Kategori: Yaşam

  • MERDANESİZDEN OTOMATİĞE ÇAMAŞIR MAKİNESİNİN GELİŞİMİ

    İnsanlık tarihinde icat edilen her nesne için devrim niteliğinde diyebiliriz. Çamaşır makinesinin icadı da tam olarak böyle… Bugünkü formunu bulması için uzun süre beklenen, kas gücü, zaman ve hijyen konusunda tasarruf sağlatan bu cihazlar için insan dostu diyebiliriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İlkel veya gelişmiş herhangi bir alet olmaksızın, el, kol ve kas gücüne dayalı çamaşır yıkama dönemleri ne mutlu ki gerilerde kaldı. Göl kenarında odun külüyle yıkanan, bakır leğenlerde çitilenen veya tahta tokmaklarla dövülen çamaşır hikâyeleri, günümüzde kulağa gerçekten hikâye gibi geliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Çamaşır yıkama işini, bugüne olmasa da eski dönemlere kıyasla çok daha pratik hale getiren kişi ise Henry Sidgier olmuştur. 1782’de Londra’da tasarladığı ahşap teknedeki döndürme kolu sayesinde çamaşırlar sağa sola hareket ettiriliyor, sürtünme gücü sayesinde yıkanıyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Ahşap çamaşır teknesinin ardından çamaşır fırçalama tahtası bile tasarlanmıştı ama hepsi belli oranda güç harcamayı gerektiren aletlerdi. Manuel çalışmaya dayalı bu tasarımların en zor kısmı da çamaşırların elde sıkılması gerekliliğiydi. İyi sıkılmamış çamaşırların asılması ise başka bir zorluktu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yüz güldüren çamaşır makinesi tasarımı için elektrik motorlarının devreye girmesi gerekecekti. Alva J. Fisher’ın 1906 yılında patentini aldığı elektrikli çamaşır makinesi sayesinde çamaşırlar, sağa sola dönen metal tambur içinde yıkanır olmuştu. Fisher, icadına Thor adını vermişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Merdaneli çamaşır makinesi tanımı ise 1980’leri yaşamış günümüz insanına oldukça tanıdık gelecektir. Merdaneli makineler, çamaşır haznesine doldurulan çamaşırların ileri-geri hareketlerle yıkanmasına ve otomatik çalışan iki merdane arasındaki sıkma işlemine dayanıyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Merdaneli çamaşır makineleri 80’lere kadar yetişmişse de icadı daha öncelere uzanıyor. Hatta 1980’lerde evlerde otomatik çamaşır makinesi görmek zordu belki ama onun da icadı 1930’lara kadar gitmekte. Otomatik çamaşır makinesinin Avrupa’ya gelmesi ise 1950’leri bulmuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Günümüzde otomatik çamaşır makinesi programları her geçen gün gelişiyor, örneğin programı sonlandırmadan yeni çamaşır atabiliyorsunuz. Hatta evdeki makinenizi uzaktan kumanda edilebiliyorsunuz. Bu konuda bir sonraki aşamanın ne olacağını ise ihtiyaçlar ve zaman gösterecek.

  • SUKULENTLER: EN GÖZDE DEKORATİF BİTKİLER

    SUKULENTLER: EN GÖZDE DEKORATİF BİTKİLER

    Saksı, teras, dikey, yatay gibi farklı alanlarda yetişebilen sukulentler, şık görüntüleri nedeniyle ev ve ofislerine dekoratif özen gösterenlerin ilk tercihlerinden oluyor. Hatta etli yaprakları olan bu bitkinin ortamdaki radyasyonu emdiği, bazı türlerinin cilde ve yaralara iyi geldiği de düşünülmekte…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
  • 8 Madde ile Kehribar Taşı

    8 Madde ile Kehribar Taşı

    Yarı değerli taşlara çok fazla ilgi duymamıza karşılık bazen farklı taşları birbirinden, bazen de aynı taşın gerçeğini sahtesinden ayırt etmekte zorlanırız. Zaman zaman listelerimizde yer verdiğimiz taş çeşitlerine bu sefer kehribarı nam-ı diğer amberi ekliyor, bir kehribarı gördüğünüz her yerde tanıyabilmenizi sağlayacak özellikleri 8 maddede sıralıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kehribar “taş” olarak bilinse de aslında ne bir taş ne de bir kayadır. Bu haliyle diğer taşlardan daha ilk maddede ayrılır. Kehribar aslen, milyonlarca yıl önce genellikle tropikal bölgelerde yaşamış ağaçların salgıladığı reçinenin fosilleşmiş halidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kehribarı ayrıcalıklı kılan bir özelliği de yarı saydam yapısı üzerinde fosilleşmiş böcek, çiçek, yaprak kalıntıları bulundurabilmesidir. Bugün sıkça rastlayabileceğiniz, içinde neredeyse taşın boyutu kadar fosil barındıran kehribarların çoğunlukla gerçek olmasa da yaratıcı bir zekânın ürünü olduğunu söyleyebiliriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    kehribar tesbih

    Genellikle süs eşyası, takı ve tesbih yapılan kehribarın sıkma, damla, ateş gibi çeşitleri bulunur. Sıkma kehribar, kehribar taşı ile başka maddelerin etkileşime girmesi sonucu elde edilen bir taştır. 300 yıl kadar önce yapımına başlanan sıkma taşların rengi zamanla değişime uğradığı için üretimi sonlandırılmış. Bugün bir şemsiye ya da bastonun sapında, ya da tesbih tanelerinde sıkma kehribar görürseniz onun nadir bulunduğu için oldukça değerli bir ürün olduğunu bilmelisiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kehribar renklerini size burada bir çırpıda sayabilmemiz mümkün değil, çünkü kahverengiden kemik rengine, siyahtan maviye uzanan 250’den fazla renk tonu bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Özellikle damla kehribarda dikkatinizi çekebilecek bir özellik de taşın hareli yapısıdır. Bazen bir ipe dizilmiş kehribar taşlarının hareleri o kadar farklı olabilir ki aynı kayadan üretilmiş olsa bile size her birinin farklı taşlar olduğunu düşündürebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Taşlar içinde en fazla sahtesi yapılan kehribardır diyebiliriz. Bugün hem makine işi olan hem de zanaatkârlıkla yapılan kehribar mahsullerinin sahtesini gerçeğinden ayırt etmenin ise bazı yöntemleri var. Bunlardan bir tanesi aseton yöntemi… Gerçek kehribarın aseton içinde yapısı değişmezken sahtesinin dış kısmı yapışkan bir hal alıyor. Buna karşılık gerçek kehribar yumuşak maddesinden dolayı çabuk çizilebilirken, sahte taşlar o kadar kolay çizilmiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Bir miktar suya biraz sofra tuzu katıp belli aralıklarla iyice karıştırarak çözelti oluşturun. İçine bıraktığınız kehribar taşlarının su üstünde yüzdüğünü, sahtelerinin ise dibe battığını göreceksiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Kehribar taşının parmak izi gibi olan bir başka özelliği de yakıldığında etrafa hoş bir reçine kokusu yaymasıdır.

  • KARAVANDA YAŞAMAYI HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

    KARAVANDA YAŞAMAYI HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

    Karavanlı yaşamın güzel taraflarından biri de izole olarak seyahat etmek ve tatil yapmak istediğinizde size tüm imkânları sunuyor olmasıdır. Karavanınız sayesinde yolculuk için ihtiyacınız olan araç da dinlenmek için ihtiyacınız olan ev de hep elinizin altındadır. Verdiği özgürlük duygusu da cabası. Karavan yaşamını merak edenler, “Acaba yapabilir miyim?” diyenler için artı ve eksilerine kısaca değinelim…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    karavan

    İki tür karavan olduğunu söyleyerek başlayalım listemize. İlki çekme karavan, yani var olan aracınızın arkasına takarak, gittiğiniz yere götürebileceğiniz karavan tipi. Çekme karavanın maliyeti birazdan söz edeceğimiz alternatifine göre daha ekonomik. Buna karşılık engebeli yollarda, iri cüssesi ve manevra sıkıntısı nedeniyle zaman zaman karavanınızı park ederek devam etmeniz gerekebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    karavan

    Çekme karavanın alternatifi ise motokaravandır, yani hem araç olarak kullanılan hem de konaklamaya uygun şekilde tasarlanan arabalar… Daha fazla konfor içerdiğinden uzun yolculuklar için genellikle bu tipler tavsiye edilir. Ama hangisini tercih ederseniz edin, arkasına bisikletinizi, üstüne şişme botunuzu yerleştirip karavanlı yaşamınızın arasına farklı yolculuk türleri bile sıkıştırabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    karavan

    Karavanınız, minimalist bir yaşam tarzını tercih ediyorsanız temel ihtiyaçlarınızın yer aldığı sadelikte de eğer konfordan yanaysanız taleplerinizin çoğunun karşılandığı bir düzen içinde de olabilir. Özellikle motokaravanlarda ergonomik dolaplardan ışıklandırma sistemine, mutfak tezgâhından banyo tasarımına neredeyse lüks bir daire izlenimini veren detaylar bulunabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    karavan

    Gerek en başında aracı seçerken gerekse yolculuk sırasında dikkat ettiğinizde seyahatinizi kolaylaştıracak birçok püf noktası bulunuyor. Örneğin satın alır veya kiralarken mutfak tezgâhı gibi blok yerlerin sivri köşeli değil kavisli olması herhangi bir sarsıntı anında zarar görmenizi engeller. Ya da seyahatiniz sırasında kettle, fön gibi aletleri gerekmedikçe çalıştırmamak aküyü çabuk bitirmemek açısından önemlidir gibi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    karavan

    Elbette karavanlı yaşamın da zorlukları var…  Belki de bunların başında su sıkıntısı çekmemek adına duş alırken, çamaşır ya da bulaşık yıkarken iki kere düşünmek geliyor. Veya yağmurlu havalarda karavanın içinde mahsur kalmak pek de evinizin camından izlediğinizde olduğu gibi romantik gelmeyebilir. Dar bir alan olduğu için temizlik konusu da hassas olunması gereken önemli bir başlık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    karavan

    Karavanda konaklarken dikkat edilmesi gereken diğer bir ayrıntı güvenlik meselesi. Geceyi geçireceğiniz yere karar verirken ne kadar tekin olduğuna da dikkat etmelisiniz. Bu detayı da aştıktan sonra ister kimselerin olmadığı yerlerde ister birçok karavanın bir arada bulunduğu karavan kamplarında rahatlıkla konaklayabilirsiniz. Karavan kamplarının, aynı hayat tarzını benimsemiş insanların deneyimlerini paylaşabildiği sosyal ortamlar olduğunu da ekleyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    karavan

    Bu detaylara karşılık karavan hayatını kimi insanlar için vazgeçilmez kılan ise doğaya daha yakın hale gelebilmeleridir. Bir gün göl kenarında, bir gün ormanın içinde, bir gün dağ eteklerinde her sabah farklı bir manzaraya uyanmanın yerini çok az şey tutabilir. Karavan yaşamında bilirsiniz ki bütün manzaralar sizindir. Ve evinizin penceresinden istediğiniz manzarayı görebilmek için o yöne direksiyon kırmanız yeterlidir.

  • DÜNYANIN NERESİNDE EN ÇOK HANGİ DİL KONUŞULUYOR?

    DÜNYANIN NERESİNDE EN ÇOK HANGİ DİL KONUŞULUYOR?

    Düşünebiliyor musunuz, yapılan çalışmalar göstermiş ki yeryüzünde konuşulan dil sayısı 6.900’den fazlaymış! Biz söze hemen, canımız dilimiz Türkçemiz ile başlayalım… Türkçe konuşan insanlarla Bulgaristan, Romanya, Polonya, Litvanya gibi Avrupa ülkelerinde de, Tacikistan, Özbekistan, Moğolistan ve hatta Çin gibi Asya ülkelerinde de karşılaşmanız en büyük olasılıklardan. Geniş bir coğrafyaya yayılmış dilimizi dünyada yaklaşık 220 milyon kişinin konuştuğu tahmin ediliyor. Ana dilimizin dünyadaki durumu özetle böyle, gelin şimdi de diğer dillerinkine bakalım…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Günümüzde 7.5 milyarı aşan dünya nüfusunun 1.4 milyarı, yani yüzde 18’i Çin’de yaşıyor. Bu da dünya üstünde neredeyse 5 kişiden 1’inin Çince konuştuğu anlamına geliyor. Ve tam burada Çincenin tek bir dil değil, birbirinden oldukça farklı lehçelerden oluşan bir dil ailesi olduğunu söylememiz gerekiyor. Çincenin resmi dil olduğu bir diğer ülke ise Tayvan’dır, kullanılan lehçe ise Mandarin lehçesidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İngilizce yaklaşık 430 milyon kişi ile dünyanın en çok konuşulan üçüncü dili. Bununla birlikte Amerika’dan Afrika’ya, Avrupa’dan Okyanusya’ya dünyanın dört bir tarafında karşımıza çıkabilen en yaygın dil. Öyle ki 430 milyon kişinin birinci dili İngilizce iken, ülkesinin resmi dili olmasa bile 1.5 milyar kişinin evrensel dil olarak kabul gören İngilizceyi konuşabildiği tahmin ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Resmi dil olarak bakıldığında 480 milyon kişi ile dünyada en çok konuşulan ikinci dil İspanyolca. Amerika kıtasının güneyinde Küba’dan Arjantin’e, Meksika’dan Panama’ya, Şili’den Honduras’a neredeyse 20’ye yakın ülkenin resmi dili. İspanyolca Avrupa’da ise sadece İspanya’nın resmi dili. Buna karşılık İngilizce, Çince, Fransızca, Rusça ve Arapça ile birlikte Birleşmiş Milletler’in de resmi dillerinden biri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    138 milyonu Rusya’da olmak üzere yaklaşık 160 milyonun konuştuğu Rusça en çok konuşulan diller arasında ilk 10’a giriyor. Belarus, Ukrayna, Moldova, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Ermenistan, Türkmenistan, Azerbaycan gibi ülkelerde konuşulan ve geçmişi oldukça eskiye dayanan Rusça, Sovyet döneminde yayılarak Avrupa’da da yaygın bir dil haline gelmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Arabistan, Yemen, Umman, Fas, Moritanya, Bahreyn, Katar, Filistin gibi Arap ülkelerinin tümünün resmi dili olan Arapça dünya genelinde en çok konuşulan beşinci dildir. Resmi dil ya da azınlık dili olarak dünyada 60 ülkede Arapça konuşulmaktadır. En fazla Arapça konuşan ülkelerin başında Mısır geliyor, sonra da Cezayir ve Sudan. Tabii bu durum o ülkelerin nüfus yoğunluklarıyla ilgili.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İspanyolcaya benzerliği ile dikkat çeken Portekizce de dünyada yaygın bulunan diller arasında yer alıyor. Sömürgeleştirme döneminde hızla yayılan dil bugün Portekiz dışında Afrika ülkesi Angola, Güneydoğu Asya ülkesi Doğu Timor, Güney Amerika ülkesi Brezilya gibi ülkelerin de resmi dilidir. Brezilya, yüzölçümü ve nüfus büyüklüğünden dolayı Portekizcenin en yoğun konuşulduğu ülkedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Dünyada 200 milyon kişinin konuştuğu düşünülen, Avrupa’da Fransa ve Monako’nun tek resmi dili olan Fransızca, İsviçre, Lüksemburg ve Belçika’nın da bazı bölgelerinin resmi dilidir. Ama Fransızcanın en yaygın olduğu kıta Avrupa değil sömürge edinme dönemlerinden kaynaklı olarak Afrika’dır. Cibuti, Çad, Kamerun, Nijer, Senegal, Ruanda, Madagaskar gibi Afrika ülkelerinin resmi dilidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Hint-Avrupa dillerinin Cermence koluna bağlı olan Almanca özellikle Avrupa’da yaygın olarak konuşulmaktadır. Almanya dışında İsviçre ve Avusturya, fiili olarak da en çok Almanca konuşulan ülkelerin başında geliyor. Eski Alman sömürgesi olan Namibya’da da Almanca oldukça yaygındır. Günümüzde dünyada 38 ülkede 120 milyon kişinin Almanca konuştuğu tahmin ediliyor.

  • SONBAHARDA MUTFAK YAŞAMINIZDA DEĞİŞİKLİKLER YAPIN

    Evde fazlaca vakit geçirdiğimiz yerlerin başında mutfak gelir. Ve bu elimizde değildir… Kahvaltı için, öğle ve akşam öğünleri hazırlamak için, yemek sonrası dağınıklığı toplamak için, alışveriş malzemelerini yerleştirmek, düzenlemek, kontrol etmek için, derken günü yaşadığımız mekân oluverir mutfak. O zaman ortama ara sıra minik dokunuşlarla heyecan, taze ve yeni enerji katmayı da ihmal etmemek gerekir. Sonbahar aylarında mutfağınızda ufak değişiklikler yapmak isteyenler için ise önerilerimiz hazır…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • 6 Maddede Yaz Günlerinin Sonu Sonbahar Ekinoksu

    6 Maddede Yaz Günlerinin Sonu Sonbahar Ekinoksu

    Yazın bitişi ağustosun son günlerinden beri hissedilse de sonbaharın başlangıcı 23 Eylül yani Sonbahar Ekinoksu’nun gerçekleştiği tarih olarak kabul ediliyor. Fakat ekinoks tarihleri bazı yıllarda değişiklik gösterebiliyor, işte bu sene de onlardan biri ve Sonbahar Ekinoksu 22 Eylül’e denk geliyor. Sararan yapraklara, serinleten rüzgârlara ve sonbahar yağmurlarına günler kala ekinoks 6 maddeyle listemizde!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ekinoks, Ekvator üzerinde gündüz ve gece sürelerinin eşit olduğu tarihlerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Ekinoks kelimesi Latince “aequus” yani “eşit” ve “nox” yani “gece” kelimelerinin bileşiminden meydana gelir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    21 Mart ekinoksu ilkbaharın başlangıcı sayılırken, 23 Eylül ise sonbaharın başlangıcı olarak kabul edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    23 Eylül tarihinden itibaren Kuzey Yarımküre’de yaşayanları daha uzun geceler, Güney’dekileri ise uzun gündüzler bekler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Sık sık karıştırılan ekinoks ve gün dönümü ise aslında birbirinden çok farklı… Yaz gün dönümü 21 Haziran tarihine, kış gün dönümü ise 21 Aralık tarihine denk geliyor ve bu tarihler yaz ile kış mevsimlerinin başlangıcı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ekinoks sadece dünyaya özgü değil; Satürn’de de 15 yılda bir ekinoks yaşanıyor.

  • Okyanusta Bir Su Damlası Misali 8 Bilgi

    Okyanusta Bir Su Damlası Misali 8 Bilgi

    Hakkında her şeyi biliyorum deseniz bile aslında henüz hiçbir şey bilmiyorsunuz demektir! Çünkü okyanuslar şimdiye kadar sadece %5’i keşfedilmiş %95’i ise hala gizem perdesiyle örtülü yeryüzü parçalarıdır. Hem su basıncının yüksekliği hem teknolojinin bugünkü seviyesi bu büyük su kütlelerinin araştırılmasını güçleştirmekte… Okyanusta bir su damlası gibi duran bilgilerden 8 tanesini sayfamızda bulabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
  • Güzellik Ve Şifayı Birleştiren 9 Yarı Değerli Taş

    Güzellik Ve Şifayı Birleştiren 9 Yarı Değerli Taş

    Doğanın bize sunduğu güzelliklerden biri de değerli ve yarı değerli taşlardır. Bu güzel objeler, eski çağlardan beri, hastalıklardan, kötülüklerden korunmak ve süs amacıyla kullanılmışlardır. İşte karşınızda birbirinden güzel yarı değerli taşlar ve işlevleri…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ametist” title_font_size=”13″]

    Kuvarsın bir türü olan ametist taşının morun farklı tonlarında birçok çeşidi vardır. Mücevher yapımında sıklıkla kullanılan ametistin kötü enerjileri engellediği yönünde bir inanış bulunur. Hatta Leonardo Da Vinci’nin ametist taşının zekâyı arttırdığını söylediği de rivayet edilmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kehribar” title_font_size=”13″]

    Gösterişli takılarda karşımıza çıkan kehribar, aslında çam ağacının fosilleşmiş reçinesidir hatta bazen kehribar taşının içinde sinek ve böcek fosilleri de bulunur. Kehribarın şifalı bir taş olduğu düşünüldüğü için eski çağlarda tıp alanında yoğun olarak kullanılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kaplan Gözü” title_font_size=”13″]

    Bir kuvars çeşidi olan Kaplan Gözü sarı renklidir ve üzerinde kahverengi hareler bulunur, görünüşü kaplan gözünü andırır. Bağımsızlık sembolü olduğu ve astım hastalığına iyi geldiği düşünülür. Tespih yapımında yaygın olarak kullanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Azurit ” title_font_size=”13″]

    Mavi tonlarında bir taş olan azurit genelde bakır ile çıkarılır ve bakır ile beraber kullanılır. Azurit, psişik gelişimi sembolize eden bir taştır ve ruhu aydınlanmaya götürdüğüne inanılır. Yüzük, kolye, küpe gibi birçok takıda kullanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Akik” title_font_size=”13″]

    Akik bir kuvars çeşidinin yarı saydam halidir. Akik taşının, siyah, beyaz, mavi, yeşil gibi birçok farklı rengi bulunsa da en çok rastlanan çeşidi ateş kırmızısıdır. Akik çok eski çağlardan beri takılarda kullanılır, akik düğmeler de sıklıkla tercih edilen süs eşyaları arasındadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Aventurin” title_font_size=”13″]

    Mavi, turuncu ve yeşil renkleri bulunan bir kuvars taşı çeşidi olan aventurinin en çok görülen çeşidi yeşil aventurindir. Yıldız Taş olarak da bilinen aventurinin kalbe yakın taşındığında kişiyi negatif enerjiden koruduğu rivayet edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ay Taşı” title_font_size=”13″]

    Ay taşının Romalılar zamanından beri takı eşyası yapımında kullanıldığına dair bilgiler vardır. Kişinin duygusal dengesini sağlamasına ve gerilimlerden kurtulmasına yardımcı olduğuna inanılır. Beyaza yakın görüntüsünün içinde mavi ve turuncu yansımalar göze çarpar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mercan” title_font_size=”13″]

    Mercan taşı, aslında organik deniz canlılarının iskeletidir ve bu yüzden kalsiyumdan oluşur, kırmızı rengiyle özellikle kolye ve bileziklerde tercih edilen bir taş olmuştur. Eski çağlarda birçok şifasının bulunduğuna, özellikle kan hastalıklarına karşı koruyucu olduğuna inanılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Turkuaz” title_font_size=”13″]

    Firuze adıyla da bilinen turkuaz taşı takılarda en sık kullanılan yarı değerli taşlardan biridir. Antik Mısır çağından beri takılarda kullanılan turkuaz mavi – yeşil renklerindedir ve opak bir yapısı vardır. Turkuazın nazardan koruyucu özelliği olduğuna inanılır.

  • SAÇ SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN EN TEMEL ÖNERİLER

    SAÇ SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN EN TEMEL ÖNERİLER

    Bu konuda o kadar çok bilgi bulunuyor ki hele de sosyal medya âleminde saç sağlığı ve bakımı üzerine binlerce öneri ve ürün tarifine rastlamak mümkün. Tam da burada doğru bilinen yanlışlara dikkat etmenin önemli olduğu da aklınızda bulunsun! Aşağıdaki listede ise özen gösterildiği takdirde saç sağlığını koruyacak en temel bilgileri görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Saçımızın dili olsa şikâyet edeceği uygulamaların başında belki de en çok, fazla sıcağa maruz bırakmamız gelir. Aşırı sıcak suyla yıkamak, sık sık fön çekmek, her gün düzleştirici veya maşayla sıcak presler uygulamak uzun vadede saçı kurutan ve yıpranmasına neden olan pratikler arasındadır. Böyle bir işlemden sonra saçı krem ya da serumla nemlendirmek zararın etkisini azaltacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Özellikle deniz kenarındayken güneş ışınlarının saçımızda yarattığı renk açılmaları zaman zaman hoşumuza gider. Ne var ki güneş ışınlarına korunmasız olarak maruz kalmak cildimiz kadar saçımız için de zararlıdır. Korunmanın yollarından biri ise güneş altında olduğunuz sürece şapka kullanmak olabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Deniz ve havuz suyu da saçın kimyasını bozan önemli etkenler arasında. Bu bilgi doğrultusunda, tatile çıkarken yanınızda saç bakım ürünleri götürmek, havuz ya da denize girmeden önce yapacağınız bakımla saçınızı korumaya almak yerinde olur. Ayrıca sadece yaz günlerinde değil sert rüzgârların estiği kış günlerinde de saçların neme ihtiyacı olduğu unutulmamalı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Temizlemek için şampuanla yıkamak en sık uyguladığımız saç rutini. Oysa şampuanımızın içerdiği kimyasallar uzun vadede saçımızın zayıf düşmesine, dökülmesine yol açarken, bedenimizi kanserojen etkilerle de karşı karşıya bırakabiliyor. Bunlara engel olmak için ise alınan şampuanın SLS ve SLES gibi sülfatlar, paraben, tuz, silikon, parfüm gibi kimyasallar içermeyen doğal bir ürün olmasına özen gösterilmeli.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Saçlarınızın kırılmasından endişe ediyorsanız saç şekillendiricilerle de aranıza mesafe koymayı düşünebilirsiniz. Her ne kadar saçta uzun süre tutulmadığı ve saç derisi iyi durulandığı takdirde dökülme yapmayacağı görüşleri olsa da jöle, sprey, köpük gibi ürünleri sık sık kullanmanın zayıf saçları yıpratabileceği görüşü de ileri sürülmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Saçınızı doğal şampuanla yıkıyor, kimyasal ürünlerden ve sürekli şekillendirmekten kaçınıyorsunuz diyelim, ne var ki saç sağlığı noktasında konu burada sonlanmıyor. Nasıl bir tarakla ne şekilde taradığınıza da özen göstermelisiniz! Duş aldıktan sonra saçınız kurumadan top uçlu bir fırçayla açmalı, saça asılmadan nazik bir şekilde taramaya çalışmalısınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Hepsinden daha da önemlisi tüm vücudunuz gibi saçınızı güçlendirmeye de içten başlayabilmenizdir. Doğru ve yeterli beslenme ile iyi uykunun cilt ve saç üzerinde olumlu, stresin ise olumsuz etkileri olduğu biliniyor. Ceviz, baklagiller, havuç, zeytinyağı, C vitamini içeren meyveler, kabak çekirdeği ise saç köklerinizi güçlendirebilecek besinler arasında gösterilmekte.