olay

    Sonbaharın Geldiğini Anlatan 8 Olay

    Teorik olarak eylül ayına girdiğimizde sonbaharın geldiğini düşünürüz ama küresel ısınma, iklim değişimleri derken nicedir pratikte öyle olmuyor. Artık sonbaharın geldiğini anlayabilmek için hem doğada hem günlük hayatımızda gerçekleşen değişimlere dikkat kesilmemiz gerekiyor. Hemen akla gelen 8 tanesini sizin için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Sonbahar demek en çok da sararıp dalından düşen ve düştükleri yerde bile gözlerimizin önüne büyüleyici bir dünya seren yapraklar demektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Camınıza vuran yağmurlar gün aşırı tekrarlıyorsa sonbahar gelmiş demektir. Ama bu yağmurların yaz yağmurlarından farklı olduğunu bilmelisiniz. Yazın yağan yağmur bir macera filmindeki reklam arası gibi hissettirirken, sonbahar yağmuru yeni başlayan uzun metrajlı bir dramanın jenerik müziği gibidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Sonbaharın habercilerinden biri de evlerde göz önüne çıkarılan şemsiyelerdir. Aniden yağmur bastırdığında yanında şemsiyesi olan her insan güvenli bir limana sığınmış gibi hisseder kendisini.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ayak parmaklarınızı yaz aylarında olduğu kadar görememeye başlamışsanız sonbahar gelmiş demektir. Diğer taraftan çorapların ayağınıza verdiği sıcaklık ve güven duygusu eski bir arkadaşla buluşmuş gibi hissettirir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    İşte sonbaharı biraz da hüzünle eşleyen olaylardan biri… Göç etmek üzere toplanmış gökyüzünde dönüp duran kuşlar… Onlarla bir dahaki baharda görüşmek üzere selamlaşmayı unutmayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Arkadaşlarınızla hafta sonu buluşmalarına mutlaka bir sinema koyuyorsanız, patlamış mısırın kokusuna her zamankinden daha çabuk çekiliyor ve aynı gün ikinci sinemayı düşünüyorsanız sonbaharı yarılamışsınız demektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Baharın yeşil, yazın kırmızı, sonbaharın rengi sarıdır… Manav tezgâhlarında önce yeşile çalan sonra gittikçe sararan yığınla mandalina görüyorsanız artık sonbaharın içindesinizdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Evde ya da bir kafeye gittiğinizde bir şeyler içmek istediğinizde aklınıza ilk önce sıcak bir kahve ya da farklı otlardan yapılmış meyve çayları geliyorsa sonbaharı yaşıyorsunuz demektir.

  • Suyun Şekillendirdiği Oluşumlar

    Suyun Şekillendirdiği Oluşumlar

    Sitemizi sık ziyaret edenler daha önceki içeriklerimizde ne kadar çok “hava”dan “su”dan söz ettiğimizi hatırlayacaktır. Çünkü biliyoruz ki hava ve su yoksa yaşadığımız kürede yaşam da yok demektir. Bu sayfada da su kütlelerinin şekillendirdiği doğal oluşumlardan söz ettik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İç denizin sözlükteki tanımı şöyle: Boğazlarla ana denize bağlı olan deniz, dâhilî deniz… Örneğin güzeller güzeli Marmara Denizi… Ya da hırçınlığı ile nam salmış Karadeniz… Veyahut Rusya ile Ukrayna arasındaki Azak Denizi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Göl… “Oluşması genellikle tektonik, volkanik gibi olaylara bağlı olan, toprakla çevrili, derin ve geniş, tuzlu veya tuzsuz durgun su örtüsü.” Nemrut’un patlaması sonucu oluşan Van Gölü örneğin… Ya da tektonik ve karstik etkilerle oluşmuş Eğirdir Tatlı Su Gölü…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    su şekilleri

    “Delta” kelimesini hepimiz duymuşuzdur ama ne anlama geldiğini biliyor olmak daha önemli… Delta,  “Bir ırmağın çatallanarak denize veya göle kavuştuğu yerde oluşan üçgen biçimli ova” demek… Ege Bölgesi’nde 150 kilometre uzunluk ve 25 kilometre genişliğindeki Gediz Delta Ovası da bunun en güzel örneği.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    “Gelgit olayının belirgin olduğu yerlerde, bu olaydan doğan akıntıların etki yaptığı kıyılarda, akarsu ağızlarının huni biçiminde genişlemiş durumu”na da “haliç” adı veriliyor. Anlayacağınız bizim İstanbul’daki Haliç’imiz aslında tam da içinde bulunduğu fiziksel oluşumun adını taşıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kastamonu’daki Horma ve Valla Kanyonu ya da Nevşehir Ihlara Vadisi içindeki kanyonlar gibi birbirinden etkileyici kanyonların oluşumu da suyun gücüne dayanıyor. Kanyon, “Bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu dar ve boğaz biçimindeki vadi”ye deniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Birkaç metreden birkaç yüz metreye kadar değişen derinliği ile obruk, “içinde su biriken çukur yer” anlamına geliyor. Ülkemizde özellikle Konya ve çevresinde sıklıkla görülen obruklardan en çok ilgi görenleri May Obrukları, Çıralı Obruğu, Meyil Obruğu ve Kızören Obruğu…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Suyun oluşturduğu doğal oluşumlardan en çok bilinenleri -küçükten büyüğe doğru sıralarsak- dere, çay, ırmak ve nehirdir. Dere, “yazın kuruyan küçük akarsu”ya denirken, ırmak ya da nehir “çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından büyük akarsu”ya denir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    su şekilleri

    Pasifik, Atlas ya da Hint Okyanusları, “Kıtaları birbirinden ayıran açık deniz”lerdir ve Dünyanın neredeyse üçte ikisini kaplayan en büyük su kütleleridir. Ve bu devasa sular içlerinde barındırdığı milyonlarca canlının yaşam alanı olarak bambaşka bir dünya gibidir.

  • DÜNYANIN EN YAŞLI AĞACI: METHUSELAH

    ABD’deki Inyo Ulusal Ormanı içinde, Sierra Nevada’nın doğusundaki Beyaz Dağlar’da yer alan Antik Bristlecone Çam Ormanı’nda dünyanın bilinen en yaşlı ağacı yaşıyor. Mısır piramitleri inşa edilmeden çok çok önce filizlenen Methuselah ismindeki ağaç hakkındaki detaylar yazımızda…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Methuselah (Metuşelah) ismindeki ağaç, 1950’li yılların sonunda dendrokronolog (ağaç halkalarını tespit ederek ağacın yaşını belirleme bilimcisi) Edmund Schulman ve Tom Harlan tarafından test edildiğinde 4.789 yaşında çıkmış, çimlenme tarihi ise MÖ 2.833 dolayları olarak tahmin edilmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Methuselah, Inyo Ulusal Ormanı’nın “yaşlı ağaçlar bölümü”nde bulunan ve diğer antik ağaçlarla çevrili durumdaki Metuşelah Korusu’nda hayatını sürdürüyor. Yine de ağacın tam yeri, herhangi bir zarar görmemesi amacıyla gizli tutuluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    2012’ye kadar dünyanın en eski ağacı olarak kayıtlara geçen Methuselah, yaşlılık konusundaki rekorunu başka bir ağaca bırakacakmış gibi gözüküyor. Şili ormanlarında keşfedilen, endemik bir servi türü olan Büyük Dede’nin yaşını belirlemek için çalışmalar hâlâ sürmekte ve 5.000 yaşından daha yaşlı olduğu tahmin edilmektedir.

  • GÖZLERİNİZİ SONBAHAR MANZARALARINDA DİNLENDİRİN

    GÖZLERİNİZİ SONBAHAR MANZARALARINDA DİNLENDİRİN

    Büyük şairler ya kırık bir kalp ya da sönen coşkular için ilham almışlar sonbahardan… Yaşla özdeşleştirip ömrün son demlerine yakıştıranlar bile olmuş. Hüzün mevsimi demişler adına bir kere ne söylesek boş… Lakin “sonbahar benim için heyecanın, mutluluğun, yenilenmenin mevsimidir” diyenlerdenseniz o vakit ne mutlu size… Bize sorarsanız, konuya nasıl yaklaşırsanız yaklaşın şu manzara fotoğraflarına bakıp da “huzur bulmadım” demeniz mümkün değil!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
  • ANTİK KENTTEN OTANTİK EVLERE MANİSA

    ANTİK KENTTEN OTANTİK EVLERE MANİSA

    Kültür ve Yaşam’da yaptığımız kısa şehir turları 81 ilimiz tamamlanana kadar devam edecek. Bu kez de sayfamıza Ege Bölgesi’nin göbeğine yerleşmiş güzel Manisa’yı taşıyoruz. Gediz Nehri’nin suladığı bu kadim şehrin doğasıyla da tarihiyle de söyleyecek çok sözü var ama dediğimiz gibi, bu tur 7 maddelik ve sadece 4,5 dakikalık…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İzmir’den sonra Ege’nin en büyük ili olarak gösterilen Manisa, büyükşehir statüsünde bir ticaret merkezidir. Çoğunluğu Balkan göçmenlerinden oluşan Saruhanlı ilçesi, üzümü, zeytini ve hasat festivalleriyle öne çıkan Akhisar ilçesi, 17. yüzyıldan bu yana Anadolu’nun halı üretim merkezlerinden olan Gördes, antik kentlerin izleriyle dolu Kırkağaç, şehrin 17 ilçesinden sadece birkaçı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Salihli ilçesinde bulunan Sardes veya Sardis Antik Kenti Lidya devletine başkentlik yaptığı dönemlerde dünyanın en önemli yerleşimlerinden biriymiş. “Karun kadar zengin” sözünü söyleten Karun’un Sardesli olduğunu söyleyelim siz anlayın. Büyük oranda korunmuş bir tapınak, kraliyet mezarları, akropol, gymnasium (spor eğitimi veren okul), hamam gibi yapılar Sardes’in alametifarikaları arasında.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Volkanik dağları nedeniyle Antik Dönem’deki adı Katakekaumene yani Yanık Yöre olan Kula ilçesi, antik zamanlardan ziyade yakın tarihimizden izler taşıyan evleriyle ünlü. Ahşap kapıları, cumbaları, avlusu ve hatta mahzenleriyle dikkat çeken bu evlerden ziyarete açık olanlar otantik dekorasyonuyla uyum içinde. Osmanlı mimarisini günümüze ulaştıran birkaç yüzyıllık evler dönemin sosyal yaşamıyla ilgili bilgileri de bugüne taşıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Şehrin merkezinde inşa edilmiş tarihî yapılardan Muradiye Camii adını III. Murat’tan alıyor. 1583-1592 yılları arasında inşa edilen ibadethane aslında medrese, çeşme, imarethane ve dükkanların da dâhil olduğu Mimar Sinan projesi bir külliye imiş. Günümüzde medrese ve imaret bölümleri müze olarak kullanılırken, avluda yer alan 1812 tarihli kütüphane Mimar Sinan Çocuk Kütüphanesi olarak hizmet vermekte.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Spil Dağı endemik bitkilerin, yılkı atlarının, Ağlayan Kaya’nın, Sülüklü Göl’ün, mağaraların, kanyon vadilerin, ilginç şekillere bürünmüş kayaların sahibi olan, mitolojik hikâyelerin doğal güzellikleri ile yarıştığı, 1513 metre yüksekliğinde bir doğa harikası. 1968 yılında Millî Park statüsüyle halka açılan bölge trekking, foto safari, kuş gözlemciliği yapmak isteyenler için olağanüstü bir mekân.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ortasından Gediz Nehri’nin geçtiği, Salihli ilçesine bağlı Adala doğasıyla büyüleyen bir yerleşim. Bölgedeki en dikkat çekici oluşum ise binlerce yıl önce yanardağ patlamasıyla oluştuğu düşünülen Adala Kanyonu… 9 km’lik yürüyüş parkuru bulunan kanyonu geçmek, sonrasında Suuçtu Şelalesi, Kız Köprüsü ile Ölü Bedenler Gölü’nü görmek ve Gediz kıyısına kurulmuş alabalık tesislerinde yemek yemek Adala’da yapabilecekleriniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Manisa mutfağı da özgün tatlarla dolu… Salkım salkım tüketmek isteyeceğiniz çekirdeksiz beyaz Sultaniye üzümü, meşhur Akhisar köftesi ya da Salihli’ye özgü şişe sarılarak yapılan odun köftesi, yapımı saatlerce süren Kula güveci gibi… Fakat adına her yıl festival düzenlenen ve Manisa deyince akıllara gelen tat elbette mesir macunu… Çeşitli baharatlar ve otlardan yapılan bu macun yüzyıllardır şifa aracı olarak kabul ediliyor.

  • TOROSLAR’DAN KAÇKARLAR’A ÜLKEMİZDEN DAĞ MANZARALARI

    TOROSLAR’DAN KAÇKARLAR’A ÜLKEMİZDEN DAĞ MANZARALARI

    Doğal güzellikler bakımından ülkece ödüllendirilmiş gibiyiz. Ege’sinden Karadeniz’ine, Doğu’sundan Marmara’sına nereye baksanız görkemli bir oluşumla selamlaşırken bulursunuz kendinizi… Bazen okyanuslarla kavuşan bir deniz, bazen sakinlik aşılayan bir göl, bazen uçsuz bucaksız bir ova, bazen ciğerlerinizle konuşan coşkulu bir yayladır bu oluşum. Ve aşağıda art arda sıralananlar ise dağlardır dağlar…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşurmuş. Kim bilir, belki dağlar da insana kavuşmak istiyordur…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Dağ gibi sağlam olmalı hayatta, dağ gibi dimdik!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olurmuş. Bakılmayan her şey de bu dağ kadar güzel olsa keşke…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Attila İlhan’ı hatırlatıyor fotoğraf: “Bu gece dağ başları kadar yalnızım.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bir dağ başında insandan geriye kalan, dağ başı kadar görkemli hatıralar…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kendi halinde bir köy halkı sırtını sağlam bir dağa yaslamak istemişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Kışı ayrı güzel yazı ayrı, başı ayrı güzel etekleri ayrı.

  • AYDIN’DA KEŞFEDİLECEK DAHA ÇOK YER VAR

    AYDIN’DA KEŞFEDİLECEK DAHA ÇOK YER VAR

    Doğal güzellikleri o kadar yoğun olan bir şehir ki ünlü tarihçi Heredot, “Bizim yeryüzünde bildiğimiz, en güzel gökyüzünün altı ve en güzel iklimin bulunduğu yer” demekten kendini alamamış. Tarım açısından o kadar zengin ki Evliya Çelebi seyahatnamesine “Dağlarından yağ, ovalarından bal akar” diye not etmeden geçip gidememiş. Ve Aydın’ın eşsiz güzellikleri şimdi de Kültür ve Yaşam sayfalarında…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Şehrin sahil ilçesi olan Kuşadası’nın ülkemizin ilk turizm merkezlerinden biri olduğunu biliyor muydunuz? Mavi bayraklı plajlar, uzun yürüyüşler için eşsiz manzaralar sunan kıyı şeridi, büyüklüğü ile Avrupa’dakileri geride bırakan golf sahası gibi yerler sayesinde 1960’larda başlayan turizm hareketliliği günümüze kadar hız kesmeden devam etmiş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    17 ilçesinden üç tanesi Ege Denizi’ne kıyı ve o ilçelerden biri Didim. Kuzeyi de Bafa Gölü ve Menderes Nehri’yle sınır olan ilçe deniz, göl ve nehirle kuşatılmış bir yarımada görünümünde. Yani, ünlü Altınkum ve Akbük plajları, Büyük Menderes dalyanları, Manastır Koyu, Saplı Ada’sı ile denizin doya doya yaşandığı bir yerleşim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Aydın’ın denize kıyısı olan diğer ilçesi de Söke, fakat Kuşadası ve Didim’e kıyasla sahil şeridi daha kısa. Bununla birlikte yüzölçümü olarak şehrin en büyük ilçesi. Söke’de bulunan Doğanbey köyü ise Rum mimarisini taşıyan tarihi taş evleri, meyve ağaçlarının gölgelediği bahçeleri, Arnavut kaldırımlı sokakları ile tam bir açık hava müzesi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    1966 yılında millî park ilan edilen ve Akdeniz foklarının, 30’u endemik olmak üzere 250 kuş türünün yaşadığı Dilek Yarımadası kuş gözlemciliğinin yanı sıra botanik turları, cip safari, at safari, foto safari, trekking, mağaracılık, dağ bisikleti turları gibi aktivitelerin yapılabileceği, seyir teraslarından Ege manzarasını seyre dalabileceğiniz muhteşem bir park.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Ara Güler’in 1958 yılında gazeteci olarak geldiği Aydın’da yolunu kaybetmesi sayesinde bütün dünya Afrodisyas Antik Kenti’ni kazanmıştı. Onun çektiği fotoğraflar ile Times’a konu olmuş, daha sonra “Yunan-Roma Dönemi mimari ve kent özelliklerini çok iyi yansıtan bir yerleşim yeri olduğu” için UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştı. Afrodisyas şehrin en özel yerlerinden biri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Hititler Dönemi’nde gelişip Lidyalılar Dönemi’nde en parlak günlerini yaşayan Aydın’da tarihî kalıntıların izlerini görmek Ege Denizi’ni görmek kadar olağan. Bunlardan biri de Sultanhisar ilçesindeki Nysa Antik Kenti. Ve bu antik kentteki kalıntılar mutlaka yaşadığı dönem burada eğitim görmüş ünlü coğrafyacı Strabon’un aktardığı bilgiler eşliğinde okunmalı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Efelik ve zeybeklik de şehri temsil eden kültürel değerlerin başında geliyor. Günümüzde bu kültürün izlerini özellikle efe kıyafetleri giyilerek oynanan zeybek halk oyununda görebiliyoruz. Aslında kişi bu oyunda kollar omuz hizasına kadar kaldırılıp büyük adımlarla ağır ağır hareket ederken halkı koruyan cesur ve kahraman kişiyi canlandırıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Enginar yemeği, zeytinyağlı börülcesi, sarmaşık kavurması, nohutlu kerevizi, ısırgan otu böreği, incir tatlısı, turunç reçeli… Otların ve sebzenin bol, pişirme şekillerinin çeşit çeşit olduğu Aydın mutfağı, Ege mutfağının hafif, besleyici ve renkli tarzına sahip. Bu aynı zamanda tavuk ve et yemeklerinin de yoğun olduğu, zeytinyağı ile olmak şartıyla kızartmanın da bolca yapıldığı bir tarz.

  • KALBİNİ GERİDE BIRAKANLARIN DENİZİ: EGE

    KALBİNİ GERİDE BIRAKANLARIN DENİZİ: EGE

    “Yareme tuz diye yakamoz bastım/ Tek şahidim aydı/ Bir elimde defne, bir elimde sevdan/ Kalbim Ege’de kaldı…” Türkiye’nin Ege kıyıları insanı illaki düşlere daldırır ama Sezen Aksu’nun bu şarkısıyla düşlerden uyanmak daha bir zorlaşır. Peki, her haliyle zihnimizde romantik izler bırakan Ege Denizi’ni biraz da coğrafya bilgileriyle anmaya ne dersiniz?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Bildiğiniz gibi karanın içine sokulan dar, uzun deniz alanları körfezleri oluşturur ve ülkemizin Ege Denizi’ne sıfır olan kıyıları böyle körfezlerle kaplıdır. Kuşadası Körfezi’nden Edremit Körfezi’ne, Çandarlı Körfezi’nden Gökova, İzmir ya da Güllük Körfezi’ne… Örneğin Ege’nin en derin körfezi olan Kuşadası, çevresindeki antik ve doğal güzelliklerle en turistik yerlerden biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Körfezin daha küçük boyutlardaki halineyse koy deniyor ve Ege Denizi’nin, ülkemizin batı kıyılarını muhteşem manzaralar sunan koylarla da donattığını söyleyebiliriz. Bu bölgede Muğla-Fethiye’ye bağlı Kabak Koyu’ndan İzmir-Çeşme’deki Kleopatra Koyu’na, Balıkesir-Ayvalık’taki Patriça Koyu’ndan Çanakkale-Ayvacık’ta Assos Sivrice Koyu’na çok sayıda koya sahibiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Türkiye mavi bayraklı plajlarıyla tüm dünyadan turist çeken bir ülke. Ege Denizi’ne açılan plajlar başlı başına bir konu ama birkaç tanesinden söz etmeden geçmeyelim… Caretta Caretta’ların yumurtlama alanı olan İztuzu Plajı, tabiat parkı içindeki Ölüdeniz Plajı, turkuaz rengiyle göz kamaştıran Belcekız Plajı, incecik kumlarla kaplı Sarımsaklı Plajı öne çıkanlardan sadece birkaçı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ege Denizi’nin dilimizdeki diğer bir adı da Adalar Denizi’dir, hatta Osmanlı kaynaklarında Adalar Arası olarak da geçer. Bu isim elbette üstünde irili ufaklı 3000’e yakın ada bulunan Ege Denizi için oldukça anlamlı. Çanakkale’ye, Balıkesir’e, İzmir’e, Muğla’ya ya da Aydın ilimize bağlı adaların kiminde yerleşim bulunmakta, kimine sadece turistik geziler düzenlenmektedir, kiminde ise doğa ve sessizlik hâkimdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Ege Denizi’nin bir tarafı Türkiye ile çevriliyken diğer tarafı Yunanistan ile sınırdır. Dolayısıyla denizin üstündeki adaların bir kısmı da Yunanistan’a aittir, hatta denizin güney sınırı Rodos ve Girit adaları çizer. Ülkemizin Ege kıyılarından Yunan adalarına günübirlik seyahat de edilebilir, örneğin Çeşme’den Sakız Adası’na, Kuşadası’ndan Sisam Adası’na, Ayvalık’tan Midilli’ye ya da Gökçeada’dan Limni’ye…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Elbette denizin olduğu yerde doğal ya da yapay limanlar olmadan olmaz. Eski uygarlıklardan izler taşıyan İzmir’deki Aliağa Limanı, Sakızadası ve Atina’ya da feribot seferleri düzenlenen Çeşme Limanı, büyük bir alana sahip olan İzmir Alsancak Limanı da ülkemizin Ege kıyısındaki limanları arasındadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Peki üzerine şiirler, şarkılar yazılmış Ege Denizi’yle kıyısı olan şehirlerimiz hangileridir? Bazılarından yukarıda bahsettik ama yine de kuzeyden güneye doğru sıralayalım: Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Aydın ve Muğla. Karşı kıyıda, yani Yunanistan’da Ege Denizi ile kıyısı olan şehirler ise Kavala, Selanik ve Atina’dır.

  • BALİNALAR: EN KÜÇÜĞÜ BİLE DEV GİBİ GÖRÜNEN CANLILAR

    BALİNALAR: EN KÜÇÜĞÜ BİLE DEV GİBİ GÖRÜNEN CANLILAR

    Bilim dünyasından yansıyan haberlere göre, mavi balina bir zamanlar küçük bir hayvanmış, tabii yaklaşık 50 milyon yıl kadar önce… Bizim zamanımızdaki boyutları ise resmen “dev” kelimesiyle karşılanabiliyor. Diğer balinaların durumu da çok farklı değil, en küçük türlerine baktığımızda bile “seni minik sevimli” diyemeyeceğimiz kadar büyük görünüyorlar. Anladığınız üzere balina türleri sayfamızın konukları…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Bırakın denizlerin en büyük canlısı olmayı, hayvanlar âleminin en büyük üyesi kabul edilen mavi balina, ironik biçimde minicik hatta mikroskobik boyuttaki deniz canlılarını yiyerek beslenir. Bu dev balinaların bildiğimiz anlamda kesmeye, çiğnemeye yarayan dişleri bulunmaz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Sırt kamburunu dışarı çıkararak suya daldığı için bu adı ona balıkçılar vermiş. Baş kısmı oldukça farklı olan kambur balinanın da dişleri yoktur, daha doğrusu diğer dişsiz balinalar gibi diş yerine balina çubuğu denen yapılara sahiptirler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Mavi balinadan sonra ikinci büyük balina olan oluklu balinanın da dişleri bulunmaz ve onun da dişlerinin yerinde 500’e yakın balina çubuğu bulunur. Dişsiz balinaların tümü süzme yöntemiyle beslenirler, yani kril ve plankton denen küçük canlıları suyla birlikte ağızlarına alıp bu çubuklarda tutarak süzerler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Dişli balinaların en büyüğü olan İspermeçet balinasının 20’şer cm. uzunluğunda 40 kadar dişi bulunur. Küt kafa yapısı vücut büyüklüğünün üçte biri kadardır. Uzunluğu yaklaşık 18 metre, ağırlığı 45 ton olan İspermeçetler suda yatay değil dik bir biçimde uyurlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    52 hertz balinasının adı çıkardığı yüksek frekanslı sesten geliyor ve bu ses nedeniyle dünyanın en yalnız balinası olarak niteleniyor. 25 hertze kadar ses çıkaran farklı balina türleri bulunuyor ama 52 hertz balinasının sesini algılayamayan balinalar onu fark edemiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Diğer balina türlerine göre küçük olan beyaz balina 5 metreye kadar uzayabiliyor. Boyun omurları kaynamamış olduğu için diğer balinaların aksine kafasını oynatabilmekte. Tamamen beyaz olan balinalar aslında doğduklarında gri rengindedirler ama olgunlaştıkça beyazlaşırlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Siyah ya da koyu gri renkte olan buzul balinası 70 tona kadar ulaşabilen ağırlığı ile dev balinalar arasında gösterilebilir. Yaşam alanı Kuzey Atlas Okyanusu’dur ve ne yazık ki balina türlerinin çoğunda olduğu gibi soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır.