[eltd_section_title alignment=”left” title=”Türkmen telpağıyla İpek Yolu’nda…” title_font_size=”13″]
Gittiği yerlerin yerel dilini konuşmaya yerel kıyafetlerini giymeye önem veren Barış Abi bir keresinde de Türkmenistan’ın Merv kentinde başına geçirdiği telpakla çıkmıştı karşımıza: “Evet şimdi de sizlere tarihi İpek Yolu’nun öyküsünü anlatacağım. Biraz da o yılların havasına girmek için gördüğünüz gibi bu telpağı giydim. Sakın ha Kafkas kalpağına benziyor demeyin kan çıkar. Kafkas kalpağı başka Türkmen telpağı başka.”
Gittiği yerleri göstermekle kalmayıp bir öğretmen edasıyla tane tane anlatmayı görev bilirdi, daha doğrusu bu onun yapmayı bizim de izlemeyi en çok sevdiğimiz bölümdü:
“Merv kenti aslında tarihi İpek Yolu’nun konak noktalarından bir tanesi. Tıpkı Buhara, Semerkant gibi. Tüccarlar burada konaklarlar, mallarını değiştirirler, satarlar, kârlarını yaparlar ve kendi ülkelerine dönerlerdi. Çünkü zannedildiği gibi bir mal örneğin ipek, örneğin vernik, örneğin boya Çin’den yola çıktıktan sonra tek bir seferde Avrupa’ya ulaşmazdı. Yolda durak yerlerinde el değiştirir, tüccarlar kârlarını yapar ve bir mal bazen Çin’den yola çıkıp Avrupa’ya ulaşıncaya kadar değerinin beş-altı katına ulaşırdı.”