Kategori: Rota/Doğa

  • DOĞANIN GİZEMLİ KUŞU: PABUÇ GAGALI LEYLEK

    Pabuç gagalı leylek “Balaeniceps Rex”, Afrika’ya özgü bir kuş türüdür. Sayılarının beş bin ile sekiz bin arasında olduğu tahmin edilen bu kuşların özelliklerini yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Oldukça ilginç bir görüntüsü olan pabuç gagalı leyleklerin kuyruktan gagaya olan uzunluğu 110-140 santimetredir. Ancak kanatlarını açtıklarında 230-260 santimetre arasında değişen büyüklüğe ulaşır. Ağırlığı dört ile yedi kilogram arasında değişir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yeni yumurtadan çıkmış bir pabuç gagalı, gri ve mavi renkte tüylere sahiptir. Pabuç gagalı leyleklerin en belirgin özelliği gagalarıdır ve tahta bir pabucu andırır, ismini de buradan alır. Kavisli bir çengele benzeyen gagası oldukça keskindir. Gagasının bu yapısı avını yakalamaya ve beslenmesine yardımcı olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Ayak parmakları son derece ince ve uzundur. Aralarında hiçbir perde olmaksızın tamamen ayrıktır. Bu, pabuç gagalı leyleği diğer kuşlardan farklı kılan özelliklerden biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yaygın olarak Orta Afrika’nın tropikal bölgesinde, Uganda’nın kuzeyindeki sulak alanlarda, Tanzanya’nın batı bölgesinde ve Zambiya’nın kuzeydoğusundaki bataklık ve tatlı su bölgelerinde yaşar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Papuç gagalılar gruplar halinde dolaşmayı tercih etmez, genellikle yalnız yaşar. Tek eşli olan pabuç gagalılarda her iki ebeveyn de yuva yapımı, kuluçka ve yavru yetiştirmeye destek verir. Yuva, küçük bir adada veya yüzen bitki örtüsünün üzerinde bulunur. Çim gibi malzemeleri zemine dokuyarak yaklaşık bir metre çapında yuva inşa eder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Papuç gagalı leylekler genel olarak sessizdir ancak yetişkin pabuç gagalı yuvadayken eşine selamlama olarak gıcırdayan bir gaga sesi, yavrular ise yiyecek isterken hıçkırığa benzer bir ses çıkarır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Pabuç gagalı leylekler uçar ancak besin sıkıntısı yaşamadıkları sürece göç etmez, yaşadığı alanlarda yuvalanma ve beslenme bölgeleri arasında mevsimsel hareket eder. Pabuç gagalılar insanlara karşı da çok uysaldır. Bu kuşları inceleyen araştırmacılar yuvasındaki bireylerin altı metre kadar yanına yaklaşabilmiş, pabuç gagalı leyleklerin ise yuvaya yaklaşan araştırmacıları tehdit edecek herhangi bir davranışta bulunmadığı kaydedilmiştir.

  • DOĞANIN İNSANLIĞA ARMAĞANI

    Mersingiller familyasında yer alan, ana vatanı Avustralya olan okaliptus, hızlı büyüyen ve yaprak dökmeyen, tıbbi özellikleri nedeni ile yaygın olarak kullanılan uzun bir ağaç türüdür. İri gövdesi ile diğer ağaçlara göre büyüme ve gelişme süreci farklı olan bu ağaç; bin litreye kadar suyu yapısında tutabilir. Dünya üzerinde 700’den fazla çeşidi bulunan okaliptusun ilginç özelliklerini ve insan sağlığına faydalarını yazımızda okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Fas, Portekiz, İspanya ve Brezilya gibi sıcak iklimlere sahip ülkelerde yetişen okaliptus, Türkiye’de iklim şartları göz önüne alındığında Akdeniz ve Ege kıyılarında; Tarsus, Mersin, Adana, Muğla ve Antalya illerinin sahil kısımlarında sıklıkla görülür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Boyu 100 metreye kadar ulaşabilen okaliptus, gri ve pürüzsüz bir gövdeye sahiptir. Gövdesi büyük ve düzgün tabakalar halinde kuruyarak dökülür. Yaprakları ise koyu yeşil ve sarkıt biçiminde olup sarmaşık bir yapıdadır. Okaliptus bitkisinin tadı oldukça acıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Sıcağı, bol güneşi ve suyu çok seven okaliptus ağaçları bu özelliklerinden dolayı bataklık olan bölgelerde bilinçli bir şekilde yetiştirilir ve bu alanların kuruması sağlanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Okaliptusun birçok faydası bulunmaktadır. Bilinen en büyük yararı solunum yolu enfeksiyonları üzerinedir. Grip, nezle, soğuk algınlığı gibi rahatsızlıkların tedavisinde etkili ve iyileştirici olduğu kanıtlanmıştır. Balgam sökücü ve solunum yolları açıcıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Özellikle sinüzite bağlı baş ağrılarını geçirmede oldukça başarılı olan okaliptus yağı, stres ve yorgunluktan kaynaklanan baş ağrıları için de etkilidir. Darbe sonrası kaslarda meydana gelen şişliği geçirir. Yapılan araştırmalar okaliptüs yağının zihni açıcı, arındırıcı ve canlandırıcı etkileri olduğunu ortaya koymuştur. İltihaplı romatizma, kireçlenme ve kas yaralanması sebebiyle yaşanan ağrıları geçirir. Bu nedenle eklem ağrıları için verilen birçok ilacın içeriğinde okaliptüs yağı bulunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Çayı, yağı ve gıda olarak da farklı yollarla elde edilebilen okaliptus özünün geniş yelpazede okaliptus suyu, macunu, kremi ve ağız bakım suyu gibi seçenekleri de bulunmaktadır. Sineklerden korunmak amacıyla sprey formunda kullanılan okaliptus yağı, içeriğindeki etken maddelerin tedavi edici özelliğiyle ön plana çıkar ve ilaç sektöründe hammadde olarak kullanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Endonezya, Papua Yeni Gine ve Filipinler’e özgü “gökkuşağı okaliptüsü”, doğadaki en renkli ağaçlardan biridir. Gökkuşağının neredeyse tüm renklerini gövdesinde barındıran bu ağacın gövdesi, periyodik olarak kabuklu şeritler halinde yeşil bir tabaka ortaya çıkarır. Bu katman, daha sonra rengini değiştirir. Dökülme ve renk değişimi, gövdenin farklı bölümlerinde farklı zamanlarda gerçekleşir. Gövde yüzeyi yaşlandıkça, en dıştaki kabuk tabakasının üstündeki saydam hücreler, “tanen” adı verilen pigmentlerle dolar. Tanenler, türüne bağlı olarak sarı, kahverengi veya kırmızı olabilir. Farklı miktarda ve çeşitte tanenlerin kombinasyonu ve altta yatan klorofilin miktarındaki bir azalma, gökkuşağı okaliptusun gövdesinde görülen çeşitli renkleri almasını sağlar.

  • DODO KUŞUNUN VATANI, AFRİKA’NIN GÖZDE ADASI

    Resmî adıyla Mauritius Cumhuriyeti, Hint Okyanusu’nda Afrika ana karasının yaklaşık 2000 km açığında bir ada ülkesidir. Afrika’nın güneydoğusu, Madagaskar’ın da doğusunda yer alır. Subtropikal iklimin görüldüğü Mauritius, Hint Okyanusu’nun en güzel kıyılarına sahiptir. Ana adanın dışında Rodrigues Adası ve Agalega Adası gibi birçok farklı parçadan oluşmaktadır. Başkenti Port Louis olan ülke hakkındaki ilginç bilgileri yazımızda okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Mauritius Adası, 16. yüzyılda gerçekleşen coğrafi keşifler ile Portekizli denizciler tarafından bulunmuştur. Bu tarihten önce 10. yüzyılda Arap denizcilerin adaya geldiği bilinse de herhangi bir yerleşim yerine rastlanmamıştır. Ancak Araplardan altı yüzyıl sonra adaya gelen Portekizliler, bölgede insan yerleşiminin başlamasını sağlamıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Birçok endemik türe ev sahipliği yapan Mauritius, insanlarca nesli tüketilmeden önce dodo kuşlarının bilinen tek yaşam alanıydı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Mauritius’ta resmî dil yoktur. Burada, Creole lehçesinin İngilizce ve kısmen Fransızca olan yerel versiyonu konuşuluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Mauritius, coğrafi olarak bulunduğu diğer Afrika ülkelerine nazaran kişi başına düşen millî gelir bakımından en zengin ülke konumundadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Mauritius Adası, balayına çıkan çiftlerin ve su sporları tutkunlarının tercih ettiği yerlerden bir tanesi. Doğal ortamı bozulmamış plajlarda güneşlenmek isteyen romantik çiftler olduğu gibi tropik bir lagünün sıcak sularında yelken sporu yapmak isteyen maceraperestlerin de ilk adresi oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Adanın en çok ziyaret edilen noktalardan biri de kızıldan pembeye, sarıdan yeşile hatta mora doğru uzanan bir renk yelpazesiyle gören herkesi büyüleyen ‘Chamarel’ ve renkli toprakları…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Mauritius’un nefes kesen bir başka doğa harikası da Sualtı Şelalesi… Dünyada çok nadir olan bu illüzyon, Mauritius Adası’nda mevcut. Görenleri şaşkına düşüren manzaraya bakıldığında suyun derinliklerine akan bir şelale görünüyor ancak bu görüntü okyanus akıntıları, gelgitler ve deniz tabanının özellikleri gibi faktörlerin bir araya gelmesiyle oluşan bir optik yanılsamadan ibaret.

  • MAVİ GEZEGENİMİZİN YEŞİL AKCİĞERLERİ

    Havadaki karbondioksit oranını düşürmesi ve nemi arttırması nedeniyle gezegenimizin akciğerleri olarak bilinen yağmur ormanları, büyüleyici görüntüsü ve binlerce canlı çeşidine yuva olmasının yanı sıra sağladığı sayısız fayda ile biliniyor. Günümüzde bile keşfedilmemiş yerleri bulunan bu dev yeşil bölgenin gezegenimiz için ürettiği besleyici yağmurlar, hayat için gerekli olan su döngüsünü iyileştiriyor ve bu bölgede yaşayan yerli halklara olduğu kadar binlerce kilometre uzaktaki ülkeler için bile yaşam alanı sağlıyor. Yağmur ormanları hakkında ilginç olduğu kadar şaşırtan bilgileri yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Yağmur ormanları dünya yüzeyinin %2’sinden daha azını kaplamasına rağmen dünyadaki biyolojik çeşitliliğin %50’sinden fazlasına ev sahipliği yapıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yağmur ormanına düşen bir yağmur damlasının yoğun bitki tabakasını geçerek toprağa ulaşması yaklaşık 10 dakika sürüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Yağmur ormanlarındaki ağaçlar tüm dünyanın oksijen kaynağının beşte birini üretiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Güney Amerika’daki Amazon yağmur ormanları bir ülke olsaydı, dünyanın en büyük dokuzuncu ülkesi olurdu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Avustralya yağmur ormanlarındaki çiçeklerin %80’i dünyanın başka hiçbir yerinde yetişmiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Avustralya’nın Daintree Yağmur Ormanı’nın 180 milyon yaşında olduğu tahmin ediliyor. Bu bölgede dev hayvan kalıntıları ile birlikte dinozor fosillerine de rastlandı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Tükettiğimiz doğal gıdaların yaklaşık %80’i yağmur ormanlarından geliyor. Yani severek yediğimiz birçok doğal besinin ataları yağmur ormanlarından.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Modern tıp ilaçlarında kullanılan bileşenlerin dörtte biri yağmur ormanlarında yetişen bitkilerden elde ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Amazonlardaki ormansızlaşma oranı bir yılda oldukça artarak %69 oranlarına ulaştı. Yani bir yılda yok olan ormanlık alan New York’un neredeyse iki buçuk katı kadar. İçinde barındırdığı canlılığı düşünürsek bu birçok bitki ve hayvanın yuvasının da yok olduğu anlamına geliyor.

  • 8 Madde İle Karadeniz’in En Yeşili Artvin

    8 Madde İle Karadeniz’in En Yeşili Artvin

    Artvin’i henüz görmediyseniz siz siz olun “yeşilin bütün tonlarını gördüm” demeyin! Bitki ve hayvan doğası ile büyüleyen şehrimiz, Kafkas halklarından oluşan renkli nüfusu, müziği, dansları, mutfağıyla da nevi şahsına münhasır bir yerleşim. Gelin Artvin’e doğru tadı damağınızda kalacak 8 maddelik kısa bir yolculuğa çıkalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    karadeniz

    Ardanuç, Arhavi, Borçka, Hopa, Murgul, Şavşat, Yusufeli… Artvin’in bu 8 ilçesinden hangisine giderseniz gidin ama fotoğraf makinanızı yanınızdan eksik etmeyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    karadeniz

    Artvin öyle bir yer ki siz Karagöl’ün muhteşem güzelliğini görmek için Borçka merkezden yola koyulursunuz ama yol üzerinde gördüğünüz doğa harikaları gitmek istediğiniz yeri unutturuverir. Tabii yine de üzerinde sandal gezintisi, çevresinde yürüyüşler yapabileceğiniz hatta kıyısında kamp kurabileceğiniz Karagöl’ü görmeden dönmek tek kelimeyle bir kayıp olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    karadeniz

    Sınırları içindeki 18 köyden 6 tanesi Türkiye sınırları içinde bulunan, Borçka’ya bağlı cennetten bir köşe Maçahel… Yaşlı ağaçları, ormanlarında sürüler halinde yaşayan güvercinleri, vadisinde uçuşan atmacaları, şahinleri, kuzgunları, yeşilin bütün tonlarıyla içinde kaybolacağınız eşsiz bir coğrafi alan.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    karadeniz

    Artvin’in dağlık ve engebeli coğrafyası arkeolojik kazılar yapmaya pek imkân vermese de tarihin en görkemli izlerini şehrin geneline yayılmış kalelerde, camilerde, kilise ve manastırlarda görebilirsiniz. Ardanuç’taki 1500 yıllık Gevhernik Kalesi bunlardan sadece bir tanesi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    karadeniz

    Karadeniz’in büyük bir kısmında olduğu gibi Artvin demek biraz da yaylalar demektir. Artvin, yaylalarında bir araya gelen insanların dansların en coşkulusunu sergilediği festivaller demektir. Kafkas Arı ve Bal Festivali, Kafkasör Turizm ve Sanat Festivali, Karüstü Karakucak Güreşleri gibi şenliklerin yapıldığı tarihler Artvin yaylalarının şenlendiği zamanlardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    karadeniz

    Akapella, ya da a capella… Enstrüman kullanılmayan daha doğrusu enstrüman olarak insan sesinin kullanıldığı çok sesli müzik türü… Artvin’de özellikle yaşlı ama ihtiyar olmayan insanların oluşturduğu gruplardan akapella dinlemek umudunuzu ve neşenizi artıracaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    artvin, karadeniz

    Artvin’de kara lahana, kuymak, turşu kavurma, hamsili pilav gibi klasik Karadeniz yemeklerinin en lezzetlilerine ulaşabileceğiniz gibi motrella, lapurçen, puçuko, çinçar gibi adını ilk kez duyabileceğiniz yöreye has yemeklerle karşılaşmanız da mümkün.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    karadeniz

    Karadeniz’in milli sazı kemençe kadar oğlak derisinden elde edilen “tulum” da Artvin’e özgüdür. Yemyeşil doğa içinde tulum eşliğinde Karadeniz müziği dinlemenin keyfini unutmanız mümkün olmayacaktır.

  • ZEBRALARIN GİZEMLİ DÜNYASI

    Sadece Afrika’da yaşayan ve atlarla yakın akraba olan zebralar, ilginç desenleri ile doğal yaşamda dikkat çektikleri kadar moda sektöründe kullanılan desenleri ile de sıkça karşımıza çıkıyor. Siyah-beyaz çizgili desenleri gizemini hâlâ korurken, bilim insanları bu desenlerin neden ve nasıl var olduğu üzerine kafa yormaya devam ediyor. Kimi araştırmacılar bu desenlerin; topluluk halinde yaşayan zebraların aslan ve kaplan gibi avcıların av sırasında perspektifini bozmaya yaradığını savunurken, kimi araştırmacılar da uyku hastalığına neden olan çeçe sineklerinden korunmasına yardımcı olduğunu belirtiyor. Gelin vahşi yaşamın evcilleştirilemeyen türü olan zebraları daha yakından tanıyalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Vahşi doğada ortalama 25 yıl yaşayan zebralar özel bakım ile 35 – 40 yaşına kadar yaşayabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yeni doğmuş bir tay yani zebra yavrusu doğar doğmaz hemen ayağa kalkmaya çalışır ve bir saat içinde dörtnala koşabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Zebranın üç farklı türü vardır ve her türün kendine özgü çizgili desenleri bulunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Zebralar, avcının peşlerinden koşmasını zorlaştırmak için avcıdan kaçarken zikzak şeklinde hareket eder. Bir zebra 65 kilometre/saat hızla koşabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Anne zebra, yeni doğan yavrusunu kendi sesini ve kokusunu tanıyana kadar yani 2-3 gün boyunca diğer zebralardan uzak tutar. Dişi, yavrularını aile grubundan uzaklaştırır ve aileyi yeni üyesiyle ancak üç gün sonra tanıştırır. Bu, bebeğin annenin kokusunu, sesini ve rengini hatırlaması için yapılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Zebralar genellikle atlar gibi ayakta uyurlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Yiyecek arayan bir sürü, 50 kilometre yol alabilir ancak zebralar beslendikten sonra her zaman bölgelerine geri döner.

  • YERYÜZÜNÜN SİYAH İNCİLERİ: SİYAH KUMLU PLAJLAR

    Volkanik olayların aktif olarak gözlendiği ülkelerde görülen siyah kumlu plajlar, yeryüzünün en nadide manzaralarındandır. Adeta bir kartpostalı andıran siyah kumlar, sıcak lav ve deniz tuzunun etkileşimi neticesinde oluşur. Her ne kadar adı “plaj” olsa da kumu, el değmeyecek kadar yüksek ısıda olduğundan burada güneşlenmek ya da kumda uzanmak imkânsızdır. Bu yazımızda kadifemsi siyah kumların, çarpıcı mavi sularla bir araya geldiği nefes kesici plajları sizler için listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Hawaii’de bulunan Punalu’u plajı, dünyanın en etkileyici siyah kum plajlarından biridir. Kilauea volkanından gelen erimiş lavların, deniz suyuyla buluşmasından doğan bu şahane plaj aynı zamanda pek çok canlıya da ev sahipliği yapar. Bu canlılar içinde en dikkat çekenleri deniz kaplumbağalarıdır. Plajın en önemli özelliklerinden biri okyanus suyunun sıcaklık farkıdır; derinlerde tatlı su kaynakları var olduğu için yüzerken hem soğuk hem ılık suyu aynı anda hissedebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yunanistan’ın incilerinden olan Santorini yalnızca mağara evleri ya da kubbeli kiliseleri ile ünlü değil aynı zamanda bölgede yer alan Perissa plajı da oldukça dikkat çekici. Siyah kumlarıyla meşhur olan Perissa Plajı, Santorini’nin en büyük ve rahat plajlarından biridir. Yalnızca kıyı şeridi değil denizin dibi de kumludur. Gri ve siyah volkanik kum, plaja bambaşka bir atmosfer katar. Temizliğinden ötürü pek çok kez Mavi Bayrak ödülüne layık görülen plaj özellikle dalış tutkunları için biçilmiş kaftan.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    İtalya’nın üç aktif volkanından birine ev sahipliği yapan Stromboli Plajı, aynı zamanda “Akdeniz’in Deniz Feneri” olarak da anılıyor; bunun nedeni bölgede sayısız patlamaların meydana gelmesi. Bu siyah kumlu plajı diğerlerinden ayıran en önemli farkı tehlikeli olması; tamamen risk altında olduğu için uzaktan seyretmek konforlu olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Güneydoğu İzlanda’nın kıyısında yer alan Vestrahorn Plajı, dünyanın dört bir yanından fotoğrafçıların ve ziyaretçilerin akın ettiği olağanüstü plajlardan biridir. Rüzgârın hızıyla lavların su ile buluşmasından doğan bu tabiat harikası plaj, fok ailesinin de uğrak yerlerindendir. Plaja ulaşmak için zorlu yolları aşmak gerekmez, diğer plajlara göre nispeten daha düzgün bir yola sahiptir bu nedenle yalnızca yazın değil kış mevsiminde de ziyaretçisi bol olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Fransız Polinezyası’ndaki en büyük adalardan biri olan Tahiti, oldukça uzak bir kara parçası olmasına karşın doğal güzellikleriyle her yıl binlerce turiste ev sahipliği yapar. Birbirinden ünlü plajların yer aldığı Tahiti’de her zevke göre plaj mevcuttur; beyaz kumlu plajlar, şelaleler ve çok daha fazlası tercih edilebilir. Ancak özellikle tercih sebeplerinden biri Taharuu Plajı olarak bilinen siyah kumlu plajıdır. Kömür karası kumlara sahip olan plaj dünyanın en güzel siyah kumlu plajlarından biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İzlanda’nın güney kıyılarında bulunan bu görkemli plaj, sıcak lavların okyanusa akmasıyla meydana geldi. Plaj yalnızca siyah kumlarıyla ünlü değil; bölgede bulunan palyaço gagalı Puffin kuşlarına da aynı zamanda ev sahipliği yapıyor. Vik plajı, genellikle fırtınalı olduğu için denize girmek pek uygun değil ancak bu plajın turist akınına uğramasına da engel değil; sadece denize vuran dev dalgaları izlemek için bile gelenler var. Dalgalar sakin gibi görünse kıyıya ulaştıkları anda insanı devirip okyanusun içine alabilecek güçte. Kuvvetli dip akıntıları nedeniyle tehlikeli plajlardan biri olmasına karşın, sunduğu manzara görülmeye değer.

  • 7 Madde İle İzmir’in Tatil Beldesi Şirince

    7 Madde İle İzmir’in Tatil Beldesi Şirince

    İzmir’de gezilecek yerler denildiğinde ilk akla gelenler arasındadır Şirince. Kendine has mimarisi ve doğası ile eşsiz bir Ege köyüdür. Hatta Yunan yazar Dido Sotiruyu da, ‘‘Şu yeryüzünde cennet diye bir yer varsa, bizim Kırkanca (Şirince) o cennetin bir parçası olması gerekir.’‘ diyerek özetler… Tarihi birikimini korumayı başarmış eski bir Rum köyü, küçük, sade bir yer… Bizler de sizler için bu renkli köyü araştırdık ve bir liste hazırladık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Şirince, İzmir’in Selçuk ilçesinde bulunmakta, kolay ulaşımının yanı sıra yakın mesafede olan Efes Antik Kenti, Kuşadası ve Meryemana gibi turistik adresler sayesinde de yerli-yabancı birçok turistin ilgisini çekmektedir. Köyün en eski adı Kirkince (Kırkanca), sonraları buraya yerleşen Türkler tarafından Çirkince olarak değiştirilmiş, geçen zaman içinde de Şirince olarak son ismini almıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Efsaneye göre Maya Takvimi’nde 21 Aralık 2012 günü kıyametin kopacak olması ve yalnızca Fransa’nın Bugarach Köyü ile Şirince Köyü’nün bu olaydan etkilenmeyeceğinin duyurulmasıyla da kısa sürede dünyanın gündemine oturmuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Yamaç tarafına yapılmış beyaz badanalı evleri için köyün en önemli değerleri denilebilir. Şirince konum itibariyle dağlık alanda yer aldığından ziyaretçilerine eşsiz bir bağ ve meyve bahçesi görünümü de sunar. Taş döşeli dar sokaklarda yürüyüş yapmak, tarihi Rum evleri arasında dolaşıp fotoğraf çekmek size oldukça keyifli deneyimler yaşatır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Şirince’nin merkezinde bulunan çarşısı ise yörenin popüler mekânlarından bir tanesidir. Köyün güler yüzlü insanları sokaklarda kendi ürettikleri el işi ürünlerini, zeytinyağları, ev yapımı sabunları ve daha birçok farklı hediyelik eşya seçeneklerini sergileyip ziyaretçilerini ağırlıyor. Köyün kuzey kısmında bulunan Hodri Meydan Kulesi de köy manzarası için harika bir adres.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kısa bir süre önce ziyarete açılan Aziz John Baptist Kilisesi 1800’lü yıllardan kalma eski bir kilise. Bahçe kısmında yer alan küçük havuzu ise buranın güzel detaylarından. Ziyaretçilerin dilek tutup attığı bozuk paralar havuzun içindeki küçük delikten içeri girdiği takdirde dileğin gerçek olacağına inanılıyor. Yörenin önemli değerleri arasında yer alan bu tarihi kiliseyi mutlaka ziyaret etmenizi öneriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizdeki ilk medrese olma özelliğini taşıyan Tiyatro Medresesi de Şirince’de. Köyün tarihi mimarisiyle bütünleşmiş, tiyatro ve konser gibi etkinliklerin yanı sıra sanatın bütünüyle işlenebileceği olanaklara sahip bir medrese. Resmi adı ‘‘Uluslararası Araştırma Yaratım ve Gösteri Merkezi’‘. Dileyen herkes buraya sanatsal projelerini sunup, kabul görmesi halinde de bir ekip eşliğinde çalışmalara başlayabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Şirince’yle özdeşleşen lezzetler arasında belki de en önemlisi “mürver şurubu”dur. Sadece dere kenarlarında yetişen bu çiçek senede yalnızca bir ay açarmış. Çiçeği toplayan işletmeler bitkinin özünden ferah, leziz bir içecek ortaya çıkarıyor. Özellikle soğuk algınlığına bire bir geldiği de söylenenler arasında. Çarşı yürüyüşü sırasında ister yörenin meşhur kumda kahvesinin tadına varır, isterseniz de mürver şurubu eşliğinde Şirince’nin keyfini çıkarabilirsiniz.

  • KÖPEK BALIKLARIYLA İLGİLİ ŞAŞIRTICI GERÇEKLER

    Keskin diş yapıları, ihtişamlı ve biraz da korkutucu görüntüsü ile okyanuslarda ve hatta tatlı sularda yaşayabilen köpek balıklarının dünyası her zaman merak konusudur. Bu yazımızda okyanusların korkulu rüyası köpek balıkları hakkında bilinmeyen gerçekleri paylaşacağız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Köpek balıkları içinde en tehlikeli tür “atık yiyici” olarak da anılan kaplan köpek balıklarıdır. Balık, insan ya da çöp ayırt etmeksizin her şeyi yeme potansiyelleri vardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Cüce köpek balığı olarak bilinen bu tür her ne kadar köpek balığı familyasına ait olsa da boyutu yalnızca 25 cm civarındadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Köpek balıkları normalde ortalama 20 ila 30 yıl arası yaşar ancak balina köpek balığı neredeyse 100 yıla yakın yaşayabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kocaman görüntüsüyle bizi bir hamlede yutabilecek gibi duran köpek balıkları, o görüntüye rağmen kemiksizdir. Köpek balıklarının tüm iskelet yapısı kıkırdaklardan oluşur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Anne karnındayken dişleri gelişen köpek balıkları rahimdeki diğer kardeşlerini yiyebilir. Sadece kardeşlerini değil döllenmiş yumurtaları bile yemeğe başlayabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Köpek balıklarının burun çıkıntıları enteresan özelliğe sahiptir. Burunlarındaki algılayıcılar çok hassastır ve buraya yapılan temas direkt olarak beyne iletilir. Burnuna dokunulan köpek balığı sakinleşir ve hatta hipnoz etkisine girebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Köpek balığı yalnızca düz yüzebilirler, vücut dengeleri bu şekildedir. Eğer bir köpek balığı ters dönerse tüm dengeleri bozulur ve trans haline geçer. Ters kaldığı süre boyunca tepki vermez, tekrar eski konumuna geldiğinde düzelir ve yaşamsal faaliyetleri devam eder.

  • Pembeden Siyaha Dünyanın En İlginç 7 Sahili

    Pembeden Siyaha Dünyanın En İlginç 7 Sahili

    Sadece denize ya da okyanusa bakan sahiller yeteri kadar etkileyici olabilirken, alışılmışın dışında fotoğraflar veren sahiller insanı büyüleyebiliyor. Dünyanın dört bir köşesinden ilginç özellikleri olan bu yerleri ekranlarınıza taşıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Elafonisi, Pembe Kum Sahili” title_font_size=”13″]
    yunanistan

    Yunanistan’ın güneyinde bulunan “Elafonisi” oldukça şirin bir ada ve Girit’ten de rahatlıkla görülebilen kumlu kıyıları pespembe bir görünüme sahip.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Havai, Yeşil Kum Sahili” title_font_size=”13″]

    Havai’de yer alan ve Papakolea Plajı olarak da isimlendirilen Yeşil Kum Plajı’nın dünyanın dört yeşil sahilinden biri olduğu biliniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Rabida, Kırmızı Kum Sahili” title_font_size=”13″]
    en güzel plajlar, ekvator

    Kırmızı Kum Sahili Ekvador’a bağlı Galapagos Adaları’ndan biri olan Rabida’da bulunuyor. Dünyadaki üç kırmızı plajdan diğerleri ise Yunanistan ve Havai’de…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kaliforniya, Cam Sahil” title_font_size=”13″]

    1900’lerin başlarından 1960’lara kadar çöplük olarak kullanılan sahil, 90’larla 2000’ler arasında çöpten arındırılınca ortaya böyle bir manzara çıkmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Vik, Siyah Kum Sahili” title_font_size=”13″]

    İzlanda’nın güneyindeki kıyı köyü Vik, siyah kumlu plajıyla fantastik filmlerin seti olduğu izlenimini veriyor ki burası gerçekten de dünyaca ünlü yapımlara mekan olmuş bir bölge.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Marieta, Adaları Saklı Sahil ” title_font_size=”13″]
    meksika

    Bir doğa harikası olan Meksika’daki Marieta Adaları’nda bulunan Saklı Plaj’a ulaşım helikopterle sağlanıyor ve giriş özel izne tabi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Moeraki, Ejderha Yumurtaları Sahili” title_font_size=”13″]
    yeni zelanda, koekohe

    Yeni Zelanda’nın güneyinde bir balıkçı kasabası olan Moeraki’de, Koekohe adıyla da bilinen 300 metrelik sahil boyunca ejderha yumurtasını andıran yüzlerce kaya görmek oldukça şaşırtıcı…