Kategori: Yaşam

  • YENİ YILDA YEPYENİ KARARLAR ALIN!

    Her yıla büyük ümitlerle başlayıp, yıl sonunda hangilerinin gerçekleştiğine odaklanmak ve geçmiş yılın analizini yapmak âdettendir. Eğer henüz yerine getirmediyseniz, 2023’ün başlarındayken yepyeni kararlar almaya ne dersiniz? Ne gibi kararlar diyorsanız, aşağıda sıraladıklarımızdan ilham alabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Tahlil mi yaptırmanız gerekiyor yoksa genel bir kontrolden geçmeniz mi? Ne zamandır ağrı hissettiğiniz bir nokta var ve siz orayı görmezden mi geliyorsunuz? İşte bu yıl bu ihmalkârlıklardan vazgeçme yılı olsun. Unutmayın, sağlığımız her şeyden önemli ve hayatımızdaki her şey sağlığımız iyi olduğu müddetçe kıymetli.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yeni yılda hiçbir şeyi değiştiremiyorsanız, evinizdeki eşyaların yerini değiştirerek de görüş alanınızı yenileyebilirsiniz. Koltukların veya yatağın yerini ya da duvarların rengini değiştirmek, hayatınıza ummadığınız büyüklükte bir değişim enerjisi getirecektir. Hatta giyim tarzınızda yapacağınız ufak farklılıklar bile sizi yeni yılda yepyeni heyecanlarla donatacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    İnsanın üstünde yük yaratan, sürekli suçluluk duygusu içinde tutan tavırlardan biri de işleri sürekli ertelemesidir. Başına geçtiğimizde belli bir sürede bitireceğimiz işler, erteledikçe zihnimizde devleşir ve altından kalkamayacağımız bir yük haline gelir.  Gelin herkesten önce kendimize, 2023’ün ertelemelerden vazgeçme yılı olduğunu ilan edelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Her birimizin hayatında olumsuz giden yönler, istediğimiz güzellikte olmayan durumlar vardır. Yolunda gitmeyen konulara odaklanıp sürekli bunları konuşmak, ümitli olma halimizi zedelerken neşemizden de çalar. Kendimizle birlikte yanımızdaki insanları karamsarlığa sürüklemek de cabası. Peki, bu yıl hayatınızın olumlu yönlerine odaklanıp, hayal kurmayı çoğaltmaya ne dersiniz?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    “Ah bir Kapadokya’ya gidebilsem!” “Daha önce hiç Galata Kulesi’ne çıkmadım.” “Doğu Ekspresi ile ülkenin doğusunu görmeyi çok isterdim.” Bunlar gibi kim bilir kaç tanesi dökülmüştür dudaklarımızdan… Haydi, bu yıl görmek istediğimiz yerler için liste çıkarıp, olanaklar dahilinde mutlaka bir tanesini gündeme alacağımız yıl olsun.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Hep aklınızda olan ama yoğunluktan bir türlü arayıp soramadığınız o eski dost, o arkadaş, o akraba… Aklınızda ve kalbinizde yeri olan insanlara gecikmiş bir “merhaba” demek, hallerini hatırlarını sormak, onları sevindirerek iyi bir davranış sergilemiş olmanın hazzını yaşamak istemez misiniz? İşte, artık o numarayı çevirmenin zamanı geldi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Özellikle şehirlerde yaşayanlar için doğayla buluşmak ayrı bir plan program gerektirir. Ama bu çabanın hayata daha keyifle bakmamızı sağlayan bir sonucu olduğunu da biliriz. Tertemiz oksijen alır, kuş sesleriyle zihinlerimizi arındırır, toprağa basarak rahatlar, yeşile bakarak özgürleşiriz. Bize bu kadar faydası olan bir sistemle daha fazla buluşmamak akıl işi değil. O zaman sık sık doğaya kaçmak da 2023’te alınacak en akıllıca kararlardan biri.

  • MEVSİMİ GEÇEN EŞYAYI SAKLAMAK İÇİN PRATİK ÖNERİLER

    Günümüzde pek çoğumuz ihtiyacımızdan çok daha fazla giysi ve ayakkabı gibi eşyaya sahibiz. Havalar ısındığında yazlıklar, soğuduğunda kışlıklar gardırobumuzdaki yerini alırken; önerdiğimiz pratik çözümler sayesinde mevsimi geçen eşyayı zahmetsizce ve alandan tasarruf ederek nasıl muhafaza edebileceğinizi okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Yazlık/kışlık eşyanın kaldırılacağı alanın temiz olması önemli. Öncelikle nemli ve temiz bir bezle alanın tozu alınmalı sonrasında kuruması beklenmeli çünkü nem, uzun süre havasız kalacak eşyanın ve alanın kötü kokmasına ve küf sorununa neden olabilir. Sildiğiniz yerin kurumasını beklerken gelelim eşyaların nasıl hazırlanması gerektiğine…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Eşya yerleştirilmeden önce kıyafetler mevsime göre ayıklanmalı ve bir daha kullanılıp kullanılmayacağı tespit edilmelidir. Eğer bazı kıyafetlerinizi atmaya kıyamıyorsanız kendinize şu soruyu sorun: “En son ne zaman giydim ve bir daha ne zaman, nerede giyebilirim?” Bu sorunun cevabı belirsiz bir tarih ise o eşyadan vazgeçme zamanı gelmiş demektir. Bazı internet sitelerinden 2. el kıyafetlerinizi satabilir ya da kıyafet kumbaralarına bağışlayarak ihtiyacı olanların faydalanmasını sağlayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bir sonraki adımda sıkça kullandığınız ancak tadilat gerektiren kıyafet, battaniye gibi eşyanın bakımını tamamlamak var. Bu işlemler bitip eşyanızı yıkadıktan sonra yerleştirirseniz mevsimi geldiğinde o eşyayı zahmetsizce tekrar kullanabilirsiniz. Ancak yıkandıktan sonra iyice kuruduğundan emin olun çünkü nemli eşya zaman içinde kötü kokuya ve küflenme sorununa yol açabilir. Gömlek gibi çabuk kırışan hassas kumaşlı kıyafetleri katlamak yerine asarak saklamanız da pratik bir çözüm olacaktır. Kot pantolon gibi kaba kumaşa sahip kıyafetleri rulo şeklinde katlayarak kırışmasını engelleyebilir ve alandan tasarruf sağlayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kazak, hırka, kaban, battaniye ve yorgan gibi geniş yer kaplayan eşyanın vakumlanması alandan kazanmanızı sağlar. Vakumlu poşetler sayesinde saklama alanına çok daha fazla eşya yerleştirebilirsiniz. Eğer vakumlu poşetleriniz yoksa sağlam, büyük ve temiz bir çöp poşeti kullanabilirsiniz. Eşyayı yerleştirdikten sonra elektrik süpürgesi yardımıyla içindeki havayı alarak vakumlayabilir, sonrasında da ağzını hava almayacak şekilde kapattıktan sonra yerleştirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Eşyanızı yerleştirirken güve sorunu yaşanmaması için dolaba, çekmecelere hatta vakumlu poşetlere naftalin, defne yaprağı ve lavanta gibi güve engelleyiciler koyabilirsiniz. Ayrıca misafirlerin kullandığı ya da evde yedek olarak kullanılan yorgan, battaniye gibi tekstil ürünlerini yılda birkaç kez güneşte havalandırmak güve sorununun önüne geçmek için ideal bir çözüm olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Sırada ayakkabılar var. Çizme ve bot tarzı ayakkabılar kaldırılmadan önce havalandırılmalıdır. Havalandırdıktan sonra ayakkabı için satılan deodorantlardan faydalanabilirsiniz. Hazır olarak satılan ayakkabı kalıpları bir mevsim boyunca dolapta bekleyecek olan ayakkabılarınızın kalıbının bozulmasına engel olacaktır. Eğer satın almak istemiyorsanız bu işlemi gazete gibi kâğıt materyallerle de uygulayabilirsiniz. Havalandırmadan kaldırılan ayakkabıların kötü kokma riskini unutmayalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Eğer depolama alanı olarak kullanabileceğiniz büyük bir dolabınız ya da bazanız yoksa bu durumda plastik ya da karton kutulardan veya hurçlardan yardım alabilirsiniz. İçerisine vakumlu poşetlerdeki giysilerinizi koyabileceğiniz bu kutuları elbise dolabınızın üstüne ya da yatağınızın altına yerleştirerek dağınık görüntünün önüne geçebilirsiniz.

  • ROBOTLARIN YAPAMAYACAĞI MESLEKLER

    Gelecek geldi! Bir zamanlar bilim kurgu filmlerinde izlediğimiz birçok teknoloji hayatımızın bir parçası haline gelmiş durumda. Gelişen bu teknolojiler hayatımızı kolaylaştırdığı gibi birçok mesleği de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor. Örneğin, Japonya’da artık birçok otelde resepsiyon departmanı robotlara bırakılmış durumda. Ancak bazı meslekler var ki teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin insana özgü olan duygu ve düşünceler olmadan bu işleri yapmak imkânsız. Gelecekte hangi mesleklerin varlığını sürdürmeye devam edeceğini yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Psikologluk, psikoterapi, özellikle de psikanaliz, yapay zekânın ele geçiremeyeceği mesleklerin başında geliyor. Meslek kriterlerinin başında güçlü iletişim, empati, güven kazanabilme becerisi ve iyi bir gözlem yeteneği gelirken; bu özellikler yapay zekâda değil, duygusal zekâda bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bir iş için en uygun adayı bulmak, işe alım ve işten çıkarma süreçlerinde de inisiyatif kullanmak gibi görevleri olan insan kaynakları uzmanlığında en önemli unsur duygusal zekâ. Yapay zekânın yardımıyla insan kaynakları süreci kolay ve hızlı hâle gelse de yüz yüze yürütülen bu departmanda en önemli süreç, birbirini anlayabilen ve empati kurabilen insanların sorun çözme kabiliyeti…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Her ne kadar günümüzde resim yapan veya kitap yazan bilgisayar programları geliştirilmiş olsa da insana ait duyguların samimi bir şekilde okuyucuya geçmesi usta kalemlerin hayal gücü ve kelimeleri kullanma yeteneği ile oluyor. İnternetteki bilgilerden beslenen yapay zekânın ortaya özgün bir eser çıkarması şimdilik imkânsız gözüküyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Siber güvenlik uzmanlığı her ne kadar yapay zekânın yapabileceği işlerden olsa da bilişimciler yapay zekâ karşısında kontrolü elinde tutmak istiyor. Ayrıca uzmanlara göre önümüzdeki on yıl içerisinde öne çıkacak mesleklerin başında siber güvenlik uzmanlığı geliyor. Çalıştığı şirket ya da kurumun bilgi teknolojilerine karşı düzenlenebilecek herhangi olası bir saldırı veya müdahalenin engellenmesini sağlayan siber güvenlik uzmanlarının görevi hacklenmeye oldukça müsait yapay zekâya bırakılamayacak kadar önemli.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Uzun süreli antrenmanlardan sonra profesyonelliğe adım atan sporcuların yapay zekâdan korkmalarına gerek yok. Kas ve beyin gücüne dayalı olan spor dallarında mücadelelerini keyifli hâle getiren şeylerin başında birilerinin kazanırken birilerinin kaybetmesi geliyor. Eşit güce sahip robotların voleybol maçı yaptığını düşünsenize! Ayrıca spor karşılaşmalarını anlamlı kılan unsurların başında insani duygular geliyor. Özellikle millî maçlarda kazanma hırsı bu duygulardan çokça besleniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Yemek yapmak reçetede yazan tarifi uygulamak gibi gözükse de her yemek pişirme süreci aslında yeni bir deneyim. Belki robotlar sayesinde yemek pişirmek mümkün olabilir ancak tat alma duyusundan yoksun bir yapay zekânın usta şeflerin yaratıcılığına ve el becerisine sahip olması imkânsız.

  • Dev hizmet: 9 madde ile ütü gerektirmeyen giysiler ve püf noktaları

    Dev hizmet: 9 madde ile ütü gerektirmeyen giysiler ve püf noktaları

    Ütü yapmak en zor, en sevilmeyen ev işlerinden biridir. Özellikle yaz aylarında sıcaklar bastırdığında ütü yapmak bir eziyete dönüşebilir. Siz okuyucularımızı sıcaklarda ütü derdinden kurtarmak istedik ve dev hizmet serimizin bu bölümünde, ütü gerektirmeyen giysileri ve ütü yapmadan ütülü etkisi yaratacak püf noktaları listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kot” title_font_size=”13″]

    Pantolondan gömleğe, cekete, eteğe her türlü kıyafette kullanılan kot kumaşı ne yaparsanız yapın buruşmaz, sizi ütü derdiyle uğraştırmaz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Giysileri Askıda Kurutmak” title_font_size=”13″]
    ütü gerektirmeyen giysiler

    Ütülenmeye ihtiyacı olan kıyafetlerinizi zahmetsiz bir şekilde kırışıklardan kurtarmak için henüz ıslakken askıya asıp bu şekilde kurutabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Şile Bezi” title_font_size=”13″]
    ütü gerektirmeyen giysiler

    Doğal buruşuk görüntüsü sayesinde buruşsa da belli etmeyen şile bezi, bir yandan da serin tutan bir kumaş olarak yaz aylarının favorisidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Düşük Devirde Sıkmak” title_font_size=”13″]

    Çamaşırlarınızın daha az buruşması için, çamaşır makinenizi düşük devirde sıkma moduna ayarlayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Poplin” title_font_size=”13″]
    ütü gerektirmeyen giysiler

    Bir pamuklu kumaş cinsi olan poplin, genelde incecik yazlık gömlekler için tercih edilir. Yazın tadını incecik ve kolay buruşmayan poplinlerle çıkarabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kurutma Makinesi Kullanmak” title_font_size=”13″]

    Çamaşırlarınızın daha az kırışmasını sağlamak için uygulayabileceğiniz bir diğer yöntem de kurutma makinesi kullanmaktır. Kurutma makinesinde kuruttuğunuz çamaşırların daha az buruştuğunu göreceksiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Şifon” title_font_size=”13″]
    ütü gerektirmeyen giysiler

    Şifon, en şık yazlık elbiselerde, hareketli renkli eteklerde kendini gösteren incecik, hafif uçuşan bir kumaştır. Adeta ütü yapmadan da şık olunabileceğinin kanıtıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Viskon” title_font_size=”13″]
    ütü gerektirmeyen giysiler

    Görüntüsü pamuklu kumaşlara benzese de viskon kayın ağacından yapılır ve ütü gerektirmemek gibi büyük bir avantajı vardır; üstelik bluzdan elbiseye her tür kıyafette tercih edilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Merserize” title_font_size=”13″]
    ütü gerektirmeyen giysiler

    Merserize, çoğu yazlık hırka ve kazağın ana malzemesidir. Kolay kolay buruşmayan merserize, esintili yaz akşamlarının kurtarıcısıdır.

  • Cildinizi Sonbahara Hazırlamanız İçin 8 Öneri

    Cildinizi Sonbahara Hazırlamanız İçin 8 Öneri

    Güneş ışınları yaz aylarında cildimizde hoş bir bronzluk yaratsa da nem kaybına, güneş lekelerinin belirmesine ve sonbahara girdiğimiz günlerde cildimizin cansız gözükmesine sebep oluyor. Bu listemizde, cildinizi yazın yoran etkilerinden kurtulup sonbahara taze bir başlangıç yapmanızı sağlayacak önerileri derliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Güneşten korunma ürünlerinin sadece yaz ayları için olduğunu düşünerek sonbaharda rafa kaldırmayın, UVA ve UVB ışınları sonbahar ve kış aylarında da cildinize zarar vermeye devam ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yaz boyunca güneş, deniz ve havuz cildinizi kurutur. Cildinizin ihtiyacı olan neme tekrar kavuşması için cilt tipinize uygun nemlendirici ürünler kullanmalısınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Cildinizi yatıştırmak için papatya ve lavanta gibi doğal malzemelerden yardım alabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Cildinizi canlandırmak için yapmanız gerekenlerden biri de ölü deri hücrelerinden arınmaktır. Bunun için cildinize uygun peeling uygulamaları yapabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Ölü derilerden arınan cilde besleyici ve onarıcı maskeler, serumlar uygulayabilirsiniz… Özellikle A, C ve E vitaminleri içeren ürünler cildinize tekrar canlılık kazandırmak için bire bir…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Eğer cildinizde güneş lekeleri oluştuysa lazer gibi uygulamalarla bunlardan kurtulabilirsiniz fakat bunu doktorunuza danışmadan yapmamalısınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Yaz aylarında cildinizin kaybettiği nemi geri kazanmak ve cildinizin elastikiyetini korumak için bol su içmelisiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Cildinizin ihtiyacı olan tüm vitamin ve mineralleri aldığından emin olmak için antioksidan yönünden zengin balık, sebze ve meyve ağırlıklı bir beslenme programı izleyebilirsiniz.

  • KOLAJEN HAKKINDA KISA KISA

    Bugünlerde sıkça duyduğumuz kolajen, aslında hareket sisteminin yapı taşlarını, özellikle kemik, kıkırdak, lif ve eklemleri oluşturan bir proteindir. Bu protein birbiri üzerine sarılmış üç alfa zincirinden meydana gelir. Günümüzde kozmetik alanında da sıkça kullanılan ve popülaritesi de buradan gelen kolajen ile ilgili bilgileri sizler için derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • İSTANBUL’UN ÜNLÜ ANTİKA PAZARLARI

    Geçmişi, anıları, yaşanmışlıkları ve tarihin izlerini takip etmeyi seven antika tutkunları için vazgeçilmez duraklardan biri antika pazarlarıdır. Haftanın farklı günlerinde, çeşitli semtlerde kurulan antika pazarlarında eskiyi anımsatan pek çok eşyaya rastlamak mümkün. Mutfak gereçlerinden giyime, ev dekorasyonundan takılara kadar onlarca çeşidin olduğu İstanbul’un en ünlü antika pazarlarını sizin için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Eminönü ve Balat arasında, Süleymaniye’nin hemen altında konumlanan Küçükpazar, Kemal Sunal’ın da doğduğu yer olarak bilinir. Topkapı pazarının devamı niteliğinde olan, cumartesi günleri kurulan Küçükpazar’da; kırık tabaklar, eski ayakkabılar, 80’li yıllardan kalma eşyalar, bozuk müzik aletleri, eskiyen ceketler, oyuncak bebekler ve daha pek çok ürün yer alır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İstanbul’daki en popüler antika pazarlarından biri olan Feriköy Antika Pazarı, Bomonti’de kurulur. Cuma günü gittiğinizde ikinci el eşyaları ya da giyim ürünlerini bulabilir, cumartesi günleri organik pazarda alışveriş yapabilir, pazar günü gittiğinizde ise birbirinden özel antika eşyalar arasında kendinizi kaybedebilirsiniz! Haftanın 3 günü farklı konseptlerde hizmet veren Feriköy Antika Pazarı, ulaşımı en kolay pazarlardan da biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Dolapdere Antika Pazarı, her pazar erken saatlerde Dolapdere’deki Feylesof Sokak’ta kurulur, en önemli özelliği diğer pazarlara göre daha uygun fiyatlı olmasıdır. Pazarda geçmişin izlerini taşıyan kıyafet ve aksesuarların yanı sıra antika tablolar, ikinci el mutfak gereçleri ve elektronik eşyalar gibi ürünleri bulmak mümkündür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Pazar geleneğinin devam ettiği İstanbul’un en popüler pazarlarından biri de Kadıköy Antika Pazarı’dır. Kadıköy’de Cuma günleri kurulan pazarda akla gelebilecek her ürünün satışı vardır, burada ikinci el ürünlerden, antika eşyalara kadar onlarca parçaya ulaşmak mümkündür. Pazarın bir diğer önemli özelliği takas imkânının olması; özellikle bazı eşyaları satmak veya takas etmek için pek çok kişinin tercih ettiği pazarlardandır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Listemizdeki diğer pazarlardan farklı olarak Horhor Antikacılar Çarşısı adı üzerinde bir pazar değil, kocaman bir çarşı. Her gün ziyaret edebileceğiniz çarşıda 100’ün üzerinde dükkân ve tezgâh bulunur. Günümüzde yayınlanan dönem dizileri, filmler ve reklamlar için tedarik edilmesi gereken onlarca antika ürünü burada bulmak mümkün. Aynı zamanda, özellikle antika eşyalar, el yapımı mobilyalar ve ahşap aksesuarlar arayanlar için de birçok seçenek mevcut.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Türkiye’nin pek çok yerinden ziyaretçisi olan Mecidiyeköy Antikacılar Çarşısı, nadide parça arayışında olanlar için harika seçenekler sunar. 1982 yılından beri hizmet veren çarşıda eskiye dair ne varsa bulmak mümkün; çok eski mutfak eşyaları, resimler, tablolar, gaz lambaları, radyolar, eski telefonlar, biblolar bunlardan yalnızca birkaçı. Tek olumsuz tarafı, antika pazarlarına göre biraz daha yüksek fiyatlı olmasıdır.

  • Telaffuzu Bile Zorlayan 8 İlginç Meslek İsmi

    Telaffuzu Bile Zorlayan 8 İlginç Meslek İsmi

    Çocukluğumuzda, “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusuna doktor ya da öğretmen gibi cevaplar verir anne-babalarımızı memnun ederdik. Sonra büyüdük ve hepimiz ayrı mesleklere dağıldık. Şimdi bazılarımız yaptığı işi söylediğinde anne-babasının anlam vermeye çalışan bakışlarıyla karşılaşıyor. Onların sıkıntısı da çocuklarının işini soran insanlara bir çırpıda cevap verememek. Çünkü bazı meslek isimleri hiç duyulmamış olabiliyor hatta telaffuzu bile zorluyor. Aşağıdaki listede bu mesleklere dair örnekler görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Tramvay sürücüsü.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Madalya ve eski para bilimiyle uğraşan kimse.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Tereyağı, krema, peynir imalinde kullanılacak ana kültürü yaparak bundan bakteri kültürü çıkaran kişi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Deriyi kullanılabilecek duruma getiren kişi, sepici.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Dairelerde, iş yerlerinde bazı para işlerine bakan görevli.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İnsan vücudundaki kemik ve kaslarda meydana gelen bozuklukları elle veya çeşitli aygıtları kullanarak tedavi eden kişi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Genellikle metalleri lehimlemede kullanılan, güçlü alev çıkaran, benzin veya gazla çalışan aracı yani pürmüzü kullanan kişi.

  • Bebeğinizle Güçlü Bir Bağ Kurmanın İlk Adımları

    Bebeğinizle Güçlü Bir Bağ Kurmanın İlk Adımları

    Aşağıda sıraladığımız uzman görüşü küçük tüyolar ilk çocuklarını dünyaya getirmiş ebeveynlere oldukça tanıdık gelecek; hele ikinci ve üçüncü çocuğunu büyütmüş olanlar “Ne yani, bunları zaten hepimiz biliyoruz.” diyecektir. Ama ilk bebeklerini kucaklarına alacak anne-babaların, çocuklarının sağlıklı gelişimine katkı sunacak her bilgiye pür dikkat yaklaştıklarını biliyoruz. İşte bu sayfa onlar için!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dilsel iletişim…” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Göz teması…” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dokunmak…” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Şefkatle beslemek…” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Uyurken yanında olmak…” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Oyun oynamak…” title_font_size=”13″]
    çocuk oyunu
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İltifat etmek…” title_font_size=”13″]
  • 8 Madde İle Büyük İlgi Gören Çevre Hareketi Dünya Saati

    8 Madde İle Büyük İlgi Gören Çevre Hareketi Dünya Saati

    Dünya Saati her yıl sadece 1 saat yapılan ve sembolik bir eylem olmasına karşılık bütün dünyada büyük ilgi ve destek gören bir kampanya. Bu bir saatlik eylem sayesinde küresel ısınmaya ve doğal yaşamın korunması gerekliliğine dikkat çekmek, uyarıcı olmak amaçlanıyor. 2021 yılındaki “Earth Hour” yani Dünya Saati, bugün 20:30 ile 21:30 saatleri arasında gerçekleşecek. Biz de “Dünya Saati nedir? Neden yapılır? Nasıl katılabilirim?” gibi sorularınız olabileceği düşüncesiyle sizin için 8 maddelik bir liste hazırladık!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Dünya Saati eylemi, World Wide Fund for Nature ya da kısaca WWF, Türkçe adıyla da Dünya Doğayı Koruma Vakfı tarafından bütün dünya genelinde organize ediliyor. Vakfın temelleri 1961’de atılmış ve 4000 çalışanı, taraf olduğu 2000 koruma projesiyle bugün çevre konusunda dünyanın en büyük kuruluşu durumunda…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Dünya Saati ilk kez 2007 yılında Avusturalya’nın başkenti Sidney’de uygulandı. Onlarca kurum ve 2 milyon üzerinde insan bir saatliğine ışıklarını kapatarak bu çevreci eyleme katıldı. O gün Liman Köprüsü’nden opera binasına şehrin sembol yapıları 60 dakikalığına ışıklarını söndürdü.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Her yıl Mart ayında yapılan eyleme giderek daha fazla ülke ve insan katılmaya başladı. 2017 yılına gelindiğinde katılım o kadar büyümüştü ki ışıklarını kapatanlar arasında 187 ülke, 7000 şehir, 3000’den fazla kurum vardı. Bu sefer Çin Seddi’nin, Roma’daki Kolezyum’un ve Rusya’dan Kanada’ya kadar daha pek çok ünlü yapının da ışıkları destek için kapanmıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Türkiye, Dünya Saati buluşmasına 2008 yılında katıldı. Yıllar içinde ülkemizdeki katılım da giderek genişledi ve yüzlerce kurum, on binlerce kişiyle birlikte Dolmabahçe Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Galata Kulesi, Ankara Opera Binası, Kastamonu Kalesi, Ayasofya ve Kız Kulesi de ışıklarını 60 dakikalığına söndürdü.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    “İklim değişikliğini değiştirmek bizim elimizde… Sen de milyonlara katıl ve dünyamıza bir saatini ayır… Işıkları kapatıyoruz.” cümleleri ile çevresel sorunlara dikkat çekmeyi amaçlayan WWF, 2021 yılı için de duyarlı kurumları ve bireyleri destek olmaya çağırıyor. Kurumlardan talep ettikleri şey bir saatliğine binaların güvenlik dışında kalan tüm ışıklarını söndürmeleri…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Bireysel olarak da katılabileceğiniz uygulamada 1 saatinizi elektrik enerjisini kullanmadan geçirmeniz gerekiyor. “Uyumak” da bir alternatif olmakla birlikte yapabileceğiniz sayısız faaliyet arasında oldukça pasif kalacaktır. Bu saatler de ne mi yapabilirsiniz? Eğer sakin kalmaksa niyetiniz evinizde egzersiz, yoga yapabilir, mum ışığında kitap okuyabilir, balkonunuzda yıldızları seyredebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Işıklarınız bir saat için kapalıyken dışarı çıkıp yürüyüş ya da koşu yapmak, bisiklete binmek de alternatifleriniz arasında yer alabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Bugün 20:30 ile 21:30 saatleri arasında yapılacak etkinlik için geri sayım başladı. WWF Türkiye’nin web sitesinde bireysel ve kurumsal katılımlar için kayıt bölümleri bulunuyor ve kampanyaya destek vermek isteyenlerin duyurularına yer veriliyor. Siz de https://dunyasaati.org/ adresini ziyaret edebilir, bireysel katılım sağlayabilirsiniz.