Kategori: Bilim/Teknoloji

  • TEKNOLOJİ TRENDLERİ

    Çok değil, bundan 50 sene öncesinde filmlerde izlediğimiz, kitaplarda okuduğumuz, gerçekleşmesi hayal gibi duran birçok teknolojik yenilik artık hayatımızda. Hızla ilerleyen ve yaşamımızın bir parçası olma yolunda büyük yatırımlar alan son teknolojileri yazımızda okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Son dönemlerde, özellikle pandemiden sonra insanların doğa ile kopmaz bağlarının bir parçası olan yaşam alanlarında bitki yetiştirmek çok moda oldu. İç mekânlarda yetiştirilen bitkilerin ciddiye alınması gereken bakım süreçleri bulunuyor. Bitkilerin topraklarından alacakları besin ve mineraller bitkilerin gelişimi için çok önemli. Bu konuyla ilgili satışa sunulan dönüştürücü makineler işleri bir hayli kolaylaştırıyor. %100 organik kompost hazırlayan bu makinenin kullanımı ise oldukça şaşırtıcı. Mutfaktan çıkan yemek artıkları ile diğer tüm organik atıklar çöp yerine cihazın bölmesine atılıyor ve saatler sonra bitki ya da bahçe toprağı için sağlıklı kompost gübre elde ediliyor. Etli yemek artıkları ya da meyve ve sebzelerin kullanılmayan kısımlarını dönüştürerek organik gübre elde ederken, doğaya zarar vermeden çöpleri de öğütmek mümkün oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    “Boston Dynamics” sıkça duyduğumuz şirketlerden biri olma yolunda hızla ilerliyor. Yapay zekâ ve robotlar üzerine çalışan bu firma, tasarımında köpek anatomisinden esinlediği robotu “Spot” ile yaşamı kolaylaştırmayı hedeflerken; Çinli teknoloji firması Welian, “Alphadog” isimli benzer ürününü satışa sundu. Ev işlerinde yardım eden, ateş ölçme gibi sağlık verilerini uzaktan algılayıp herhangi bir tehlike anında uyarı veren bu robot köpekleri ilerleyen yıllarda sıkça göreceğiz gibi duruyor. Denge konusunda testlerden başarıyla geçen bu robot köpekleri bir tablet aracılığıyla kontrol etmek mümkün. Boston Dynamics’in spot robotlarının fiyatı 74.500 dolar olarak sadece ABD sınırları içerisinde resmî internet sitesi üzerinden satılmaya başlarken, Çinli robotun fiyatı 1000 dolar gibi muadiline kıyasla oldukça ucuz bir fiyattan satışa sunuldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Amerikalı Xwing, elektrikli ve pilotsuz çalışan hava taksileri ile seyahat etmenin mümkün olduğu bir gelecek için hazır. Silikon Vadisi’ndeki yoğun çalışmalar üzerine; hava yoluyla seyahat etmeyi daha ucuz ve verimli bir ulaşıma dönüştürmek için çalışmalar üreten Xwing’e göre sadece birkaç yıl içerisinde bölgesel ve küresel uçuşları görmeye başlayacağız. Şirketin geliştirdiği yazılım ile bu uçakların iniş, kalkış ve sürüşünü otomatikleştiren uçuş kontrol sistemleri ile birleşerek hem temiz enerji ile çalışan hem de iş gücü maliyetleri düştüğü için daha ucuza uçmamızı sağlayacak teknolojiler kapımızda.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Nesnelerin interneti (Iot), kullanılan birçok teknolojik ürünün Wi-Fi bağlantısı ile internete ve birbirine bağlanabilmesine olanak sağlayan yeni bir teknoloji. Cihazları, ev aletlerini, arabaları vb. ürünleri uzaktan kontrol etmemizi sağlayan bu teknoloji ile işe gittiğimizde evimizin kapısını kilitlemeyi unutsak bile, uzaktan verilen bir komut ile ev anahtarının kilitlenebilmesi sağlanmakta. Örneğin, dışarıdan evinize döneceksiniz ve eve girer girmez sıcak bir kahve içmek istiyorsunuz… İşte Iot teknolojisi ile sadece bir tuşa basarak eve ulaştığınızda sıcacık kahve sizi karşılıyor olacak. Bu yeni teknoloji trendinin sadece başlangıç aşamasındayız. Tahminler 2030 yılına kadar dünya çapında yaklaşık 50 milyar Iot cihazının kullanılacağını ve akıllı telefonlardan mutfak aletlerine kadar her şeyi kapsayan büyük çapta birbirine bağlı cihaz ağı oluşacağını öngörüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Son dönemin en çok tüketilen teknolojileri giyilebilir teknoloji oldu. Akıllı saatler, bluetooth ile çalışan kulaklıklar gibi ürünler gündelik hayatta sıkça kullanılırken, bazı teknoloji firmaları bu yenilikleri sağlık alanına taşımayı planlıyor. Kalp atış hızı, yakılan kalori miktarı, kan basıncı, bazı biyokimyasalların salınımı ve geçirilen nöbetleri bile tespit edebilen cihazlar sağlık alanında takibi mümkün kılarken; Hong Konglu bir firma ise Alzheimer hastalığı ile mücadele eden bir ürün geliştirmek için yoğun çaba sarf ediyor. “Health@InnoHK” ile sağlık alanına odaklanırken, “Air@InnoHK” ile yapay zekâ ve robotik teknolojilerinde uzman ekiplerden oluşuyor. Alzheimer hastalığı için kan bazlı bir biyo-işaretleme sistemi üzerine çalışan proje, yaşlanan dünya nüfusunun yaşayacağı nörodejeneratif hastalıkları öngörmek ve önlemek adına giyilebilir teknolojiler alanında ürünler için çalışıyor. Hatta bu fikri kişiselleştirilmiş aşıya kadar götüren projeler bile mevcut. Gelecekte sağlığımız yapay zekâya emanet edilecekmiş gibi duruyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Amerikalı teknoloji devi Apple, otomotiv sektöründe iddialı yeni ürünü ile gündemin bir kez daha hâkimi oldu. Apple Car 2014’te ürettiği akıllı araba fikrini hayata geçirmeye hazırlanırken, farklı ülkelerdeki mühendislerle de iş birliği yapıyor. “Project Titan” ekibi sürücüsüz otomobiller için yazılım ve tasarım çalışmalarını yoğun bir şekilde gerçekleştiriyor. Minimal bir tasarıma sahip olacak olan Apple arabaları, elektrikli araç piyasasında en uzun menzilli otomobil olurken; bu otomobilleri sürmek için bir şoför gerekmeyecek. Parmak iziyle sürücüsünü tanıyacak olan “icar”lar yapay zekâya dayalı bir sisteme bağlı olacak. Bilim kurgu filmlerini aratmayan bu teknoloji ile sürücüsüz otomobilleri en geç 2027’de yollarda görmek mümkün gibi gözüküyor.

  • İnsan Vücuduyla İlgili 7 İlginç Bilgi

    İnsan Vücuduyla İlgili 7 İlginç Bilgi

    İçinde yaşadığımız beden belki de hakkında en az bilgiye sahip olduğumuz şey olabilir ve aslında bu çok doğal… Çünkü insan vücudu olağanüstü bir mekanizma ve her detayı hayranlık uyandıran ayrı bir bilgi barındırıyor. Gelin listemizde yer alan 7 madde ile birkaç dakika içinde vücudumuza dair ilginç bilgiler edinelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Beynimizin ürettiği enerji 10 watt’lık bir ampulü yakabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    insan vücudu

    Dokusu jöleye benzetilen beynimizin yüzde 80’i sudan oluşuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    insan vücudu

    Gülümsemek 17, kaş çatmak 43 kas çalıştırıyor. Yani gülümsemek çok daha kolay!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    96.500 kilometre… Bu rakam vücudumuzdaki damarların toplam uzunluğunu ifade ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    insan vücudu

    Bütün bebeklerin gözü olması gereken renge dönüşene kadar mavidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    insan vücudu

    Burnumuz 50.000 farklı kokuyu tanıyabilecek duyarlılıktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    insan vücudu

    Vücudumuzdaki toplam kemik sayısı 206 iken bunların 52 tanesi ayaklarımızda bulunuyor.

  • 8 Maddeyle Bulut Teknolojisi ve Hayatımıza Kattığı Kolaylıklar

    8 Maddeyle Bulut Teknolojisi ve Hayatımıza Kattığı Kolaylıklar

    Her geçen gün yepyeni teknolojiler hayatımıza giriyor ve iş hayatından gündelik yaşama her alanda büyük dönüşümlere sebep oluyor. Biz de son yılların hayatımızı kolaylaştıran en büyük teknolojik yeniliklerinden biri olan bulut teknolojisi nedir, ne değildir araştırdık ve 8 maddede Kültür ve Yaşam’da derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Gelişen teknoloji sonucu bilgisayar, tablet ve telefonlarımız birçok bilgiyle dolup taşıyor. Fotoğraflar, videolar, müzikler…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Hatıralarımızla, sevdiğimiz müziklerle dolu bu değerli dosyalarımız büyüdükçe onları muhafaza etmek ve her istediğimizde ulaşmak için de çözümler bulmak gerekiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Dosyalarımızı tüm cihazlarımızdan ulaşabileceğimiz şekilde depolamamızı sağlayan, böylece cihazların hafızasını doldurmayan teknolojinin adı bulut (yani cloud) teknolojisi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Adının bulut olduğuna bakmayın, aslında bulut dediğimiz sanal bir makine.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bulut, pratik bir şekilde veri depolamamızı mümkün kıldığı gibi bulut ağı üzerinden çalışan, cihazınıza indirmeniz gerekmeyen uygulamaları kullanmanızı da sağlıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Bulut teknolojisi gündelik hayatımızda ve kişisel kullanımda olduğu gibi büyük verilerle çalışan şirketler için, iş dünyasına özgü birçok kolaylık sunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Bulut teknolojisi sayesinde bir bilgisayarın gerçekleştirmekte zorlandığı görevleri bulut ağı kolaylıkla yerine getirebiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Birçok avantajı olan ve hayatımızı kolaylaştıran bu teknolojiden faydalanmak için internete bağlı olmanız gerekiyor, internet bağlantınız yoksa buluttaki dosyalarınıza ulaşmanız mümkün olmuyor.

  • DİJİTAL ÇAĞIN YENİ ÜRÜNLERİNDEN BİRİ DE PODCAST

    DİJİTAL ÇAĞIN YENİ ÜRÜNLERİNDEN BİRİ DE PODCAST

    Aslına bakarsanız o kadar da yeni değil, 2000’lerin hemen öncesinde kendini göstermiş, sınırlı da olsa internet kullanıcıları tarafından bilinen bir uygulamaydı podcast. Biz de adını son zamanlarda sıkça duyduğumuz bu dijital ürün hakkında takipçilerimiz için kısa bir bilgilendirme yapalım istedik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    podcast dinle

    Cep telefonu, tablet, bilgisayar gibi oynatıcılar için dağıtılan ses veya görüntü dosyalarına podcast deniyor, podcast ayrıca “bir radyo yayını veya benzer bir programın, internetten şahsi bir ses çalara indirilebilen dijital kaydı” olarak da tanımlanmakta.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Podcast’in dijital tarih sahnesine çıkışına bir dönemin trendi blog siteleri neden olmuş. Blog yazarları çoğaldıkça takip etmenin zorlaştığını gören Dave Winer, takip edilen bloglardaki güncellemeleri haber veren RSS feed teknolojisini geliştirmiş. Blogger’lar yazılarını sesli kayıt olarak üretmeye başlayınca da bu içerikler kolayca indirilip dinlenir hale gelmiş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Fakat Podcast’in asıl kâşifi olarak Adam Curry gösterilir çünkü geliştirdiği bir program sayesinde, RSS aracılığıyla indirilen dosyaların taşınabilir müzik cihazı iPod’lara otomatik olarak aktarılmasını sağlamış. Zaten kelimenin anlamı da “iPod” yani “küçük kapsül” ile “broadcast” yani “yayın” kelimelerinin birleşiminden türemiş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    podcast dinle

    Podcast kelimesi ilk kez 2004 yılında Ben Hammersley tarafından The Guardian’daki bir makalede kullanılmış ve “podcasting” kelimesi 2005 yılında Oxford Sözlüğü tarafından yılın kelimesi seçilmiş. En önemli özelliği olarak ise dijital kayıtların gezici hale gelmesi, yani teknolojik cihazlar aracılığıyla nerede olunursa olunsun dinlenebilmesi gösteriliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Podcast dosyaları internete bağlı iken indirildiğinde internetin olmadığı alanlarda da dinlenebiliyor. En büyük avantajlarından biri de tekrar tekrar dinleme imkânı sunuyor olması. Bu arada ücretsiz abonelikler olduğu gibi ücret talep eden podcast yayınları bulunduğunu da ekleyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Üzerine video eklenen podcast’lere ise vodcast deniyor fakat bu format henüz yaygınlaşmış değil. Podcast’ler sadece eğlence ya da haber amaçlı değil iş dünyası veya eğitim alanında da tercih edilen bir uygulamaya dönüşmüş durumda. Ve artık internet kullanıcıları da podcast teknolojisini kullanarak kendi yayınlarını yapabiliyorlar.

  • BİLİMİN DNA’YA DOKUNUŞU: GENETİK MÜHENDİSLİĞİ

    Genetik mühendisliği, DNA’yı değiştirerek yeni özellikler kazandırmayı sağlayan bir bilim dalıdır. Bu bilim sayesinde, bir organizmanın genetik yapısına müdahale edilerek hastalıkların tedavisi, tarımsal verimin artırılması veya yeni biyoteknolojik ürünler geliştirilmesi gibi yenilikler hayatımıza girmiş; tıp, tarım, biyoteknoloji ve çevre bilimleri gibi birçok alanda öncü çalışmalar gerçekleşmiştir. Pek çok alanda katkı sağlayan genetik mühendisliği ile ilgili merak edilenleri yazımızda okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Genetik özelliklerin nesiller boyunca nasıl aktarıldığını anlamak, bilim dünyasında büyük bir dönüm noktası oldu. Bu sürecin temelleri, 19. yüzyılda Avusturyalı bilim insanı Gregor Mendel tarafından atıldı. Mendel, bezelyeler üzerinde yaptığı deneylerle kalıtımın temel ilkelerini keşfederek; bitkilerin şekil, renk ve boy gibi farklı özelliklerinin ebeveynlerden yavrulara belirli kalıplarla geçtiğini gözlemledi. DNA’nın yapısını çözmemizden genetik mühendisliğine kadar birçok bilimsel gelişmeye zemin hazırlayan Mendel’in çalışmaları sayesinde birtakım fiziksel özelliklerimizin tesadüf sonucunda değil, genetik yasalar sonucunda şekillendiğini öğrendik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    1970’li yılların başında Amerikalı biyokimyacı Paul Berg, bir virüs DNA’sını bakteri DNA’sıyla birleştirerek ilk “rekombinant DNA” molekülünü oluşturdu. Rekombinant DNA teknolojisi, farklı organizmalara ait DNA parçalarının laboratuvar ortamında birleştirilerek yeni genetik diziler oluşturulmasını ifade eder. Bu çalışması ile DNA’nın farklı canlılar arasında transfer edilebileceğini ve değiştirilebileceğini kanıtlayan Berg, insülin üretimi, gen terapisi, genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) ile biyomedikal araştırmaların temelini attı ve 1980 Nobel Kimya Ödülü’ne layık görüldü.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Berg’in çalışmalarından ilham alan ABD’deki Stanford Üniversitesi, DNA’yı canlı bakterilere aktarmayı ve genetik değişikliklerin kalıtım yoluyla sürdürülmesini sağladı. Böylelikle ilk kez genetik olarak değiştirilmiş organizmalar yaşar hâle geldi ve çoğaldı. 1974 yılında gerçekleşen bu çalışma için aynı yıl patent başvurusu yapıldı. ABD Yüksek Mahkemesi, 1980 yılında genetik olarak değiştirilmiş bir bakteri çalışması için patent alınabileceğine karar vererek bu tür biyoteknolojik buluşların yasal olarak korunmasının önünü açtı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    1982’de genetik olarak değiştirilmiş ilk bakteri (insülin üretimi için kullanılan Escherichia coli) ticari amaçla üretildi. Tıp alanında gen tedavisi, aşı geliştirme, ilaç üretimi gibi yenilikleri tarım sektöründe hastalıklara dayanıklı bitkiler ve GDO’lu ürünlerin ortaya çıkması takip etti. 1990 yılına gelindiğinde insanın genetik yapısını anlamak için atılmış en büyük adımlardan biri olan “İnsan Genom Projesi” başlatıldı. DNA’da yer alan yaklaşık 3 milyar baz çiftinin (genetik kodun toplam uzunluğunun) haritalanmasını amaçlayan proje 2003 yılında tamamlandı. Bu proje ile genetik mühendisliğinin tıp alanındaki gelişiminde yenilikçi adımlar atılmasını sağlandı; genetik hastalıkların nedenlerini anlamak ve tedavi yöntemleri üretmek konusunda yeni bir dönemin de başlangıcı oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Genetik mühendisliğinin dünya çapında bilinir ve konuşulur hâle gelmesi 1996 yılında İskoçya’da Dolly adlı koyunun klonlanması ile oldu. Dolly, bir yetişkin hücreden klonlanan ilk memeliydi ve ilk kez bir yetişkin hücre çekirdeği kullanılarak tamamen yeni bir canlı üretilmişti. Aynı dönemde kök hücre araştırmaları hız kazandı, bazı hayvanlara denizanası genleri eklenerek gece ışık saçmaları sağlandı. Deneylerde kullanılan bazı fareler ve balıklar, yeşil floresan proteini ile karanlıkta yeşil ışık yayar hâle geldi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    2012 yılında geliştirilen CRISPR-Cas9 adlı gen düzenleme teknolojisi, genetik mühendisliğini çok daha hızlı ve hassas hâle getirdi. Bir çeşit “genetik makas” gibi çalışan CRISPR-Cas9, DNA’daki hatalı ya da istenmeyen bölümleri kesip, yerlerine doğru genetik bilgiyi eklemeyi sağlayan bir “makas ve yapıştırıcı” işlevi gördü. Daha basit bir ifadeyle, CRISPR, DNA’nın içinde gitmek istenilen yerin bulunmasını sağladı, Cas9 ise bulunan yeri kesti. Ardından, bilim insanları istenilen genetik bilgiyi ekleyebildi veya değiştirebildi. Kanser, kalıtsal hastalıklar ve genetik bozuklukların tedavisinde yeni umutlar sunan bu teknoloji, günümüzde hastalıkları tedavi etmek, bitkileri daha sağlıklı yapmak ve hayvanları daha iyi yetiştirmek gibi çok farklı alanlarda kullanılmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Genetik mühendisliği yalnızca hastalıkların tedavisinde değil, adli bilimlerde de önemli ilerlemeler sağladı. DNA analizleri sayesinde suç mahallerinde bulunan saç, kan, tükürük veya deri hücrelerinden elde edilen örneklerle şüpheliler tespit edilebiliyor. 1980’lerin sonunda kullanılmaya başlanan DNA profilleme yöntemi, suç çözme oranlarını önemli ölçüde artırdı. 1987-1988 yıllarında, İngiltere’deki iki cinayet davasında bu yöntem ilk kez delil olarak kullanıldı; masum bir kişinin aklanmasını ve gerçek suçlunun tespit edilmesini sağladı. Günümüzde DNA analizi, babalık testlerinden adli olayların aydınlatılmasına kadar geniş bir alanda güvenilir sonuçlar sunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Bilim ve teknolojinin birleşimiyle ortaya çıkan genetik mühendisliği, günümüzde hızla gelişmeye devam ediyor. Bu teknoloji, hastalıkların tedavisinde, tarımda verimliliğin artırılmasında ve çevresel sorunların çözülmesinde önemli adımlar atılmasını sağladı. Yapay zekâ ile entegre edildiğinde genetik mühendisliğinin gelecekte hangi sorunlara çözüm sunacağı ise merakla bekleniyor.

  • KİŞİSEL VERİ NEDİR? NEDEN VE NASIL KORUNMALIDIR?

    Teknolojinin gelişmesi, sağladığı avantajlarla birlikte kişisel verilerimizin üçüncü kişilerin eline geçmesini ve bu verilerin istemediğimiz biçimde kullanılmasını da daha kolay bir hâle getirdi. Günümüzde bilinçli ya da bilinçsiz kişisel verilerimizi paylaştığımız o kadar çok yer var ki, alışveriş yaptığımız bir internet sitesi, kaldığımız bir otel, üye olduğumuz bir dernek, dâhil olduğumuz bir sosyal medya grubu, saymakla bitmez… Anlayacağınız böyle bir ortamda herhangi bir olumsuzlukla karşı karşıya kalmak gerekmeksizin kişisel verinin ne anlama geldiğini biliyor olmak önemli…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kişisel veri nedir?” title_font_size=”13″]

    Kişisel verinin tanımı “kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi” şeklinde yapılmaktadır. Kişinin adı ve soyadı, doğum tarihi ve yeri, vatandaşlık numarası, sigorta kayıtları, parmak izi, telefon numarası kişisel veri denince ilk akla gelenlerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Özel nitelikli kişisel veriler de vardır…” title_font_size=”13″]

    Bazı kişisel veriler de kişinin kimliğini belirlenebilir hâle getirmektedir. Araç plakası, pasaport numarası, görüntü ve ses kaydı, fotoğraf, e-posta adresi, IP adresi bunlar arasındadır. Hatta kişinin internet ortamındaki grup üyelikleri, aile ve sağlık bilgileri de özel nitelikli kişisel veri kapsamına girer.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kişisel verilerin korunması ne demektir?” title_font_size=”13″]

    Her insan yaşamını dilediği ölçüde gizlilik içinde sürdürme hakkına sahiptir. İstemediği takdirde şahsi bilgilerini başkalarıyla paylaşmayabilir. Bu konu temel hak ve özgürlükler kapsamı içine girer ve genel çerçevesi 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu tarafından çizilmiştir. Bu kanun maddesini okumak sahip olunan hak ve özgürlükleri bilmek açısından önemlidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kişisel verilerimizin kaydedilmesi için iznimiz gerekli mi?” title_font_size=”13″]

    Kanun maddesine göre kişisel verinin işlenmesi, kaydedilmesi, depolanması için o kişinin açık rızası gerekmektedir. Onay alınmadığı takdirde kişisel veriler üzerinde işlem yapmak özel hayatın gizliliğini ihlale girer ve suç teşkil eder. Bununla birlikte kanun uyarınca bazı durumlarda kişinin bilgisi ve izni olmadan da kişisel verileri kullanılabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kişisel verinin korunmasını ihlal edenlere nasıl bir yaptırım uygulanır?” title_font_size=”13″]

    Anayasal olarak teminat altına alınan kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydedenlere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilir. Türk Ceza Kanunu’nun 135, 136, 137, 138’inci maddeleri bu tür ihlaller karşısında öngörülen cezaları içermektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Böyle bir ihlal ile karşı karşıya kalanlar ne yapabilir?” title_font_size=”13″]

    Sosyal medya platformlarında yaşanılan hak ihlalleri ile ilgili her platform farklı süreçler yürütmektedir. Bu süreçleri önceden bilmek bir ihlal karşısında ilk olarak ne yapmanız gerektiğini bilmeniz açısından önemlidir. Diğer taraftan herhangi bir alanda olumsuzlukla karşılaşan bir kişi Kişisel Verileri Koruma Kurumuna https://www.kvkk.gov.tr/ adresi üzerinden başvuru yapabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kişisel veriler paylaşılmadan önce nelere dikkat edilmeli? ” title_font_size=”13″]

    Özellikle internette yapılan alışverişlerde web sitesine üye olmak veya alışveriş yapabilmek için kişisel verileriniz talep edilir. Bu durumlarda kurumun kimliğini ve temsilcisini açıklamış olması beklenmelidir. Bilgilerinizi paylaşırken istenilen verilerin ne kadarının gerekli olup olmadığını da sorgulayabilirsiniz. Ayrıca bilgilerinizi paylaştığınız kurumun kişisel verilerinizin saklanmasında yeterli teknik donanıma sahip olup olmadığı da önemlidir. Eğer bir şirket sakladığı kişisel verilerin başkalarının eline geçtiğini düşünüyorsa bu durumu mutlaka Kişisel Verileri Koruma Kurumuna bildirmelidir.

  • Resimli Teknolojik Sözlük

    Resimli Teknolojik Sözlük

    Hepimiz biliyoruz ki teknoloji ışık hızıyla ilerliyor ve bizler de büyük bir hızla yeni teknolojilere uyum sağlıyoruz. Peki teknolojiyle ilgili yepyeni kelimeleri de aynı hızla kelime dağarcığımıza katabiliyor muyuz? Her zaman değil. Bu içeriğimizde teknolojiyle ilgili sık sık karşılaştığımız kelimeleri basit açıklamalarıyla beraber listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bluetooth” title_font_size=”13″]

    İki cihaz arasında kablosuz veri alışverişi sağlayan teknoloji. Örneğin bluetooth teknolojisi sayesinde telefonunuzdaki fotoğrafları internete bağlanmadan da fiziksel olarak yakınında olduğunuz bir başka telefona gönderebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sanal Gerçeklik (Virtual Reality)” title_font_size=”13″]

    Günümüzde üç boyutlu bilgisayar teknolojileri kullanılarak yaratılan gerçeğe yakın ortamlar. Yaygınlaşan sanal gerçeklik gözlükleri de bu teknolojinin ne kadar hayatımızın içinde olduğunu gösteriyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bulut (Cloud) Teknolojisi ” title_font_size=”13″]

    Bilginin internet üzerinde depolanmasını ve işlemeyi mümkün kılan teknoloji. Cihazlarınızın hafızasıyla sınırlı kalmamanızı; mesela telefonunuzdan binlerce dosyaya ulaşabilmenizi bulut teknolojisine borçlusunuz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yapay Zekâ (Artificial Intelligence)” title_font_size=”13″]

    Kullanımı ücretsiz olan yazılımlara verilen isim. Bu yazılımları sadece deneme süresinde değil, süresiz olarak bir ücret ödemeden kullanabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hiper Metin (Hypertext)” title_font_size=”13″]

    Elektronik ortamlardaki diğer metinlere gönderme yapmayı mümkün kılan yazılardır. Bir web sitesinde üzerine tıkladığınızda başka bir siteye gitmenizi sağlayan yazılar hiper metindir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kaynak Konumlayıcı (URL)” title_font_size=”13″]

    URL için web adresi desek yeridir. Bir web sitesine gitmek istediğinizde adres çubuğuna yazdığınız isimdir; örneğin www.kulturveyasam.com

  • Hayatınızı Kurtarmayacak 10 Mobil Uygulama

    Hayatınızı Kurtarmayacak 10 Mobil Uygulama

    Akıllı telefonlar ve tabletler akla gelmeyecek birçok konuda kolaylık sağlıyor. Ofis işlerinden, evimizin düzenine kadar her konuda mobil uygulamalardan yardım alıyor, bazen onların sayesinde yabancı dil öğreniyor, bazen kaybolduğumuzda yolumuzu buluyor bazen de sosyalleşiyoruz. Peki, bu uygulamaların hepsi gerçekten de parlak zihinlerin insanlığa sunduğu vazgeçilmez ürünler mi? Sanıyoruz ki değil. İşte hayatınızı kurtarmayacak, hatta hayatınızda pek bir fark yaratmayacak 10 mobil uygulama…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”En Gereksiz Uygulama” title_font_size=”13″]
    application

    Bu uygulamayı yazanlar bir fark yaratmak istememiş olmalılar çünkü bu uygulamada tuşlara bastığınızda hiçbir şey olmuyor. “The Most Useless App Ever” yani “Gelmiş Geçmiş En Gereksiz Uygulama” neyse ki bedava, böylece her isteyen bu kullanışsız ayrıcalığa sahip olabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Zenginlik Nişanı” title_font_size=”13″]
    application

    Bir işe yaramayan uygulamaların en ünlüsü “I Am Rich” yani “Ben Zenginim” tüm saçma uygulamalar gibi aslında hiçbir işe yaramıyor. 999 Dolar vererek bu uygulamayı satın alanlar telefonlarının ekranında kırmızı bir elmas görme şansına ulaşıyorlar. Ve eldeki verilere göre tam 9 kişi, bahsedilen miktarı ödeyerek bu uygulamayı satın almış. Uygulamanın satışı şu anda durdurulmuş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hava Karardı Mı?” title_font_size=”13″]
    application

    Sanıyoruz ki bu uygulama ancak çok üşengeç kişilerin işine yarayacaktır. Zira dışarının karanlık olup olmadığını görmek için “Is It Dark Outside?” yani “Dışarısı Karanlık Mı?” uygulamasını satın almak için oldukça tembel bir doğaya sahip olmak ve cama kadar yürümeye üşenmek gerekiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hakemliğin Tadını Çıkarın” title_font_size=”13″]
    application

    Halı saha maçında hakem olduysanız ve bu görevi hakkıyla yerine getirmek istiyorsanız, sarı ve kırmızı kartlara ihtiyacınız olacaktır. Kartınız yoksa telefonunuza “Referee Cards” yani “Hakem Kartları” uygulamasını indirip doya doya sarıdan kırmızı kart gösterebilirsiniz. Hayatınız kurtuldu mu? Hiç sanmıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Telefonlar Havaya” title_font_size=”13″]
    application

    Gereksiz olmasının yanında zararlı da olabilecek bir uygulama ise S.M.T.H. yani “Beni Cennete Yolla”. Bu uygulamayı yükledikten sonra telefonunuzu havaya fırlatıyorsunuz ve uygulama telefonunuzu ne kadar havaya fırlatabildiğinizi gösteriyor. Bu büyük eğlenceyi arkadaşlarınızla yarışmak için de kullanabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hodor!” title_font_size=”13″]
    application

    Son günlerin en gözde dizilerinden Game of Thrones’un sevilen dev karakteri Hodor hayranlarındansanız bile bu uygulamayı indirmek bir işinize yaramayabilir. “Hodor Keyboard” yani “Hodor Klavyesi” sayesinde tek bir tuşa basarak “Hodor” yazmanız mümkün oluyor. Çok iyi değil mi?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Aç- Kapa Fermuar” title_font_size=”13″]
    application

    “Zips” yani “Fermuar” uygulaması sayesinde telefonunuzun ekranında beliren fermuarı sonsuza dek açıp kapayabilirsiniz. Tabii bunu niye yapmak isteyebileceğiniz bir muamma.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Düğmeye Basar Mısınız?” title_font_size=”13″]
    application

    “Hold the Button” yani “Düğmeyi Basılı Tut” akla zarar mobil eğlenceler sunan bir uygulama olarak hayatınıza girebilir ama girmezse de pek bir şey kaçırmış olmazsınız. Çünkü bu uygulamanın parmağınızı telefonun ekranına ne kadar uzun bir süre basılı tutabileceğinizi ölçmekten başka hiçbir yararı yok.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bir Milyon Dolarlık Deste” title_font_size=”13″]
    application

    Dünya üzerinde kaç kişi bir milyon doları ellerinde tutmuştur ki? İşte bu uygulama yani $1000000 bu zevki yaşamak isteyenlere telefonlarının ekranında duracak bir milyon dolarlık bir deste sunuyor. Aslında var olmayan bir milyon dolarınızı saymaktan başka hiçbir işe yaramayan bu uygulamayı edinmeniz için hiçbir sebep göremiyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Telefonunuzdaki Tel Zımba” title_font_size=”13″]
    application

    Eğer tel zımbaları çok seviyorsanız ve telefonunuzda da bir tel zımbanız olsun doyasıya kullanın istiyorsanız “SimStapler” yani “Tel Zımba” uygulamasını indirebilirsiniz. Sanal bir zımba ile neyi zımbalayabileceğiniz ise yine bir bilinmeyen.

  • Uzay İçin Küçük İnsanlık İçin Büyük Bilgiler

    Uzay İçin Küçük İnsanlık İçin Büyük Bilgiler

    Uzayla ilgili bir bilgi olsun da ilginç olmasın, mümkün mü? Uzay ortamının rutinleri biz insanoğlu için her daim hayret verici gerçekten… İçinde hızla yol aldığımız bu büyük boşluk kimini çözdüğümüz, kimini hala çözmeye çalıştığımız, kiminin farkında bile olmadığımız sırlarla dolu. Bu milyonlarca karizmatik bilgiden 8 tanesi için sayfamıza bakmanız yeterli…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    doğa
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    gökyüzü, dolunay
  • Çevre İle İlgili Bilimsel Terimler

    Çevre İle İlgili Bilimsel Terimler

    Diğer canlılarla birlikte içinde yaşadığımız doğal ortama çevre diyoruz ve yer kabuğundan atmosfere kadar sayısız konusu olan bir alandan söz ediyoruz aslında. Çevre, Kültür ve Yaşam’da sık sık ele aldığımız başlıklardan biri. Doğaya bırakılan atıkların yok olma sürelerinden, çevreyi korumak için alışveriş yaparken nelere dikkat etmeliyiz sorusuna kadar farklı biçimlerde hazırladığımız çevre konusunu şimdi de günlük hayatta karşınıza çıkabilecek bilimsel terimler ile ekranlarınıza getiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]