Kategori: Yaşam

  • TASARRUF YAPMANIN CEBE, RUHA VE DOĞAYA KAZANDIRDIKLARI

    TDK’nın yaptığı tanıma göre tasarruf; biriktirme, idareli harcama ve kişisel tutumu belirtmek için kullanılan bir kelime. Tasarruf denilince akla ilk para gelse de aslında bu davranış şekli; zamanı, yeteneği ve eşyayı da kapsayan geniş bir tanıma sahip. Hayatımızda elde ettiğimiz kazanımları israf etmemek anlamına gelen tasarrufu teşvik etmek amacıyla 1924’te düzenlenen 1. Uluslararası Tasarruf Kongresi’nde kabul edilen Dünya Tasarruf Günü, her yıl 31 Ekim’de kutlanıyor. Bizler de bu önemli günde tasarruf yapmanın kazandırdıklarını yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Anlık istek ve arzuları dizginlemeyi başararak sağlanan tasarruf, nefsimize hâkim olmayı öğretir, hayır diyebilme yetisi kazandırır. Bir şey satın almadan önce durup “Buna gerçekten ihtiyacım var mı?” diye sorarak kendimizi uyarabilir, harcamaları gelirimize göre kontrollü yaparak seçimlerimizde gereksiz satın almaların önüne geçmiş oluruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Daha az satın alma ve daha az tüketim, parçası olduğumuz doğaya da zarar vermez. Unutmamak lazım ki aldığımız her ürün doğaya karbon ayak izi bırakır. Tasarruf ederek ve harcamalarımızdan kısarak günümüzün en büyük problemlerinden biri olan küresel ısınma ve çevre kirliliği gibi sorunları çözmek adına önemli bir adım atabiliriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Gelecek her ne kadar planlanırsa planlansın, hayat her zaman beklenmeyen durumlarla doludur. Hastalık, kaza, yolculuk veya iş kaybı gibi ani ve beklenmedik olumsuz koşullarda birikimlerimiz imdadımıza yetişir ve güvenli adımlar atmamızı sağlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Tasarruf yapmanın birçok yolu vardır: Market alışverişlerimizde indirimli ürünleri tercih edebilir, ofisimize evimizde hazırladığımız öğünleri götürebilir, plastik şişe su kullanmak yerine matara kullanabilir, harcama yapmadan önce istek mi ihtiyaç mı olduğunu düşünebilir, aylık birikim hedefi belirleyebilir, teknolojiden yardım alabilir, ikinci el satış yapan mağazalara yönelebilir, bisikleti bir ulaşım aracı olarak kullanarak yol masraflarından kısabiliriz. Bu örnekler tamamen tasarruf yapmak isteyen kişinin hayat tarzıyla alakalı olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    İster kendimize bir yatırım hesabı açalım; ister çeşitli yatırım yöntemlerinden birini seçelim; ister bir kumbarada para biriktirelim… Yatırım yapabileceğimiz bütçeler gelirimiz doğrultusunda farklılık gösterse de küçük yatırımlar büyük getirilere dönüşebilir.

  • Ağız Sağlığınızı Korumanın Püf Noktaları

    Ağız Sağlığınızı Korumanın Püf Noktaları

    Ağız ve diş sağlığı sadece temiz ve güzel bir görüntü için değil genel sağlığa etkileri için de çok önemli. Ağız sağlığının özellikle kalp sağlığını ve felç riskini önleme açısından önemi de artık birçok araştırma ile kanıtlanmış bir gerçek. Bu listemizde ağız ve diş sağlığı ile ilgili püf noktalarla karşınızdayız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ağız sağlığınızı korumanız için yapmanız gerekenlerin başında, bir şikâyetiniz olmasa bile 6 ayda bir diş hekimine gitmek geliyor. Unutmayın ki hekim, sizin fark etmediğiniz başlangıç seviyesindeki sorunları belirleyerek erkenden önüne geçebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    çocuk

    Çocuklarınızı da küçük yaşta diş hekimine götürün, böylece hem bu alışkanlığı erkenden edinirler hem de çocukluk yıllarında müdahale edilmesi gereken ortodontik sorunları varsa gözden kaçmaz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    ağız çalkalama suyu

    Her gün en az iki kez dişlerinizi fırçalamayı asla atlamamalısınız; bunu hepimiz biliyoruz ama unutmayın ki fırçalama işlemini doğru uygulamak da çok önemli. Uzmanlar her bir dişinizi en az 10-15 kez dairesel hareketlerle, diş etlerinize zarar vermeden fırçalamanız gerektiğini söylüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    çocuk

    Yemeklerden sonra diş fırçalama alışkanlığını çocuklarınıza da erken yaşta kazandırmalı ve tabii ki miniklerin dişlerini hakkını vererek fırçalamak için yardımınıza ihtiyaçları olacağını unutmamalısınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bazen dişlerinizi fırçalamak yeterli olmayabilir; dişlerinizin arasında kalan yemek artıklarının çürüklere sebep olmaması için diş ipi ve gargaralardan yardım alabilirsiniz. Ayrıca yemek yedikten sonra diş fırçalayamayacağınız bir ortamdaysanız, ağzınızı suyla çalkalayabilir, böylece dişlerinizin üzerindeki asidik kalıntıları bir nebze temizleyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    diş fırçası

    Yiyip içtiklerimiz de ağız sağlığımız için önemli… Sigara, şeker ve asitli içecekler dişlerin en meşhur düşmanları, üstelik bunlardan sakınmanız sırf dişleriniz için değil genel sağlığınız için de iyi bir yatırım olacaktır…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Sağlıklı dişlerin bir başka düşmanı ise şişe kapaklarını ağzınızla açmak, dişinizle fındık kırmak gibi sert cisimleri ısırmanızı gerektiren eylemler… Diğer yandan diş hekimleri meyve ve sebzeleri kabuklarıyla beraber ısırarak yemenin dişler için faydalı olduğunu belirtiyor.

  • Kolayca Tasarruf Etmenizi Sağlayacak 8 Püf Noktası

    Kolayca Tasarruf Etmenizi Sağlayacak 8 Püf Noktası

    Tasarruflu olmak sadece maddi kaynaklarımızı korumamızı değil, dünyanın sınırlı doğal kaynaklarını gelecek kuşaklara bırakmamızı da sağlar. 31 Ekim Dünya Tasarruf Günü bu konuda farkındalık yaratmak amacıyla 1924 yılından beri kutlanıyor. Biz de Kültür ve Yaşam olarak tasarruf bilincine gereken önemi veriyor ve bu önemli günde uygulaması en kolay tasarruf yöntemlerini listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Bulaşık yıkarken, dişlerinizi fırçalarken suyu açık bırakmamak, damlayan muslukları onarmak.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Sevdiklerinize hediye satın almak yerine kendi ellerinizle hediyeler yapmak.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Evinizin iyi şekilde yalıtıldığından emin olmak.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Güneşli havalarda perdeleri açmak, soğuk havalarda evin perdelerini örtmek.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Ev aletlerinin kullanılmadığı zaman fişten çekmek ve uyku modunda bırakmamak.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Bozulan eşyalarınızı atıp yerine yenisini almak yerine onarmak.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Yakın mesafelere bisikletle veya yürüyerek gitmek.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Para biriktirme alışkanlığını çocuklarınıza da kazandırmak.

  • AKILLI SU KULLANIMI: BİLİNÇLİ KULLANIMLA SU AYAK İZİNİ AZALT

    Hititlerin suyun kirletilmeden kullanılması ve adil bir şekilde paylaşılması konusunda cezai yükümlülükleri 3.600 yıl önce kanunlarına koyduklarını biliyor musunuz? Binlerce yıl önce Hititlerin de anladığı ve korumaya çalıştığı gibi su, yaşamın temel kaynağı. Bu nedenle, suyu verimli kullanmak ve su ayak izimizi azaltmak büyük önem taşıyor. “Su ayak izi”, bir ürünün ya da bireyin tüm yaşam döngüsü boyunca doğrudan veya dolaylı olarak kullandığı toplam su miktarını ifade ediyor. Peki, günlük yaşamda tükettiğimiz ürünlerde ne kadar su harcandığını biliyor muyuz? Yazımızda, su ayak izimizi küçültmenin pratik yollarını ve bilinçli su tüketimi için atabileceğimiz basit ama etkili adımları derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Su ayak izimizi fark etmek, aslında suyun değerini fark etmektir. Çünkü dünya üzerindeki suyun %97,5’i tuzlu, yalnızca %2,5’i tatlı sudur. Üstelik bu tatlı suyun büyük bir kısmı buzullarda ve yer altındadır. Yani, bize kalan kullanılabilir su miktarı sandığımızdan çok daha az. Bu nedenle suyun sınırlı bir kaynak olduğunu unutmadan yaşamak, gelecekte olası su krizlerini önlemenin en güçlü adımıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Gezegenin sınırlı kaynaklarını koruyabilmek için suyla kurduğumuz ilişkiyi değiştirmemiz gerekiyor. Küçük bir damla bile yılda 6 ton su kaybına yol açabilir. Bu nedenle sızdıran muslukları ve akan sifonları su tasarruflu modellerle değiştirmek hem çevreyi korur hem de faturalarınızı düşürür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Evde su tasarrufu sağlamanın en pratik yollarından biri, meyve ve sebze yıkarken kullandığımız suyu boşa harcamamak. Bu suyu, tuvalet sifonunda veya bitki sulamada yeniden kullanabiliriz. Örneğin Japonya’da, tuvaletlerdeki su depolarının üzerine küçük lavabolar yerleştirilmiştir. Elinizi yıkarken kullandığınız su, doğrudan sifon haznesine dolar ve bir sonraki kullanımda değerlendirilir. Basit ama etkili bu sistemi kendi evimizde de uygulamak mümkün. Yeni inşaat planlamalarında veya küçük tadilatlarda bu tür tasarruf odaklı fikirler giderek daha çok önem kazanıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kirlilik, bugün su kaynaklarımızı etkiliyor; gelecekte ise etkisi çok daha derin olacak. Bu nedenle öncelikle suyu kirletmemek gerekiyor. Islak mendiller ve tek kullanımlık ürünler hem kimyasal içerikleriyle suyu kirletir hem de doğada kolayca çözünmez. Bunun yerine eski usullere dönmek, yani havlu veya temizlik bezi kullanmak en basit ama etkili çözümlerden biridir. Özellikle kâğıt peçeteleri tezgâh silmek için kullanmak büyük bir israftır; çünkü tek bir peçetenin üretimi ortalama 10 litre suya mal olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Duş alırken, diş fırçalarken veya tıraş olurken suyu gereksiz yere akıtmak yerine kapatmak önemlidir. Özellikle banyoda suyun ısınmasını beklerken yalnızca 1-2 dakikada 10-15 litre su boşa akabilir. İdeal bir duş süresi 3-5 dakika arasında olmalıdır; bu süre hem temizlik hem de tasarruf açısından yeterlidir. Küvet doldurmak yerine kısa duşlar tercih etmek ise, tek seferde onlarca litre suyun boşa gitmesini önler. Küçük görünen bu alışkanlıkları değiştirmek hem su tasarrufu sağlar hem de sürdürülebilir bir yaşam için önemli bir adım oluşturur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Evdeki kullanılmış yağlar, boya solventleri, akümülatör yağları gibi atıklar lavabo veya tuvalet sistemine dökülmemelidir. Çünkü bu tür atıklar arıtma sistemlerinde tamamen ayrıştırılamayabilir ve nehirler, göller ya da yer altı sularına ulaşarak ekosisteme ve içme/kullanma sularına zarar verebilir. Bu nedenle bu tür atıkları evsel atıktan ayrı olarak yetkili toplama sistemlerine teslim etmek suyun kirletilmemesi için en doğru yaklaşım olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Yarım dolu makinede yapılan her yıkama, gereksiz su ve enerji tüketimi anlamına gelir. Bu yüzden çamaşır ve bulaşık makinelerini tam dolduğunda çalıştırmak hem suyu hem de elektriği verimli kullanmanızı sağlar. Ayrıca kimyasal içerikli deterjanlar yerine çevre dostu temizlik ürünleri tercih etmek, su kirliliğini azaltır ve doğaya daha az zarar verir.

  • 8 Madde İle Birbirinden İlginç Soyadı Hikâyeleri

    Şubat 2018 tarihinde e-Devlet üzerinden vatandaşların kullanımına açılan Soy Ağacı Sorgulama uygulaması o kadar büyük ilgi gördü ki daha ilk birkaç günde siteye 4 milyon kişinin girdiği açıklandı. Tabii yıllarca aile büyüklerinden öğrenmeye çalıştığımız bilgilerin doğrusunu öğrenecek olmak hepimizi heyecanlandırmıştı. Ama hala çözmeye çalıştığımız başka bir mesele daha var! O da soyadı meselesi… Çoğumuz, “Neden bu soyadını almışız?” sorusunu aile büyüklerine yönlendirmeye devam ederken, gerçeğe dayanan hikâyelerle insanlar soyadlarını nelerden esinlenerek belirlemiş konusuna 8 maddelik listemizde yer veriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Etrafına bol bol akıl ve fikir dağıtan aile büyüğü nedeniyle uygun görülmüş bir soyadı “Fikircioğlu”…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Köy meydanında yakılan ateşin dumanı rüzgârın da etkisiyle sürekli aynı yöne yönelirmiş. Dumanla boğuşmaktan şikâyetçi olan aileye yine böyle bir sinir harbi sırasında sorulan, “Soyadınız ne olsun?” sorusuna “Duman” cevabının verilmesi de kimseyi şaşırtmamış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Elektrik henüz ulaşmış bir köyde ilk ışığı siz kullanırsanız soyadınızın “Işıklılar” olması da kaçınılmazdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    “Çelikmakas” soyadı ancak iyi bir terzinin alacağı soyadıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bir çilingirin “Soyadınız ne olsun?” diye soran nüfus memuruna, her gün işini yaparken söylediği “Hadi açıl artık!” sözünden yola çıkarak “Açıl” cevabını vermesi de gayet makul…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Bazen de bizim adımıza yakınlarımızın uygun gördüğü soyadlarını almışız. Kimsenin işine karışmayan bir insan için yanındaki arkadaşı, “O kimsenin işine karışmaz, öylece durur…” dediğinde nüfus memurunun soyadını “Duran” olarak kaydetmesi bir şans meselesi değil de nedir?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Hırslı ve inatçı kimseler için söylenen “Tırış” sözcüğünü soyadı olarak alan kişilerin hırs ve inatla ilgili bir mevzusu olduğu muhakkak…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Her gün ekmeklerinin çıtır çıtır olması için uğraşan bir fırıncının soyadı için ilk tercihi ne olmuş dersiniz: Tabii ki “Çıtır”…

    Kaynak:
    
    Cumhuriyet Tarihi Soyadı Hikâyeleri, Emine Gürsoy Naskali
  • 9 Madde İle Çocukluğumuzda Kalan Mahalle Kültürü

    9 Madde İle Çocukluğumuzda Kalan Mahalle Kültürü

    Çocukluğumuzla, gençliğimizle ilgili hatıralarımızın birçoğunu mahallemiz ve sokaklarında oynadığımız oyunlar ile orada kurduğumuz sarsılmaz dostluklar oluşturur. Ailemiz gibi hissettiğimiz komşularımız ve sokaklarını karış karış bildiğimiz mahallemiz, hayatımızdaki unutulmaz hatıraların bir parçasıdır. Mahallesini özleyenler, o günleri düşündüğünde burnunun direği titreyenler için 9 maddelik mahalle kültürü listemizle karşınızdayız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sokak Sakinleri ile Selamlaşılırdı” title_font_size=”13″]

    Mahalle kültürüyle büyümenin en güzel yanlarından biri sabah evden çıktığımızda ya da akşam eve dönerken yolda rastladığımız mahalle sakinlerine selam vermek, hatırlarını sormaktı. Mahallenin esnafıyla, camdaki teyzelerle, yolda gördüğümüz arkadaşlarımızla ayaküstü sohbet etmek mahalle hayatının değişmez bir parçasıydı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yaşlılara, Hastalara El Birliği ile Bakılırdı” title_font_size=”13″]

    Mahallede yaşayan herkes âdeta büyük bir ailenin ferdi gibiydi. Biri hasta olduğunda bakımı yapılır, ona yemek götürülür, yaşlılar sık sık ziyaret edilerek alışveriş ihtiyaçları karşılanırdı. Bu yardımlaşma, mahalle ruhunun değerli bir özelliğiydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Eksikler Komşudan İstenirdi” title_font_size=”13″]

    Mahalle kültürünün en güzel yanlarından biri de koşulsuz dayanışmaydı. En ufak bir yardıma ihtiyacımız olduğunda komşumuza koşardık. Mesela, yemek yaparken unumuz, yumurtamız eksik geldiğinde hemen komşuların zili çalınırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kapı Önünde Çay İçilirdi” title_font_size=”13″]

    Akşamüstü saatleri gelip işler azaldığında, mis gibi çaylar demlenir, yanına atıştırmalıklar iliştirilir, kapının önünde çay keyfi yapılırdı. Çocuklar oyunlar oynayıp eğlenirken büyükler bir gözleriyle çocuklarını kolaçan eder bir yandan da sohbet ederlerdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Komşular Sık Sık Ziyaret Edilirdi” title_font_size=”13″]

    Mahalle hayatında komşuluk ilişkilerine çok önem verilirdi; sık sık kahveye, akşam oturmasına gidilirdi. Komşulara saygıda da kusur edilmez; bayramda seyranda, özel günlerde aile büyükleri gibi komşular da ziyaret edilirdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”En Zevkli Oyunlar Sokakta Oynanırdı” title_font_size=”13″]

    Mahallede maçlar yapılır, seksek, lastik, çelik çomak, saklambaç ve daha birçok oyun oynanırdı. Okuldan dönünce hevesle sokağa inilir ve eğlence başlardı. Çocukluğumuzun en renkli en güzel anılarında mahallede oynanan oyunların yeri büyüktür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tavla Turnuvalarında Büyük Rekabet Yaşanırdı” title_font_size=”13″]

    Mahalle hayatının eğlencesi sadece çocuklara özgü değildi, büyükler de tavla turnuvaları sayesinde eğlenceli bir rekabeti tadarlardı. Tavla turnuvaları bazen saatler sürer, bu sırada çaylar içilir, bol bol şakalaşılırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sokağın Köpekleri Kedileri Olurdu” title_font_size=”13″]

    Mahalleli nasıl birbirini sevip kolluyorsa, sokağın sevimli sakinlerini de aynı şekilde korurdu. Mahallenin köpeğine, kedisine el birliği ile bakılırdı, sokaktaki hayvanların yemeği eksik edilmez, bir rahatsızlıkları oldu mu hemen ilgilenirdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mahalleli Paylaşmayı Bilirdi” title_font_size=”13″]

    Mahalle sakinleri her şeylerini kardeşçe paylaşmayı bilirdi. Evde pişen tatlılar, börekler, çörekler tabak tabak komşularla paylaşılır, komşulara giden tabaklar yine lezzetli yiyeceklerle dolu bir şekilde geri dönerdi. Hele televizyonun ülkeye yeni geldiği yıllarda, tüm mahalleli televizyonu olanların evine doluşur, teknolojinin son nimetinden beraber faydalanırdı.

  • DÜNYA SOFRALARINDAN ADABIMUAŞERET KURALLARI

    “Bir toplulukta uyulması gereken ve insanlar arasındaki davranışları düzenleyen nezaket, saygı ve görgü kuralları.” adabımuaşeretin sözlük anlamı olarak geçmekte. Adabımuaşeret selamlaşmadan hediye alıp vermeye, tanışma veya tanıştırılmadan ilk randevuya kadar geniş bir alanı kapsar. Yazılı değil fakat sözlü olarak nesilden nesile geçen bu kurallar bütünü, ülkeden ülkeye farklılıklar gösterir. Bu içeriğimizde ise farklı ülkelerin, sofrada uyulmasını bekledikleri görgü ve nezaket kurallarını sizler için derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • GÖRME ENGELLİ BİREYLERİN HAYATINI KOLAYLAŞTIRAN 6 TEKNOLOJİ

    Teknolojinin faydalarını hayatımızın her anında deneyimliyoruz. Örneğin dün çok uzak bir kavram olan yapay zekâ, bugün evlerimize kadar ulaştı. Akıllı saatler, nesnelerin interneti, akıllı bileklikler derken her gün onlarca “akıllı” teknoloji ile tanışıyoruz. Teknolojinin bu denli hızlı gelişmesi yalnızca günlük hayatımızı kolaylaştırmakla kalmıyor, engelli bireylere de yepyeni bir dünyanın kapısını aralıyor. Engelliler Haftası vesilesiyle görme engelli bireyler için geliştirilen teknolojilerden birkaçını paylaşmak istedik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Akıllı baston” title_font_size=”13″]

    Akıllı baston teknolojisi, görme engelli bireylerin hayatını kolaylaştıran en önemli gelişmelerden biridir. Normal bastonlardan farklı olarak, baş hizasındaki engelleri tespit eder ve görme engellileri uyarır. Üzerinde bulunan sensörler, engeli tespit eder ve kullanıcıya bir uyarı verir. Uzun bir batarya ömrüne sahip olması da kullanım avantajlarından biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sesli uyarı sistemi: EyeSense” title_font_size=”13″]

    EyeSense, nesneleri tanıyabilen bir uygulamadır. Kullanıcı, etrafındaki nesneleri ve renkleri bu uygulama sayesinde sesle duyabilir. Aynı zamanda renk tanıma özelliği de vardır, telefon, bir rengin üzerine tutulduğuna o rengin ne olduğu bilgisi kullanıcıya sesli olarak aktarılır. Bu özelliği kullanabilmek için telefonun kamerasını kullanmak yeterlidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Akıllı saat” title_font_size=”13″]

    “Akıllı” teknolojilerden biri de görme engelliler için özel olarak tasarlanan akıllı saatlerdir. Akıllı saatler, görme engellilerin iletişimlerini sürdürebilmelerine, mesajlarına giyilebilir cihaz üzerinden ulaşmalarına olanak sağlayarak hayatlarını kolaylaştırmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Talking Money Identifier” title_font_size=”13″]

    Talking Money Identifier için “konuşan para okuyucusu” demek mümkündür. Paraları tanıyan bir cihazdır. Görme engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmak için tasarlanmıştır. Paraları tanımlar ve bireye sesle aktarır. Bu sayede kişi, elindeki paranın değerini öğrenmiş olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Seeing AI” title_font_size=”13″]

    Microsoft’un görme engelli bireyler için geliştirdiği bir yapay zekâ uygulamasıdır. Türkçe sürümü de vardır ve ücretsizdir. Uygulama, yapay zekâ üzerinden görsel tanıma ve betimleme teknolojisi ile çalışmaktadır. Böylece engelli bireyler, çevrelerindeki görsel öğeleri ses yoluyla algılayabilir. Ayrıca metinleri okuma imkânı da bulabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”GPS Cihazları” title_font_size=”13″]

    GPS uygulamaları da hayat kolaylaştıran teknolojilerden biri. Kişiyi yönlendirmek ve bilgi sağlamak amacıyla tasarlanmıştır. GPS cihazları, görme engelli bireylerin aradıkları yeri bulmalarına olanak sağlarken bir nevi onları özgürleştirir. Çünkü bu cihazlar sayesinde yollarını rahatlıkla bulabileceklerinden, dışarıda dolaşmaları da daha konforlu olacaktır.

  • Dilini Bilmediğiniz Ülkeleri Seyahat Ederken Zorluk Yaşamamanız İçin 8 Öneri

    Dilini Bilmediğiniz Ülkeleri Seyahat Ederken Zorluk Yaşamamanız İçin 8 Öneri

    Farklı kültürler ile yerinde tanışmak, daha önce görmediğiniz coğrafyaları keşfetmek her zaman güzeldir; güzeldir ama gittiğiniz yerin dilini bilmiyorsanız seyahatinizde bazı zorluklarla karşılaşabilirsiniz. Avrupa ülkelerinde yolunuzu bulmak daha kolay olsa da seyahatinizi farklı kıtalara genişlettiğinizde yerel dili bilmemek bir soruna dönüşebilir. Seyahat sever okurlarımızı düşündük ve dilini bilmediğiniz bir ülkede zorluk yaşamamanız için neler yapabileceğinizi listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    bonsoir, iletişim, communication

    Dilini bilmediğiniz bir ülkede rahat etmenin en kolay yolu o dildeki bazı basit kelimeleri öğrenmek… “Günaydın, merhaba, iyi akşamlar” gibi kelimeler şehrin sakinleriyle iletişiminizi daha samimi bir boyuta taşıyabilir, “yardım, tuvalet“ gibi kelimeleri öğrenmek ise sizi zor durumlardan kurtarabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İlk kez gittiğiniz bir şehirde konaklayacağınız otelin yerini bulmak genellikle zor olur, hele o ülkenin dilini bilmiyorsanız tatiliniz sıkıntıyla başlayabilir. Gideceğiniz otelin adını ve adresini bir kâğıda yazın, ismi telaffuz edemeseniz bile bu kâğıdı bir şehir sakinine göstererek yolunuzu bulabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kendi ülkeniz içinde bile seyahat edecek olsanız yola çıkmadan önce bolca araştırma yapmak daha verimli ve sorunsuz bir tatil geçirmenizi sağlar, fakat konu dilini bilmediğiniz bir ülke olduğunda araştırma işini daha da ciddiye almalısınız. Gideceğiniz şehirde hangi ulaşım araçlarını kullanabileceğinizi, bu araçların biletlerini nasıl satın alacağınızı önceden bilmeniz, hatta mümkünse bu biletleri yola çıkmadan önce internetten satın almanız işinizi kolaylaştıracaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Gideceğiniz ülkenin gelenekleri farklı olabilir, bizim kültürümüzde kibarlık olarak görülen bazı hareketler orada kaba davranışlara karşılık gelebilir. Yanlış anlaşılarak seyahatinizin tadını kaçırmamak için gideceğiniz ülkenin kültürü hakkında bilgi edinin, bunun için seyahat severlerin kurduğu forumlara, blog yazılarına başvurabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Seyahatiniz boyunca cebinizde kalem ve not defteri taşımayı alışkanlık haline getirin. Bu defteri şehir sakinlerinden aldığınız tavsiyeleri not etmek için kullanabilir hatta konuşarak iletişim sağlayamadığınız noktalarda derdinizi çizerek anlatabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Dilini bilmediğiniz bir ülkeyi ziyaret ederken teknolojinin nimetlerinden de faydalanabilirsiniz. Yola çıkmadan önce akıllı telefonunuza çeviri yapan aplikasyonları indirmeyi unutmayın. Bu uygulamalar hem konuşmaları hem de yazılı metinleri saniyeler içinde çevirebiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Akıllı telefonunuzun seyahat sırasında kullanabileceğiniz bir diğer özelliği ise GPS sayesinde geçtiğiniz yolları kaydedebilecek olmanız. Böylece yolunuzu kaybederek otelinize geri dönememe riskini tatilinizden uzak tutmuş olursunuz. Eğer seyahatinizde mobil internete ulaşımınız mümkün olamayacaksa, yola çıkmadan önce internete gerek duymayan bir şehir haritasını telefonunuza indirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Cep telefonları gündelik hayatta olduğu gibi tatilde de birçok kolaylık sağlıyor ama ne yazık ki şarjları kötü zamanlarda bitebiliyor. Siz böyle bir duruma karşı önleminizi alın ve çantanıza hem telefonunuzu şarj edebilmek için bir güç kaynağı (powerbank) hem de gittiğiniz şehrin haritasını ve toplu taşıma çizelgelerini koymayı unutmayın.

  • Minik Haylazların Düştüğü 7 Komik Durum

    Minik Haylazların Düştüğü 7 Komik Durum

    Evimizin neşesi, hayatımızın rengi çocuklarımız bazen yaramazlıklarıyla bazen saflıklarıyla komik durumlara düşer, bizleri de güldürür, eğlendirirler. Halkbank Kültür ve Yaşam olarak gününüze renk katmak istedik ve tüm interneti tarayıp bu 7 minik haylazı bulduk.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çocuk olmak zor iş, nereye atlayacağını bilmek daha zor iş!” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kimse bu ufaklık kadar içten gülemez.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yakaladım mı?” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Biri beni durdursun!” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ne var orada?” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Aklınızda olsun, çikolatanızı yemeden önce kolluklarınızı çıkarın.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bir şey olmaz, bir şey olmaz. Şunu da geri koyalım…” title_font_size=”13″]