Kategori: Yaşam

  • SEVGİ ÜZERİNE SÖYLENMİŞ MANİDAR SÖZLER

    “Sevgi” kavramı kiminizin kulağına sıradan gelebilir, oysa büyük düşünürlerin birçoğu tarafından dünyayı ayakta tutan ana neden olarak gösteriliyor. Biz de bu özel listeyi sevgiyi bizzat yaymaya çalışmış Yunus Emre’yle başlatıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • Depremden Korunmak İçin Neler Yapabiliriz?

    Depremden Korunmak İçin Neler Yapabiliriz?

    Bir doğa olayı olan depremin kendimiz ve çevremiz için afete dönüşmemesi için kademeli olarak yapabileceklerimiz bulunuyor. Bunlardan bazıları evlerimizde hatta bilincimizde basit önlemler almayı gerektirirken bazıları da özenle üstüne düşmeyi ve uzmanlarla birlikte hareket etmeyi gerektiriyor. Biz hem deprem öncesi, hem de deprem anı ve sonrasında yapabileceklerimizden birkaçını sıraladık. Unutmayalım ki bu konuda önceden hazırlıklı olmak, hayat kurtarır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yaşadığınız binanın dayanıklılığı hakkında uzman görüşü önemli.” title_font_size=”13″]

    Yaşadığınız mekân depreme ne kadar dayanıklı? Bu soruyu ciddiyetle sorup cevabı mutlaka uzmanlara yaptıracağınız testler ile elde etmelisiniz. Ölçüm sonuçlarında gerekli görüldüğü takdirde hane-apartman sakinlerini bilgilendirmeli ve binanın dayanıklılığını artıracak mühendislik çalışmaları için vakit kaybetmeden harekete geçmelisiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Evinizdeki eşyalar sarsıntı sırasında risk teşkil etmesin!” title_font_size=”13″]

    Oturduğunuz ev kadar o evin içindeki mobilyaların konumu da önemli! Sarsıntı sırasında devrilerek tehlike oluşturabilecek ya da içinden düşen eşyalar nedeniyle güvenliğinizi tehlikeye atabilecek detayları bir kere daha gözden geçirin. Duvara sabitlenmesi gereken eşyaların, kilit altında tutulması gereken dolapların, deprem anında hareket etmenizi engelleyecek mobilyaların önlemini almayı ihmal etmeyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Deprem çantasında olması gerekenler… ” title_font_size=”13″]
    deprem

    Birkaç gün yetebilecek oranda su, konserve ya da bisküvi gibi bozulmayan yiyecekler, el feneri ve yedek pilleri, ilk yardım çantası, kullandığınız ilaçlar, battaniye, uyku tulumu ve çadır, mevsime göre değiştirebileceğiniz birkaç adet temel giysi, ulaşmak isteyebileceğiniz numaraların kayıtlı olduğu bir defter, kalem, dezenfeksiyon için ıslak mendil, kâğıt havlu ve poşet, çok amaçlı çakı. Depremle karşılaşmadan önce hazır bulundurulması gereken bu çantanın vazgeçilmez olduğunu unutmayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Deprem anı, sakin kalarak bilgilerimizi uygulamaya koyma zamanıdır!” title_font_size=”13″]

    Depremle karşılaşıldığında panik yapmamak, çalabilecek siren ya da alarm seslerine karşı sakin kalarak hareket etmek hayati bir önem taşımakta. Sarsıntı hissedilmeye başlandığı an önceden belirlenen en korunaklı yere geçmek ilk adım olmalıdır. Koltuk ve çekyat gibi eşyaların yanına, etrafı sandalyelerle desteklenmiş masa altına oturarak dizlerinizi göğsünüze çekmeli, bir elinizle başınızı koruyup diğer elinizle tutunmalısınız. Bu pozisyonun adı “Yaşam Üçgeni”dir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Deprem anında uzak durulması gereken alanlar aklımızda olsun.” title_font_size=”13″]

    İçeride veya dışarıda cam kenarları, çökme riskine karşı balkonlar ve merdivenler uzak durulması gereken yerlerin başında geliyor. Kolon, kiriş altı, kapı eşiği ve ezilmeye çok yatkın olduğundan beyaz eşyaların yanında da saklanılmaması gerekmekte. Fayansların yoğun olduğu yerlerden uzak durulması gerektiği de uzmanlar tarafından sıkça ifade ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Depremin hemen ardından yapabileceklerimiz neler?” title_font_size=”13″]

    Sarsıntının bittiğinden emin olduktan hemen sonra hızlıca ve yine sakinlikle elektrik, doğalgaz ve su tesisatını kapatmalı, önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alarak binadan uzaklaşmalısınız. Deprem sonrasında da elektrik kesintisi ve mahsur kalma tehlikesine karşılık kesinlikle asansörü kullanmamanız gerektiğini unutmayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Artçı depremlere karşı da hazırlıklı olmalı, önlemlerimizi tekrar güncellemeliyiz.” title_font_size=”13″]

    Yaşadığınız bina hasar almışsa veyahut da hasar almasa bile risk teşkil ettiğini biliyorsanız artçı depremler kesilene kadar dışarıda kalmalı, başka bir mekânda konaklamayı tercih etmelisiniz. Bu doğa olayının her aşamasında sakin kalmanın önemini kavramalı ve hep birlikte panik havası yaratabilecek söylentilere değil bilim insanlarının açıklamalarına kulak vermeliyiz.

  • SANKİ MASALLARDAN ÇIKIP GELMİŞ GİBİ: TAVUS KUŞU

    Güzelliğiyle insanları adeta hipnoz eden, sülüngiller familyasına ait olan tavus kuşu uzun mesafe uçabilen, ortalama 15 yıl ömrü olan ve gruplar halinde yaşayan bir kuş türüdür. Antik Yunan’da bir tanrıça simgesi olarak ifade edilen tavus kuşu İslamiyet’e göre mutluluk, bolluk, refah gibi kavramlarla özdeşleştirilir. Bu yazımızda birbirinden ilginç özellikleriyle tavus kuşu hakkında bilgiler listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Tavus kuşlarının dişisi de erkeği de uçabilir; hava koşullarına bağlı olarak ne kadar yükseldikleri değişiyor olsa da bazı tavus kuşlarının uzun mesafe uçabildiği düşünülür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Güzelliği ve ihtişamıyla göz dolduran tavus kuşları doğdukları zaman tüysüz olurlar, 3 yaşına kadar tüyleri büyümez ancak sonradan gürleşir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Tavus kuşları genellikle yeşil ya da mavi renklerde olur ancak beyaz olan tavus kuşları da vardır. Bazı görüşler, bu beyaz tavus kuşlarının albino olduğu yönündedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    İnsan gözünü anımsatan desenleriyle tavus kuşu tüyünün, nazarı önleyici bir etkisi olduğuna inanılır hatta bazı inanışlara göre kuşun tüyünü üzerinde taşıyan insanlar nazardan korunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Hindistan’da “Ulusal Kuş” olarak ifade edilen mavi tavus kuşuyla ilgili ilginç bir bilgi paylaşalım. Bu eşsiz türün renklerinin canlılığı çok az kuşta vardır ancak buna karşın ayakları çok çirkindir. Bu nedenle mavi tavus kuşunun ayaklarını her gördüğünde yüksek sesle bağırdığı rivayet edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Tavus kuşunun tüyleri çok farklı bir mekanizmaya sahiptir. Yapılan araştırmalara göre tüyler rengini, kristale benzeyen küçük yapılardan alır; yani tüye renk veren pigment değil bu küçük kristali andıran dokulardır.

  • 2022 MAKYAJ TRENDLERİ VE HİLELERİ

    Botoks, Fransız askısı, örümcek ağı estetiği derken karşımıza onlarca popüler estetik uygulama çıkıyor olsa da bunların birçoğunu basit makyaj hileleriyle de yapmak mümkün. Dudakları daha dolgun göstermenin yolları, gözlere daha çekik bir ifade vermek için tüyolar, simli farlarla yapılan festival makyajları, yüze kontür kalemleriyle şekil verme ve daha pek çok bilgi yazımızda sizi bekliyor. 2022’nin çok konuşulan makyaj trendlerinden ve hilelerinden birkaçını sizin için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Fox eyes, son günlerin en popüler makyaj tekniklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Gözleri daha çekik gösteren ve “badem göz” şekline getiren bu makyaj tekniği için eyeliner’ın daha dikkat çekici bir versiyonu demek mümkün. Gözlerin daha büyük ve ön planda olduğu fox eyes makyajında genellikle toprak ya da krem tonları uygulanıyor olsa da istenilen her renkle yapmak mümkün. Farı göze uygulayıp hafifçe dağıtarak gölgeli bir duruş elde ettikten sonra kuyruklu bir eyeliner çizgisi ile fox eyes makyajı tamamlanabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Dudakların ön planda olduğu makyaj, son yılların trendlerinden biri. Dudakları daha kalın ve dolgun göstermek için onlarca hile var. En bilinenlerinden biri, dudağın çevresini kahverengi kalemle çizdikten sonra içini daha açık tonda bir kalemle doldurmak ve üzerine parlatıcı uygulamaktır. Bir diğer hile ise dudağın üst kısmını krem rengi bir kalemle çerçeveleyip, parmak uçlarımızla dağıtmak ve üzerine ruj uygulamaktır. Dudağın üst çizgisine sürülen krem tonda kalem, dudakların çok daha kalkık görünmesini sağlayacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Simlerle yapılan glitter makyajı, popüler makyaj uygulamalarından biridir. Yalnızca göze değil tene ve dudağa da uygulanan bu makyaj trendi özellikle festival, konser ve doğum günü gibi etkinliklerde sıkça tercih ediliyor. Glitter farlar diğer ismiyle parıltılı jel farlar bir aydınlatıcı fırçasıyla yüze de rahatlıkla uygulanabiliyor böylece makyajın çok daha etkileyici olmasını sağlıyor. Glitter makyajını uygulamanın belirli bir kuralı ya da sınırı yok; yüzünüzün ön plana çıkarmak istediğiniz bölgesine glitter uygulayabilir ve ışık saçabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yüzü şekillendirmenin en kolay yollarından biri yüze kontür uygulamaktır. Koyu tonda bir kontürü önce elmacık kemiklerinizin altına, ardından çenenize ve burnunuza uygulayın. Koyu renkler, yüzünüze bir gölge katacak ve kusurlu yerleri örtecektir. Yüze uygulanan bu kontür uygulaması aynı zamanda yüzde “lifting” (gerdirme) etkisi de oluşturacaktır; yüz yukarı doğru daha kalkık, elmacık kemikleri çok daha orantılı, burun ise çok daha kusursuz görünecektir. Popüler bir lifting uygulaması daha var, ondan da bahsetmeden geçmeyelim. Şakaklara tutturulan ve saçın altına gizlenen askı / bantlarla yüz daha gergin görünebilir. Son aylarda sıkça karşımıza çıkan bu bantları piyasada bulmak çok kolay olmasa da estetik operasyona gerek kalmadan bu etkiyi sağlamak oldukça kolay.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kulağa ilginç geliyor olsa da bu sene çil yapmak çok moda. Eğer kendinden çilli bir cildiniz varsa şanslısınız, bu sene trend sizsiniz. Ancak çiliniz yoksa da sorun değil çünkü kalemle burun çevresine çil yapmak çok kolay. Ten renginize uygun seçeceğiniz bir kalem ile minik noktalar halinde yüzünüze çil yapabilir ve çok doğal bir görünüm sağlayabilirsiniz. Yapay çil yapmanın bir ilginç yolu daha var; kına! Hint kınasıyla yüze noktalar halinde yapılan çil, daha uzun ömürlü olacaktır. Ancak elbette bu durumda pek çok sağlık sorunu da gündeme gelebilir; yüzünüzde alerji oluşabilir ya da farklı sorunlar gündeme gelebilir. Bu nedenle yüze kınayla yapay çil yapmadan önce bir profesyonele danışmak çok daha doğru olacaktır.

  • KEDİ SAHİPLENENLERİN BİLMESİ GEREKEN 6 ŞEY

    Kedi, köpek fark etmeksizin tek isteği sonsuz sevgi olan bir canlıyı sahiplenmek, dünyamıza eklenen en güzel renklerden biri olacaktır. Henüz 5 dakikalığına yanından ayrılmış olsanız bile döndüğünüzde sizi yıllardır görmemiş gibi sevinmesi, oyun oynamak için sürekli hazır olması ve yoğun geçen bir günün ardından evde sizi daima mutlulukla karşılaması paha biçilmez bir histir. Eğer bir kedi sahiplenmeye karar verdiyseniz öncelikle söylemek isteriz ki sizi güzel ve neşeli günler bekliyor. Ancak elbette her işin bir zorluğu olacaktır özellikle de alışma sürecinde. Kedi sahiplenmeden önce bilinmesi ve dikkat edilmesi gerekenleri sizin için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kedi sahiplenmek sorumluluk demektir ve bu sorumluluk ömürlük olacaktır. Yavru kediyse gelişimi, yetişkin kediyse mevcut sağlık durumunu korumak için mutlaka çaba sarf etmek gerekecektir. Tatiller, kısa seyahatler hatta günlük planlar bile sorumluluk dahilinde olmalıdır çünkü evde sizi bekleyen bir minik pati vardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kedinizin düzenli olarak veteriner kontrolüne gitmesi, kaliteli bir yaşam sürmesi için oldukça önemlidir.  Veteriner kontrolünün ciddi bir gider olduğunun da altını çizelim; hayvan bakımının maliyetli bir durum olduğunu unutmamalı ve maddi anlamda sorumluluğu da alabileceğinize emin olmanız gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Sevgi göstermek ve ona yeteri kadar zaman ayırmak da en az mama ve su kadar “hayati” olabilir çünkü sevgi, bir canlının yaşamını kaliteli geçirmesi bakımından çok önemlidir. Sevgiyi ve beklediği ilgiyi alamayan kedi bir süre sonra strese girebilir ki bu durum, ölümcül sonuçlara yol açabilir.  Strese giren kedinin ilerleyen zamanlarda fiziksel rahatsızlıkları oluşabilir örneğin kediniz mama yemeği reddedebilir ya da kendini yalnızlaştırarak etrafa olan ilgisini kaybedebilir. Kedinize ne kadar yoğun olursanız olun günde birkaç saat ayırabilecek misiniz? Bu sorunun yanıtı önemli…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kediler rahatlarına düşkün ve kendi sınırlarını korumayı seven canlılardır. Bu nedenle yaşayacağı evde de konfor ister. Kediniz için mutlaka evinizde özel bir yer ayırmanız gerekir. Kediler için mekân değişimleri genellikle stresli olur; özellikle yetişkin kedilerin bu duruma alışması zaman alabilir. Kedinizi rahat ettirmek için evin en sakin köşesini onun için ayırmanız iyi olacaktır. Bu alana kedi evi ya da tırmalama ihtiyaçlarını giderebileceği bir tırmalama tahtası gibi eşyaları konumlayabilir ve alışma sürecini hızlandırabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Alışma süreci, ilk başlarda sizi en çok zorlayan şeylerden biri olacaktır. Siz nasıl ki evde yeni bir canlının varlığına alışmaya çalışıyorsanız aynı şey kediniz için de geçerli olacaktır. Bu süreçte ani sevgi gösterileri, yüksek ses, kalabalık ortam vb. gibi onu rahatsız edecek şeylerden kaçınmanız gerekir. Kediler çok gürültülü ortamları sevmezler ve bu durum süreci olumsuz etkiler. Bunu önlemek için davranışlarınıza çok dikkat etmeli ve ona yaklaşırken çok sakin bir tavır takınmanız gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kedilerin öz bakımı, yaşam kalitelerini doğrudan etkiler bu sebeple kedinizin bakımına çok dikkat etmeniz gerekir; tüylerini her gün taramanız ve derisini ölü tüylerden arındırmanız önemlidir. Yanı sıra dişlerini kedi diş fırçası ve macunu ile güzelce temizlemeli ve ağız bakımını ihmal etmemelisiniz. Her kedinin ihtiyaç duyduğu bakım sıklığı değişebilir bu nedenle kediniz için en doğru süreci mutlaka veteriner hekiminize danışmanız gerekir.

  • 8 Madde ile Kara Trenin Hayatımızdaki Yolculuğu

    8 Madde ile Kara Trenin Hayatımızdaki Yolculuğu

    Demiryolları geliştikçe trenler de gelişip dönüşerek ulaşımın en önemli aracı haline geldi ama biz bu listemizde sayıları git gide azalan eski trenlerden söz ettik, kömürle çalışan buharlı lokomotiflerden… Trenin hayatımızdaki yolculuğuna dair 8 madde ile karşınızdayız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Dünyada ilk tren 1800’lerin başında İngiltere’de kullanılmaya başlanmıştır. İlk zamanlar yük taşımacılığı yapılmış, yolcu taşımacılığı daha sonraki yıllarda gerçekleşmiştir. Osmanlı’nın bugünkü sınırlarımız içindeki demiryolu tarihi ise 1856 yılında İzmir-Aydın demiryolu hattı ile başlamıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    eski trenler

    1800’lerden bu yana raylı taşımacılık bütün dünyada olduğu gibi bizde de büyük bir yol kat etti, füniküler, tramvaylar, metro ve hızlı trenler… Ve yine dünyada olduğu gibi bizde de bunların hiçbiri dumanı, düdüğü, gürültüsüyle buharlı kara bir tren kadar hatıralarımızda yer etmemiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    eski trenler

    Eskiden Anadolu’nun köylerinde görülen hareket halindeki bir tren başka dünyaların varlığını bilmek, hayal edilen yerlere bir gün gidebilecek olmayı umut etmek demekti. O yüzdendir ki tren şarkılarda, türkülerde farklı duygular yüklenen yegâne ulaşım aracı olmuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    eski trenler

    “Kara tren gecikir, belki de hiç gelmez…” türküsünü bilirsiniz… Birinci Dünya Savaşı zamanında yaşananları anlatmak için yazılan bu sözler gidenleri, dönmeyenleri, gelen acı haberleri anlatır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    eski trenler

    Bir zamanlar bizi sevdiklerimize ulaştıran tek araç olan trenlerin kendine has sesi kulaklarımızda tatlı bir tını bırakır. Yıllar içinde görünüşü de oldukça değişen trenlerin özellikle de eski lokomotiflerin nostaljik görüntüsünü hemen herkesin izlemeyi sever.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    eski trenler

    Haydarpaşa Tren Garı da eski Türk filmlerinin vazgeçilmez mekânlarındandı. Anadolu’dan İstanbul’a trenle gelen insanlar garın merdivenlerinde önce bir durur, sonra kararlı bir şekilde uzun uzun bakardı “yenmek” istediği İstanbul’a…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    eski trenler

    Artık eski trenleri bugün neredeyse sadece müzelerde görmek mümkün… Bazı mekânların bahçelerinde de demiryollarının cefasını çeken emektarlar olarak sergileniyorlar. Böyle bir müzeye gitmediyseniz tavsiye ederiz, trenlerin heybetli görüntüleri sizi şaşkınlığa uğratacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    tren garı

    Buharlı lokomotif görebileceğiniz birkaç öneride bulunabiliriz size… Selçuk’a 7 km uzaklıktaki Çamlık Açık Hava Buharlı Lokomotif Müzesi, Ankara’da TCDD Tren Müzesi, Sirkeci Garı, Rahmi Koç Müzesi…

  • YAZIN SOKAK HAYVANLARI İÇİN YAPABİLECEĞİMİZ 6 İYİLİK

    Su ihtiyaçları oluyor ancak söyleyemiyorlar… Sıcaktan çok etkileniyorlar ancak sığınacak yer bulamıyorlar… Karınları acıkıyor, halsiz düşüyorlar ancak kendilerini ifade edemiyorlar. Kısaca sokak hayvanları için yaz ayları oldukça zorlu geçiyor. Peki, bu durumda onlar için neler yapabiliriz? Sokak hayvanlarını yaz sıcaklarından korumak için birkaç öneri listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
  • DAHA İYİ BİR DÜNYA İÇİN DAHA İYİ BİR SOSYAL MEDYA

    DAHA İYİ BİR DÜNYA İÇİN DAHA İYİ BİR SOSYAL MEDYA

    Coğrafi ve fiziki sınırları ortadan kaldırarak tüm dünyayı ortak bir platformda buluşturan sosyal medyanın, kullanıcıları tarafından tasdiklenmiş ortak bir etik kurallar listesi bulunmuyor ama hem insanlık değerleri açısından bakıldığında hem de profesyonel olmak adına, kullanırken mutlaka dikkat edilmesi gereken hususları var. Ve işte onlardan birkaçı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kullanılan üslup en önemlisi” title_font_size=”13″]

    Teknolojinin gelişmesiyle hayatımıza giren bu mecralar da tıpkı diğer sosyal alanlar gibi, ancak insanın insana, ama her şeyden önce kendine saygı duymasıyla anlamlı hale gelebilir. Kimle iletişim kurulursa kurulsun kullanılan ifadelerde üsluba özellikle özen gösterilmelidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sözlü şiddet ve tehdit her yerde suçtur” title_font_size=”13″]

    Dijital iletişim araçlarını kullanarak insanlara zarar vermeye çalışmak siber zorbalık türlerinden biridir. Kişiyi kasten rahatsız eden, kötü davranan, alay eden siber zorbaları cevapsız bırakmak, engellemek ve şikâyet ederek bildirmek en doğru tavır olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Doğru ve dürüst olunmalı” title_font_size=”13″]

    Sosyal medyanın dürüst bir platform olduğundan söz edebilmek için önce kendimizi test etmeliyiz. Bilgi paylaşırken titiz davranıp doğruluğunu araştırma çabasına giriyor muyuz, yoksa teyide muhtaç bilgileri önemsemeden dolaşıma mı sokuyoruz gibi soruların cevabı oldukça önemli.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yapılan hatayı düzeltmekten çekinmemeli” title_font_size=”13″]

    Aslında herhangi bir bilgiyi, görseli, düşünceyi paylaşmak başlı başına değer vermek demektir. Paylaştığımız bilginin hatalı ve yanlış olduğunu fark ettiğimizde en doğru tavır, hatayı/yanlışı vurgulayıp, doğrusunu ifade eden yeni bir paylaşım yapmak olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Özel yaşama saygı olmazsa olmaz” title_font_size=”13″]

    Bütün sosyal alanlarda özel hayatın gizliliği ve korunması temel insan haklarından biridir. Sosyal medyada da kişilerin özel hayatını izinsiz paylaşmak, kimliğini, fotoğrafını kullanarak zarar verici eylemlerde bulunmak etik davranışların tamamen dışındadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Emeğe saygı gösterilmeli” title_font_size=”13″]

    Herhangi bir bilgi ve belge kendi arşivinden değil de alıntı yaparak kullanılıyorsa mutlaka haber, bilgi ya da görselin kaynağı belirtilmelidir. Böylece hem emek sahibi işaret edilerek hakkı teslim edilmiş olur, hem de konuyla ilgili bir sorunda kaynak referans gösterilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Burası küresel bir köy” title_font_size=”13″]

    Dünya için kullanılan küresel köy tanımı hiç bu kadar karşılığını bulmamıştı. Sosyal medya her cinsiyetten, her etnik kökenden, her inanç grubundan insanların bulunduğu ortak bir alan. Paylaşımı göndermeden önce bu bilinçte olmak, başkasının özgürlük alanına müdahale sayılabilecek gönderilerden kaçınmak etik olandır.

  • 6 MADDEYLE ALOE VERA BİTKİSİ

    Doğal bir nemlendirici olması özelliği ile kozmetik ürünlerinin vazgeçilmezi olan aloe vera, “ölümsüzlük bitkisi” ya da “ilaç bitkisi” olarak da bilinir. Eski Mısır’da birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılan bitkinin, Kleopatra’nın da güzellik sırlarından biri olduğu ve sonsuz gençlik için aloe vera masajını tercih ettiği rivayet edilir. Afrikalı avcıların terlemeyi ve vücut kokusunu gidermek için kullandığı aloe vera hakkında pek çok bilgiyi sizler için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Aloe veranın kabukları ve jelinin ayrı ayrı faydalarının olduğu bilinir. Kabuk kısmında bulunan antrakinonlar medikal alanda kullanılırken, yaprağının iç kısmında bulunan renksiz jel ise deri ve saç sorunları gibi birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İçinde pek çok amino asit, mineral ve vitamin bulunduran aloe vera jeli, cilde uygulandığında pH dengesini düzenler; çatlak oluşumunu önler. Jeli çıkarmak için, öncelikle uzun yapraklardan birini ortadan kesin, sonrasında kenarlarındaki tırtıklı kısımları temizleyin ve bıçak yardımıyla kabuğundan sıyırın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Şifalı bitki aloe vera yalnızca cildi nemlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda güneş yanığı ve cilt kızarıklığına da iyi gelir. Tabi ki alerjik reaksiyonları engellemek için dikkatli kullanılması gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    %96’sı sudan oluşan aloe vera, yapısında aspirinin ana maddesi olan salisilik asit yer aldığı için özellikle sindirim ve bağışıklık sistemi üzerinde mucize etkiler gösterir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Aloe vera sağlıkla ilgili konuların yanı sıra geçmiş zamanlarda gıdaların ömrünü uzatmak için de kullanılırdı. Buzdolabının olmadığı zamanlarda insanlar yiyeceklerini depolamadan önce aloe vera jeli içine yerleştirirdi. Böylelikle yiyeceklerin tazeliği korunur ve ömrü uzardı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Aloe vera evde de kolaylıkla yetiştirilebilen bir bitki; iç mekânda fazla güneş almayan ve sıcaklığın 18 derecenin altına düşmediği ortamlarda rahatlıkla yaşayabilir. Zeolit ve perlitli toprakları seven aloe verayı 5-6 günde bir sulamak yeterli olur.

  • YAZ BAHÇELERİ İÇİN 6 ÇİÇEK ÖNERİSİ

    Balkona, cam kenarına, evin herhangi bir yerine konumlanan küçücük bir çiçek bile bütün atmosferi değiştirmeye yetecek güçte olabilir. Varlıklarıyla günümüzü renklendiren ve adeta bize yazı müjdeleyen çiçekleri sayfamıza konuk ediyor ve renkli görseller eşliğinde, bahçeleri süsleyen bitki türleri hakkında kısa bilgiler veriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Yaz boyunca açan çiçeklerden biri olan begonya özellikle rutubetli ve serin topraklar için ideal. Peyzaj uygulamalarında ağaç ve çalı gruplarının önlerinde adeta bir tablo gibi duran begonya, yarı gölge alanları sever bu nedenle yeri seçilirken dikkatli olunmalıdır. Yaz aylarında 2 günde bir sulamak gerekir, eğer begonyanız kurursa buz ve sıcak su yöntemiyle canlandırabilirsiniz. Bunun için bitkinin köklerine yeterli miktarda buz koyun ve ardından buzların üzerine sıcak su dökün. İşlemi belirli aralıklarla tekrarlarsanız begonyanız yeniden canlanacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yazın habercisi sayılan papatyalar hem mis kokularıyla hem huzur veren görüntüleriyle ideal yaz çiçeklerinden biridir, özellikle teras ve bahçelerde şık durur. 50’den fazla çeşidi olan papatya nemli ve geçirgen toprakları sever. Saksıda yetiştirmeyi tercih ediyorsanız killi toprak seçmenizde yarar olacaktır, ayrıca papatya tohumunun ekileceği saksının çok derin olmaması da önemli detaylardandır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Zengin ve nemli toprakları tercih eden ortanca aynı zamanda bol su ihtiyacına sahip olan çiçeklerden biridir, sıcaklığa bağlı olarak haftada bir iki kez sulanması gerekebilir. Ortanca, ışıklı ortamları çok sever özellikle sabah ve akşam güneşi onlar için oldukça yararlıdır, geniş bahçeler ve büyük saksılar bu çiçek türü için idealdir. Ortancayı canlandırmak için solan yaprakları düzenli olarak kesmek gerekir bunun için el makası kullanabilirsiniz. Yalnızca yaprakları değil ölü olan dallarını da kesebilirsiniz, bir süre sonra ortanca yeniden canlı görünümüne kavuşacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Hoş kokulu ve dayanıklı yaz çiçeklerinden biri olan kadife çiçeği dik olarak büyüyen sarı, kırmızı ve turuncu renklerde bir bitkidir. İyi işlenmiş toprakları ve yarı gölge alanları sever. Yaz başından sonbahara kadar renkleriyle büyülemeye devam eder. Daha çok çiçek vermesi için mutlaka solan çiçeklerin temizlenmesi gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kuraklığa dayanıklı bitki türlerinden biri ağaç minesidir. Özellikle kavurucu yaz sıcakları için ideal çiçeklerdendir. Yuvarlak demetler halinde açar ve çiçekleri önce sarı veya pembe, ardından kırmızı ya da turuncuya döner. Toprağının orta ve az nemli olması yeterlidir çok nazlı bir çiçek olmadığından her koşulda rahatlıkla yaşayabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ilık yaz akşamlarının en güzel renklerinden biri olan akşamsefası, kuruluğa ve olumsuz hava koşullarına karşın dayanıklı yapısıyla bilinir ve bu nedenle uzun ömürlü yaz çiçeklerinden biridir. Çiçekleri ekerken aralarında en az 60-70 cm civarı boşluk bırakmak gerekir bu sayede çiçekler kendine ait bir gölgeye sahip olur ve topraktaki besinlerden daha iyi faydalanır. Bu arada akşamsefasının ışık yokken çiçek açtığını biliyor muydunuz? Hava kararmaya başladığında çiçeklerini açar ve gece boyunca açık kalır, bu özelliğinden dolayı adı “akşamsefası”dır.