Kategori: Rota/Doğa

  • Nesilden Nesile Ülkemizin En Değerli Varlıkları

    Nesilden Nesile Ülkemizin En Değerli Varlıkları

    “Milli park” vahşi doğanın korunması ve gelecek nesillere aktarılması için geliştirilen bir kavram ve her ülke milli parklarını seçerken kendi kriterlerini oluşturuyor. Ülkemiz yasalarındaki millî park tanımı ise şöyle: “Bilimsel ve estetik bakımdan, millî ve milletlerarası ender bulunan tabiî ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat ve gezinme parçalarıdır.” Gelin 2019 itibariyle sayısı 45’i bulan milli parklarımızdan 10 tanesini tanıyalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    milli parklar

    Ilgaz, Anadolu’nun sen yüce bir dağısın gerçekten de… Kastamonu’daki Ilgaz Milli Parkı’na doğru yol alırken gördüğünüz güzellikler karşısında bu cümleyi kurmaktan kendinizi alamayacaksınız. Milli Park, aralık ve nisan ayları arasında kayak turizminin ilgi gördüğü, diğer aylarda trekkingden dağ tırmanışına doğa sporlarının yapıldığı yeryüzündeki eşsiz adreslerden biri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    milli parklar

    1500 metre aralıklarla sıralanmış 7 göl… 1642 hektar büyüklüğünde yer yer masmavi, çoğunlukla yemyeşil, bütünüyle rengârenk bir havza… İçinde sayısız aktivitenin yapılabildiği, canlı hayatının korunduğu ve geliştirildiği, 1965 yılında korumaya alınmış Yedigöller Milli Parkı… İster kamp kurun, ister karavanda kalan, isterseniz bungalovlarda konaklayın ama yeter ki hayatınızda bir kez olsun uğrayın…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    milli parklar

    Kuşlardan sürüngenlere yüzlerce canlı ve 80’i endemik olmak üzere 600’ün üstünde bitki türünün evi olan Termessos Milli Parkı’nda ilginin büyük bir bölümünü Helenistik dönemden kalan mezarlar ve Roma dönemine ait kalıntılar topluyor. Termessoslular’dan günümüze kalan şehir surları, tiyatro, agora, kral yolu gibi kalıntılar Toros dağlarının yamaçlarında deniz seviyesinden 1050 m yükseklikteki milli parkta.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    milli parklar

    Şelaleler, krater gölleri, kanyonlar, höyükler… Sincap, sansar, tilki, porsuk, yaban keçisi, vaşaklar… Sayısı 1500’ü aşan bitki türü… Tunceli’deki Munzur Vadisi Milli Parkı 1971’de koruma altına alınan 42 bin hektarlık bir doğa harikası… Kamp ya da piknik yapmak, trekking ya da dağa tırmanmak isteyenlerin Ovacık ilçesinden dolmuşlarla ulaşabileceği park ülkemizin en büyük milli parklarından biri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    1985 yılında Dünya Miras Listesi’ne alınan Göreme Milli Parkı, Erciyes ve Hasan Dağ başta olmak üzere birçok dağın patlaması sonucu oluşan tüflerle kaplı masalsı bir alan. Burası peri bacalarının, kayalara oyulmuş mağaraların, yeraltı şehirlerinin, doğal ve kültürel dokunun harman olduğu eşsiz bir coğrafya.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    milli parklar

    2.543 metre yükseklik ve 130.241 dekar genişliğindeki Uludağ Milli Parkı ülkemizde kış turizmi denince akıllara gelen ilk yer. 13 ayrı pistte kayak imkanı sunan ve kış sporlarının en verimli adreslerinden olan park, yaz aylarında da kamp kurmak, trekking yapmak ya da piknik gibi günübirlik aktivitelerde bulunmak için tercih edilebiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    milli parklar

    Hititler’in başkenti olmuş Hattuşaş, günümüzdeki adıyla Boğazköy, dünyanın ilgi gösterdiği bir antik kent. O döneme ait kalıntıların bulunduğu bölge 1988 yılında Boğazköy-Alacahöyük Milli Parkı adıyla koruma altına alınmış. Çorum ili sınırları içindeki park, tarih-kültür-arkeoloji meraklıları için mutlaka görülmesi gereken bir bölge.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    milli parklar

    Konya’da, Dedegöl Dağları’nın gölgesinde muhteşem göl manzarasıyla dikkat çeken Beyşehir Gölü Milli Parkı 1993 yılında koruma altına alınmış. Yaban ördeklerinin, pelikanların, balıkçıl kuşların göç yolculuklarındaki ana duraklarından biri bu park. 86.855 hektarlık alan bir doğa harikası ve fotoğraf severlerin yolu düştüğünde görmeden geçmediği bir coğrafya.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    milli parklar

    Karagöl ve Sahara Yaylası olarak iki bölümden meydana gelen milli park Artvin’in Şavşat ilçesinde bulunuyor. Yalnızçam Dağları üstündeki Sahara Yaylası yeşilin en güzel hallerini, Karagöl ise gökyüzünden üstüne düşen ışıkla olağanüstü maviyi anlatıyor izleyene. Karagöl-Sahara Milli Parkı’na her yıl binlerce kişi ruhunu ve bedenini dinlendirmek için geliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
    milli parklar

    Antik Physkos şehri kalıntıları, Amos harabeleri, Gâvur Sancağı, Marmaris Kalesi… Kızılçam başta olmak üzere meşenin, çınarın ve hatta endemik türlerden sığla ağacının hâkim olduğu orman formasyonu… Balıkların, memeli ve sürüngenlerin, kuşların ve böceklerin yaşam alanı Marmaris Milli Parkı, Marmaris ve Köyceğiz ilçelerinde 33.350 hektarlık alanı kaplıyor.

  • Karda Kışta Yapabileceğiniz Spor Türleri

    Karda Kışta Yapabileceğiniz Spor Türleri

    Kar tatilini ve aktivitelerini sevenler için ülkemizin dört bir tarafında gidebilecekleri mükemmel adresler bulunuyor: Bursa-Uludağ, Erzurum-Palandöken, Bolu-Kartalkaya, Kocaeli-Kartepe, Kayseri-Erciyes gibi. Peki buralarda yapılabilecek kış sporları hangileri? Kimi birkaç dersle hepimizin yapacağı türden kimi de belli bir profesyonellik gerektiren kış sporlarını bu sorunun cevabı olarak listeledik. Biliyorsunuz buz hokeyi ya da körling gibi buz üstünde yapılan sporlar da kış sporları arasında geçer ama sayfamızda çoğunlukla kar ve açık havaya ihtiyaç duyan türleri göreceksiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kayak / Ski” title_font_size=”13″]

    Kış sporlarının en güzel taraflarından biri de eldiveninden montuna, gözlüğünden kaskına giymeniz gereken özel kıyafetleri olsa gerek. Ve kış sporu denince akla ilk gelen kayakta da bu kıyafetlerle birlikte ihtiyacınız olan şey çoğunlukla tahtadan yapılan bir çift “kayak” ve hızlanırken ya da dönüşlerinizde güç almanıza yarayacak bir çift kayak batonu olacaktır. Beş yaşından itibaren isteyen herkesin yapabileceği bu sporun elbette başlangıç ile profesyonel seviye arasında birçok çeşidi bulunmakta.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Atışlı Kayak Koşusu / Biathlon” title_font_size=”13″]

    Kayaklarıyla koşu parkurunu tamamlayan sporcuların atış poligonunda hedefe doğru tüfekle atış yaptıkları olimpik kış sporu biathlon ya da biatlona “atışlı kayak koşusu” da diyebiliriz. Bireysel veya takım olarak yapılabilen sporun çeşitlerine göre de parkur uzunluğu ve atış sayısı değişmekte. Çoğumuzun belki ilk kez duyduğu bu spor türünün geçmişi ise 1767 yılına ve Norveç ile İsveç kökenli iki şirketin yarışına kadar uzanıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kar Kaykayı / Snowboard” title_font_size=”13″]

    Biz adına “kar kaykayı” dedik ama snowboard’un bildiğimiz kaykaydan iki farkı bulunuyor; birincisi tekerleklerinin olmayışı, ikincisi ayakların kayak tahtasına sabitlenmesi. Seçeceğiniz snowboard’un geniş mi dar mı, malzemesinin sert mi yumuşak mı olacağı gibi detaylar ise yapmak istediğiniz snowboard stiline göre değişiyor. Belli oranda kendi kendinize de öğrenebileceğiniz snowboard’u bir spor haline getirebilmek için teknik bilgi ve pratik konusunda yardım almanız gerekebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kar Motoru / Snowmobile” title_font_size=”13″]

    Öndeki takımları kayağa benzeyen ve palet üstünde ilerleyen snowmobile yani kar motoru ile ister ağır ağır yol alarak bembeyaz doğanın tadını çıkarabilir isterseniz adrenalin yükselten atlayışlar yapabilirsiniz. Spor tutkunlarını bir araya getiren kar motoru yarışları ise uzun parkurlarda eğlenceli ve heyecanlı dakikalar geçirmenizi sağlayacak en havalı kış sporlarından biri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Uçurtma Kayağı / Snowkite ” title_font_size=”13″]

    İsviçre’den Polonya’ya, Finlandiya’dan Almanya’ya tutkunları olan ve nispeten riskli kış sporlarından sayılan snowkite için macera severlerin gözdesi bir kış sporu diyebiliriz. Ellerin ve kolların uçurtmayı kontrol ederken iki ayağın snowboard’a ya da tek tek birer kayağa bağlı olduğu bu spor, eğimi yüksek yerlerde yapılabileceği gibi eğimi değilse de rüzgârı bol olan yerlerde de yapılabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kar Raftingi / Snow Rafting” title_font_size=”13″]

    Süratle akan nehirlerde yapılan raftingi çoğumuz biliriz, işte bu da karda yapılan rafting. Karda botla kaymak anlamına gelmeyen, dört veya sekiz kişilik botlarda küreklerle yapılan bir kış sporu. Yüksekten aşağıya doğru botla kayarken savrulmadan dengeyi korumak için bu kürekleri kullanmanız gerekiyor. Ve artık ülkemizdeki birçok kayak merkezinde özel olarak hazırlanan kar raftingi pistleri görmek mümkün.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yüzüstü Kızak / Skeleton” title_font_size=”13″]

    Bireysel olarak yapılan kış sporlarından skeleton, olimpiyatlarda kadın ve erkek kategorileri olan bir dal ve sporcular kar ya da buzda bir kızak üstünde yüzüstü biçimde aşağı doğru hızla kayıyorlar. Eğlencesine de yapılabilecek bu spor bir yarışma haline geldiğindeyse bazı kurallar içeriyor. Örneğin; atletlerin daha hızlı kayması için kızakların demirlerini ısıtmaları yasaklanıyor. Bu arada küçük bir bilgi olarak ilk skeleton yarışmasının 1905 yılında Avusturya’da düzenlendiğini de belirtmeden geçmeyelim.

  • GEZEGENİMİZDEKİ AKTİF YANARDAĞLAR HANGİLERİ?

    Yanardağ ya da bir diğer adıyla volkanik dağlar gezegenimizin yer şekillerinin oluşmasında önemli görevler üstleniyor. Yeryüzünden çekirdeğe doğru gidildikçe artan sıcaklık ve basıncın volkanik dağlarda bulunan kraterlerden püskürmesiyle oluşan yanardağların en dikkat çekici olanlarını yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Tanzanya ile Kenya sınırındaki Afrika’nın en yüksek dağı olan Kilimanjaro, 5895 metre yüksekliği ile sadece gezegenimizin değil Afrika’nın en büyük yanardağları arasında yer alıyor. Afrika’nın çatısı olarak anılan Kilimanjaro, üç tepeden oluşuyor. İkisi artık aktif olmasa da Kibo olarak adlandırılan bir tepesi arada bir gaz ve buhar püskürtüyor. Uzmanlar yanardağın son patlamasının yaklaşık 100.000 yıl önce gerçekleşmiş olabileceğini belirtirken son büyük volkanik aktivite yaklaşık 200 yıl önce kayıtlara geçmiş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Filipinler’deki Luzon Adası’nda yer alan Mayon Yanardağı, son 400 yılda 50’den fazla lav püskürerek listemizdeki en tehlikeli yanardağlar arasında. Son patlama 2018’de gerçekleşirken, patlamadan önce binlerce kişi bölgeden tahliye edilmiş. 1814’te civar bölgelerde yaşayan 1200 kişinin ölümüne neden olan bu tehlikeli volkanik dağ, sırasıyla 1987 ve 1993’te benzer trajedilere sebep olmuş. 2500 metre yüksekliğindeki Mayon’un etekleri verimli topraklara sahip olması nedeniyle günümüzde yerleşim ve tarım alanı olarak kullanılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Listemizin belki de en ünlü volkanik dağı olan Etna Yanardağı, İtalya’daki Sicilya Adası’nda yer alıyor. Yakın tarihte yaşadığı volkanik hareketlenme nedeniyle de bilinir hale gelen Avrupa’nın en büyük yanardağı Etna, 3357 metre yüksekliğe sahip. 1662’deki patlamada 1500’den fazla kişinin ölümüne neden olan yanardağın son büyük patlaması 1992’de yaşanmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Adını Japonya’nın ünlü sakura çiçeğinden alan yanardağ, 1914’te tarihinin en büyük patlamasını yaşamış. Bu patlamanın şiddeti o derece büyük olmuş ki bulunduğu Sakura Adası’nı Osumi Yarımadası’na bağlamış. Hâlâ aktif olan yanardağda son patlama 2022’de gerçekleşmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    2010’da 200 yıllık sessizliğine son veren Eyjafjallajökull, gerçekleşen patlama sonrası yaydığı kül tabakası ile Kuzey Avrupa’daki hava trafiğini sekteye uğratır. Bu patlama sonucunda Avrupa’da tam 17 bin uçak seferi iptal edilir. 1651 metre yüksekliğe sahip Eyjafjallajökull Yanardağı’nın tepesinden 120 metre derinliğe inilerek gerçekleştirilen özel tur ile volkan kraterini yakından görmek mümkün. Günümüzde İzlandalılar “lav bolluğundan” enerji alanında yararlanmak için çalışmalara başladı. Proje başarıya ulaşırsa volkanın lavları sıcak su boruları aracılığıyla Avrupa’daki birçok şehri ısıtabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Hawaii’de bulunan beş volkandan en aktif yanardağ olan Kilauea, 1247 metre yüksekliğe sahip. 2018’de iki haftayı geçen süreyle volkanik hareketlerin yaşandığı Kilauea, turistlerin ve yerli halkın tahliyesiyle sadece binaların hasar gördüğü bir patlama yaşar. 300.000 ile 600.000 yaş aralığında olduğu tahmin edilen bu volkanik dağın kayıtlara geçen ilk püskürmesi ise 1823’te gerçekleşmiş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Endonezya’da bulunan Java Adası’nın en yüksek dağı konumundaki Semeru Yanardağı, 3676 metre yüksekliğe sahip. 1800’den bu yana patlamaların gerçekleştiği yanardağda 50’den fazla patlama yaşanırken, bunların 10’unda tehlikeli kabul edilen püskürmeler olur. En son 2022’de gerçekleşen volkanik aktivite nedeniyle 2 binden fazla kişi bölgeden tahliye edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Meksika’daki Popocatépetl Yanardağı, 5462 metre yüksekliğe sahip. 50 yıllık uykusundan sonra 1994’te patlayan volkanik dağ, 2000’den beri daha da hareketli. 2022’te 113 patlama kayıtlara geçerken 2023’te sadece 24 saat içinde üç patlama ve 27 kez gaz ve kül çıkışı yaşanır. 16 km uzaklıkta İztaccíhuatl isimli bir kardeş yanardağı da olan bu volkanik dağın ikizinin yüksekliği ise 5286 metre.

  • İç Anadolu Bölgesi’nde Gezi Listenize Almanız Gereken 8 Müze

    İç Anadolu Bölgesi’nde Gezi Listenize Almanız Gereken 8 Müze

    Türkiye genelindeki müzelerde 2017 yılı itibariyle 3 milyon 331 bin 359 eser sergileniyor. Bizimle aynı coğrafyada yaşamış yüzlerce farklı kültürün birbirinden farklı alanlardaki izlerini günümüze taşıyan eserler bunlar… Hepsini ülkemizin dört bir yanına dağılmış müzelere giderek görmek mümkün. Biz şimdi İç Anadolu’ya götüreceğiz sizi… Bu bölgeye yolunuz düşerse aklınızda olması gerektiğini düşündüğümüz 8 müze ile, buyurun…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Yüzlerce yıl Mevlana Dergâhı olarak kullanılan mekân, 1926 yılından bu yana müze olarak işlev görüyor. Mevlana ve aile efradı ile diğer ünlü âlimlerin türbelerinin bulunduğu külliyede Mevleviliğe ait pek çok ayrıntıyı görebilirsiniz. Anadolu Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalma el yazması kitaplar, levhalar, kandiller, musiki âletleri, derviş kıyafetleri… Mevlana Müzesi, Konya’ya gittiğinizde uğrayacağınız ilk yer olmalı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    1968 yılında restorasyonu tamamlanarak açılan müze, 1997’de Lozan’da 68 müze arasından birinci seçilerek Avrupa’da “Yılın Müzesi” oldu. Kuruluşuna Atatürk’ün öncülük ettiği müzedeki koleksiyonlar şöyle sınıflandırılıyor: Paleolitik Çağ, Neolitik Çağ, Kalkolitik Çağ, Eski Tunç Çağı, Asur Ticaret Kolonileri Çağı, Eski Hitit ve Hitit İmparatorluk Çağı, Frig Krallığı, Geç Hitit Krallığı, Urartu Krallığı, Lidya Dönemi, M.Ö. 1200’lerden Günümüze Anadolu Uygarlıkları, Çağlar Boyu Ankara… Birkaç saat de olsa çağlar ötesine gidip dönmek isteyenlerin mutlaka uğraması gereken yerdir Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Türkiye’de özel sektörün desteği ile hayata geçirilen ilk müze, Eskişehir’deki Eti Arkeoloji Müzesidir. Müzede İlk Çağ eserleri de olmak üzere Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemlerine ait 22.500 eser bulunuyor, fakat içlerinden 2000 eser sergilenmekte… Ayrıca interaktif uygulamalar, sergi, konferans gibi etkinlikler açısından ülkemizin modern müzeleri arasında yer almaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Sanat müzesi ve kültür müzesi olan mekânda; Osman Hamdi Bey, Fikret Mualla, İbrahim Çallı, Abidin Dino, Şeker Ahmet Paşa ve daha birçok büyük sanatçının orijinal eserlerini görebilirsiniz. Sanatseverlerin görmesi gereken müzelerden olan yapı, mimari açıdan da büyük beğeni topluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    nevşehir, ürgüp

    Her şeyden önce doğal yapısıyla ilgi çeken Kapadokya’daki Göreme Açıkhava Müzesi, 1985 yılından bu yana doğal ve kültürel varlık olarak UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Kayaların oyulmasıyla oluşturulmuş mekânda 6. yüzyıldan 13. yüzyıla kadar manastır hayatı yaşanmış. Kızlar ve Erkekler Manastırı, Aziz Basileus Kilisesi, Elmalı Kilise, Aziz Barbara Kilisesi, Karanlık Kilise, Çarıklı Kilisesi, İncil ve Hz. İsa’nın hayatından sahneleri yansıtan geometrik süslemeler, freskler burada göreceğiniz yerlerden bazıları…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İç Anadolu Bölgesi’nin Hititler’e uzanan ilk çağlarına doğru yolculuğa çıkmak istiyorsanız Kayseri’deki Arkeoloji Müzesine gitmeniz gerekir. 1930’da kurulan müzede Roma ve Bizans İmparatorluğu dönemine ait eserleri de görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizdeki en ilginç ve etkileyici müzelerden biri, tropikal bahçesinde canlı kelebeklerin uçuştuğu, kelebeklerin ve böceklerin yaşamına ait pek çok ayrıntının sergilendiği Konya’daki Tropikal Kelebek Bahçesi ve Böcek Müzesidir. Bu mekâna yolunuz düşmese bile gidip görmeniz gereken yerlerden…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    Haji Bektash Veli

    Hümanist düşünür Hacı Bektaş-ı Veli’nin 13. yüzyılda Nevşehir sınırlarında kurduğu dergâh bugün müze… Hacı Bektaş-ı Veli Türbesi’nin de bulunduğu müzede, Taç Kapı, Üçler Çeşmesi, Aş Evi, Bektaşi dergâhına ait günlük kullanım eşyaları, el yazmaları, hat örnekleri ve daha fazlası için bu mistik mekânı mutlaka görmeniz gereken yerler arasına almalısınız.

  • YAŞAYAN EN BÜYÜK CANLI TÜRLERİ

    Gezegenimizi paylaştığımız canlılar arasında öyle türler var ki, ulaştıkları fiziksel boyutları ile en büyük, en ağır ya da en uzun canlı olarak anılıyor. Yaşayan en büyük canlı türlerini listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Listemizin ilk sırasında 1998’de tesadüf sonucu keşfedilen en büyük organizma yer alıyor. Araştırmacılar, ABD Oregon’daki Malheur Ulusal Ormanı’ndaki 112 ağacın ölümünü araştırırken “Armillaria Ostoyae” yani bal mantarı türünün inanılmaz boyutlara ulaştığını tespit etti. Yaklaşık 9.6 kilometrekare uzunluğundaki bir alana yayılan bu mantar, yer üstünde bir mantar kolonisi gibi gözükse de yer altında tek bir organizmadan oluşuyor. Yaşayan en büyük organizma olan bal mantarı, gezegenimizin devi olurken; büyüklüğünün yanı sıra yaşı ile de şaşırtıyor. Armillaria Ostoyae mantarının 2.400 yaşında olduğu tahmin ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Güneydoğu Asya’ya özgü, Rafflesia Arnoldii olarak da adlandırılan ceset çiçeğinin çapı 1,5 metre ve çiçeğinin ağırlığı 7 kiloya kadar ulaşıyor. Çürüyen ete benzeyen, güçlü bir nahoş koku yayan ceset çiçeği, bitki olmasına rağmen fotosentez yapmıyor. Köksüz ve yapraksız bu çiçek, soyunu devam ettirebilmek için yaydığı koku ile böcekleri polenlerine çekiyor. Endonezya’da ay orkidesi ve beyaz yasemin ile üç ulusal nadir çiçek olarak kabul edilen ceset çiçeği, bildiğimiz tüm çiçeklerden çok farklı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Timsahgiller familyasından olan su timsahları, ortalama 2 ton ağırlığa ve 6,5 metre uzunluğa erişebiliyor ve bu ölçüler onları yaşayan en büyük sürüngen yapıyor. Hem en büyük sürüngen hem de en büyük karasal ve nehir kenarında yaşayan avcı olan su timsahı, kuyruklarından aldıkları güç ile suda uzun sıçrayışlar yapabiliyor; güçlü çene yapısı sayesinde bufalo, maymun, ayı, hatta bazen dev köpek balığı bile avlayabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    General Sherman adıyla da bilinen dünyanın en büyük ağacı sekoya, Kaliforniya’daki Sequoia Ulusal Parkı’nda bulunuyor. Hem çok yaşlı hem de çok büyük olan ağacın yanında insanlar âdeta sincap gibi kalıyor. Boyu 85 metre, gövde çapı ise 25 metre olan “General Sherman”, 2000 yaşında olmasına rağmen yaşayan en yaşlı ağaç değil! Sekoyalar arasında 3220 yaşında olan ağaçlar olduğu bilinmekte…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Yaklaşık 150 kilo ağırlığa ve 2,5 metre uzunluğa ulaşan deve kuşu, listedeki diğer canlılar ile kıyaslandığında küçük kalsa da kuş türleri arasındaki en büyük tür olma özelliğine sahip… Bir kuş olmasına rağmen uçamayan deve kuşu, kısa mesafelerde saatte 70 km hıza erişerek hızıyla ve iri cüssesi ile listenin üst sıralarında yer alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    “Mesonychoteuthis hamiltoni” yani dev kalamar, boyutlarıyla diğer omurgasız türler arasındaki en büyük canlı oluyor. 450 kilo ağırlığa ve 19 metreye ulaşan boyu ile korkutucu bir büyüklükte olsa da aslında son derece zararsız, kendi halinde bir canlı… Antarktika’nın soğuk sularının 2000 metre derinliğinde yaşayan bu türü gözlemlemek ise oldukça zor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    “Balaenoptera musculus” yani mavi balinanın yeni doğan bir yavrusu bile 7,5 metre boyunda ve 3 ton ağırlığında oluyor. Yetişkin balinaların boyları 30 metreye yaklaşırken, ağırlıkları 200 ton çekiyor ve bu rakamlar mavi balinayı yaşayan en büyük canlı yapıyor. Hem memelilerde hem su dünyasında hem de kara canlılarında bu boyutlara ulaşan başka bir tür bulunmuyor. Bu dev canlıların dili bile bir fille aynı ağırlıkta olurken, kalpleri ise bir arabanın ağırlığına ulaşabiliyor.

  • Akdeniz Havasının Doya Doya Yaşandığı Sahil Yerleşimleri

    Akdeniz Havasının Doya Doya Yaşandığı Sahil Yerleşimleri

    Suriye sınırından Marmaris’e kadar uzanan Akdeniz kıyılarının uzunluğu 1542 km. ve bu kıyıya kurulmuş şehirler belki de dünyanın en şanslı şehirleri… Yazların sıcak, kışların ılık ve yağışlı geçtiği bu coğrafyada doğal güzellikleri yaşamakla tüketemezsiniz çünkü… Listemizde Akdeniz’e kıyı yerleşimleri bulacaksınız…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Hatay’ın batısında Akdeniz’in kıyısında Amanos Dağları’nın yamacında yeşil ve maviyi buluşturan bir yerleşim yeri Arsuz… İncecik kumunda Güneş’le kucaklaşmak, dağlardan doğan akarsularında denize akmak, Selevkoslara kadar uzanan tarihi kalıntılarıyla tanışmak için yaz/kış tercih edebileceğiniz bir Akdeniz ilçesi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    “Rüzgârlı burun” anlamına gelen Anamur, Mersin’in turistik ilçelerinden biri… “Caretta caretta”ların yumurtlama alanı uzun kumsallara ve herkesten önce Akdeniz foklarının sığınağı olan kıyılara sahip… Bu güney ilçesi sadece denizden esen rüzgârın değil yaylalardan, ormanlardan gelen havanın da insanı kuşattığı bir yer…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bir Mersin ilçesi daha… Narlıkuyu ilin en çok rağbet edilen koylarından biri… Akdeniz’in yaptığı girintiyle şekillenen bu koyun suyu yeraltı kaynaklarından dolayı oldukça serindir. Sahilinde güneşlenen, denize  tekneyle açılan turistlerin görmeden geçmedikleri yer ise iki km. mesafedeki Cennet ve Cehennem Obrukları…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Adana’nın güney ilçesi Karataş Akdeniz’e yüzünü dönmüş ama Seyhan ve Ceyhan Nehirlerine yaslanmadan da durmamış. Kıyılarında oluşan lagünlerde en keyifli kuş gözlemi ve foto safari yapabileceğiniz Karataş’ta kamp kurabileceğiniz birçok alan bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Yine Adana ilçelerinden olan Yumurtalık deyince akıllara her şeyden önce incecik kum gelir ve tertemiz su, pırıl pırıl güneş, düzenli plajlarıyla sonbahara kadar turist ağırlamaktan yorulmaz… Ayas Kalesi’nden Süleyman Kulesi’ne, antik kentinden iskelesine gezip görebileceğiniz keyifli ve zengin bir kültüre sahip olan Yumurtalık şehir merkezine 80 km. uzaklıkta…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Tekirova, Antalya’nın en turistik ilçelerinden Kemer’e bağlı bir kıyı mahallesi… Deniz-kum-güneş üçlüsünden söz etmemiz hiçbirinizi şaşırtmaz ama Olympos, Yanartaş gibi tatil yerlerinin de bu mahallenin sınırları içinde yer alması ilginizi çekebilir. Tekirova’yı daha da cazip kılansa kış sporu yapılabilen Tahtalı Dağı sayesinde kış aylarında bile aktiviteler bulabilmek…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Birbirinden farklı özelliklerde konaklama yerleri bulunsa da özellikle tercihini beş yıldızlı otellerden değil de bungalovlardan yana yapmak isteyenlerin bir numaralı adreslerinden biri Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı Adrasan’dır. Sualtı ve üstünde yapılabilecek sporlarla Akdeniz’i yaşamak için de Adrasan birebir…

  • 8 Fotoğrafta Yaz Yağmuru Güzelliği

    8 Fotoğrafta Yaz Yağmuru Güzelliği

    Size bir soru! Güneşle ısındığımız, hafif giysilerle rahatladığımız yaz günlerinde savunmasız yakalandığımız, hatta ne yöne gideceğimizi şaşırdığımız ama bırakın bundan şikâyetçi olmayı varlığına şükran duyduğumuz doğa olayı hangisidir?

    Tabii ki aniden bastıran, hızla yağan ve aynı hızla sonlanan yaz yağmuru!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
  • DÜNYANIN EN SIRA DIŞI KASABASI

    Coober Pedy, Avustralya’nın güneyindeki Adelaide şehrinin kuzeyinde yer alan bir kasaba. 1915’te Amerika’dan altın aramak için Avustralya’ya gelen maden işçilerinin tesadüfen opal taşı keşfetmesiyle bir maden kasabası haline gelen Cooper Pedy’de günümüzde iki binden fazla insan yaşıyor. Bu sayının üç yüze yakınını Aborjinler oluşturuyor. Coober Pedy’i ilginç kılan ise binlerce kişinin 100 yıldır yerin altında yaşaması. Detaylar yazımızda…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Büyük Buhran sonrası düşen opal taşı fiyatlarının 1960’larda yeniden canlanmasıyla birçok Avrupalı göçmenin akınına uğrayan bölge, milyon dolarlık endüstrisi ile hızla modern bir kasabaya dönüştü. Dünya genelinde opal taşı madenciliğinin %95’i bu bölgeden sağlanıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Dünyanın opal madeni başkenti olarak sayılan Coober Pedy’de maden çıkartmak için açılan binlerce kuyu bulunuyor. Madencilikten geriye kalan atık kum tepeleri çorak kasabanın manzarasının bir parçası gibi gözükse de aslında bu tepelerin altında yaşam alanları bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bu kasabayı ilginç kılan asıl şey ise evleri. Nüfusun yüzde 60’ı yerin altında oyulmuş evlerde yaşıyor. Kumtaşı ve silttaşı kayalarına inşa edilen toprak altındaki evleri fark edebilmek ise havalandırma bacaları sayesinde oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yazın hava sıcaklığının 40 ile 70 derece arasında hissedildiği Coober Pedy’de insanlar kendilerini yer altı evleri sayesinde koruyabiliyor. Küresel ısınmanın etkisiyle sıcaklıkların giderek artması bu evlere talebi artırıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kasaba, herhangi bir yerleşim yerinde bulunan modern imkânların hemen hemen hepsine sahip. Kasabanın elektrik ihtiyacı ise güneş ve rüzgâr enerjisi ile sağlanıyor. Coober Pedy’nin tek ağacı ise bölgedeki sıcak havaya ve bu sıcaklıklarda yaşamanın ne kadar zor olduğuna gönderme yapan metal bir ağaç heykeli; ağaç, kasabanın en tepe noktasında duruyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Bu kasabada birçok mağaza, kilise, müze, sanat galerisi ve hatta bir otel bile var. Dışarıdan bakıldığında normal bir bina gibi gözüken evlere yerin altından giriş sağlanırken, sokaklarda bulunan tüneller de giriş için kullanılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Coober Pedy, sıra dışı yaşam tarzı ve benzersiz coğrafyasıyla sadece Avustralya’nın değil, dünyanın en dikkat çekici kasabalarından biri olma özelliği taşıyor. Benzeri bir yeraltı şehrini ülkemizde Kapadokya bölgesinde görmek mümkün. Her iki bölgenin de kurak iklimi bu mağaralarda nem sorunu olmadan yaşamaya imkân veriyor. Ayrıca yeraltı evlerinde yaşayan sakinler böcek ve sinek sorunu yaşamadıklarını belirtiyor.

  • 8 Maddede Türkiye’nin Saklı Cennetlerinden Dalyan

    8 Maddede Türkiye’nin Saklı Cennetlerinden Dalyan

    Dalyan kelimesi sözlükte, “Deniz, göl ve nehirlerde kıyılara yakın kurulan büyük balık avlama yeri.” anlamına geliyor. Muğla’nın Ortaca ilçesinde bir mahalle olan Dalyan da adını Dalyan Çayı’ndaki dalyanlardan almış… Muhtemelen Dalyan Çayı da adını bu dalyanlardan almıştı… Buradan da anlaşılacağı gibi bölgenin en büyük geçim kaynağı yakın zamana kadar balıkçılıktı; günümüzde ise turizmden de gelir elde ediyor yerli halk… Biz de henüz gidip görmeyenler için Türkiye’nin en güzel yerlerinden Dalyan’ı listemize getiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Köyceğiz Gölü’nü Akdeniz’e bağlayan kanal üzerinde yer alan Dalyan, bilinenin tersine Ege değil Akdeniz bölgesindedir. Muğla’ya 78 km., Dalaman Havalimanı’na 28 km. mesafededir. Turistik bir mahalle olsa da yakınlarında bulunan bir Fethiye kadar, bir Göcek ya da Marmaris kadar popüler değildir. Bu durum onu, el değmemiş doğası ve pek bilinmeyen tarihi dokusu ile gizemli ve daha da çekici kılar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Dalyan’ın en çok ilgi gören ve doğallığı ile Avrupa’da ödüller kazanan yerlerinden biri 4,5 km. uzunluğundaki İztuzu Plajı’dır. Sadece yumurtlamak için karaya çıkan deniz kaplumbağası “caretta caretta”ların Türkiye’deki en önemli yumurtlama bölgelerinden biridir İztuzu…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Dalyan’a turist çeken değerlerden biri de nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan mavi yengeçlerdir. Doğal ortamındaki yaşamlarını görmek için İztuzu sahillerine gelen yabancı turistlerin sayısı hiç de az değildir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Dalyan dendiğinde aklınıza sazlıkların kortejiyle ilerleyen delta kanalları ve muhteşem göl manzaraları gelmeli… Özellikle Sülüngür Gölü, kıyısındaki masalarda piknik yapabileceğiniz, gün sonunda dağlar arasından süzülüp giden güneşi izleyebileceğiniz güzellikte bir yer.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Sadece doğası değil, antik dönemlerden kalan mirasla da çok zengin bir yer Dalyan… Kaunos Antik Kenti’ndeki kaya mezarları, kilise, tiyatro, agora, çeşme ve diğer kalıntılar sizi bir anda Helenistik döneme kadar götürür… 1842 yılında izlerine ulaşılmış, 1966’da kazıları başlatılmış Kaunos’a deniz motorları ile gidilebiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Küçük bir yerleşim olsa da konaklama ve alışveriş yerleri konusunda sıkıntı yaşamayacağınız Dalyan, termal kaynaklarıyla da ilgi görmektedir. Nehirdeki tekne gezintileri sırasında en çok mola verilen yerlerden biri ise 40 derece sıcaklıktaki sülfür çamur havuzunun bulunduğu yerdir; özellikle Marmaris’ten turistler bu çamur banyosu için Dalyan’a gelirler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    “Sadece yaz aylarında mı tercih edilmeli?” diye soracak olursanız en az yaz kadar kış aylarında da tatil yapabileceğiniz bir yer olduğunu söyleyebiliriz. Dağlarla çevrelendiği için rüzgârlı bir bölge değil ve kasım ayına kadar rahatlıkla denize girilebiliyor. Ama eğer “caretta caretta”larla aynı plajı paylaşma lüksünü kaçırmak istemiyorsanız, canlıların yumurtlama dönemi olan haziran ve temmuz aylarını tercih etmelisiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Çeşit çeşit ot kavurmaları, bazlama ya da yufka ekmeği, tarhana, keşkek, kabak çiçeği dolması… Dalyan da her Ege mahallesi gibi mutfağı zengin bir yer… Bu lezzetleri ziyaretiniz sırasında tadabileceğiniz gibi köy pazarlarından yapacağınız alışverişle evinizin mutfağına kadar götürebilirsiniz de…

  • Garip Görünüşleriyle Sizi Şaşırtacak 9 Hayvan

    Garip Görünüşleriyle Sizi Şaşırtacak 9 Hayvan

    Dünyamız zengin doğası ile milyonlarca canlı çeşidine ev sahipliği yapıyor. Her bir kıtada iklim koşullarına ve coğrafi yapıya göre değişen birbirinden ilginç, birbirinden farklı biyolojik özelliklere sahip hayvan yaşıyor. Dünyanın biyolojik çeşitliliğini kutladığımız bu içeriğimizde ilginç görünüşleri ile sizi etkileyecek 9 hayvanı bir araya getiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    ilginç hayvanlar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    ilginç hayvanlar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    ilginç hayvanlar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    ilginç hayvanlar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    ilginç hayvanlar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    ilginç hayvanlar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    ilginç hayvanlar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    ilginç hayvanlar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    ilginç hayvanlar