Kategori: Yaşam

  • Gül Gibi 9 Madde

    Gül Gibi 9 Madde

    Koklamak için yaklaştığınızda yapraklarıyla burnunuzu kucaklayıveren bu çiçeğin ayaklarınızı saniyeler içinde yerden kesecek kokusunu verebilmesi için dalında ve taze olması gerekir. Zaten onun için de şair, “Bir gül, dalında durduğu müddetçe tazedir. / Bir gül, çelenge girdiği gün bir cenazedir.” demiştir. Her zaman dalında olmasa da, varlığı ve ilham olduklarıyla hayatımıza sirayet etmiş çiçeği gül gibi 9 maddede listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Mahalle arkadaşlarınızla sokakta yürürken bahçelerin duvarlarından taşan güllerin sizi de cezbettiği olmuştur mutlaka… Dalında kalmasına pek de kafa yorulmayan o yıllarda birbirinizin omuzuna tutunarak bir iki tanesini koparmaya çalıştığınız, sonra da güllerin sahibi tarafından kovalandığınız günler hani… Gül ve diken, çoğumuzun hayatına işte çocukluk yıllarındaki bu kovalamaca hikâyesiyle girmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Gülün edebiyatımızdaki yeri gönlümüzdeki yeri ile paraleldir. Ahmet Hamdi Tanpınar onun için, “Ey bir âna sığmış ebediyet rüyası!” demiş, Cemal Süreya sokağa düşen gülü alıp yüzüne sürmüş, Edip Cansever sevgilinin kokusunu gittikçe daha yoğun, amansız ve acımasız kokan bir gülün kokusuna benzetmiş. Bir de Divan edebiyatındaki gül ve bülbül hikâyesi vardır ki, Mevlana’ya, “Sen gül ol da uğrunda ötmeyen bülbül utansın!” sözünü söyletmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Her şeyden önce güllerin bir dili var. Renkleriyle konuşan, insandan insana mesaj taşıyan birer ulak onlar. Lal olmuş küsmüşlerin, bir türlü derdini anlatmayı beceremeyenlerin, gönül almak, gönül vermek isteyenlerin en güçlü ve gür sözcükleri… Çok az bir pratikle bu dili öğrenmek de mümkün. Örneğin, açmamış beyaz bir gül, kişinin “saf ve temiz duygular beslediği” anlamına geliyor. Kırmızı gül “evlenmek” isteyenlerin, dikenleri ayıklanmış kırmızı ve beyaz gül goncası “artık korkmuyorum ve umut ediyorum” diyenlerin, kırmızı-beyaz-pembe gül ise “yıldırım aşkına tutulduğunu ”söyleyenlerin mesajını taşıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Gülün insanı gülümsetmesi için sadece kucağınıza gelen şık bir buket olması gerekmez. Paslı bir peynir tenekesinde de yetişse, bir bahçenin içinde de; bir kitap arasında kurutulmuş ya da bir fotoğrafta çerçevelenmiş de olsa görüldüğü her yerde gülümsetmeyi bilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bu şahsiyetli çiçek zarifliği, çekiciliği, kokusu ve kırılganlığı ile çoğu zaman iltifat malzemesidir. Bir şey çok güzelse “gül gibi” denir… Gülüyorsa, mutluysa, “gül açmış”, sevmeye kıyılamıyorsa “gülüm benim”… Ama her zaman iltifat için de kullanılmaz. Mesela gülün solması oldukça hazin bir meseledir. Yapraklarını dökmesi de öyle… “Gül gibi sararmış solmuş.” sözü dramatik durumlar için sarf edilir. Hele bir de dikeni vardır ki… Hepimiz biliyoruz: Gülü seviyorsanız dikenine katlanırsınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    “Renksiz” derken siyah ve beyazı kastediyor olmak insanoğluna has bir hata. Siyah bir güle bakarken adeta hipnoz olmanızı sağlayan etken tam da bu can alıcı renktir aslında. Türkiye’de sadece Halfeti’de yetişen “kara gül”ün tohumunu alıp başka bir yere dikmeye kalkıştığınızda artık siyah gülmüyor olduğunu göreceksiniz. Ama bazen yerinde açarken de rengini kırmızıya çevirdiği olabiliyor. Hissettirdiği tüm matem havasına rağmen, “kara” da olsa bir gül olan çiçek, dalında buram buram koku salmaktan geri durmaz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Zaman zaman arabesk anlamlar yüklendiği de olmuştur. Yere serpiştirilen gül yaprakları, yakaya takılan kırmızı bir gül, eldeki gülü koklayarak yürümek, kaset takılı teypten, “Gülüm benim gülüm benim, derdim aşkım canım benim.” şarkısını dinlemek gibi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Gördüğünüz gibi insanoğlu gülü her zaman dalında bırakmamış, onun anlamından olduğu kadar kokusundan, tadından, suyundan faydalanmanın yollarını aramıştır. Koklamakla yetinmeyip gül gibi kokmaya özenenler için yağından parfüm, ferahlatıcı etkisini cildinde hissetmek isteyenler için suyundan da gül suyu üretilmiş mesela… Türkiye’de gül yağı elde edilebilecek güller en çok Isparta ve Burdur’da yetiştirilmekte.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Ve gül, sonunda “reçel” olarak soframıza kadar gelmiş. Gül reçeli çok hafif, kolay yapılan ama her gülden de yapılamayan bir tatlı. Özellikle pembe, kokulu ve taze güllerden yapılıyor. Gül yaprakları yıkanıp üzerine şeker ilave ederek bir gece bekletiliyor. Ertesi gün üzerine biraz daha su ekleyerek kaynatılıyor. Kaynayan reçele limon sıkılıyor ve böylece tadı kadar, asla aslı gibi olmasa da kokusuna da doyum olmayan bir tatlı elde ediliyor.

  • 8 Fotoğraf İle Sadelikle Şıklığı Bir Araya Getiren Minimalist Ev Tasarımları

    8 Fotoğraf İle Sadelikle Şıklığı Bir Araya Getiren Minimalist Ev Tasarımları

    “Sadecilik” ya da “sadelik” olarak Türkçeleştirebileceğimiz minimalizmin sanat ve felsefede birçok derin anlamı olsa da gündelik hayat temelinde baktığımızda, minimalizm sadece ihtiyacımız olduğu kadarına sahip olmak anlamına gelir. Hayatınızda amacı olmayan hiçbir ayrıntıya yer vermeyerek, gereksiz detaylardan kurtularak, daha sade bir yaşamı tercih ederek kendinizi minimalizmin güvenli kollarına bırakabilirsiniz. İşte karşınızda minimalizmi hayat tarzı edinen ellerden çıkmış 8 ev…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Minimalizm Evinizin Her Odasına Konuk Olabilir, İlk Başta İmkânsız Gibi Gelse De Çocuk Odalarına Bile…” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Gereksiz Aksesuarlar Yerine Renkleri Özgürce Kullanarak Evinizin Dekorasyonunu Farklılaştırabilirsiniz.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ya Da Karışık Desenler Yerine Düz Çizgilerin Uyumundan Faydalanabilirsiniz.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hayatınızdaki Lüzumsuz Ayrıntıları, Evinize Yeni Bir Soluk Katacak Bitkilerle Değiştirebilirsiniz.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tasarımında İşleve Odaklanılmış Sade Mobilyalarla Düzenli Bir Ortam Yaratabilirsiniz.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Eşyaları Farklı Amaçlarla Kullanarak Gereksiz Alışverişlerden Kaçınabilirsiniz.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Misafirlerinizi Ağırlarken De Sade Bir Şıklığı Tercih Edebilirsiniz.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dekorasyonda Kullanacağınız Sanat Eserlerinde De Tercihinizi Sadelikten Yana Kullanabilirsiniz.” title_font_size=”13″]
  • 9 Madde İle Mükemmel Gelinliği Nasıl Seçersiniz

    9 Madde İle Mükemmel Gelinliği Nasıl Seçersiniz

    Bir düğün davetinin belki de en önemli ayrıntısı gelinliktir. Gelinler aylar önceden heyecanla bu özel günde ne giyeceklerini düşünmeye başlar ama gelinlik seçimi önemli olduğu kadar zordur da… Biz de gelinlere yardımız dokunsun istedik ve mükemmel gelinliği ve uygun aksesuarları seçmek için 9 maddelik bir rehber hazırladık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Gelinlik almak için dükkânları gezmeye başlamadan önce bol bol araştırma yapın. İnternette ya da moda dergilerinde bulabileceğiniz modelleri inceleyerek tam olarak nasıl bir gelinlik istediğiniz konusunda fikir sahibi olun.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Gelin adaylarının en sık düştüğü hatalardan biri düğüne kadar forma girerim düşüncesiyle kendilerine dar gelen gelinlikleri seçmek oluyor. Unutmayın ki üstünüze göre olmayan bir gelinliğin modelini tam olarak anlamanız ve bu önemli seçimde doğru kararı vermeniz mümkün olmayacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Gelinlik seçimi sürecinde karşılaşabileceğiniz zorluklardan biri de bütçenizi aşan bir gelinlikte aklınızın kalması. Böyle bir durumla karşılaşmamak için bütçenizi önceden belirlemeniz ve bu bütçeyi aşmayan modelleri denememeniz yerinde olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Gelinliğinizi seçerken en çok dikkat etmeniz gereken detaylardan biri düğün davetinin teması olmalı. Şık bir salonda yapılacak organizasyon için tasarlanmış gelinlik modeli bir kır düğünü için uygun seçim olmayacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Gelinlik seçerken zevkine güvendiğiniz büyüklerinizin, arkadaşlarınızın görüşlerini almak karar vermenizi kolaylaştırabilir ama bu sizin düğününüz ve gelinliğiniz de sizin zevkinize uygun olmalı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ayakkabı seçimi sadece gelinliği tamamlaması açısından değil, gece boyunca rahat etmeniz için de kritiktir. Unutmayın ki, evleneceğiniz gün hayatınız boyunca ayakta kalacağınız günlerin en uzunu olabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Düğün gününüzde göz alıcı olmak istemeniz doğala ama kibar ve sade takılar seçmenizde yarar var. Takılarınızın gelinliğinizden rol çalmasını istemezsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Çoğu gelin adayı gelinliği duvak ile tamamlamayı tercih ediyor. Fakat fazla uzun bir duvak ile yürümenin zor olabileceğini hesaba katmanızda yarar var. Gelin saçı deyince akla topuzlar gelse de, eğer kır düğünü yapacaksanız saçlarınızı açık kullanmanız çok daha uygun olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Bu özel günde makyajı fazla abartmamanızda fayda var. Aralarda makyajınızı tazelemeye fırsat bulamama ihtimalini de hesaba katmayı unutmayın.

  • Televizyon Öncesi Dönemde Evde Ailecek Eğlenceli Zaman Geçirdiğimiz 8 Etkinlik

    Televizyon Öncesi Dönemde Evde Ailecek Eğlenceli Zaman Geçirdiğimiz 8 Etkinlik

    Televizyonun henüz oturma odalarımızın, salonlarımızın merkezi haline gelmediği günlerde evde ailemizle beraber zaman geçirmenin birçok eğlenceli yolu vardı. Tüm aile bir araya gelir, sohbet eder, oyunlar oynardık. Ufak bir nostalji yaşamak için sizi o günlere götürüyor, televizyon öncesi dönemde evde ailemizle nasıl zaman geçirdiğimizi 8 maddelik listemizle hatırlıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Arkası Yarın’ın bir sonraki bölümünü dinlemek için radyonun başına toplanırdık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Sessiz sinema, kulaktan kulağa gibi oyunları oynarken ailecek güler eğlenirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    anılar

    Büyüklerimizin anılarını hep beraber eski fotoğraflara bakarak dinlerdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kızmabirader, isim-şehir gibi oyunları oynar, tatlı bir rekabet yaşardık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    torunlar

    Dedelerin, ninelerin dizleri dibine oturur, anlattıkları heyecanlı masalları dinlerdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Sobanın üzerinde pişirdiğimiz kestanelerin mis gibi kokusu tüm eve dağılırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Sıcacık çay demler, yanında annemizin pişirdiği keklerin kurabiyelerin tadını çıkarırdık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Büyüklerimizin keyifle sergilediği gölge oyunlarını hayranlıkla seyrederdik.

  • KİLER: DÜNDEN BUGÜNE ÖNEMİNİ KAYBETMEYEN BİR KÜLTÜR

    Gıdaların hem bozulmadan korunmasını sağlamak hem de depolamak üzere insanlığın geliştirdiği, günümüzde ilkel gibi görünen ama aslında dâhiyane çözümlerden biridir kilerler… Sözü uzatmadan, tarihin eski dönemlerinde ortaya çıkmış ve farklı bölgelerde farklı stillerde kullanılan bu yöntemle ilgili detaylara geçelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kiler, evin içinde veya dışında olabilir” title_font_size=”13″]

    Buzdolabı teknolojisinin olmadığı eski dönemlerde, henüz inşa sürecindeyken evlerin güneş almayan serin bir odası kiler olarak ayrılır, bu oda çoğunlukla mutfağın yan tarafında veya evin bodrum katında yer alırdı. Çiftlik gibi yerlerde ise yaşam alanından uzak bir yere yapılır, hatta bazen yer altına doğru inşa edilirdi. İçerideki nem ve ısıyı koruması için üstü toprak, saman gibi malzemelerle kapatılan yer altına gömülmüş bu kilerlerin zemini toprak, tavanı ise kütük veya keresteden oluşurdu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Büyük odalardan kiler dolaplarına” title_font_size=”13″]

    Anadolu’nun pek çok yerinde hâlâ karşılaşabileceğimiz, yöreye göre serender, nayla, hızna gibi farklı isimler alabilen bu kilerler, ahşap raf ve bölmelerle dizayn edilmekte. Günümüz modern yapılarında ise mutfak içine kiler olarak konumlandırılan ayrı odalar yapılabiliyor. Bununla birlikte çoğumuz, ısıdan ve nemden uzakta olan dolaplarımızı kiler olarak kullanıyoruz. Biçim değiştirmiş olsa da buzdolabının icat edildiği günümüz dünyasında da kiler, pek çok ürün için saklama ve depolama alanı olarak önemini korumaya devam ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bu ürünleri buzdolabında değil kilerde saklayın ” title_font_size=”13″]

    Çiğ ürünlerden konservelere, sebzeden meyveye kilerde saklayabileceğiniz ürünler listesi, buzdolabında saklayabileceklerinizden fazla olabilir. Örneğin baharatlarınız… İster tarçın ister pul biber olsun, tüm baharatlarınızı kilerde saklayabilir ve böylece çok daha uzun ömürlü olmasını sağlayabilirsiniz. Soğan, sarımsak, domates, patates, kuru yemişler de buzdolabına değil kilere girmeli… Un, şeker, kabartma tozu, karbonat, salça, zeytinyağı, bal, pekmez, reçel, sirke ve kavanoz kavanoz kurduğunuz konservelerin yeri kesinlikle kiler olmalı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ara sıra yapmak gereken bir işlem: Kiler düzenlemek” title_font_size=”13″]

    Kileri zaman zaman düzenlemek, özellikle mevsim değişimlerinde yapılması gerekenler arasındadır. Her ne kadar saklayan, muhafaza eden bir depo olsa da her ürünün bir kullanım süresi vardır ve o süreyi dolduranları kilerden çıkarıp yenilerine yer açmak yerinde bir tutum olacaktır. Bunun dışında ürünleri gruplara ayırarak depolamalı, neyin nerede olduğunu görebilmek için cam kavanozlar kullanmalı, paketlerin ağzını hava almayacak biçimde kapatmalısınız. Sık kullandıklarınızı ön tarafta çabuk erişebileceğiniz yere koymayı da düşünebilirsiniz.

  • BAHÇENİZDE UYGULAYABİLECEĞİNİZ TASARIM FİKİRLERİ

    Bahçeli bir evde oturmak çoğu insanın hayalidir. Negatif enerjinizi atabileceğiniz yeşil çimenler, keyifle dinlenebileceğiniz bir hamak, gölgesinde serinlediğiniz bir ağaç ya da ektiğiniz bitkilerin açtığı çiçekler… Yazımızda bahçeli alanlarda kolaylıkla uygulayabileceğiniz önerileri listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ahşabın doğal dokusu yemyeşil bitkilerle birleştiğinde sadeliğin ve doğallığın çarpıcı etkisi ortaya çıkıyor. Doğanın özünden kopmadan dizayn edilen bahçelerde kullanılan ahşap ürünlerle ortamda sıcak ve özgün bir çizgi yakalayabilir, ahşabın geçmeyen modası sayesinde zamansız bir dekorasyon stili sağlayabilirsiniz. Doğayla iç içe geçirilecek vakitlerde ahşabın bohem etkisi tamamlayıcı olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İşlevsellik bakımından farklılık gösteren bahçe aksesuarları kullanılarak daha keyifli bir bahçe deneyimi yaşamak ve konforlu alanlar elde etmek mümkün. Hem geniş hem de küçük bahçelerde gerçekleştirilen doğru dekorasyon modelleri sayesinde optimum alan kullanımı sağlanabilir. Bahçe içerisinde tercih edilen dekor ve mobilyalarla özel zevkler yansıtıldığı gibi, kişiselleştirilmiş alanlar da oluşturulabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Açık havanın ve doğanın huzurlu atmosferinde soluklanmak isteyenler için hamak veya salıncak güzel bir tercih olabilir. Dinlenme alanlarında kullanılan minderler ise bahçeye hem konforlu hem de şık bir görünüm kazandıracaktır. Minimalist bir çizgi yakalamak isteyenler soft ve sade renkleri tercih edebilir; canlı ve daha dinamik bir tasarım isteyenler ise tercihlerini renkli ve desenli örtüler ve minderlerden yana kullanabilir. Eğer alan dar ise duvarlara sabitlenebilen saksılar ya da sarmaşıklarla doğal ve estetik bir görünüm yakalanabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Bahçe alanında mahremiyet sağlamak isteyenler büyük bitkilerden faydalanabilir. Bahçe peyzajında kullanılan bitkileri tercih ederken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ise iklim koşullarıdır. Sürdürülebilir bir tasarım olması için yaşadığınız yerde hangi iklim koşulu hâkimse ona uygun bitkiler seçerek estetik bir duvar örülebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bahçelere enerji katan detaylar en az mobilya seçimi kadar önemlidir. Akşam saatlerinde küçük LED ışıklarını dekorasyona dâhil etmek son dönem bahçe dekorasyonlarında oldukça popüler. Yere konulacak fener, mum veya diğer aydınlatma seçenekleri hem dekorasyonu destekler hem de alana derinlik katar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Basit materyalleri dönüştürerek şık bir bahçe elde etmek mümkün. Ekonomik uygulamalarla bahçe alanında özgün ve kişisel tasarımlar yaparken aynı zamanda bu saatleri keyifle geçirilen bir hobi zamanına dönüştürebilirsiniz. Eskiyen ve kullanılmayan eşyayı çöpe atmak yerine farklı bir işlevsellik katarak dekoratif bir bahçe aksesuarı olarak kullanabilir; plastik ve sıradan bir saksıyı ya da yoğurt kabını hasır ve jüt iplerle sararak şık bir saksı elde edebilirsiniz.

  • HAFİF VALİZ HAZIRLAMANIN KOLAY YOLLARI

    Yolculuğa çıkmak heyecan vericidir. Yeni yerler keşfetmek, dinlenmek ve güzel anılar biriktirmek hepimizi mutlu eder. Ancak iş valiz hazırlamaya gelince işler biraz karışabilir. Ne alacağını planlamak ve hepsini valize sığdırmak hem zaman hem de enerji ister. Neyse ki, iyi bir planlama ve birkaç pratik teknikle bu süreci oldukça kolaylaştırabilirsiniz. Hazırsanız başlayalım! İşte hafif bir valiz hazırlamak için işinizi kolaylaştıracak ipuçları…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kabin Boy Valizler Kullanın” title_font_size=”13″]

    Valiz hazırlığına başlamadan önce kendinize şu soruyu sorun: “Tatil kaç gün sürecek?” Kısa süreli bir seyahate çıkıyorsanız, büyük valizlere ihtiyaç yok. Kabin boy valizler, hafif ve taşınabilir yapılarıyla hem pratik hem de konforlu bir seyahat imkânı sunar. Üstelik el bagajı olarak kabul edildikleri için check-in kuyruğunda beklemez, bagaj tesliminde zaman kaybetmezsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Alınacaklar Listesi Yapın” title_font_size=”13″]

    Yola çıkmadan önce ihtiyaçlarınızı gruplara ayırarak bir liste hazırlayın: Giysiler, kişisel bakım ürünleri, ilaçlar, elektronik eşyalar ve belgeler. Bu sayede hiçbir şeyi unutmaz, gereksiz eşya taşımaktan da kurtulursunuz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Rulo Yaparak Yer Açın” title_font_size=”13″]

    Kıyafetlerinizi rulo şeklinde sararak hem alandan tasarruf edebilir hem de kırışmalarını önleyebilirsiniz. Bu yöntem, valizin içinin daha düzenli görünmesini sağlar. Ayrıca valizinize daha fazla eşya sığdırabilir ve aradığınızı kolayca bulabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Küçük Boy Ürünler Tercih Edin” title_font_size=”13″]

    Şampuan, krem, diş macunu gibi ürünlerin seyahat boylarını tercih edin. Sıvı ürünleri ağzı sıkıca kapatılmış poşetlerde taşıyarak olası sızıntıların önüne geçebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ayakkabıları Poşetleyin ve İçini Kullanın” title_font_size=”13″]

    Ayakkabılar, valizde en çok yer kaplayan parçalardandır. Bu nedenle valizi yerleştirmeye ayakkabılardan başlamak, diğer eşyalarınızı daha düzenli yerleştirmenizi kolaylaştırır. Ezilmemeleri için ayakkabılarınızı poşetlemeyi unutmayın. Ayrıca cam şişelerin kırılmasını önlemek için parfüm gibi ürünleri çoraplara sararak ayakkabıların içine yerleştirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Giy-Çık Kıyafetler Tercih Edin” title_font_size=”13″]

    Birbiriyle uyumlu, nötr renkli kıyafetler seçin. Az parçayla çok sayıda kombin yapabilir, şıklığınızdan ödün vermeden valizinizin yükünü azaltabilirsiniz. Tişört, gömlek, kazak, pantolon ve etek gibi parçaları birbiriyle uyumlu şekilde seçerek ne giyeceğinizi düşünmeden kolayca kombin oluşturabilir hem alandan hem de zamandan tasarruf edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çok Amaçlı Aksesuarlar Kullanın” title_font_size=”13″]

    Şal, gözlük ve katlanabilir çanta gibi çok amaçlı aksesuarlar, valizde az yer kaplar ve farklı ihtiyaçlara pratik çözümler sunar. Bu tür ürünlerle hem şık hem de işlevsel bir tatil deneyimi yaşayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Elektronik Eşyaları ve Belgeleri Ayrı Tutun” title_font_size=”13″]

    Pasaport, kimlik, bilet, şarj aleti ve kulaklık gibi sık kullanılan eşyaları küçük bir el çantasına yerleştirin. Böylece hem bu eşyalara kolayca ulaşır hem de onları güvende tutarsınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yedek Çanta Bulundurun” title_font_size=”13″]

    Tatil dönüşünde ya da ekstra eşya taşımanız gerektiğinde kullanmak üzere yanınıza katlanabilir küçük bir bez çanta alın. Böylece valizinizde fazladan yer açabilir, alışverişleriniz için pratik bir çözüm elde edebilirsiniz.

  • 90’LARDA ÖĞRENCİ OLMAK

    Okullar açılıyor! Öğrencilik zamanları 90’lı yıllara denk gelen herkesin özlemle hatırladığı yıllara dönüyoruz. Henüz özel televizyon kanalları yeni yeni açılmaya başlamış, Türk pop müziği altın çağını yaşıyor ve her pazar ülkece ‘Bizimkiler’ dizisini izlemek için TV karşına geçiyoruz. Anılarınız biraz tazelendi ise şimdi sıra bu döneme ait en çok iz bırakan okul materyallerinde…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    O yıllarda çocuk olan herkesin kokulu bir silgisi vardı. Dönemin en moda kokulu silgilerinde Arı Maya görseli varken, araba modeli olan silgilere de çokça rastlamak mümkündü. Kalem üzerine takılan kokulu silgiler için ise o dönemin son modası desek abartmış olmayız. Hepimizin sınıfında kalemiyle uyumlu renkte kokulu silgileri olan en az bir öğrenci vardı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Eski adı mihsap olan bu eğitim aracını basit toplama, çıkarma ve çarpma işlemleri için kullandık. M.Ö. 2400 yılında Çin’de tüccarların işini kolaylaştırmak için tasarlanan abaküs günümüzde de minik çocuklara aritmetik öğretmeye devam ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kara tahtanın hemen kenarında görmeye alışık olduğumuz hece fişlerini hatırlamamak imkânsız. Ali ata bak, İpek topu at… Okuma yazma öğrenmemize yardımcı olan fişlere ne kadar teşekkür etsek azdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kalem kutuları için öğrencilik hayatının en önemli eşyası diyebiliriz. Okullar açılmadan önce anne babalarımızla gittiğimiz okul alışverişinde gözlerimizin içini parlatan, kocaman bir gülümsemeyle hangisini seçeceğimize karar vermekte zorlandığımız kalem kutuları, tarzımızı yansıttığımız hatta bazen havasını bile attığımız okul araçlarından bir tanesiydi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Sayı saymayı öğretmek için kullanılan materyallerden bir diğeri de fasulye ve çubuklar. Rengârenk fasulyelerle ders saatlerinde matematik çalışırken teneffüs saatlerinde oyun oynamayan var mıdır? Kimi zaman evdeki fasulyeleri boyayarak kimi zaman harçlıklarımızı biriktirerek kırtasiyelerden satın aldığımız bu rengârenk materyaller derse olan ilginin de canlı tutulmasına yardımcı olurdu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kalem kutumuzun olmazsa olmazı kırmızı kalemler olmasaydı konu başlıkları ve önemli konuları nasıl işaretleyecektik? Kalem demişken o dönemin uçlu kalemlerini de unutmamak lazım. Yazarken ucu kırıldığında üzüldüğümüz, sıra arkadaşımızdan ödünç uç istediğimiz zamanları hatırlamak umarım size de keyif vermiştir.

  • BU CANLILARIN NESLİ TEHDİT ALTINDA

    Dünyamızı paylaştığımız, bizden çok daha önce yeryüzünü yaşam alanı edinmiş hayvanlardan bazılarının nesli tehdit altında, bazıları da var ki nesli tükenmek üzere… Onları kurtarmak, nesillerini devam ettirmelerini sağlamak için bilgilenmemiz ve bilinçlenmemiz gerekli…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Penguen kolonilerini bir fotoğraf veya video aracılığı ile görmek bile insana büyük mutluluk yaşatan bir olaydır. Ne var ki dünyanın en büyük penguen kolonilerinden olan Arjantin’in Patagonya bölgesindeki Macellan penguenleri küresel ısınma nedeniyle tehdit altındalar. Adını Portekizli denizci Ferdinand Magellan’dan alan bu penguenlerin doğal ortamlarının korunması için bölgede büyük çaba harcanıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Deniz kaplumbağası olan caretta carettalar yavrulama dönemi dışında karaya çıkmayan, yumurtalarını kumsallarda açtıkları çukurlara gömen, iki ayın sonunda yumurtadan çıkan yavruları da hiç tereddüt yaşamadan denize doğru yönelen sevimli canlılardır. En geniş yumurtlama alanları ülkemizin güney sahilleridir. Ne yazık ki ışık kirliliği ve insan kalabalığı nedeniyle caretta carettalar tehdit altında bulunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Deri sırtlı deniz kaplumbağasının boyunun 2 metreyi, ağırlığının ise 600 kilogramı bulabildiğini biliyor muydunuz? En büyük deniz kaplumbağası unvanını taşıyan canlının kabuğu diğer kaplumbağalar gibi kemiksi bir dokudan değil bağ dokudan oluşur. Kabuklarında dikey kabartmalar bulunan bu özel canlıların hayatları en çok, denizlere atılan büyük plastik torbaları denizanası zannederek yedikleri için tehlikeye girmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kürklerindeki uyumlu çizgilerle sanatsal bir tablo gibi arzıendam eden Sumatra kaplanları, parmak aralarındaki perdeler sayesinde aynı zamanda birer yüzücüdürler. Endonezya’nın batısındaki Sumatra adasında yaşayan, tropikal ekosistemi seven canlıların yaşam alanları insan tarafından yapılan tarım ve çiftçilik nedeniyle gittikçe azalmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Baş kısımlarında tüy olmaması nedeniyle kelaynak ismini alan kuşlar, kırmızı bir yüz ve kafaya, uzun kıvrık kırmızı gagaya sahiptirler. Cilalanmışçasına parlak görünen kelaynak kuşlarının yaşam alanları o kadar geniştir ki Alpler’den Kızıldeniz’e, Fas’tan Güneydoğu Anadolu’ya kadar uzanan coğrafyada görülebilirler. Bu güzel kuşların neslini tehlikeye sokan nedenlerin başında ise avcılık gelmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Mako köpekbalıklarının kısa ve uzun yüzgeçli olarak iki türü bulunur. Kısa yüzgeçli köpekbalıkları tüm köpek balıkları içinde en hızlı olandır. Mavi sırtlı, gümüş karınlı canlıların bu denli hızlı olmalarında vücut yapılarının torpil şeklinde olması da gösterilmekte. Eti bazı ülkelerde çok değerli olduğundan bu canlılar da avcılık tehdidi ile karşı karşıyadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Son derece yırtıcı canlılar olan Komodo ejderleri yeryüzündeki en büyük kertenkelelerdir. Boyu 3 metreyi bulabilen hayvanlar isimlerini Endonezya’nın Komodo Adası’ndan alır. Bu devasa canlıların nesli tükenmek üzere olan hayvanlar arasına girme nedenleri olarak; bilinçsiz kentleşme, avlanma, su ve toprak kirliliği sayılabilir.

  • EVDEKİ YAŞAMA KONFOR KATAN TEKNOLOJİK ALETLER

    Gittikçe dijitalleşen bir dünyada yaşıyoruz ve bu duruma şaşkınlıkla baktığımız günler geride kaldı. İnsanların yerini robot işçiler alır mı tartışmaları bile neredeyse demode oldu. Dolayısıyla evlerimizdeki teknolojik aletlerin de gün geçtikçe çeşitlenmesi şaşırtıcı değil. Ama gündelik yaşamımızı kolaylaştırdıklarına ve hayatımıza konfor kattıklarına şüphe yok.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]