Kategori: Yaşam

  • Kış Günlerine Has 8 Aksesuar

    Kış Günlerine Has 8 Aksesuar

    Kışın kullandığımız aksesuarlar bazılarımız için soğuk havaların olmazsa olmazı, bazılarımız için kıyafet tamamlayıcısıdır. Aksesuar sevmeyenler içinse mecbur kalınan, ancak gidilen bir mekân veya toplu taşıma aracında unutulduktan sonra kıymeti anlaşılandır. Bu listemizde kış günlerinde desteğini bizden esirgemeyen 8 aksesuarı görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    örgü, el işi

    Dokunmatik telefonumuzla aramıza girmesini görmezden gelirsek en popüler kış aksesuarı eldivendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    örgü, el işi

    Eskiden püskül ya da ponponsuz kabul görmeyen atkının bugün çok daha yaratıcı versiyonları bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bere kullanıp kullanmayacağımızı pek çoğumuz için “Nasıl, yakıştı mı?” sorusuna aldığımız cevap belirler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    kış aksesuarları, örgü, el işi

    Sıcak tutmaktan çok kıyafet tamamlayıcısı olan şapkanın kullanımı biraz da özgüven meselesidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    kış aksesuarları, örgü, yün çorap

    Nenelerimizin beş şişle ördüğü yün çorabın dayanıklılığı ile verdiği sıcaklığı unutturacak bir model henüz geliştirilmedi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    kış aksesuarları, örgü, yün patik

    “Ayağını sıcak tut, başını serin.” özlü sözümüz gereği icat edildiğini düşündüğümüz bir kış giysisi patik / çetik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    kış aksesuarları

    Kışın kızaran burun ve yanaklarımıza rağmen görüntümüzü sevimli hale getirecek yegâne aksesuar en pofuduk haliyle kulaklıktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    kış aksesuarları, örgü, el işi

    Aslen doğa yürüyüşlerinde kullanılan tozluğun örgü olanları çorabın, taytın, botun üstüne de giyilebiliyor.

  • KARA KIŞ DEĞİL BEMBEYAZ KAR MANZARALARI

    KARA KIŞ DEĞİL BEMBEYAZ KAR MANZARALARI

    İklim değişikliğini gözlemlemenin en pratik yollarından biri de kış mevsimi geldiğinde kar yağışlarına dikkat kesilmek olabilir. Anadolu’nun farklı köşelerine kar düşmekte olsa da pek çok şehirde karla oynaşmak ne yazık ki eskisi kadar mümkün değil. Tüm dünyaya düşen kar taneleriyle fotoğraflarda buluşmaksa her zaman mümkün. İşte sizin için seçtiğimiz o güzel manzaralar…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    kar manzaraları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    kar manzaraları, kars
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    kış manzaraları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    kar manzaraları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    kar manzaraları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    kış manzaraları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    kar manzaraları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    kar manzaraları
  • Doğaya Bırakılan Atıkların Yok Olma Süreleri

    Doğaya Bırakılan Atıkların Yok Olma Süreleri

    Üzerinde yaşadığımız dünyayı ve geleceğimizi korumak için hepimizin yapabileceği bir şeyler var. Bunların başında ise doğaya çöp bırakmamak ve bu bilinci çevremize de yayarak geleceğimizi korumak geliyor. 8 maddelik listemizde doğaya en sık bırakılan atıkları ve bu atıkların ne kadar zamanda yok olduklarını listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
  • EN İNCESİNDEN EN PARLAĞINA KUMAŞ ÇEŞİTLERİ

    EN İNCESİNDEN EN PARLAĞINA KUMAŞ ÇEŞİTLERİ

    “Herhangi bir kumaş kenarı ile kadifenin kenarı arasında bir fark vardır.” der, Kısasa Kısas isimli oyununda Shakespeare… Gerçekten de öyledir, örneğin ipek böceği kozasının temellerini attığı bir kumaşla herhangi bir makinede üretilen kumaş arasında fark olacaktır illaki… Kimi insanlık tarihi kadar eski kimi son yüzyılın icadı kumaş çeşitlerinden sizin favoriniz hangisi?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Nemi emen, vücudun hava almasını sağlayan yün kumaş, koyun tüylerinden elde edilmiş doğal iplik dokumasıdır. Yün kumaşlar farklı ağırlık ve örgülerde olabilirler. Kırışmaya karşı dayanıklıdır fakat yanlış ütülemeye maruz kalırsa keçeleşir. Çok sıcak suyla yıkamak da yün kumaşı bozabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yün kumaş çeşitlerinden olan kaşmir, keçi tüyünden yapılan oldukça ince ve yumuşak dokulu bir üründür. Pahalı bir kumaş olmasının nedeni az miktarda üretilmesidir. Kalın yün kumaşlara kıyasla giyimi çok daha rahattır. Özellikle kaşmir atkı, kaşmir palto gibi kışlık giysiler sıcak tuttuğu kadar da zariftir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Yumuşacık yüzeyler için söylenen “kadife gibi” sözünün kaynağı olan kumaş türüdür. Kısa tüylü bu kumaş aslında dokuma tekniği ile elde edilen bir çeşittir. Yün kadife olabileceği gibi, ipek kadife ya da pamuk kadife de olabilir. İpek kadife kumaş abiye kıyafetlerde tercih edilirken, yün kadife kumaş perde ya da koltuk döşemesi gibi alanlarda kullanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    İnsanlık tarihinde üretilen en eski kumaşlardan biri ketendir. Geniş gözenekli, havadar yapısı sayesinde yaz aylarında sıklıkla tercih edilen kumaş, keten bitkisinden elde edilir. Örtü, perde gibi ev tekstilinde de kullanılan keten dayanıklı, esnek olmayan, çabuk kirlenmeyen fakat hızlı kırışan özelliklere sahiptir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Abiye elbiselerin, dekoratif tekstil ürünlerinin vazgeçilmezi olan şifon kumaşlar tül gibi ince dokusuyla ünlüdür. Uçuş uçuş görüntüsüyle en çok yaz günlerine yakışan şifonlar, doğal iplerden üretilebileceği gibi sentetik liflerden de üretilebilir. Çok ince oluşu nedeniyle dikkatli kullanım gerektirir, tercihen elde ılık suda veya makinada düşük derecede yıkanmalıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İpek ve pamuktan elde edilen saten, dokuma tekniği ile özellik kazanan bir kumaş türüdür. Tek yüzeyi parlak, kaygan ve pürüzsüz olan kumaşın diğer yüzü mattır. Satenin niteliğini dokuma sıklığı belirler ve ince ya da kalın olabilir. İç giyimden nevresim takımlarına, abiye kıyafetlerden gelinliklere kullanım alanları genellikle şıklık, zarafet aranan yerlerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    En yaygın olan kumaş türü sentetiktir. Doğal malzemenin kimyasal olarak değiştirilmesiyle yapılan sentetik kumaşlar, viskoz, azlon, asetat gibi çeşitlerdir. Tamamen yapay olarak üretilen sentetik kumaşlara örnek olarak da lateks, akrilik, naylon, vinil gibi çeşitler sayılabilir. 1940’lar İngiltere’sinde icat edilen ve günlük giyimde sıkça tercih edilen Polyester kumaş da bu sınıfa girer.

  • 9 Madde ile Çağımızın Hayat Anlayışı Hygge

    9 Madde ile Çağımızın Hayat Anlayışı Hygge

    Danimarkalıların yaşam felsefelerinden “hygge” ülkemiz de dâhil Avrupa’nın ilgi gösterdiği bir konu oldu. İnsanların bu felsefeye ilgi duymasının nedeni ise Danimarka’da mutluluk oranının yüksek olduğunu bilmeleriydi. Listemizde hygge felsefesinin gerektirdiklerini sıraladık. Aslında aşağıdakilerin çoğu bizlerin de güdüsel ve kültürel olarak uyguladığı maddeler… Buyurun, “hyggelig” bir yaşam için 9 maddelik listemize…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Bulunduğunuz atmosferi olabildiğince ışıktan arındırıp soft bir ortam yaratmak… Biliyorsunuz, bunu sağlamanın en iyi yolu ise mum ışıklarından faydalanmaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Teninize batmayan, sıkmayan, yumuşak dokunuşlu rahat giysiler giymek… Bütün bunlar kaslarınızın gevşemesine yardımcı olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Çikolatanın başı çektiği güzel kokulu tatlılar yemek… Ne de olsa çikolatada bulunan tryptofan ve phenylethylamine isimli maddelerin endorfin ve serotonin gibi hormonların salgılanmasını sağladığı bilimsel bir gerçek.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    çiçeklik

    Saksılarda ya da bahçenizde yetiştirdiğiniz bitkilerle uğraşmak… Söyler misiniz, toprak, negatif enerjimizi bile boşaltabileceğimiz insan dostu bir madde değil de nedir?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    aile

    Ağır ağır pişecek yemekler yapıp yavaş yavaş yemek… Yani memleketimizde “slow food” adıyla özellikle Ege’de uygulanan akımın ta kendisi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kâğıt-kalem kullanarak yazı yazmak… Yazı yazmanın da ötesinde kâğıt ve özellikle kurşun kalem kullanmanın iyi hissettirdiği biliniyor. En son ne zaman laptopunuzu ve tabletinizi kullanmadan uzun uzun yazılar yazmıştınız?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    “Sığınağım!” diyebileceğiniz bir ortam yaratmak… Kapısından girdiğinizde sıcaklık ve güven duygusu hissettiren bir ortam hygge felsefesinin en temel unsurları arasında bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Hüzünden beslenmeyi bırakıp daha fazla gülmek… Bu maddenin altını dilediğiniz kadar doldurabilirsiniz: Dedikodu yapmamak, karamsar olmamak, hoşgörülü olmak, empati yapmak gibi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Sahip olduklarımız için şükretmek… Bütün inanç sistemlerinin belki de ilk telkinidir bu: Sahip olduklarınızın farkına varın ve hepsi için teşekkür edin.

  • İç Mekânların Havasını Onlarla Ferahlatabilirsiniz

    İç Mekânların Havasını Onlarla Ferahlatabilirsiniz

    Yaşadığı yerde daha temiz bir hava solumayı kim istemez ki? Hem dekoratif hem ferahlatıcı çiçekleri sıraladık aşağıda… Oturduğumuz evlerin, çalıştığımız ofislerin gönüllü çevrecileri onlar; güzel mi güzel yeşil mi yeşiller…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Temizlik malzemelerinden salınan amonyağı arındıran çiçeği havadar ve ışık alan yerde tutmalısınız…” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bolca suladığınız sürece havanızı temizleyecek çiçeklerin başında gelen bitki…” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Işığı gördükçe coşan ve havayı arındırma kapasitesi geniş olan bir çiçek…” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Rengi ne olursa olsun sigara içilen ortamlara suni teneffüs yapar.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Palmiye türünün saksıdaki hali temiz bir hava vaat ediyor.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Havadaki zararlı kimyasal gazları yok ettiği ifade edilen çiçeklerin en bilineni…” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Amonyak, benzen, formaldehit, trikloretilen, ksilen temizlemede eşsiz çiçek…” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hava temizleyen ama yaprakları zehirli çiçek evcil hayvanlardan uzak tutulmalı!” title_font_size=”13″]
  • KEDİLER GİBİ DAVRANDIĞIMIZ O ANLAR…

    KEDİLER GİBİ DAVRANDIĞIMIZ O ANLAR…

    İnsanların bazı davranışlarını ya da başına gelen olayları kedilere benzeterek açıklamak sık başvurduğumuz bir yöntemdir. Elbette bu durum sokaklardan evlerimize kadar hayatımızın içinde olmalarından kaynaklanır. Sözlü ve yazılı kültürel tarihimizde yerini alan o benzetmeleri en sevimli kedi fotoğrafları eşliğinde huzurlarınıza getiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Türk Dil Kurumu “sırnaşık” kelimesinin karşılığını şöyle vermiş: “Can sıktığına, rahatsız ettiğine aldırmadan bir kimseden sürekli, yalvarırcasına istekte bulunan ve bu isteğinde direnen kişi.” Kedi sırnaşması ne zaman can sıkar ki diyebilirsiniz ama işte bunu da kedi sahiplerine sormak gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kişi zor bir durumdan hiç zarar görmeden kurtulduğunda, aklımıza hemen kedilerin yan ya da sırt üstü değil mutlaka dört ayak üstüne düşmeleri gelir ve hâlâ ayakları üstünde duran o kişiye bakıp, “Yine kedi gibi dört ayak üstüne düştün!” cümlesini kullanıveririz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Gençlerin annelerinden sık duyduğu serzenişlerden biri “Hadi kalk artık, kedi gibi uyuduğun yeter!” cümlesi olabilir. Çok uyuyan kişilerin kedilere benzetilme nedeni ise bu sevimli canlıların günde 16 saate kadar uyuyabilmesidir. Çünkü kediler için uyku en önemli dinlenme biçimidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Bu oyunbaz, haylaz canlılar evde bir kabahat işlemeye görsün bakışlarına hemen bir suçluluk duygusu yansır. Haylaz haliyle de munis haliyle de kedi kedidir ama bir insan kabahat işlediğinde suçluluk duygusuyla bakışlar atmaya, çekinmeye başladığında “kedi gibi oldu” demek oldukça anlam kazanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Uyku sonrası patilerini öne doğru uzatıp tüm omurlarını açmak üzere gerinmek kediler için bir ihtiyaçtır. Egzersiz hareketlerinin önemli bir bölümünü bu gerinme eylemi oluşturur. Kollarını yukarı hatta arkaya doğru uzatarak uzunca gerinen bir insanın benzetildiği canlı da elbette kedi olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kasap dükkânı önünde bekleşen kedi dostlarımızın vitrindeki ciğerlere iştahlı iştahlı bakmaları mutlaka dikkatinizi çekmiştir. Bizler de herhangi bir konuya bu kadar istekle baktığımızda akıllara kasap dükkânı önündeki kedilerin gelmesi doğaldır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    “Süt dökmüş kedi gibi olmak” cümlesi “kedi gibi olmak” deyimi ile hemen hemen aynı anlama gelir. Süt tabağını döken kedinin bakışları ve miyavlamasındaki suçluluk yansıması ile bir kabahat işleyen kişinin bakışlarındaki ve ses tonundaki yansıma birbirine benzetilir.

  • İÇ MEKÂNDA DUVAR KÂĞIDI KULLANIMI İLE İLGİLİ ÖNERİLER

    İÇ MEKÂNDA DUVAR KÂĞIDI KULLANIMI İLE İLGİLİ ÖNERİLER

    14. Yüzyıl’da İspanya’nın kraliyet saraylarını süsleyen duvar kâğıtları oradan dünyaya yayılmış, geçen zaman içinde bazen modanın zirvesine yerleşip bazen gözlerden düşmüştü. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte üretimi çeşitlenen ve daha kolay temin edilir hale gelen duvar kâğıtları dekorasyon alanında yeniden gündemde. Siz de aşağıda verdiğimiz birkaç öneriden yola çıkarak ev ve ofislerinizi duvar kâğıdı ile renklendirmeyi düşünebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Duvar kâğıdı satın alırken kalınlığına dikkat edilmeli. Kâğıt esaslı olanlar ince ve güneş ışığına dayanıksız olabiliyor. Vinil duvar kâğıtları ise daha kalın olduğu için dayanıklılığı da fazla oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Tek veya birkaç hammaddenin birleşiminden meydana gelen tekstil duvar kâğıtları ise hem daha maliyetli hem de özel bakım istiyor. Buna karşılık güçlü bir dokuya sahip olduğu için uzun ömürlü.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Duvar kâğıdının silinebilir olması önemli bir detay. Satın alacağınız sırada silinebilir olup olmadığını, deterjanla temas ettiğinde renklerin bozulup bozulmayacağını mutlaka sorgulamalısınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Çocuk odasına seçeceğiniz duvar kâğıdı sağlıklı olduğu için kâğıt esaslı olabilir. Fakat unutmayın, bu tip duvar kâğıtları ıslak bezle değil zarar görmemesi için nemli bezle silinmeli.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Duvar kâğıdını odanızın dekorasyonuyla bütünleştirmek için özelleştirmeniz de mümkün. İstediğiniz görseli istediğiniz ebatta bastırabilir, duvarlarınızı tamamen kendiniz dekore edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Boyanabilir duvar kâğıtları olduğu da aklınızda bulunsun. En büyük artısı, renginden sıkıldığınızda sizi kâğıtları sökme zahmetinden kurtarması, aynı desenin üstünü farklı bir renge boyayabilmeniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Duvar kâğıdı yapıştırmak ve sökmek bir miktar özen ve çaba isteyen işlemlerdir. Fakat ufak bir araştırma ile gerekli malzemeleri temin edip bu işlemleri ustaya ihtiyaç olmaksızın kendiniz de yapabilirsiniz.

  • HİÇ BÖYLE FOBİ OLUR MU DEMEYİN!

    HİÇ BÖYLE FOBİ OLUR MU DEMEYİN!

    Fobiler genellikle mantıksız korkulara verilen isimler olsa da kişinin yaşamını olumsuz yönde etkileyebilecek kadar güçlü korkulardır. Dünyada yüzlerce fobi çeşidinin olduğu ve insanların büyük kısmında derecesi farklı olmak üzere en az bir fobi bulunduğu ifade ediliyor. Yaygın olduğu için hepimize tanıdık gelen fobiler vardır, örneğin klostrofobi… Ama bazı fobiler de var ki insan duyunca gerçek olduğuna inanmakta zorlanıyor. İşte bilimsel isimleriyle o fobilerden bazıları…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Arakibutirofobi şeklinde okunan bu fobide kişi fıstık ezmesinin kendisinden değil ama yerken üst damağına yapışmasından korkar. Uzmanlar böyle bir korkunun kökeninde boğulma gibi travmatik bir olay bulunduğunu, bazen de bir film sahnesinden etkilenildiğini ifade ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yunanca “xanthos” yani sarı sözcüğünden adını alan fobinin telaffuzu ksantofobi… Sarı renkten korkmayı ifade ediyor ve kişi bu renkteki hiçbir maddeye tahammül edemiyor. Üstelik sadece gördüğünde değil zihninde canlandırdığında da paniğe kapılabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Antofobi, çiçeklerden korkmanın bilimsel adı. Adını Yunanca “anthos” yani “çiçek” kelimesinden alıyor. Kişi herhangi bir çiçeğin yaprağı, sapı ya da kökünden korkuyor ve temas edemiyor. Fobinin kökeninde, çiçek kokusunun travmatik bir olayı hatırlatması gibi birçok neden bulunabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ergofobi işe gitme korkusu olarak tanımlanan bir fobi. Sabah erken kalkarak işe gitmek istememekten işte kötü şeyler yaşayacağı düşüncesine kadar farklı zihinsel uyarıcılara maruz kalan kişi, bu fobi yüzünden işe gitmemeyi bile tercih edebiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Globofobinin diğer adı balon fobisidir fakat balonun varlığından ziyade patlama ihtimali karşısında duyulan korkuyu ifade eder. Kişi balon gördüğünde tedirgin olur, balona dokunmaktan endişe duyar hatta balon patlayabilir düşüncesiyle kutlamalara katılmak istemez.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    En ilginç fobilerden biri sayılabilecek linonofobi ip korkusunu içeriyor ve bu fobiye sahip olan kişiler yumak yumak ipler görmekten büyük huzursuzluk duyuyorlar. Uzmanlar ise bunun bir korku filmi sahnesinden bile kaynaklanabileceğini ifade ediyorlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Genu Latincede “diz” anlamına geliyor. Genufobide korku duyulan durumlar birbirinden farklılık gösterse de temelinde diz korkusu yatıyor. Kimi dışarı doğru çıkık bir diz görmekten korkuyor, kimi çıplak hiçbir dize bakamıyor, kimi de diz çökmekten korkuyor.

  • 10 Madde İle Erkekler İçin Sakal Bakım Önerileri

    10 Madde İle Erkekler İçin Sakal Bakım Önerileri

    Sağlıklı ve güzel bir sakala sahip olmak için ayda bir kez mahalle berberine uğramanın yeterli olduğu günler artık geride kaldı. Son zamanların erkek modasına farklı sakal modelleri hâkim olurken sakal bakımına yönelik birçok ürün piyasaya sürülüyor ve sağlıklı bir sakala sahip olmak için ipuçları havalarda uçuşuyor. Bakımlı ve sağlıklı sakalıyla göz doldurmak isteyen beyler için en güzel sakal bakım önerilerini 10 maddede topladık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Sakalınızı yıkarken kullanacağınız ürünler büyük önem taşıyor. Uygun ürünleri kullanmadığınız takdirde cildiniz ve sakalınız kuruyabilir, pullanma gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Bu sebeple sakal için özel olarak üretilmiş şampuanları tercih edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    gülmek, gülen adam

    Aynı saçlar gibi bazen sakallar da kepek kurbanı olabiliyor. Sakalınızda kepek sorunu yaşıyorsanız, bu durumun önüne geçmek için kepek şampuanı kullanabilirsiniz. Önce sakalınızı ıslatın, sonra ürünü uygulayıp etki etmesi için bir süre bekleyin ve iyice durulayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Eğer sakallarınız zor taranıyorsa şampuandan sonra saç kremi de uygulayabilirsiniz. Böylece hem daha yumuşak hem de daha kolay taranan sakallarınız olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Bir yandan sakalınızı yumuşatıp bir yandan da bakım yapmanın bir diğer yolu ise sakal bakım yağlarını tercih etmek. Eğer bu bakımı doğal bir malzemeyle yapmak isterseniz zeytinyağını bir pamuğa dökerek sakalınıza masaj yapmayı tercih edebilirsiniz. Ya da kokusunu sevdiğiniz diğer yağları kullanabilirsiniz, özellikle saç bakımı için de tercih edilen argan yağı uygun bir seçenek olabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    berber, makas, jilet, tarak

    Sakalınızı sık sık taramak da sakal bakımının önemli bir parçasıdır. Taramak hem sakallarınızın hava almasını sağlar hem de masaj etkisi yaratarak kan dolaşımını hızlandırır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    genç erkek

    Eğer sakal bırakmaya yeni başladıysanız sabırsız olmayın ve konunun uzmanlarına kulak vererek sakalınız iyice uzamadan – ki bu tahminen 6 hafta kadar sürecektir – ona şekil vermeye çalışmayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Jilet ya da tıraş makinesi, tercihiniz hangisi olursa olsun sakalınızın bakımlı gözükmesi için ona düzenli olarak şekil vermeniz gerekecektir. Birkaç günde bir ayna karşısına geçmeyi aksatmayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    berber, makas, jilet, tarak

    Eğer sakalınıza eşlik eden bir bıyığınız da varsa ona da aynı özeni göstermelisiniz. Bıyığınızı düzeltmek için ince uçlu bir makas kullanabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    genç erkek

    Konu sakalınızın tarzına geldiğinde ise konunun uzmanları yüz şeklinize uygun bir sakal belirlemenizi ve bunu değiştirmemenizi tavsiye ediyor. Böylece kendinizle özdeşleşen bir tarz yaratabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
    genç erkek

    Size en uygun sakalı seçmek için en önce yüz şeklinizi belirleyin. Eğer yuvarlak bir yüzünüz varsa, çenenizdeki sakalları yanaklarınızdakilerden daha uzun tutmalısınız, ayrıca sakalınızın ucunu sivrileştirmeyi de tercih edebilirsiniz. Eğer yüzünüz kare şeklindeyse çene kısmındaki sakallarınızı daha uzun tutarken yanaklarınız ve boynunuzdakileri daha kısa kullanmalısınız.