Kategori: Rota/Doğa

  • İZMİR’İN SEMBOLLERİ

    Denizi, saat kulesi, Kordon’u ve daha pek çok güzelliği ile Ege’nin incisi İzmir, ülkemizin en kalabalık üçüncü şehri. Buram buram deniz kokan, binlerce yıldır birçok önemli medeniyete ev sahipliği yapmış; zeytinyağlı yemeklerinden muhteşem koylarına, balıkçı kasabalarından tarihi mekânlarına ülkemizin en özgün şehirlerinden İzmir’in sembollerini yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Boyoz” title_font_size=”13″]

    Kendine özgü bir tadı ve lezzeti olan boyoz, sadece İzmir’de üretilir. İzmirlilerin çay ile sabah kahvaltılarını süsleyen sıcak bir boyoza akşamları da hayır diyecek birini bulmak oldukça zordur. Boyoz, mayasız hamurun kat kat açılıp içine peynir eklenmesiyle hazırlanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İzmir Saat Kulesi ” title_font_size=”13″]

    Konak Meydanı’nda bulunan İzmir Saat Kulesi, Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. yılını kutlamak için 1901’de inşa edildi. Bu zarif kule günümüzde arkadaşların buluşma noktası olarak popülerliğini hâlâ koruyor. İzmir’i ziyaret edenleri kulenin önünde fotoğraf çektirmek için poz verirken sıkça görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kumru” title_font_size=”13″]

    Özellikle İzmir Çeşme’ye özgü olan kumru, sabah kahvaltısından tutun da geceleri dahi tüketilen bir lezzettir. Farklı bölgelerde ve şehirlerde kumru adı altında satılan sandviçler olsa da İzmir kumrusunun ekmeği bile özeldir. Özel ekmeğinin arasında sosis, salam, sucuk ve İzmir’e özgü eritme bir peynir olan sayas bulunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İzmir Fuarı ” title_font_size=”13″]

    İzmir Enternasyonal Fuarı, kısaca İzmir Fuarı, her yıl İzmir’in kurtuluş günü olan 9 Eylül’e denk gelecek bir dönemde düzenlenir. Birçok markanın standı ile içinde bulunan lunapark ve çeşitli sanatçıların konserleriyle geçen fuar döneminde tüm İzmir’i saran bir bayram havası hâkim olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kordon” title_font_size=”13″]

    Romantik gün batımının adresi Kordon, İzmirlilerin ve turistlerin uğrak noktalarından biri. Cumhuriyet Meydanı ile Alsancak Limanı arasında kalan kıyı şeridinin geçmişi 1850’li yıllara kadar uzanıyor. Yaz aylarında iğne atsanız yere düşmeyecek kadar kalabalık olan Kordon’da yerel lezzetleri satan sokak satıcılarından müzik yapan gençlere, spor yapan insanlardan çocuklarıyla hava almaya çıkan ailelere kadar her kesimden insanı bir arada görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çiğdem” title_font_size=”13″]

    İzmir’in geleneksel aktivitelerinden bir tanesi de “çiğdem çitlemek”tir. Aslında ay çekirdeği olarak bilinen siyah çekirdeğin İzmir’deki adı çiğdemdir. İzmirliler çekirdek kelimesini sadece kabak çekirdeği için kullanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tarihi Asansör” title_font_size=”13″]

    1907’de inşası tamamlanan Tarihi Asansör iki cadde arasındaki ulaşımı sağlamak amacıyla tasarlandı ve günümüzde de bu işlevini sürdürüyor. Yüz yıldan fazla bir süredir çalışır durumda olan Tarihi Asansör’ün üst katında bir de restoran bulunuyor ve terasından etkileyici İzmir manzarası seyrediliyor. Taşları Marsilya’dan getirilen Tarihi Asansör’ün bulunduğu bu sokak, Fransa’da oldukça üne kavuşan Türk müzisyen Dario Mario Sokağı olarak da biliniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Gevrek ” title_font_size=”13″]

    Bildiğimiz susamlı simide İzmir’de gevrek denir ancak İzmir gevreği ile İstanbul simidinin yapımında farklı işlemler uygulanır. Yani aslında bildiğimiz simit demek çok da doğru olmayacaktır. İstanbul’da pekmezleme işlemi ön pişirme olmadan soğuk yapılırken, gevrekte hamura halka şekli verildikten sonra kaynayan pekmez dolu kazanlarda ön pişirme yapılıp sonra susama bulanarak fırına verilir.

  • Kış Aylarının En Uykucu Canlıları

    Kış Aylarının En Uykucu Canlıları

    İlkokulda hepimizin öğrendiği gibi bazı hayvanlar çok soğuk ya da kurak aylarda hayatta kalabilmek için kış uykusuna yatar. Kış uykusu derken gerçek bir uykudan bahsedilmez tabii… Canlıların kalp atışları yavaşlar ve vücut ısıları düşer, böylece kendilerini olumsuz hava şartlarından korumuş olurlar. Biz kış uykusunun biyolojik detaylarını değil ama bu sevimli uykucuların kendisini listemize taşıdık!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    kış uykusu
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    kış uykusu
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    kış uykusu
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    kış uykusu
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    kış uykusu
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    kış uykusu
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    kış uykusu
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    kış uykusu
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
  • Türkiye’deki 8 Sönmüş Yanardağ

    Türkiye’deki 8 Sönmüş Yanardağ

    “Sönmüş yanardağ”ın sözlükteki açıklaması şöyle: “Uzun zamanlardan beri etkinlik göstermeyen ve artık püskürmesi beklenmeyen, yer kabuğundaki magma haznesi katılaşmış ve gazları tükenmiş yanardağ.” Fakat, bilim insanlarının sönmüş farz edilen bir yanardağın tekrar faaliyete geçebileceğini söylediklerini de akıllarda tutmak gerekir. Peki ülkemizdeki sönmüş yanardağlar hangileridir? Birbirinden heybetli ve etkileyici görüntüleriyle işte 8 tanesi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Büyük Ağrı Dağı, 5.137 metre ile Türkiye’nin en yüksek dağıdır ve zirvesi dört mevsim karlarla kaplıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Küçük Ağrı Dağı, güneydoğusunda yer aldığı Büyük Ağrı Dağı’nın ikinci tepesi olarak da değerlendirilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Özellikle yaz aylarında tırmanışların gerçekleştirildiği Süphan, Büyük Ağrı ve Cilo’dan sonraki üçüncü en yüksek dağımızdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Adıyaman’da bulunan Nemrut Dağı, doğu ve batı teraslarındaki arkeolojik kalıntılarla Dünya mirasları arasındadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    En son MÖ 253 yılında püskürdüğü düşünülen Erciyes Dağı İç Anadolu’nun en yüksek dağıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Hasan Dağı, yüzlerce yıl önce püskürttüğü lav ve küllerle Kapadokya’yı meydana getirmiş dağlardan biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Manisa’nın Kula ilçesindeki Kula Tepeleri’nin Türkiye’nin en genç volkanik sahası olduğu düşünülüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Doğu Anadolu’daki Tendürek Dağı’nın kraterlerinden halen sıcak su buharı ve gazlar çıkmaktadır.

  • SUALTI DÜNYASININ EN İLGİNÇ CANLILARI

    Aklınız karışmasın! Birazdan göreceğiniz fotoğraflar ne bir sanatçının yağlı boya tablosu ne de resim dersinde sulu boyası ile resimler çizmiş küçük bir çocuğun hayal dünyası… Görsellerdeki tüm canlılar daha tamamını keşfedemediğimiz okyanusların sakinleri ve her geçen gün yeni türlerle tanışmaya devam ediyoruz. İşte o canlılar!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Okyanusların derinliklerinde yaşayan bu canlı, rengârenk bir bitki gibi görünse de sualtı dünyasının vahşi hayvanlarından olan deniz solucanı türlerinden bir tanesi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Endonezya açıklarındaki Bali Adası’nda çekilen bu sualtı fotoğrafında “Bigfin Resif Kalamarı” objektiflere poz veriyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Okyanusların en süslü canlılarından olan Beta balığı âdeta dalgalarla dans ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Beyni bulunmayan denizanası veya medüz, ismini Eski Yunan Tanrıçası Medusa’dan alıyor ve bu görselde de tıpkı Medusa gibi zehirli saçlarını okyanus akıntısında savuruyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Scorpaenidae ailesine ait akrep balığını hiçbir şeye benzetemesek de aslında o yüzgeçli bir balık cinsi… Hint-Pasifik sularında yaşayan bu canlıların ortalama uzunluğu 17 santimetreye ulaşabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kurbağa veya palyaço balığı olarak literatüre geçen bu türü, Akdeniz hariç hemen hemen tüm tropikal ve subtropikal okyanuslarda görmek mümkün.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Sakallı iskorpit (Scorpaenopsis barbata), kesinlikle denizdeki en tuhaf görünüşlü balıklardan biri… Tuhaf görünümü, deniz yosunları ve bitkileri arasına gizlendiğinde kamuflaj görevi görüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Uzunluğu 60 mm’ye ulaşan bir deniz salyangozu türü olan “Chromodoris Joshi”, kabuksuz bir yumuşakça ve Filipinler, Sumatra, Andaman ve Endonezya denizlerinde yaşıyor.

  • PANORAMİK TÜRKİYE MANZARALARI

    Asya ve Avrupa’nın kesişme noktası olan ülkemizin her bölgesi farklı bir kültüre, coğrafyaya ve doğaya sahip. Yedi farklı bölgenin yedi farklı şehrinden görülmeye değer manzaraları listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1# ” title_font_size=”13″]

    Sabahın ilk ışıklarında sıcak hava balonlarının kalkış yaptığı olağanüstü manzarası ile eşsiz Peribacaları…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Tarihi yat limanının büyüleyici manzarasına Toros Dağları’nın uzantısı Beydağları eşlik ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Türkiye’nin en batısında bulunan Çeşme Kalesi’nden marina manzarası…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Dağda meydana gelen heyelan sonucu oluşan Tortum Şelalesi, vahşi doğası ile ülkemizin en etkileyici manzaralarından biri…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kaçkar Dağları’nda bulunan Pokut Yaylası’nın bulutları tepeden gören manzarası masal kitaplarından fırlamış gibi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Medeniyetin filizlendiği Hasankeyf’te tarihin ve doğanın etkileyici buluşması nefes kesiyor…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Dünyanın en eski ve etkileyici şehirlerinden biri olan İstanbul’da, Karaköy’den tarihi yarımadaya masmavi bir bakış.

  • Bembeyaz Yumuşak Pamuk Gibi Bir İçerik

    Bembeyaz Yumuşak Pamuk Gibi Bir İçerik

    “Pamuk gibi” denince akıllara “yumuşacık” diye bir kelime gelir. Hafif mi hafif, beyaz mı beyaz dedirtir. Pamuk tarlaları ve pamuk fabrikaları ise kimimize Yaşar Kemal ya da Orhan Kemal’i kimimize romanlarında geçirdikleri Çukurova’yı anımsatır. Şimdi de bu eşsiz bitkinin güzelliğini zihninize kazımaya ne dersiniz?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • Dünya’nın En Küçük Kıtasında Dünya’nın En Büyük Canlısı

    Dünya’nın En Küçük Kıtasında Dünya’nın En Büyük Canlısı

    İngilizce adıyla Great Barrier Reef, Türkçesi Büyük Bariyer Resifi… Yeryüzündeki en estetik, en ilginç, en doğal oluşumlardan birini birbirinden güzel fotoğraflarla ekranlarınıza getiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Milyonlarca küçük mercandan oluşan koloniler bir araya gelerek tam 25 milyon yıl önce Avusturalya kıtasının kuzeydoğusundaki en büyük canlı organizmayı yani Büyük Bariyer Resifi’ni oluşturdu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Gezegenimizin yörüngesindeki araçlardan çıplak gözle görülebilen tek canlı Büyük Bariyer Resifi’dir. 2900 resif ile 1050 adanın birleşmesiyle 2250 kilometre uzunluğundaki bir alanı kaplar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bu dev canlı kendi içinde olağanüstü bir biyoçeşitlilik barındırır. Binlerce yumuşakça, yüzlerce balık, onlarca mercan, kuş, balina ve yunus türü Büyük Bariyer Resifi’nin adeta vücudunu oluşturur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Büyük Bariyer Resifi’nin varlığı Aborijinler tarafından biliniyordu elbette ama tüm dünyanın haberdar olması 1770 yılında İngiliz denizci ve kâşif James Cook’un gemisinin bu bölgede karaya oturmasıyla gerçekleşti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    25 milyon yaşındaki Büyük Bariyer Resifi 20. yüzyılda, 1981 yılında UNESCO “Dünya üzerindeki en etkileyici deniz alanı” olması sebebiyle Dünya Mirası Sit Alanı ilan etti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Dünyanın her yerinden gelip Avustralya’nın Queensland sahili açıklarında canlı organizmaların oluşturduğu Büyük Bariyer Resifi’ni yakından görmek isteyenler sualtına dalış yaparak olağanüstü deneyimler yaşıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Deniz uçağı, cam tabanlı tekneler, yelken ve helikopter gibi araçlarla deniz üstünden de seyredilebilen Büyük Bariyer Resifi ne yazık ki açılan maden alanları, yanlış avlanma benzeri nedenlerle günümüzde büyük tehdit altında!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Dünya’mız resiflerin ölümüne daha önce tanık olmuştu; Florida Resifi, Mercan Üçgeni bunun örneklerindendir. Çevresel felaketler nedeniyle Büyük Bariyer Resifi’nin de ölümle karşı karşıya olduğu haberleri gelmeye devam ediyor.

  • Türkiye’nin Yüz Ölçümü En Büyük İkinci İli: Sivas

    Türkiye’nin Yüz Ölçümü En Büyük İkinci İli: Sivas

    Sivas, İç Anadolu’nun en eski yerleşimlerinden biri. Aynı zamanda Türkiye’nin Konya’dan sonra yüz ölçümü en büyük ikinci ili. Farklı dönemlere ait tarihi birikimlerinin yanı sıra geniş coğrafyaya yayılan doğal güzellikleriyle de öne çıkan şehirde kış ayları oldukça çetin geçiyor. Bu nedenle Sivas’a seyahat amaçlı gitmek için en doğru zaman ilkbahar ve sonbahar ayları ile yaz aylarında düzenlenen festival dönemleri diyebiliriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Sivas’ın ilginç tarafı İç Anadolu, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgelerinde ilçeleri bulunmasıdır ve bu kadar geniş bir alana yayılması kültürel çeşitliliğinin en önemli nedenlerinden biridir. Şehre gider gitmez uğranması gereken yer ise Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet eserlerinin bir arada olduğu Cumhuriyet Meydanı’dır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Cumhuriyetimizin kurulmasında büyük bir öneme sahip olan Sivas Kongresi’nin gerçekleştiği bina günümüzde Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi olarak ziyarete açık durumda. Hem o dönemlere ait önemli belge ve eşyalar hem de şehrin kültürüne ait etnografik eserler şehrin merkezindeki müzede görülebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Divriği ilçesinde bulunan 13. yüzyıla ait Ulu Camii ve Darüşşifası 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştı. Bir cami ile ona bitişik bir darüşşifadan oluşan tarihi yapının taç kapıları ve iç kısımlarındaki mimari detaylar, tüm Türk-İslam eserleri arasında öne çıkmasını sağlayacak kadar dikkat çekicidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Çift minareli taç kapısındaki hayvan figürleri, yıldız ve hayat ağacı motifleri ile muhteşem bir görüntüye sahip olan Gök Medrese Sivas’ın en özel tarihi mekânlarından biridir ve kitabesinde yapımı ile ilgili şöyle yazar: “Ulu sultan, yüce şahlar şahı, dünya ve dinin yardımcısı Kılıç Arslan oğlu Keyhüsrev’in devleti zamanında yapılmıştır. Allah devletini daim eylesin.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Çevresinde doğa yürüyüşü yapıp manzarasına karşı çayınızı yudumlayabileceğiniz Sızır Şelalesi SİT alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştı. Gemerek ilçesinde Çat Ormanları içindeki Göksu Çayı üstünde bulunan şelale kent merkezine 135 km. mesafede olmasına karşılık yaz aylarında çok sayıda ziyaretçi ağırlıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ülkece en sevdiğimiz çoban köpeklerinden olan Kangal, adını ait olduğu ilçeden alıyor yani Sivas’ın Kangal ilçesinden. Fakat Orta Asya’nın Kanglı Türk boyunun göçerken yanında getirdiği düşünülen köpeğin adını ilçeye vermiş olması da mümkün. Bununla birlikte fazla bilinmese de ilçenin Kangal köpeği gibi koyunu ve balıkları da ünlü.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Sivas mutfağı, İç Anadolu mutfakları içinde belki de en özgün olan mutfak. Kebaptan hamur işlerine farklı seçenekler bulunduran menüsünde sık kullanılan ürün ise yeşil mercimek. İçine erişte şeklinde hamur katılarak yapılan kesme aşı ya da bulgur ve domates eşliğinde yapılan mercimek badı misafirlere en çok ikram edilenlerin başında geliyor.

  • Açıklanamayan 10 Kedi Davranışı

    Açıklanamayan 10 Kedi Davranışı

    Kedi dediğimiz sokağın da evin de efendisidir, onların ne yaptığına karışılmaz, insan aklımızla onların işlerine güçlerine anlam vermeye çalışılmaz çünkü onların tuhaf davranışlarını kendilerinden başka kimse anlayamaz. İşte kâinatın dört bir köşesine dağılmış çılgın kedilerin açıklanamayan davranışlarından 10 tanesi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    kedi gifleri

    Mesela bir kedi bir anda limbo dansına başlayıp sonra bir boksör gibi pati sallayabilir ama sebebini merak etmek haddimize değildir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    komik kediler

    Ya da bir kedi maymun gibi davranmaya karar verirse bize sadece izlemek düşer.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    komik kediler

    Bir örtünün altında gerçekte neler olduğunu ancak bir kedi bilir ve gerekli yaklaşımı itina ile sergiler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    komik kediler

    Bazı görüşlere göre kedilerin hayattaki en büyük dertleri kuyruklarıyladır ve bu durum tuhaf davranışlara sebep olabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    sevimli kediler

    Üstelik bazı ev aletleri kedilerin garip davranışları sayesinde keşfedilmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    sevimli kediler

    Bazı ev aletleri ise garip davranan kedi gücüyle çalışır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    kedi gifleri

    Hepimizin oldukça aşina olduğu bu görüntü bir kedinin henüz keşfedilmemiş kişiliğinin şimdiki zamana yansımasıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    evcil hayvanlar, komik kediler

    Ve çağın en büyük muamması: “Kedilerin kutularla alıp veremedikleri nedir?”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    kedi gifleri

    Bu gizemli hayvanların dans hareketleri bizimkiler gibi olacak değildi, değil mi?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
    sevimli kediler

    Kedilerin kitabında tahmin edilebilir olmak yazmaz, işte bu yüzden de kedilerin tuhaf hareketleri açıklanamaz.

  • Ülkemizin 7 Kaplıcası ve Şifalı Suları

    Ülkemizin 7 Kaplıcası ve Şifalı Suları

    Her yıl milyonlarca turiste ev sahipliği yapan ülkemizin en önemli turizm kaynaklarından biri de termal turizm… Özellikle kış aylarında turistler birçok şifası olduğu düşünülen kaplıcalarımıza akın eder. Biz de tatilini bu şifalı sulardan faydalanarak değerlendirmek isteyenler için ülkemizin en çok tercih edilen 7 kaplıcasını ve şifalarını listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    kaplıca, termal kaplıca, şifalı su

    Pamukkale sisteminin bir parçası olarak sayılan Karahayıt Kaplıcası şehir merkezine 5 km uzaklıkta bulunur. Renginden dolayı kırmızı su olarak da bilinen kaynak suyunun içildiğinde üst gastrointestinal sistemin fonksiyonel bozukluklara, mide ve yemek borusu rahatsızlıklarına, kemik erimesine ve ürolithiasisde hastalıklara karşı etkili olduğu düşünülüyor. Kırmızı suyun oluşturduğu çamur ise ortopedik, nörolojik romatizmal, siyatik, bel-boyun fıtığı ve kireçlenme gibi sorunları olanlar için rahatlatıcı etki taşıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    termal kaplıca şifalı su

    Afyon’un Sandıklı ilçesinde bulunan Hüdai Kaplıcaları çamur banyosuyla dünya çapında haklı bir üne sahiptir. 68 derece sıcaklığındaki şifalı suyun toprak ile karışmasından elde edilen çamurun, romatizma, sinir hastalıkları, cilt ve deri hastalıklarına iyi geldiğini düşünülür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    İnegöl şehir merkezine 15 km uzaklıkta bulunan Oylat Köyü’ndeki kaplıcalar Romalılar tarafından keşfedilmiş ve kullanılmıştır. Kaplıcaların yanındaki Oylat Mağarası, Oylat Şelalesi ve Oylat Vadisi ile her yıl binlerce turisti cezbeder. Köyün kaplıcalarının romatizma, sinir uyuşukluğu, nevralji ve felç gibi birçok hastalık için rahatlatıcı etkisi olabilmektedir. Öyle ki kaplıcaların Bizans efsanelerinde hiç kimsenin iyileştiremediği Tekfur’un kızına şifa olduğu anlatılmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    termal kaplıca, şifalı su

    Yoncalı Kaplıcaları Kütahya şehir merkezine 16 kilometre mesafede bulunmaktadır. Anadolu Selçuklu Devleti döneminde II. Alaattin Keykubat 1233 yılında insanların şifa bulması için havuzlu büyük bir hamam yaptırmıştır. Evliya Çelebi’nin notlarında da kendine yer bulan tarihi kaplıcanın karaciğer bozuklukları, böbrek hastalıkları ve romatizmal hastalıklara iyi geldiği bilinmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    yalova, kaplıca

    Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle yapılan Yalova Termal Kaplıcaları İstanbul’a deniz yoluyla 1 saat uzaklıkta bulunuyor. Kaynak ısısı 66 derece olan kaplıca suyunun sıcaklığı 40 dereceye kadar düşürülebiliyor. Kış aylarında hafta sonunu değerlendirmek isteyen İstanbullularla dolan kaplıcaların deri hastalıkları, romatizma, karaciğer ve safra rahatsızlıklarına iyi geldiği düşünülüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    şifalı su

    Van ilimizin çevresinde irili ufaklı birçok kaplıca bulunur. Bunlar arasında en bilinenlerinden biri Van şehir merkezine 86 km uzaklıkta bulunan Muradiye Kaplıcaları’dır. Şifalı sularının sindirim ve böbrek hastalıklarına iyi geldiği bilinen kaplıcaları her yıl çevre illerden de birçok turist ziyaret eder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    termal kaplıca

    Ünü sınırlarımızı aşmış Gönen Kaplıcaları Balıkesir’in Gönen ilçe merkezine 300 metre uzaklıktadır. M.Ö. 4. yüzyıldan itibaren kullanıldığı bilinen kaplıcaların, bir zamanlar kralların yaz tatillerini geçirdikleri merkez olduğu düşünülmektedir. Kaplıcaların hemen yanında Bizans döneminden kalan Mozaik Müzesi de turistlerin dikkatini çeker. Kaplıcalarda su sıcakları 36 ile 82 derece arasında değişmektedir. Gönen Kaplıcaları’nın romatizma, kireçlenme, astım, sinüzit, migren ve deri hastalıklarına iyi geldiği düşünülür.