Kategori: Bilim/Teknoloji

  • Mazide Kalan 9 Sosyalleşme Alışkanlığı

    Mazide Kalan 9 Sosyalleşme Alışkanlığı

    Bir zamanlar sevdiklerimizi kalbimiz kadar temiz sayfalarda muhafaza eder, duygularımızı ucunu yaktığımız mektuplarla ifade eder, özlemle andıklarımızı kartpostallar ile sevindirirdik. Belki artık telefonu elimize aldığımızda ya telesekreter çıkarsa diye kalbimiz atmıyor, arkadaşımızın doğum gününden önceki gece kaset doldurmak için sabahlamıyoruz ama o günlerden, nostaljik alışkanlıklarımızdan bahsedince hala içimiz titriyor. Sizi yakın geçmişin belki biraz tozlu ama özlemle anılan sayfalarına götürmek için bazıları çok eski günlerde kalan bazıları birkaç yıl öncesine kadar kullanılan sosyalleşme alışkanlıklarını 9 maddelik listemizde bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hatıra Defteri Tutmak” title_font_size=”13″]
    nostalji, 90'lar

    Bir kişiye değer verdiğinizi göstermenin en güzel yollarından biri ona hatıra defterinizi vermek ve kalbiniz kadar güzel bir sayfayı sizin için doldurmasını istemekti. Hala bir köşede sakladığımız hatıra defterlerimiz eski dostlukların nostaljik bir rehberi olarak kişisel tarihimizin en değerli belgeleridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mektup Yazmak” title_font_size=”13″]

    Ailemizi, arkadaşlarımızı özlediğimizde; sevdiğimizin uzağında olduğumuzda özenle en özel mektup kâğıdını seçer, en güzel yazımızla mektubumuzu yazardık. Her biri ayrı bir tarih yazan pulları zarfa yapıştırır, tatlı bir heyecanla mektubumuzu postaneye teslim ederdik. En eski iletişim yöntemlerinden biri olan mektuplar, sandıklarda saklanır, geçen yıllarla sararsalar da onlara gözümüz gibi bakılırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kartpostal Atmak” title_font_size=”13″]
    nostalji, 90'lar

    Seyahate gidince ilk yaptığımız kartpostal alıp sevdiklerimize göndermek olurdu. Sanki ailemize, dostlarımıza o kartpostalı göndermezsek seyahatin tadını çıkaramazdık. Biri bize kartpostal yolladığında ise kendimizi özel hissederdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Arkadaşlık Teklif Etmek” title_font_size=”13″]
    nostalji, 90'lar

    Birisiyle arkadaş olmak eskiden şimdiki kadar teklifsizce gerçekleşen bir durum değildi. Arkadaş olmak istediğimiz kişiye aracılar gönderirdik. Arkadaşlık teklif etmek genelde okul yıllarında yaşanan bir deneyim olduğundan ağaç arkalarından, duvar kenarlarından bakılır ve heyecandan kıvranarak gelecek cevap beklenirdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Akrostiş/Mâni Yazmak” title_font_size=”13″]
    nostalji, 90'lar

    Birini önemsediğimizi göstermenin en naif yollarından biri onun için olan duygularımızı şâirane bir şekilde ifade etmek değil midir? Okul defterlerinin arkasına, kokulu kâğıtlara, arasında çiçek saklanan defterlere yazılan akrostişler, mâniler en masum duygularımızın bir yansımasıydı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Telesekreter” title_font_size=”13″]
    nostalji, 90'lar

    Telesekreterler gündelik hayatımıza ilk girdiğinde bir devrim olmuşlardı. Karşılama mesajını en güzel şekilde kaydetmek için uğraşır, her eve geldiğimizde koşarak telesekreteri kontrol ederdik. Telesekretere mesaj bırakmak da bir o kadar zordu, sesimiz titreyerek mesaj bırakır heyecanla alacağımız cevabı beklerdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Not Bırakmak” title_font_size=”13″]
    nostalji, 90'lar

    Sevdiklerimizle iletişim kurmanın en tatlı, en sıcak yollarından biri de onlara not bırakmaktı. Minik kâğıtlara yazılan hatırlatma ya da sevgi notları evde, okulda, iş yerinde uygun yere iliştirilir, okuyanların içini ısıtırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Fotoğraf Albümü” title_font_size=”13″]
    nostalji, 90'lar

    Fotoğrafların eski makinelerle çekildiği günlerde özenle saklanan fotoğraflarla albümler oluşturuldu. Çocukluk ve aile fotoğrafları, okul anıları, düğün fotoğrafları… Her fotoğraf bir albüme yerleştirilir ve saklanırdı. Evimize gelenlere fotoğraf albümlerini göstermek, onlarla en güzel anılarımızı paylaşmak ise güzel bir dostluğun başlangıcı olarak görülürdü.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karışık Kaset Ve CD Hazırlamak” title_font_size=”13″]
    teyp kaseti, nostalji, 90'lar

    Bir insana verilebilecek en özel hediyelerden biri onun için karışık kaset ya da CD hazırlamaktı. 90’lardan önce doğmuş herkes en yakın arkadaşına, sevgilisine bir albüm hazırlamıştır. Karışık kaset hazırlarken çekilecek şarkıları özenle seçmek ve arada boşluk kalmayacak, ses kalitesi düşmeyecek şekilde kaydedebilmek maharet isterdi.

  • WWW HAYATIMIZA NELER KATTI?

    WWW HAYATIMIZA NELER KATTI?

    WWW, yani World Wide Web. Türkçesi, Dünya Çapında Ağ. Kısacası, web… Biraz daha açarsak, artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası hâline gelmiş bilgi paylaşım sistemi. Her yıl 1 Ağustos günü, “WWW Günü” olarak kutlanıyor. İnsanlığın neredeyse bağımlısı olduğu bu sistem 2025’le birlikte tam 36 yaşına girdi. Evet bundan 36 yıl önce, 1989 yılında İngiliz mühendis Tim Berners-Lee, CERN laboratuvarlarında HTML işaretleme dilini geliştirerek “www” şeklinde tanımlanan sistemi tasarlamıştı. Ardından 1991 yılında “www” ile başlayan ilk web sitesi hayatımıza girdi. 1993’de web tarayıcısı “Mosaic” piyasaya sürüldü. Ve ondan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı… İşin aşırı ciddi boyutu bir tarafa biz, “WWW” hayatımıza ne gibi sevimlilikler kattı kısaca sıralayalım istedik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
  • İNSANSI ROBOTLARLA BİLİM KURGU GERÇEĞE DÖNÜŞÜYOR

    Bir zamanlar yalnızca bilim kurgu filmlerinin konusu olan insansı robotlar, bugün teknoloji dünyasının en heyecan verici gerçeklerinden biri hâline geldi. Yüz ifadeleriyle duyguları taklit edebilen, yürüyebilen, konuşabilen ve hatta sanat üretebilen bu makineler, insanla makine arasındaki sınırları her geçen gün biraz daha belirsizleştiriyor. Sophia’dan Ameca’ya, Atlas’tan Ai-Da’ya kadar birçok farklı robot hem mühendisliğin geldiği noktayı hem de insanların teknolojiyle kurduğu karmaşık ilişkiyi gözler önüne seriyor. Bu yazıda, dünyanın en dikkat çekici insansı robotlarını keşfedebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sophia” title_font_size=”13″]

    2016’da aktif hâle getirilen Sophia, Hong Kong merkezli Hanson Robotics tarafından geliştirilen bir insansı robottur. Sophia, 60’tan fazla insan benzeri yüz ifadesi ve gelişmiş yapay zekâ yetenekleri sayesinde konuşma, yüz tanıma ve doğal dil anlama işlevlerini yerine getirebilmektedir. 2017’de Suudi Arabistan’dan vatandaşlık alan ilk robot olan Sophia, TV programları ve uluslararası ziyaretleriyle insan-robot etkileşimini araştıran bir platform olarak öne çıkmaktadır. Eğitim, eğlence, yaşlı bakımı ve müşteri hizmetleri alanlarında kullanılabilecek Sophia, gelecekte insan-robot iş birliğinin nasıl şekilleneceğine dair ipuçları da sunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”ASIMO” title_font_size=”13″]

    2000 yılında Honda tarafından tanıtılan ASIMO; yürüyebilen, koşabilen ve çevresine tepki verebilen ilk insansı robotlardan biriydi. Yaklaşık 1,30 metre boyunda ve 48 kilogram ağırlığında olan ASIMO, merdiven çıkma, engellerden kaçma, tepsi taşıma veya kapı açma gibi görevleri yerine getirebiliyordu. Görüntü işleme, ses tanıma ve jest algılama özellikleri ile insanlarla etkileşim kurabilen ASIMO, programlanabilir yapısıyla araştırma ve tanıtım amaçlı kullanılıyordu. Honda, 2018’de ASIMO’nun üretimini durdurma kararı aldı ama bilgi ve deneyimlerini, yaşlı bakımı için robot destekli çözümler, otonom araç sistemleri, afet müdahale ve kurtarma robotları gibi alanlara aktardı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ameca ” title_font_size=”13″]

    İngiltere merkezli Engineered Arts tarafından geliştirilen Ameca, 2021’de tanıtılan bir insansı robottur. Gülümseme, şaşırma, kaş çatma gibi doğal yüz ifadeleri sergileyebilen Ameca, gözlerindeki kameralar ve kulaklarındaki mikrofonlarla çevresini algılar. Ameca, araştırma laboratuvarları, teknoloji fuarları ve sosyal etkileşim alanlarında kullanılmış; fiziksel görevler için tasarlanmamış olsa da mimik ve konuşma becerileriyle sosyal robotik alanında çığır açan bir örnek olarak öne çıkmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Chihira Aico” title_font_size=”13″]

    Chihira Aico, Japonya merkezli elektronik devi Toshiba tarafından geliştirilen ve 2014’te tanıtılan, insansı görünüme sahip bir robot rehberdir. Gerçekçi yüz hatları ve mimikleriyle dikkat çeken bu insansı robot, özellikle turistik bölgelerde bilgi verme, yönlendirme ve çok dilli iletişim kurma amacıyla geliştirilmiştir. Japonca, Çince, İngilizce gibi dilleri konuşabilen bu robot, insanlarla doğal bir diyalog kurabilmesi için gelişmiş konuşma, tanıma, jest ve mimik sistemleriyle donatılmıştır. Chihira Aico, Japonya’daki bazı turizm ofislerinde ziyaretçilere yardım etmekte ve robotların halka açık alanlarda nasıl kullanılabileceğine dair önemli bir örnek sunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Atlas” title_font_size=”13″]

    Boston Dynamics tarafından geliştirilen Atlas, 2013’ten bu yana dünyanın en dinamik insansı robotlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Robot; yürüyüş, koşma, zıplama ve takla atma gibi hareketleri gerçekleştirme, iki eliyle nesneleri taşıyabilme ve yerleştirebilme özelliklerine sahiptir. İlk versiyon hidrolik aktüatörlerle çalışırken, 2024’te tanıtılan yeni nesil Atlas, tamamen elektrikli olup elektrikli aktüatörlerle daha verimli hareket etmektedir. Başlangıçta arama-kurtarma çalışmaları için tasarlanan Atlas, 2025 itibarıyla endüstriyel ortamlarda, özellikle fabrikalarda görev alabilecek potansiyele sahiptir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ai-Da” title_font_size=”13″]

    2019’da Oxford Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen Ai-Da, adını İngiliz matematikçi ve bilgisayar öncüsü Ada Lovelace’ten almış ve dünyanın ilk ultra gerçekçi yapay zekâ destekli robot sanatçısı olarak tanıtılmıştır. Kameralarla donatılmış gözleri sayesinde gördüklerini analiz eden Ai-Da, robotik kolu ile çizim, resim ve performans sanatı üretir. Eserleri çeşitli sergilerde yer almış, yapay zekânın sanattaki rolü üzerine küresel tartışmalar başlatmıştır. İlk solo sergisi Oxford Üniversitesinde teknolojinin toplumsal etkilerini sorgulayan eserlerden oluşmuştur. Ai-Da’nın Alan Turing Portresi ise 2024’te 1,08 milyon ABD dolarına satılmıştır; bu eser, yapay zekânın sanattaki yeri ve geleceğine dair önemli bir gösterge olarak değerlendirilmektedir.

  • Güneş Sistemi ve Gezegenler Hakkında Bilgiler

    Güneş Sistemi ve Gezegenler Hakkında Bilgiler

    İçinde yaşadığımız ev, sokak, cadde, mahalle, ilçe, il, ülke, kıta, Dünya derken lafın sonu akıl sınırlarını zorlayan bir sonsuzluğa uzanıyor. Dünya’mıza da ev sahipliği yapan Güneş Sistemi derlemesiyle bu sonsuzluğa ilk adımımızı atıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    dünya, mars, jüpiter, uranüs

    Güneş Sistemi, en kısa ve öz anlatımla Güneş ve onun çekim gücünün etkisiyle etrafında biriken gök cisimleri topluluğudur. Gezegenler ve uyduları, gök taşları, kuyruklu yıldızlar, asteroitler bu topluluğun birer parçasıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    sun

    Sisteme adını veren Güneş ana yıldız olmakla birlikte orta büyüklükte bir yıldızdır. Buna karşılık Güneş Sistemi’nin toplam kütlesinin %99,8’i Güneş’e aittir. Katı bir yüzeye sahip olmayan, Dünya’mıza ısı ve ışık yayan bu gaz topunun yaşının 4,5 milyar yıl olduğu tahmin ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    dünya, mars, jüpiter, uranüs

    Gezegen ise bir yıldızın etrafında hareket eden gök cismine deniyor. Güneş’e olan uzaklıklarına göre sıralarsak bunlar Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’dür. Dünya hariç bütün gezegenler adlarını Roma ya da Yunan mitolojilerinden almışlardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    güneş sistemi, samanyolu, gezegen

    Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni Jüpiter’dir. Satürn kadar belirgin olmasa da Jüpiter’in ve hatta Neptün ile Uranüs’ün de etrafında halkalar bulunur. Bunlara gazlardan oluştuğu için dış gezegenler, Dünya benzeri bir yapıya sahip olan Merkür, Venüs, Dünya ve Mars’a da iç gezegenler denir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    en küçük gezegen

    Plüton ismiyle bildiğimiz bir gezegen vardı ve Güneş Sistemi’nde gezegen sayısı sorulduğunda 9 derdik. Güneş’e en yakın gezegen Merkür iken en uzak gezegen Plüton’du. Ama 2005 yılında Plüton bir gezegen değil “cüce gezegen” olarak kabul edildi! Ve dolayısıyla Güneş’e en uzak gezegen de artık Neptün oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    dünya, mars, jüpiter, uranüs

    Hem kendi ekseni etrafında hem de Güneş etrafında dönen gezegenlerin yörüngeleri elips şeklindedir ve dönüş hızları Güneş’e uzaklıkları ile ters orantılıdır. Batıdan doğuya doğru dönen gezegenlerden bazılarının yörüngeleri birbiriyle kesişir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Güneş Sistemi’ni kapsayan Samanyolu ise içinde 200 milyar kadar yıldız barındıran bir gök adadır. Güneş Sistemi bu gök adanın merkezinde değildir, merkeze uzaklığı 30.000 ışık yılıdır. Çok daha etkileyici olanı ise evrende Samanyolu gibi milyarlarca gök ada bulunuyor olması…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Bugün tüm bu bilgilerden bilim insanları sayesinde haberdarız. Tarihe uzay hakkındaki keşifleriyle adını yazdırmış pek çok insan var ve bunların başında Galileo Galilei geliyor. Astronom, matematikçi, fizikçi, mühendis ve filozof Galileo Güneş Sistemi’ni fiziksel bulgularla açıklayan, Ay yüzeyindeki kraterlerden, Güneş yüzeyindeki lekelerden ilk kez söz eden kişi olmuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    uzay roketi

    Teknolojinin gelişmesiyle Dünya’dan fırlattığımız uzay araçları da bu bilgileri edinmede büyük önemi olan diğer unsurlar… Mavi güzel Dünya’mızın uzaydan nasıl göründüğünü çoktandır biliyoruz. Oysa ilk kez 1959 yılında uzaya gönderilen ABD sondası Explorer 6 ile fotoğrafı çekilmişti. Uzaya ilk gönderilen insan yapımı araç ise “Sputnik 1” isimli Sovyet uydusuydu.

  • 10 Madde ile Sosyal Medya Kullanma Kılavuzu

    10 Madde ile Sosyal Medya Kullanma Kılavuzu

    Sosyal medya hem güncel hayattan haberdar olma hem de eğlenme şansını ayağımıza getiriyor. Her geçen gün daha da sık kullandığımız sosyal medya sitelerini evdeki bilgisayarımızdan cep telefonumuza dek her türlü cihazda kullanıyoruz kullanmasına ama ne kadar iyi kullanıyoruz? Bazı kısaltmalara ve kavramlara açıklık getirerek sosyal medya kullanımınızı şahlandırmak, çağı yakalamanızı sağlamak için yine bir dev hizmet ile huzurundayız. İşte, 10 maddede en çok kullanılan sosyal medya kısaltmaları…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”DM yani Direct Message” title_font_size=”13″]
    sosyal medya

    DM, Direct (direkt) ve Message (mesaj) kelimelerinin birleşmesinden oluşur. Birisine DM attığınızda mesajınızı onun hesabını takip eden herkes değil sadece mesajı yollamak istediğiniz kişi okur. Bu yüzden DM hassas konularda haberleşmek için en uygun yöntemdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”FF yani Follow Friday” title_font_size=”13″]
    sosyal medya

    FF, takip etmek (Follow) ve Cuma (Friday) kelimelerinin baş harflerinden oluşur. FF, Twitter’da takip ettiğiniz ve takipçilerinize de önermek istediğiniz hesapları duyurmanızı sağlar. Örneğin müthiş paylaşımlarda bulunan bir moda bloggerını kuzeninize tavsiye etmek isterseniz FF tam size göre demektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Flood” title_font_size=”13″]
    sosyal medya

    Malum, Twitter’da en uzun paylaşım 280 karakter oluyor, söyleyeceğiniz 280 karaktere sığmıyorsa arka arkaya birçok tweet yazmak suretiyle bir flood oluşturabilir derdinizi uzun uzun anlatabilirsiniz. Flood oluşturmanın püf noktası ise her bir tweeti numaralandırmayı unutmamaktır, böylece okuyucular tweetlerinizi doğru sırayla okuyarak ne demek istediğiniz tam olarak kavrayabilirler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”# Hashtag” title_font_size=”13″]
    sosyal medya

    Sosyal âlemlerle ilgili öğrenilmesi gereken ilk ders “hashtag” kavramının anlamıdır. Sosyal medyanın etiketi sayılabilecek hashtag, herhangi bir paylaşımınızın hangi konu başlığında değerlendirilmesini istediğinizi gösterir. Örneğin bir bebek fotoğrafının altına #bebek yazarsanız, fotoğrafınızın bir bebek fotoğrafı olduğunu belirtmiş olursunuz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mention” title_font_size=”13″]
    sosyal medya

    Twitter’da bir tweetinizin özellikle bir kişiyle alakalı olduğunu belirtmek isterseniz kişinin ismini @ işareti önüne yazmanız yeterli olacaktır. Mention özelliği birine cevap olarak yazdığınız tweetlerde de kullanabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Repost” title_font_size=”13″]
    sosyal medya

    Twitter’da Retweet varsa Instagram’da da Repost var. Repost, Instagram’da paylaşılmış bir fotoğrafı, kendi hesabınızdan tekrar paylaşmanız demektir. Twitter ve Facebook’dan farklı olarak Instagram’da Repost yapabilmeniz için ayrı bir uygulama indirmeniz gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”RT yani ReTweet” title_font_size=”13″]
    sosyal medya

    Retweet, başkasının yazdığı bir tweeti kendi hesabınızdan tekrar paylaşmanız anlamına gelir. Okuduğunuz ve beğendiğiniz bir tweeti böylece sizi takip eden kişilerle de paylaşmış olursunuz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tag” title_font_size=”13″]
    sosyal medya

    Tag yani etiketleme sayesinde fotoğraf ve video paylaşımlarınıza istediğiniz kişileri iliştirebilirsiniz. Paylaştığınız bir fotoğrafta kimlerin yer aldığını belirtmek için tag özelliğini kullanabileceğiniz gibi paylaşımınıza belli kişilerin dikkatini çekmek için de onları tagleyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”TBT yani Throwback Thursday” title_font_size=”13″]
    sosyal medya

    Başta Instagram olmak üzere tüm sosyal medya kanallarında kullanılan TBT yani Throwback Thursday dilimize “Ah ne günlerdi onlar.” diye çevrilebilir. Sosyal medyada eski günlerden kalma fotoğraflarınızı paylaşırken #TBT ibaresini ekleyerek bu akıma siz de uyabilirsiniz. İnternetin yazılı olmayan kurallarına göre TBT olarak paylaşılan fotoğrafların en az 5-10 yıl önce çekilmiş olması gerekse de TBT daha çok geçen sene çıkılan tatilden fotoğraflar paylaşmak için kullanılmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”TT yani Trending Topic” title_font_size=”13″]
    sosyal medya

    Twitter’da en çok konuşulan konulara TT yani Trending Topic denir. TT sayesinde o anda dünyada, Türkiye’de ve hatta belli bir şehirde en çok hangi konularda tweet atıldığını görebilirsiniz. Türkiye’de bir derbi maçı oynandığında dünya genelinde bu maçın TT olması ise ülkemizde Twitter kullanımının ne kadar gelişmiş olduğunun ispatıdır.

  • 8 Madde İle Evrenden İlginç Bilgiler II

    8 Madde İle Evrenden İlginç Bilgiler II

    Atomaltı parçacıklardan tutun milyarlarca yıldızdan oluşan galaksilere, -bildiğimiz kadarıyla- canlıların evi olan dünyamızdan, canlıların her biri ayrı bir dünya olan bedenlerine kadar milyarlarca bilgi! Şimdilik 8 tanesini listemize taşıyoruz, okuyup şaşırmaya ne dersiniz?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
  • Çocuğunuzu İnternet’in Tehlikelerinden Korumanın 8 Etkili Yöntemi

    Çocuğunuzu İnternet’in Tehlikelerinden Korumanın 8 Etkili Yöntemi

    Yaz tatili çocukların bilgisayar ve internet başında en çok zaman geçirdiği günler oluyor. Çocukların eğitimi için bilgisayar ve internet şart olsa da monitör başında oldukları sırada birçok tehlikeye maruz kalabiliyorlar. Artık bireylerin tüm haberleri internet üzerinden aldığı, tüm sosyal aktivitelerin sosyal medya üzerinden yaşandığı çağımızda çocuğunuzun bilgisayardan uzak durmasını istemek mantıklı gözükmüyor ama bir yandan da her ebeveynin aklı çocuğunun internette nelerle karşılaşacağında kalıyor. Bu sebeple ebeveynler çocuklarının internet trafiğini kontrol etmeyi, bilgisayar başında geçirdiği saatleri denetlemeyi tercih ediyorlar. Bu zorlu ve önemli konuda size yardımcı olmak adına kapsamlı bir araştırma yaptık ve çocuğunuzu internetin tehlikelerinden korumanın 8 yöntemini sizin için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çocuklarınızın Monitör Başında Ne kadar Zaman Geçireceğini Programlayın” title_font_size=”13″]

    Çocuklar internet ve bilgisayar başında saatler geçirmeye istekli olsalar bile fiziksel ve ruhsal gelişimlerinin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için açık havada, yaşıtlarıyla sosyalleşerek de zaman geçirmeleri gerekiyor. Çocuğunuzun internette ne kadar zaman geçirmesi gerektiğini net bir şekilde belirleyin ve bu kurala uymasını sağlayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çocuklarınızla İletişim Kurun” title_font_size=”13″]

    Çocuklarınıza fiziksel hayatta olduğu gibi sanal hayatta da kötü niyetli kişiler olabileceğini ve kendilerini korumak için almaları gereken önlemler olduğunu net bir dille anlatın. Aynı şekilde nasıl sokakta tanımadıkları kişilerle konuşmuyorlarsa, internette de tanımadıkları kişilerle konuşmamaları gerektiğini anladıklarından emin olun.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Neyi Paylaştıklarına Dikkat Edin” title_font_size=”13″]

    Sosyal medya; bireyleri, her türlü fotoğraflarını, videolarını ve kişisel bilgilerini paylaşmaya teşvik ediyor. Bu durum yetişkinler için bile rahatsız edici olurken çocuklar için büyük bir tehlike oluşturuyor. Çocuklarınızın paylaştığı fotoğraflara, yazılara dikkat edin ve onlara neyin paylaşılıp neyin paylaşılmayacağını öğretin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çocuklarınıza Yardımcı Olun” title_font_size=”13″]

    Çocuklarınızın, kullandıkları sosyal medya kanallarının güvenlik seçeneklerini ayarlamalarına yardım edin. Bu şekilde hesaplarının ve fotoğraflarının kötü niyetli üçüncü kişiler tarafından izlenmesini engelleyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Virüs Koruma Programları Kullanın” title_font_size=”13″]

    Hem kendinizin hem de çocuklarınızın kullandığı bilgisayarlara ve mobil cihazlara virüslere karşı koruyucu programlar yükleyin. Bu programların çoğunun hem ebeveyn kontrolü modu hem de ücretsiz sürümleri bulunuyor. Bu şekilde onları kişisel bilgilerini ele geçirebilecek zararlı yazılımlardan koruyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Oyun Konsollarını Unutmayın” title_font_size=”13″]

    Unutmayın ki sadece bilgisayarların ve mobil cihazların değil, oyun konsollarının da internet bağlantısı bulunuyor. Oyun konsolları üzerinden internete girilebildiği, üçüncü kişilerle sohbet edilebildiği gibi alışveriş de yapılabiliyor, bu sebeple çocuğunuzun kullandığı oyun konsollarını da denetlemeniz, gerekirse internet erişimlerini kısıtlamanız büyük önem taşıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”YouTube Ayarlarını Değiştirin” title_font_size=”13″]

    Çocukların en sık ziyaret ettiği sitelerden biri YouTube oluyor fakat ne yazık ki bu sitede onlar için zararlı olabilecek videolar da bulunuyor. Onları bu zararlı içeriklerden korumak için YouTube anasayfasının en altında bulunan Restricted Mode/Kısıtlı Mod özelliğini etkinleştirebilir, kendilerine uygun olmayan videoları izlemesini engelleyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Teknolojiden Faydalanın” title_font_size=”13″]

    İnternet bir yandan tehlikeler oluşturduğu gibi bir yandan da yararlı uygulamaları hizmetinize sunuyor. Çocuklarınızın güvenliğini sağlamak için kullanabileceğiniz birçok ürün bulunuyor. Sadece çocuklara uygun sonuçları gösteren arama motorlarını, çocuklarınızın internette geçirdiği zamanı size bildiren uygulamaları kullanarak teknolojinin nimetlerinden faydalanabilirsiniz.

  • TÜRKİYE’DE SOSYAL MEDYANIN GELİŞİMİ VE İLK YERLİ PLATFORM: NEXT SOSYAL

    Sosyal medya platformları, son 20 yılda yalnızca iletişim kurma biçimimizi değil; düşünme, üretme ve sosyalleşme alışkanlıklarımızı da değiştirdi. Artık haberleri buradan alıyor, gündemi buradan takip ediyor, dijital kimliklerimizi bu sanal evrende kurguluyoruz. Yazımızda, sosyal medyanın Türkiye’deki yolculuğuna göz atacak ve ülkemizin ilk yerli ve millî sosyal medya platformu Next Sosyal’i keşfedeceğiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Anlık Mesajlaşmanın Dijital Yolculuğu” title_font_size=”13″]

    Microsoft’un 1990’ların sonunda geliştirdiği MSN Messenger, 2000’li yıllarda Türkiye’de yaygınlaştı. Gençler; arkadaşlarıyla yazışmak, durumlarını paylaşmak ve emojilerle duygularını ifade etmek için bu platformu kullanmaya başladı. Sosyal medya öncesi dönemin dijital sosyalleşme platformu olan MSN, bugünkü dijital alışkanlıklarımızın temelini o yıllarda attı. 2013’te tamamen kapanmasının ardından anlık mesajlaşma sahnesine üç güçlü oyuncu çıktı: 2009’da kurulan WhatsApp, 2025 itibarıyla yaklaşık 3 milyar kullanıcıyla dünyanın en yaygın mesajlaşma uygulaması hâline geldi. Facebook Messenger, özellikle Facebook kullanıcılarını yakalayarak 2025 yılında 950 milyonu aşkın aktif kullanıcıya ulaştı. 2013’te kullanıma giren Telegram ise güvenlik, hız ve kanal özellikleriyle öne çıkarak, 2025 yılı itibarıyla 1 milyar kullanıcıya ulaştığını duyurdu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Facebook” title_font_size=”13″]

    2004 yılında ABD’de kurulan Facebook, Türkiye’de özellikle 2007 sonrasında hızla yaygınlaştı. İlk dönemlerde üniversite öğrencileri arasında popülerken zamanla her yaştan kullanıcının dâhil olduğu geniş bir sosyal ağ hâline geldi. 2025 itibarıyla Türkiye’de 34,8 milyon aktif kullanıcıya sahip olan Facebook’un, genç kuşaklar arasında kullanım oranı ise giderek azalıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”X, Threads ve Bluesky” title_font_size=”13″]

    2006’da kurulan Twitter, Türkiye’de özellikle 2010’lu yılların başlarından itibaren güncel gelişmeleri takip etmek açısından önemli bir platform olarak yaygın şekilde kullanılmaya başlandı. 2023’te “X” adını alan platform, etkileşim gücü yüksek olmasına rağmen Instagram kadar geniş bir kitleye ulaşamadı; 2025 itibarıyla Türkiye’de yaklaşık 19,7 milyon aktif kullanıcıya sahip. Meta’nın 2023’te sunduğu Threads uygulaması ise Instagram tabanlı bir mikroblog deneyimi sunsa da veri aktarımıyla ilgili kararlar nedeniyle 2024’te Türkiye’de erişime kapatıldı. Twitter’ın kurucusu Jack Dorsey’in geliştirdiği Bluesky ise henüz sınırlı bir kullanıcı kitlesine ulaşsa da bağımsız altyapısıyla öne çıkmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Instagram ” title_font_size=”13″]

    2010 yılında kurulan Instagram, Türkiye’de 2012 yılından sonra hızla popülerleşti. Görsel içerik paylaşımına dayalı yapısıyla özellikle gençler arasında büyük ilgi gördü. Günümüzde hem bireysel kullanıcılar hem de markalar için vazgeçilmez bir platform hâline geldi. 2025 verilerine göre Türkiye’de en çok kullanıcısı olan platform, 58,5 milyon kişi ile Instagram oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Snapchat” title_font_size=”13″]

    ABD merkezli Snapchat, 2011’de kurulduktan sonra Türkiye’de özellikle 2015’ten itibaren yaygınlaşmaya başladı. 13 yaş üzeri kişilerin hesap oluşturabildiği, anlık görüntü ve hikâye paylaşımıyla gençler arasında popüler hâle gelen Snapchat, Instagram’ın benzer özelliği yaygınlaştırmasının ardından kullanıcı sayısında düşüş yaşasa da 2025 yılı itibarıyla Türkiye’de hâlâ gençler tarafından aktif olarak kullanılmaktadır. Snapchat’in 2025 yılı başı itibarıyla Türkiye’deki kullanıcı sayısı ise 15,7 milyondur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”TikTok ” title_font_size=”13″]

    Çin merkezli ByteDance tarafından geliştirilen TikTok, 2016’daki küresel lansmanının ardından Türkiye’de 2018’den itibaren hızla yaygınlaştı. Kısa video formatı ve gelişmiş algoritmasıyla özellikle Z kuşağı arasında vazgeçilmez bir uygulama hâline geldi. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’de TikTok’u aktif olarak kullanan, içerik üreten veya tüketen yaklaşık 40,2 milyon kullanıcı bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Türkiye’nin İlk Yerli ve Millî Sosyal Medya Platformu: Next Sosyal” title_font_size=”13″]

    Next Sosyal; haber, teknoloji, yaşam ve gündem odaklı içeriklerin paylaşıldığı, veri güvenliğini ve dijital özgürlüğü öne çıkaran bir sosyal medya platformudur. “Reklamsız, sansürsüz ve algoritmasız bir deneyim” sloganıyla dikkat çeken platform, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı öncülüğünde geliştirilmiş ve Temmuz 2025’te genel kullanıma açılmıştır. Açık kaynak kodlu yapısıyla öne çıkan Next Sosyal, yazılım kodlarını kamuya açık şekilde paylaşarak geliştiricilerin kodları incelemesine, uygulamanın işleyişini görmesine ve kendi projelerine uyarlamasına imkân tanımaktadır.

  • 8 Fotoğrafla Gezegenler Dünyaya Yakın Olsa Anadolu Şehirleri Nasıl Görünürdü

    8 Fotoğrafla Gezegenler Dünyaya Yakın Olsa Anadolu Şehirleri Nasıl Görünürdü

    Yıldızları ve ayı seyretmeyi sevmeyen, onların akşamları gökyüzünde yanan sarı ışıklarına dalıp gitmeyen yoktur. Çıplak göz ile Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn gibi gezegenleri gözlemek mümkün olsa da onları sadece belli hava şartlarında görebiliriz. Üstelik, Dünya’ya olan uzaklıkları sebebiyle bu devasa gezegenler gökyüzünde bir toplu iğnenin başı kadar küçük noktalar olarak görülürler. Merakımıza hâkim olamadık ve gezegenler Dünya’ya yakın olsaydı Anadolu şehirlerinin siması nasıl değişirdi araştırdık, sizlerle paylaşmak için 8 maddelik listemizde görselleştirdik…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Adıyaman, Nemrut Dağı – Mars” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Doğubayazıt, İshakpaşa Sarayı – Jüpiter” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kars, Ani Harabeleri – Uranüs” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ürgüp – Neptün” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kapadokya – Venüs” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mardin – Merkür” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bitlis – Pluto” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Konya, Meke Krater Gölü – Satürn” title_font_size=”13″]
  • PALADYUM HAKKINDA MERAK EDİLENLER

    Son yıllarda, geleneksel kıymetli madenlerden altın ve gümüşün yanı sıra paladyum da yatırımcıların ilgisini çekmeye başladı. Özellikle otomotiv sektöründeki kritik rolüyle öne çıkan bu nadir maden, hızla artan değeri ve çeşitli kullanım alanlarıyla dikkat çekiyor. Peki, paladyum nedir? Nerelerde kullanılır? Değeri neden giderek artıyor? Tüm bu soruların cevaplarını yazımızda okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Paladyum, sembolü “Pd” olan ve platin grubu metaller arasında yer alan bir elementtir. 1803 yılında İngiliz kimyager ve fizikçi William Hyde Wollaston tarafından keşfedilmiştir. İsmini, o dönemde yeni keşfedilen bir asteroit olan “2 Pallas”tan alır. 2 Pallas, hacim ve kütle bakımından Güneş Sistemi’ndeki en büyük ikinci asteroittir. Aynı zamanda, Antik Yunan tanrıçası Athena’nın bir sıfatı olan “Pallas”a da göndermede bulunur. “Palladium” kelimesi hem bu mitolojik bağlantıya atıfta bulunur hem de “koruyucu” anlamına gelir. Antik Yunan ve Roma kültürlerinde “Palladium”, kutsal ve koruyucu bir nesne olarak kabul edilmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Parlak, gümüş-gri beyaz renkte olan bu element; yumuşak ve esnek yapısı sayesinde kolayca şekil verilebilen bir metaldir. Paladyum, oksitlenmeye karşı yüksek direnç gösterir. Bu özelliği sayesinde havadaki oksijenle kolayca tepkimeye girmez ve kararma yapmaz. Diğer pek çok metalin aksine paslanma veya oksitlenme gibi sorunlarla karşılaşmaz. Düşük erime noktası, paladyumun sanayi ve teknoloji alanlarında daha rahat işlenmesini sağlar. Bu özelliği sayesinde döküm, lehimleme ve takı yapımında tercih edilir; metalin istenilen forma getirilmesini kolaylaştırır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Paladyum, doğada nadir olarak saf hâlde bulunur. Genellikle platin grubu metallerle birlikte özellikle platin, nikel ve bakır yataklarında yan ürün olarak elde edilir. Bu nedenle, paladyumun doğrudan çıkarılması zordur ve çoğu zaman diğer metallerle birlikte işlenmesi gerekir. Saf paladyuma rastlanılması son derece enderdir; bu durum da onun değerini artıran başlıca etkenlerden biridir. Paladyumun en büyük üretici ülkeleri arasında Rusya, Güney Afrika, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri yer alır. Bu ülkeler, dünya genelindeki paladyum arzının büyük bölümünü karşılamaktadır. Özellikle Rusya, küresel üretimin önemli bir kısmını tek başına üstlenirken; Güney Afrika, platin grubu metaller açısından zengin yataklara sahip olması nedeniyle paladyum üretiminde stratejik bir rol oynamaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Paladyum, benzinli araçlarda katalitik konvertör üretiminde de önemli bir rol oynar. Bu sistem, egzozdan çıkan zararlı gazları daha zararsız hâle getirerek çevreye salınan emisyonları azaltır. Benzinli araçlarda paladyum tercih edilirken, dizel araçlarda genellikle platin kullanılır. Yüksek iletkenlik özelliği sayesinde paladyum; elektronik devrelerde, özellikle lehimleme işlemlerinde, sıklıkla kullanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Paladyum, mücevher yapımında da tercih edilen bir metaldir. Platin grubuna ait olduğu için benzer parlaklığa ve dayanıklılığa sahiptir; ancak platin kadar yoğun değildir, yani daha hafiftir. Bu özelliği, paladyumu günlük kullanım için daha konforlu bir seçenek hâline getirir. Mücevherlerde kullanılan beyaz altının beyaz rengini elde etmek için paladyum alaşımlarına yer verilir. Ayrıca paladyum, estetik görünümü ve dayanıklılığı sayesinde diş kaplamaları ve dolgularında da yaygın olarak kullanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Paladyum, dünya genelinde sınırlı rezervleri bulunması nedeniyle stratejik öneme sahip bir metaldir. 2000’li yıllardan bu yana otomotiv sektöründeki çevre düzenlemelerinin sıkılaşmasıyla birlikte paladyuma olan talep artmış, bu da fiyatların yükselmesine yol açmıştır. Hatta 2000’li yılların başlarında, İngiltere’de paladyum içerdiği için araç egzoz sistemleri çalınmaya başlanmıştır. 2019-2021 yılları arasında paladyumun fiyatı rekor seviyelere ulaşmış; 2019 ve 2020’de ons fiyatı 3.000 doların üzerine çıkarak altını dahi geride bırakmıştır. Uzmanlar, bu yükselişin başlıca nedenleri arasında Rusya’nın üretimi sınırlaması ve otomotiv sektöründeki yoğun talebi göstermektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Paladyum, eski otomobillerin katalitik konvertörlerinden geri kazanılabilme özelliği sayesinde ileri dönüşüm (geri kazanım) endüstrisi açısından da son derece değerlidir. Ancak bu dönüşüm süreçleri hem karmaşık hem de maliyetlidir. Bazı uzmanlara göre, elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte içten yanmalı motorların ortadan kalkması, paladyumun kullanım alanlarını daraltabilir. Öte yandan, hibrit sistemler ve hidrojen yakıt hücreli araçlar gibi geçiş teknolojilerinde paladyuma hâlâ ihtiyaç duyulacağı da ifade edilmektedir. Son yıllarda fiyatının hızla yükselmesiyle yatırımcıların dikkatini çeken paladyum, altın ve gümüş gibi kıymetli madenler arasında yerini almıştır. Bu değerli metalin gelecekteki potansiyeli hem otomotiv sektöründeki teknolojik gelişmelere hem de ileri dönüşüm süreçlerinin verimliliğine bağlı olarak şekillenmeye devam etmektedir.