Kategori: Yaşam

  • GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE İLETİŞİM ARAÇLARI

    İnsanoğlu, çok eski çağlardan bu yana birbirileriyle iletişim kurmanın yolunu bir şekilde buldu; kimi zaman dumanla, kimi zaman minik bir güvercinle… Mağara yazılarından bilgisayara uzanan bu süreç teknolojinin de devreye girmesiyle saniyeler içerisinde iletişim kurabileceğimiz bir seviyeye ulaştı. Bu yazımızda eski iletişim araçları denince akla ilk gelenlerden birkaçını sizlerle paylaşıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Yazının icadından önce insanlar resim ile iletişim kurarlardı. Özellikle mağara duvarlarına yapılan resimler, en etkili iletişim yollarından biriydi. Yaklaşık 45 bin yıl önce çizildiğine inanılan, dünyanın bilinen en eski mağara resmi Endonezya’nın Sulawesi Adası’nda bulundu. Koyu kırmızı boyayla bir yaban domuzunun çizildiği resim, iletişim tarihinin en eski kalıntılarından biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Filmlerde, dizilerde, romanlarda karşımıza çıkan ve çok kez adını duyduğumuz posta güvercinleri, dönemin en önemli iletişim şekillerinden biriydi. Güvercinin ayağına bağlanan not, karşı tarafa gönderilir ve bu sayede iletişim kurulurdu. Posta güvercinlerinin Mısır’da milattan önce 1200’lü yıllarda yetiştirilmeye başlandığı tahmin edilir. Özellikle ticaret alanında haberleşme amaçlı kullanıldığı bilinir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Ulak, haberci anlamında kullanılan bir kelimeydi; bu iletişim ağırlıklı olarak devletler arasında kurulurdu. Söyleneni ya da yazılanı hızlı bir şekilde muhatabına iletmesi için görevlendirilen kişiler, bir dönemin en etkili haberleşme kanallarından biriydi. Ulakla haberleşmenin 7. yüzyılda başladığı rivayet edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yazının icadı ve kâğıdın bulunması, yeni yeni iletişim kanallarının ortaya çıkmasını sağladı. Bunlardan biri olan mektubun mazisi oldukça eskiye dayanır. Bilinen en eski mektupların Mısır firavunlarının milattan önce 15. yüzyılda yaptığı diplomatik yazışmalar olduğu bilinir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    1835 yılında Samuel Morse tarafından elektromıknatıslı telgrafın icat edilmesi, bambaşka iletişim dünyasının kapılarını araladı. Mors alfabesinin de çıkmasıyla telgraf, dönemin en ünlü iletişim araçlarından biri oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    1843 yılında icat edilen ve patenti Alexander Bain’e ait olan faks makinesi, dönemin ünlü iletişim araçlarından biridir. Günümüzde resmi yazışmalarda nadiren kullanılmaya devam ediyor. Faks makinesi ile gerekli evraklar kısa sürede muhatabına iletilir ve iletişim hızlı bir şekilde gerçekleşir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    1876 yılında Alexander Graham Bell tarafından icat edilen telefon, dünyanın en büyük buluşlarının başında gelir. Ahizeli telefonun icat edilmesiyle başlayan iletişim serüveni bugün akıllı telefonlara kadar şaşırtıcı bir şekilde ulaşmıştır.

  • TEMEL YOGA DURUŞLARINI BİLMEKTE FAYDA VAR

    Her geçen gün daha fazla insan zihin ve beden buluşması anlamına gelen yogayla ilgileniyor ve hayatının bir parçası haline getiriyor. Elbette bu yoğun ilginin belli başlı nedenleri bulunmakta. Kasların esnekliğini ve kütlesini artırması, beden farkındalığı geliştirmesi, doğru postüre sahip olmayı sağlaması, kalp sağlığını koruması, kimi kronik ağrıları azaltması yoganın bilimsel araştırmalarla kanıtlanan faydalarından sadece birkaçı. Bu faydaları görebilmenin yolu belli yoga duruşlarını düzenli olarak belirli sürelerde yapmaktan geçiyor. O duruşlar/pozlar herkesin yapabileceği en temel seviyelerden başlıyor ve güç, esneklik isteyen seviyelere kadar çıkıyor. Ve yoga da hemen hemen her duruşun/pozun bir ismi bulunmakta, temel seviye örneklerinden bazılarını aşağıda görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • DEPREM ÇANTASINDA HANGİ MALZEMELER BULUNMALI?

    DEPREM ÇANTASINDA HANGİ MALZEMELER BULUNMALI?

    Deprem hiçbir zaman gerçekleşmemesini dilediğimiz ama her zaman yaşanma ihtimali bulunan bir doğa olayı. Bize düşen, tüm tedbirlerimizi almış olarak hayatımıza devam etmek. Bir deprem çantasını hazır bulundurmak da bu tedbirler arasında yer alıyor. Çantada genel olarak yer verilmesi gerekenleri aşağıda listeledik. Elbette özel durumlarınıza göre daha farklı öncelikleriniz olacaktır. Her durumda unutulmaması gereken detaylar ise malzemeleri mevsime göre güncellemek, yiyecek, içecek ve ilaçların son kullanma tarihlerine dikkat etmektir. Ayrıca deprem çantası mutlaka kolayca ulaşılabilecek bir yerde, kolayca taşınabilecek ağırlıkta olmalıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Su ve gıda malzemeleri” title_font_size=”13″]

    Deprem çantasında 3 gün boyunca yetebilecek miktarda su bulunmalıdır. Gıda malzemeleri bozulmayacak ürünlerden seçilmeli, örneğin işlem gerektirmeden yenebilecek konserve, kuru meyve, bisküvi olabilir. Uzmanlar tahin, pekmez gibi enerji veren besinlerin de çantaya dâhil edilmesini öneriyorlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”El feneri ve yedek piller” title_font_size=”13″]

    Deprem sonrasında güvenlik nedeniyle elektrik kesintileri yaşamak olası bir durumdur. Böyle bir anda kendi elektriğinizi temin etmeniz gerekebilir. Aydınlatma gücü yüksek bir el feneri ile yedek pillere deprem çantasında yer verilmelidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kullanılan ilaçlar ve ilk yardım çantası” title_font_size=”13″]

    Sizin veya aile fertlerinizden birinin kullanmakta olduğu ilaçlar var ise onların yedeklerini deprem çantasında bulundurmalısınız. Yine hafif yaralanmalarda işinize yarayacak malzemeleri içeren bir ilk yardım kiti de çantada hazır bulunmalı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Battaniye ve mevsime göre giysi” title_font_size=”13″]

    Hangi mevsim olursa olsun battaniye özellikle gece vakitlerinde ihtiyaç duyulan bir malzeme olabilir, bu nedenle deprem çantasında dört mevsim battaniye bulundurulmalı. Bir süre idare edebilecek giysiler mevsime göre seçilmeli. Sonbahar ve kış mevsimleri ise mutlaka yağmurluk, bere, eldiven, çorap ve kazağa yer verilmeli.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kişisel hijyen malzemeleri ve maske” title_font_size=”13″]

    Hijyen malzemelerini bir poşette toplayarak deprem çantasına yerleştirebilirsiniz. Bunlar ıslak mendil, tuvalet kâğıdı, atık için poşet, dezenfektan ürünü, diş fırçası-macunu olabilir. Pandemi süreci düşünülerek çantada maske de bulundurulmalı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çok amaçlı çakı ve çakmak” title_font_size=”13″]

    Konserve açmaktan ip kesmeye kadar iş görebilen çok amaçlı bir çakıya deprem çantasının kolay ulaşılabilir gözünde yer verilmeli. Ateş yakmak gerekebilir düşüncesiyle aynı göze çakmak veya kibrit de yerleştirilmeli.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Telefon şarj cihazı ve telefon defteri” title_font_size=”13″]

    Telefon için yedek bir şarj cihazı veya mümkünse taşınabilir şarj cihazı (powerbank) deprem çantasında tutmak üzere temin edilmeli. Bununla birlikte önemli telefon numaralarının kaydedildiği bir defter de çantada bulundurulmalı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kalem-kâğıt ve bir miktar para” title_font_size=”13″]

    Afet sonrasında herhangi bir yere veya kişiye not bırakmak ihtiyacı doğabilir. Böyle bir anda sıkıntı yaşamamak için çantada kalem, kâğıt veya bir defter olmalı. İhtiyaçlarınızı temin etmek, bir yerden bir yere gitmek gibi durumlar için de bir miktar parayı deprem çantasında tutmakta fayda vardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Düdük ve pilli radyo” title_font_size=”13″]

    Yardım istemek, varlığından haberdar etmek, sesi daha uzağa duyurmak için çantaya bir düdük koyulmalı. Deprem sonrası televizyon, internet gibi haberleşme araçlarının kesintiye uğraması en muhtemel durumlardan biridir. Gerçekleşen deprem ve yardım çalışmaları hakkında bilgi alabilmek için bir radyoya da yine yedek pilleriyle birlikte yer verilmeli.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çadır ve uyku tulumu” title_font_size=”13″]

    Yaz ayları olsa bile yaşanan bölgenin koşulları daha korunaklı olmayı gerektirebilir. Bu gibi yerler için deprem çantasında çadır ve/veya uyku tulumu hazır tutulmalıdır. Bunun dışında eğer çanta gereğinden fazla ağır olmadıysa çadır veya uyku tulumu elbette bütün deprem çantalarına dâhil edilebilir.

  • TOPRAK BAYRAMI HEPİMİZE KUTLU OLSUN!

    1945 yılında çıkarılan kanunla, ülkemizde her yıl 11 Haziran tarihini takip eden pazar günü Toprak Bayramı olarak kutlanıyor. “Neden 11 Haziran?” sorusunun cevabı ise “Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu”nun kabul edildiği tarih olması. Ve bu yıl Toprak Bayramı 18 Haziran Pazar gününe denk geliyor; hepimiz için kutlu olsun! Gelin bu özel bayramı toprak çeşitleri konusunda bilgi edinerek kutlayalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • BİR ÇEVRE HAREKETİ OLARAK “PLASTBANTA”

    İsveççe bir kelime olan “Plastbanta”, insan ve çevre sağlığı için plastik kullanımını azaltmak amacıyla yola çıkan hareketin ismi… Kelimenin köküne bakarsak “plast” plastik, “banta” da kilo vermek anlamına geliyor. Bu iki kökün birleşmesi ile bir çevre hareketi olan “Plastbanta”, önümüzdeki günlerde sıkça duyacağımız kelimelerden bir tanesi olarak gözüküyor. Peki hayatımızdan plastiği çıkarmak ya da azaltmak için bize düşen görevler nedir? Kendi küçük dünyamızda gezegenimiz için fark yaratacak hangi önlemleri alabiliriz?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Market ya da pazar alışverişlerinde plastik torba yerine kumaş ya da file çanta kullanmayı tercih edebilirsiniz. Yapılan hesaplamalara göre her yıl dünya çapında yaklaşık 50 milyar plastik poşet kullanılıyor ve bu poşetler genellikle ilk kullanımından sonra çöpe gidiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Plastik şişelerde satılan suları tüketmek yerine cam ya da metal matara kullanabilirsiniz. Dünya çapında dakikada bir milyondan fazla plastik su şişesi çöp oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    İçeceğinizi plastik pipet kullanmadan da içebilirsiniz. İçecekleri bardak ile tüketebileceğiniz gibi camdan ya da metalden yapılan veya geri dönüştürülen materyallerle üretilen pipetleri tercih edebilirsiniz. Sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde bir günde 50 milyon plastik pipet çöpe gidiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Poşet çay yerine demleme çay tüketebilirsiniz. Evet, yanlış okumadınız; sağlıklı olduğunu düşündüğümüz poşet çayların ambalaj içeriğinde plastik bulunuyor ve her bir poşet çay ile 13 bin mikroplastik parçacığı sulara karışıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Plastik diş fırçaları yerine bambu saplı diş fırçası kullanabilirsiniz. Uzmanlar altı ayda bir diş fırçalarının yenilenmesini tavsiye ediyor. Ortalama bir insanın ömrünü düşünürsek bu rakam muazzam bir plastik atığına yol açıyor. Gezegenimizde 7,8 milyar insanın yaşadığını hesaba katarsak da yılda ortalama 23 milyar diş fırçası yine çöpe gidiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Son tavsiyemiz ise büyük bir fark yaratıyor! Çevre konusunda duyarlı ancak hangi önlemleri alması gerektiği konusunda kafası karışık ya da bilgileri eksik olan tanıdıklarınızla bu yazımızı paylaşabilir, çok daha fazla insanın doğayı temiz tutmasına yardımcı olabilirsiniz.

  • BAHAR AYLARINDA YAPILABİLECEK AKTİVİTELER

    Bütün kış evlerimizde baharın ve yazın gelmesini bekledik. Güneşin yüzünü göstermeye başladığı şu günlerde, bulunduğunuz şehirde, aileniz ve dostunuzla yapabileceğiniz birçok etkinliği sizler için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Güzel bir havada sevdiklerimizle paylaştığımız lezzetli bir sofra kadar keyifli bir etkinlik çok az bulunur. İlle mangal yakılmasına gerek yok; güzel bir mevsim salatası, evde hazırlanmış kek ve poğaçalar bile bu keyifli an için yeterli olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bisikletle yapacağınız bir gezinti ile hem yaşadığınız şehri keşfedebilir hem de sağlığınıza fayda sağlayabilirsiniz. Bu etkinliği sevdiklerinizle paylaşabileceğiniz gibi tek başınıza da yapabilir, bu esnada güzel fotoğraflar da çekebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Doğada yapacağınız bir gezi, sizi hem mental hem bedensel olarak fazlasıyla yoracaktır ancak bir o kadar da güçlendirecektir. Doğada karşılaşacağınız birçok bitki ve hayvan ise sizlere baharı müjdeleyen hoş sürprizler olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Voleybol, frizbi, badminton, ip atlama, birdirbir… Hangi oyunu oynayacağınız tamamen sizin zevkinize, hayal gücünüze ve bu ânı paylaştığınız ekip arkadaşlarınızla vereceğiniz ortak karara kalmış. Elbette yanınızda bolca su götürmeyi unutmayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Hangi şehirde yaşarsanız yaşayın muhakkak ziyaret edebileceğiniz bir müze ya da ören yeri olduğuna eminiz. Ülkemizin bulunduğu coğrafya binlerce yıldır birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, birçok kültürün kesişme noktası…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Baharın habercisi olan festivaller büyük küçük demeden bütün kentlerin heyecanla beklediği etkinliklerin başında geliyor. Müzik festivallerine katılarak birçok müzisyenin şarkılarında dans edebileceğiniz gibi, bulunduğunuz kentin yerel festivallerinde de aynı coşkuda eğlenebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Kamp kurmak belirli düzeyde bir bilgi ve tecrübe gerektirse de bu sizi korkutmasın. Doğru ekipmanlarla yapacağınız bu etkinlik ile doğanın belki de bugüne kadar hiç karşılaşmadığınız yüzüyle tanışabilirsiniz. Yeni başlayan bir kampçıysanız ilk deneyimlerinizi gece konaklamadan; sabah erken saatlerden başlayıp hava kararmadan tamamlayabilir, tecrübe kazandıkça doğada kalacağınız süreyi uzatabilirsiniz.

  • HALKBANK İLE GEÇEN GURUR DOLU 85 YIL!

    1938 yılında kurulan bankamız, yükselen Türkiye’nin istikrarla büyüyen, köklü, öncü ve saygın markalarından biri olmaya devam ediyor; ekonomik faaliyetlerin yükselen ivmesine ve sürdürülebilirliğine destek sunma yolunda emin adımlarla ilerliyor. ‘Önce Halk, Sonra Bankayız’ ilkemiz doğrultusunda, ülkemizin faydasına yönelik çalışmalarımızla etkin varlığımızı sürdürürken yeni yaşımıza da ilk günkü heyecanımızla giriyoruz. 85. yılımız dolayısıyla, sizlerle tarihimizden özel reklam afişlerini paylaşıyor ve bu coşkumuza sizleri de ortak etmekten mutluluk duyuyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”#1″ title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • Karda Yaşayan 8 Hayvan

    Karda Yaşayan 8 Hayvan

    Yeryüzüne sevgi katan hayvanları ekranlardan da olsa görmek herkesi mutlu ediyor olmalı ki internette en fazla izlenen içerikler hayvanlarla ilgili olanlar. Araştırmalara göre 2 milyondan fazla kedi videosu bulunuyor internette ve her biri ortalama 12.000 kez izlenmiş! İster suda ister karada, ister bataklıkta ister çölde yaşasınlar, gün ortasında birden karşımıza çıktıklarında yüzümüze bir tebessüm yerleştirdiklerini inkâr edemeyiz. Biz de mevsim gündemine uyalım ve sizi karlar içinde yaşayan hayvanlarla buluşturalım dedik… İşte karşınızda bembeyaz karlar içinde 8 sevimli canlı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
  • SAĞLIKLI METABOLİZMA İÇİN…

    Sağlıklı bir bedene sahip olmanın yolu, düzgün işleyen metabolizma ve bağışıklık sisteminden geçer. Bağışıklık sisteminin görevi yabancı organizmaların vücuda girmesini engellemek, eğer mikroplar vücuda girmişse bunları yok etmek, yayılmalarını önlemek ya da geciktirmektir. Bağışıklık sisteminin en önemli özelliklerinden biri de kendisine yabancı milyonlarca değişik mikrobu tanıma ve ayırt edebilme yeteneğine sahip olmasıdır. Vücudumuz karşılaştığı kötü bakterilerle bağışıklık sistemi sayesinde savaşmaktadır. Vücudumuza aldığımız gıda maddeleri sürekli bir yapım ve yıkım süreçleri sonucunda ya enerjiye ya da vücudumuzun yapıtaşlarına dönüştürülerek hücrelerimizin yapısına katılır. Bu sürece de metabolizma denir. Sonuçta, vücudumuzda her an maddelerin yapım ve yıkım reaksiyonları meydana gelmektedir. Metabolizmanın hızlı veya yavaş çalışması ise vücudumuza aldığımız besinler ve yaşam tarzıyla alakalıdır. Sağlıklı bir birey olmak için bilim insanlarının tavsiye ettiği maddeleri yazımızda okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Uykusuzluk hastalıklara davetiye çıkarır. Yetişkin insanlar her gece en az yedi saat uyumalıdır. Uyku esnasında salgılanan hormonların çalışması için yatak odası sessiz ve karanlık olmalıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bitkisel gıdalar, yani meyve ve sebzeler, hastalıklardan korunmamızı sağlayan antioksidanlar, C vitamini ve lif içermektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Şeker, bağışıklık sistemini baskılayan tip 2 diyabet, obezite ve kalp sağlığı sorunlarına yol açabilmektedir. Şekerden ve şekerli gıdalardan mümkün mertebe uzak durmak inflamasyonu ve hastalık risklerini düşürür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yetişkin bir bireyin günde ortalama 2,5 – 3 litre su tüketmesi gerekir. Su, sağlığın ve gençliğin altın anahtarıdır. Susuz kalan bir vücut hastalıklara daha yatkın hâle gelmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Yürüyüş, meditasyon, yoga, okçuluk… Hangi branşta olursa olsun bedeninizi ve zihninizi kontrollü bir şekilde odaklamak hem beyin hem beden sağlığı için çok faydalıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Fermente yiyecekler bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Yeteri kadar fermente besinler tüketemiyorsanız, bağırsak sağlığına çok iyi gelen probiyotik besinleri tercih edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Yaşadığımız çağ, stresten uzak durmamıza pek imkân vermese de mevcut koşullarda stresi yönetebilecek teknikler geliştirebilirsiniz. Nefes egzersizleri, 10’dan geriye doğru saymak vs. içinde bulunduğunuz koşulların gerginliğini azaltmaya yardımcı olacaktır.

  • ÇOCUKLARA KİTAP OKUMAK NEDEN ÖNEMLİ?

    ÇOCUKLARA KİTAP OKUMAK NEDEN ÖNEMLİ?

    Uzmanlar çocuklara kitap okuma vakti olarak sadece uyku öncesini tercih etmenin birtakım olumsuzluklar doğurabileceğini söylüyorlar. İleriki yaşlarda kitap okurken alışkanlık olarak uykusunun gelme ihtimali bunlardan biri. Bu nedenle de çocuklara kitap okumak için -uyku öncesi de dâhil olmak üzere- farklı saatler seçilmesi, aktivitenin günün farklı dilimlerine yayılması önerilmekte. Kitap okumanın çocuklara sağlayacağı faydalara gelince…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Öncelikle, çocuğunuza kitap okumaya ne kadar erken başlarsanız onun zihinsel gelişimini de o kadar erken harekete geçirirsiniz. Mesela kitap okunan bebekler 1 yaşını doldurduklarında tüm sesleri öğrenmiş oluyorlar ve akranlarına göre konuşmaya daha çok yatkınlık gösteriyorlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Çocuklara kitap okumak dinleme yeteneklerini geliştiriyor. Kitaptaki cümlelerin sonunu heyecanla bekleyen çocuklar karşısındakine kulak vermeyi, cümlesi bitene kadar dinlemeyi daha kolay yerine getiriyorlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kitap dinleyerek büyüyen çocukların kelime haznelerinin daha geniş olduğu bilinmekte. Farklı hikâyelerde karşısına çıkan kelimeleri “Bu ne demek?” diye soran ve cevabını alan bir çocuğun kelime haznesi genişlemekle kalmıyor hafızası da güçleniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kitapta galaksiler arası yolculuktan söz edildiğinde çocuk da zihninde uzayı, gezegenleri kurguluyor. Yani çocuklar bir taraftan okunan kitabı dinlerken diğer taraftan zihinlerinde canlandırma yapıyorlar ve bu da onların görsel hafızasını kuvvetlendiriyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bir hikâye dinlediklerinde sonunun nasıl olacağını düşünüyor, öngörülerde bulunuyorlar. Böylece hem hayal kurma yetileri gelişiyor hem de yaratıcılıkları tetikleniyor. Bunu sağlamak için ise bir kitabı birden değil de günlere bölerek okumak daha etkili olabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Dinlediği her kitapta dışarıdaki dünya ile ilgili yeni bilgiler öğreniyor. Hiç deneyimlemediği ya da deneyimlemeyeceği durumlar hakkında fikir sahibi olmasının önü açılıyor. Dış dünya ile ilgili sorular sorduğunda ebeveynler de öğütler verebileceği anlar yakalamış oluyorlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Tüm bu saydıklarımız olurken anne-baba ve çocuk arasındaki yakınlık da derinleştirilmiş oluyor. Bu yakınlık sayesinde çocuklar aklını kurcalayan soruları sorabiliyor, kendi ile ilgili bir konuyu ebeveyni ile daha rahat paylaşabiliyor.